Önceki
yazımda, yalnızca levha satmak için bir oluklu fabrikası kurulursa; karlı
olunacağını yazmıştım. Sonunda nakit akışına da bakmak gerektiğini söyleyerek
de bitirmiştim. Bu yazıda kaldığım yerden devamla, aynı şirketin nakit akışını
irdelemeye çalışacağım.
İlk
yatırımın, bütün makine ve binaların öz kaynakla yapıldığını kabul ederek; üç
senaryo üzerinden inceleyeceğim. Kolaylık olması açısından ilk yatırım
tutarının 40 milyon TL ve 10 yıl amortisman ayrılacağını kabul ediyorum.
Senaryolar
6
ay vadeli: Hiç işletme sermayesi yok, her ihtiyaç için kredi kullanılacak.
4
ay vadeli: Satış fiyatı aynı kalmak kaydıyla, 6 ay yerine 4 ay vadeli satılacak
ve tabi vadeye uygun tahsilat yapılacak.
30
milyon işletme sermayesi: Yine 6 ay vadeli satılacak ama ilk yıl içinde 30
milyon TL işletme sermayesi konulacak.
Aksine
bir bilgi yoksa tablolardaki sayılar milyon TL olarak okunmalıdır.
Baz
Senaryo
Pek
sürdürülebilir görünmemektedir. İlk yılın sonunda 40,4 milyon olan kredi bakiyesi
üçüncü yıl 55 milyona dayanmaktadır. Alış vadesi peşin (1 ay) iken 6 ay vadeli
satmak işi büyütürken nakit akışını zorlaştırmaktadır. Önceki yazıda verilen
gelir tablosunun devamı hemen nakit akışının altındadır.
Satış
Vadesini 2 Ay Kısaltmak
İlkine
göre daha mantıklı görünmektedir. Ancak uzun vadelerle çalışan levhacılarda
uygulanmasında problem olabilir. Ayrıca, işi büyütmek yani miktar artışını
hızlıca sağlanmasını engelleyebilir.
İlave
İşletme Sermayesi Koymak
En
mantıklı görünen senaryodur. 40 milyon ilk yatırım bedelini ödeyen şirket
sahibini 30 milyon da işletme sermayesi vermeye ikna etmek biraz zor olsa
gerek.
Çıkardığım
Sonuçlar
Düşük
fiyatla levha satarak, yeni kurulmuş bir fabrika büyütebilir ama sürekliliğini
de düşünmek lazımdır.
İşletme
sermayesi ve nakit akışı, yeni kurulacak şirkette; en önemli konudur. Bu ikisi
sağlanırsa kar sağlanabilir.
Ucuza
satıp-çok satmak karlılığı garanti etmez. İşlem hacminin çok olması iyidir ama
yukarıda da görüldüğü üzere hem kar sağlamadığı hem de nakit akışını
desteklemediği durumlar olabilir.
70
milyon para yatırıp, 3 yılın sonunda ancak 7,7 milyon nakit sağlayan fabrikaya
ancak bizim yatırımcımız para bağlar.
Oluklu
hattının ultra modern olması, az adamla çalışması, firesinin çok düşük
olması,…vb faktörler çok önemlidir ama çıkan malı doğru fiyattan satıp-doğru
vadede tahsilat yapmıyorsan; teknolojiyi Çorumluların deyimiyle “heçlemiş”
olursun.
3 Eylül 2017 Pazar
20 Ağustos 2017 Pazar
Yalnızca Levha Satanın Maliyet Yapısı
Çalıştığım bütün şirketlerde, satış
ekipleri rakibin fiyatlarının düşüklüğünden bahsetmiştir. 2017’de ise hammadde
fiyatlarındaki artışlar, satıcıların yakınmasını daha da yükseltmiştir. Ayrıca
piyasaya her yeni giren oyuncu, mevcut dengeleri bozar ve bu tür yakınmalara
neden olur.
Şimdilerde, düşük gramajlı kağıtlarla levha
üretip-satmak bir moda gibi gelişiyor. Oluklu mukavva şirketlerinin yanında,
kutu işletmeleri (sheet plant, levhacı) de oluklu hattı kurma gayreti gösteriyor.
Avrupa'da çok güzel örnekler var. Acaba
ülkemizde yalnız levha satmakla karlı olunur mu diye biraz kafa yordum.
Sonuçları şöyle:
Oluklu Hattı
Arsa ve bina ile yatırım tutarı kadar
paranın hazır olduğu varsayımı ile modern, en az adamla çalışacak bir oluklu
hattı kurulacaktır. Yeni bir hat kurulacağına göre, yılda en az 150 milyon m2
üretebilecek kapasite seçilmelidir. Makine üreticilerinin verdiği rakamlar
genellikle daha yüksek olduğundan, kurulu/çalışan fabrikaların ulaştığı
miktarlar dikkate alınmalıdır.
Bu projede, hattın ilk ay 1 milyon m2
üreteceği, sonraki her ay 1 milyon m2 iş artışı ile 12’nci ayda 12 milyon m2/ay
hızına ulaşacağı ön görülmüştür. (Rakamları buraya veya Excel tablosuna yazmak
çok kolaydır. Uygulamada bir yıl içinde tam kapasiteye ulaşmak mümkün
olmayabilir.
Personel
İdeal bir tesis kurulacağına göre en az
sayıda personele ihtiyaç duyulmalıdır. Devreye girilirken 11 mavi yakalı ve 9
beyaz yakalı çalışan yeterli olacaktır. İkinci aydan itibaren çoğunlukla satış
ekibine olmak üzere her ay birer kişi ekleyerek, yılın sonunda beyaz yakalılar
20 kişiye ulaşacaktır. Buna karşılık mavi yakalılar ilk 4 ay tek vardiya, 5’nci
ay 1,25 vardiya ve 6 ila 9’ncu aylar arası 1,5 vardiya istihdam edilecektir. (5-10’ncu
aylar arasında fazla mesaili çalışma anlamındadır.) 10’ncu aydan itibaren 2
vardiya şarttır.
İstihdam edilecek kişilerin ortalama
ücretleri, mavilerde brüt 2.250 TL/ay iken beyazlarda (satış ve tek yönetici
dahil) brüt 3.225 TL’dir. Servis, yemek, iş kıyafeti gibi kalemler ile SGK işveren
payı ile gelir vergileri, kabaca brüt ücretin 60%’ıdır. (Yani personel maliyeti
ödenen ücretin 1,6 katıdır.)
Enerji
BHS’den Göksun Erman Bey’in (Almanların
Omüd’ü VDW’den alınmış veriler bazlı) yaptığı bir sunuma göre oluklu hattının
enerji tüketimi cironu 1,5% ila 3,0%’üdür. Buradan yola çıkılarak ilk ay
cironun 2,6%’sı ve 12’nci ayda 1,5%’si kadar enerji gideri oluşacaktır. Göksun
Bey’deki reel (40% çift ve 60% tek dalga üreten) müşteri rakamları, bu oranları
teyit etmektedir.
Nakliye
Bütün satışların ortalama 250 km mesafeye,
tırla yapılacağı ve nakliye ücretinin araç başına 1.045 TL olduğu kabul
edilmiştir. Hesabı basite indirmek adına tıra B dalgadan 8 ton ve CB dalgadan 7
ton yükleneceği kabul edilmiştir.
Genel Gider
Deneyimlerime göre ofis/bilgisayar,
tamir-bakım, temizlik, güvenlik, binek araçları, müşavirlik,…gibi kalemlerden
oluşan genel gider, cironun 3% ila 6%’sıdır. Bu çalışmada ilk ay 4,10% ile
başlayıp, her ay 0,10% azalıp, 12’nci ayda 3%’e inileceği kabul edilmiştir.
Hammadde Maliyeti
Basite indirgemek için yalnızca B dalga
T/S/T (60%) ve CB dalga T/S/T (40%) için piyasadaki kağıt fiyatları ile maliyet
hesapları şöyledir.
Hattın yeni olduğu dikkate alınarak, tek
dalgada 6 gr/m2 ve çift dalgada 12 gr/m2 nişasta kullanılacağı, firenin ilk yıl
için ortalama 7% olduğu varsayılmıştır. (7% iddialı bir rakamdır. Sonraki iki
yılda her yıl birer puan azalarak 5%’e inmesi hedeflenmiştir.) B ve C ondüleler
için sırasıyla take-up faktörleri 1,3 ve 1,4 alınmıştır.
40% ve 60% oranları ile ortalama gramaj 369
gr/m2 iken hammadde maliyeti 0,805 TL/m2’dir.
Satış Fiyatı
Levhacılara göre piyasada satış fiyatı en
makul olan oyuncunun listesindeki (yukarıda hammaddesi hesaplanan ürünlerin)
satış fiyatı 0,982 TL/m2’dir (60% B ve 40% CB.) İlk ay yani bir milyon m2 için
0,982 olan rakam ilave her milyon m2 için 0,25% indirimle, 12 milyon m2/aya
ulaşıldığında 0,955 TL/m2 olacaktır. Tecrübelerime göre, fiyattaki aşağı yönlü
gidiş de doğrudur ve mantıklıdır.
Gelir Tablosu
Maliyet kalemleri artmayıp-sabit kalırken,
takip eden yıllarda cüzi fiyat düşüşleri maksimum kapasiteye ulaşıldığında
oluşan gelir tablosunun özeti şöyle olacaktır. Fiyat yukarıda 0,982
hesaplanmıştır, ancak aydan aya düşüşlerle yıl ortalaması 0,964 TL/m2’dir
Tabloda personel ve genel gider rakamlarının toplamı sabit maliyet olarak yazılmıştır. Hammadde, enerji ve nakliye giderleri ise değişken maliyet olarak görünmektedir.
Yorum
Yorum
Verdiğim varsayımlar altında (=ideal
şartlar altında) az da olsa karlı bir iş olduğundan, yalnızca levha satmak
amacıyla böyle bir fabrika kurulur.
Tablonun altına (amortisman, finansman, net
kar) da bakmak gerekir. Yeni kurulan işlerde hep bir nakit akışı sıkıntısı
görülür. Dolayısıyla nakit akışına bakmadan, işletme sermayesi ihtiyacını
hesaplamadan karar vermemek en iyisidir.
6 Ağustos 2017 Pazar
Ofset Kutuda BCT
Hafta
içinde bir ofset üreticisi tarafından, BCT’yi etkileyen faktörler üzerinde
konuşmak amacıyla ziyaret edildik. Grubumuzun kağıt fabrikasının müşterisi
konumundaki misafirler, kendi müşterilerinin BCT hedefi verdiğinden,
yakaladıkları BCT’lerin düşüklüğünden ve değişkenliğinden, bu durumda
kullandıkları kağıdı suçladıklarından, diğer tedarikçileri ile görüştüklerinden
bahsettiler. Benim açımdan oldukça verimli, güzel bir görüşme oldu. Kendilerine
ifade ettiğim görüşlerimi, daha sonra aklıma gelen birkaç hususu da ekleyerek
aşağıda sunuyorum.
Ofset kutuda ilk aşamada “kağıdın mukavemeti yetersiz mi?” sorusu akla gelse de oraya varıncaya dek pek çok faktör BCT’yi etkilemektedir.
Ofset kutuda ilk aşamada “kağıdın mukavemeti yetersiz mi?” sorusu akla gelse de oraya varıncaya dek pek çok faktör BCT’yi etkilemektedir.
Ortam
Fabrika
içindeki rutubet, bulunduğu yerdeki yüksek nem dolaylı olarak BCT’yi
düşürebilir. Mevsimin kış olması da gerekmez. Bir fabrikada, bölgede sürekli
yüksek nem olduğunu, olukludan çıkarken ECT değerinin normal olduğunu, birkaç saatin
sonunda oluklu mukavvanın ortamdaki nemi emdiğini gördük. Fabrika içi ile
dışının arasındaki rutubet farkını ölçmek, ortaya koymak ve iyileştirmek
gerekir.
Ondüle
Makinesi
Ofset
sektöründe genellikle yerli ve dar ebat ondüle makineleri kullanılmaktadır. Bu
makinelerin ne kadar yeterli olduğu iyice analiz edilmelidir.
Ondüle,
nişasta, sıyırma ve pres valslerinin birbirlerine paralel olması gerekir.
Sürülen
nişasta miktarı ve düzenliliği (ondüle tepelerine sürülüyor olması) önemlidir.
Bunun için tentürdiyot testi yapılabilir.
Pres
vals kendi başına BCT’yi düşürüyor olabilir. Çalışma genişliği 150 cm iken 75
ile 130 cm arasında bobinler çalışıyorsa hem ondüle valsleri hem de pres vals
dengesiz aşınır. Geniş ebat çalışırken kenarlar Pres vals tarafından kesilmeye
yakın basıldığından mukavemet düşer.
Ondüle
valslerinin BCT ‘ye uygun seçilmesi önemlidir. Yerli vals üreticisinin ürettiği
valsi ne derece bildiği de soru işaretidir.
Tek
yüzlü köprüye çıkarken eziliyor, ondüle tepeleri yatıyor olabilir.
Laminasyon
Kullanılan
yapıştırıcı sürme miktarının yanında kalitesi de önemlidir. En çok tercih
edilen dekstrin yerine nişasta esaslı yapıştırıcıları da değerlendirmek
gerekir.
Laminasyon
sırasında ondülelerin yatmadığına ve yapıştırıcının doğru noktalara sürüldüğüne
bakmak gerekir.
Kesim
Makinesi
Düz
kalıpla kesimlerde uygulanan kesme basıncı bazen gereğinden yüksek olabilir.
Temiz bir kesim elde edilir ama bir süre sonra bıçaklar körelir. Körelen
bıçakların düzgün kesmesi için parça bıçaklar eklenir. Bu sefer bazı izlerin
hafif kaldığı görülüp, bazı yerlere bantlar/lastikler eklenir. Yani kalıp
orijinalliğinden iyice uzaklaşır. Kutu bir şekilde kesilmiş olduğunda, iç
yüzeyde BCT’yi düşürecek izler ve ezikler de oluşmuştur.
Karton
Dış
yüzde kullanılan kartonun ne derece mukavim olduğu ihmal edilmemelidir. Ayrıca
kartonun su emme değeri hem mürekkep tüketimi hem de laminasyon tutkalı
açısından incelenmelidir.
Tek
Yüzlü
Üretilen
tek yüzlünün kalitesini ölçmek için, boşta kalan tarafını bantlayarak ECT testi
yapılması düşünülebilir.
Ve
Kağıt
Yukarıdaki
konuları sağlama aldıktan sonra, kağıdın mukavemetine bakmakta yarar var.
ECT
Standardı
BCT’ye
ulaşmakta en önemli testlerden biri ECT’dir. Belli kağıtlar için bir ECT
standardı yoktur. Her fabrika kendi standardını oluşturmalıdır. Aynı kağıtlar
(ve karton) ile farklı tesislerde üretilen mukavvaların ECT değerlerini kıyaslayarak
bazı yorumlarda bulunulabilir.
Karton
cins ve tedarikçisi değişmeden, A tedarikçisinden gelen kağıtlar ile üretilmiş mukavvanın
ECT veya BCT değeri ile bütün makine şartları aynı B tedarikçisinin kağıtlarını
kıyaslamak doğru olacaktır.
Sonuç
Ofset
müşterilerinin de BCT talep ettiğini duymak hoşuma gitti. Baskı konusu hep en
önde gelen bu sektörde mukavemetin konuşuluyor olması, yakın gelecekte
gramajların (kağıt ve kartonda) düşeceğinin işaretidir.
Yazılan
bütün maddeler tamamen çalışanların eğitimi ve üretim yönetimi ile ilgilidir. Makine
şartlarını kontrol altında tutmadan, kağıt gramajını arttırarak BCT bir yere
kadar çözülür ama maliyet de artmış olur.
Konuyla
ilgili çalışacaklara şimdi den kolaylıklar diliyorum.
30 Temmuz 2017 Pazar
Hurda Esaslı Kağıt Fiyatları Üzerine
2016’nın
sonlarından itibaren başlayan kağıt fiyatı artışları devam ediyor. Çin’deki
hava kirliliği, kağıt fabrikalarının kapanması, ülkemizin Çin’e kağıt ihraç
etmesi, şeklinde başlayan rüzgar yaz ayları ile birlikte durulacak derken sürüp
gidiyor.
Gelen bilgiler, şimdilerde Çinlilerin yüksek kaliteli hurda kağıda taleplerini arttırdığı yönündedir. Bu ise ithalat yaptıkları yerlerde (mesela Avrupa) hurda fiyatını tetiklemektedir. Pazarda kalan düşük kaliteli hurda, kağıt fabrikasının üretim maliyetini arttırdığından, kağıt fiyatının artmasına yol açmaktadır.
Ayrıca AB ve ABD’de işlerin iyi olması kağıt talebini arttırmaktadır. (Bir parantez açarak, vurgulamak gereğini duyuyorum: Batı ülkelerindeki yarım puan civarındaki GSMH büyümesi ambalaja dolayısıyla kağıda olan talebi anormal canlandırırken; ülkemizin ilk çeyrekte 5% büyümesi satılan toplam oluklu mukavva miktarını arttırmak bir yana geçen seneye göre azalmıştır.)
Ülkemizde ise oluklu mukavva kağıdı ihracatı geçen yıla göre artmaya devam etmektedir. Yani içeride satılmayan kağıt dışarı gitmektedir. İlk 5 ayın verilerine göre, yılın ilk 3 ayında ihracat geçen yıla göre sıçrama yapmış, Mayıs’ta 17 bin tona kadar düşmüştür.
Pazarın düşük gramajlı kağıda yönelmesinden dolayı eski kağıt makineleri alçıpan kağıdı, miğfer boru kağıdı,… gibi farklı ürünlere dönmeye çalışmaktadır. Netice itibarıyla iç piyasaya sunulan oluklu mukavva kağıdı geçen yılkine kıyasla daha az kalmaktadır.
Hurda Kağıt Miktarı Azalıyor Gibidir
Öte yandan hurda kağıt toplama miktarında belirgin bir azalma gözlenmektedir. Aşağıdaki grafik İzmir içindeki 6 AVM, süpermarket ve zincir ana deposundan çıkan atık ambalaj miktarını göstermektedir.
Toplanabilen atık miktarı Haziran 2015’de ciddi şekilde düşmüş ve tekrar aynı seviyelere gelememiştir. 2016 çok dalgalıdır ve darbe girişimi hurda miktarını da azaltmıştır. 2017’de ortalama miktar 2016’dan iyidir. Bu yılın en iyi zamanı Mart iken, Nisan-Haziran döneminde miktar azalmaya devam etmektedir.
Özetle, son aylarda her ay bir öncekinden daha az hurda çıkmıştır. Miktar azlığı hurda fiyatını yükseltmektedir.
Kağıt ve Hurda Kağıt Fiyat Artışları
Kağıt fabrikasının en önemli girdisi de hurda kağıt olduğundan maliyetler artmaktadır. Aşağıdaki grafik, kağıt fiyatı ile hurda fiyatındaki artışların son 2,5 yılda nasıl değiştiğini göstermektedir. Grafik, hurda ve kağıdın 2015 yılı Ocak ayındaki fiyatlarını 100 kabul edilerek, sonraki aylarda ne kadar değiştiğini görmek üzere hazırlanmıştır. Şubat 2015’de Ocak’a göre kağıt fiyatı fazla değişmeden kalmışken hurda fiyatı 5% kadar düşmüştür. Hurda fiyatındaki düşme, Haziran 2015’de dip yapmıştır.
Turuncu renkli hurda fiyat artışı grafiğinin 2017 başına kadar belirgin özelliği, kağıt fiyatından daha az artmasıdır. (Şubat 2016 istisnadır.) Ancak 2017’de eğri karakteristiğini değiştirmiş ve kağıt fiyatından daha fazla artmaya başlamıştır.
Kağıt fiyatı çok ciddi artış göstermesine rağmen, hurda fiyat artışını yenebilmiş değildir. Kağıt fabrikasının, hurdadaki artışı fiyatlarına yansıtmasına rağmen bu sene 2015 ve 2016’daki kadar başarılı olmadığı söylenebilir.
Diğer Endeksler Ne Söylüyor?
Omüd’ün yayınladığı ve TÜİK’in hazırladığı “kağıt hamuru, kağıt-mukavva” endeksindeki yıllık (Temmuz / 2016 – Haziran / 2017) artış 49%’dur. Yukarıdaki grafiğe göre, aynı dönemdeki kağıt fiyatı artışı 50% ve hurda kağıt fiyatı artışı 63%’dür. Yine aynı dönemdeki ülkemizin en büyük kağıt üreticisinin fiyat listelerindeki artış 71%’dir. Açıkladığım yüzdelerden ben, Tüik hesabının biraz eksik kaldığını, hurdadaki artışı pek dikkate almadığını anlıyorum.
Oluklu fabrikaları, hammadde fiyat artışlarını müşteriye izah etmekte zorlanmıştır. Tüik’in yayınladığı endeks yetersiz oluşturulduğundan, dolaylı olarak oluklu fabrikalarının aleyhine çalışmıştır.
Beklentiler
Kağıttaki hareketi zamanında idrak edemeyen bazı fabrikaların hammadde stokları zamansız erimiş ve maliyetleri anormal derecede yükselmiştir. Bugünlerde eksilen stokları şişirmek amacıyla fazladan kağıt talebinin oluşmuş olması mümkündür. Ayrıca oluklu mukavva sektöründe işlerin Eylül ile çok artacağı beklentisi dile getirilmektedir. Beklentiler dahi kendi başına kağıt talebi yaratıyor olabilir. Ambalaj üreticilerinin böyle durumlarda nasıl etkilendiği konusunda, kağıt fiyatları nasıl oluşuyor başlıklı yazıma bakılabilir.
Esas Problem
Ancak esas konu kağıt değil, hurda kağıttır. Hurda kağıdın çöpe gitmeden kaynağında yani evde ayrıştırılması, atık şirketinin hurda kağıdı ücretsiz alması, her türlü toplamanın (sokaklar dahil) teşvik edilmesi, belediyelerin atık toplama anlaşmalarına sadık kalması ve geri dönüşüm şirketini yolunacak kaz gibi görmesi, hurda ticaretinin yönetmeliklerle engellenmesi,…gibi temel konular düzeltilmeden hurda kağıt miktarı ciddi boyutta artmaz. Talebi çok, miktarı yetersiz olan şeyin fiyatı artar. Kağıttaki sıkışıklık ne zaman biter konusunda ise hurda, kağıt ve oluklu mukavva sektörleri miktar dengeleri üzerine başlıklı yazımın okunmasını öneriyorum.
Gelen bilgiler, şimdilerde Çinlilerin yüksek kaliteli hurda kağıda taleplerini arttırdığı yönündedir. Bu ise ithalat yaptıkları yerlerde (mesela Avrupa) hurda fiyatını tetiklemektedir. Pazarda kalan düşük kaliteli hurda, kağıt fabrikasının üretim maliyetini arttırdığından, kağıt fiyatının artmasına yol açmaktadır.
Ayrıca AB ve ABD’de işlerin iyi olması kağıt talebini arttırmaktadır. (Bir parantez açarak, vurgulamak gereğini duyuyorum: Batı ülkelerindeki yarım puan civarındaki GSMH büyümesi ambalaja dolayısıyla kağıda olan talebi anormal canlandırırken; ülkemizin ilk çeyrekte 5% büyümesi satılan toplam oluklu mukavva miktarını arttırmak bir yana geçen seneye göre azalmıştır.)
Ülkemizde ise oluklu mukavva kağıdı ihracatı geçen yıla göre artmaya devam etmektedir. Yani içeride satılmayan kağıt dışarı gitmektedir. İlk 5 ayın verilerine göre, yılın ilk 3 ayında ihracat geçen yıla göre sıçrama yapmış, Mayıs’ta 17 bin tona kadar düşmüştür.
Pazarın düşük gramajlı kağıda yönelmesinden dolayı eski kağıt makineleri alçıpan kağıdı, miğfer boru kağıdı,… gibi farklı ürünlere dönmeye çalışmaktadır. Netice itibarıyla iç piyasaya sunulan oluklu mukavva kağıdı geçen yılkine kıyasla daha az kalmaktadır.
Hurda Kağıt Miktarı Azalıyor Gibidir
Öte yandan hurda kağıt toplama miktarında belirgin bir azalma gözlenmektedir. Aşağıdaki grafik İzmir içindeki 6 AVM, süpermarket ve zincir ana deposundan çıkan atık ambalaj miktarını göstermektedir.
Toplanabilen atık miktarı Haziran 2015’de ciddi şekilde düşmüş ve tekrar aynı seviyelere gelememiştir. 2016 çok dalgalıdır ve darbe girişimi hurda miktarını da azaltmıştır. 2017’de ortalama miktar 2016’dan iyidir. Bu yılın en iyi zamanı Mart iken, Nisan-Haziran döneminde miktar azalmaya devam etmektedir.
Özetle, son aylarda her ay bir öncekinden daha az hurda çıkmıştır. Miktar azlığı hurda fiyatını yükseltmektedir.
Kağıt ve Hurda Kağıt Fiyat Artışları
Kağıt fabrikasının en önemli girdisi de hurda kağıt olduğundan maliyetler artmaktadır. Aşağıdaki grafik, kağıt fiyatı ile hurda fiyatındaki artışların son 2,5 yılda nasıl değiştiğini göstermektedir. Grafik, hurda ve kağıdın 2015 yılı Ocak ayındaki fiyatlarını 100 kabul edilerek, sonraki aylarda ne kadar değiştiğini görmek üzere hazırlanmıştır. Şubat 2015’de Ocak’a göre kağıt fiyatı fazla değişmeden kalmışken hurda fiyatı 5% kadar düşmüştür. Hurda fiyatındaki düşme, Haziran 2015’de dip yapmıştır.
Turuncu renkli hurda fiyat artışı grafiğinin 2017 başına kadar belirgin özelliği, kağıt fiyatından daha az artmasıdır. (Şubat 2016 istisnadır.) Ancak 2017’de eğri karakteristiğini değiştirmiş ve kağıt fiyatından daha fazla artmaya başlamıştır.
Kağıt fiyatı çok ciddi artış göstermesine rağmen, hurda fiyat artışını yenebilmiş değildir. Kağıt fabrikasının, hurdadaki artışı fiyatlarına yansıtmasına rağmen bu sene 2015 ve 2016’daki kadar başarılı olmadığı söylenebilir.
Diğer Endeksler Ne Söylüyor?
Omüd’ün yayınladığı ve TÜİK’in hazırladığı “kağıt hamuru, kağıt-mukavva” endeksindeki yıllık (Temmuz / 2016 – Haziran / 2017) artış 49%’dur. Yukarıdaki grafiğe göre, aynı dönemdeki kağıt fiyatı artışı 50% ve hurda kağıt fiyatı artışı 63%’dür. Yine aynı dönemdeki ülkemizin en büyük kağıt üreticisinin fiyat listelerindeki artış 71%’dir. Açıkladığım yüzdelerden ben, Tüik hesabının biraz eksik kaldığını, hurdadaki artışı pek dikkate almadığını anlıyorum.
Oluklu fabrikaları, hammadde fiyat artışlarını müşteriye izah etmekte zorlanmıştır. Tüik’in yayınladığı endeks yetersiz oluşturulduğundan, dolaylı olarak oluklu fabrikalarının aleyhine çalışmıştır.
Beklentiler
Kağıttaki hareketi zamanında idrak edemeyen bazı fabrikaların hammadde stokları zamansız erimiş ve maliyetleri anormal derecede yükselmiştir. Bugünlerde eksilen stokları şişirmek amacıyla fazladan kağıt talebinin oluşmuş olması mümkündür. Ayrıca oluklu mukavva sektöründe işlerin Eylül ile çok artacağı beklentisi dile getirilmektedir. Beklentiler dahi kendi başına kağıt talebi yaratıyor olabilir. Ambalaj üreticilerinin böyle durumlarda nasıl etkilendiği konusunda, kağıt fiyatları nasıl oluşuyor başlıklı yazıma bakılabilir.
Esas Problem
Ancak esas konu kağıt değil, hurda kağıttır. Hurda kağıdın çöpe gitmeden kaynağında yani evde ayrıştırılması, atık şirketinin hurda kağıdı ücretsiz alması, her türlü toplamanın (sokaklar dahil) teşvik edilmesi, belediyelerin atık toplama anlaşmalarına sadık kalması ve geri dönüşüm şirketini yolunacak kaz gibi görmesi, hurda ticaretinin yönetmeliklerle engellenmesi,…gibi temel konular düzeltilmeden hurda kağıt miktarı ciddi boyutta artmaz. Talebi çok, miktarı yetersiz olan şeyin fiyatı artar. Kağıttaki sıkışıklık ne zaman biter konusunda ise hurda, kağıt ve oluklu mukavva sektörleri miktar dengeleri üzerine başlıklı yazımın okunmasını öneriyorum.
28 Mayıs 2017 Pazar
Ambalaj Sektöründe Endüstri 4.0
Bu yazı, International Paper Board Industry dergisinin Şubat 2017 sayısı, sayfa 40’daki “The Internet Of Things” başlıklı yazıdan özetlenerek tercüme edilmiştir. Endüstri 4.0'ın ambalaj fabrikasının içinde yaratacağı değişimlerden daha ziyade, ürettiğimiz ambalajlarda hangi değişiklikler olacağı anlatılmaktadır.
Geçen birkaç senedir, Nesnelerin İnterneti (IoT, Internet of Things) veya Almanların deyimiyle Endüstri 4.0 (Industry 4.0) dünya çapında kaçınılamayacak bir realite olmuş durumdadır. Hangi konferans katılsanız, hangi fuarı gezseniz; hızla büyüyen önemli bir husus olduğundan ajandada veya programda bu konu yer alıyor.
Geçen birkaç senedir, Nesnelerin İnterneti (IoT, Internet of Things) veya Almanların deyimiyle Endüstri 4.0 (Industry 4.0) dünya çapında kaçınılamayacak bir realite olmuş durumdadır. Hangi konferans katılsanız, hangi fuarı gezseniz; hızla büyüyen önemli bir husus olduğundan ajandada veya programda bu konu yer alıyor.
Verilen öneme rağmen
şaşırtıcı derece az sayıda insan, ne olduğunu ve dünyanın nasıl değişeceğini
anlıyor. Diğer sanayi kollarına kıyasla, kağıt esaslı ambalaj sektörü oldukça
dramatik dezavantaja sahip görünüyor. Bu olumsuzluğa neden olan ise konunun
uzmanlarına göre; NFC etiketleri, sensör teknolojisi, ilgili yazılımlar ve
bunların uygulamalarındaki gelişme derecesi ile bunların hepsinin sektörümüzdeki durumu
arasındaki farkın çok büyük olmasıdır. Bilindiği kadarıyla kağıt, karton veya oluklu mukavva
üreticilerinin ifade edilen teknolojileri sağlayan şirketler ile hemen hiçbir
ilişkisi yoktur.
Ne Anlama Geliyor?
Konuya yakın olmayan
okuyucular için IoT (veya Endüstri 4.0), bir cihazın, internet ile bulut bazlı
veri stoklama sağlayıcısı kanalı ile bilgi paylaşmasıdır. Uygulamanın amacı
araya insanın girip müdahalede bulunmamasıdır.
Açıklama bazılarına
korkutucu bazılarına ise heyecan verici gelebilir. Bu türlü değişimlere herkes
farklı tepki verir. Yeni teknolojiyi, yaş, eğitim ve mesleğimize göre anlamakta
zorlanabilir, amacı sorgulayabilir veya çekici bir iş fırsatı bulabiliriz.
25 yıldır halkın
kullanımında olan internet ile 10 yıldır hayatımızda olan akıllı telefonlar,
dünya genelinde insanların iletişimini oldukça etkileyip-geliştirdi. Değişimin
hızı bazılarına ağır gelirken, diğerlerini heyecanlandırdı. Çoğunlukla, bu
değişimleri ve topluma getirdiklerini yeni standartlar olarak kabul ettik.
Bazıları yeni teknolojileri güvenilmez bulup-denemek istemese de iş yerleri,
ticari organizasyonlar ve devlet kurumları şartların zorlaması ile değişime
ayak uydurdular. Yani uyum, başlangıçta seçimli olsa da artık zaruri oldu.
Örneğin İsveç’te,
otobüs bileti alırken, restoran ve mağazalarda ödeme yaparken, cep telefonu
uygulamaları zorunludur. Alınan ürünleri kendi kendine okutulan kasalar,
başında kasiyer olanlardan daha yaygın hale geldi. Anlaşılacağı üzere, biz
istesek de kabul etmesek de dünya değişiyor.
Yeni teknolojiler ve
getirdikleri değişimlerin, toplum içindeki günlük rutinlerimize etkisini
açıklayan genel teori şöyledir:
·
Siz
doğmadan önce keşfedilmiş her yeni teknolojiyi, yaşamınızı kolaylaştıran, bir
standart olarak kabul edersiniz.
·
Siz
30 yaşınıza varmadan keşfedilen yeni teknolojiyi çoğunlukla heyecan verici
olarak alırsınız. Bu yaş grubu, yeni teknolojinin kabul edilmesini veya ret
edilmesini sağlar.
·
30
ila 50 yaş grubundaki iş insanları, genel olarak yeni teknolojiyi şüphe ile
inceleyerek kabul eder, iş fırsatı yaratır mı, kar arttırır mı diye bakar. Yeni
teknolojinin yüksek seviyede kabul görmesini sağlamak adına, pazarda gerekli
düzenlemelerin yapılmasına yol açan, ikinci kabul ediciler bunlardır.
·
50’den
daha yaşlı olanların çoğunluğu yeni teknolojiden, anlayamayacaklarından
korktukları veya hayatlarına getireceği değişikliklere uyamayacaklarını
düşündüklerinden; uzak dururlar.
Değişim Devam
Ediyor
Nesnelerin İnterneti,
akıllı telefon ve internete gösterilen reaksiyon veya kabulün benzerini çeşitli
demografik gruplardan görecek ama toplumda daha hızlı, daha ezici, daha büyük
değişimlere neden olacaktır.
Daha geçenlerde,
“Amazon Go” kasiyersiz çalışan ilk mağazasını açtı. Haberi kaçırmış
olabilirsiniz. Tüketici, dükkan içinde yürüyor, tercih ettiği ürünleri alıyor,
alırken akıllı telefonuna kaydediyor, telefonuna yüklü bir uygulama ile
ödemesini yapıyor. Ödeme kapıdan çıkarken otomatik gerçekleşiyor. Ödeme
kuyruğu, ödeme cihazı, para, kredi kartı makinesi yok. Yalnızca istediğinizi
alıp çıkıyorsunuz. Amazon Go birkaç yıl içinde benzeri 2.000 dükkan açacağını
açıkladı.
Bu Sistem Nasıl
Çalışıyor?
·
Mağazadaki
bütün ürünlerin ID’lerinin (individual identity, bireysel kimlik) olması ilk
adım. Ürünün durumu (yani yeri) değiştiğinde sensörler, ID’yi otomatik olarak
okuyarak anlıyor. Bu teknoloji RFID (Radio Frequency Identification, radyo
dalgaları ile objelerin kimlik numaralarını iletme) ve NFC (Near Field
Communication, yakın mesafeden iletişim) özelliklerine haizdir. Bunlar (NFC’ler)
programlanabilen mikro çiplerdir ve etki alanına giren enerji kaynakları ile
haberleşebilirler. En kolay anlaşılabilir örnek, mağazalardaki çalınmaya karşı
yapılan etiketlerdir. Bu teknoloji, hep statik duran ve programlanma hafızası
olmayan barkodlarla karıştırılmamalıdır.
·
Mağazadaki
her ürünün bir mikro çipi olmalı, rafa konulurken mağaza sensörleri tarafından
algılanmalı ve alış veriş sırasında tüketicinin cihazı (yani telefonu)
tarafından okutularak (barkod değil mikro çip) sepete konmalıdır.
·
Alış
veriş anında, müşteri bir ürünü akıllı telefonuna yakın tuttuğunda iki seçenek
ekrana gelecek. İlk alternatif olan satın almayı seçerseniz, telefonunuz ürünün
NFC etiketini “satıldı” şeklinde etkileyecek, raftaki miktar azalacak, ürün
fiyatı hesabınıza eklenecektir. Telefonunuzun ekranındaki diğer seçenek olan
daha fazla bilgiyi seçerseniz, elinizdeki ürünün web sayfasına ulaşacaksınız.
Sepete attığınız ürünü almaktan vaz geçerseniz, telefonunuz size vazgeç
alternatifi de sunmuş olacaktır. Bu durumda, ürünü yerine koyduğunuzda NFC
etiketi ürünü raftaki miktara ekleyecektir.
·
Alış
veriş listeniz varsa ve önceden ürünleri (marka, model) belirlediyseniz, mağaza
içinde ürünün nerede olduğunu kolayca bulabileceğiniz gibi, mağazaya
ulaştığınızda almanız için önceden hazır olmalarını da sağlayabilirsiniz.
·
Dükkan
kapısından çıktığınızda, aldıklarınız kaydedilecek ve önceden tanımladığınız kredi
kartından çekilecektir. Fatura eposta adresinize gelecektir. Aldıklarınız
arasında telefonunuza okutulmamış bir ürün varsa, çıkış kapısındaki mağaza
sensörleri ürünün NFC etiketinden durumu anlayacak ve sizi bilgilendirecektir.
Bütün bu işler
olurken, geri planda başka aksiyonların olması da mümkündür:
·
Mağazadaki
stok kontrol yazılımı, anlık durumu bileceğinden, rafı dolduracak sipariş
açabilir.
·
Buzdolabınız
içindeki ürünlerin listesini güncelleyebilir ve web tabanlı kişisel bilgi
sisteminize koyabilir. Eksikleri tamamlamak üzere bir teslimat servisi ile
anlaşmanız da mümkün olabilir.
·
Kutular
açıldıklarında, içlerinde kaç tane ürün kaldığını uzaktan anlama imkanınız
olabilir.
·
Lojistik
geçmişi ve sıcaklık gibi depolama koşulları izlenebilir.
·
Son
kullanım tarihi kayıt edilebilir ve evinizdeki günü geçmiş ürünleri bilirsiniz.
Bilim-Kurgu Gibi
Mi?
Biraz bilim-kurgu gibi
gelse de yakın gelecekteki, alış verişimiz böyle olacak. Tahminlerden şüphe
ediyorsanız, büyük gıda şirketleri ile süpermarket zincirlerinin, böyle
teknolojileri mağazalara koyma motivasyonlarını dikkate almalısınız.
·
Süpermarketler
her gün çok sayıda ürünü, tarihleri geçtiği veya kampanyaları bittiği için imha
ediyor. Tüketici davranışlarının (yani satın alma davranışlarının) sürekli
izlenmesi, gerçek zamanlı stok miktarları ile ilgili yazılım tarafından
karşılaştırılması/analiz edilmesi; süpermarketlere stoklarını azaltma ve çok
büyük meblağları tasarruf etme imkanı verir.
·
Tüketicilerden
çok azı, yeni model daha hızlı çıkış sağlayacağı için eskisi gibi kasiyere
ödemeyi tercih eder. Ürünlerin raftan alınması, sepete konulması, ödeme
noktasında banda yerleştirilmesi, ödeme yapılması ve kasadan geçmiş ürünlerin
torbaya doldurulması işlerinin yerine artık yalnızca telefona dokundurmak
yeterli olacak. Hesap özetinizi anlık olarak, alışveriş sırasında
görebileceksiniz.
·
Ödeme
işleminde maliyet düşürme ihtiyacı, aradaki kasiyeri ortadan kaldıracaktır.
·
Müşterinin
alışkanlıkları kaydedileceğinden, satıcı, toptancı, tedarik zinciri ve üretici
arasında müşteriye özel anlık çözümler geliştirilecektir. Alternatif ürün
tavsiyeleri ve promosyonlar, siz alışveriş yaparken telefonunuzda görünecektir.
·
Dünya
nüfusunun 50%’den fazlasının yaşadığı kalabalık şehirlerdeki alışveriş
imkanları, buradaki hayat tarzına hemen uyacaktır. Bazı teslimat/buzdolabını
doldurma işleri, katma değeri yüksek yeni iş fırsatları olarak görünecektir.
·
NFC
etiketleri, sağlık harcamalarındaki israfı, reçeteye yazılan kullanılması
gereken miktar ile satın alınan arasındaki farkı sıfırlayacaktır. Bu konu,
hayat kurtarma amacıyla ilaç bulundurma ile ilgili değildir. NFC etiketlerini
ambalaja uygulamada öne çıkan şirketlerden biri Norveç’te kurulu “Thin Film
Electronics ASA”dır. Kanada’lı “Jones Packaging Inc”, “Thinfilm’s Open Sense”
adını verdiği NFC etiketlerini 15.000 adet/saat hızla, ilaç ambalajlarına
eklemektedir.
Ya Büyükler
Apple, Cisco,
Wal-Mart, Microsoft, Intel, Siemens, SAP, Samsung, GE,… vb gibi önde gelen
teknooji şirketleri IoT esaslı teknoloji geliştirmek üzere 200 milyar USD’den
fazla para yatırmış durumdadır.
Bu teknolojinin,
gelecek beş yılda yatırılan paranın sekiz katından fazla geliri; internet ve
akıllı telefonlar yardımıyla kazanacağı tahmin edilmektedir.
Bütün bunlar, dünyadaki
bütün ambalaj şirketlerinin Endüstri 4.0 bazlı teknolojileri anlamak
zorunluluğunu, konunun ihmal edilmeyecek derecede önemli olduğunu belirler.
Bu makale günlük
ürünlere, komoditeye odaklanmış olsa da, yakın gelecekte üretilen, ambalajlanan,
kullanılan, sevk edilen ve tüketilen her türlü mal konudan etkilenecektir.
Ambalaj sektörünün,
konuya dahil olma noktası tam burasıdır. Ambalajlarına NFC etiketleri ve
RFID’ler eklenmesi gereken ürünlerden en önemlileri kuşkusuz gıdalar olacaktır.
Ajandasında bu konu bulunan çok sayıda uluslar arası gıda üretim şirketi
bulunmaktadır. Bunun karşısında ambalaj üreticileri ise hızla artacak talebe
cevap vermeye hazır olmalıdır. Tedarik zinciri içinde ambalajın (ambalaj şirketlerinin),
pasif durumdan aktife geçerek muazzam para kazanma imkanı bulunmaktadır.
Aşılması Gereken
Engeller
·
Mikroçipleri
ve ilgili uygulamaları geliştiren elektronik teknoloji şirketleri, ambalaj
sektörü hakkında bilgi sahibi değildir. Toptancı ve gıda üreticilerinin ortaya
koyduğu ihtiyaçları anlamışlardır ama bobin enini esas alan (yani kombine
yapılan) ambalaj üretim yöntemlerini ve NFC etiketlerini prosesin neresinde
uygulayacaklarını bilmezler.
·
Ambalaj
üreticilerinin NFC etiketlerini ambalaj çözümlerine uygulamak için gereli
teknoloji bilgileri çok yetersizdir. Bu nedenle, etiketleri ekleme prosesi manuel
(el ile) olarak düşünülmektedir. Bu ise sanki bir pazara giriş engeli
oluşturarak, maliyetleri arttırmaktadır.
·
Üretim
makineleri üretenler ise gıda markaları, süpermarketler ve ambalaj üreticileri
ile konuşmayı unutmuş gibidir. Ambalaj sektöründe önde gelen makine
üreticilerinin büyük çoğunluğu, NFC etiket otomasyonlarına kayda değer yatırım
yapmamıştır. Yüksek yatırım maliyetlerinden dolayı bu şirketler kendi
fikirlerini geliştirmek yerine, müşterilerinin NFC uygulama ihtiyaçlarının
kesinleşmesini beklemek arzusundadır.
·
NFC
etiketlerinin, hurda kağıtların toplanması ve geri kazanılmasındaki yeri
mutlaka dikkate alınmalıdır.
·
Bu
konuya nitelikli katılımı sağlayabilecek elektronik ve yazılım uzmanlarının
eksikliği, kağıt esaslı ambalaj sektöründe açıkça hissediliyor. Ortaya çıkacak
talebi karşılamak üzere eğitim ve yetiştirme şart görünmektedir.
Ambalaj sanayisindeki
bu önemli değişim hususunda, paydaşların çok az diyaloğu olduğuna göre;
tarafları bir araya getirmek gereklidir.
Son zamanlarda yapılan
bir araştırmaya göre, iş sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey
yöneticilerden ancak 77%’si ne olduğunu ve IoT’un sektörlerini nasıl
değiştireceğini anlıyor ve kabul ediyor. Çalışanların ise yalnızca 17%’si
(IoT’la) iş yerlerinin nasıl değişeceğini anlıyor ve kabul ediyor. Görüldüğü
üzere, üretim teknolojisi ile tedarik zincirindeki geçişe karar verecekler ile
yapacaklar arasında korkunç bir anlayış farkı bulunmaktadır.
Birbirlerinin
çıktılarını çok etkilediklerinden, bir şekilde karşılıklı bağımlı olan kağıt
esaslı ambalaj sektöründeki paydaşlar ve IoT; maliyet düşüren, pratik ve
sürdürülebilir çözümler için hemen birlikte çalışmaya başlamalıdır.
Bu durumda yarış, en
iyi uygulama, en iyi iş çözümü, çevreye en az zarar veren, en akıllı
teknolojiyi; farklı zaman, farklı mekan ve farklı araçları süren ehil olmayan
şoförlere sunulması şeklinde olacaktır. Oluşacak karışıklığı dert etmeyin,
zaten sunulan bütün teknolojilerde olduğu gibi bir kaotik yarış ve
bilgi/anlayış eksiğini göreceğiz.
Ambalaj sektörlerinin
liderleri ile onların şirketleri, kaçınılmaz değişikliklerin
standartlaştırılmış prosesler halinde yapılmasını; kabul edilebilir karlılık
seviyesinin korunmasını garanti etmek üzere inisiyatif almalıdır. Bu arada
teknoloji devlerine, ambalaj tedarik zincirinin bütününe ilişkin ne
düşündüklerini ve bunun sektöre ne fayda sağlayacağını sormak gerekir.
Kağıt esaslı ambalaj
sektörü izlenebilir akıllı ambalaj çözümlerinden nasıl katma değer yaratıp-para
kazanacağını öğrenmek zorundadır. Ambalaj üreticileri, talep edilen çözümleri
kullanmak yerine, onları yöneten olmak gibi bir şansa sahiptir. Dünyada ilk
kutu basıldıktan yaklaşık 100 yıl sonra, NFC etiketleri ambalaja en yüksek
katma değer sağlama imkanı veriyor. Müşteriye ise (üretici gibi) ambalajı geçtiği
bütün adımlarda izleme imkanı tanıyor. Bu karşılıklı fayda, henüz hiçbir
mecrada dikkate alınmıyor. Karşılıklı diyalog ile konuya ilişkin standartların
oluşturulması ve sürdürülmesinden de avantaj sağlanabilir.
30 Nisan 2017 Pazar
Hurda Kağıt, Oluklu Mukavva Kağıdı ve Oluklu Ambalaj Sektörlerinin Miktar Dengeleri Üzerine Bir Değerlendirme
Bu
yazıda, hurda kağıt, oluklu mukavva kağıtları ve oluklu mukavva ambalaj
piyasalarını geçmiş ve gelecek üç yılının miktar dengelerini inceleyip-miktarsal
sıkıntı olup-olmayacağını anlamaya çalışacağım. Yazıda yer alan tablolar, AGED,
OMÜD ve SKSV adlı derneklerden alınmıştır. Daha doğru ve detaylı bilgi ve
raporlar için bu kurumların adresleri yazının altındadır.
Birbirinin müşterisi konumundaki bu sektörlerde iş akışı şu şekilde özetlenebilir:
Toplanan hurda kağıtlar (marketlerden çıkanlar, çöpten toplananlar, kağıtla ilgili işletmelerden fire olarak çıkanlar,…) tasnif edilip-balyalandıktan sonra kağıt fabrikalarına satılır.
Kağıt fabrikaları, toplanan hurda yetmediği için biraz hurda ithal etmek zorundadır. Hurda kağıtları eritip-tekrar kağıt haline getirir ve oluklu mukavva sektörüne satar. Satışların bir kısmı ihraç edilirken, diğer bir kısmı ise oluklu mukavva dışı sektörlerce (bal peteği, köşebent, miğfer/masura,…vs) tüketilmektedir.
Oluklu mukavva sektörü, içeride üretilen kağıtları alır, içeride üretilmeyen veya az üretilebilen cinsleri (kraft liner, beyaz kraft, beyaz test liner, kuşeli kağıtlar, NSSC,…) ithal ederek, ambalaj üretir ve satar. Müşteriler büyük çoğunlukla iç piyasadadır. Kurların yüksek olduğu dönemlerde ihracat düşünülür.
Şimdi tersten giderek hangi sektör ne kadar üretiyor konusuna bakalım:
Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörü:
Önceki
yıla göre büyüme oranları, ilk satırdadır. Uzun yıllardan beri ilk kez geçen
yıl oluklu mukavva sektörü küçülmüştür. Ayrıca on yıllık ortalamada, açıklanan
GSMH’den iki puan kadar fazla büyüme trendi son yıllarda kaybolmuştur. Bu
nedenle, 2017 dahil gelecek üç yılda (önceki yıllarda olduğu gibi) yüksek
oranlı sektör büyümesi olmayacağını tahmin ediyorum.
2017-2019 dönemi için verdiğim büyüme tahminleri son derece düşüktür. Yapmaya çalıştığım hurda-kağıt-oluklu hammadde hesabının sağlıklı olması için büyüme oranları özellikle düşük alınmıştır.
Tabloya göre, oluklu sektörü 10% fire ile çalışacak, 2017’de 2016 gibi 2.240.000 ton oluklu mukavva kağıdı tüketecektir. Takip eden yıllarda oluklu sektörü 1% ve 1,5% büyüyecektir.
Oluklu Mukavva Kağıdını Kullanan Diğer Sektörler:
Miğfer,
masura, köşebent, bal peteği, mobilya/kapı arasına kağıt blok, araba paspası,…gibi
çok sayıda sektör de oluklu mukavva kağıtlarını kullanmaktadır. Çoğunlukla
mikro işletme olan bu üreticiler, örgütlenmedikleri için sağlıklı bilgi yoktur.
Yukarıdaki tonajlar, ülkemizde tüketilen oluklu mukavva kağıtları miktarı ile
oluklu mukavva sektöründe kullanılanların farkı şeklinde hesaplanmıştır.
2015 yılından 2016 yılına olan tonaj sıçraması, büyük ihtimalle adı geçen üretimlerin patlama yapmasından değil; bu işletmelerin alış-verişlerinin kayıt dışından resmi hale gelmesindendir. Bir yıl içinde yüzlerce küçük işletmenin 160 bin ton büyümesinin başka açıklaması yoktur.
Geçen yıl 384 bin ton hammadde tüketimine ulaşan bu sektörlerin büyümesinin de oluklu mukavva gibi olacağını ve sırasıyla 2017-2019 döneminde; 0%, 1% ve 1,5% olacağını varsayıyorum.
Oluklu Mukavva Kağıtları:
Tablonun
2014-2016 dönemi verileri SKSV’ye aittir. Geçen yıl kapanan kağıt fabrikaları
nedeniyle kurulu kapasite 200 bin ton azaltılmıştır. Balıkesir’de 2018’de ve 2019’da Aydın’da devreye girecek
fabrikalar için 200’er bin ton kapasite eklenmiştir. Balıkesir’in 2018’in hemen
başında ve diğerinin yılın ortalarında başlayabileceği varsayılmıştır. Aydın’daki
tesis 400 bin ton ve üzeri kapasiteli
olacağından 2020 için fark kadar (200 bin ton) kurulu kapasite eklenecektir.
Kağıt üretimini esas etkileyen ihracat ve ithalat rakamlarıdır. 2016’daki ihracat artışı, kağıdı yetmez kılmıştır. İthalatta yıllarla azalma görünmektedir. 2017-2019 dönemi ihracatın 200 ve ithalatın 580 bin tonda sabit kalacağı öngörülmektedir.
Bu şartlar altında kağıt üretiminin 2.228, 2.254 ve 2.294 bin ton olacağı hesaplanmaktadır. Buna karşılık SKSV, kağıt üretiminin 2.482, 2.525 ve 2.580 bin ton olacağını tahmin etmektedir. 2017’de 2.482 bin ton üretilmesi, kapasite kullanımının birden bire 8 puan kadar (85,7’den 93,3%’ye artması gerektirdiğinden) pek olası değildir. Hurda yeterliliği ise ayrı bir konudur.
Geçen yıl 270 bin tona kadar tırmanan ihracatın, kurların stabilize olması ile önümüzdeki yıllarda 200 bin tonlara gerileyeceğini tahmin ediyorum. Kağıt ithalatının ise (ithaline mecbur olduğumuz kağıtların üretimine başlamadığımızdan) aynı seviyede kalması mümkündür.
Oluklu mukavva kağıtlarının toplam tüketimi önümüzdeki üç yılda 2,6 milyon tonlar seviyesinde olacaktır. Bu şartlar altında geçen yıl 86%’ya ulaşan kapasite kullanımı, 2017’de 84’e ve 2018’de 79’a inecektir.
Kurlarda yine bir artış olursa, kağıt ihracatı cazibesini arttıracağından ve kapasite yeterli olduğundan rahatlıkla cevap verilebilir ama hurda sektörü bunun ne kadarına izin verir hesaplanmalıdır.
Hurda Kağıt Sektörü:
Oluklu mukavva kağıdı üretmek üzere toplanan hurda kağıtların durumu şöyledir. Gri karton, krome karton, temizlik kağıdı, kırtasiye, viyol,…gibi sektörlerde kullanabilen esasen hurda kağıt olan ürünler bu tabloda yer almamaktadır.
Oluklu
kağıtları üreten fabrikaların ihtiyacı olan hurda miktarı ilk satırdadır.
2014’den 2015’e geçerken görülen sıçrama miktarı devreye yeni giren kağıt
makinelerinin yarattığı talepten olabileceği gibi toplama bilgisi verilmeyen
veya kayıt dışı hareketlerden de olabilir. 2015’de 2,5 milyon tonu geçen
toplama miktarı, yasal düzenlemelerle sekteye uğramış ve 2016’da 73 bin ton
eksik toplanabilmiştir. Önümüzdeki yıllarda az artışlarla toplama miktarı
2019’da 2,5 milyon tona ulaşacaktır.
451 bin ton ithalat ile 2016 şimdiye dek en çok hurda kağıt ithal edilen yıl olmuştur. İthalat bu yıl 400 bin olmak üzere devam etmek zorundadır.
Hurda ihracatı esasen yasak olmakla birlikte, 2016’da 46 bin ton hurda ihraç edilmiştir. Toplanan hurda kağıdın bir kısmı başka sektörlerce kullanılmaktadır.
Sonuç ve Yorum:
Adı geçen sektörler arasında, esas müşteri konumunda olan oluklu mukavva ambalajdır. Bu sektörün eski zamanlardaki gibi 5% ve üzerinde büyümesi, ülkemizde hem kağıt üretimini hem de atık kağıt faaliyetlerini anormal tetikler. Bu ise, devletimizin, inşaat gibi ambalaj kullanmayan değil, imalat sanayi gibi ambalaj kullanan sektörlerin teşviki ile mümkündür.
Geçen yılın sonlarından başlayarak-2017’nin ilk aylarında Çin’e yapılan kağıt ihracatı, kağıt sektörünü kurtarmıştır. Yeni bir ihracat dalgası olmazsa, kağıt sektöründe kapasite fazlalığı hissedilecektir.
Üçlü arasında, nihai kısıtlamayı hurda sektörü koymaktadır. Hurda kağıt sektörünün gelişmesi için, piyasa gerçekleri ile fazla uyuşmayan düzenlemelerden vaz geçmek gerekir. Açıkça bellidir ki toplanan hurda kağıt yetmiyor ve önemli bir kısmı çöpe gidiyor. Çöptekilerin bir şekilde ekonomiye kazandırılması şart görünmektedir. Böyle olursa, ülkemiz net bir kağıt ihracatçısı olabileceği gibi, oluklu mukavva sektörünün maliyetleri düşecek ve enflasyona olumlu katkısı görülecektir.
Zincir şu şekilde çalışmaktadır:
Hurda ile ilgili toplama kısıtlamalarını kaldır
Hurda toplanma ve ticareti kolaylaşsın, miktar artışı
Kağıt fabrikalarının maliyeti düşsün
Kağıt ihracatı artsın
Oluklu fabrikalarının alım maliyeti düşsün
Ambalaj fiyatları geri gelsin ve ambalaj ihracatı şansı artsın
İşin ruhuna uygun, hurda sektörü düzenlemeleri olmadan hurda işi kolaylaşmadan, ne kağıt ucuzlar ne de kutu. Söylendiği gibi bazı fiyat düşme beklentileri oluşsa da bunlar, olması gerektiğinden değil bazı üreticilerin kapasite doldurma gayretindendir.
Yukarıdaki rakam ve bilgilerin daha fazlası için, ilgili derneklere başvurmanız gerekir:
www.a-ged.org.tr
www.sksv.org.tr
www.omud.org.tr
Birbirinin müşterisi konumundaki bu sektörlerde iş akışı şu şekilde özetlenebilir:
Toplanan hurda kağıtlar (marketlerden çıkanlar, çöpten toplananlar, kağıtla ilgili işletmelerden fire olarak çıkanlar,…) tasnif edilip-balyalandıktan sonra kağıt fabrikalarına satılır.
Kağıt fabrikaları, toplanan hurda yetmediği için biraz hurda ithal etmek zorundadır. Hurda kağıtları eritip-tekrar kağıt haline getirir ve oluklu mukavva sektörüne satar. Satışların bir kısmı ihraç edilirken, diğer bir kısmı ise oluklu mukavva dışı sektörlerce (bal peteği, köşebent, miğfer/masura,…vs) tüketilmektedir.
Oluklu mukavva sektörü, içeride üretilen kağıtları alır, içeride üretilmeyen veya az üretilebilen cinsleri (kraft liner, beyaz kraft, beyaz test liner, kuşeli kağıtlar, NSSC,…) ithal ederek, ambalaj üretir ve satar. Müşteriler büyük çoğunlukla iç piyasadadır. Kurların yüksek olduğu dönemlerde ihracat düşünülür.
Şimdi tersten giderek hangi sektör ne kadar üretiyor konusuna bakalım:
Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörü:
| bin ton | 2014 | 2015 | 2016 | 2017 | 2018 | 2019 |
| pazarın büyümesi % | 4,9% | 3,4% | -0,7% | 0,0% | 1,0% | 1,5% |
| toplam satış miktarı | 1.970 | 2.036 | 2.022 | 2.022 | 2.042 | 2.073 |
| kullanılan kağıt miktarı | 2.167 | 2.240 | 2.224 | 2.224 | 2.246 | 2.280 |
2017-2019 dönemi için verdiğim büyüme tahminleri son derece düşüktür. Yapmaya çalıştığım hurda-kağıt-oluklu hammadde hesabının sağlıklı olması için büyüme oranları özellikle düşük alınmıştır.
Tabloya göre, oluklu sektörü 10% fire ile çalışacak, 2017’de 2016 gibi 2.240.000 ton oluklu mukavva kağıdı tüketecektir. Takip eden yıllarda oluklu sektörü 1% ve 1,5% büyüyecektir.
Oluklu Mukavva Kağıdını Kullanan Diğer Sektörler:
| bin ton | 2014 | 2015 | 2016 | 2017 | 2018 | 2019 |
| pazarın büyümesi % | 0% | 68,0% | 0,0% | 1,0% | 1,5% | |
| oluklu dışı | 227 | 228 | 384 | 384 | 388 | 394 |
2015 yılından 2016 yılına olan tonaj sıçraması, büyük ihtimalle adı geçen üretimlerin patlama yapmasından değil; bu işletmelerin alış-verişlerinin kayıt dışından resmi hale gelmesindendir. Bir yıl içinde yüzlerce küçük işletmenin 160 bin ton büyümesinin başka açıklaması yoktur.
Geçen yıl 384 bin ton hammadde tüketimine ulaşan bu sektörlerin büyümesinin de oluklu mukavva gibi olacağını ve sırasıyla 2017-2019 döneminde; 0%, 1% ve 1,5% olacağını varsayıyorum.
Oluklu Mukavva Kağıtları:
| bin ton | 2014 | 2015 | 2016 | 2017 | 2018 | 2019 |
| kurulu kapasite | 2.423 | 2.861 | 2.660 | 2.660 | 2.860 | 3.060 |
| üretilen miktar | 1.842 | 2.190 | 2.280 | 2.228 | 2.254 | 2.294 |
| ihraç edilen | 101 | 224 | 270 | 200 | 200 | 200 |
| ithal edilen | 661 | 570 | 580 | 580 | 580 | 580 |
| stok farkları | 8 | 68 | -18 | 0 | 0 | 0 |
| tüketim miktarı | 2.394 | 2.468 | 2.608 | 2.608 | 2.634 | 2.674 |
| kapasite kullanımı | 76,0% | 76,5% | 85,7% | 83,8% | 78,8% | 75,0% |
Kağıt üretimini esas etkileyen ihracat ve ithalat rakamlarıdır. 2016’daki ihracat artışı, kağıdı yetmez kılmıştır. İthalatta yıllarla azalma görünmektedir. 2017-2019 dönemi ihracatın 200 ve ithalatın 580 bin tonda sabit kalacağı öngörülmektedir.
Bu şartlar altında kağıt üretiminin 2.228, 2.254 ve 2.294 bin ton olacağı hesaplanmaktadır. Buna karşılık SKSV, kağıt üretiminin 2.482, 2.525 ve 2.580 bin ton olacağını tahmin etmektedir. 2017’de 2.482 bin ton üretilmesi, kapasite kullanımının birden bire 8 puan kadar (85,7’den 93,3%’ye artması gerektirdiğinden) pek olası değildir. Hurda yeterliliği ise ayrı bir konudur.
Geçen yıl 270 bin tona kadar tırmanan ihracatın, kurların stabilize olması ile önümüzdeki yıllarda 200 bin tonlara gerileyeceğini tahmin ediyorum. Kağıt ithalatının ise (ithaline mecbur olduğumuz kağıtların üretimine başlamadığımızdan) aynı seviyede kalması mümkündür.
Oluklu mukavva kağıtlarının toplam tüketimi önümüzdeki üç yılda 2,6 milyon tonlar seviyesinde olacaktır. Bu şartlar altında geçen yıl 86%’ya ulaşan kapasite kullanımı, 2017’de 84’e ve 2018’de 79’a inecektir.
Kurlarda yine bir artış olursa, kağıt ihracatı cazibesini arttıracağından ve kapasite yeterli olduğundan rahatlıkla cevap verilebilir ama hurda sektörü bunun ne kadarına izin verir hesaplanmalıdır.
Hurda Kağıt Sektörü:
Oluklu mukavva kağıdı üretmek üzere toplanan hurda kağıtların durumu şöyledir. Gri karton, krome karton, temizlik kağıdı, kırtasiye, viyol,…gibi sektörlerde kullanabilen esasen hurda kağıt olan ürünler bu tabloda yer almamaktadır.
| bin ton | 2014 | 2015 | 2016 | 2017 | 2018 | 2019 |
| Hurda kağıt ihtiyacı | 2.210 | 2.628 | 2.736 | 2.674 | 2.705 | 2.753 |
| toplanan miktar | 2.175 | 2.517 | 2.444 | 2.450 | 2.475 | 2.500 |
| ithal edilen | 184 | 248 | 451 | 400 | 425 | 450 |
| ihraç edilen | 43 | 57 | 46 | 50 | 50 | 50 |
| diğer kağıt sektörlerine giden | 149 | 137 | 159 | 176 | 195 | 197 |
451 bin ton ithalat ile 2016 şimdiye dek en çok hurda kağıt ithal edilen yıl olmuştur. İthalat bu yıl 400 bin olmak üzere devam etmek zorundadır.
Hurda ihracatı esasen yasak olmakla birlikte, 2016’da 46 bin ton hurda ihraç edilmiştir. Toplanan hurda kağıdın bir kısmı başka sektörlerce kullanılmaktadır.
Sonuç ve Yorum:
Adı geçen sektörler arasında, esas müşteri konumunda olan oluklu mukavva ambalajdır. Bu sektörün eski zamanlardaki gibi 5% ve üzerinde büyümesi, ülkemizde hem kağıt üretimini hem de atık kağıt faaliyetlerini anormal tetikler. Bu ise, devletimizin, inşaat gibi ambalaj kullanmayan değil, imalat sanayi gibi ambalaj kullanan sektörlerin teşviki ile mümkündür.
Geçen yılın sonlarından başlayarak-2017’nin ilk aylarında Çin’e yapılan kağıt ihracatı, kağıt sektörünü kurtarmıştır. Yeni bir ihracat dalgası olmazsa, kağıt sektöründe kapasite fazlalığı hissedilecektir.
Üçlü arasında, nihai kısıtlamayı hurda sektörü koymaktadır. Hurda kağıt sektörünün gelişmesi için, piyasa gerçekleri ile fazla uyuşmayan düzenlemelerden vaz geçmek gerekir. Açıkça bellidir ki toplanan hurda kağıt yetmiyor ve önemli bir kısmı çöpe gidiyor. Çöptekilerin bir şekilde ekonomiye kazandırılması şart görünmektedir. Böyle olursa, ülkemiz net bir kağıt ihracatçısı olabileceği gibi, oluklu mukavva sektörünün maliyetleri düşecek ve enflasyona olumlu katkısı görülecektir.
Zincir şu şekilde çalışmaktadır:
Hurda ile ilgili toplama kısıtlamalarını kaldır
Hurda toplanma ve ticareti kolaylaşsın, miktar artışı
Kağıt fabrikalarının maliyeti düşsün
Kağıt ihracatı artsın
Oluklu fabrikalarının alım maliyeti düşsün
Ambalaj fiyatları geri gelsin ve ambalaj ihracatı şansı artsın
İşin ruhuna uygun, hurda sektörü düzenlemeleri olmadan hurda işi kolaylaşmadan, ne kağıt ucuzlar ne de kutu. Söylendiği gibi bazı fiyat düşme beklentileri oluşsa da bunlar, olması gerektiğinden değil bazı üreticilerin kapasite doldurma gayretindendir.
Yukarıdaki rakam ve bilgilerin daha fazlası için, ilgili derneklere başvurmanız gerekir:
www.a-ged.org.tr
www.sksv.org.tr
www.omud.org.tr
Etiketler:
aged,
bobin,
hurda,
hurda ithalatı,
kağıt,
kağıt ihracatı,
kağıt vakfı,
kutu,
miktarsal denge,
mitar dengesi,
oluklu ambalaj,
oluklu kağıdı,
oluklu mukavva,
omüd,
sksv
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)