büyüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2026 Pazar

Mc Kinsey: artık talebe güvenmeyin


 Mc Kinsey’in aşağıda linkini verdiğim raporunu okudum ve özetledim:

Raporun ana mesajı
Ambalaj ve kâğıt sektörü artık “talep büyümesiyle taşınan” bir sektör değil. “Yeni dönemde başarı; operasyonel disiplin, maliyet yönetimi ve stratejik odak ile belirlenecek” derken şu gerekçeleri öne sürüyor:

  • Pandemiden sonra sektör yeniden dengelenme sürecine girdi
  • Talep artışı yavaş veya düşüş eğiliminde
  • Maliyetler ise yüksek ve yukarı doğru oynak
  • Kâr marjı baskı altında
  • Sektörün büyümesi nümüzdeki 1–2 yıl zayıf

Genel resim böyleyken, ambalaj sektörü aynı anda birçok baskıya maruz:

  • Enflasyon ve maliyet artışı
  • Tedarik zinciri dalgalanması
  • Regülasyon artışı (özellikle AB)
  • Tüketicinin fiyat odaklı davranışı
  • Tüketim ürünü üreten/satan şirketlerin baskıyı tedarikçilere yansıtması

Bütün bunların sonucunda talep artık ambalaj şirketlerinin zayıf performansı telafi etmiyor.

Rapora göre tüketiciler

·    Sürdürülebilirlikten ziyade fiyat ve ürün kalitesine odaklanmıştır. Sürdürülebilirlik konusunda eskiden tüketiciler daha etkin iken şimdilerde regülasyonların zorlamasıyla sürdürülebilirlik gündemde duruyor.

·    Market markalı ürünler hızla artıyor. Marketler üreticiyi stok taşımaya ve talepteki oynaklığı karşılamaya zorluyor.

Bu durumda iki temel çıkarım söz konusu oluyor

  • Büyük markalar hacim değil fiyat artışı ile büyüyor
  • Daha düşük fiyatlı ürünlerin olduğu daha büyük paketler ortaya çıkıyor yani ambalaj tüketimi azalıyor

Finansal sonuçlar

  • Yavaş büyüme, düşen ebitda marjı, nakit akışı problemleri şeklinde görülüyor.
  • E-ticaret yardım etse de kâğıt esaslı ambalaj tüketimi daha düşük gramaj nedeniyle azalma gösteriyor
  • Şirket sonuçları iyi olmayınca yönetici değişimi, satma/birleştirme/kapatma senaryoları gündeme geliyor.

Mc Kinsey’in tavsiyeleri

“Demand will no longer bail out underperformance” tespitinde bulunan kurum;

Maliyet disiplini, doğru ürünlere odaklanma ve fiyatlama, satın alırken kazanma ile üretim verimliliği konularına odaklanılması gerektiğini tavsiye ediyor. 

https://www.mckinsey.com/industries/packaging-and-paper/our-insights/no-ordinary-disruption-state-of-the-packaging-and-paper-industry#/

22 Aralık 2024 Pazar

2025 Beklentileri

Bu yazıda içinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla yayınlanan yazılardan yola çıkarak sektörümüz için birkaç beklentimi yazdım.

Kanada (1)
Donald Trump’ın Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatlara %25 oranında genel bir tarife uygulama tehdidi, Kanada'daki özel orman arazisi ve kereste fabrikası sahipleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu durum, federal ve eyalet hükümetlerinden koruma talebinde bulunan Kanada Orman Sahipleri tarafından dile getirildi.

Önceki Trump Döneminde (2)
ABD ticaret ortamı, 2018'deki kapsamlı tarifeleri anımsatan bir şekilde yeniden bir sarsıntıya hazırlanıyor. O dönemde, Donald Trump yönetimi, ticaret açığını azaltmayı ve yerli sanayileri korumayı hedefleyen tarifeler uygulamıştı. Bu tarifeler arasında ithal çelikte %25, alüminyumda ise %10 oranında vergiler yer alıyordu.

Bu politikalar, büyük ölçüde Çin’i hedef alarak, zamanla 250 milyar dolardan fazla malı kapsayacak şekilde genişledi. Bu durum, tedarik zincirlerinde şok etkisi yaratarak yük taşımacılığı piyasalarını yeniden şekillendirdi. Şimdi, ufukta beliren yeni Trump tarifeleriyle birlikte sektör, daha da değişken bir küresel ortamda benzer zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

2018'deki tarifelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, işletmeler artan maliyetlerden önce ürünlerini ithal etmeye yöneldi ve benzeri görülmemiş ölçekte bir zamanından önce ithalat ve taşıma yaşandı. Taşımacılık ücretleri fırladı; yalnızca konteyner navlunu %70'ten fazla arttı. Bazı limanlar, sıkışıklık nedeniyle ciddi gecikmeler ve tıkanıklıklarla karşı karşıya kaldı.

Benzer bir senaryoyla karşı karşıya olabiliriz. Taşımacılık şirketleri, yeni tarifelerin şubat sonu veya mart başı gibi erken bir tarihte yürürlüğe girebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, şirketlerin daha yüksek maliyetlerden kaçınmak için tekrar hızlı ithalat ve nakliyeye yönelmesine neden olabilir. Güney Kaliforniya limanlarında halihazırda mevcut olan iş gücü belirsizliği endişesiyle, bu limanlar yeniden artan faaliyet ve gecikmelerle karşılaşabilir.

2018 tarifelerinin beklenmedik sonuçlarından biri, kısa vadede taşımacılık sektörüne sağladığı faydaydı. Tarifeler yürürlüğe girmeden önce malları taşımak için yaşanan yoğunluk, sıkışık kamyon taşımacılığı kapasitesi, artan ücretler ve güçlü hacimler yarattı; bu da birçok taşımacılık şirketi için olağanüstü bir yıl anlamına geldi. Ancak bu canlanma, bir bedeli oldu. 2019'a gelindiğinde, talebin zayıflaması ve navlunların düşmesiyle birlikte yük taşımacılığı piyasaları yavaşladı. Geçmiş, bir rehber niteliği taşıyorsa, benzer bir yükseliş ve düşüş döngüsü 2025’te tekrar yaşanabilir.

Amerikan palet üreticileri için tarifeler yalnızca makroekonomik bir endişe olmaktan ibaret değil; aynı zamanda maliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçoğu ithal edilen çiviler gibi bileşenler hâlihazırda yüksek tarifelere tabi. Bu tarifelerdeki olası artışlar, dar marjlarla çalışan bu sektörde maliyetleri daha da artırabilir. Eklenen her bir maliyet, muhtemelen tedarik zinciri boyunca üreticileri, perakendecileri ve nihai kullanıcıları etkileyerek aktarılacaktır.

Hurda Kağıt ve Oluklu Mukavva Kağıdına Etkisi (3)
Fastmarkets RISI "Tüketim malları üreticileri ve Çin'deki büyük ihracatçılar ve ithalatçılar, bu duruma seçimlerden önce bile hazırlıklıydı ve seçimlerden sonra hemen harekete geçtiler." Diyor.
Çin ve Güneydoğu Asya'daki büyük ihracatçılar, Trump'ın göreve başlamasından önce ürünlerini ABD'ye göndermek için üretim hızını artırdı. Geleneksel olarak yılın dördüncü çeyreği ambalaj sektöründe zayıf geçse de bu yıl kahverengi kâğıt ve karton gibi kâğıt esaslı ambalaj siparişleri Trump dönemine hazırlık yapmak amacıyla aniden arttı. Bu durum, hurda kâğıt talebini de artırdı.

Seçimden sonra ABD'ye mal ithalatında deniz nakliyat ücretleri hızla arttı. Çin'den ABD'ye yapılan sevkiyatlara %60'lık bir tarifenin uygulanma olasılığı belirsizliğini korusa da Çin'in kâğıt ambalaj talebinin Trump'ın göreve başlamasının ardından muhtemelen düşmesi bekleniyor.
Çin'in 2018'de hurda malzeme ithalatını yasaklayan politikası sonrası, Hindistan ve Güneydoğu Asya, ABD'den hurda kâğıt ihracatı için birincil destinasyonlar haline geldi. Bu ülkeler, geri kazanılmış kâğıdı işleyip Çin'e ambalaj üretimi için gönderiyor.

2024 yılının Ocak-Ekim döneminde, Hindistan, Malezya, Tayland ve Vietnam ABD'nin geri kazanılmış fiber ihracatının yaklaşık %40'ını aldı. Meksika ise %15 ile ikinci sırada yer alırken, Çin %10 ve Kanada yalnızca %5 oranında pay aldı.

Çin'in geri dönüştürülmüş fiber talebinin düşmesi durumunda Asya'nın ABD ihracatına olan talebinin de düşeceğini ve bunun kesinlikle ABD'nin hurda kâğıt pazarını etkilemesi beklenir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerden (örneğin BRICS ülkeleri) ithal mallara uygulanacak tarifeler, ABD'ye ithal edilen malların yavaşlamasına ve kâğıt ambalaj talebinin zayıflamasına neden olabilir.

Meksika'nın tüketim malları üretiminin ABD talebine bağlı olduğundan, ABD'den kahverengi kâğıt ithalatını azaltacaktır. Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatın ABD pazarında kritik bir rol oynamadığı için tarifelerin fiyat artışları üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Tarifelerin geri dönüşüm sektörünü büyük ölçüde etkilemeyeceğini umuluyor. Ancak tarifelerin belirsizliği, planlama zorluklarına neden oluyor.

Kahverengi Kâğıt Fiyatları (4)
Oluklu mukavva kâğıdı sektöründeki fiyat artışlarının 2025 sonuna kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Ancak analistlere göre, yeni tarife tehditleri gibi başka konular da önümüzdeki yıl için dikkati çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

RaboResearch, 2024'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Kuzey Amerika kahverengi kâğıt raporunu yayımladı ve bu rapor, Eylül 2026'ya kadar yıllık %11,4'lük bir fiyat artışı öngörüyor. Bu ise 2025 yılında farklı kahverengi kağıt türleri için metrik ton başına ortalama 60-80 dolarlık fiyat artışı duyurularıyla "yakından uyumlu." (Rapor alıp-alabileceğiniz toplam zam 80 dolar demiş oluyor.)

RaboResearch'e göre "70 dolarlık fiyat artışı oldukça yüksek ve kısmen önceki artışların tam olarak yansıtılmamış olmasından kaynaklanıyor” muş. Raporu hazırlayan analist "fiyat artışının kabul edilmesi oldukça olası. Ancak tam 70 dolar olarak mı kabul edileceği şüpheli, çünkü bu oldukça büyük bir artış. 45 veya 50 dolar olması mümkün” diyerek sınırı çizmiş.

Genel olarak, ABD’de kahverengi kâğıt üretiminin durağan veya hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Rapor üretimde iki yıl boyunca sabit bir büyüme bekliyor. Ancak rapor, büyük birleşmelerin sektörde etkili olduğunu ve kahverengi kağıt üreticilerinin operasyonel varlıklarını dikkatlice incelediklerini belirtiyor. Bazı tesislerin kapatılması veya durdurulmasının gündemde olduğunu da belirtmiş.

Yorum
Yeni gümrük vergileri Kanada, Meksika ve Çin ile Asya ülkelerini olumsuz etkileyecek. Çin ve Asya’da kağıt talebi 2024 son çeyreğinde biraz artmış ama artık artması pek beklenmiyor.

Tarifelerin yılın ilk aylarında gemi trafiğini arttırması mümkündür.
ABD’de açıklanan kâğıt zammının ancak 40-50 doları tutar, kalan 20-30 dolarlık kısmı için üreticiler tekrar zam isteyeceklerdir.

Asya’ya ABD’den hurda ihracatı azalacağı için hurda fiyatının üzerinde baskı olur ve belki de 2019’da ABD’de görüldüğü gibi ambalaj atıkları toplanmamaya başlanır.

Ülkemizde Ne Olur?
Özetle oradakilerin benzeri olur. Maliyet artışları nedeniyle açıklanacak zammın bir kısmı tutabilir. Muhtemelen nakit akışı en sıkıntılı üretici kendi açıklayacağı zamdan en önce vaz geçer.

Dünyanın en büyük ekonomisinde iki yıl boyunca kâğıt üretiminin artması beklenmezken, ülkemizde kâğıt üretiminin artmasını beklemek hayaldir.

Kurlar kontrol altında ve Euro’nun zayıflaması varken içerde hurda kâğıdın toplanma motivasyonu düşer. Parası olan kâğıt üreticisi için hurda ithalatı şimdilik (en azından 2025’te) daha caziptir.

22 Haziran 2024 Cumartesi

Oluklu Mukavva Satışları ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla


Omüd YK toplantısında 15-17 Mayıs 2024 tarihlerinde yapılan Fefco toplantısı hakkında bilgi verildi ve sonrasında Fefco’da yapılan sunumlar paylaşıldı. İncelediğimde başlangıç sayfası yukarıda olan sunumdan aşağıdaki slayt  ilgimi çekti.


Avrupa’daki oluklu mukavva satışları ile GDP’yi (gross domestic product, GSYİH gayri safi yurt içi hasıla) kıyaslaması bakımından faydalı buldum. Slayta göre 2021’de oluklu mukavva satışları %8,5 artarken takip eden yıllarda %5,9 ve %3,8 azalmış. Sunumda 2017 yılındaki oluklu mukavva satışları ile Avrupa GDP’si 100 kabul edilerek iki endeks hesaplanmış. Oluklu mukavva satışları 11 yıl sonra kümülatif olarak %12,4 artışa ulaşırken GDP artışı ise %17,4’e ulaşmış.

Tabloya göre 11 yıllık dönemde Batı ve Orta Avrupa’da GDP artışı %17,4 olurken, oluklu mukavva satışı %12,4 olmuş. Yani oluklu mukavva satışları artışı GDP’den %5 daha az gerçekleşmiş.

Halbuki Omüd yıllık raporundan alınan alttaki tablonun dibinde yazdığı gibi (1), oluklu mukavva satışlarındaki büyüme Türkiye büyümesinden iki puan daha fazla olduğu kabul edilir idi.


Artık bu kabulden emin değilim. Fefco’da sunulan tablonun benzerini hazırladım:


İkinci sütundaki oluklu satış miktarlarını Omüd raporundan aldım. Türkiye GDP rakamlarını (2) numaralı kaynaktan aldım. Statista’daki 2024-2027 yıllarına ilişkin GDP tahminlerini çok düşük bulduğumdan IMF’in %3 büyüme tahminini esas aldım. Tablonun son satırına göre 11 yılda oluklu mukavva satışları %39,8 artmış. Ülkemizin GDP’si ise aynı dönemde %45,2 artmış. Yani yıllık ortalama GDP %4,1 ve oluklu mukavva sektörü %3,6 büyümüş.

2022-2024 döneminde bastırılmış kur GDP’yi anormal arttırdığı görülüyor. Oluklu satışları %14,8 gibi anormal azaldığı dönemde GDP %10,8 büyümüş. Takip eden 2023 yılında ise oluklu satışları %5 artarken GDP %22,3 artmış.

Bana göre kuru düşük tutma politikası, GDP’yle oluklu satışları arasında (eğer bir bağlantı vardı ise) bağlantıyı koparıp atmış. 

Fi tarihinde konulan varsayımlar o zaman doğruysa bile artık doğru değil.


Kaynaklar
1-Oluklu Mukavva Sektörel Faaliyet Raporu 2022 (Omüd yayını)
2-https://www.statista.com/statistics/263757/gross-domestic-product-gdp-in-turkey/

18 Kasım 2023 Cumartesi

Kim, Ne Yapmalı?

Kahverengi kâğıt yatırımları sürüyor, yılbaşında, ilk çeyrekte, ikinci çeyrekte devreye girecek yeni tesisler var. Çeşitli sektör toplantılarında, doğal olarak bu konu konuşulmakla beraber net bir fazla kapasiteden çıkış planı yok. Görebildiğim kadarıyla; gerektiği kadar üretim kesintisi yaparız diyebilen patronlar/yöneticiler var, eski teknolojili olanlar dursun diyen hesap-kitap bilmeyen yöneticiler var ve iki seneye işler düzelir diyen iyimserler var. Bu yazıda aklım erdiğince konuları tüm yönleriyle ele almaya çalışacağım.

İlk 9 ay
Açıklanan SKSV verilerine göre ilk 9 aydaki oluklu mukavva kağıtları üretim, ithalat ve ihracat rakamları şöyle gerçekleşmiş:

2023 tam yıl nasıl biter?
Tahminlerimle birlikte rakamları yıllığa taşıdığımda;
Oluklu mukavva kağıdı üretiminin geçen yılın 370 bin ton kadar altında kalacağını, ithalatın yıllık 85 bin ton kadar artacağını, buna karşılık bobin ihracatının %50 azalacağını ön görüyorum. Depremin de etkisiyle kapasite kısıldığından, esasen bu sene oluklu mukavva kağıdının fazla kapasitesini görmemişiz. Bir başka deyişle henüz fragmanı seyrediyoruz.

Eski teknolojili olanlar kapatsın
2023 yıl ortası itibarıyla, kurulmuş ve çalışır durumda olan (depremden etkilenen makineler çalışıyor kabul edilmiştir) oluklu mukavva sektörüne hurda esaslı kağıt üretmek amacıyla 26 kağıt makinesi bulunmaktadır. Bunlardan kapasitesi 100 bin tonun üzerindeki 10 makinenin toplam kapasitesi 3,1 milyon tonu aşmaktadır ve ülkemizin ihtiyacına fazlasıyla yetmektedir. (Esasen 10 makine bütün ülkeye yetip-artıyor ama 26 makine var ve 5-6 makine ise kuruluş aşamasında.) 2023 yıl ortasında montajı süren beş makinenin toplam kapasitesi ise 2 milyon tonu aşmaktadır.
Kapasitesi 100 bin tonun altında olan makine sayısı 16’dır ve kapasitelerinin toplamı bir milyon ton civarındadır. Yani 16 makinenin hepsi kapatılsa dahi oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığına çare olmayacağı açıktır.

Kapasite kesintisi
Peki çare ne? Çare kapasite kesintisidir. 2023’de deprem nedeniyle zorunlu veya planlı yapılmış (yıl bitmediğine göre daha da yapılacak) duruşlarla kabaca 350-400 bin tonluk kesintinin gelecek yıl (2 milyon tonluk kapasitenin ancak yarısının devreye gireceği varsayımıyla) bir milyon tona kadar çıkması mümkündür.

Esas sorun finansman
Kapasite kesintisi şirketlere büyük bir finansal yük getirecektir. Finansal yük dolayısıyla bazı eski teknolojili makinelerin kapatmayı düşünülmesi mümkün olsa da esasen bu makinelerin ürettiği malı kime satacağı düğümü çözecektir. Entegre olanların işi nispeten daha kolaydır. Ürettiği kağıdı tamamen açık pazarda satmaya çalışacak şirketlerin durumu daha zor olacaktır.
Öte yandan kağıttaki arz/talep dengesi varken, kağıt üreticileri vadeli satış yapmamayı tercih eder ve müşterinin kendi evrakını kabul etmezlerdi. Halbuki kapasite dengesi bozulunca mecburen prensiplerinden esnemek zorunda kalacaklardır. Zaten Avrupalı rakipleri ülkemizdeki alıcılara çoktan açık hesap kağıt vermeye başladılar. İçerdeki üreticiler da yurt dışına uyacak ve finansman giderleri daha da artacaktır.

Fiyat düşmek satışları arttırır mı?
Talep düşük olduğu (ve olacağı) için fiyatın düşmesi kağıt satışını arttırmaz. Nitekim Avrupalılar kağıt fiyatının pratikte önümüzdeki üç yıl boyunca değişmeyeceğini öngörüyor. (1) 2023 son çeyreğinde 475 € kabul edilen TL2 fiyatı 2024, 2025 ve 2026’da sırasıyla 490, 493 ve 491 € olacağı tahmin edilmiş. Fiyatın büyük değişiklik göstermeyecek olması talep düşüklüğü ve kapasite ilavelerine bağlanıyor.
Yurt dışında kağıt fiyatı böyle tahmin edildiğine göre bizde de € bazında büyük değişiklik beklememek gerekir. Ülkemizdeki fiyat € bazında artarsa, ithal kağıt cenneti oluruz. Aynı yazıda oluklu fiyatlarında da benzeri bir hareket beklenmektedir.

İhracat yapalım
İlk 9 ayda kağıt ihracatı yarı yarıya azalmış. Para otoritesi şu veya bu nedenle TL’nin değer kaybına izin vermiyor, yani kur nedeniyle ihracat şansı sıfır. Yurt dışı pazarlarda da bizdeki kadar olmasa da kağıt kapasitesi ilaveleri ihracat yapmamızı engellediği gibi ithalatı arttırıyor. Ayrıca yine bizdeki kadar çok yüksek olmasa da oralarda da enflasyon var ve tüketicilerin reel harcanabilir gelirleri düşmüş durumda. Tüketici reelde geliri azaldığı için daha az para harcayabiliyor dolayısıyla ambalaj tüketimi de kağıt talebi de azalıyor. Özetle yeni bir pandemi veya benzeri önemli bir durum ortaya çıkmadıkça kağıt ihracatı hayal.

Bu zor durumdan çıkmak için
  • Önce bizi bu duruma getiren Ankara’nın her önüne gelene kağıt ve/ya ambalaj teşviki vermekten hemen vaz geçmesi gerekiyor. Yalnız fazla kapasite değil, nihai tüketicilerin değişen beklentileri, sürdürebilirlik kaygıları, iklim değişikliği ve çevre konuları da kişi başına ambalaj dolayısıyla kağıt tüketimini azaltacak. Sektörün içinde bulunduğu bu durumdan kaç yılda çıkabileceği hesaplanmalıdır. Sektör mensupları ile ilgili devlet daireleri ortak bir plan üzerinde mutabık kalmalıdır. Bu plana göre, süren yatırımların ötelenmesi, teşvik kapsamında olan yatırımlara yeniden bakılması, durum düzelene kadar sektöre finansal destek verilmesi ve hatta ihracatı teşvik veya ithalatı zorlaştırma  gibi hususlar ortak ve işbirliği içinde değerlendirilmelidir. Eğer sektöre finansal destek verilecekse, bu yalnızca belli grupları değil sektörün bütününü kapsamalıdır. Almanya’nın bütün kağıt sektörüne elektrik desteği iyi bir örnektir.
  • Hurda, kağıt ve ambalajla ilgili dernekler “şu kadar büyüdük, acayip iyiyiz” türünden geçmişteki konuları şov amaçlı böbürlenmeyi bırakıp-önümüzdeki sıkıntıları her ortamda dile getirmelidir.
  • Sektör oyuncuları “eski kapasiteler kapatsın” gibi hesaba dayanmayan söylemler yerine gelecek iki-üç yıl nakit akışını nasıl sürdüreceklerini makul mantıklı planlamalıdır. Hazır 2024 planları/bütçeleri yapılırken bu konu oldukça önemlidir.

Yararlanılan kaynak
(1) Paper Packaging Monitor Europe, 27 Eylül 2023, www.risiinfo.com 

15 Ekim 2023 Pazar

Avrupa Kahverengi Kâğıt ve Oluklu Mukavva Tahminleri

Risi’de 27 Eylül tarihli ve başlığı “Paper Packaging Monitor Europe” olan bir rapor okudum. Rapor, oluklu mukavva kağıtları ile karton sektöründe yeni yatırımları ve kapasite kısıntılarını özetledikten sonra önümüzdeki iki yıla ilişkin üretim ve satış miktarları ile fiyat beklentilerini özetliyor. Doğrusunu isterseniz kartonla ilgili kısımları fazla irdelemeden okurken, doğal olarak kahverengi kâğıt ve oluklu mukavva bölümleri daha çok ilgimi çekti. Aklımda kalanları ve bence önemli olan bölümlerini yorumsuz şekilde aşağıda paylaşıyorum.

Durum
  • Avrupa kâğıt talebi sıkıntı yaşamaya devam edecek. Tüketiciler ülke ekonomileri hakkında endişeli ve harcama yapmama eğiliminde. Enflasyon düşmüş olsa da halen yüksek.
  • Çin’in ihracat zayıf, ambalajlı mal üretimi düşük; bu durum Almanya gibi ihracat ağırlıklı ekonomilerde üretimin azalmasına neden oluyor.
  • Hizmetler sektörünün yavaşlıyor olması da bir başka endişe kaynağı. Bu sektörün yavaşlamaya devam etmesi özellikle karton ambalajı olumsuz etkileyecek.
  • İç talebin düşük olması ve ihracatın da kötülüğü, kâğıt üreticilerinin stoklarının artmasına ve kapasite kullanım oranlarının düşmesine yol açıyor.

Genel Tahminler
  • Rapor Batı Avrupa ülkelerinin oluklu mukavva satışlarının (yüklemelerinin) bu yıl %4,6 düşmesini, 2024 ve 2025’de ise %3,2 ve %2,7 oranında artacağını tahmin ediyor.
  • 2023’ün ilk 6 ayında oluklu mukavva satışlarının (geçen yılın ilk yarısına göre) 2,2 milyon m2 az olduğu hesaplanıyormuş. 2023’ün ikinci yarısında ise oluklu mukavva satışlarında 300 bin m2 artış olacağı hesap edilmiş.
  • Oluklu mukavva kağıtlarında da benzeri küçülmeler bekleniyormuş. Avrupa içindeki kahverengi kâğıt talebi 2023’de %7,6 küçülürken; 2024’de %4 ve 2025’de %1,9 artacakmış. Talepteki bu durum kahverengi kâğıt üretimi bu yıl %3,4 azaltırken, sonraki iki yıl da %2,6 ve %2,3 artıracakmış.
  • Talebin düşük olması nedeniyle kâğıt ve kutu fiyatlarının stabil kalması bekleniyormuş. Ayrıca kâğıt fabrikalarının kapasite kullanım oranlarının kısa dönemde düşmeye devam edeceği kesinmiş.

Ekonomik Görünüm
  • Ekonomik durumun esas göstergesi enflasyon Temmuz’dan Ağustos’a %5,3’den %5,2’ye düşse de pandemi öncesi döneme göre halen yüksek.
  • Temmuz’da sanayi üretimi %1,1 azalırken; dayanıklı tüketim malları üretimi %6,7 ve hızlı tüketim malları üretimi %0,6 azaldı.
  • Üretim miktar artışı %0,1 gibi gerçekleşti ve beklentilerden düşük. Satın alma müdürleri endeksi (PMI) üçüncü çeyrekte yavaşlamaya işaret ediyor. En büyük ekonomilerden ikisi Almanya ve İtalya, çok büyük olasılıkla resesyona girdiler.

Fiyat Tahminleri
Aşağıdaki tabloda verilen geçmiş dönem fiyatları Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere’deki rakamların ortalaması olarak hesaplanmış.
Hurda esaslı kâğıt fiyatları 13 ayda %59 kadar düşmüş. Bu seneki ve gelecek yılların fiyat tahminleri ise (€/ton, adrese teslim) şöyleymiş:
Batı Avrupa’da oluklu mukavva kâğıt fiyatlarının 2023’den 2025’e değişmesi beklenmiyor. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere kutu fiyatlarında da benzeri bir durum var.

6 Ağustos 2023 Pazar

İşlerin Azalmasına Amerikan Yorumu

Aşağıda Adam Josephson adlı yazarın, Freight Waves’de çıkan üç yazısını özetlemeye çalıştım. Oluklu mukavva ambalaj satışlarındaki azalmayı Amerikalılar nasıl yorumluyor diye merak ediyorsanız, lütfen okumaya devam edin.
İlk yazıya göre paketlenmiş gıda üreten şirketler (General Mills, Conagra ve McCormick) birbiriyle çelişen ifadeler olsa da dönem raporlarını sunarlarken (üçü de halka açık olmalı), satış miktarlarının azalmasını şöyle yorumlamışlar:
  • Amerikalılar daha da “fiyat hassas” hale geldiler
  • Marketler işletme sermayesini düzgün kullanmak adına, son sekiz çeyreğin altısında stok azalttılar
  • Nisan başındaki Paskalya tatilinden beri anormal derecede talep düşüklüğü var
  • Tüketiciler ucuz ürünlere kaymıyor, tersine genel olarak daha az gıda ürünü satın alıyor
  • Tüketiciler finansal baskı altındalar ve market markalı ucuz ürünleri alıyor
Aynı yazıya göre PepsiCo’nun hem market markalı rakibi olmadığından ve/ya az olduğundan hem de diğerlerinden farklı olarak miktarı düşmesine rağmen zam yaparak organik satış büyümesi sağladığından bahsediliyor. 
(Diğerlerinden farklı olarak ne yapmış? İşler azalsa da maliyet artışını fiyata yansıttığı için cirosu azalmamış.)

Yazar paketlenmiş gıda satışlarındaki azalmayı;
  • Kredi kart faizleri %20 olsa da kredi kart borçlarının rekor yüksek seviyeye çıkmış olması
  • Aşağıdaki grafiğe göre Amerikalıların enflasyondan arındırılmış gelirlerinin son iki yıldır düşüyor olması (dikkat edilirse Haziran’da ABD enflasyonu düşme eğilimine girdiği için ortalama reel haftalık gelirler artmaya başlamış.)
Nedenlerine bağlıyor ve (Ekim ayında öğrenci kredileri ödemeleri başlayana kadar) giderek daha çok Amerikalı finansal sıkıntıya düşecek diyor.
İkinci yazıda oluklu mukavva kutu talebi için “özellikle ticari malların talebine delalet eden önde gelen ekonomik gösterge” deniyor. Son dört çeyrektir kutu talebi düşük gidiyor diyerek; PCA (Packaging Corporation of America, Kuzey Amerika’daki üçüncü büyük kahverengi kağıt ve oluklu mukavva üreticisi)’nın kutu satış miktarı grafiği veriliyor.
Grafik önceki yılın aynı dönemine göre kutu satış miktarlarının ne kadar değiştiğini gösteriyor. Son kırmızı çizgiye göre 2022 ikinci çeyreğine kıyasla PCA’nın oluklu mukavva satış miktarı %9,8 azalmış.

Son yazı ise “kutu satışının niye düştüğünü halen anlamadıysanız” tadında kaleme alınmış. Tüketiciler için daha ucuz olan market markalı ürünlere kayıyor ve almak zorunda değillerse satın almıyorlar diyor. Buna karşılık markaların promosyonlu satışlarının, gerçekte sonraki satışlarını daha da daralttığı anlatılıyor. Yazar bütün bunlar orta ve alt gelirli Amerikalılar için bakalım yüksek gelir grubunda neler oluyor diyerek; Fransız lüks ürünleri satıcısı LVMH’nin 2023 ikinci çeyrekte satışlarının azaldığını ve özellikle Hennessy konyak satışlarının çok düştüğünden bahsediyor. Sonuçta önce fakirler enflasyonu hissediyor, daha sonra zenginler.
Talep düşük olunca, şirketler de maliyet azaltma yoluna gidiyor ve bu nedenle stokları azaltıyor zira paranın maliyeti yani faiz yüksek diyor.

Benim anladığım
  1. Enflasyon, tüketicinin net harcanabilir reel gelirini azaltıyor.
  2. Tüketici daha az ve daha ucuz malı alıyor.
  3. Üreticilere olan mal talebi düşüyor.
  4. Mal talebi düşünce kutu talebi de düşüyor.
  5. Paranın maliyeti yüksek olduğundan marketler/markalar stokları azaltmaya gidiyor. Yani döngü 3’ten tekrar başlıyor.
ABD’de durum böyleyse bizde nasıl derseniz?
Onlarda enflasyon, faiz ve oluklu mukavva miktar artışı sırasıyla %5, %5,5 ve -%10 iken bizde TÜİK’in açıkladığı son ayın enflasyonu %9,5 ikinci grafiği gözünüzde canlandırın. Yıllık 6-7’lik enflasyon bunlara neden oluyorsa, bizdeki %47,8 neler yapmaz. İsterseniz %47,8'i aklınızda bulundurup, Amerikalı yazan yerleri Türk diye tekrar okuyun.

3 Haziran 2023 Cumartesi

Oluklu Mukavva Kağıdı Dengesi

Bu yazının ilk versiyonundaki hesaplama hataları düzelttim ve bobin stokları dikkate almadan bu versiyonu hazırladım. Gelen eleştiri/önerilerden faydalandım. Sanırım bu versiyon daha doğru oldu ve önceki versiyonu sildim.
Pandemi döneminde alınan yatırım kararlarıyla, çok büyük kağıt kapasitesi devreye girecek. Yeni makinelerden bazıları devreye girdi, bir kısmı bu yıl kalanı gelecek yıl devreye girecek. Günün sonunda ülkemizde kağıt kapasitesinin fazla olacağını herkes biliyor/görüyor. Peki fazlalık ne kadar olacak ve ne zaman kağıt kapasitesi dengeye gelecek? Bu yazıda kağıt-oluklu dengesini incelemeye çalışacağım.

Ne kadar kağıt kullanılıyor?
Tablodaki bütün rakamları SKSV’nin yıllık raporlarından aldım. Sütunlara numara verdim ve hesabı nasıl yaptığımı belirttim. Son 3 yılda oluklu mukavva kağıdı kullanımı 3,1 milyon tonun altına düşmemiş ve 2022’de 3,4 milyon tona çok yaklaşmış.

Kağıt ithalatı sıfır olur mu?
Olmaz. “Şu kadar kağıt ithalatı var, bunu bitirmek için fabrika kuruyorum” diyenler hayal kuruyor. Pandemiden önceki yıllarda hurda esaslı kağıt ithalatı %11-12 gibi olmuş. 2021’de ithalat yarıya düşmüş ama devam etmiş. 2022’de ise normale dönmüş. İçerde ne kadar yeni teknolojili süper fabrika açılırsa açılsın, hurda esaslı kağıt ithalatı %6-7 gibi devam edecek görünüyor.

Kullanılan kağıdın ne kadarını oluklu sektörü kullanıyor?
İkinci tabloda oluklu mukavva sektörünün yıllık bazda ne kadar kağıt kullandığını hesapladım. 3 ve 4 numaralı sütunlar SKSV raporlarından gelirken, 5 numaralı sütunu tahmin ettim. Bu sütun hurda esaslı-selülozsuz kraft muadili olan kağıtları (XXX Kraft gibi adlandırılan test liner türevleri) değil, içine az da olsa selüloz giren kağıtları gösteriyor. 8 numaralı sütun, Omüd’ün raporladığı oluklu mukavva satışına %11 fire ilave edilerek hesaplanmıştır. Sektörün ortalama fire oranını %11 kabul ettim. Ağırlıklı levha/safiha veya a.box (Fefco 0201) üretenlerde fire oranı biraz daha düşüktür. Buna karşılık özel kesimli kutu modelleri arttıkça fire oranı da yükselir.
Tablonun son sütununda esmer ve beyaz kraft liner kullanım oranını hesapladım. Kraft kullanım yüzdesi oldukça normal olarak giderek azalıyor. 2021’deki azalma ise pandemi nedeniyle yurt dışından çok az kraft ithalatı nedeniyledir.

Oluklu dışı sektörler ne kadar kağıt kullanıyor?
7 ve 8 numaralı sütunları önceki tablolarda hesaplamıştım. İkisinin farkıyla hesaplanan son sütun oluklu dışı sektörlerin kağıt kullanımını gösteriyor. Bu sektörler kim derseniz? Tek yüzlü levha (single face) çekenler, köşebent/miğfer boru/masura üretenler, kağıt çanta, ambalaj amaçlı sargılık kağıt ebatlayanlar, kağıt lamine edip-kalın karton yapanlar, restoran masası üstü baskılı kağıt veya araba yıkamacıların kağıt paspası, gibi çok sayıda oluklu mukavva kağıdı kullanan sektör var.

2021’de oluklu dışı kullanımda ciddi azalma görülüyor. Bu oldukça normal. Hatırlanacak olursa 2021’de kutu yapacak kağıt bulmakta zorlanmıştık. 2021 rakamını ayrıca Omüd’den ayrılan iki büyük oluklu şirketinin rakamlarının doğru tahmin edilememesi, SKSV’ye üretim rakamı veren kağıt fabrikasının oluklu dışına gri mi ürettiğini bildirmemiş olması ve ithal gri karton girişi de etkilemiş olabilir. Bilindiği üzere oluklu dışı sektörlerde önemli miktarda gri karton da kullanılmaktadır. 


Önümüzdeki 2-3 sene ne olabilir?
A sütunundaki tahminlerimi Omüd’ün 2023 ilk çeyrek sonuçlarına göre yeniledim. İki ay kadar onca oluklu satışlarını daha düşük tahmin etmiştim. 11 numaralı sütun yine satılacak oluklu miktarına göre %11 fire eklenmesiyle oluşturulmuştur. Sonraki üç sütun (12, 13 ve 14) tahminlerimdir. Hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı azalacaktır ama hiçbir zaman sıfır olmayacaktır. 15 numaralı sütun oluklu sektörünün yerli kağıt sanayiinden talep edeceği kağıt miktarıdır.

Kağıt üretimi ne kadar fazla?
16 numaralı sütun SKSV’nin 2022 raporuna göre oluklu mukavva kağıdı üretim tahminleridir. 15 numaralı sütunu yukarıda hesaplamıştım. 17 numaralı sütun oluklu mukavva dışı sektörlerin kullanacağı oluklu mukavva kağıdı tahminimdir. Son sütunda ise ihraç edilebilecek veya fazla kalan oluklu mukavva kağıdı miktarıdır.

2023’ün ilk aylarından itibaren piyasadaki görüntü, (iki makinenin deprem nedeniyle üretimde olmamasına rağmen) kağıt fazlalığının çok daha yüksek hissedildiği şeklindedir. Gerçekte ise işler 2022 ortasından itibaren azalmaya başlamıştı. Seçim nedeniyle nihai tüketicilere verilen destekler/yardımlar içerde talebi biraz canlandırdı. Dış pazarlardaki daralma ve baskılanmış dolar kuru ise hem oluklu sektörünün kutu ihracatını hem de kutu tüketimini artıran diğer ürün ihracatlarını olumsuz etkiledi. Gelecek yıldan itibaren kağıttaki esas sıkıntıyı/fazlalığı yaşayacağız.

Kağıt piyasası ne zaman dengeye gelecek sorusuna cevap vermediğimin farkındayım. Ülkemizde bu plansızlık varken, Ankara’daki bürokrasi her önüne gelen kağıt/oluklu yatırımına teşvik verirken hesap yapmak çok zor.

16 Nisan 2023 Pazar

Oluklu Mukavva Talebi (2023)

Kaynaklardaki yazıyı okuduğumda ülkemizin bu seneki oluklu mukavva talebini tekrar düşündüm. Önce yazıyı özetleyeyim:
5 Nisan’da yayınlanan yazıya göre, ABD’deki orta büyüklükteki (onların ölçeğine göre 85m USD ciro anlamına geliyormuş) 32 şirketten yöneticilerle anket yapılmış işlerin nasıl olacağı sorulmuş.
  • Katılımcıların üçte biri, geçen yılın aynı dönemine göre bu sene ilk çeyrekte işlerinin (miktar olarak) ortalama %3 arttığını söylerken; diğer üçte bir ortalama azalmanın %4 ve son üçte bir ise ortalama %12 azalma olduğunu söylemiş.
  • Katılımcıların %53’ü ilk çeyrek boyunca hiçbir canlanma işareti görmediğini söylerken; %28’i işler (yani miktar) daha da kötüleşti demiş.
  • Mart sonundaki iş yüklerine göre katılımcıların Nisan beklentileri ise %47’si iş miktarı aynı kalır, %28 iyileşir ve %25 işler daha da kötüye gider (yani oluklu mukavva satış miktar azalır) demiş.
  • Nisan 2023 ile Nisan 2019 kıyaslaması: Ankete cevap verenlerin %36’sı bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha iyi olmasını beklerken, diğer %36’sı iki Nisan’ın aynı üretim/satış miktarıyla geçeceği ve son %28’lik dilim ise bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha kötü olmasını bekliyormuş.
  • Aynı doğrultuda “Nisan’da böyleyse yıl sonu ne olur” diye sorulduğunda: Katılanların %44’ü 2023, 2019’a kıyasla %1-5 daha fazla oluklu mukavva üretiriz/satarız, %25 2019 ve 2023 miktarları aynı olur ve kalan %36 bu sene 2019’dan %1-5 daha az olur demiş.
Yazar anket sonuçlarını makro verilerle birlikte yorumlayarak;
  • Bireylerin tasarruf miktarında olağan dışı düşüş
  • Rekor seviyede yüksek borçlanma
  • Yüksek kredi kartı borçları
  • Kredi kartı ve otomobil borçlarında yükselen temerrüde düşme miktarının yanında

Üstteki Amerikalıların reel haftalık kazançlarının grafiğini de vererek; “daha ne olsun elbette kutu talebi azalacak” demeye getiriyor. (Anladığım kadarıyla grafik, ortalama ücretten o andan itibaren son dönemin enflasyonunu indirerek hazırlanmış. Ücret dolar bazında bir miktar artsa bile enflasyon artışı nedeniyle reel ücret yani harcanabilir gelir azalmış oluyor.)

Reel ücretlerde yükselmenin görüldüğü Nisan 2020 sanırım, ABD’nin vatandaşlarına “evde oturun, hastalanmayın, dışarı çıkmayın” diyerek para vermeye başladığı dönemdir. O dönemde insanlar çalışmadıkları halde hesaplarına yatan yardımlarla e-ticareti patlatmış idi. Bir yıl sonra yardımlar kesildiğinde veya azaltıldığında enflasyon görünmeye başlamış ve reel ücretler pandemi öncesine göre azalmıştır. Grafiğin sonunda yani Şubat 2023’de reel ücret 2019 sonuna göre %2 azalmış durumdadır. Kart ve araba borçları ile azalan tasarruflar (bankadaki paralar borç ödemeye gitmiş) bireyler tüketimi kısıyor. Tüketim düştüğü için de kutu satışları geriliyor.

Bizdeki Durum
Amerika’da %8 enflasyonla durum böyleyse bizde nasıldır derseniz, oluklu mukavva satışları çok daha kötüdür. Omüd’ün 2021 yılı raporu ile 2022 verilerine göre geçen yılların oluklu mukavva satış miktarları şöyledir:
2021 yılı oluklu mukavva satışlarının 2.882 bin ton (2,9 milyon ton) ulaştığı tarihsel olarak en iyi yıl olmuş. 2022 ise %11,7 küçülmeyle 2.544 bin ton satış miktarıyla kapanmış.

Pandemi anormal bir alım telaşı, “ya mal bulunmazsa” endişesi yaratmış ve oluklu mukavva talebini maksimize etmiş. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren, aynı ABD’deki nedenle (reel ücretlerin enflasyon tarafından öğütülmesiyle) bizde de talep durdu. İnsanların harcanabilir geliri azaldı. Mevcut %50 seviyesindeki enflasyonla oluklu talebinin tekrar 2021 seviyesine gelmesi için 3-4 yıl gerekecek.

İyimser Tahminim

  • Tahminimce 2023’de küçülme devam edecek ve yıllık satış miktarı 2,4 milyon tona inecektir. 2023 ve 2024’de devreye girecek yeni oluklu fabrikaları, arz-talep dengesizliğini daha da bozacaktır. Her başvuruna oluklu teşviki veren Ankara’daki hesap bilmeyen bürokratlara duyurulur.
  • Sektörün 2015’den 2022 sonuna ortalama yıllık büyümesi %3,2’dir, bu bakımdan ortalama her yıl %5 büyümesi oldukça iyi bir performans olacaktır.

Kaynaklar

Cardboard box demand to remain low in 2023 - FreightWaves

13 Kasım 2022 Pazar

Webinardan Sonra

11 Kasım 2022 gün aşağıda linkini verdiğim “Zer ile İşinizin Yarınları / Ambalaj Sektörü” başlıklı yayına katıldım. (1) Yayın öncesi bildirilen konuşma konuları,
Şeklinde idi. Verilen konulara göre hazırlık yaptım ama moderatörün konu dışına çıkılmasına engel olmaması, sponsor güzellemelerine çokça yer verilmesi nedeniyle biraz eksik bir yayın oldu. Bu düşüncelerden hareketle, yayın sırasında tam anlamıyla dile getiremediğim düşüncelerimi ifade etmek amacıyla bu yazıyı hazırlıyorum.

Öncelikle Gündemde Olmayan Ancak Sorulan Konular
Resesyon Etkisi
Yalnızca resesyona bağlamak doğru olmaz. Yüksek enflasyon, insanların harcanabilir gelirinin azalması, açılmalardan sonra e-ticaretin küçülmesi, ihracat pazarlarında benzeri nedenlerle daralmalardan dolayı kahverengi kağıt ve oluklu mukavva sektörlerinde üretim ve satış miktarları düşüyor.
OMÜD verilerine göre oluklu mukavva satışları ilk 9 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre %8,5 azalışla 1,92 milyon tona gerilemiştir.
SKSV verilerine göre aynı dönem içerdeki oluklu mukavva kağıt kullanımı (ithalat ve ihracat rakamlarıyla birlikte) %1 artışla 2,17 milyon tona çıkmış ama sektörün üçüncü çeyrek üretim rakamında geçen yılın aynı dönemine göre %4,1’lik küçülme söz konusudur.

Hammadde Sıkıntısı
Pandemi döneminde yaşanan hammadde tedarik sorunları artık yok. Her türlü ambalaj hammaddesi kolaylıkla bulunuyor. Tersine acilen karar verilen yatırımlar devreye girmeye başladı ve kahverengi kağıtta da oluklu mukavvada da bir bolluk dönemindeyiz.

Ambalajlar Arası Geçiş
Ambalaj maliyetlerinde artış olduğunda, tekrar kullanılabilen ambalajlar daha çok tercih edilir. Bu dönemde de oluklu mukavva yerine plastik kasa veya plastik oluklu kutu tercih eden ürün grupları var.
Ambalaj alıcıları tek kullanımlık ambalaj ile tekrar kullanma arasında bir denge kurmaya, toplam ambalaj maliyetini optimize etmeye çalışıyor.


Son Dönemde Öne Çıkan Zorluklar
Enerji
Enerji maliyetlerindeki artış kahverengi kağıt, dolayısıyla oluklu mukavva sektörü için en önemli konudur. Aşağıdaki grafiği AGED’in 24 Ekim 2022 tarihli bülteninden aldım. (2)
Grafiğe göre bu yılın ikinci çeyreğinde Avrupa’da esmer liner maliyeti (= cash cost = hammadde, kimyasal, enerji, işçilik ve elek/keçe gibi işletme malzemesi) 480 USD/ton ve enerji bunun %25’i imiş. Benim bildiğim kadarıyla aynı dönem ülkemizdeki esmer linerin maliyetindeki enerji %30’lar seviyesindeydi. 2021 sonlarında enerji ağırlığı %20’den az iken ekim itibarıyla aynı ürünün maliyetindeki enerji ağırlığı %40’ı aşmıştır.

Düşen Talep
  • Enflasyon hem içerde hem de ihracat pazarlarında bireylerin harcanabilir gelirini aşağı çekiyor. Eskiye göre daha az harcama yapmalarına engel oluyor. Böylece ülkemizin ambalaj ihracatı düşüyor.
  • Öte yandan Avrupa’da başlayan resesyon, en azından sanayi şirketlerinin daha az ambalaj talep etmesine yol açıyor.
  • Pandemiden sonra insanlar eski tüketim alışkanlıklarına geri döndü. E-ticaretin yarattığı harika talep ortadan kalktı.
  • Ve son olarak devreye giren yeni tesisler içerde ve dışarda hem kahverengi kağıt hem de oluklu mukavva bolluğu yarattı. Ekimdeki Avrasya Ambalaj fuarında görüldüğü üzere Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerden dahi Türkiye’ye kağıt satmaya gelenler oldu.
Gelecek Dönemdeki Tehdit Unsurları
Hurda

  • “Geri Dönüşüm Ekonomisi” dergisinin 20’nci sayısının ön yazısında (3) belirtildiği gibi Avrupa, atık kağıt, metal ve plastiklerin Avrupa dışına çıkmasına engel olmak üzere; bu yılın sonunda “atık nakliye yönetmeliğinde” revizyona gidecektir. Avrupa revizyon marifetiyle atık malzemelerin çıkmaması, çıkıyorsa Avrupa içinde yeni ürüne dönüşmesini arzu etmektedir. Revizyon gerçekleştiğinde (tahminen bir yıl sürecektir) ülkemizin Avrupa’dan atık kağıt ithalatı zorlaşacaktır.
  • 2020’de 1,5 milyon tondan fazla hurda kağıt (üçte biri oluklu hurdası, OCC) ithal eden Türkiye’nin hurda kağıt ithalatı 2021’de %22 azalışla 1,2 milyon tona düşmüştür. Yakın zamanda yaptığım bir hesaba göre ülkemizde üretilen oluklu mukavva kutuların %78’i geri toplanmakta ve kağıt üretimine gitmektedir. %78 oldukça iyi bir orandır ve tamamı toplanmayacağına göre ülkemizin hurda kağıt ithalatı sürecektir.
  • Devreye yeni girecek kağıt fabrikalarının pratikte hurda kağıt sıkıntısı yaratacağı kesindir. En büyük hurda kağıt ihracatçısı ABD’dir ve oradaki kahverengi kağıt yatırımlarından sonra ihraç edilecek yeterli hurda kalacağından şüpheliyim. Tahminen 2024’den itibaren hurda kağıt, kahverengi kağıt üretimini belirleyen esas faktör olacaktır.
Değişen Kurallar
Avrupa’da Yeşil Mutabakat, sınırda karbon vergisi derken yukarıdaki hurda taşıma regülasyonu benzeri başka yeni kurallar da devreye giriyor. (4) numaralı linkteki regülasyondan sürdürebilirlik danışmanımız sayesinde haberim oldu. Giderek Avrupa’ya mal satmak daha zor hale geliyor ve gelecek. Avrupa kendi sanayisini rekabetten korumaya çalışıyor, yeni nesil gümrük duvarlarını yeni kurallar vasıtasıyla örüyor.
Ülke olarak bunları takip etmek ve önlem almak durumundayız, şirketlerin tek tek takip etmesi ve önlem geliştirmesi mümkün değildir.

Gelecekte Bizi Neler Bekliyor?
  • Webinarda da dile getirildiği gibi ambalaj sektörü büyümeye devam edecek. 2021 sonu itibarıyla kişi başına kağıt esaslı ambalaj tüketimi 61 kg (oluklu mukavva, sargılık kağıtlar, karton ambalaj dahil) ve yalnızca oluklu mukavva tüketimi 33 kg/kişidir. Bu rakamların artması, Türkiye’nin kalkınmasıyla/zenginleşmesiyle mümkündür. Mevcut büyüme modeli, ülkemizin kalkınmasına yeterince destek vermiyor.
  • Ürünün toplam maliyeti içindeki ambalaj maliyeti (esnek ambalajı, karton/oluklu kutusu, palet ve şiringi dahil) ürüne göre %0,5 ila %4 arasındadır. (Oranlar, Omüd’ün 2012 yılında IBS Research&Consultancy’e yaptırdığı çalışmadan alınmıştır.) Mevcut trend, hem hijyen hem de büyük ailelerden küçük ailelere dönüş, enflasyon, hayat pahalılığı gibi nedenlerle ambalajlar küçülmeye devam edecektir.
  • Depozito sistemi, tekrar kullanılan ambalaj çözümleri de artacağından bilinçli tüketiciler tekrar kullanılan ambalajları tercih edecektir. Bu türlü sistemler ambalaj tüketimini azaltmaya çalışacaktır.
  • Ambalaj esasen, tüketiciye ürünün teslimatını sağlayan bir unsurdur. Benzin istasyonundaki kutudan teslim alma gibi kombine çözümler arttıkça, olukludan kartona/zarfa/çantaya kaymalar olacaktır.
İşin Sürdürebilirliği
  • Mevcut durumda en büyük ihracat pazarımız Avrupa olduğuna göre, uygulamadaki kurallarımızı oraya uydurmak gerek. Sürdürebilirlik kavramı, biraz moda gibi görülüp-“mış” gibi yapılıyor. Oysa müşteri konuyu ciddiye alıyor ve bütün sitemlerini düzeltiyor. Sürdürebilirlik, kısa dönemde şirketlere maliyet getirse de uzun dönemde var olabilmemiz için sürdürebilirlik konusuna çok önem vermeliyiz.
  • Ambalaj atıklarının ayrıştırmasını hanelerden başlatmak gerek. Evde çöp ile hammadde olabilecek atıkları birbirinden ayırdığımızda ülkemiz kazanacaktır.
  • Kısa dönemde özellikle kahverengi kağıt sektörünün enerji desteğine ihtiyacı vardır.
  • Yeni hazırlanacak regülasyonlarda ilgili tarafların görüş, öneri ve katkılarını almak gerekir. Mevzuatı Ankara’da sınırlı sayıda uzman hazırladığında bazen uygulanamaz hükümler içerebiliyor. Sağ olsun devletimiz sonra geri adım atıp-düzeltiyor ama zaman ve enerji kaybı oluyor.
  • Kayıt dışı çalıştırma, çocuk işçi, sigortasız/eksik ücretle çalıştırma gibi hususlar maalesef bazı şehir ve bölgelerde var. Daha dün haberlerde bir çocuğun iş yerinde öldüğünü duyduk. Bu konulardaki zafiyeti, Almanlar dahi biliyor olmalı ki dördüncü maddedeki kuralları yazmışlar.
  • Ülke bazında planlama gerekiyor. Mevcut 22 kahverengi kağıt fabrikasının 3,6 milyon ton kapasitesi var. 2-3 yıl içinde devreye girecek 10 makinenin kapasitesi de o kadar. Bu kadar kağıdın üretilmesi de satılması da sorun oluşturacak. Keşke bir devlet planlama teşkilatı olsaydı ve fazlalık yatırımları başka alanlara yöneltseydi.

Kaynaklar, Atıf Yapılan Yerler

(1) Zer ile İşinizin Yarınları / Ambalaj Sektörü adlı internet yayınının linki:
Zer ile İşinizin Yarınları | Ambalaj Sektörü - YouTube
(2) AGED Kağıt Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği, www.aged.org.tr
(3) AGED’in yayınladığı bir dergidir.
(4) https://www.roedl.com.tr/tr/tema/yazilar/alman-tedarik-zinciri-yasasi-uyarinca-turk-sirketlerinin-almasi-gereken-onlemler

4 Ekim 2020 Pazar

Covid-19 Sürecinde Oluklu Mukavva Kağıdı ve Bağlantılı Sektörler Üzerine Bir Değerlendirme

 (Bu yazı 24 Eylül 2020 günü Orenko 2020 kongresinde yaptığım online konuşmanın metnidir.)

2020 Girerken

Yıl kötü başlamıştı. Çin’e atık kağıt ihraç eden bazı Amerikan şehirlerinde toplama ayırma tesisleri (TAT) kapanmaya başlamıştı. (1) Devreye girecek kahverengi kağıt makineleri endişeleri arttırıyordu. Atık kağıt bollaşacak zira Çin ithalatı azaltıyor, oluklu mukavva talebinde önemli değişiklik olmayacak beklentileri vardı.

Kahverengi kağıt fabrikalarımız için ürettiğin miktarın ancak %80’i kadar atık kağıt ithal etme kotası devreye girdi.


Ocak-Şubat: Beklenenden Farklı Bir Yıla Giriş

Çin’den korona haberleri duyulmaya başlanırken, Tayvan, Endonezya ve Vietnam’da ithal edilen atık kağıttaki kontaminasyon oranlarını düşürdü. (2)

Atık kağıt ithalatının durmasıyla birlikte yetersiz atık kağıt, Çin’i kahverengi kağıt ithalatına zorlayacak beklentisi oluştu. Bazı kimseler Çin en azından 1 milyon ton kağıdı Avrupa’dan ithal eder şeklinde görüş belirtti. (2) Yılın başlarında bu görüş doğrultusunda Çin’e Avrupa’dan ve ülkemizden yoğun kağıt ihracatı gerçekleşti.

Virüs, Çin’deki atık kağıt toplama işini sekteye uğrattı, Çin’in kağıt talebi daha da arttı.

Endüstriyel okaliptus sahaları ile bazı chips stokları yandı. Avustralya’dan okaliptus talaşı alarak selüloz üreten Çin ve Japon şirketleri başka kaynaklara yönelmek zorunda kaldı. (3)

Bir kaç hafta içinde kraft liner üreticileri, yaz aylarına kadar dolu olduklarını duyurarak zam açıkladı.

Türk ve Avrupa’lı şirketler Çin’den yedek parça alımlarını durdurma kararı aldılar. Akabinde, karantinalar nedeniyle isteseler de alamaz duruma düştüler.

Çin yeni yıl tatilinden dönen kamyoncular, yollarda karantinaya alındı. Çin içinde mal hareketi durdu. Konteynerler boşalamaz-yüklenemez oldu. Konteynerlerin geri gelmemesi, navlun fiyatlarını arttırdı. (4)

Kağıdın giderek daha zor bulanacağını düşünen bütün oluklu fabrikaları stoklarını arttırdı ve fazladan ithalat yaptılar. Bazı orta ölçekli oluklu fabrikaları kağıt temin etmekte zorlandı.

Bu arada oluklu mukavva kağıtları talebi çeşitli nedenlerle artmaya devam etti: E-ticaretin artması, plastik ambalajdan kaçış, naylon poşetten kağıt torbaya geçiş trendlerinin yanında; küçülmesi beklenen Avrupanın yıla büyüyerek başlaması etkili oldu. (5)

Ayrıca Çinlilerin Asya’daki kahverengi kağıt ve recycled pulp yatırımları tam anlamıyla devreye girememesi ile kağıt fabrikalarında planlı-plansız bakım ve yenileme duruşları kağıt talebini tetikledi. (5)


Mart-Nisan: Panik Alımları İşleri Arttırdı

Dünya evden çalışmayla tanışırken, Çin’de atık kağıt toplaması, normalin üçte birine düştüğü anlaşıldı.

Dünya genelinde tüketicilerin panik halindeki alımları pik yaptı. Japonya ve Avustralya’da hijyenik kağıt ürünler tükendi. (6) Hızlı tüketim mallarının talebi patladı. Türk indirim market zincirleri, tedarikçilerine “ürettiğini gönder, termini bekleme” talimatını verdi.

Ülkeler kendi insanlarını korumayı esas aldı. Avrupa sınırlarını kapattı. İtalya’dan çıkan tırlar, Avusturya’ya girmekte zorlandı. (7) Kapalı sınırlar, karantinalar her türlü mal hareketini aksattı. (8)

Türkiye’nin komşularıyla olan sınır kapılarında geçişler kısıtlandı/yasaklandı. Şirketler, devletleri takip ederek; misafir/ziyaret kabul etmemeye başladı.

Anti-Çin söylemler oluştu: Bazı Avrupalı alıcılar, “Çin’den gelen malzeme kullanılmadı” şeklinde deklarasyon talep etmeye başladı.

Beyaz ve kahverengi eşya üreticileri, talep azlığından ve/ya yarı mamul temn edemediğinden birer-ikişer hafta fabrikalarını tatil etti.

Atık kağıdı toplayan zincir de kırıldığından, ithal fiyatları artış gösterdi. İçerde de atık kağıt toplama faaliyeti aksadı. Atık kağıt azlığı bobin fiyatlarını tetikledi. (9)


Mayıs: Yarısı İyi Olan Ay

Haziran’da ekonominin komple açılacağının belli olmasıyla, Mayıs ortasından itibaren ambalaj talebi birden düştü. Kahverengi kağıt bollanmaya başladı. Atık kağıt talebi de doğal olarak azaldı.

Temizlik maddeleri üretenlerin işleri normal tempoya döndü.

Kutu alıcılarının siparişlerini iptal etmeye başlaması üzerine; oluklu fabrikaları, verdikleri kahverengi kağıt siparişlerini ertelemeye başladı. Kağıt fabrikaları için, “sipariş var, ay dolu ama müşteri teslimat istemiyor” gibi absürd bir durum meydana geldi.


Haziran: Karamsar Tahminler Ayı

Nihai tüketiciler, Mart-Nisan aylarında stokladıkları ürünleri tüketmeye devam ettiğinden, kutu ve kağıt talepleri düşük kalmaya devam etti. Geçen yılın sonlarında devreye giren fazlalık kapasiteler, anormal derecede kağıt bolluğu yarattı.

Oluklu fabrikalarının ithal siparişleri gelmeye devam etti ve bobin stokları şişmeye devam etti.

Birleşik Krallık Geri Dönüşümcüler Birliği, “8 milyon ton atık kağıt toplanıyor, 3 milyonu Çin’e ihraç ediliyor. Çin ithalatı yasaklıyor, Asya ülkeleri kontaminasyon oranlarını düşürüyor. 3 milyon ton atık kağıdı satacak Pazar yok. Devlet geri dönüşüm şirketlerine destek olsun, kağıt yatırımı yapsın.” Şeklinde yardım istedi. (10)

Moody’s global kağıt ve orman ürünleri sektörüne ilişkin olumsuz ön görülerini açıkladı: “Tüketicilerin azalacak talepleri, daha az kağıt esaslı ambalaj gerektirecek ve önümüzdeki 12 ay süresince %4-7 oranında gelir kaybı yaşanacak. Oluklu mukavva kağıtlarında ise fiyat düşüşü daha az olacak zira kahverengi kağıt fabrikaları duruşlarını uzatacaklar ve yeni fabrikaların devreye girişleri gecikecek.” (11)

Risi’de yayınlanan bir yazıya göre Çin kahverengi kağıt piyasasının 2020’de geçen yıla göre %7 daralacağı tahmin edildi. İhracatın düşmesi sebebiyle kahverengi kağıt talebinin de düşmesi bekleniyor. Yazıya göre Çin’de tüketilen tüm kahverengi kağıtların %35-40’ı ihraç edilmek üzere bir başka mal ile doldurulan kutularda kullanılmaktadır. (12)


Oluklu Mukavva Kağıtları Sektörünün 2020/6 ay Sonuçları

2020’nin ilk yarısı bittiğinde kahverengi kağıt sektörünün çok iyi çalışmış olduğu belli oldu. Selüloz ve Kağıt Vakfı’nın (SKSV) raporlarına göre,


Aynı Dönemde Oluklu Sektörü

Oluklu Mukavva Üreticileri Derneği (OMÜD) raporlarına göre, oluklu mukavva sektörü ilk çeyrekte %17 büyümüş ve ikinci sektörde %2 küçülmüştü. Toplamda %7,46 büyüme gerçekleşti.



Temmuz-Ağustos: Denge Arayışı

Avrupa’daki yaz tatili ile virüs nedeniyle bazı şehirlerdeki kapanmalar, atık kağıdın toplanmasını yavaşlattı. Atık kağıt, kahverengi kağıt ve oluklu mukavva kutu arasında dengeler bir türlü kurulamadı. Dengeyi bozan ise Çinli üreticiler olmaya devam etti. Nine Dragon, Temmuz’un ilk sekiz gününde kağıt fiyatını iki kez arttırdıktan sonra, üçüncü hafta zamları geri aldı. Çin’in içinde de kağıt-kutu dengesi kurulamamış olduğu anlaşıldı. (13)

Çin’in verdiği her ithalat izninden sonra atık kağıt piyasaları karıştı. Çinli alıcılar çok yüksek miktar ve kraft ağırlıklı hurda kağıt talep ettiklerinden, fiyatları arttırıp-geçici darlık yarattılar. Bunun benzerini Çin’in bobin taleplerinde de görüldü. Talep edilen miktar yüksek olduğundan, kahverengi kağıtta kapasite yetmeyecekmiş gibi bir hava oluştu ve fiyatlar arttı.

Ancak Çin’den gelen talebin sürekliliği-düzenliliği hiç olmadı. Kendi ülkelerinin kağıt talebiyle kapasitesini dolduramayan kağıt fabrikaları mecburen, düşük fiyatla Çin’e ihraç etmeye devam etti.

Buna karşılık bazı Avrupalı şirketlerin, eskiden Çin’den yaptıkları alımlarını ülkemize yönlendirdikleri görüldü. Beyaz eşya, tekstil ve otomotiv başta olmak üzere oluklu mukavva sektörüne de bu şekilde talepler geldi.

Ülkemize atık kağıt ithal etmek zorunda olan büyük kağıt üreticileri, ithal ettikleri atık kağıdın maliyetinde en küçük artış olduğunda; içerden alımlarının fiyatları arttırdılar. İthal etmeyenlerin de maliyetini yükseltmek amaçlı bu davranış, kağıt ve kutu fiyatlarının artmasını getirdi. Kutu da talep yetersizken, fiyat arttırma gereği doğdu.

ABD’de ikinci çeyrek büyüme rakamları açıklandığında perakende ticaretin geçen yılın aynı dönemine göre %3,6 azaldığı anlaşıldı. Buna karşılık e-ticaret %31,8 artışla 211 milyar USD’ye ulaştığı açıklandı. (14)


Bir Değişim Trendi Daha Var: Atık Kağıt

Dört yıl kadar önce Çin katı atıkların ithalatını duyurduktan sonra 2018’de hava kirliliği nedeniyle küçük kapasiteli ve emisyon değerlerini sağlamayan kağıt makinelerini durdurmuştu. Eş zamanlı olarak Çinli kağıt üreticileri hem komşu ülkelere hem de ABD gibi uzak yerlerde eski kağıt fabrikaları aldılar veya yenilerini kurdular. Çin’e yakın yerlerde ise atık kağıdı işleyip-recycled pulp üreten tesisler kurdular. Bu hareketler, hem toplam atık kağıt ticaretini azalttı hem de ağırlıklı olarak Çin ithal ederken; ithalat ağırlığı Asya ülkelerine kaydı. (15)

Üç yılda azalan 9 milyon ton kadar atık kağıt ihracatı, oluklu mukavva kutuyu tekrar kullanma, oluklu mukavva yerine tekrar kullanılmak üzere plastik kutu kullanma, diş macunu gibi bazı ürünleri kutusuz satın alma isteği gibi hareketler başlattı.


Bundan Sonrası: Belirsizlikler

Temel belirsizlik nedeni pandemi ne zaman biteceğinin belli olmamasıdır. Ayrıca şu hususlar (15) orman ürünleri sektörünü etkileyecektir:

  • Kişisel korunma ve hijyen: Maske, eldiven, temizlik kağıtları, dezenfektanlı mendil ve temizlik kimyasallarının üretimi, ülkelerin koyacağı kurallar ve tüketicilerin stoklama davranışları ile artabilir.
  • Uzaktan çalışma ve eğitim: Evden çalışma/eğitim, A4 kağıtların tüketimin azaltırken hijyenik kağıt tüketimini arttırıyor. Evden çalışma ne kadar sürecek?
  • E-ticaret: Klasik perakendeye göre e-ticaret 7 kat daha oluklu mukavva ambalaj kullanıyor. Pandemi döneminde bazı ürünleri internet üzerinden satışları %200 kadar arttı. Pandemi bittiğinde, tüketiciler eski alışkanlıklarına yani klasik perakendeden alışverişe ne ölçüde dönecek?
  • Sürdürebilirlik hassasiyeti: Covid-19 öncesi, çeşitli şirket, kurum ve ülkelerin emisyon azaltma, sıfır atık, plastik kirliliğini azaltma,...gibi sürdürülebilirlik stratejileri çok popülerdi. Ancak virüs, plastik ambalajların kullanımını; ucuz olması ve hijyen sağlaması nedeniyle hızlandırdı. Şimdi tek kullanımlık olanı tekrar kullanma, plastik miktarını azaltarak kağıt/oluklu ile kombine etme, plastik alış veriş poşetlerini yasaklama ve tek kullanımlık restoran ürünlerini (tabak, bardak) kağıt esaslıya çevirme gibi gayretler var. Bireylerin sürdürülebilirlik beklentileri nasıl şekillenecek?
  • Global ticareti etkileyebilecek politikalar: ABD-Çin ticaret savaşları, Brexit, ABD’nin Kanada kerestesine vergi koyması, maske ihracatının yasaklanması,... gibi popülist liderlerin dünya ticaretini olumsuz etkileyen eylem ve söylemleri orman ürünleri sektörünü de etkilemektedir.
  • Hükümetler: Pandemiden çıkış için yapılan, para basma, borç erteleme, düşük faiz, bireylerin cebine para koyma,...gibi uygulamaların sürmesi durumları ile bu politikalardan vaz geçilmesi de sektörümüzü etkileyecektir.


Benim Yorumum: İki Kurtarıcı Var

Yukarıdaki genel belirsizlik ortamına ilaveten, kahverengi kağıt sektöründeki kapasite fazlasının nasıl eritileceği önem kazanıyor. Ülkemizde planmış 2,6 milyon ton ilave kapasite 2025’e kadar devreye girecek. Avrupa’da 2020’de 1 milyon ton devreye girdi, yılın kalanında 1 milyon 250 bin ton daha devreye girecek. Yeni makineler kağıt fiyatının üzerinde baskı oluşturacak.

Çin’deki kağıt kapasitesi kısıntısını tam bilmiyoruz. Çin, ülkemiz dahil daha fazla kağıt ithal ederse mesele yok. Ama etmezse maliyeti yüksek olan kağıt makineleri oyun dışında kalacaktır.

Çin dahil Asya’nın kahverengi kağıt tüketiminde 2020’de önceki yıla göre %4 düşme bekleniyor. Buna karşılık Çin’in ilk 7 aydaki kahverengi kağıt ithalatında 2 milyon ton artış olmuş. (17) Artışın ne kadarı Çinli şirketlerin Asya’nın çeşitli yerlerine kurdukları fabrikalardan temin edildiğini bilmiyoruz.

E-ticaretin nasıl büyüyeceği de tam kestirilemiyor. 2018’de okuduğum bir yazıya göre (18) e-ticaret kolileri, ABD kahverengi kağıt pazarını her yıl %1 civarında büyütüyordu. (Yazıda e-ticaret kutularında kullanılan kağıt miktarı toplam kahverengi kağıt tüketiminin %5’ ve her yıl %20 artıyor şeklinde idi. Ancak yukarıda artışın %31,8’e çıktığını açıkladık.) Pandemiyle birlikte her yerde internet üzerinden alışveriş arttı. Belirsizlik ortamı sürdükçe, tüketiciler internetten alışverişe devam ederler ve kağıt tüketimi artmış olabilir.

Özetle iki kurtarıcı var: Çin’in kağıt talebi ile e-ticaret. Ancak belirsizlikler sürüyor.


Kaynakların hepsi, www.risi.info.com ‘da bu yıl yayınlanmış yazılardır:

(1) Chicago area recycling industry struggles after China bans waste imports; majority of Americans lived ‘in a fool’s paradise’, 8/1/20

(2) Fastmarkets RISI Viewpoint: What is happening with European RCCM exports to China?, 23/1/20

(3) Australian bushfires impacting country’s woodchip export business, 13/1/20

(4) China’s P&B industry slow amid coronavirus outbreak; recycled containerboard prices go up, 22/2/20

(5) European containerboard prices look set to rise on lower stocks, improved market dynamics; negotiations yet to start in Germany, 28/2/20

(6) Australia sees toilet paper, tissue panic amid coronavirus fears, manufacturers to ramp up production, 5/3/20

(7) Italy’s Confindustria asks for Tyrol controls on Italian trucks to be lifted, 13/3/20

(8) European Commission confirms green lanes open for transport of packaging materials, 30/3/20

(9) Fastmarkets RISI Viewpoint: The Great Shutdown, recycling systems, and containerboard and cartonboard prices, 4/4/20

(10) The Recycling Association calls for government to support investment in UK paper and cardboard recycling infrastructure after announcements from China and Indonesia, 14/6/20

(11) Moody's outlook for global paper and forest products industry remains negative; expects industry operating income to decline 4%-7% over the next 12 months, 17/6/20

(12) Fastmarkets RISI Viewpoint: Prospects for China's containerboard market, 18/6/20

813) Recycled containerboard prices surge in China, 9/7/20

(14) July actual box shipments, with June's, surge to 15-yr high; boxmakers see strong e-commerce holiday season, 26/8/20

(15) Fastmarkets RISI Viewpoint: Change in global recovered paper trade patterns, 28/8/20

(16) Uncertainty in forest products markets, Temmuz 2020

(17) Fastmarkets RISI Viewpoint: How the Asian paper and board markets are doing under COVID-19, 4/9/20

(18) FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - Capacity doesn't come close to matching e-commerce, China fiber shortfall, & US structural dynamics [VRP], 16/10/18