1 Nisan 2018 Pazar

E-Ticarette Ambalaj(lama) Optimizasyonu

Önceki yazıda, e-ticaret müşterilerinin ambalajdan ne beklediğini anlamaya çalışmıştım. Şimdi ise çeşitli e-ticaret kurumlarının, ambalajlama konusunda ne türlü düzeltmeler yaptığını inceleyeceğim. Aslımız oluklu mukavva olduğundan, yazıda “e-ticaret ambalajı” ifadelerini “oluklu mukavva ambalaj/kutu/koli” şeklinde okuyunuz.

Mağazada Sergilenen Ambalajların Bir Kısmı E-Ticarete Uygun Değil
Yazıda verilen ürün/marka veya ambalaj örnekleri tamamen tesadüfen seçilmiştir. Belli bir marka veya ürün kast edilmemektedir.

Yukarıdaki grafiği Bemis’ten (1) aldım. ABD’de satılan ürün ambalajlarına göre yapılan araştırmaya göre jilet, e-ticaret ambalajına en uygun ürün iken; aşağıda resmini verdiğim birincil ambalajı
25-30% kadar değişmesi gerektiği anlaşılıyor. Ürünü daha ön plana çıkaran ve markayı/üreticiyi geri plana itmeye çalışan bir trend var. Buna karşılık et ve peynirlerin birincil ambalajları 80% kadar uygun iken e-ticaret ambalajına bu ürünlerin uyumu ancak 5% seviyesindedir. Uyumsuzluğun bir kısmı soğuk hava ortamında taşınmasını sağlamakla ilgilidir. Yani online alışverişte kullanılmak üzere çok farklı et ve peynir ambalajları tasarlamak gerekiyor.
Bemis’e göre mağaza rafına göre hazırlanmış iç (birincil) ambalajlar, e-ticarete tamamen uygun değildir. Ayrıca iç ambalajlar, müşteriye gidecek paketin büyüklüğünü de etkiliyor. Paket büyüdükçe oluklu mukavvaya ödenen parayla birlikte kargo masrafı da artıyor.

Dört Kritik Görev
E-Ticaret ambalajının yani müşteriye ulaşacak paketin dört kritik görevi öne çıkıyor (2) :

  1. Hızlı teslimat yapmayı desteklemeli, satıcı oluklu mukavvayı kolayca ve hızlı temin edebilmeli
  2. İade durumunda, ambalaj iade etmeyi kolaylaştırmalı. Müşteri açarken hasar vermediği kutuyu geri göndermek içinde kullanabilmeli
  3. İçindeki ürünü yeterince korumalı ama fazla sargı malzemesi/koruyucu olmamalı
  4. Ambalaj atıkları kolaylıkla uzaklaştırıla bilmeli ve geri kazanıla bilmeli


Oluklu mukavvanın bu görevleri yerine getirebilmesi için, öncelikle ürünün iç/birincil ambalajını ele almak gerekiyor:
Yukarıdaki resimdekiler gibi plastik, ısıyla şekil verilmiş, genellikle açılması zor olan ambalajlardan kaçmak gerekli (3). Amazon, bu konuda ciddi çalışmalar yapmış ve bu tür ambalajları azaltmış. Raf ambalajı olarak oldukça faydalı olan bu ambalajların kolayca açılmıyor oluşuna ilişkin çok sayıda eleştiri var.

Paketleme işi, gözden geçirilmeli ve gereksiz/fazladan ambalaj malzemesi elimine edilmeli. Küçük bir ürün için devasa ambalaj atığı çıkmamalı (4). Özellikle oyuncaklardaki çok sayıda küçük parçanın ambalaja demonte konulması yerine, ürünü monte edilmiş şekilde kutuya koyma yönünde de bir trend var.
Bu trend ise oluklu mukavva kutuyu küçültmeyi ve/ya farklı tasarıma geçmeyi düşündürüyor. (5) Bu konuyu bir başka yazımda ele alacağım.
E-Ticaret ambalajına nasıl bakılması gerektiğine ilişkin faydalı bir röportaj (6) numaralı linktedir.

Sonuç olarak, oluklu mukavva kutu fiyatı, kendi başına e-ticaretin maliyetini düşüremez. Önce ürünün iç ambalajına, nasıl paketlendiğine bakmak ve radikal değişiklikler yapmak gerekiyor.

Yazıda kullanılan bahsedilen kaynaklar:
(1) http://www.bemis.com/na/resources/ebooks/ecommerce-ebook

25 Mart 2018 Pazar

E-Ticaret Ambalajında Müşteri Beklentileri

IBS’in Omüd için hazırladığı “Oluklu Mukavva Ambalaj 2017” araştırmasına göre, ülkemizde e-ticaret sektörünün oluklu mukavva tüketimi 2020’de 19 ve 2023’de 28 bin tona ulaşacakmış. (1)  Bu rapora göre, e-ticaret şirketleri ambalaj seçimini sırasıyla; dayanıklılık, hazırlama kolaylığı ve maliyete göre yapıyorlarmış. Oluklu mukavvayı ise dayanıklılık, çevreye duyarlı olması ve daha hijyenik olması kriterlerine göre seçiyorlarmış.

IBS’in anketine cevap veren e-ticaret şirketlerinin 58%’i baskısız kutu kullandığını ifade ederken, 39% flekso baskılı ve kalanlarda (3%) ofset veya yüksek kaliteli flekso baskıyı tercih ettiğini bildirmiş.

E-ticaretten alış veriş yapan nihai müşterilerin ambalaj deneyimlerini, Amazon örneği üzerinden değerlendiren diğer bir çalışma (2) ise müşterilerin biraz daha farklı beklentiler içinde olduğunu ortaya koyuyor:
Online olarak alınan ürünün ambalajını olumlu bulan tüketiciler; çekici bir dizayn (renkli bir baskı diye anlıyorum), ambalajın güzel şekilde açıldığı (iyi –belki kolay- açılma mekanizması), içindeki ürünleri güzelce sarıldığı, içinden ürünlerin kolayca boşaltıldığı, ambalajın içinde çok az boşluk kaldığı, çevreye duyarlı bir ambalaj olduğu ve kişisel bir dokunuş sağladığı gibi değerlendirmelerde bulunmuşlar.

Aşağıda grafikte verilen ve olumlu bulmayan tüketiciler ise ambalajın zayıf/hasarlı geldiği, içinde çok boşluk olduğu, ambalajın çevreye duyarsız (belki de zararlı) malzemelerden üretildiği, içindeki ürünlerin yeterince korunmadan doldurulduğu, kutunun kaba olduğu (kahverengi, sıkıcı yani baskısız), açmanın zor olduğu ve taşımasının zor olduğunu ifade etmişler.
2014’de yazılan bir makalede (3) bahsedilen bir başka çalışmada ise 2.855 online siparişten 90%’ının müşteriye uygun kalitede ulaştığı açıklanmaktadır. Bu ambalajların 70% oluklu mukavva iken 23%’ü torba (polybags) ve kalan 7%’sinin zarf veya özel ambalajlar olduğu yazılmaktadır.

Ben Şu Şekilde Yorumluyorum
Farklı yerlerde ve zamanlarda yapılan bu çalışmaları, oluklu mukavva ambalaj açısında birleştirdiğimde:
  • E-Ticaret sitelerinden alınan ürün ambalajlarından 10-30%’u müşteriye hasarlı ulaşıyor. İçindeki ürünün hasarlı olduğu söylenemez ama müşteriye göre  ambalaj hasarlı veya zayıf.
  • Oluklu mukavva ambalaj, diğer alternatiflere göre daha dayanıklı olduğundan tercih ediliyor ama yine de zayıf/yetersiz tasarımlar da kullanılıyor.
  • Nihai müşteri kolay açılmadığı, kolay taşınmadığı (el tutma yeri, sap) ve içinde boşluklar olduğu şeklinde eleştiriyor. Yani yine kullanılan kutu şekli/tasarımı yetersiz anlamı çıkıyor. E-Ticaret sitesinin sattığı ürünlere uygun ambalaj boyutları seçmemiş/kullanmamış olması da önemli bir olumsuzluk.
  • İkinci çalışmadan açıkça belli ki, müşteriler ucuz-baskısız kahverengi kutu yerine; renkli, göz alıcı baskılar (esmer yerine beyaz kağıt) talep ediyor. 

Sonuç Olarak
E-Ticaret şirketleri, aracı veya çantacıların kısa vadeli başlangıç için belki doğru çözümleri yerine, gerçek oluklu mukavva ambalaj üreticileri ile çalışmalı.Öte yandan oluklu şirketleri de daha özenli, posta/kargoyla teslimata daha uygun ambalajlar tasarlamalı.


Kaynaklar:
(1)    Raporun tam metni için Omüd (www.omud.org.tr) ve/ya IBS (www.ibsresearch.com) ile temas etmek gerekir
(2)    Bain & Company’nin geçen ay Barcelona’da yapılan RISI konferansında yapacağı “E-Commerce and Amazon Impact on Packaging” başlıklı sunum taslağı

4 Şubat 2018 Pazar

Kağıt Fiyatlarını hangi Endeksten Takip Etmeli?

2016 sonlarında başlayan kağıt fiyatlarındaki artışlar, 2017’de yıllık bazda %59’u aşmıştır. Yıl içinde oluklu mukavva alıcılarına bu artışları anlatmakta çok zorlandık. 2018’in ilk ayında ise birkaç yıllık alım bağlantısı yapan/yapmayı düşünen bazı kurumlardan, görüşümüz sorulmuştur.
Hangi listeyi esas almalıyız? Türünden gelen sorulara özetle şu cevabı verdim:


“Omüd kağıt fiyatlarını yayınlamayı bıraktığında, oluşan boşluğu Modern Karton’un listesi doldurmuştur. Tüik’in 17.1 “kağıt hamuru, kağıt ve mukavva endeksi” devreye girdikten sonra yeterince lanse edilmediğinden Modern Karton’un listesi kullanılmaya devam edilmiştir. Ben alıcı konumunda olsam, Tüik 17.1’i esas alırım. Zira Modern Karton’un listesi daha hızlı ve büyük adımlarla artıyor/azalıyor.” Dedim. Ancak söylediklerimin doğruluğunu da kontrol etmem gerektiği için aşağıdaki çalışmayı yaptım.

Modern Karton’un Liste Fiyatları
Ağustos 2016’dan itibaren listedeki fluting fiyatları (TL/ton) yukarıdadır. Tablo hazırlanırken, yeni açıklanan fiyatın (eğer ayın ilk günlerinde açıklanmadıysa) takip eden ay devreye girdiği varsayılmıştır. Ağustos’u 100 kabul edersek, Aralık 2017 sonuna dek fiyatlar yüzde 202 kadar (yani iki katından fazla) artmıştır.
Yalnızca 2017 yıl genelindeki artış ise %88,45’dir.

Tüik 17.1
Omüd dergisinde yayınlanmış Tüik rakamları ise şöyledir:
Yukarıdaki tabloyla aynı hizaya getirmek üzere yeni bir indeks aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. Görüldüğü üzere, Tüik 17.1’deki artış yüzde 169 kadardır. Buna karşılık 2017 yılı artışı 59,06%’dır.

Sonuç
Oluklu mukavva satın alan için, Modern Karton’un listesi yerine, Tüik 17.1’i takip etmek daha avantajlıdır.
Tüik’in ithal kağıtları, indekse ne derece dahil ettiğini bilemiyorum. Bu bakımdan Tüik indeksi thal ağırlıklı kağıtlardan üretilmiş kutular için yeterli olmayabilir.
İki indeks arasında fark olması gayet doğaldır. Modern Karton’un listesinde yalnızca fluting fiyatları dikkate alınmıştır. Tüik ise bir karma kağıt grubuna aittir. Bu yazıdan Modern Karton’un listesi yüksek veya hatalı gibi bir yorum yapılamaz ve tarafımdan da yapılmamaktadır.
İhtiyaç duyanlar için, Tüik, Omüd dergisinde yazan şu notta yazdığı gibi indeksin kırılımını da vermektedir:

1 Ocak 2018 Pazartesi

Oluklu Mukavva Sektörü 2017’de Ne Kadar Karlı?

Oluklu mukavva sektörüne yeni giren ve girmeye çalışan oyuncuları duydukça kendime kızma moduna tutulurum. Acaba bizim göremediğimiz ne var diye şaşırıyorum. Yeni bir fikir/inovasyon katmadan, piyasada mevcut teknoloji ve kafa yapısı ile mevcut işlerden pay almak için niçin yatırım yapıldığını anlayamıyorum.

Şimdilerde iki yatırımcı profili görülüyor. İlki normalde oluklu mukavva kağıdı üretirken, “kağıdımı satmalıyım” motivasyonu ile girenler ve levha alıp kutu yapıp satarken, 2017’deki kağıt zamlarıyla “oluklu hattı olan çok kazanıyor” yorumu yapan levhacılar.

Prensip olarak iki modeli de hatalı görsem de, ülkemize yapılacak her yeni yatırımı destekliyorum. Tam ben bunları düşünürken, birkaç zaman evvel yazının altındaki linkte verdiğim, “Reel sektör kar artışı üçüncü çeyrekte fırladı” başlıklı makaleyi okuduğumda ise sektörümüzün karlılığını analiz etmeye karar verdim. 2017 üçüncü çeyrek sonuçları itibarı ile yayınlanmış ve yayınlanmamış gelir tablolarını mümkün olduğunca bir araya getirerek; sektörümüzün gelir tablosunu yapmaya gayret ettim. Doğal olarak, aşağıdaki rakamlar 100% doğru değildir, eksik kalan bilgileri deneyimlerime dayanarak tamamladım.

Bu yazıyı yazmaktaki amacım, 2017 yılı ilk 9 ay sonuçları itibarı ile oluklu mukavva kutu üreticilerinin ne kadar karlı olduğunu anlatmaktır.
Tablonun milyon TL sütunu, sektörün miktar olarak 60%’ını temsil şirketlerin, toplam gelir tablosudur. Bu şirketlerin ilk 9 ayda 1.019 bin ton mal sattığı bilinmektedir. 

Demek ki sektörümüz 2,9 milyarı yukarıda olmak üzere 4,6 milyar TL ciro yapmıştır. Brüt kar marjı 17,1% iken ebitdası 6,1%’dir. Cironun 3,3%’ü kadar finansman gideri verdikten sonra, vergi öncesine ancak 2,6% kalmaktadır.

Son sütun ise milyon TL sütununun miktara yani 1.019 bin tona bölünmesiyle hesaplanmıştır ve TL/ton cinsinden değerleri göstermektedir. TL/ton sütununu, 0,535 ile çarpmak TL/bin m2 cinsinden değerleri verecektir. Buradaki 0,535 kg/m2’dir ve toplama dahil edilen şirketlerin ortalama gramajıdır. Buna karşılık sektörün ortalaması 524 gr/m2’dir.

TL/ton sütunu dikkate alındığında, 1 ton kutu 2.826 TL’ye satılmıştır. Satışın parası, iyi ihtimalle 3 ay sonra alınırken; malın üretildiği hammadde en iyi ihtimalle 2 hafta stokta beklemiştir. Yani 1 ton satış için 3,5 kat para, yaklaşık 10 bin TL bağlanmıştır. 72,3 TL karı 12 aya tamamlarsak 96 TL olur. 96/10 bin=1% getiri anlamındadır. Oluklu mukavva sektörü, kar patlaması filan yapmamıştır. 

Esas parayı kazanan kağıt sektörüdür. Yukarıdakine benzeyen bir analizi yıllar önce yaptığımda, yalnızca kağıt üretmenin daha karlı olduğunu görmüştüm. Kağıt üretirken, oluklu mukavva ambalaja bulaşanların kazançları bir şekilde azalmaktadır. Merak edenler için linki buradadır.

3 Aralık 2017 Pazar

Terfi Edince...

İki ay kadar önce, oldukça kalabalık katılımla grubumuzun 2018 ve sonrasındaki organizasyon şemalarını tanıttığımız bir toplantı yaptık. Doğal olarak, 2018’de kimlerin terfi edeceği de açıklanmış oldu. Orada, özellikle terfi edecek arkadaşlarıma bazı tavsiyelerde bulundum. Gözden geçirdiğim tavsiyelerimi, aşağıda yazılı hale getirdim.
Öğrenmeye Devam
Yeni bir göreve geldiğinizde, örneğin “şef” olduğunuzda, o görevin bütün yetkinliklerine sahipsiniz demek değildir. Büyük ihtimalle, adaylar arasından aranılan profile en yakın siz olduğunuz için seçilmişsinizdir. Lütfen çok iyi olduğunu düşünüp-havaya girme, okumaya-öğrenmeye devam et.
Öğrenmek yalnızca bilimsel bilgi anlamında değildir. Yanlış düşünce tarzını, hatalı tutum ve davranışlarını da düzeltmek bir nevi öğrenmedir.

Eksiklerini Tamamla
Kariyerinde yükselmek istiyorsan, kendine yatırım yapmalısın. Kendi kariyer planını en iyi kendin yaparsın. Üst pozisyon için eksiklerini belirle ve gidermeye çalış. Akıcı konuşamasan bile, yabancı dil öğrenmeye başlamış olmak dahi bir adımdır.

Karşısındakini Dinlemek
Doğru karar almak için bilgi toplamak gerekir. Çalışanlar size bir şey söyler. Ama dinlemezsen, söylemekten vaz geçerler. Dinlemek için, çalışma ortamına dikkat etmek, aralarında dolaşmak, bire bir iletişim kurmak lazımdır. Gelen talebe/bilgiye hemen olmuyorsa bir süre sonra olumlu/olumsuz cevap vermek şarttır. Cevap vermemekle, dinlememek aynı sonucu doğurur.

Telefonla Uğraşmak
Birisiyle konuşurken, telefonu kontrol etmek, mesajlarına bakmak, vb büyük kabalıktır. Konuşmanın önemine göre çalan telefonu kapatmak, sessiz konuma  almak gerekir. Toplantıya girerken, telefonu sessize almak en güzelidir.

Farklı Sesler
İlk kez şef olduğumda, ekibimin ben gibi düşünmesini ve hareket etmesini isterdim. Gerçek hayatta bu mümkün değil. Tersine ekipteki farklı sesler, farklı bakış açıları zenginlik getirir. Dil, mezhep, din, ırk, tutulan takım, tutulan parti, vb farklılıklar önemsiz olarak bir kenarda kalır. Ekibin aynı amaç ve hedefler için koşması farklılıklardan çok daha önemlidir.

İmkanları Kıyaslamak
İki kişinin ünvanları, sorumlulukları, çalışma alanları benzer olsa da kurumun verdiği imkanlar farklı olabilir. Bunun size söylenmeyen mantıklı veya mantıksız bir nedeni vardır. Kısa vadede bu türlü kıyaslamalarla motivasyon kaybetmek yerine, işe asılmaya devam etmek, daha çok performans göstermek en iyisidir. Makul bir sürede (bana göre 2-3 yıldır) farklılık giderilmiyorsa, iş aramak uygun olacaktır. Bu sıradaki yüksek performansınız, mevcut yerde veya başka bir yerde daha büyük imkanlar sağlayacaktır.

Toksik Çalışanlar
Etrafına sürekli olumsuzluk saçan, diğerlerinin “aman benden uzak olsun” şeklinde yaklaştığı, motivasyonu düşüren, dedikodu üreten,…çalışanlara özel önem verilmelidir. Bir-iki kez konuşup, netice alınmıyorsa ekipten çıkarmak (belki de işten çıkarmak) uygun olacaktır.
Buna karşılık bazı çalışanlar, (faydalı şekilde) her şeye eleştirel gözle bakarlar. İlk aşamada olumsuzmuş gibi gelseler de gerçekte faydalıdırlar. İki türü birbirinden ayırt etmek lazımdır.

Toplantıya Konstrasyon
Toplantıya hazırlıklı olarak birkaç dakika erken gelmek önemlidir. Bazı kişiler, çok yoğun olduğunu göstermek veya plansız hareket ettiklerinden toplantılara geç girme eğilimindedir. Aslında kendi plansızlıkları, yetersizlikleridir.

Dedikodu
Yeterince dolu çalışmayanlar/zamanı çok olanlar ve iş yerinde sürekli gezerek çalışanlar (temizlikçi gibi) dedikodu yapma ihtimali en yüksek kişilerdir. Ayrıca bazı görevliler dedikoduya prim verirler. Bunlardan birinin üretim yöneticisi olduğunu gördüm. Yönetici olarak, boş zamanlarında fabrika için fikir/proje geliştireceğine; dedikodu yapardı.
Dedikoduya prim vermeyin, dedikoducuya yüz vermeyin ve kendiniz dedikodu yapmayarak diğerlerine örnek olun.

Elektronik Posta
Herkese her şeyi göndermeyin. Maili gönderdiğiniz kişilerden ne bekliyorsanız açıkça yazın. Konudan haberi olmasını istediklerini CC’ye koyun. Yalnızca bilgileri olsun diye gönderiyorsan, “bilginiz içindir” gibi bir açıklama veya başlık ile yazmalısınız.

Çözüm Bulucu Olmak
Kimileri insiyatif kullanmaz, korkaktır veya sorumluluk almaz. Ancak tepelere çıkanlar, yetki kullanan ve gerektiğinde hesap verebilenlerdir.
Bir soruna çözüm bulmak, yetki sınırlarını sonuna dek kullanmak belki de aşmak gerektirebilir. Durumun aciliyeti, iş sonuçlarını olumlu etkilemesi gibi nedenler yetki aşımını hoş gösterebilir. Sorunu taşımaktansa çözmek her zaman iyidir.

Sizden Önceki Kişi
Aynı masada oturan önceki kişinin yaptıklarını yok saymak hatadır. Ön yargıyla yaklaşmayıp-önceden yapılan işleri hatalı kabul etmemek gerekir. Amerika’yı tekrar keşfetmeden önce, önceki kaşiflerin rotalarına bir göz atmak maliyetleri düşürür.

Astlara Davranış
Bir kısmı ile çok samimi olup, kalanlarını görmezden gelmek; astların motivasyonunu düşürür. Rahmetli bir genel müdürümüz, birkaç çalışanla arkadaşça şakalaşırken; diğerlerinin selamını dahi almazdı. Öldü gitti ama halen bu şekilde anılır.

Kararsızlık
Karar vermek için bütün verilerin toplanmasını beklemek zaman kaybıdır. Yükseldikçe, sizden yetersiz veri ile doğru kararlar vermeniz beklenir. Alt pozisyonlarda ise çalışanlar kendilerini kimin hızla yönlendireceğine, bir karar vereceğine, sorunu çözeceğine dikkat eder.
Gönül ister ki hep doğru karar verilsin. Günümüz hız dünyasında, doğru karar için zamana oynamak daha büyük yanlıştır.

Hata Yapınca
Şahsen hata yaptıysanız, hemen kabullenin. Yönettiğiniz bölümün hatası ise tamir etmeye gayret edin. Önceliğiniz problemi bertaraf etmek olsun. Daha sonra hata nasıl olmuş, kim yapmış, bir daha olması nasıl engellenir,…incelersiniz. Diğer bölümün hatası ise yine önceliğiniz hatayı gidermek olmalıdır.

Bölümler Arası Rekabet
Tatlı bir yarış halindeki rekabet iyidir. Bizim bölüm iyi diğeri kötü tarzındaki sürtüşmelerin şirkete/kuruma faydası yoktur. Departman savaşları, konuların özüne değil şekle yöneliktir ve genellikle başlarındaki kişilerden kaynaklanır. Akıllı üst yöneticiler bu türlü çatışmalara engel olur.

Başarıya Sahip Çıkmak
Ekipten biri veya ekip bir başarıya imza attığında teşekkür edilmelidir. Eğer kişisel başarınız ise size bilgi besleyen, yardım edenlere mutlaka teşekkür etmelisiniz. Ekibin katkısını göz ardı etmemek ve “ekip” vurgusu yapmak, sonraki başarıların önünü açar.

Hedefler
Kendinize veya takıma/bölüme koyacağınız hedefler, şirketin genel hedefleri ile uyumlu olmalıdır. Bu konuda şirket hedeflerinin yayılmış olması ve bilinmesi bir gerekliliktir. Yeni yönetici şekli/tali konulara takılıp kalmamaya dikkat etmelidir.

5 Kasım 2017 Pazar

Türk ve Avrupa Oluklu Mukavva İstatistikleri (2016)

Fefco 2016 raporu yayınlandığını, Bobst grubunun Linkedin’deki bir paylaşımından gördüm. Yayınlanan raporun linki bu yazının altındadır. Avrupa’ya göre ülkemiz oluklu sektörünü kıyaslamaya çalışacağım.

Önce Fefco
·        2016’da Avrupa’da (biz dahil) 43.948 milyon m2 (yaklaşık 44 milyar m2) veya 22.620 bin ton (22,6 milyon ton) oluklu mukavva satılmış.

·        Bu kadar ambalajı, toplam 401 şirketin 672 fabrikası üretmiş-satmış.

·        Ortalama gramaj 2015’e göre 1 gram azalarak; 515 gr/m2 olmuş.

·        Hiç beklemediğim şekilde özel kesimli kutu satışları, toplam satışın 42,7%’sine gerilemiş. Halbuki önceki yıl 43,1% imiş. Yine şaşırdığım bir husus, levha (yarı mamul) satışlarının 17,3%’den 18,5%’ye artmış olmasıdır.

·        Esmer ve beyaz kraft liner kullanımı artarken, NSSC tüketimi azalmış. Esmer kraft 14,8% oranında, yani 2.824 bin ton kullanılmış .

·        Fefco üyelerinde 78.777 kişi istihdam edildiği açıklanmış. Bunlardan 52.500 kadarı üretimle ilgili çalışıyormuş. Üretimde çalışanlara göre kişi başına 837.000 m2 üretilmiş. Ülkeler arasındaki çalışma süreleri farklılıkları da dikkate alındığında; çalışan başına saatlik üretim 381 m2/adam-saat olmuş. Bu rakam önceki yıl 378 imiş.

·        Metrekare ve ton cinsinden ülke sıralamaları aynı kalıyor. Almanya 5.115 bin tonla en büyük üretici, onu sırasıyla İtalya, Fransa, İspanya, İngiltere (Birleşik Krallık) ve Türkiye takip ediyor. İngiltere’yi bu sene mutlaka yakalar ve beşinci oluruz.

·        Üretilen oluklu mukavvalar nihai tüketim yerlerine göre tasnif edildiğinde, gıda ambalajları 26,4%, levhacılara yapılan satışlar 14,0%, yaş meyve-sebze kutuları 8,5% ve içecek ambalajlar 7,1% ile en çok satış yapılan sektörlerdir.

·        Avrupa’da en çok B dalga 36,2% ve CB dopel 22,0% satılmaktadır. C dalga 15,6%, E dalga 13,3% ve mikro dalgalar 1,0% seviyesindedir. Genel toplamda 11,9% oranında adı belirtilmemiş dalgaların (A, AB, BE, AC, ABC,…vs) kullanıldığı açıklanmaktadır.

·        4 ve üzerindeki renk basılmış kutu miktarı oransal olarak en çok Norveç’tedir. Sırasıyla Almanya, Polonya ve Avusturya 11,8%, 11,4% ve 9,3% oranlarında 4 ve üzerinde renk basılmış kutular üretmektedir. Renk sayısı ayrımı veren ülkelerde baskısız veya tek renkli kutu miktarı, toplam miktarlarının 50%-73%’üdür. Yani Avrupa’da işlerin yarısından fazlası maksimum tek renklidir.

Şimdi de Ülkemize Bakalım

·        2016’da Türkiye’de 2.022 bin ton veya 3.886 milyon m2 (yaklaşık 3,9 milyar m2) oluklu mukavva ambalaj satılmış.

·        Yalnızca Omüd üyesi 31 şirketin, 49 fabrikasında 55 oluklu hattı çalışmaktadır. Aynı yıl ülkemizde 100 kadar şirketin, 110 fabrikasında kurulu 132 oluklu hattının üretim yaptığını tahmin ediyorum. (Şirket ve fabrika sayıları benim tahminimdir. Zira 2013 sonunda oturup-bütün oluklu hatlarını tek tek saydığımda; 103 şirket, 124 fabrika ve 130 oluklu sonucuna ulaşmıştım. Dolayısıyla 100, 110 ve 132 rakamlarını minimum kabul etmek gerekir.)

·        Ortalama levha ağırlığı, önceki yıla göre 8 gram kadar artışla 520 gr/m2 olarak gerçekleşmiş. (Omüd üyesi olmayanların bilgileri eksik olduğundan, Omüd rakamlarını Türkiye toplamı veya ortalaması kabul ettim.)

·        Ürün cinslerine göre satışlardaki değişim, Fefco’ya paralel seyretmiş. Özel kesimli kutu satışları 2015’e göre 2 puan kadar azalarak 31,3% olmuş. Levha satışları ise 2 puan kadar artışla 21,6% olmuş.

·        Esmer kraft tüketimi 1,6 puan azalarak 316 bin tonu geçmiş ve 18,1% olmuş. Beyaz kraft tüketimi önceki yılla aynı kalmış. NSSC tüketimi 5,9% ile 103 bin tonu geçmiş. 2015’de olmayan SC Fluting adı verilen (tahminimce yüksek mukavemetli fluting olsa gerek) kağıdın tüketimi 17,3% (12 puan sıçrama) yani 301 bin ton olmuştur.

·        Omüd üyelerinde toplam 7.472 kişi çalışıyormuş. Üye olmayanları da dikkate alarak, sektörde toplam 9.640 kişi çalıştığını tahmin ediyorum. Bunun 7.420 kişisinin üretimde çalıştığını hesapladım. Omüd üyelerinin üretimde çalışanlarına göre kişi başına üretim 676 bin m2 olmuş. 2015’de ise 651 bin m2 imiş. Çalışma saatlerine indirgendiğinde 2015’de 319 m2/adam-saat iken 2016’da 330 m2/adam-saata yükselmiş.

·        Oluklu mukavvanın nihai tüketim sektörleri dikkate alındığında, 29,3% ile gıda ambalajları ilk sırada yer alıyor. İkinci en büyük kullanıcı 15,9% ile levhacılardır. Yaş meyve ve sebze kutuları  ise 6,5% ile üçüncüdür. Önceki rapora göre gıda ambalajlarında azalma, diğerlerinde artış söz konusudur.

·        Ülkemizde en çok çift dalga (mikro dopel dahil olmalı) 55,4%, sonra C dalga 20,8% ve B dalga 15,9% satılmaktadır. Kalan 7,9% ise mikro dalgalar ile A ve triplexin toplamıdır.

İstatistikleri Yorumladığımda

·        Ülkemizde bir ölçek sorunu olduğu açıktır. Hat başına, fabrika başına veya şirket başına satış rakamları, Avrupa’nın çok altındadır. Buna karşılık yalnızca Omüd üyelerinin ortalamaları, Avrupa’dan bir tık daha iyidir.

·        Özel kesimli kutu satışlarının azalması, eskiden ful kalıpla kesilen kutuların giderek parsiyel kalıplarla kesilmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Levha satışlarının artması ise sipariş lotlarının düşmeye devam ettiği bir dünyada gayet normaldir. Levha işleyen atölyelerin azalmayacağı gayet açıktır.

·        Esmer kraftın da giderek azalmasını beklememek gerekir. Yeni kağıt teknolojileri ne kadar iyi kağıt üretse de kraftın sıfıra inmesi mümkün değildir. Avrupa’da ki 14,8%’lik esmer kraft oranına ülkemiz de yaklaşacaktır.

·        Sektörümüz otomasyonu kullandıkça kişi başına üretim verimliliği artacaktır. Kişi başına saatlik üretimde, ülke olarak oldukça geriyiz. “Küçük olsun benim olsun” kafasıyla kurulan küçük ölçekli fabrikalar maalesef verimliliği düşürmektedir.

·        Avrupa’ya kıyasla bizde daha çok gıda ambalajı üretiliyormuş gibi dursa da, rakamları yanlış topladığımızdandır. (Omüd bu bilgileri alırken, Fefco’ya paralel hareket etse çok faydalı olacaktır. Omüd’ün kuruluş yıllarında set edilen istatistikleri gözden geçirmenin zamanı gelmiştir. Geçmişte faydalı görülüp-toplanan bazı bilgilerin artık kimseye faydası yoktur.) Çiçek ve süs bitkileri gibi bazı ayrımlar Fefco’da yoktur. Yaş meyve ve sebze kutuları Fefco’da 8,5% iken ülkemizde 6,5% civarındadır. Oluklu mukavvaya girmesi gerekirken, halen ambalaja girmeyen yaş meyve-sebzeler bulunmaktadır. Kayıt dışını kayıtlı çalışmaya zorlamak yerine, kanun zoruyla yaş meyve-sebzeyi oluklu mukavvaya koymaya çalışmanın nasıl sonuçlanacağını da çok merak ediyorum.

·        Ülkemizde çift dalgaların çok kullanılması, C’nin B’den fazla olması eski kağıt makinelerimiz ile küçük/iptidai kutu makinelerimiz sayesindedir. Eski kağıt makineleri daha düşük gramaj üretemezken, levhacıların kullandığı eski teknolojili kutu makineleri oluklu mukavvanın canını çıkardığından; nihai müşteriyi daha kalın kutulara zorlamaktadır.

·        Basılan renk konusunda da ülkemizde bilgi toplanmamaktadır. Eğitimsiz ve kötü yönetilen satış ekiplerinin dolduruşuna gelen şirketler, gerekli-gereksiz çok renkli makinelere yatırım yapmaktadır. Ortalama 2,5 renk basan, 6 renkli makineler kaynak israfından başka bir şey değildir.

Fefco 2016 istatistiklerinin linki:

8 Ekim 2017 Pazar

Kirpi Konsepti

Jim Collins’in ‘İyi’den ‘Mükemmel’ Şirkete adlı kitabını tesadüfen gördüm, aldım ve okudum.
Kitapta, borsada işlem gören çok sayıda şirket detaylı şekilde incelendikten sonra sonuçları özetlenmiş. Borsa getirisi ortalamanın ve rakip şirketlerin (yazar bunlara ‘karşılaştırma grubu’ adını veriyor) çok üzerinde olanların nasıl bu sonuçlara ulaşabildikleri analiz edilerek bir büyüme-gelişme dönemi planı hazırlanmış. Sonuçlar ve yorumlar istatistiki olarak verildiğinden gerçekten çok etkileyici bulgular var.

Kitapta beni en çok etkileyen (sanırım pratikte en zor uygulanabilecek olan) ‘Kirpi Konsepti’ başlığını taşıyan kısım oldu. Anlamak için tekrar tekrar  okuduğum bu bölümün özeti şöyledir:
İyiden mükemmele ulaşmak için birbiriyle kesişen üç çemberin kesişim noktasını, basit ve berrak bir konsepte tercüme etmek gerekir. Kilit nokta, hangi konuda en iyisi olmak istediğinizi anlamak değil, hangi konuda dünyanın en iyisi olabileceğinizi (veya tersine olamayacağınız konuları) bulmaktır. Bir şirket için kesişim noktasını bulmak çok zordur. Kitaba göre, mükemmel şirketler ortalama dört yılda kirpi konseptlerini tespit edebiliyorlar. Bireyler üzerinden bir örnekle, kirpi konsepti şöyle açıklanıyor:

Bu işi yapmak için doğmuşum (en iyi), bu işi yapmak suretiyle para alıyorum (motor) ve her sabah işe gitmek için yanıp-tutuşuyorum (tutku) dediğiniz bir işiniz varsa kirpi konseptini bulmuşsunuz demektir. Bu en iyi olma hedefi, en iyi olma stratejisi, en iyi olma planı, en iyi olma niyeti değildir. En iyisi olabileceğiniz şeyi kavramaktır.

Niçin "Kirpi Konsepti" Adını Vermiş?
Yazara göre, kirpi bir tehlike anında elindeki şeyin (av, yiyecek) üzerine kapanıp-top haline geliyor. Tehdit geçtikten sonra da açılıp-yoluna devam ediyor. Dolayısıyla tek bir şeye odaklanmış oluyor ve ondan vazgeçmiyor. Kitap, mükemmel şirketlerin de benzeri bir davranış gösterdiğini açıklıyor.

En İyi Olduğunuz Şey
On yıllarca belli bir alanda faaliyet göstermeniz, yani o alanı esas faaliyet alanı olarak belirlemeniz, o alanın en iyisi olduğunuz anlamına gelmez. Eğer esas faaliyet alanında dünyanın en iyisi değilseniz o alan sizin kirpi konseptinizin temelini oluşturmaz. (Yazar dünyanın en iyisi olmaktan bahsediyor ama bulunulan pazarda rakiplerinizden daha iyi olduğunuz şey olarak anlamak daha doğru olacaktır.) İyiden mükemmele dönüşen şirketler, iyi olduğunuz bir alanda faaliyet göstermenin, sadece “iyi” olmaya yeteceğini anlamışlardır. Mükemmelliğe giden yol, diğer tüm şirketlerden daha iyi olabileceğiniz alanlara odaklanmaktan geçmektedir.

Motorunuzu Döndüren Şey
Çok karlı, çok büyüyen,…vb bir sektörde olmak, gerekmiyor. Çok kötü bir sektörde dahi olsa, mükemmel şirketler; büyümenin, çok karlı olmanın çaresini bulmuşlar. Kendi büyümelerini (yani motoru) ölçmek için kişi başına kar, kontrat başına nakit akışı,…gibi ölçütler geliştirmişler.

En Derin Tutkuyla Bağlı Olduğunuz Şey
Tutkuyu siz yaratamazsınız. İnsanların tutkulu olmasını sağlayamazsınız. Yapılması gereken, insanların tutkusunu canlandıran şeyi keşfetmektir. Bazen bu ürettiğiniz malı/hizmeti zevkle tüketiyor olmak, bazen işinizin sonucu olarak müşterilerin refahının/mutluluğunun arttığını görmek olabilir.

Kirpi Konseptini Keşfetmek
Bazı yöneticilerin katılımı ile bir konsey kurulması, tekrar eden toplantılarda aşağıdaki soruların sorulmasıyla kirpi konseptinin oluşturulması tavsiye ediliyor:
Hangi konuda başarılı olduğumuzu değil, hangi konuda dünyanın en iyisi olabileceğimizi gerçekten anladık mı? Ekonomik ölçütümüz de dahil olmak üzere, şirket ekonomisini yürüten motoru anladık mı? Tutkularımızı canlandıran şeyi anladık mı?

Benim Anladığım İse
Kirpi konsepti, bir tür vizyon veya benzeri bir kavram. Şirketteki kritik yöneticiler, yıllar süren arama toplantıları ile en iyi oldukları, kolayca büyüyebilecekleri, para kazandıkları ve tutkuyla bağlı oldukları bir ortak vizyon oluşturuyorlar.
Süslü laflara, moda yöntemlere odaklanmadan, gemiye (yani şirkete) yeni bir istikamet veriyorlar. Yeni istikamet bazen tuvalet kağıdı işini bırakıp-bebek bezi üretmek, bazen iç piyasa yerine dış piyasada büyümek veya klasik banka iken mortgage bankası olmak şeklinde olabiliyor.
Elbette kirpi konseptini bulunca, hemencecik mükemmel şirket olmuyorsunuz. En iyisi kitabı okuyun. Yapılacak daha çoook iş var.