27 Ocak 2026 Salı

Bain & Company 2026 Raporuna Göre Kâğıt ve Ambalaj Şirketlerinin İzlemesi Gereken Stratejiler

Aşağıda linkini verdiğim “Paper & Packaging Report 2026” başlıklı raporu okudum. Hazırlanırken her ne kadar büyük çaplı kâğıt ve ambalaj şirketlerine yapılan anketleri esas alsa da ülkemizdeki kâğıt ve ambalaj şirketleri faydalı olabilir diye düşünerek bu yazıyı hazırlıyorum. Yatık yazılar benim görüşlerimken, dik yazılar büyük ölçüde rapordan özetlenmiştir.

Raporun bölümleri
metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Rapor, “düşük kârlılık, kronik kapasite fazlası, dalgalı talep, artan regülasyon baskısı ve jeopolitik belirsizlikler kâğıt ve ambalaj sektörünün temel karakteristikleri hâline geldi” diyor. Özellikle Avrupa pazarı, Kuzey Amerika’ya kıyasla daha düşük kapasite kullanım oranları ve daha sert fiyat rekabetiyle karşı karşıya tespitinde bulunuyor. Türkiye’deki kapasite kullanımı daha da düşük maalesef.

Buna karşın, raporun ana mesajı: Başarılı şirketler savunmada kalmak yerine dayanıklılık (resilience) ve verimliliği (efficiency) stratejik bir avantaja dönüştürmektedir.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, cebir içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Kapasite Fazlası
Kapasite fazlası, kâğıt ve ambalaj sektöründe geçici değil, yapısal bir sorundur. Bain’in yıllarca süren araştırmaları, şirketlerin stratejik planlama süreçlerinde aşırı iyimser varsayımlar kullandığını göstermektedir. Şirketlerin büyük çoğunluğu pazarın iki katı hızla büyümeyi, kârlarının ise pazarın dört katı hızla artmasını hedeflemekte; ancak sanayi şirketlerinin yalnızca %7’si bu hedeflere ulaşabilmektedir.

Sermaye yoğun bu sektörde, aşırı iyimser büyüme beklentileri yüksek yatırım harcamalarına ve kalıcı kapasite fazlasına yol açmaktadır. Başarılı şirketler, rakiplerin kapasite kapatmasını beklemek yerine kendi maliyet avantajlarını güçlendirmeye odaklanmaktadır. (Ülkemize hiç uymayan tarz. Bizde rakibin altına girmek veya rakibi kötülemek daha moda.) UPM, Stora Enso, Domtar ve Nippon Paper gibi lider oyuncuların talebin daraldığı segmentlerde anlamlı kapasite kapatma kararları alması bu yaklaşımın örnekleridir.

Bakım-Onarımda Yapay Zekâ
Bakım yönetimi, sektörde genellikle geri planda kalan ancak yüksek değer potansiyeli barındıran bir alandır. Rapora göre bakım süreçlerine odaklanan şirketler:
  • Bakım maliyetlerini ton başına %17–23 azaltabilmekte
  • Tool-in-hand (fiilî bakım süresi) oranını 15 puan artırabilmekte
  • Yedek parça stoklarını %20–40 azaltabilmektedir
Raporun verdiği iyileşme oranları gerçekten müthiş. Genel olarak bakım-onarımda alınacak çok yolumuz var.

Tedarik Zinciri
Küreselleşme sonrası dönemde tedarik zincirleri daha kısa, daha bölgesel ve daha esnek olmak zorundadır. Grevler, ticaret kısıtları, tarifeler ve regülasyonlar, tedarik zincirini stratejik bir rekabet alanına dönüştürmüştür.

Başarılı şirketler:
  • Tedarik zinciri görünürlüğünü uçtan uca sağlamaktadır
  • Bölgesel ölçeği önceliklendirmektedir
  • Tedarikçi tabanını çeşitlendirmekte ve yakınlaştırmaktadır (nearshoring)
  • Yapay zekâ ve otomasyonu karar alma süreçlerine entegre etmektedir
Tedarik zinciri yönetimi artık yalnızca operasyonel bir fonksiyon değil, yönetim kurulu seviyesinde ele alınan stratejik bir yetkinliktir.

Müşterinin Beklentisi
Ambalajda sürdürülebilirlik artık bir maliyet unsuru değil, marka değerini artıran bir araçtır. Raporda sonuçları verilen anketlerden birine göre sürdürülebilir ambalajın önümüzdeki üç yıl içinde lüks ambalaj gelirlerinin %30’undan fazlasını oluşturması beklenmektedir. Lüks ambalaj derken, çikolata, parfüm gibi nispeten pahalı ürünlerin ambalajından bahsediyor. Yani lüks ambalaj alıcıları/kullanıcıları da (geçen yılki ankete kıyasla) sürdürebilirliği daha çok önemsemeye başlamışlar.

Ankete katılan ambalaj sektörü temsilcileri, tüketici tercihleri ve yeni kurallara (PPWR, EUDR vb) yanıt olarak sürdürülebilirlik hususlarını ön plana çıkarmayı ve ambalajı, karbon azaltımından biyolojik çeşitlilik ve biyobozunabilirliğe kadar çeşitli hedefleri gerçekleştirmek için kolay bir araç olarak görüyorlar.  Bu amaçla “4R, reduce, reuse, recycle, recover” şeklinde özetlenen ve ambalajın çevreye etkisini azaltmayı hedefleyen adımları kullanıyorlar:

1.Azaltın (Reduce): Ambalajda kullanılan malzeme miktarını en aza indirin.
2. Yeniden Kullanın (Reuse): Ambalajı birden çok kez kullanılacak şekilde tasarlayın.
3. Geri Dönüştürün (Recycle): Geri dönüştürülebilir malzemeler kullanın (örneğin, plastik yerine kâğıt) ve doğru geri dönüşümü teşvik edin.
4. Geri Kazanın (Recover): Yeniden kullanılamayan veya geri dönüştürülemeyen ambalaj atıklarından enerji veya malzeme elde edin.

Yine ambalaj sektörü temsilcilerine sorulan “estetik, sürdürülebilirlik ve performans göz önüne alındığında, ambalaj malzemelerini yenilemek için en umut verici çözüm ne olabilir” sorusuna katılımcıların %49’u rutubete karşı dayanımı arttırılmış kâğıt cevabını vermiş. Oluklu mukavva kağıtları için düşük gramaj yetmiyor, aynı zamanda rutubete karşı dayanımı da artmış olmalı diye anlıyorum.

Satış Yönetimi
Miktar artışının EBITDA büyümesine yol açması, kâğıt ve ambalaj sektöründe hiç kolay olmamıştır; daha hızlı büyüyen sektörlerden alınabilecek ticari mükemmellik taktiklerine odaklanmak, kâğıt ve ambalaj şirketlerinin kâr ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabilir. Son yıllar, maliyet dalgalanmaları, enflasyon, faiz oranları ve son dönemde tarifeler nedeniyle kâğıt ve ambalaj sektöründe özellikle çalkantılı geçmiştir; tüm bunlar, marjlara sürekli baskı uygulamaktadır.
Ülkemizdeki yüksek enflasyon, enerji maliyeti, baskı altındaki kurların ithalatı teşvik etmesi, yurt dışına kıyasla anormal kapasite fazlası ve kayıt dışılık yukarıda tespit edilen maliyet dalgalanmasını katlamaktadır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın rapor satışı iyi yönetenler, rakiplerinden 2–3 kat daha hızlı büyüyebilecektir diyor. Bunu sağlamak için:
  • Müşteri, ürün ve segment bazında gerçek kârlılığın hesaplanması
  • Satış kaynaklarının (ekip, stok tutma ve kredili satış gibi) doğru müşteri ve segmentlere yönlendirilmesi
  • Yapay zekâ destekli pazar ve müşteri analizi
Yapılmalıdır.

Diğer Hususlar
Birleşme ve satın almalar ile sürdürebilirlik gayretleri konularında faydalı değerlendirmeler yapan raporda küresel ambalaj pazarıyla ilgili şöyle bir değerlendirme var:

“Küresel tüketici ambalaj pazarı yaklaşık 8 trilyon birim büyüklüğünde olup, bunun yaklaşık %60'ı plastik ve %20'si elyaf bazlı çözümlerden oluşmakta, geri kalan ise cam ve metal gibi diğer materyaller arasında paylaştırılmaktadır. Bunların neredeyse %65'i gıda ve içecek ile ilgili uygulamalardır.
Plastik, hafifliği, mekanik dayanıklılığı, kimyasal direnci ve çok yönlülüğü nedeniyle on yıllardır tercih edilen baskın malzeme olmuştur. Bu özellikler, diğer alternatiflere kıyasla düşük maliyeti ve sağladığı kolaylıkla birleştiğinde, plastik ambalajlar; markalar, perakendeciler ve tüketiciler için çok cazip bir seçim haline gelmiştir. Plastik son derece dayanıklı olsa da başlangıçta kullanım ömrü veya imhası düşünülerek tasarlanmamıştır. Son yıllarda, düzenleyici kurumlar, tedarikçiler, markalar, perakendeciler ve tüketiciler kullanılmış ambalajların çevresel etkilerini—özellikle deniz kirliliği ve mikro plastik sorunlarını—daha yakından incelemeye başlamıştır. “

Benim Anladığım
  • Kapasite fazlası bir gerçeklik olduğuna göre kapasite fazlası iyi yönetilmeli: Rakibin havlu atmasını beklemek yerine, kendi imkanların doğrultusunda çözüm bulmalı. Kapasite kapatma, kısma veya başka ürün grubuna geçme kararının arkasında mantık/hesap olmalı.
  • Özellikle bakım-onarımda ve tedarik zincirinde yapay zekâ uygulamalarından istifade edilmeli. Fazlalık stoklar, pahalı yedek parça stokları, bakım ekibinin zaman planlaması, faydasız işlerin ayıklanması, gibi çok sayıda konuda ciddi kazançlar sağlayabilir.
  • Müşteri beklentilerinde sürdürebilirlik giderek önem kazanıyor. Daha hafif, tekrar kullanılabilen, geri dönüşümden elde edilmiş ambalaj malzemesi olarak kâğıdın rutubete karşı daha dayanıklı olması bekleniyor. Yukarıdaki ankete göre ambalaj sektörü temsilcilerinin yarısı, rutubete karşı mukavemeti arttırılmış kâğıdın inovasyon için gerekli olduğunu düşünüyor.
  • Miktar artışı, kâr artışını garanti etmiyor. Müşteri, ürün, segment bazında nereden para kazanıldığının (veya kaybedildiğinin) analiz edilmesi şart görünüyor.

Bain & Co’nun Paper & Packaging Report 2026 raporunun indirme bağlantısı:
https://www.bain.com/insights/topics/paper-and-packaging-report/

3 Ocak 2026 Cumartesi

Nasıl Yapmalı?

Kağıttaki kapasite fazlası hem kâğıt hem de bu kâğıt cinsinin kullanıldığı (başta oluklu mukavva olmak üzere) ambalaj cinslerinin fiyatlarını baskı altında tutuyor. Kapasite dengesi kurulana kadar, fiyatlar üzerindeki baskı devam edecek.

Çeşitli ortamlarda ifade ettiğim üzere 2026 yılı öncekine göre biraz daha zor olacak. Yılın sonuna ulaşan kurumlar, önümüzdeki yıllarda daha rahat edecek şeklinde düşünüyorum. Yıl içinde borcunu çeviremeyenler, ilave kaynak bulamayanlar veya kötü yönetenler maalesef oyun dışı kalacaklar.


Ayakta kalmak için

Rekabete dayanabilmek, oyunda kalabilmek için bir belki iki yıllık oyun planı şöyle olabilir:


  • Amaç/hedef vizyon koyma

Bu madde biraz patron ve üst yönetimle ilgilidir. Tepede fikir birliği olmalıdır. Tepede fikir birliği yoksa maçı kazanmak neredeyse imkansızdır.

Vizyon biraz daha uzun vadelidir. Amaç ayakta kalmak, yılı kârlı kapatmak, İso 500’e girmek gibi düşünülebilir.

Yıllık satış miktarı ve cirosu ilk akla gelen hedefler gibi görünüyor. Yeni ürün, makine veya fabrikayı çalışır hale getirme, nakit akışını sürdürme gibi hedefler de olabilir.

  • Strateji

Amacı gerçekleştirmek için nasıl bir yol izlenecektir? Maliyet düşürme, yeni müşteriler/pazarlar/segmentler kazanma, verimlilik arttırma, dijital dönüşüm, hız, yeşil dönüşüm…

Strateji amaca ulaşmamıza yardım etmelidir. Her kurumun yetkinliği, kapasitesi, imkanları diğerlerinden farklıdır. Biri için doğru olan strateji herkes için doğru değildir.

Öte yandan stratejinin yan etkileri de olabilir. Strateji maliyet düşürme ise nasıl yapılacağı çalışanları endişelendirmeden açıklanmalıdır.

  • Bütçe

Bütçe amaca uygun, hedeflerin zamanlamasına göre yapılmalı ve stratejiden izler taşımalıdır. Bütçe belli bölüm ve kişilerin talebine göre hazırlansa da kurumun bütününü kapsamalıdır. Dönem içinde yapılacak bütün işler, alınacak aksiyonlar bütçeye uygun olmalıdır.

  • Raporlama ve kontrol

Daha kolay izlenebildiği için bütçenin miktar hedefleri öne çıksa da miktar yakalandığında gerçekleşen kâr/zarar, oluşan nakit akışı daha önemlidir. Muhasebe alt yapısı bu raporları dönem (ay, üç ay) sonunda hızlıca çıkarabilmelidir. İlgili dönem sonu raporlarının zamanında çıkması, geminin hedefe göre hareket edip-etmediğini göstermesi bakımından elzemdir.

  • Düzeltme

Yıl içinde mutlaka düzeltme ihtiyacı hasıl olur. Düzeltmenin bütçeye etkisi incelenerek karar verilmelidir. Düzeltme ilave yatırım, satış fiyatlarının planlanandan daha iyi veya kötü olması, düşünülmeyen bir masraf vb şekillerde olabilir. Muhasebe, düzeltmenin bütçeye nasıl yansıyacağını hesap etmelidir.

  • Geri bildirim

Bazı kurumlarda finansal tabloları çok az sayıda kişi görür. Alınan sonucun amaçla kıyaslama bilgisinin paylaşılması, yıllık hedefin neresinde olduğunun (hiç değilse) takım üyeleriyle paylaşılması gerekir. Takım hedef kilitlenmişse, sonucu bilmek hakkıdır.

23 Aralık 2025 Salı

Zayıf Liderlik

Nedir?
Yöneticinin karar verememesi, yetkiyi kullanmaması durumudur. Çalışanlar, zayıf liderin etliye-sütlüye karışmaması- görüş beyan etmemesi olarak görürler. Etraftaki başka bir yönetici, üstünün vermesi gereken kararları da alıyordur. Her düzeyde çalışanlar daha üstün karar vermesi gereken konuları da inisiyatif kullanana götürmeye başlar.

Durumun yansımaları
Zayıf lider, tepe yönetici ise yönetim kurulu onu değiştirmeyi düşünebilir. Şahit olduğum bazı örneklerde yönetim kurulu zayıf lideri değiştirmek yerine; işi yapıyor görünenin (inisiyatif kullananın) daha çok önünü açabilir.

Organizasyonda roller değişmeye başlar. Yetkiyi kullanmayı seven, daha yoğun çalışmaya başlarken bir süre sonra asıl yapması gereken görevleri aksatır-yapamaz.

Kontrol fonksiyonu aksar, zayıf lider diğerinin etkisinde daha çok kalmaya ve onsuz hiçbir şey yapmamaya başlar. Dışarıdan bakınca iki yönetici birlikte çalışır gibi görünür ama pratikte (eğer yapılmayan görevleri saymazsak) ikisinden biri fazladır.

İş sonuçları iyiyse-kötüye, kötüyse-daha kötüye gitmeye başlamıştır. Şirket sahibi/yönetim kurulu kendince kıstaslar koyarak hatalı da olsa önlem almaya çalışır ama çeşitli nedenlerle çalışanlarda memnuniyetsizlik artar. Zira yukarıdan gelen talepler (çalışan sayısı sınırlaması, ücret seviyesi vb konular) esas probleme neşter atmadığından çalışanların daha da olumsuz düşünmesine/hissetmesine yol açar. Doğal olarak çalışan sirkülasyonu vardır.

Nasıl düzeltilir?
  • Zayıf liderin veya üstünün durumu fark etmesi ve adım atması gerekir. Duruma göre kişinin kendini geliştirmesine imkan verilebilir veya yönetim şeklinde düzeltmeler (tek kişi yerine komite görevlendirme gibi) yapılabilir.
  • Organizasyonda rolleri tekrar dağıtmak gerekir. Yetkiyi kullanan açısından bu durumu kabul etmek zordur.
  • Şirket sahibi/yönetim kurulunun da işe/iş sonuçlarına bakış kriterlerini değiştirmesi şarttır. İşin nasıl yapıldığından ziyade sonuçlarına odaklanılmalıdır.
Örnek olay
Çok yıllar önce çalıştığım şirkette benzeri bir durum vardı. Genel müdür ayrılmış, yönetim kurulundan iki üye bu görevi yapmaya çalışıyordu. Hissedarların çoğunluğu bir şeylerin yanlış olduğunu görmüş, sermaye koyamadıklarından şirketi veya hisselerini satmaya çalışıyordu. 

Yapıyı biraz toparlamak ve şirketi satmak amacıyla yönetim kurulu bir danışmanla anlaşmıştı. Danışman kurumsal bir şirkette olması gereken uygulamaları/alt yapıları (yazılımdan kalite yönetim sistemine kadar) kurdurmaya, bütçeyle çalışma, maliyet düşürme ve verimlilik arttırma gayretleri gibi pek çok konuyu gündeme getirdi. Yönetim kurulu şirketin satılması hedefiyle bütün çalışmaları destekledi. 

Yaklaşık üç yıllık dönemde şirketin başlangıca göre açık ara daha iyi hale geldiği görüldü ve satışı gerçekleşti. Aynı dönemde ücretlerin reel olarak arttığı, çalışanların daha verimli hale geldiği ve sirkülasyonun azaldığı görüldü. (Yazıyı uzatmamak adına daha detay vermiyorum.)

Kıssadan hisse
Bazen görevlendirme sırasında hata yapılabilir veya o anki şartlar hatalı atama yapılmasına vesile olmuştur. Önemli olan hatayı fark edip-önlem almaktır. Zararın neresinden dönülse kârdır. Örnekteki gibi dışarıdan destek almak düzeltmenin hızlanmasına vesile olabilir.

17 Aralık 2025 Çarşamba

Türkiye Oluklu Mukavva Kağıdı ve Oluklu Mukavva Ambalaj Pazar Bilgisi

11 Aralık 2025 günü İstanbul’da ASPPI (Rusya Kağıt Endüstrisi Derneği, www.asppi.ru) hazırladığı “IX International Conference "Russian Pulp and Paper Industry - NEW REALITIES, NEW OPPORTUNITIES" başlıklı konferansta yaptığım sunumu (orijinal slaytlarla) biraz daha açarak yazıyorum.

Sunumu hazırlarken OMÜD (www.omud.org.tr) ve SKSV’nin (www.sksv.org) 2024 yılı raporlarından istifade ettim. 2025’e ilişkin rakamlar benim tahminlerimdir.


İki sektörün yoğunlaştığı bölgeler
Sol üst köşedeki dairenin içinde kabaca kahverengi kâğıt kapasitesinin %30’u ile 50 kadar oluklu fabrikası bulunuyor. Konya ve Kahramanmaraş illerini de içine alan aşağıdaki elipsin içinde kâğıt kapasitesi benzer iken daha az sayıda oluklu fabrikası bulunuyor. Diğer yerlerdeki kurulu kapasiteler daha az. Sektörün ağırlık merkezi ülkemiz kuzey batısı.

Özetle kahverengi kâğıt sektörü
2025 yılı sonu itibarıyla 7 milyon ton kurulu kâğıt kapasitesi var ve kâğıt fabrikalarının çalışma oranı düşük. SKSV’nin yayınlarından bu sene ülkemizde 3.475 bin ton kadar kahverengi kâğıt kullanılacağını hesaplıyorum. Slayttaki tablonun sağ altında SKSV’nin verdiği ilk 9 aydaki oluklu mukavva kâğıdı ithalatını görmek mümkündür.

Oluklu fabrikaları
Bu sene oluklu sektöründe çok fazla değişiklik oldu. Oyundan çıkanlar, kapatanlar ve açılanlar oldu ve hareket devam edecekmiş gibi görünüyor. Olukluda kapasite kullanımı biraz daha iyi.

Oluklu satışları ve büyüme
Soldaki tabloda genel olarak satışların dağılımını segment bazında tahmin ediyorum. Yanında + işareti olan segmentlerde önceki yıla göre büyüme olduğunu, diğerlerinde ise azalma olduğunu düşünüyorum. Sağda ise son 3 senedir küçülme yaşayan oluklu sektörünün 2025’ten itibaren yine büyüme moduna geçeceğini öngörüyorum.

Oluklunun hammadde tüketimi
Sektörel fire oranını %11 kabul ederek, toplam 2.775 bin ton hammadde tüketileceğini hesaplıyorum. İthal kağıt cinslerinin giderek az kullanıldığını yerli kahverengi kağıt kalite ve çeşitliliğinin arttığını görüyorum.

Dalga cinsleri
CB, hemen ardından C hakimiyetlerini koruyor. İlk icat edilen A neredeyse silindi. ABC yeterince artamıyor. CB çalışan bir oluklu piyasadaki siparişlerin %83’ünü üretebilir.

Kısa dönem beklentilerim
  • Kâğıt üreticilerinin kendi kağıtlarını tüketmek amacıyla yeni oluklu hatları kuracaklarını ve oluklu fabrikalarının levha satışına ağırlık vereceğini ve böylece kutu işletme sayısının artacağını,
  • Küçük kapasiteli kâğıt fabrikalarını kapanacağını, daha az sayıda kağıt şirketi kalacağını,
  • Şirketlerin iş modellerini tekrar kurgulayacağını, entegre olan yapılarda kağıt üretmeme, oluklu fabrikalarında ise olukluyu kapatıp-levha satın almayı değerlendirmelerinin zorunlu olduğunu,
  • Çıkmakta olan her türlü düzenlemenin (EUDR, PPWR, depozito sistemi, vb) iş yapmayı zorlaştıracağını ve uyum sağlarken maliyetlerin artacağını,
  • Artan maliyetler ve yeni düzenlemelerin oluklu mukavvaya yeni alternatifler yaratacağını tahmin ediyorum.

13 Kasım 2025 Perşembe

En Zor Yeni Yıl

2026 yılının başı gerçekten zor ve ikilemlerle dolu olacak. Asgari ücret artışı ve diğer fiyat güncellemeleri (nerji, akaryakıt, vergiler vs) doğal olarak yeni yılda devreye girecek. Bu doğrultuda hem oluklu mukavva kağıdı hem de ambalaj fiyatları da artacak. Ancak bu seneyi diğerlerinden daha farklı kılan iki unsur; kağıttaki kapasite fazlalığı ile Türkiye sanayisinin küçülme eğilimi olarak görülecek. 

Kapasite fazlası
Oluklu mukavva kağıdındaki kapasite fazlalığı hakkında yazacak bir şey yok. Yıllarca fazlalık devam edecek. Yakın zamanda oluklu talebinin artacağına ilişkin emare yok maalesef. Entegre olanların kağıt fabrikasını kapatıp-kağıdı piyasadan tedarik etmeye başlaması kısa vadede doğru karar gibi olsa da bir yıllık dönemde doğru olmadığı belli olacak. Yeni teknolojisi olan rakip, kağıdı daha ucuza üretebiliyorsa; ya kağıt fabrikasına maliyet düşürücü yatırımlar yapmak ya da yapılan işi (yalnız kağıt veya hurda+kağıt veya kağıt+oluklu+kutu veya levhayı alıp kutu) tekrar tanımlama ve planlama  gerekecektir. İki karar da kendi başına zorlu ve maliyetlidir. Bu aşamada işin tanımını tekrar yapmak çok önem arz etmektedir.

Sanayide küçülme
Sanayi üretiminin azalmasını gösteren en önemli delil İstanbul Sanayi Odası’nın kasım ayı başında yayınladığı PMI raporudur. Raporun duyurulduğu basın bültenin ilk iki paragrafı aşağıdadır:

Rapor ekimde toplanan verilerden oluşturulduğuna göre önümüzdeki aralık ayının daha da zor olacağını tahmin etmek gerekir. Yeni yıla girerken stoklar azaltılacağından işler yani talep daha az olacaktır. Öte yandan dönem sonu faiz ödemeleri nedeniyle şirketler elindeki malı/toku paraya döndürmeye çalışacağından yıl sonu indirimleri görülecektir.

Karar vermek zor
41yıllık çalışma hayatımda bu kadar zorlu bir ortam görmedim. Yöneticilerin, şirket sahiplerinin, karar vericilerin; 
Nakit akışı, ciro hedefi ve varsa dönem sonu faizleri
Fiyat belirleme, kapasite kullanımı/doldurma
Asgari ücret artış oranı, çalışanlara verilecek zam oranı, çalışan sayısı
..gibi ikilemlerde doğru karar vermesini diliyorum. Ayrıca “tek" doğru kararın olmadığını her kurumun içinde bulunduğu koşullara bağlı kendi doğrusunun olduğunu da eklemek isterim. Kolay gelsin!

28 Eylül 2025 Pazar

Oluklu Mukavva Sektörüne İlişkin Bir Değerlendirme 28 Eylül 2025

Grup şirketlerinin satışı nedeniyle basın organlarından sektör değerlendirmemi isteyenler oldu. Sektöre ilişkin görüşlerimi buraya not ediyorum.

Kapasite konusu
Oluklu mukavva kağıdı sektöründe 22 şirketin 29 kağıt makinesinde 4,7 milyon ton kurulu kapasitesi var. Bunlardan 4-5 makine hali hazırda duruyor. 2025’in son çeyreğinde ikisi yeni oyunculara ait olmak üzere toplam kapasitesi 1,9 milyon ton olan 4 kağıt makinesi daha devreye girecek. Oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığı daha uzun yıllar devam edecek. Bu durum oluklu mukavva kutu fiyatlarını baskılayacak.
 
Oluklu mukavva ambalaj sektöründe ise 100 kadar şirketin 115 oluklu fabrikasında 120 oluklu hattı var. Fabrikalardan tahminen beş-altı tanesi çeşitli nedenlerle duruyor veya kapalıdır. Kurulu oluklu mukavva üretim kapasitesi 3,8 milyon tona yakındır.
 
Oluklu mukavva fabrikalarının kapasite kullanım oranı %65 gibi hesaplandığında, rakam küçük görünse de parti büyüklüklerinin azalması ve çeşitliliğin artması nedeniyle kapasite kullanım oranının artması beklenmez. Kağıt tarafında ise kapasite kullanımı %75’lerden daha azdır ve uzun yıllar batıda normal kabul edilen %85’leri aşmayacaktır. Türkiye’deki oluklu mukavva kağıdı kapasitesinin dengeye gelmesinin 2030’lara kadar uzayacağını hesaplayanlar bulunmaktadır.
 
Türkiye’de kurulu kağıt kapasitesi kutu üretimine yeterli gibi görünse de odun selülozundan üretilen NSSC, kraft liner ve beyaz kraft kağıtları ithal gelmeye devam edecektir.
 
Pandemi döneminde dünya genelinde çok fazla kağıt yatırımı yapıldığından, fazla kapasitenin dengeye gelmesi yani kullanılması veya kapatılması önemli bir sorundur. Batıda eski makineler kapatılırken, doğuda kapasite kesintisi tercih edilmektedir.


Dış ticaret çözüm mü?
Havaleli bir ürün olan oluklu mukavvanın uzun mesafe taşınması pahalı olduğundan Türkiye’nin yıllık oluklu mukavva ambalaj ihracatı ancak 200 bin ton kadardır. İhraç edilen ürünlerin çoğunluğu pizza ve hamburger kutularıdır. Bu ambalajlar üretildikten sonra ilave paketleme işleri gerektirdiğinden (yani biraz emek yoğun olduğundan veya mevcut kutu makinesine ilave otomasyon yatırım gerektirdiğinden) ülkemiz rekabet edebilmektedir. Tahminimce Türkiye ayda bin konteyner pizza kutusu ihraç etmektedir. Esas pazarımız Avrupa’dır, şimdilerde Hintli/Pakistanlı üreticiler de Avrupa pazarına girmektedir.
 
Oluklu mukavva kağıdında 400 bin ton kadar yıllık ithalata karşılık 280 bin ton kadar ihracat yapılmaktadır. Geçen yıl hurda esaslı oluklu mukavva kağıdına 80 USD/ton fon gelmeseydi, ithalat daha yüksek olabilirdi. İthalata ilave vergi konulması iyi olmuştur.
 
Jeo-politik gelişmelerin sektöre etkisi
Yakın zamanda Katar’dan gelen mallara gümrük muafiyeti verilmesi ise hatalı olmuştur. Katar vasıtasıyla ülkemize dampingli kağıt girişine yol açabilecektir.
 
ABD’ye uygulanan gümrük vergilerinin 22 Eylül 2025’te kaldırılması, kraft liner cinsi kağıtlar için doğru olmuştur. Avrupa’nın kraft liner üretimi kendine bile yetmediğinden, Türkiye Rusya’dan veya ABD’den kraft liner alabilmektedir. AB ve ABD yaptırımları nedeniyle veya FSC/EUDR gibi regülasyonlar Rus kağıtlarını engellediğinden ABD kraftındaki vergilerin sıfırlanması doğru olmuştur.
 
Yalnız ülkemizin başka ülkelere karşı koyduğu/koyacağı ilave gümrük vergiler değil, esas ticaret partnerlerimizin koyacağı tarifeler, enerji kaynaklarının değişmesi veya maliyetinin artması da hem kağıt hem de kutu sektörlerinde ilave maliyet veya sıkıntı yaratma potansiyeline haizdir.


Çevre ve sürdürebilirlik
Oluklu mukavva sektörünü çok etkileyecek olan çoğunlukla AB kaynaklı yeni çevre veya sürdürebilirlik düzenlemeleri geliyor. Türkiye, bunları tercüme edip-devreye almaya çalışıyor ama regülasyonların anlaşılması ve uygulanması zaman alacak.
 
PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını ve ambalajın tekrar kullanılmasını istiyor.  Tekrar kullanım hedefleri oluklu mukavva üretimini azaltıcı etki yapacaktır.
 
EUDR (Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) AB pazarına oluklu mukavva ambalajı sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; orman/selüloz/kağıt üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor. Avrupai kurallara uymayan Rusya gibi ülkelerden kağıt alımı ve kullanımı EUDR’ye göre uygun değildir ve maliyet artışına yol açacaktır. EUDR’nin hep ertelenmesi hem uygulamanın zorluğunu hem de getireceği bürokrasi ve maliyet artışını kimin ödeyeceğinin belli olmamasındandır.
 
Gıda temasına uygunlukla ilgili içerde ve dışarıda bazı çalışmalar var. Pizza kutusunda yalnızca pizzaya temas eden kağıdın selülozdan üretilmesi yeterliyken, diğer kağıtlarında Virjin olmasını talep eden ülkeler var. Avrupa kökenli regülasyonların esas amacı içerdeki kendi üreticisini korumaktır. Trumph’ın gümrük vergileriyle dengeler iyice bozuldu. Kağıttaki kapasite fazlasıyla yeni kurallar ve vergilerin gelmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki savaş ortamı sürdürebilirlik çalışmalarını, iklim değişikliğine karşı yapılacak işleri, çevre kirliliğine karşı alınacak önlemleri toptan olumsuz etkiyecektir.


Oluklu sektörü 2025
Oluklu mukavva sektörü 2024’de 2.470 bin ton satış gerçekleştirmiştir. 2023’e göre %2 gibi küçülme söz konusudur. 2025’te de küçülme devam etmektedir. İlk iki çeyrekte %5-8 gibi küçülme olduğunu tahmin ediyorum. Sektörün küçüldüğünü İstanbul Sanayi Odası (İSO) PMI raporundan izlemek mümkündür.
Grafikteki kırmızı çizgi İSO PMI ölçümlerini açıklarken, mavi çizgi TÜİK’in sanayi üretim artışını göstermektedir. Dikkat edilirse PMI 2023’te artış göstermiş ve bu sene düşme eğilimindedir. Raporda şu ifadeye yer verilmiştir:
Denmektedir. Kuşkusuz oluklu sektörünün siparişlerinde de azalma görülmektedir.


Döviz kurunun sektöre etkisi
Baskılanmış döviz kuru, ithalatı arttırırken, ihracatı azaltıcı etki yapıyor. Örneğin içerdeki beyaz eşya üretimi azalıyor ama beyaz eşya ithalatı yükseliyor.

Öte yandan ülkemizin pizza kutusu ihracatı her geçen gün zorlaşıyor. Rakip ülkelerde enflasyon bize göre çok düşük olduğundan oradaki maliyet artışı daha az oluyor ve rakip ülkelerin daha çok satma imkanları oluyor.

Döviz kurunun bir diğer etkisi ise tekstil sektörünün ülkemizden göçmesi. Buradaki tesislerini kapatan üreticiler artık gittikleri ülkeden oluklu mukavva ambalaj tedarik ediyor.

Yukarıdaki üç durum da oluklu mukavva satışlarının azalması anlamına geliyor.


Ekonomideki yavaşlamanın sektöre etkisi
Üstteki Verimetrik adlı kullanıcının 25 Ağustos 2025 tarihli X paylaşımına göre imalat sanayi kapasite kullanım oranının düşmesi, ekonominin yavaşlamasını göstermektedir. Bu düşüş kuşkusuz oluklu mukavva sektörünün daha az çalışması anlamındadır.
 
Yukarıda verilen %5-8’lik 2025 küçülme tahminim, yalnızca Türk ekonomisinin yavaşlamasından değil, kurların az artmasından ve enflasyonun bir türlü kalıcı olarak düşmemesinden de kaynaklanmaktadır.
 
Ambalaj esas olarak bir ara maldır. Bir başkası üretecek ki ambalaj satışı da artsın. Üretici, malını satabilmek için daha ucuza mal etmeye çalışıyor. Dolayısıyla daha ucuza almaya çalışıyor. Fiyat baskısı, oluklu sektörünün karlılığını düşürüyor. Fiyat rekabetine dayanamayan kısmi veya tümden kapatmaya başlıyor. Öte yandan enflasyon maliyeti arttırıyor, bu durum kayıt dışı çalışmayı, merdiven altı üretimi teşvik ediyor.


Fırsatlar
İki yıldır küçülme eğiliminde olan oluklu sektörüne ve bu kadar yeni kağıt makinesinin devreye girmeye çalıştığı oluklu mukavva kağıdı sektörüne mevcutta bu sektörlerde olmayan grupların ilgisi sürmektedir. Yeni yatırımcılar ya mevcutların görmediği bir parlak gelecek beklentisiyle veya üretecekleri ürünün kullanıcısı olduklarından/satış garantisi olduğundan ya da zaten içinde oldukları mevcut sektörlerinin kağıt/kutu sektöründen daha berbat olmasından kağıt/kutu işine girmektedir.
 
Yeni girenler muhtemelen işi baştan yeniden tanımlayıp-mevcutların yapmadığı otomasyon, dijitalleşme, yeşil dönüşüm konularında daha çok para harcamak durumunda kalacaktır. Ayrıca sektörün işletme sermayesi ihtiyacı enflasyon sıçramasıyla ciddi biçimde artmış, şimdi ekonominin yavaşlamasıyla ihtiyaç daha da artmaktadır.
 
Özetle otomasyon/dijital ve yeşil dönüşüm, müşteri/iş tanımını değiştirme ve güçlü sermaye yapısı oluşturabilen yeni oyuncular mevcutlardan daha başarılı olabilir. En önemli tehdit ise jeo-politik ve gümrük vergisi kaynaklı olacaktır.

14 Eylül 2025 Pazar

Dijital Baskı: Tahminlerim Tutmadı

Dijital baskının potansiyelini anlatan birkaç yazı yazdım. Bugün geldiğimiz noktada dijital baskının (en azından bende) hayal kırıklığı yarattığını görüyorum. Kaynaklardaki yazıya denk geldiğimde, dijital baskının beklenen gelişmeyi yapamaması hakkında bu notu yazmak istedim.

Durum tespiti
2017 yılında dijital baskı yapmaya başladık. Başlangıçta çok iptidai, bin m2/ay kapasiteli daha çok reklam ajanslarının kullandığı bir makineyle işe başladık.

Sonra 30-40 bin derken, yüz bin m2 gibi kapasiteye ulaştık. Pazarda işler iyi iken dijitalin büyüme potansiyeli vardı. Pandemi ambalaj işini olumlu etkilerken, dijitali ise çocuk boyama/oyuncak gibi ambalaj dışı segmentlerde destekledi.

Az adetli ve/ya acil işleri üretmek için dijital baskı iyi bir çözümdü ama mürekkep fiyatı hep yüksekti.

Pandemi bittikten sonra, işler azalmaya başladı. Baskılanmış kur TV/beyaz eşya satışlarını azalttı. Esas olarak matbaa sektöründen alınan az adetli işler orijinal üreticisine yani matbaaya geri döndü. 

Bu arada çok modern aylık kapasitesi 3-5 milyon m2 olan süper makineler pazara çıktı. Ülkemize de süper makinelerden kurulanlar oldu ama kimse umduğu çalışma seviyesine ulaşamadı. 

Öte yandan ucuz ve düşük/yüksek kapasiteli çok makine yatırımları da modaya uyulup-yapıldı ama ölü yatırım olmaktan kurtulamadı.


Niye böyle oldu?
  • Makine kalitesi: Dijital baskı makineleri oldukça hassas, oluklu fabrikasından ziyade ofis gibi yerlerde çalışmak üzere yapılmış.
  • Ortam: Yukarıdaki maddeye uygun olarak, hava kalitesi, nem, toz ve sıcaklık kontrollü ortam gerektiriyor.
  • Mürekkep: Dijital baskı mürekkebi, flexoya göre açık ara çok pahalı. Dijital baskı makinesi satanlar, klişe hazırlık maliyetini filan dahil edip baskı maliyetini anormal ucuzmuş gibi gösteriyorlar ama doğru değil.
  • Kamburluk: Oluklu mukavvadaki en küçük kamburluğun dijital baskı makinesinden geçmesi kolay değil. Atılan tek levha dahi oluklu fabrikasına göre firenin ikiye katlanması anlamına geliyor. (Olukluda fire %11 ise, dijitalde parti ve levha büyüklüğüne göre %17-20.)
  • Piyasa koşulları: Tekrar etmeyecek olan acil sipariş durumunda müşteri dijitalin fiyat farkını ödüyor ama acil olmadığında kimse flexoya göre mürekkep farkını ödemiyor.
  • Baskı kalitesi: Dijital baskının ofset kadar albenisi yok. Müşteri yüksek baskı kalitesi istiyorsa doğrudan ofseti tercih ediyor.
Bunlar ve varsa sayamadığım başka koşullar, dijitalin çok yaygınlaşmasına engel oldu.


Ne olursa daha iyi olur?
Oluklu fabrikasında dijital baskı şu an için tutmadığına göre az adetli veya acil işi çok olan daha geniş müşteri potansiyeli olan işletmeler dijital baskı makinesini doldurabilir.  Linkini verdiğim yazıda adı geçen SupplyOne (https://www.supplyone.com/) gibi ambalaj çözümleri toptancısında dijital baskı sanki daha iyi olacaktır.


Yukarıdaki notu yazmama yol açan yazı: 
Fastmarkets Forest Products'da "Digital print potential up in US on speed, color, design; SupplyOne grows in PNW" başlığıyla 4 Eylül 2025'de yayınlandı