4 Ocak 2015 Pazar

Teknoloji, Maliyet ve Hız ilişkileri

Yatırım, şirket açısından maliyet demektir. Bu maliyet artışı hem finansman giderinin hem de mevcut amortisman giderinin artması şeklinde kendini gösterir. Öte yandan, eskiyen makinelerin yenilenmesi, ilave kapasite sağlanması için de yatırımdan kaçınmak mümkün değildir. Peki, en son teknoloji yerine acaba daha eski teknolojiyi seçsek nihai üretim maliyeti daha düşük olur mu? Teknoloji seviyesinin, maliyet ve hız üzerindeki etkileri nedir? Gibi konuları aşağıda analiz etmeye çalıştım.

Sektörümüzdeki teknoloji seviyesi
Kutu üretmek açısından, sektörümüzde dört seviyede teknoloji olduğu söylenebilir:
1.   Manuel/iptidai makineler: Tambur, vargel, elle yapıştırma
2.   Yerli veya ucuz Uzak Doğu sloter ile kulak yapıştırma makinesi
3.   Uzak Doğuda üretilmiş, Avrupa kopyaları veya geliştirilmiş Uzak Doğu makineleri, inline
4.   Yüksek teknolojili Avrupa/Japon/Amerikan makineleri, inline

Yukarıdaki teknoloji çeşitliliğinin sayısını arttırmak mümkündür, çok detaya girmemek için bunu yapmayacağız. Bütün alternatif makine parklarına uygun 1000’er adetlik yeterli siparişimiz olsun. Aylık çalışma süresi ise 175 saat olsun, hangi makine parkı ile ne üretilebileceğine ve maliyetinin ne olacağını hesap edelim.
 
parti büyüklüğü
1.000
 
 
aylık çalışma saati
175
teknoloji seviyesi
çalışma hızı kutu/saat
ayar süresi dakika
ayar sayısı hesabı
aylık ayar sayısı
aylık üretim süresi saat
aylık üretim miktarı kutu
1
300
45
42,85714
42
142,9
42.000
2
1.500
30
150
150
100,0
150.000
3
3.000
25
233,3333
233
77,8
233.000
4
9.000
15
484,6154
484
53,8
484.000

Makine parklarının üretim hızları, ikinci sütundaki gibi ve ayar süreleri de üçüncü sütundakiler gibi olsun. Bu varsayım altında, tambur-vargel parkı 42 ayar yaparak ayda 42.000 kutu üretirken, 4 numaralı teknoloji 484 ayar ile 484.000 kutu üretebilecektir.
teknoloji seviyesi
yatırım tutarı, bin $
vasıfsız işçi
nitelikli çalışan
toplam çalışan sayısı
aylık personel gideri bin $
aylık amortisman bin $
aylık toplam maliyet, bin $
birim maliyet $/bin kutu
1
150
4
3
7
7,0
2,5
9,5
226,2
2
350
3
3
6
6,3
5,8
12,1
80,9
3
750
2
2
4
4,2
12,5
16,7
71,7
4
1.500
1
3
4
4,9
25,0
29,9
61,8

En basit makine parkının yatırım tutarı 150 bin $ iken en yükseği 1,5 milyondur. (Verilen maliyetler gösterge mahiyetindedir.)
Doğal olarak her seviyede aynı sayıda ve aynı nitelikte çalışan olmayacaktır. Yukarıda vasıfsız işçi maliyeti 700 $ ve nitelikli bunun iki katı olduğu kabul edilmiştir.
Bütün parkların amortismanı 5 yıl üzerinden hesaplanmıştır. Bu veriler ışığında, en az aylık maliyet 9.500 $ ile tambur-vargel parkında oluşurken; 4 numaranın maliyeti (ilkinin 3 katından fazla) ve 29.900 $’dır.
Ancak en sağdaki birim maliyet sütununa göre en basit parkın üretim maliyetinin (personel + amortisman) en yüksek olduğunu söylemektedir.

İlk tespitimiz, üretim hızı ne kadar yüksek ise birim maliyet o kadar düşme eğilimindedir. Yukarıdaki örnekte, 4 numara, 3’ten iki misli yatırım tutarına sahip ve daha pahalı iş gücüne ihtiyaç duymaktadır. Buna rağmen, açık ara daha ucuza üretim yapmaktadır.

Parti büyüklüğünün, maliyete etkisi ise aşağıdaki tablodadır.
teknoloji seviyesi
100
250
500
1000
1500
2000
3000
4000
5000
7500
1
590,1
345,5
263,9
226,2
211,1
206,5
197,9
197,9
190,0
211,1
2
393,9
185,2
115,6
80,9
69,7
63,9
57,8
55,2
53,9
52,2
3
430,4
190,9
111,3
71,7
58,6
51,9
45,3
41,8
39,8
37,1
4
446,3
189,8
104,5
61,8
47,5
40,4
33,2
29,7
27,6
24,8
Tablo, 100 adetlik siparişlerden-5.000’lik partilere kadar her teknolojinin maliyetini göstermektedir. 100’lük partiler çalıştığında, 1 numara her bin kutuyu 590,1 $’a mal ederken 2 numara 393,9 $’a mal etmektedir. Tabloda koyu olarak verilen 393,9 ve 185,2 rakamları o partiler için en uygun maliyetli parkın 2 numara olduğunu söylemektedir.

İkinci tespitimiz, doğru teknolojiyi seçmenin önemine ilişkindir. Yapılacak işe (=hedef pazara) uygun teknoloji seçilmişse bir avantaj yakalanmıştır. Ülkemizdeki levha işleyen atölyelerin maliyet avantajının 250 adete kadar olan partilerde olduğu şeklindedir. 500 adetten itibaren, yüksek teknolojinin maliyeti kesinlikle en düşük olacaktır.
1000 adetten itibaren; Yerli, Uzak Doğu ve Avrupa makineleri arasındaki maliyet farkları açığa çıkmaya başlamaktadır. Maliyet değişimini gösteren grafik şu şekildedir:

Maliyet hesabında, enerji, mürekkep, PVA gibi giderler göz ardı edilerek; bütün teknolojilerde aynı olduğu kabul edilmiştir. Eğer bunları, her teknoloji için farklı rakamlar olarak dikkate alsa idik, sonuç yine değişmeyecektir.

Öte yandan, analiz tek vardiya üzerinden yapılmıştır. Üç vardiyada eğrilerin arası daha da açılmakta ve ileri teknoloji çok daha avantajlı konuma gelmektedir.

Üçüncü tespitimiz, kapasite kullanımı ile ilgilidir. Eldeki makine parkı hangi seviyede olursa olsun, maksimum seviyede çalıştırılmalıdır. Tek vardiya çalışan işletmeler, farkında olmadan maliyetlerini yükseltmiş olmaktadır.

Son tespit ise levha işleyen atölyeleri bekleyen tehlikeye ilişkindir. Tahminimce, levha işleyen atölyeler giderek daha az adetli işleri yapmak zorunda kalacaktır. Piyasada yüksek teknolojili kutu makinesi sayısı arttıkça, bu makineler daha küçük adetli siparişlere de ilgi duyacaktır.

21 Aralık 2014 Pazar

Teknolojiyi Anlamak

Ben hem ülke olarak hem de sektör olarak teknolojiyi yeterince anlamadığımızı düşünüyorum. Teknolojiden, son model cep telefonunu satın alıp-o sırada moda olan uygulamaları kullanmaya çalışma gibi bir beklentimiz var. Cep telefonu alırken gösterdiğimiz bu müsrifliği, kutu makinesi alırken de gösterdiğimizi tahmin ediyorum. Gerçekte neye ihtiyacımız olanı anlamadan, satıcının bizi yönlendirdiğini aldığımıza inanıyorum. Bu nedenle, aşağıdaki yazıda teknoloji/makine seçimi  üzerinde duracağım.

Teknoloji
Wikipedia’ya göre teknoloji, insanların kullandığı her türlü makine ve cihazlar ile bunları modifikasyonu/ayarlanması ve işletilmesidir. Tanıma göre teknolojinin, iki elementi vardır. İlki cihaz/makine olacak ve ikincisi bu kullanılacak/ayarlanacak/modifiye edilecektir. İkinci element tamamen kullanımla alakalıdır ve teknolojiyi elinde bulunduranın kapasitesi/kalifikasyonu/eğitimi ile sınırlıdır. Bu düşünceden hareketle, teknolojiden yeterince istifade edilememesi durumunda problem kullanıcıda (yani bizde) demektir.

Teknolojiyi anlamak
Teknolojiyi anlamak, ona sahip olmak değil,
Niçin yeni bir makine/cihaz almak durumundayım?
Eldeki mevcut makine yeni çıkan ihtiyaçları karşılamıyor mu?
Mevcudu yeterince kullanabiliyor muyuz?
Yapacağım işe göre nasıl bir teknolojiye ihtiyaç var?
Yeni teknolojiyi yeterince kullanabilecek miyiz?
sorularını yanıtlayabiliyor olmak demektir. Ülkemizde yapılan kutu makinesi yatırımlarının çok büyük çoğunluğu, yukarıdakine benzer sorular yanıtlanmadan satın alındığından, verimsiz çalışmaktadır.

Peki ne yapalım?
Diyelim ki bir kutu makinesi satın alma niyetim var. Eğer teknolojiyi anlayan biri isem, şu şekilde davranırım:

Mevcut makinenin işlerini analizi edip-kapasitesini artırmayı denerim
Ayarı uzun olan, makine hızını düşüren, makine limitlerine çok yakın (yani makineyi zorlayan) işler var mı?
Bunları başka bir makineye alsak veya yapmasak olur mu? Kapasite boşluğu ortaya çıkıyor mu?
Arızi duruş miktarı nasıl? Arızaları azaltmak mümkün mü?
Makineye iyi derecede elden geçirtsem/bakım yaptırsam hızı/kapasitesi artmaz mı?
Mevcut makine üç vardiya dolu mu? Eksik vardiya var mı?
Prefeeder ve/ya loader eklesek makine verimi artar mı? (Özellikle bu ekipmanlar, kutu makinesinin hızını dolaylı olarak arttırırlar. Bu işleri yapan yani makineye levha besleyen veya bitmiş kutu paketini palete dizen çalışanlar, yorulmaya başladığında makine yavaşlar.)
Operatörlerin üçü de aynı verimlilikte çalışıyor mu? Makine almak yerine verimi düşük olanı eğitsek mi?

Yeni alınacak işler listesini hazırlarım
Almayı planladığımız yeni işler nelerdir? Ebat, dalga, renk, kulak,..vs
Bu işlerin tümünü üretecek makine var mı? Yoksa, en büyük ve en küçükleri eleyerek yeni bir ortak ebat belirleyip devam ederek; ideal ölçüye ulaşmam gerekir.

En uygun konfigürasyonu belirlerim
Yapılacak iş/ebat çeşitliliği arttıkça, makine fiyatı artar. Çok nadiren üretilecek işlerin gerektirdiği özellikleri makineye eklemek maliyet artışı demektir.
Baskı ünitesi sayısı ihtiyaca uygun olmalıdır. Her ilave ünite ilave maliyettir.
Yuvarlak kesim ünitesi gerekli mi? Yoksa az miktardaki özel kesimlileri devre dışı mı bırakalım?
Üniteleri açılan yerine, yere sabit makine tercih etmek mi gerekir?

Aksesuarlar üzerine özellikle çok düşünürüm
Makinenin verimlilik artışında aksesuarların (kullanımı kolaylaştıran, hızı arttıran, fireyi düşüren ekipmanlar) rolü çok fazladır. Buna karşılık makine satıcıları, mümkün olduğunda aksesuarsız makine teklif ederek ucuzmuş gibi kalmaya çalışır.
Makine üreticileri ise makineye odaklanmış olduklarından, ya eski aksesuarları ya da kendilerinin geliştirdiklerini teklif ederler. Ancak, yalnızca aksesuar üreten firmaların ürünleri çok daha faydalıdır. Son dönemde dikkat çeken bazı aksesuarlar şunlardır:
        Yıkama sırasında mürekkep tasarrufu sağlama
        Mürekkep yıkamayı hızlandıran sistemler
        Tutkal tasarrufu sağlayan nozullar
        Renklerin doğru yere basıldığını kontrol etme
        Tutkalın atılıp-atılmadığını kontrol etme
             

Makine satıcısının yönlendirmesinde kalmamaya dikkat ederim
Makine satıcıları, komisyon ile çalıştıkları için, ilk hedefleri makine satmaktır. Maalesef ülkemizdeki bazı temsilciler, tahminimce fiyatı düşürmek amaçlı olarak; denenmemişi verme, Uzak Doğuda üretilmişi-Avrupa malı gibi verme gibi eğilimler göstermektedir.

Bu makine ile kutu ürettiğimde oluşacak, toplam maliyet hesaplarım
Üretilecek kutunun maliyeti, makinenin fiyatı, makine hızı, ayar süresi ve bakım gideri gibi bir dizi faktörün etkisindedir. Elbette kutu maliyetine, doğrudan makine maliyeti değil, amortismanı girecektir. Hız ve ayar süresi, ilgili siparişin makinede ne kadar zaman tüketeceğini ifade etmektedir. Bakım gideri, ülkemizde fazla dikkate alınmaz ama; gerçekte makinenin ömrü boyunca düzgün çalışması için son derece kritik öneme sahiptir.
Üretilecek kutunun maliyet hesabına ilişkin örnek, Ocak 2013'de yayınladığım; "Hangi makineyi alalım? Doğru kararı vermek için hangi faktörlere bakalım?" başlıklı yazıma bakılabilir.

Yalnızca bedel/vade değil, performans pazarlığı da yaparım
Makine alırken, doğal olarak fiyat ile ödeme vadesi en önemli hususlar olarak öne çıkmaktadır. Pazarlık fiyata odaklandığında, makine üreticisi/satıcısı maliyeti düşürecek konulara odaklanıp-kaliteden/performanstan ödün vermektedir.
Alıcının, çıkacak ürünün miktarına (performans) ve baskısına (kalite) yönelik hedeflerini sözleşmeye koyması gerekir. Ölçüleri eksantrik bir kutuda yakalanacak çalışma hızı, zor bir baskıyı elde etme ve belli bir hızda çalışabilme,…gibi çeşitli performans kriterleri düşünülebilir.

Özetlemek gerekirse, teknolojiyi almak (yani para harcamak) kolay ama ondan yeterince istifade etmek (teknolojiyi anlamak ve doğru kullanmak) sizin kendi elinizdedir.

11 Aralık 2014 Perşembe

Hangi Kağıdı İthal Edelim?

Ülkemizde kağıt ton fiyatı ile satılır. Satın alma kararı da çoğunlukla ton fiyatına göre verilir. Bu durum, uygulamada istenen sonuçları garanti etmez. Fiyatın yanında, başka kriterlere de bakılmalıdır. Bu kriterler:
· Mukavemet
· Rutubet Yüzdesi
· İthalat Masrafları
Olabilir. Kağıdın satış fiyatından ziyade, m2 maliyetini esas alarak karar verilmelidir. Metrekare maliyeti demek, kağıdın yukarıdaki toplam maliyetinin (fiyat + ithalat masrafları + fazla rutubet maliyeti) metre kareye indirilmesidir.

Kağıdın mukavemeti, ondüle kağıtlarında
CMT (Concora Medium Test, Ondüle Kağıdının Yatay Ezilme Testi) ve
CCT (Corrugated Crush Test, Ondüle Kağıdının Dikey Ezilme Testi) ile
SCT (Short Span Compression Test) ölçülürken, yüz kağıtlarında
Patlama ve SCT öne çıkmaktadır. Özel bir uygulama değilse, bütün kağıtlarda SCT, sanki iyi bir kriter olarak durmaktadır.
Rutubet yüzdesi yüksek ise, kağıt fiyatına su satın almak durumu söz konusudur. Bu nedenle,satın alma kararı verirken dikkate alınmalıdır.
İthalat masrafları ise, (birden çok liman alternatifi varsa) kağıdın ineceği limanla ilgilidir.
Konuyu açıklamak için şöyle bir örnek kurgulayalım:



alt.1

alt.2

gr/m2

120

135

FOB fiyatı, $/ton

710

650

SCT kN/m, minimum

23,18

23,15

ithalat masrafları (%)

5

5,2

ortalama rutubet (%)

9

7

Örneğimizde, birbirine çok yakın SCT mukavemetini garanti eden, ama gramajları arasında büyük fark bulunan iki kağıt vardır. İlk bakışta ikinci alternatifi satın almak doğru bir karar gibi görünmektedir. İthalat masrafları açısından ilk, rutubet açısından ikinci alternatif avantajlıdır.Tüm farklılıkları aynı anda dikkate alan, şöyle bir çözüm geliştirilebilir:



A

B

C

D

1

gr/m2

 

120

135

2

FOB fiyatı, $/ton

 

710

650

3

SCT kN/m, minimum

 

23,18

23,15

4

ithalat masrafları (%)

 

5

5,2

5

ortalama rutubet (%)

 

9

7

6

ton/m2 hesabı

C1/1.000.000

0,00012

0,000135

7

m2 fiyatı, $/m2

C2*C6

0,0852

0,08775

8

ithalat masrafları eklenmiş $/m2

C7*(1+C4/100)

0,08946

0,092313

9

rutubet fazlası eklenmiş $/m2

C8*(1+(C5-D5)/100)

0,091249

0,092313

Ton/m2’yi hesaplarken, 1 ton=1.000.000 gram olduğundan, gr/m2’yi bir milyona bölmek gerekir. Bulunan rakam ile kağıdın $ fiyatını çarpmak bize 1 m2 kağıdın $ fiyatını verir. Rutubeti dikkate almadan önceki toplam maliyete ulaşmak için toplam maliyeti, ithalat masrafı yüzdesi kadar kaldırılmalıdır. En son, fazlalık rutubet yüzdesi kadar daha kaldırma yapıldığında, gerçek metre kare maliyetine ulaşılmış olur.

Sonuçta 120 gr/m2 olan kağıt, 60$ pahalı olmasına ve 2% rutubet fazlasına rağmen daha ucuz görünmektedir.

Özetle, iyi formüle ettiğinizde her şey hesaplanabilir. Para harcarken matematik, en doğru karar verme yöntemidir.