6 Ağustos 2023 Pazar

İşlerin Azalmasına Amerikan Yorumu

Aşağıda Adam Josephson adlı yazarın, Freight Waves’de çıkan üç yazısını özetlemeye çalıştım. Oluklu mukavva ambalaj satışlarındaki azalmayı Amerikalılar nasıl yorumluyor diye merak ediyorsanız, lütfen okumaya devam edin.
İlk yazıya göre paketlenmiş gıda üreten şirketler (General Mills, Conagra ve McCormick) birbiriyle çelişen ifadeler olsa da dönem raporlarını sunarlarken (üçü de halka açık olmalı), satış miktarlarının azalmasını şöyle yorumlamışlar:
  • Amerikalılar daha da “fiyat hassas” hale geldiler
  • Marketler işletme sermayesini düzgün kullanmak adına, son sekiz çeyreğin altısında stok azalttılar
  • Nisan başındaki Paskalya tatilinden beri anormal derecede talep düşüklüğü var
  • Tüketiciler ucuz ürünlere kaymıyor, tersine genel olarak daha az gıda ürünü satın alıyor
  • Tüketiciler finansal baskı altındalar ve market markalı ucuz ürünleri alıyor
Aynı yazıya göre PepsiCo’nun hem market markalı rakibi olmadığından ve/ya az olduğundan hem de diğerlerinden farklı olarak miktarı düşmesine rağmen zam yaparak organik satış büyümesi sağladığından bahsediliyor. 
(Diğerlerinden farklı olarak ne yapmış? İşler azalsa da maliyet artışını fiyata yansıttığı için cirosu azalmamış.)

Yazar paketlenmiş gıda satışlarındaki azalmayı;
  • Kredi kart faizleri %20 olsa da kredi kart borçlarının rekor yüksek seviyeye çıkmış olması
  • Aşağıdaki grafiğe göre Amerikalıların enflasyondan arındırılmış gelirlerinin son iki yıldır düşüyor olması (dikkat edilirse Haziran’da ABD enflasyonu düşme eğilimine girdiği için ortalama reel haftalık gelirler artmaya başlamış.)
Nedenlerine bağlıyor ve (Ekim ayında öğrenci kredileri ödemeleri başlayana kadar) giderek daha çok Amerikalı finansal sıkıntıya düşecek diyor.
İkinci yazıda oluklu mukavva kutu talebi için “özellikle ticari malların talebine delalet eden önde gelen ekonomik gösterge” deniyor. Son dört çeyrektir kutu talebi düşük gidiyor diyerek; PCA (Packaging Corporation of America, Kuzey Amerika’daki üçüncü büyük kahverengi kağıt ve oluklu mukavva üreticisi)’nın kutu satış miktarı grafiği veriliyor.
Grafik önceki yılın aynı dönemine göre kutu satış miktarlarının ne kadar değiştiğini gösteriyor. Son kırmızı çizgiye göre 2022 ikinci çeyreğine kıyasla PCA’nın oluklu mukavva satış miktarı %9,8 azalmış.

Son yazı ise “kutu satışının niye düştüğünü halen anlamadıysanız” tadında kaleme alınmış. Tüketiciler için daha ucuz olan market markalı ürünlere kayıyor ve almak zorunda değillerse satın almıyorlar diyor. Buna karşılık markaların promosyonlu satışlarının, gerçekte sonraki satışlarını daha da daralttığı anlatılıyor. Yazar bütün bunlar orta ve alt gelirli Amerikalılar için bakalım yüksek gelir grubunda neler oluyor diyerek; Fransız lüks ürünleri satıcısı LVMH’nin 2023 ikinci çeyrekte satışlarının azaldığını ve özellikle Hennessy konyak satışlarının çok düştüğünden bahsediyor. Sonuçta önce fakirler enflasyonu hissediyor, daha sonra zenginler.
Talep düşük olunca, şirketler de maliyet azaltma yoluna gidiyor ve bu nedenle stokları azaltıyor zira paranın maliyeti yani faiz yüksek diyor.

Benim anladığım
  1. Enflasyon, tüketicinin net harcanabilir reel gelirini azaltıyor.
  2. Tüketici daha az ve daha ucuz malı alıyor.
  3. Üreticilere olan mal talebi düşüyor.
  4. Mal talebi düşünce kutu talebi de düşüyor.
  5. Paranın maliyeti yüksek olduğundan marketler/markalar stokları azaltmaya gidiyor. Yani döngü 3’ten tekrar başlıyor.
ABD’de durum böyleyse bizde nasıl derseniz?
Onlarda enflasyon, faiz ve oluklu mukavva miktar artışı sırasıyla %5, %5,5 ve -%10 iken bizde TÜİK’in açıkladığı son ayın enflasyonu %9,5 ikinci grafiği gözünüzde canlandırın. Yıllık 6-7’lik enflasyon bunlara neden oluyorsa, bizdeki %47,8 neler yapmaz. İsterseniz %47,8'i aklınızda bulundurup, Amerikalı yazan yerleri Türk diye tekrar okuyun.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Yazılımın Hesaplayamadığı Sonuç

Oluklu mukavva sektöründe kullanılan yazılımlar, genel olarak belli bir miktarın (tonaj, milyon m2, milyon adet) üretileceği veya satılacağı mantığına dayanıyor. Bütçeye göre veya ay başında verilen miktar hedefine göre sabit maliyetler; m2’ye, kiloya veya adete indirgeniyor. Ayın sonunda verilen miktar hedefi tutsa da beklenen kârlılığa ulaşılamadığı zamanlar var.

Bu duruma şu husus neden oluyor:
Satış yöneticisi aldığı hedefe göre dönüp ekibine “-%X’e kadar satın” diyor. Miktarda geri kalma başladığında satış ekibinin de telaşı artıyor ve X artmaya (yani programın hesapladığından yapılacak indirim) başlıyor. Bu sırada gelen ihale veya blok sipariş “aman kaçırmayalım” denilerek alınıyor. Ayın sonuna gelindiğinde, satış ve üretim hedefleri yakalanmış olsa da beklenen kâra ulaşılmamış oluyor veya beklenen zarar artıyor.

Çopikas’ta ilk genel müdür olduğumda o zamanki satış direktörü, düşük fiyatlı iş alacağında kâğıttan yola çıkarak bazı hesaplar yapar, onayımı alırdı. Ay sonunda hiçbir zaman umut edilen kârı göremezdik. Sonra yazılım değiştirdik ama sonuç değişmedi. Zira ERP yazılımının adı ne olursa olsun, gelir tablosu mantığına göre çalışmaz. Alınacak düşük veya yüksek fiyatlı işin, ilave miktarın veya yapılmayacak işin gelir tablosuna nasıl etki yaptığını görmek isterseniz buyurun:


Hayali şirket
Maliyet yapısı yukarıdaki gibi olan ve ayda 2.500 ton mal satan orta ölçekli bir fabrikamız olsun. Gelir tablosu aşağıdaki gibi olacaktır. (Bütün rakamlar hayalidir ve güncel/gerçek rakamlarla alakası yoktur. Bu çalışmada fiyatlar TL/ton cinsindendir, gelir tablosundaki maliyet, ciro, indirim, kâr/ebit rakamları bin TL’dir.)
%11 fireyle çalışan fabrika, kutuyu ortalama 11.000 TL/ton ve hurdayı 1.225 TL/ton fiyatla satmaktadır. 2.500 ton satış yaptığında müşterilerine 100 bin TL (cirosunun %0,36’sı gibi) indirim yapmakta veya ciro primi ödemekte veya iade almaktadır.

Hammadde ve yardımcı madde kalemleri doğal olarak fire oranı dikkate alınarak (hammadde veya yardımcı madde maliyeti=miktar*birim maliyet*1,11) hesaplanmıştır. Gelir tablosuna göre şirket ebitte 2,3 milyon lira zarar etmektedir.

(Hurda Miktar Hesabı:
Fire %11 olduğuna göre, x hurda, m satış miktarı olmak üzere, x*100/(m+x)=11% formülünden x=0,1236 hesaplanır. Hurda miktarı*0,1236 şeklinde hesaplanmıştır.)


Fiyatı düşük olduğu için almadığımız işleri alalım
Satın alma fiyatları normalse, şirket zarar ettiğine göre ya satış fiyatı düşüktür ya da kurulmuş yapı (makine parkı, çalışan sayısı vb) miktara göre büyüktür. Satış fiyatını Pazar belirlediğine göre ilkin üretim kapasitesini zorlamak mantıklı gelir. Fiyatı düşük olduğu için o güne kadar alınmayan işler alındığında ise
Mevcut fiyat 11.000 TL/ton iken, önceden alınmamış olan 10.000 TL/ton fiyatlı 500 ton ilave sipariş alındığında; değişken maliyetler ilave miktarla çarpılarak hesaplanmıştır. Sabit maliyetler aynı kalırken belki biraz fazla mesai yapmak (200 bin TL kabul ettim) gerekecektir. Bu durumda ilave iş kendi başına kârlı olsa da zarardan kurtulmak mümkün görünmüyor. Son sütun öncekilerin toplamıdır.


Yarı mamul satışına abanalım
Ülkemizde en rağbet gören strateji yarı mamul satışına abanmaktır. 1.000 ton ilave levha satılırsa yardımcı madde giderleri (bin ton için) yarıya iner. Fire ve enerjiden de biraz düşme olur ama dikkate almadım ve sonuç
Levha fiyatını, mevcuttan %20 kadar düşük kabul ettiğimde; ham ve yardımcı madde ile nakliyenin bir kısmını kurtarsa bile hem kendi başına hem de toplamda zarardan kurtuluş yoktur. Bu stratejide fazla mesai miktarı artmıştır.


Az da olsa yüksek fiyatlı iş alınabilirse
Yukarıdaki iki duruma göre daha az (250 ton) ama fiyatı daha yüksek ilave iş alınabilirse, genel olarak durum iyileşmektedir. 13.000 TL’den giren 250 ton sipariş, ortalama satış fiyatını 182 TL arttırmakta ve dipteki ebit zararını 1,4 milyona çekmektedir.


Öyleyse ucuz fiyatlılardan vaz geçelim
Talebin düşük olduğu böyle dönemlerde belki en mantıklı strateji budur.
İhale, miktar takıntısı, vb nedenlerle alınmış ve fiyatı düşük kalmış işleri elimine etmek sonucu çok değiştirir. Tabloya göre ortalama fiyatı 8.000 TL/ton olan bin ton kadar iş yapılmazsa; yani 2.500 tondan 1.500 ton düşülse çok daha az zarar edilecektir. Dikkat edilirse küçülme durumunda sabit maliyetler aynı kalmıştır yani çalışan azaltma düşünülmemiştir.


Toparlarsak
Bu yazıyı, yeni alınacak iş, düşük fiyatlı işi yapmama, fiyat arttırma ve miktar arttırma seçeneklerini değerlendirmek üzere hazırladım. Tarif etmeye çalıştığım düşünme şekli, yeni makine alırsak veya mevcut makine/vardiya eksiltsek sonuçlar nasıl olur yorumunda kullanılabilir.

Eğer fiyat doğru değilse tonaj kâr etmeyi garanti etmez. Fiyat arttırmak mümkün değilse, bazen ucuzları elemek faydalıdır. Tek doğru reçete yoktur, hesap etmek şarttır.

3 Haziran 2023 Cumartesi

Oluklu Mukavva Kağıdı Dengesi

Bu yazının ilk versiyonundaki hesaplama hataları düzelttim ve bobin stokları dikkate almadan bu versiyonu hazırladım. Gelen eleştiri/önerilerden faydalandım. Sanırım bu versiyon daha doğru oldu ve önceki versiyonu sildim.
Pandemi döneminde alınan yatırım kararlarıyla, çok büyük kağıt kapasitesi devreye girecek. Yeni makinelerden bazıları devreye girdi, bir kısmı bu yıl kalanı gelecek yıl devreye girecek. Günün sonunda ülkemizde kağıt kapasitesinin fazla olacağını herkes biliyor/görüyor. Peki fazlalık ne kadar olacak ve ne zaman kağıt kapasitesi dengeye gelecek? Bu yazıda kağıt-oluklu dengesini incelemeye çalışacağım.

Ne kadar kağıt kullanılıyor?
Tablodaki bütün rakamları SKSV’nin yıllık raporlarından aldım. Sütunlara numara verdim ve hesabı nasıl yaptığımı belirttim. Son 3 yılda oluklu mukavva kağıdı kullanımı 3,1 milyon tonun altına düşmemiş ve 2022’de 3,4 milyon tona çok yaklaşmış.

Kağıt ithalatı sıfır olur mu?
Olmaz. “Şu kadar kağıt ithalatı var, bunu bitirmek için fabrika kuruyorum” diyenler hayal kuruyor. Pandemiden önceki yıllarda hurda esaslı kağıt ithalatı %11-12 gibi olmuş. 2021’de ithalat yarıya düşmüş ama devam etmiş. 2022’de ise normale dönmüş. İçerde ne kadar yeni teknolojili süper fabrika açılırsa açılsın, hurda esaslı kağıt ithalatı %6-7 gibi devam edecek görünüyor.

Kullanılan kağıdın ne kadarını oluklu sektörü kullanıyor?
İkinci tabloda oluklu mukavva sektörünün yıllık bazda ne kadar kağıt kullandığını hesapladım. 3 ve 4 numaralı sütunlar SKSV raporlarından gelirken, 5 numaralı sütunu tahmin ettim. Bu sütun hurda esaslı-selülozsuz kraft muadili olan kağıtları (XXX Kraft gibi adlandırılan test liner türevleri) değil, içine az da olsa selüloz giren kağıtları gösteriyor. 8 numaralı sütun, Omüd’ün raporladığı oluklu mukavva satışına %11 fire ilave edilerek hesaplanmıştır. Sektörün ortalama fire oranını %11 kabul ettim. Ağırlıklı levha/safiha veya a.box (Fefco 0201) üretenlerde fire oranı biraz daha düşüktür. Buna karşılık özel kesimli kutu modelleri arttıkça fire oranı da yükselir.
Tablonun son sütununda esmer ve beyaz kraft liner kullanım oranını hesapladım. Kraft kullanım yüzdesi oldukça normal olarak giderek azalıyor. 2021’deki azalma ise pandemi nedeniyle yurt dışından çok az kraft ithalatı nedeniyledir.

Oluklu dışı sektörler ne kadar kağıt kullanıyor?
7 ve 8 numaralı sütunları önceki tablolarda hesaplamıştım. İkisinin farkıyla hesaplanan son sütun oluklu dışı sektörlerin kağıt kullanımını gösteriyor. Bu sektörler kim derseniz? Tek yüzlü levha (single face) çekenler, köşebent/miğfer boru/masura üretenler, kağıt çanta, ambalaj amaçlı sargılık kağıt ebatlayanlar, kağıt lamine edip-kalın karton yapanlar, restoran masası üstü baskılı kağıt veya araba yıkamacıların kağıt paspası, gibi çok sayıda oluklu mukavva kağıdı kullanan sektör var.

2021’de oluklu dışı kullanımda ciddi azalma görülüyor. Bu oldukça normal. Hatırlanacak olursa 2021’de kutu yapacak kağıt bulmakta zorlanmıştık. 2021 rakamını ayrıca Omüd’den ayrılan iki büyük oluklu şirketinin rakamlarının doğru tahmin edilememesi, SKSV’ye üretim rakamı veren kağıt fabrikasının oluklu dışına gri mi ürettiğini bildirmemiş olması ve ithal gri karton girişi de etkilemiş olabilir. Bilindiği üzere oluklu dışı sektörlerde önemli miktarda gri karton da kullanılmaktadır. 


Önümüzdeki 2-3 sene ne olabilir?
A sütunundaki tahminlerimi Omüd’ün 2023 ilk çeyrek sonuçlarına göre yeniledim. İki ay kadar onca oluklu satışlarını daha düşük tahmin etmiştim. 11 numaralı sütun yine satılacak oluklu miktarına göre %11 fire eklenmesiyle oluşturulmuştur. Sonraki üç sütun (12, 13 ve 14) tahminlerimdir. Hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı azalacaktır ama hiçbir zaman sıfır olmayacaktır. 15 numaralı sütun oluklu sektörünün yerli kağıt sanayiinden talep edeceği kağıt miktarıdır.

Kağıt üretimi ne kadar fazla?
16 numaralı sütun SKSV’nin 2022 raporuna göre oluklu mukavva kağıdı üretim tahminleridir. 15 numaralı sütunu yukarıda hesaplamıştım. 17 numaralı sütun oluklu mukavva dışı sektörlerin kullanacağı oluklu mukavva kağıdı tahminimdir. Son sütunda ise ihraç edilebilecek veya fazla kalan oluklu mukavva kağıdı miktarıdır.

2023’ün ilk aylarından itibaren piyasadaki görüntü, (iki makinenin deprem nedeniyle üretimde olmamasına rağmen) kağıt fazlalığının çok daha yüksek hissedildiği şeklindedir. Gerçekte ise işler 2022 ortasından itibaren azalmaya başlamıştı. Seçim nedeniyle nihai tüketicilere verilen destekler/yardımlar içerde talebi biraz canlandırdı. Dış pazarlardaki daralma ve baskılanmış dolar kuru ise hem oluklu sektörünün kutu ihracatını hem de kutu tüketimini artıran diğer ürün ihracatlarını olumsuz etkiledi. Gelecek yıldan itibaren kağıttaki esas sıkıntıyı/fazlalığı yaşayacağız.

Kağıt piyasası ne zaman dengeye gelecek sorusuna cevap vermediğimin farkındayım. Ülkemizde bu plansızlık varken, Ankara’daki bürokrasi her önüne gelen kağıt/oluklu yatırımına teşvik verirken hesap yapmak çok zor.

28 Mayıs 2023 Pazar

Dünyadan Kağıt/Oluklu Sektörü Manzaraları

Geçen ay Çorum’da eskiden Hayat Kağıt’ta yönetici olan biriyle tanışıp-kağıt sektörü muhabbeti yaptım. Bana özetle “Kağıt sektörü 2-3 sene iyi gelen iki-üç sene ise kötü olur. Şimdiki sıkıntının 2024’de olmazsa 2025’de normale döner.” Dedi. Bahsettiği çok eski bir kabule dayanıyor bana göre eskiden doğru idiyse bile artık geçerli değil.

Pandemi ortamında, pandemi sanki aynı hızla devam edecekmiş gibi yatırım kararları alındı ve makineler sipariş edildi. Şimdi bunlar devreye girmeye başladı ve pandeminin getirdiği aşırı kağıt esaslı ambalaj talebi bitti. Aynı anda hem kapasitenin arttığı hem de talebin azaldığı hem de tüketicilerin harcanabilir gelirlerinin enflasyon nedeniyle azaldığı çok özel bir duruma şahitlik ediyoruz.

Bizde belki biraz yatırım kararlarının ölçüsü kaçtı ama dünyada da farklı değil. Bu yazıda, arz fazla-talep düşük durumunda çeşitli ülkelerde ne yapıldığını; Nisan ve Mayıs aylarında yayınlanan yazılardan yorumlamaya çalışacağım.


Avrupa

Stora Enso ve Metsa Board karlılıklarında azalma uyarısı yapmış. (1) Stora Enso, ilk çeyrekteki karlılığına göre 2023 yıl sonu kar beklentisinin %15-50 azaldığını, 2022’ye göre ise %50 azalacağını açıklamış. Şirket “özellikle kahverengi kağıt ile kutu piyasası olmak üzere Avrupa ambalaj pazarı kötüleşiyor, karton pazarı da dahil” demiş. Metsa Board ise “inşaat izinleri ve yeni ev inşaatlarının azalmasının yanında global selüloz piyasası da kötüye gidiyor” demiş.

Talep ve fiyatın aynı anda düşerken; Stora’nın enerji, ağaç/tomruk ve kimyasal madde maliyetlerinin artmasıyla limon gibi sıkıldığı anlatılmış.

Metsa Board, Finlandiya’da geçici işten çıkarma pazarlıklarına başlamış. (2) Bu senenin sonuna kadar uzanacak ve toplamda 90 günü geçmeyecek az çalıştırma pazarlığı Finlandiya’daki 1.100 çalışanı kapsıyormuş. Şirket bu şekilde daha az mal üretip-satmaya hazırlıklı olacakmış.

Leipa, “kısa çalışma yasası” uyarınca Schwedt iş yerlerinde çalışma sürelerini azaltacakmış. (3) Bu sayede Leipa, liner kağıtları ile kuşeli kağıtların düşük talebine uyum sağlamayı amaçlıyormuş. Şirketin Schwedt’te kuzeyde 450 bin ton liner ile güneyde 250 bin ton liner ile 530 bin ton kuşeli kağıt üreten iki fabrikası varmış.

Alman kağıt endüstrisi, hükümetin elektrik ödeme planını bekliyormuş. (4) Federal Ekonomi Bakanı, ülkenin enerji yoğun sektörlerinin rekabetçi kalması için elektrik giderlerini ödemek üzere bir plan açıklamış. 2030 yılına kadar uygulanacak plana göre, üst limiti 0,06 Euro/KWh olmak üzere yoğun enerji kullanan şirketlerin elektrik giderlerinin %80’i federal hükümet tarafından ödenecekmiş. Hükümete bu desteği faturası 25-30 milyar Euro olacakmış.

Sektör böyle desteklenir, bravo Almanya!

Avusturya kağıt endüstrisi, ülkesine elektrik faturamızı kompanse edin demiş. (5) Austropapier (Avusturya Kağıt Derneği) “Almanya 2030’a kadar elektrik desteği veriyor, biz bir yıldır destek verilip-verilmemesini tartışıyoruz” şeklinde hükümete giydirmiş. Dernek 8 bin kişiye istihdam sağladığını da belirtmiş.


Amerika

Kuzey Amerikadaki üçüncü en büyük kahverengi kağıt üreticisi, PCA’nın (Packaging Corporation of America) kutu satışları (yani sevkiyatları) bu senenin ilk çeyreğinde yaklaşık %13 düşmüş. (6) Bu azalma 2008 finansal krizinden bu yana en büyük düşüş imiş.

Yazıya göre, oluklu mukavva kutu talebi muhteşem bir ekonomik durum göstergesi imiş. Kamyon/gemi yüklemeleri ile birlikte bakıldığında mal talebinin en iyi yorumlanmasını sağlarmış. Kutu talebi, pandemi döneminde hükümetin destekleri/harcamaları ile çok hızlı biçimde tarihsel olarak en yüksek seviyeye çıkmış.

Yukarıdaki grafik, PCA’nın çeyrek dönemlerde kutu satışlarının yüzde kaç artıp-azaldığını gösteriyor. Bizim sektörümüzde de benzeri bir trend olduğunu düşündüğüm için burada yer verdim.

PCA ve IP ilk çeyrek oluklu mukavva satışlarında büyük düşüşler bildirmişler. (7) İlk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre oluklu mukavva satışları PCA’nın %12,7 ve IP’nin %8,5 azalmış. Bu ikilinin satış hacmi dikkate alındığında Amerikan oluklu mukavva tüketimi üst üste on aydır düşüyormuş. Satışlardaki düşme ise tedarik zincirinin stok azaltması, talepte azalma ile yüksek faiz oranı ve yüksek enflasyondan dolayı Amerikan ekonomisinin daralması gibi nedenlere bağlanıyor.

Kağıt şirketleri ürettikleri kağıt esaslı ambalajlara talebin düşük olduğunu, karlılıklarının azaldığını ve üretimi azalmak zorunda kaldıklarını bildiriyormuş. (8) Ekonomik nedenlerle ilk çeyrekte uzun duruşlar yapan IP’nin 1Ç finansal sunumunda; “nihai tüketiciler zaruri olmayan harcamaları kesti ve çok daha fiyat odaklı hale geldi. Bu arada üreticiler ve perakendeciler stoklarını azaltıyorlar. Sonuçta oluklu mukavva ambalaj fiyatları düşüyor ve üretimi azalıyor” denilmiş. Son üç çeyrekte talep azlığından kapasite kesintisi (2023 1Ç, 2022 4Ç, 2022 3Ç sırasıyla) 421, 532 ve 398 bin ton olurken; daha önceki 6 çeyrekte hiç kapasite kesintisi yaşanmamış. Diğer büyük oyuncu WestRock ise ilk çeyrekte kapasitesi olduğu halde 265 bin ton eksik üretim yaptığını bildirmiş.

Buna karşılık yazının son bölümünde devreye yeni girmiş veya yakın zamanda girecek dört makinenin 1,5 milyon tondan fazla oluklu mukavva kağıdı üreteceğinden bahsediliyor. Birkaç kapanacak küçük kapasiteli makineden bahsedilmiş ama Amerika’daki kapasite fazlalığı henüz netleşmiş değil. Sıkıntıları daha da artacak.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kuzey Amerikalı kağıt/orman şirketlerinin karları %4,2’ye düşmüş. (9) (Vergiden sonraki, net kar marjından bahsediliyor.) 2010, 2011 ve 2012 yıllarının ilk çeyreklerinde de benzeri düşük karlılıklar görülmüş. O zamanki kar marjları %1,7 , %4 ve %3,5 şeklinde imiş.

Pandeminin göbeğinde kağıt ve orman ürünleri sektörü %14’e yaklaşan net kar marjı ile karlılık zirvesi yapmış. Grafiğe giren şirketlerden bazılarının satılan malın maliyeti (bizdeki ile aynı gibi) ise IP’de %85,8 ve PCA’de %78,2 olmuş. Doğal olarak zarar eden yani satılan malın maliyeti yüzdesi %100’den fazla olanlar da var.


Çin

Nine Dragons ve Jintian Paper, Çin’deki fabrikaları için Mayıs duruş planı açıklamış. (10) Beş günlük işçi bayramıyla birleştirerek; oluklu mukavva kağıdı ve karton fabrikalarında yalnızca bu ay geçerli 154 bin tonluk kapasite kesintisi duyurulmuş. Adı geçenlerden başka şirketlerin de duruşları dikkate alındığında Şubat-Mayıs döneminde toplam kapasite kesintisi bir milyon tonu aşmış.

Çin Kağıt Birliğine (CPA) göre ülkenin kağıt-karton tüketimi 2022’de azalmasına rağmen üretim miktarı artmış. (11) CPA yıllık raporuna göre, Çin’in kağıt-karton üretimi %2,64 artışla 2022’de 124,25 milyon tona çıkmış. Kağıt-karton sektörü geçen yıl zayıf talep, artan üretim maliyetleri ve Covid-19’la mücadele etmiş.

Ankete cevap veren 2.561 kağıt-karton şirketinden 770’i zarar ettiğini bildirmiş. Önceki yıla göre kar miktarında azalma %37,54 olmuş ve sektörün karı 4,8 milyar USD şeklinde hesaplanmış. Çin’in hesaplanan kağıt-karton tüketimi 2022’de 124,03 milyon tonla 2021’e göre %1,94 azalma kaydetmiş.


Hindistan

Gujarat ve Maharahtra eyaletlerindeki 70-80 tane kraft kağıdı (kraft liner ile karıştırılmasın, sargılık, torba, gıda amaçlı kullanılan düşük gramajlı kraft kağıtları) fabrikasının ayda 6-8 gün durması planlanmış. (12) Talepteki keskin düşüş nedeniyle aylardır duran ve bazıları satılık olan kağıt fabrikaları varmış. Fazla üretimi engellemek amacıyla, Gujarat Kağıt Fabrikaları Derneği konuya el atmış ve fabrikaları düzenli olarak durdurmayı planlamış. Geçen ay dört gün duruş planlanmış ama plana uymayanlar olmuş. Dernek başkanı fabrikaların %50 kapasiteyle çalıştığını, Çin’e ihracat yapamadıklarını çünkü büyük Çinli oyuncuların Vietnam, Endonezya ve Malezya’da devasa makineler kurduklarından yakınmış. Fabrikalara “bırakın kraft kağıdı üretmeyi, bunun yerine Kappaboard, hijyenik kağıt rulosu kağıdı, hurda esaslı yazı kağıdı gibi şeylere dönün” diyen dernek, pandemi döneminde plansız-hesapsız yatırım yapıldığından yakınmış.

Bizdeki rekabet hukukuna göre tamamen suç olan bir yaklaşım. Yazıda ortalama ve başa baş fiyatlara kadar detay mevcut.

Pandemi döneminde fabrika sayısını üçe katlamak da iyi bir saçmalık örneği olmuş. Plansızlığın şahı olsa gerek.


Başka ülkeler

Kağıt piyasasında önemli olan Japonya ve Brezilya gibi başka ülkelerden de yukarıdakilere benzer hikayeler mevcut. Yazıyı gereksiz yere uzatmamak için vermiyorum.


Sonuç

Pandemide evden çıkılmasını istemeyen ülkeler, insanların cebine para koydu. İnsanlar bu paraları hızla harcadı.

Hijyen ihtiyacı, ilave ambalaj ve kağıt ihtiyacı yarattı. Hijyen ihtiyacı kalkınca, “tekrar kullanırsak” daha ucuz/sürdürebilir olur düşüncesi öne çıktı.

Pandemi bitince, para verme dönemi de bitti. Üstüne enflasyon nedeniyle insanların elindeki paranın alım gücü azaldı.

Şimdi kapasitenin fazla ve artmaya devam ettiği, buna karşılık talebin az ve biraz daha azalacağı dönemdeyiz.

Kağıt talebini hızla arttıracak yeni bir gelişme olmazsa, kapasitelerin dolması yıllar alacak.


Kaynaklar

1-Yet more signs of deterioration in European pulp and Paper industry. www.containerboard.com 21 Nisan 2023

2-Metsa Board starts change negotiations on possible temporary layoffs in Finland. www.risiinfo.com 17 Mayıs 2023

3-Leipa cutting production, employee hours at Schwedt coated mechanical, board mills in Germany. www.risiinfo.com 10 Mayıs 2023

4-German Paper industry welcomes government plans to cap electricity prices. www.risiinfo.com  17 Mayıs 2023

5-Austrian Paper industry calls for decision on electricity prise compensation. www.risiinfo.com  17 Mayıs 2023

6-Box shipment trends their worst since depths of Great Financial Crisis. www.containerboard.com  27 Nisan 2023

7-PCA and IP report majör corrugated box shipment declines in 1Q. www.risiinfo.com 27 Nisan 2023

8-North American Paper mills discuss demand, OCC pricing. www.resource-recycling.com 16 Mayıs 2023

9-North American industry profit margin at 4,2% in 1Q, its lowest since 1Q 2012; revenue drops 8,3%. www.risiinfo.com 19 Mayıs 2023

10-Nine Dragons and Jintian Paper plan more downtime in China, cutting 154.000 tons of board output by early May. www.risiinfo.com 27 Nisan 2023

11-CPA: China’s P&B production up in 2022 while consumption down. www.risiinfo.com 18 Mayıs 2023

12-Western India: Kraft Paper Mills must shutdown 6 to 8 days each month until the end of 2023 to minimise the impact of overproduction… www.thepulpandpapertimes.com 16 Mayıs 2023

16 Nisan 2023 Pazar

Oluklu Mukavva Talebi (2023)

Kaynaklardaki yazıyı okuduğumda ülkemizin bu seneki oluklu mukavva talebini tekrar düşündüm. Önce yazıyı özetleyeyim:
5 Nisan’da yayınlanan yazıya göre, ABD’deki orta büyüklükteki (onların ölçeğine göre 85m USD ciro anlamına geliyormuş) 32 şirketten yöneticilerle anket yapılmış işlerin nasıl olacağı sorulmuş.
  • Katılımcıların üçte biri, geçen yılın aynı dönemine göre bu sene ilk çeyrekte işlerinin (miktar olarak) ortalama %3 arttığını söylerken; diğer üçte bir ortalama azalmanın %4 ve son üçte bir ise ortalama %12 azalma olduğunu söylemiş.
  • Katılımcıların %53’ü ilk çeyrek boyunca hiçbir canlanma işareti görmediğini söylerken; %28’i işler (yani miktar) daha da kötüleşti demiş.
  • Mart sonundaki iş yüklerine göre katılımcıların Nisan beklentileri ise %47’si iş miktarı aynı kalır, %28 iyileşir ve %25 işler daha da kötüye gider (yani oluklu mukavva satış miktar azalır) demiş.
  • Nisan 2023 ile Nisan 2019 kıyaslaması: Ankete cevap verenlerin %36’sı bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha iyi olmasını beklerken, diğer %36’sı iki Nisan’ın aynı üretim/satış miktarıyla geçeceği ve son %28’lik dilim ise bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha kötü olmasını bekliyormuş.
  • Aynı doğrultuda “Nisan’da böyleyse yıl sonu ne olur” diye sorulduğunda: Katılanların %44’ü 2023, 2019’a kıyasla %1-5 daha fazla oluklu mukavva üretiriz/satarız, %25 2019 ve 2023 miktarları aynı olur ve kalan %36 bu sene 2019’dan %1-5 daha az olur demiş.
Yazar anket sonuçlarını makro verilerle birlikte yorumlayarak;
  • Bireylerin tasarruf miktarında olağan dışı düşüş
  • Rekor seviyede yüksek borçlanma
  • Yüksek kredi kartı borçları
  • Kredi kartı ve otomobil borçlarında yükselen temerrüde düşme miktarının yanında

Üstteki Amerikalıların reel haftalık kazançlarının grafiğini de vererek; “daha ne olsun elbette kutu talebi azalacak” demeye getiriyor. (Anladığım kadarıyla grafik, ortalama ücretten o andan itibaren son dönemin enflasyonunu indirerek hazırlanmış. Ücret dolar bazında bir miktar artsa bile enflasyon artışı nedeniyle reel ücret yani harcanabilir gelir azalmış oluyor.)

Reel ücretlerde yükselmenin görüldüğü Nisan 2020 sanırım, ABD’nin vatandaşlarına “evde oturun, hastalanmayın, dışarı çıkmayın” diyerek para vermeye başladığı dönemdir. O dönemde insanlar çalışmadıkları halde hesaplarına yatan yardımlarla e-ticareti patlatmış idi. Bir yıl sonra yardımlar kesildiğinde veya azaltıldığında enflasyon görünmeye başlamış ve reel ücretler pandemi öncesine göre azalmıştır. Grafiğin sonunda yani Şubat 2023’de reel ücret 2019 sonuna göre %2 azalmış durumdadır. Kart ve araba borçları ile azalan tasarruflar (bankadaki paralar borç ödemeye gitmiş) bireyler tüketimi kısıyor. Tüketim düştüğü için de kutu satışları geriliyor.

Bizdeki Durum
Amerika’da %8 enflasyonla durum böyleyse bizde nasıldır derseniz, oluklu mukavva satışları çok daha kötüdür. Omüd’ün 2021 yılı raporu ile 2022 verilerine göre geçen yılların oluklu mukavva satış miktarları şöyledir:
2021 yılı oluklu mukavva satışlarının 2.882 bin ton (2,9 milyon ton) ulaştığı tarihsel olarak en iyi yıl olmuş. 2022 ise %11,7 küçülmeyle 2.544 bin ton satış miktarıyla kapanmış.

Pandemi anormal bir alım telaşı, “ya mal bulunmazsa” endişesi yaratmış ve oluklu mukavva talebini maksimize etmiş. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren, aynı ABD’deki nedenle (reel ücretlerin enflasyon tarafından öğütülmesiyle) bizde de talep durdu. İnsanların harcanabilir geliri azaldı. Mevcut %50 seviyesindeki enflasyonla oluklu talebinin tekrar 2021 seviyesine gelmesi için 3-4 yıl gerekecek.

İyimser Tahminim

  • Tahminimce 2023’de küçülme devam edecek ve yıllık satış miktarı 2,4 milyon tona inecektir. 2023 ve 2024’de devreye girecek yeni oluklu fabrikaları, arz-talep dengesizliğini daha da bozacaktır. Her başvuruna oluklu teşviki veren Ankara’daki hesap bilmeyen bürokratlara duyurulur.
  • Sektörün 2015’den 2022 sonuna ortalama yıllık büyümesi %3,2’dir, bu bakımdan ortalama her yıl %5 büyümesi oldukça iyi bir performans olacaktır.

Kaynaklar

Cardboard box demand to remain low in 2023 - FreightWaves

19 Mart 2023 Pazar

Jeo-Politik Trendler

8 Mart 2023 günü Risi’de ( www.risiinfo.com ) aşağıda adları verilen yazılarda önümüzdeki yıllarda iş hayatımızı etkileyecek trendlere yer verilmiştir. Yazıları özetleyerek ve yer yer görüşlerimi ekleyerek yorumladım. Jeo-politik trendleri önemli bulduğum ve işimizi etkileyeceğine inandığım için paylaşayım istedim.

Güç savaşları ve yerelleşmeye dönüş
Ülkeler globalleşmenin getirdiği verimlilikten uzaklaşıp-ulusal güvenliği esas alacaklar. Bunun bir sonucu olarak, yatırımların önüne bariyerler konulacaktır. Şirketler açısından ise daha detaylı/derin planlama ve stokların artışı söz konusu olacaktır.
Çin’in kırktan fazla ülkenin en büyük teknoloji ve ilgili ürünlerin sağlayıcısı olması güç savaşlarını etkileyecektir.

Tayvan
Çin bir-iki yıl içinde Tayvan’la savaşmayı göze almayacak ama önümüzdeki iki seçim Çin-Tayvan gerilimini yani savaşı belirleyecektir. Seçimlerden biri Tayvan’da diğer ABD’deki başkanlık seçimidir.

Rusya’nı Ukrayna’yı işgali
Rusya’nın tansiyonu arttırması bekleniyor. Ülkenin batısındaki NATO sınırına yakın yerlere Rusya’nın yeni bir saldırısı, Çin’in açıkça Rusya’yı desteklemesinin yanında; Rusya yönetiminde değişiklik olması gibi konular hem ilgili coğrafyayı hem de daha geniş alanı etkiler yaratacaktır.

Siber saldırılar
Şirketler siber saldırılara karşı daha çok önlem almak durumda kalacaktır. Finansal motivasyonla yapılıyor gibi düşünülse de jeo-politik gelişmeler de siber saldırıları arttırmaktadır.
Burada gizliden ABD seçimlerinde bahsi geçen Rus siber saldırganlara gönderme yapılıyor. Ayrıca 2021’de West Rock’un (ABD’de ikinci yada üçüncü büyük oluklu mukavva ve kağıt üreticisi) maruz kaldığı siber saldırıyı da unutmamak lazım.

Sıfır karbon salınımı
Avrupa’ya gaz akışının kesilmesi kısa vadede sıfır karbon hedefini engeller gibi görünse de hem ABD hem de Avrupa Birliği bu konuya daha çok önem vermektedir. Bu günlerde nükleer enerji üretimine dönüş olsa da bir süre sonra güneş ve rüzgar enerjisi öne çıkacaktır.
Ülkeler ve şirketler giderek daha sıkı karbon salınımı azaltma hedefleri koymak ve kamuoyuna açıklamak zorunda olacaklardır.

Ortak kapitalizmi
“Stakeholder capitalism” benim için de yeni bir kavram.
Covid-19 süreci dünyaya para kazanmanın tek amaç olmadığını, hayatta kalmanın ve sürdürebilir olmanın önemini gösterdi. ESG (Environmental, Social and Corporate Governance) gibi anlayışlar giderek ABD’de daha önem kazanıyor. Şirketler mevcut alışkanlıklarını, para kazanmanın tek amaç olduğu ortak kapitalizmi aleyhine değiştirmek ve efor sarfetme yoluna koyulma zorunda kalacaklar.
İlk yazıda doğrudan sürdürebilirlik vurgusu yok ama ikinci önümüzdeki en önemli konunun sürdürebilirlik ve gezegeni korumak olduğunu ülkelerin ve şirketleri dürüstçe, açıklıkla ve birlikte çalışmaları gerektiği vurgulanıyor.
Kahverengi kağıt ve oluklu mukavva sektörüne sürdürebilirlik konusunda ambalaj süreci ve gıdaların atık olmamasında görev düşüyor. (Ambalaj sürecini, tasarım, üretim, dolum, taşıma/depolama, müşteriye ulaşma ve boşaltma şeklinde anlıyorum. Sonrasında geri kazanalım mı yoksa tekrar mı kullanalım kararı verilecek.)

Uzaktan çalışma
Pandemi sırasında ABD’de uzaktan çalışma %40’lara kadar çıktıktan sonra bugünlerde %25’lere oturmuş. Araştırmalar Avrupa’da uzaktan çalışmanın %5 kadar arttığını gösteriyormuş. Şirketler ve yöneticiler uzaktan çalışmayı yönetecek yetkinlikler kazanmak durumundalar. Zira uzaktan çalışma her gün artmaya devam edecek.
Uzaktan çalışma maliyet düşürmek için bir realite ama yönetilmesi oldukça zor bir durum. Maliyet düşürmek için uzaktan çalışma tercih edilecek ama uzaktaki çalışanların verimliliklerini arttırmak ve (bir yerde) onları kontrol etmek amacıyla yatırımlar yapılacak, yani daha çok para harcanacak.
İkinci yazıda konuşmacılardan biri: “No one wants to work nights or weekends” diyor. İnsanların geliri yüksekse bu durum anlaşılabilir ama bizim gibi yüksek enflasyonunu gelirleri erittiği yerlerde uzaktan çalışmak bir zaruret oluyor, çünkü yakınlarda çalışan yok.
Öte yandan yeni nesiller part time çalışma, kendi başına çalışma, ne üretiyorsa internette satma gibi şeylere daha açıklar. Mesaiye daha geç başlayıp-istediği tempoda çalışmayı tercih ediyorlar. Her halde 8 ila 10 yıllık dönemde ofislerde çok az belki de hiç çalışan kalmayacak, fabrikalarda ise az sayıda mavi yakalı.

Akıllı fabrikalar
Covid-19’dan sonra ortaya çıkan “çalışan bulamama” sorununa bir çare gibi görünen, maliyet düşüren akıllı üretim/fabrika bir trend ama zengin ile fakir ülkeler arasındaki gelir farklılığını arttıracak. Daha ucuza ve daha az çalışanla üretim yapmak için çok para yatırılacak.
Ucuz para döneminin kapandığı şu dönemde, maalesef büyük yatırımları zengin batılı ülkeler/şirketler yapabilecek; diğerleri daha emek yoğun işlerle yetinecektir.

Risk yönetimi
Yukarıdaki maddenin bir devamı olarak şirketler sahip oldukları riskleri analiz etmek için AI (artificial intellicence), big data gibi uygulamalar daha çok önem verecektir.


Özetlenen Risi Yazıları:

Fastmarkets RISI European conference: geopolitical trends set to shape business environment in coming years

Lessons of the last few years hashed out during CEO panel discussion at Fastmarkets RISI’s 2023 European conference

26 Şubat 2023 Pazar

26 Şubat 2023 İtibarıyla Atık Kağıt, Kahverengi Kağıt ve Oluklu Mukavva Piyasaları

(Aşağıdaki yazıda kağıt veya kahverengi kağıt, oluklu mukavva kağıdı; hurda veya atık kağıt oluklu mukavva kağıdı üretimine uygun olan hurda ve ambalaj oluklu mukavva kutu anlamındadır.)
Bu sene iyi başlamadı, inşallah yılın kalanı iyi olur. 6 Şubat deprem faciasından önce durum şöyle idi.


Depremden Önce
  • Avrupa’daki yüksek enflasyon (%7-8) insanların harcanabilir gelirini düşürdü, harcama ve dolayısıyla ambalaj tüketimi azaldı. Avrupa’nın toplam kağıt üretimi (her türlü kağıt ve karton) de azaldı.
  • Artan virjin kağıt kapasiteleri devreye girdi ve oluklu fabrikalarında (normalin tersine) bazı hurda esaslı kağıtları düşük gramajlı Virjinlerle değiştirme eğilimi başladı.
  • Devreye geçen yılın ikinci yarısında giren Avrupalı hurda esaslı kağıt fabrikaları, pazarda yer edinmeye çalışıyor. Avrupa’da fiyat kırmasalar dahi ülkemize ve Çin’e çok düşük fiyatlarla mal satıyor, yani damping. Azalan navlun fiyatları ile ülkemizdeki kurun olması gereken seviyesinde olmaması damping yapanlara destek oluyor.
  • Avrupa, Rus gazına bağımlılığı aşmış görünüyor. Hiçbir kesintiye gitmeden, ekonominin de yavaşlamasıyla kışı sorunsuz bitirecekler.
  • ABD’de işler Avrupa’ya kıyasla nispeten daha iyi. Amerikan Kraft Lineri daha rahat bulunuyor ve ABD bu malın ihracatını arttırdı. Pandemi döneminde Çin’e verilen kraft miktarı özellikle azaltılmış idi, şimdi arttırıyor.
  • Krafttaki bir rahatlık da Rusya’dan geliyor. Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’ya ihraç edilemeyen kağıtlar Çin ve Türkiye başta olmak üzere sınırlı sayıda ülkeye yönlendirildi. Ruslar, ülkemizdeki kraft liner üretimini tabir yerinde ise bitirdi. Zira hesap-kitapları yok, satmak için fiyatın dibine vuruyorlar.
  • Krafttaki rahatlamayı arttıran son faktör ise Brezilya’da 2021 sonlarında devreye giren kraft makinesinden geliyor. Geçen yılın sonlarından itibaren ülkemize verilen kraft teklifleri arttı.
  • Avrupa’ya az miktardaki oluklu mukavva kutu ihracatımız neredeyse durdu. En çok ihraç edilen pizza kutusunda İtalyanların fiyatları daha ucuz, çünkü enerji maliyetleri bizden ucuz. Ayrıca Avrupa’daki talep az ve en önemlisi ve yine baskılanan kur, ihracatın önündeki en önemli engel.
  • Yükselen asgari ücretin, tüketimi arttırdığı ve ambalaj talebine dönüştüğü henüz görülmedi.

Depremden Sonra
  • Ülkemizde iki kağıt fabrikası birkaç ay çalışamayacak. Bu durum toplam kahverengi kağıt üretiminden ayda %20 kapasite kesintisi anlamına geliyor. Arz-talep kanununa göre arz kısılmış olacak. Normalde duran fabrikalardan kahverengi kağıt alımı yapan oluklu fabrikaları başka kağıt fabrikalarından veya yabancı kağıt fabrikalarına yönelecek ve (depremden etkilenmeyenler için) kağıt talebi normalin üstünde artmış gibi olacak. Yani arz-talep kanununa göre daha büyük bir talep oluşmuş olacak.
  • Atık kağıt toplayıp, duran fabrikalara satan hurda kağıt sektöründe işler bozulmuş olacak. Hurda kağıt bollaşacak ve fiyatı baskı altında olacaktır. Pek çok iş kolunda olduğu gibi deprem bölgesindeki hurda toplama işleri de duracaktır.
  • Avrupa’nın hurda kağıdındaki elyaf zenginliği (virjin kullanımı artmış olacağından) daha yüksek olacak hem bu nedenle hem de normalde ülkemizde toplanan hurda yetersiz olduğundan hurda kağıt ithalatı hız kesmeden sürecektir.
  • Çin’deki yavaşlamadan dolayı Ruslar ister istemez Türkiye pazarına daha çok mal satmaya çalışacaktır. Amerikalıların karşı hamle olarak, kraft fiyatını bir kademe daha düşürmesi olasıdır.
  • Kısa vadede kurların yükselme ihtimali (en azından seçime kadar) görülmediğinden, ithal kağıt cenneti olmaya devam edeceğiz.
  • Deprem bölgesindeki tarım dahil her türlü üretim genel olarak yara aldığından bölgesel olarak ambalaj talebi düşmüş olacaktır. Buna karşılık diğer bölgelerde, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ürün ve hizmetlerin artması olasıdır.

Resmi Değiştirebilecek Faktörler
  • En önemli faktör baskı altındaki kurlardır. Kurların kendi başına hareketli olması, hurda kağıt ve bobin ithalatını azaltacak; dolayısıyla oluklu mukavva ihracatını arttıracaktır.
  • Seçim tarihinin belli olması, hükümetin kamu harcamalarını arttırması da ilave ambalaj talebi yaratacaktır. Ramazan ayında da tüketimin artması beklenir ama deprem nedeniyle bu sene önceki yıllarda olduğu kadar artmayabilir.

Sonuç
  • Şu an için piyasayı bozan Avrupalılar. Kendi ülkesinde/bölgesinde fiyatı düşmeyip-bütün fazla kağıt kapasitesini kurların baskı altında veya sabit olduğu bize ve Çin’e satıyor. Türkiye’deki kağıt üreticisinin, artan maliyetlerin altında ezilmesini ve zarar etmesini sağlıyor.
  • Çin’e Avrupa’dan kağıt satışının artmasının bir nedeni de ülkenin kağıt-karton ithalatındaki gümrük vergisini kaldırmış olmasıdır. Gelinen noktada gümrük vergisi olmaması, içerdeki kağıt sanayiine zarar vereceğinden önümüzdeki günlerde verginin geri gelmesi mümkündür.
  • Olması gerekenden düşük durumda kalan kağıt fiyatları hem atık kağıt hem de oluklu mukavva fiyatlarını baskı altında tutuyor. Baskı altındaki fiyat seviyesi, ambalaj tarafında ticari ahlakı bozuyor. Yeterince kutu talebi olmadığı için, oluklu fabrikaları Avrupa’dan ucuza aldıkları kağıtla levha üretimine yöneliyor. Levhayı, kağıt maliyetine kutu işletmelerine satıyor. Kutu işletmeleri, çok ucuza aldıkları levha ile oluklu fabrikalarının altına girip-iş alabiliyor. Normalde oluklu fabrikasında ambalaj alan müşteriler, kutu işletmelerinden alıma yöneliyor.