Usa Kraft liner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Usa Kraft liner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Kahverengi Kağıt Sektöründe Tahmin Edilememe Durumları

Bu yazıda bir kaç haftadır üzerinde düşündüğüm ve araştırdığım ama bir sonuca ulaşamadığım konuları yazacağım.


Atık Kağıt

Ekonomiler açıldıktan sonra toplama normale döndü. Bu günlerde Çin son partileri ithal ediyor ve gelecek yıldan itibaren hiç katı atık ithal etmeyeceğine göre şimdilerde (pandemi öncesindeki gibi)  atık kağıt stoklarının artmaya başlamış olması gerekirdi. Ancak son 2 haftadır, Avrupa’dan çıkan atık kağıt miktarı arttığından (yani yüksek talep) fiyatı 30-40 €/ton yükseldi. Risi’de yazılanlara göre Güneydoğu Asya (özellikle Hindistan) ülkelerinin Avrupa’dan atık kağıt ithalatı artmış. (1) Artışın nedeni ise bu ülkelere Çinlilerin kurduğu recycled pulp fabrikalarının çalışmaya başlaması imiş.

Atık kağıt fiyatının artışı, hiç beklemediğim şekilde ülkemizde de fiyat artışına neden oldu. (Normalde ülkemizde yaz aylarında atık kağıt bol bulunur ve çok toplanır.) İthal veya yerli hurda kağıdın maliyet artışı önümüzdeki günlerde, ülkemizde kahverengi kağıt ve oluklu mukavva fiyatlarını etkileyebilir.

Güney Asya ülkelerinde atık kağıt ithalat kısıtlarının konulması, o ülkelerde toplamanın artması, eskiden Çin’e atık kağıt temin eden Japonya, ABD gibi ülkelerden ithalat yapılması, Covid-19 ikinci dalganın yaşanması nedeniyle bazı ülkelerin kapanma olasılığı,... gibi durumlar atık kağıdı birden bollaştırabilir de azaltabilir de.


Oluklu Mukavva Kağıtları

Bütün dünyada kurulu kapasite fazlalağı varken ve oluklu mukavva talebinde çok önemli bir artış yokken; kağıt şirketlerinde bir yatırım iştahı görülüyor. Geçen hafta, iki kağıt/ambalaj  grubu ABD’de oluklu mukavva kağıdı fabrikası kuracaklarını duyurdu. Bir yorumcu (2), “yalnız bu iki yatırım kararıyla kuzey Amerika’daki oluklu mukavva kağıdı kapasitesi 2019’a göre %5,5 artmış olacak, oluklu mukavva talebindeki artış ise (son yılların ortalaması) yıllık %1 diyor.” Aynı bölgede başka yatırım niyetleri olduğu da anlatılıyor. Başka bir yazıda ise son 17 ayda ABD’de kapatılan oluklu mukavva kağıdı fabrika sayısının beş olarak veriliyor. (3) ABD’nin oluklu mukavva kağıt talebinin daha çok artacağı nasıl hesaplanıyor?

Yine aynı yazıda Çin’de iki ayrı grubun 600.000 tonluk iki yeni kahverengi kağıt makinesinin devreye girdiğinden bahsediliyor. Çin, atık kağıt ithalatını yasakladığına göre bu iki makine hammaddeyi nereden bulacak? Acaba Çinliler dünyanın başka yerlerinde de (mesela Orta Doğu’da) recycled pulp üretimine soyunmak zorunda kalır mı?


Kraft Liner Yatırımları

Avrupa ve Rusya’da sürmekte olan kraft liner yatırımlarının (4, 5, 6 ve 7) getireceği ilave kapasite 2,5 mlyon ton kadardır. Bunlardan Ilim, doğrudan üretilecek kraft lineri Çin’e satmaktan bahsetmektedir. (Herhalde ticaret savaşlarıyla Çin’in önümüzdeki dönemde ABD kraftına yine vergi koymasını bekliyorlar.)  Bana garip gelense, oluklu mukavva ambalajdaki kraft liner tüketim yüzdesinin giderek azalırken bu yatırımların yapılmasıdır. Kraft yatırımı yapanlar, acaba kraftlı oluklu mukavva talebinde bir patlama mı bekliyor?


Kraft Liner Tüketimi

ABD’nn kraft liner ihracatı 2019’da 3,8 milyon ton iken bu yıl 4,6 milyon tona çıkması bekleniyor. (3) Çin’in ABD’den kraft liner ithalatı ilk 7 ayda 400 bin tona yaklaşmış. ABD’nin kraft liner ihracatındaki aynı dönemdeki artış %28 olmuş. Acaba bildiğimizin tersine kraft liner kullanımı artıyor mu?


Oluklu Mukavva Kutuda E-Ticaret Etkisi

Okuduğum bütün makalelerde kahverengi kağıt talebini (dolayısıyla oluklu mukavva talebini de) e-ticaretin büyüttüğü yazıyor. Ancak ortaya dökülen rakamlar bunu açıklamaya yetmiyor. ABD’de e-ticaret nedeniyle kahverengi kağıt talebinin yılda %1,5 arttığı hesaplanıyor. (8) Geçen ay ülkemizin e-ticaret ambalajı miktarını %3,2 olarak hesaplamıştım. Fefco 2018 raporuna göre Almanya’nın e-ticaret ambalajı satışı toplamının %3,9’u imiş. Kahverengi kağıt talebinin artması acaba gerçekte ne kadar e-ticaretten kaynaklanıyor? İstatistikler hatalı olabilir mi? Nihai tüketiciler giderek daha fazla internet üzerinden alış veriş yapıyor olabilir mi?


Sonuç

Çok fazla soru var. Pandemi üçlü sektörü (hurda, kağıt, kutu) acaip etkiledi. Halen sular durulmadı ve sektörün globalde nasıl şekilleneceği belirsiz.


Kaynaklar 

verilen tarihler, yazıların www.risiinfo.com daki yayın tarihleridir

(1) Improving packaging business boosts Asian RCP demand; Indonesia regulatory chaos, 3 Temmuz 2020

(2) FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - Update on announced N.A. capacity additions, 10 Ağustos 2020

(3) Kraft linerboard: First-half export volume strong yet US kraft liner prices appear to fall again in global markets, 14 Ağustos 2020

(4) SCA taps Voith to supply new 725,000 tonne/yr kraftliner PM at its Obbola mill in Sweden, 24 Ekim 2019

(5) Valmet wins order to convert PM 7 at Stora Enso's Oulu mill in Finland from coated woodfree paper to kraftliner, 18 Haziran 2019

(6) Russia's APPM to build new virgin fiber containerboard mill, 11 Haziran 2020

(7) Ilim completes equipment purchase for its new pulp and paperboard mill in UstIlimsk, Russia, 12 Ağustos 2020

(8) FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - Capacity doesn't come close to matching e-commerce, China fiber shortfall, & US structural dynamics [VRP], 16 Ekim 2018

 

18 Ekim 2015 Pazar

Kraft Liner Kağıdında Damping Vergisi

Bilindiği üzere, 14/07/2015’den geçerli olmak üzere ABD kökenli kraft liner kağıtlarına anti-damping vergisi gelmiştir. Vergi, yalnızca 100 ila 175 gr/m2 arasındaki kraft kağıtlarını kapsamaktadır ve farklı üreticiler için farklı oranlar konulmuştur. (Farklı oranlar, gerçekte “iyi/kötü üretici” seçimi gibidir ve çok yanlıştır.) Oranlar, IP için 9,43%, Rock-Tenn için 15,06% ve diğer ABD’li üreticiler için 19,96% şeklindedir. Verginin, Oyka’nın başvurusu üzerine konulduğu bilinmektedir.

Vergi tebliği yayınlandığında bunun geçici olacağını düşünmüş idim. Ancak daha sonra, ABD’nin bazı Türk mallarına (çelik boru sanırım) benzeri vergi getirdiğini ve kraft kağıdındaki verginin bunun karşılığı olduğu dedikodularını işittim. Verginin kısa sürede kalkacağı düşüncesinden vaz geçtim. Bu düşüncemi kuvvetlendiren husus, (çelik borudan çok daha sonra) ABD’nin yassı çelik ürünlerde, Türkiye ile yedi ayrı ülkeden ithalatları incelemeye almış olmasıdır.

Resme biraz daha dışarıdan bakmaya çalışırsak, Amerikan dolarının değerlenmeye başlayacak (FED’in faiz kararı) olması ve €/$ paritesinin düşecek olması gibi nedenler ABD ihracatını olumsuz etkileyecek ve hatta Avrupa’dan ABD’ye ihracatı hızlandıracaktır. Bu durum, ABD’nin bazı başka sektörlerde de (çeliktekine benzer) önlemler almasını getirecektir. ABD önlemlerinin resmi kota ve vergilerden başka, Rusya’ya karşı petrol fiyatını düşürme, Almanya’ya karşı VW emisyon problemi,…gibi daha büyük kurgularında olabileceğini düşünmemek hata olacaktır.

Konumuza dönersek, KL’ye getirilen vergiler sektörümüzde şu etkileri yaratacaktır:

Ülkemizin toplam KL kullanımı (sektörün kullandığı tüm kağıtların yüzdesi olarak) 17% civarındadır ve 365 bin ton (2014 tahminimizdir) kadardır. Kullanım oranı gereğinden fazla yüksektir, yeni vergi ile (sektör olarak doğru oynarsak) oranın 10%’un altına gelmesi mümkündür.

Oyka, vergiden avantaj sağlamak istiyorsa; hızla yatırım yaparak hem kağıt kalitesini hem de miktarını arttırabilirse, Pazar payını arttırabilecektir. Aksi durumda mevcut kağıt kalitesi ile gerçek kraftlara alternatif olması söz konusu değildir. Ve (aşağıda açıklamaya çalışacağım) TL1 üreticilerinin ekmeğine yağ sürmüş olacaktır.

Rusya, Avustralya, Brezilya gibi kağıt üreticileri hiçbir şey yapmadan, vergiden avantaj sağlayacaktır. Öyle ki bunlarda bir kısmı, Oyka ile daha kolay rekabet etmek için tek katlı (single ply) ve yüzeyi yeterince düzeltilmemiş ürünler piyasaya sürmüş durumdadır. Yani mevcut ürün kalitelerini düşürerek; Oyka’ya daha yakın kalitede kraft üretmeyi denemektedirler.

ABD’li üreticilerin, varsa ABD dışındaki fabrikalarının siparişleri ile ABD’deki fabrikalarının siparişlerini değiştirmesi büyük ihtimaldir. Bunu yapabilecek olan çok sınırlı sayıdaki üretici, vergiden hemen hiç etkilenmeyecektir.

Bazı “uyanık” kağıt tüccarlarının, Akdeniz’de bir yerlerde depo kurarak; vergi kapsamındaki ABD kraftını, bir başka ülkenin üretimi imiş gibi ülkemize satması çok kolaydır.

Hurda esaslı kağıt üreticilerimizin XXXkraft adı ile ürettikleri (XXX yerine Sim, Mod,…vb  dilediğiniz isimleri koyabilirsiniz), test liner 1 (TL1) kalitesindeki ürünün tüketimi artacaktır. TL1’in yaygınlaşması hem oluklu mukavva sektörü açısından hem de ülkemiz açısından bir şans olacaktır.

Konulan verginin kaldırılması için Omüd’de başlatılan çalışma, bize göre gereksiz ve faydasızdır. Bunun yerine TL1’i müşterilere tanıtmak ve TL1 üreticilerine kalite arttırmak için bastırmak daha mantıklıdır.

Ülkemizde Ekim 2015 itibarı ile oluklu mukavva kağıdı üretmek üzere 23 kağıt makinesi çalışmaktadır. Bunlardan yalnızca (en yeni olan) 4 tanesi 100 bin ton/yıl ve üzerinde üretim yapabilmektedir. Diğerleri maalesef 25 ila 80 bin ton/yıl üretim yapabilen eski teknolojilerdir ki bunlardan biri 1932’de ülkemize ilk kurulan makinedir.

Eski makinelerin bir yerden sonra, 400 bin tonluk yeni makineler ile rekabet şansı olmayacağına göre; bunları daha yüksek katma değerli yeni ürünlere göre yapılandırmaya başlanmalıdır. TL1’de bu kapsama girmektedir.

2013 yılı itibarı ile ülkemizde kullanılan kağıdın ancak 47%’si geri kazanılmaktadır. İthal krafta konulan vergi ile uğraşmak yerine, kullanılmış kağıdın (ve hatta tüm ambalaj malzemelerinin) geri kazanma oranını arttırmaya çalışmak çok daha hayırlı olacaktır.

Özetle, Amerikalı kraft üreticileri için bir dezavantaj olsa da kraft vergisi ülkemiz için çok faydalı ve hayırlıdır.