5 Eylül 2020 Cumartesi

E-Ticaret Ambalajında Tasarım Trendleri

Ağustos ayının sonlarında e-ticaret ambalajlarıyla ilgili, kaynaklardaki ilk iki yazıyı okudum.


Tüketiciler E-Ticarete Geçtiğine Göre Ambalaj Tekrar Düşünülmeli

İlk yazıda, Covid-19 salgının tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını değiştirdiğinden yola çıkarak; “bu ambalajlar market rafına göre tasarlanmış, ama artık tüketicilerin yarısı online alım yapıyor” şeklinde eleştiri getiriliyor. Özellikle deterjan plastikleri ile teneke ve cam ambalajların değişmesi gerekebileceği vurgulanıyor. Yazar, ambalaj tasarımlarının e-ticarete uygunluk bakımından incelenmesini ve düşürme ile kenar ezilme (ECT) testleri uygulanmasını tavsiye ediyor.


Sürdürülebilirlik ve Daha Az Fire için DS Smith’in Döngüsel Tasarım Prensipleri

İkinci yazıda ise yaptırdığı bir araştırmaya dayanarak, DS Smith’in Döngüsel Tasarım Prensipleri gerekçeleriyle birlikte açıklanıyor. Araştırmadan (yazıda geçen) bazı bulgular şöyledir:

Araştırmaya katılanların %93’ü satın aldıkları ürünün ambalajında boşluk olduğunu söylerken; %73’ü kutunun yarısı veya fazlası boştu demişler.

%54’ü ise içinde boşluk olan ambalajla ürün gönderenden tekrar alış veriş yaparken iki kez düşüneceğim demiş.

Katılımcıların %60’ı e-ticaretten aldıkları ürünlerin ambalajında %25’den fazla boşluk olduğunu bildirmiş.

Bu maddeye dayanarak, daha iyi ambalaj tasarımlarının dünya genelinde yıllık 46 milyar USD lojistik maliyetini düşürebileceği hesaplanmış.

Bir başka bulguya göre, Asya’dan diğer ülkelere giden konteynerlerde %24 boşluk olduğu ve bu ortadan kaldırılabilirse, 122 milyon ton karbon dioksit emisyonuna engel olunabileceği de hesaplanmış.

Bu sonuçlardan yola çıkılarak DS Smith şu prensipleri koymuş:


  • Ürünü ve markayı koru: Zayıf ambalaj nedeniyle içindeki ürün hasarlanıyorsa, bunun çevresel ve ekonomik sonuçları olur. Tasarımcı, tasarladığı ambalajın içindeki ürünü koruyacağından emin olmalıdır.
  • Gereğinden fazla ambalaj malzemesi kullanma: Ambalaj malzemelerini optimize et, kaynakları koru ve fireyi azalt.
  • Tedarik zinciri verimliliği için tasarla: Stoklama ve depo optimizasyonu, müşterinin fabrikası ve ambalajlama hattı, dolu kutunun istiflenmesi ve kamyona yüklenmesi,...gibi bütün adımları dikkate alan bakış açısıyla tasarla.
  • Kullanılacak ambalaj malzemesi: Kalite, mukavemet ve geri dönüştürülebilme başlıca malzeme seçim kriterleridir. Geri dönüştürülmüş kağıtlardan üretilmiş ambalajı tercih edildiğinde, sürdürülebilirlik bakımından artı değer yaratılmış olur.
  • Daha iyi bir çözüm vardır: Kendimizi (ambalaj tasarımcı ve üreticisi) ve müşterilerimizi, döngüsel ambalaj çözümleri için zorlamalıyız.


Başka Görüşler

Konuyla ilgili başka ne var diye araştırdığımda, 3 ve 4’deki kaynakları buldum. E-ticaret ambalajlarında yedi kadar tasarım trendinden bahsediliyor, bunlardan altısı aşağıdadır: 

  • Sürdürülebilir ve çevre dostu ambalajlar: Kutu ebatlarını küçültme, ürünleri dökme (yani ambalajsız) yükleme, ambalajı geri alma, karbon emisyonunu azaltan nakliye şekillerini tercih etme, sunulan alternatifler arasından en sürdürülebilir olanı tercih etme, geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen ambajı tercih etme,...gibi hususlar sürdürülebilirliği destekleyen eylemler olarak görülüyor. Ayrıca geri dönüşüm ve karbon emisyonu gibi konulara dikkat eden toptancı ve üreticilerle çalışma tavsiye ediliyor.
  • Plastitiğin aleyhine esen rüzgarlar: Plastiğin sağlamlık ve esnekliğini inkar etmek mümkün değil. Ancak dünyanın çeşitli yerlerinde başlayan plastik poşet, plastik şişe, plastik tutucular/sap yasakları; plastik ambalajların yeterince toplanmadığı ve geri kazanılmadığındandır. Çevre hassasiyeti giderek yükselmektedir.


  • Markanız ambalajın üzerinde basılı olmalı: Müşterinizle bağ kurmak istiyorsanız, çok küçük bir işletme olsanız bile markanızı, logonuzu ve gerekli diğer bilgileri ambalajın üzerinde olmalıdır.
  • Renk ve grafik: İç ambalajlar daha renkli, daha dikkat çekici olmaya gayret edecek. Parlak pembe, parlak sarı ve metalik renkler tüketicileri cezbeden renkler olacak. Buna karşılık dış ambalajın üzerindeki grafik daha basit tasarlanmış ve gereken her türlü bilgiyi (logo, üretici, ürün, vb bilgiler) kolayca okunabilir olmalı.
  • E-ticarete uygun ambalaj: Hafif, kolay taşınabilen/istiflenebilen, üzerinde markanız olan ve ekonomik olmalıdır. E-ticaret ambalajının birincil görevi içindeki ürünü sağlam olarak tüketiciye ulaştırmaktır. İkincil görev ise markanızın bilinirliliğini arttırmasıdır.


  • Kutudan çıkarma: Satın alınan ürün kutudan çıkınca, kurulmuş-kullanıma hazır olmalı. Demonte veya çeşitli parçaları başka termoform plastiklerin/kutuların içinde olmamalı.


Yorum

Evet e-ticaret giderek artıyor ve artmaya devam edecek. İlk yazıdak görüşlere katılıyorum, e-ticaret arttığına göre mevcut ambalajlar gözden geçirilmeli. İnternet üzerinden satış yapanlar, ilgili uzmanlara ve/ya ambalaj üreticilerine kullandıkları ambalajları detaylıca inceletmeli.

Bizzat yaşadığım bir olay bana yazarın haklılığını gösterdi. Bir kaç ay önce internetten 2 litre kolonya sipariş etmiştim. Geldiklerinde birinin ağzı açılmış ve yarısı dökülmüştü. Çünkü dış ambalaj uygun değildi.

Plastiğin aleyhine esen rüzgarlar olsa da pandemi döneminde plastik ambalajlı gıda tüketim artmıştır. Atık plastikleri geri toplama ve dönüştürme gayretleri artacaktır. Esas konu kullanılmış plastik ambalajları geri toplamaktır.

Son kaynak dijital baskıyı da bir trend gibi vermiş ama ben katılmıyorum. Dijital, diğer baskı tekniklerine göre yalnızca az adetler basılacaksa avantaj sağlıyor. Ofset veya süper fleksodan daha farklı/güzel imaj vermiyor.


Kaynaklar:

(1) https://www.plasticstoday.com/packaging/rethinking-packaging-consumers-shift-ecommerce

(2) DS Smith launches “Circular Design Principles” to eliminate waste, drive sustainability in packaging. www.risiinfo.com da 17 Ağustos 2020’de yayınlanan yazı

(3) https://www.eventige.com/blog/trending-ecommerce-packaging-design#:~:text=There%20is%20a%20growing%20demand,clear%20and%20easy%20to%20read.&text=Brand%20colors%2C%20labels%20and%20logos,package%20apart%20from%20the%20rest.

(4) https://katanamrp.com/blog/package-trends-for-ecommerce/

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Kahverengi Kağıt Sektöründe Tahmin Edilememe Durumları

Bu yazıda bir kaç haftadır üzerinde düşündüğüm ve araştırdığım ama bir sonuca ulaşamadığım konuları yazacağım.


Atık Kağıt

Ekonomiler açıldıktan sonra toplama normale döndü. Bu günlerde Çin son partileri ithal ediyor ve gelecek yıldan itibaren hiç katı atık ithal etmeyeceğine göre şimdilerde (pandemi öncesindeki gibi)  atık kağıt stoklarının artmaya başlamış olması gerekirdi. Ancak son 2 haftadır, Avrupa’dan çıkan atık kağıt miktarı arttığından (yani yüksek talep) fiyatı 30-40 €/ton yükseldi. Risi’de yazılanlara göre Güneydoğu Asya (özellikle Hindistan) ülkelerinin Avrupa’dan atık kağıt ithalatı artmış. (1) Artışın nedeni ise bu ülkelere Çinlilerin kurduğu recycled pulp fabrikalarının çalışmaya başlaması imiş.

Atık kağıt fiyatının artışı, hiç beklemediğim şekilde ülkemizde de fiyat artışına neden oldu. (Normalde ülkemizde yaz aylarında atık kağıt bol bulunur ve çok toplanır.) İthal veya yerli hurda kağıdın maliyet artışı önümüzdeki günlerde, ülkemizde kahverengi kağıt ve oluklu mukavva fiyatlarını etkileyebilir.

Güney Asya ülkelerinde atık kağıt ithalat kısıtlarının konulması, o ülkelerde toplamanın artması, eskiden Çin’e atık kağıt temin eden Japonya, ABD gibi ülkelerden ithalat yapılması, Covid-19 ikinci dalganın yaşanması nedeniyle bazı ülkelerin kapanma olasılığı,... gibi durumlar atık kağıdı birden bollaştırabilir de azaltabilir de.


Oluklu Mukavva Kağıtları

Bütün dünyada kurulu kapasite fazlalağı varken ve oluklu mukavva talebinde çok önemli bir artış yokken; kağıt şirketlerinde bir yatırım iştahı görülüyor. Geçen hafta, iki kağıt/ambalaj  grubu ABD’de oluklu mukavva kağıdı fabrikası kuracaklarını duyurdu. Bir yorumcu (2), “yalnız bu iki yatırım kararıyla kuzey Amerika’daki oluklu mukavva kağıdı kapasitesi 2019’a göre %5,5 artmış olacak, oluklu mukavva talebindeki artış ise (son yılların ortalaması) yıllık %1 diyor.” Aynı bölgede başka yatırım niyetleri olduğu da anlatılıyor. Başka bir yazıda ise son 17 ayda ABD’de kapatılan oluklu mukavva kağıdı fabrika sayısının beş olarak veriliyor. (3) ABD’nin oluklu mukavva kağıt talebinin daha çok artacağı nasıl hesaplanıyor?

Yine aynı yazıda Çin’de iki ayrı grubun 600.000 tonluk iki yeni kahverengi kağıt makinesinin devreye girdiğinden bahsediliyor. Çin, atık kağıt ithalatını yasakladığına göre bu iki makine hammaddeyi nereden bulacak? Acaba Çinliler dünyanın başka yerlerinde de (mesela Orta Doğu’da) recycled pulp üretimine soyunmak zorunda kalır mı?


Kraft Liner Yatırımları

Avrupa ve Rusya’da sürmekte olan kraft liner yatırımlarının (4, 5, 6 ve 7) getireceği ilave kapasite 2,5 mlyon ton kadardır. Bunlardan Ilim, doğrudan üretilecek kraft lineri Çin’e satmaktan bahsetmektedir. (Herhalde ticaret savaşlarıyla Çin’in önümüzdeki dönemde ABD kraftına yine vergi koymasını bekliyorlar.)  Bana garip gelense, oluklu mukavva ambalajdaki kraft liner tüketim yüzdesinin giderek azalırken bu yatırımların yapılmasıdır. Kraft yatırımı yapanlar, acaba kraftlı oluklu mukavva talebinde bir patlama mı bekliyor?


Kraft Liner Tüketimi

ABD’nn kraft liner ihracatı 2019’da 3,8 milyon ton iken bu yıl 4,6 milyon tona çıkması bekleniyor. (3) Çin’in ABD’den kraft liner ithalatı ilk 7 ayda 400 bin tona yaklaşmış. ABD’nin kraft liner ihracatındaki aynı dönemdeki artış %28 olmuş. Acaba bildiğimizin tersine kraft liner kullanımı artıyor mu?


Oluklu Mukavva Kutuda E-Ticaret Etkisi

Okuduğum bütün makalelerde kahverengi kağıt talebini (dolayısıyla oluklu mukavva talebini de) e-ticaretin büyüttüğü yazıyor. Ancak ortaya dökülen rakamlar bunu açıklamaya yetmiyor. ABD’de e-ticaret nedeniyle kahverengi kağıt talebinin yılda %1,5 arttığı hesaplanıyor. (8) Geçen ay ülkemizin e-ticaret ambalajı miktarını %3,2 olarak hesaplamıştım. Fefco 2018 raporuna göre Almanya’nın e-ticaret ambalajı satışı toplamının %3,9’u imiş. Kahverengi kağıt talebinin artması acaba gerçekte ne kadar e-ticaretten kaynaklanıyor? İstatistikler hatalı olabilir mi? Nihai tüketiciler giderek daha fazla internet üzerinden alış veriş yapıyor olabilir mi?


Sonuç

Çok fazla soru var. Pandemi üçlü sektörü (hurda, kağıt, kutu) acaip etkiledi. Halen sular durulmadı ve sektörün globalde nasıl şekilleneceği belirsiz.


Kaynaklar 

verilen tarihler, yazıların www.risiinfo.com daki yayın tarihleridir

(1) Improving packaging business boosts Asian RCP demand; Indonesia regulatory chaos, 3 Temmuz 2020

(2) FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - Update on announced N.A. capacity additions, 10 Ağustos 2020

(3) Kraft linerboard: First-half export volume strong yet US kraft liner prices appear to fall again in global markets, 14 Ağustos 2020

(4) SCA taps Voith to supply new 725,000 tonne/yr kraftliner PM at its Obbola mill in Sweden, 24 Ekim 2019

(5) Valmet wins order to convert PM 7 at Stora Enso's Oulu mill in Finland from coated woodfree paper to kraftliner, 18 Haziran 2019

(6) Russia's APPM to build new virgin fiber containerboard mill, 11 Haziran 2020

(7) Ilim completes equipment purchase for its new pulp and paperboard mill in UstIlimsk, Russia, 12 Ağustos 2020

(8) FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - Capacity doesn't come close to matching e-commerce, China fiber shortfall, & US structural dynamics [VRP], 16 Ekim 2018

 

18 Temmuz 2020 Cumartesi

E-Ticarette Ne Kadar Oluklu Mukavva Kullanılıyor?

2018 Kasım ayında yazdığım bir yazıda, ABD’de oluklu mukavva sektörünün büyümesine en çok katkının e-ticaretten geldiğini tercüme etmiştim (yazının linki) Son günlerde RISI’de (1)’deki yazıyı görünce; acaba e-ticarette kullanılan oluklu mukavva kutu miktarı başka türlü hesaplanamaz mı diye düşündüm ve aşağıdaki çalışmayı yaptım.

E-Ticarette Daha İşin Başındayız
Yukarıdaki tabloyu (2)’deki Tüsiad-Deloitte çalışmasından aldım. E-İhracatın katkısıyla Çin en büyük e-ticaret yapan ülke konumunda. Pandemi dönemi, e-ticareti daha da arttırmış olabilr. Almanya’da e-ticaret GSMH’nın %1,75’i iken bizde yalnızca %0,7 seviyesinde.

Türkiye İnternet Üzerinden Pekakende Pazarı
Ülkemizin perakende pazarı 2018 yıl sonu itibarıyla 1 trilyon TL olarak tahmin ediliyor. (3)
(4)’deki rapordan aldığım üstteki tabloya göre, internet üzerinden satılan perakende geçen yıl 44,9 milyar TL imiş. Yani oluklu mukavva kutuya giren ve internet üzerinden satılan toplam perakende tutarı bu kadardır.

Kaç Kutu
Bu tabloyu (5)’den aldım ve şu hesabı yaptım:
Varsayımlarıma göre 2019 sonu itibarıyla, satılan tüm oluklu mukavva kutuların %3,2’si e-ticarette kullanılmaktadır. Bu oran Almanya’nın 2018 rakamından bile düşüktür. Hem e-ticarette hem de oluklu mukavva ambalaj kullanmak için alınacak çok yol var.

Kaynaklar:
(1) Fastmarkets RISI Viewpoint: The effect of e-commerce during a crisis on European containerboard demand

(

6 Haziran 2020 Cumartesi

Ambalaj Talebinde Sert Düşüş


Mayıs ayına hurda kağıt yokluğuna bağlı kağıt fiyatı artışıyla başlamıştık. Bu ise kutu fiyat artışına neden olmuştu. Ayın ortasında, tam olarak 11 Mayıs haftasında oluklu mukavva talebi birden düştü. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla, bu ani fren ABD’den-Avrupa’ya her yerde olmuş. Bence ambalaj talebinde ani azalmanın en önemli nedeni, normale dönüş haberlerinin kendisidir. Ekonomilerin açılma haberleri gelmeye başlayınca, nihai tüketiciler pandemi döneminde stokladıkları malları tüketmeye başladılar. Böylece marketlerden alımlarını azalttılar.

Mayıs’ta Olanlar
  • Mayıs’ın ortasından itibaren atık kağıt fiyatı yurt dışında azalmaya başladı. Aynı günlerde Türkiye’de de atık kağıt bollaşmaya ve fiyatının düştüğü görüldü.
  • Kağıt talebinin kuvvetli olmaya devam edeceğini ve hurdanın içerde az ve pahalı olacağını varsayan kağıt fabrikaları Haziran varışlı atık kağıtları 185 €’dan sipariş vermişlerdi.
  • İndirim market zincirlerinden (pandemi döneminde çok tüketilen) gıda ve temizlik/hijyen maddelerinin üreticilerine iptaller gelmeye başladı. Bu maddeleri üretenler dönüp-oluklu mukavva siparişlerini iptal etmeye başladı.
  • İlk üç aydaki yüksek kutu talebini dikkate alan oluklu üreticileri bobin stoklarını arttırmıştı.
  • Oluklu fabrikaları verdikleri kağıt siparişlerin teslimatlarını geciktirmeye veya iptal etmeye başladı. Ay başında dolu olan kağıt fabrikalarında birden kapasite boşluğu oluştu.
  • Aynı dönemde ülkemize şimdiye kadar hiç kağıt vermemiş yabancı bir grup, 70 gram gibi oldukça düşük gramajlı kağıdı damping fiyatlardan satmaya başladı.

Bütün bunların neticesinde, kağıt fiyatı Mayıs ortası, Mayıs sonu ve 3 Haziran’da üç kez düştü. (Sonuncu indirim biraz pireye kızıp yorgan yakmaya benzedi. Ucuz atık kağıtların kullanılmaya başlamasından sonra gelseydi daha doğru olacaktı.)

4 Haziran İtibarıyla
Atık kağıt bulunabilirliği yüksek, fiyatı düşme eğiliminde. Yurt dışından alınmış pahalı atık kağıtların teslimatları devam ediyor.

Oluklu fabrikalarındaki kağıt stokları yüksek ama yeterli oluklu mukavva ambalaj talebi yok. Eldeki kağıt stoklarının yeni alınabilecek olanlara göre oldukça pahalı olduğunu da unutmamak gerek.

Kağıt fabrikalarının kapasiteleri müsait ama içerde ve dışarda yeterince talep yok. Üstüne üstlük Ağustos ve Eylül’de Avrupa’da iki ve ülkemizde bir (biraz daha geç) olmak üzere toplamda üç yeni kağıt fabrikası daha devreye girecek. 

Yeni kapasiteler kağıt fiyatını baskılamaya devam edecek. Ülkemiz kahverengi kağıtta bir spot market olduğundan yeni fabrikalar deneme üretimlerini buraya satmaya çalışacaktır.

Bundan Sonra
Sokağa çıkma kısıtlamasının kalkması, turizm sezonu ve ucuz kredi paketleriyle, oluklu mukavva talebinde biraz canlanma olur. Sektör elindeki pahalı kağıt stoklarını tüketmeye gayret eder.

Kağıt fabrikalarına gelen kağıt talebi birden canlanmaz. Bunda hem dışarıdan ithal edilen düşük gramajlı kağıdın etkisi olur hem de oluklu fabrikalarındaki yüksek stokların.

Kağıt talebi canlanmayacağı için, atık kağıt talebi kuvvetlenmez ve fiyatı baskı altında kalır.

Tüketim Birden Patlarsa
Nihai tüketiciler, Covid-19 öncesi gibi tüketmeye başlarsa, son paragrafta yazdığım üçlü sektör tahminlerim komple değişir.

2 Mayıs 2020 Cumartesi

Atık Kağıt Yetersizliği Kağıt Fiyatını Arttırıyor

Mayıs ayına kağıt (containerboard, oluklu mukavva üretiminde kullanılan kağıtlar) fiyatlarında artışla başladık. Yalnız ülkemizde değil, yurt dışında da artışlar oldu. Kağıt fiyatını arttıran ise atık kağıt (hurda) yetersizliği oldu.

Covid-19, Atık Kağıt Sistemini Çökertti
Gıda dışı marketlerin kapanması ile talep azlığından geçici veya uzun süre kapanan fabrikalar atık kağıt kaynaklarını kuruttu
Sokaklardan toplama %40’dan daha çok azaldı
Bazı toplama/tasnif işletmeleri virüs bulaşma riski nedeniyle işlerini durdurdu
Riskli gruptaki çalışanlar evlerine gönderildiği için çalışan toplama ayırma tesisleri yeterince üretim yapamadı
Şehirler arası nakliye virüs önlemleri nedeniyle zorlaştı
Özetle atık kağıt yeterince çıkmadı, toplanamadı, tasnif edilemedi ve kağıt fabrikalarına gönderilemedi.

Atık Kağıt İthalatı
Türkiye geçen yıl 1.226 bin ton hurda kağıt ithal etti. İçeride toplanan hurda miktarı, kağıt üretimine yetmiyor. Kullanılmış bütün oluklu mukavva kutular geri toplansa bile boş kutu ihracatının yanında çeşitli mamul ihracatıyla yurt dışına kutu gittiğinden; kağıt fabrikaları mutlaka hurda ithal etmek durumunda kalıyor.
Avrupa’da virüsün yayılmaya başladığı Mart ayında atık kağıt ithalatı biraz yavaşladı.


Bu Sırada Oluklu Mukavva Talebi
Dünyada olup bitenleri izleyen nihai tüketiciler, tüketimlerini arttırdı ve bazı gıda maddelerini stoklamaya (ihtiyacından fazla almaya) başladı. Panik halindeki satın almalar, hem kutu hem de kağıt talebini arttırdı. Sokağa çıkma kısıtlamaları panik alımlarını kamçıladı. Nitekim ilk çeyrekte oluklu mukavva satışları 641 bin tona ulaşarak tarihsel olarak en yüksek çeyreklik tonaja ulaştı.
Aynı dönemde ise kağıt üretimi 640 bin tonla kutu satışının altında kaldı.


Atık Kağıt Fiyatı
2019 Kasım karışık atık kağıt fiyatı yurt dışında sıfıra inmişti. Toplanmamaya başlanmıştı. Bundan istifade eden kağıt üreticileri ciddi miktarda ithalata girişti. Nitekim 170 bin ton ile Aralık’ta geçen yılın en yüksek atık kağıt ithalatı gerçekleşti.
90/10 tabir edilen (%90’ı oluklu mukavva) hurda kağıt fiyatı Ocak başından sonuna yalnızca 20 TL/ton arttı. Şubat’ta pek bir değişiklik göstermedi, Türkiye’ye henüz virüs gelmemişti.
Mart’ta aynı hurdanın fiyatı 90 TL/ton artmıştı.


Üçlü Sektörün Miktar Dengesi Bozuldu
İlk çeyreğin sonunda hiç umulmayan kadar kutu ve kağıt üretilmiş, kağıt fabrikalarının hurda stokları erimiş, oluklu fabrikalarını bobin stokları azalmışken; oluklu mukavva talebi çok canlı olmaya devam ediyordu. Aynı anda atık kağıt toplama miktarı giderek azalıyordu. Artan atık kağıt talebi Nisan’da fiyatın 200 TL kadar artmasına neden oldu.


Mayıs Artışları
Ben içerdeki durumu özetlemeye çalıştım. Avrupa’da ise benzeri sıkıntıları yaşayan kağıt üreticileri üçüncü kaynakta yazdığı gibi 40-50 €/ton zam açıkladılar.


Bundan Sonra Ne Olur?
İki kritik husus önümüzdeki dönemde ne olacağını belirleyecektir:
Nihai tüketiciler, alımlara devam edecek mi? Yoksa nasılsa bayramdan sonra kısıtlamalar bitecek diye düşünüp-panik halinde aldıkları ürünleri mi tüketecekler?
Atık kağıt toplama, ayırma sistemi ne zaman tam kapasite çalışmaya başlayacak? Atık kağıt kaynakları, virüs öncesi çalışma düzenlerine ne zaman dönebilecek?


Sonuç
Mayıs’ta atık kağıt yokluğu, kağıt fiyatını ve dolayısıyla kutu fiyatını arttırıyor. Sonrası belirsizliğini koruyor.


Avrupa’da olanları açıklayan, www.risiinfo.com da yayınlanan yazılar:
  1. 21 Nisan 2020’de yayınlanan “The great shutdown, recycling systems, and containerboard and carton board prices”
  2. 24 Nisan 2020’de yayınlanan “Domestic mixed paper pricing appears to be rising, as market players anticipate more increases for May”
  3. 30 Nisan 2020’de yayınlanan “European containerboard producers eye further price hikes in May amid coronavirus-driven demand boom and rising PfR prices”

4 Nisan 2020 Cumartesi

Oluklu Mukavva Sektörü Çalışmak Zorunda

Evde kalmanın yetmeyeceği, salgının artacağını bekleyen/düşünen çeşitli kişiler; Covid-19 nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulansın şeklinde çağrılar yapıyor. Dün akşam ise büyük şehirler ve Zonguldak’a araç trafiği izne bağlandı. Şimdilik bizim sektörümüzün çalışmasına bir engel görünmüyor. Sektörümüzün çalışması  gerektiği konuşulur ama bu gerekliliğin hesabı yapılmamıştır.



Nisan ayının ilk günlerinde (1)’deki yazıyı okudum. Yazıda Ken Waghorne adlı kişinin 37 yıldır kuzey Amerika oluklu mukavva kağıdı ile oluklu mukavva sektörleri hakkında değerlendirmeler yaptığı açıklanıyor. Yazıya göre Waghorne, ABD’nin kritik sektörler tanımlamasına göre (ABD’de) üretilen oluklu mukavva ambalajların
“%81’inin üretilmesinin zorunlu (üretilmeye devam edilmesi gerektiğini), %12’sinin üretilmeyebileceği,
%2’lik kısmının zaten talep edilmediğinden kesildiği ve son
%5’inin ise gri bölge olduğunu (tedarik zincirine bakan devlet görevlisi üretilsin veya diyebilir)”  düşündüğünü açıklıyor.


Bizde Waghorne’un yaptığı gibi bir çalışma zorunluluğu analizi yapılabilir mi diye düşündüğümde Omüd’ün 2018 Faaliyet Sonuçları raporundan aşağıdaki “Hizmet Verilen Sektörler” tablosunu aldım.


Sokağa çıklımıyorsa hangi mallara ihtiyaç az olur diye düşündüğümde;
Tütün ürünleri
Çiçek ve süs bitkileri
Tekstil ve hazır giyim
Ağaç, mobilya vb
Diğer kimya sanayi ürünleri
Makine ve parçaları
Radyo, TV, müzik sistemleri
Dayanıklı tüketim malları
Diğer elektrikli ve elktronik eşya
Diğer sanayi ürünleri
gibi segmentlerde ambalaj satışının olmayacağını varsaydım. Bazı hazır giyim şirketlerinin önlük, maske vb koruyucu ürün üretmediğini kabul ettim. Genel olarak tekstil sektörü dursa bile koruyucu malzeme üretenler tam gaz çalışacaktır. Cam ve seramik segmentinin yarısının çalışmak zorunda olduğunu var saydım ama realite de (durduktan sonra tekrar üretime başlamak çok pahalı ve uzun olacağından) bu klasmandaki fabrikaların çok büyük kısmı çalışmak zorunda olacaktır.


Bu varsayımlar altında, nihai kullanıcı bakımından üretilen kutuların %77’si üretilmeye devam edilmek durumundadır.


Fefco’ya baktığımda ise Türk oluklu mukavva sektörünün hizmet verdiği nihai tüketiciler şöyle görünüyor:


Sarı renge boyadığım dört segmentin hiç çalışmayacağı varsayımı altında, nihai müşterilerimiz %85,5 oranında insanlar evde de olsa çalışacaklar ve oluklu mukavvaya ihtiyaç duyacaklardır.


Yorum
Çok kaba bir analizle bile oluklu mukavva sektörünün durmaması gerektiği açıktır. Ayrıca şu sıralar dağıtılan yardım/Ramazan kolileri


 


ile boşalan raflara mal doldurmak ancak ve ancak oluklu mukavva ambalaj ile en ucuz, en sıhhi, en güvenli şekilde yapılabilir.
Bu çalışmadan çıkan bir yan sonuç ise içeriye ve dışarıya verdiğimiz istatistiklerin farklı olmasıdır. Maalesef Fefco’da yayınlanan istatistiklerimiz daha doğru görünmektedir.
Tepav’ın perakende güven endeksi çalışmasına göre (2) elektronik, audio vb cihazların satış beklentileri oldukça iyidir. Uzak eğitim, tüketicileri tablet vs almaya yöneltmiş olmalı. Yani yaptığım analiz oldukça garantilidir. Büyük ihtimalle sektörümüz, zaruri olan ürünler için %80-85 gibi çalışmak zorundadır. Veya hiç bir ürün grubunun sevk edilmesi söz konusu olamaz.

Kaynaklar
(1) Risi’de 27 mart 2020’de yayınlanan “RISI slashes US box shipment forecast for 2Q, 3Q, seen dramatic decline even with busy March, April” başlık yazı


29 Mart 2020 Pazar

Virüsten Sonra


Bu yazıda Corona virüsün ülkemize, dünyaya etkilerini anlatacak değilim. Daha çok virüsten sonraki dönemde sektörümüzde nasıl değişiklikler olacağını, virüsle geçen bir kaç haftada dikkatimi çeken hususları kısaca not edeceğim.

Evden Çalışma
Corona sayesinde evden iş yapmayı öğrendik. İhracat, İK, satın alma gibi bazı işler, kalıcı olarak evden yapılmaya başlanacak ve ofislerdeki çalışan sayısı azalacak.
Yazılım
Evden çalışma, danışman kullanma ve yarı zamanlı çalışanlardan yararlanmak için mevcut yazılımlarda revizyonlar yapılacak.
Plaza
Salgın ortamında, plazadaki ofislerin daha da riskli olduğu tahmin ediliyordu ama karantinaya alınan plazayı beklenmiyordu. Şirketler, plazada ofis tutmamaya özen gösterecek.
Çalışanların Sağlığı
Aşırı kaygılı, stresli çalışanların oyundan kolayca düştüğü görüldü. İşe girerken yaptırılan sağlık kontrolü sıkılaştırılacak. Şirketler bir salgın anında çalıştırılamayacak olan çalışanları işe almak istemeyecek.
Daha Az Çalışan
Evden çalışma yöntemi, yöneticileri gerçekte kaç kişiye ihtiyaç duyduğunu detaylı olarak düşündürmeye başladı. Bazı hizmetlerin yapılmadan da işin sürdüğünü gördüler. Ofis içindeki işlerin bir kısmı birleştirilecek. Bir kaç işi birden yapan görevliler türeyecek.
Daha Az Hareket
Satış ekipleri, rutin müşteri ziyaretleri yapmadan da sipariş almayı öğrendi. Buna karşılık satış destek gibi isimlerle anılan görevlerin ne kadar önemli olduğu daha belirgin hale geldi.
Daha Az Seyehat
İş, eğitim, fuar vb seyehatlerinde 2019’a göre ciddi azalma görülecek. Uçakla bir yere gitmenin maliyeti artmış olacak, zira müşteri azlığından-iptal edilen seferler, dolmayan fuar alanları seyehatleri azaltacak.
Yatırım
Sıfırdan yeni yatırımlar keskin biçimde düşecek. Virüs sonrası boş kapasiteleri doldurmak daha önemli olacak.
Yeni Standart
Salgın hastalıklara karşı alınacak önlemler bakımından, yeni bir standartın çıkması ve alınmaya başlaması çok yakındır.
Mega Fabrika
Tek çatı altındaki büyük fabrikalar sorgulanacak. Acaba daha küçük ölçekli bir kaç ünite mi yapsak denilecek.
Yurt dışında bunun tersine mega fabrika olsun ama içinde en az çalışan olsun anlayışı olabilir. Bu konuda Intenational Paper Board Industry dergisinin Şubat 2020 sayısında güzel bir yazı var.
Levha Satmak
Yapılan mevzuat düzenlemeleri, çeklerin güvenirliliğini bozacağından, levhacılara mal satmak tahsilat sorununu arttıracaktır. Ülkemizde halen bir kaç tane yalnız levha satan, kutu makinesi olmayan tesise de kutu makineleri kurulacak.
On-line Eğitim
Sınıfta eğitim, seminer çok azalacaktır. Ekran başında, uzaktan eğitim yaygınlaşacaktır.
Organizasyon Şeması
Daha basitleşecek ve kademeler sorgulanacak. Şirketlerdeki danışman sayısının artışının yanında yarı zamanlı, proje bazlı çalışan sayısı da artacak.
Alternatif Ürünler
Esas üründen başka, salgın döneminde çok satacak alternatif ürün üretebilmenin ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Sektörümüzün alternatif ürün üretmesi şimdilik pek mümkün görünmese de üzerinde düşünülecek/konuşulacak.


İki haftada benim öğrendiklerim/düşündüklerim bunlar. Coronayı henüz yenemedik. Yenene kadar da bize bir şeyler öğretecektir.