19 Haziran 2022 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdında Yatırım Patlaması

Pandemi hem oluklu mukavva hem de kahverengi kâğıt sektörüne iyi geldi. 2020 ve 2021 yılları çok iyi geçti. 2022 ilk çeyrekten itibaren rüzgarlar ters esmeye başladı. Pandemi döneminin yarattığı taleple, çok sayıda kâğıt yatırımına karar verildi ve başlandı. Aşağıdaki tabloyu Aged’den (1) aldım.

Sektörde ise tabloda yer almayan bir kısmı başlamış olan Parteks, İlke, Gürsa ve Barem ’in de yatırımlarından bahsediliyor. Ben dahil bazı kişiler, yatırımların çok fazla olduğunu ve tabir yerinde ise kâğıtta fazlalık dönemine girmek üzere olduğumuzu düşünüyor. Yatırım yapanlardan bazıları ile konuştuğumda, kimsenin elinde hurda-kâğıt-oluklu dengesine ilişkin projeksiyon olmadığını anlıyorum. Bunun üzerine mevcut durumu tespit etmek için OMÜD ve SKSV’nin yıllık raporlarını inceledim.

SKSV’nin 2021 yılı raporundan (2) derlediğim alttaki tablonun yeşil dolgulu hücrelerini ben hesapladım ve/ya tahmin ettim. Bu yılın ilk çeyreğinde çıkardığı raporda, ülkemizde bu sene 3,3 milyon oluklu mukavva kâğıdı üretileceğini ama bunun 2024’te 3,8 milyon tona çıkacağını tahmin etmiş. Ben, SKSV tahminlerini esas alarak; ithalatın daha da azalacağını ama ihracatın artacağı varsayımı ile bu yıl içerde tüketilebilecek kâğıt miktarını 3,4 milyon ton ve 2024’te ise 3,93 milyon ton olabileceğini hesapladım.

Kâğıt tamam da, bu miktarı oluklu fabrikaları tüketebilecek mi acaba?

Omüd’ün 2020 faaliyet raporunu (3) alıp, 2021 gerçekleşen yıllık miktarı yukarıdaki gibi düzelttim. 2021, oluklu sektörü açısından beklenenden çok daha fazla büyümeyle tamamlandı. Tabloda bu nedenle, 2021-2022 büyümesi çok azmış gibi görünüyor. 2021’de 2,88 milyon ton oluklu mukavva satılmış, %10 fire ile bunun kâğıt gereksinimi 3,17 milyon ton oluyor. İkinci tabloya göre (SKSV) 2021’de içerde 3,38 milyon ton kahverengi kâğıt kullanıldığından; 3,38-3,17 m=217 bin ton kahverengi kağıt oluklu dışı (masura, torba, miğfer boru, köşebent, tek yüzlü,) kullanmış oluyor.

İki derneğin öngörüleri tutarsa, hiç sorun yok gibi görünüyor.  Sorun şu ki tahminlerde revizyon ihtiyacı var. Oluklu mukavva sektörü 2022 ilk çeyrekte %8,25 küçüldü. İkinci çeyrek ise pek iyi gitmiyor. Korkarım bu dönem de küçülmeyle bitecek. Omüd’ün verilerinde bu yıla %5 küçülme ve 2023 ile 2024’e %6,7 (=son 4 yılın ortalama büyümesi) büyüme girdiğimde tablo şu hale geliyor:

2024’ten itibaren oluklu mukavva kâğıdı fazlalığı görülüyor. Peki bu fazlalık doğru mu? Maalesef değil. 2024’te devreye girecek 8 makinenin, yapabileceği üretim miktarı (kapasite değil, konuştuğum uzmanın tahmini) 3 milyon tondur. Bunlardan ikisi yaklaşık 1 milyon ton 2024’ün ikinci yarısı devreye girebilir. Buradan hareketle, SKSV’nin 3,833 milyon tonluk üretim rakamı (benim hesabıma göre) 5 milyon tonu bulacaktır. 2025’te önceki yılın ikinci yarısı devreye giren makineyle oluklu mukavva kâğıdı üretimi 6 milyon tona ulaşacaktır. (İlke, Gürsa ve Barem yatırımları hesaba dahil değildir.)

Kahverengi kâğıt sektörünün (oluklu dışı sektörlerin yılda 0,5 milyon ton kahverengi kâğıt kullanacağını varsayarak) 2024’te 1 milyon ton ve 2025’te 1,8 milyon kadar fazlalığı oluşacaktır. 

Bunu ihracatla kapatmak mümkün mü?
Şimdilerde 200 bin ton/yıl kadar olan bobin ihracatını, anormal derecede arttırmak pek kolay olmasa gerek. Ayrıca hurda kâğıt konusunda dışa bağımlıyız. Kahverengi kâğıt üreticilerinin tarihsel olarak en kötü dönemi 2024’ten itibaren başlayacaktır. Bir taraftan hurda bulmak diğer taraftan de ürettikleri malı satmak gibi esaslı mücadele alanları olacak.

Referans verilen dokümanlar:
1-Aged, “Türkiye geri dönüşüm sanayi” başlıklı, 1/6/2022 tarihli yayını. www.aged.org.tr
2-SKSV, “Yıllık rapor 2021” www.sksv.org
3-Omüd, “Oluklu mukavva 2020, sektörel faaliyet raporu” www.omud.org.tr

1 Mayıs 2022 Pazar

ECT ve BCT Standardı var mı?

Aralıklarla, bu bloğu takip edenlerden veya genellikle oluklu mukavva alıcılarından; “ECT ve BCT nasıl tutar, kaç gram kâğıt kullanmak lazım, standardı var mıdır?” şeklinde sorular geliyor. Mümkün olduğunca hepsine cevap vermeye çalışıyorum. Kayıtlarıma baktım, üç ayrı kişi “standart var mı” sorusunu sormuş. Bu yazıda, konuya ilişkin görüşlerimi tekrar ifade etmeye çalışacağım.
Kısa cevap ECT veya BCT standardı yoktur. Elbette testlerin nasıl yapılacağına ilişkin standartlar mevcuttur. Sorulan, hangi değerin normal hangisinin düşük olduğuna ilişkin standart yoktur.

Soruların arkasında birkaç husus olduğunu düşünüyorum.
1) A üreticisinden şu gramajlı kağıtlarla üretilmiş kutudan ölçülen BCT değeri X iken diğerinden aynı gramajlarla daha düşük veya yüksek sonuç çıkması.
2) Şu gramajlı kağıtlarla ölçülen BCT’den fazlası veya azının kâğıt gramajıyla oynayarak yakalanabileceğinin düşünülmesi.
3) Yeterli seviyede bilgisi olmayan kişilerin (çoğunlukla satıcılar) müşteriye alenen yalan söylemesi. Bana yazan kişilerden biri, A şirketi temsilcisinin düşük gramajlı kağıtların daha yüksek BCT sağladığını sormuştu.

ECT’yi etkileyen faktörler
Kâğıt
Kâğıt üretim teknolojisi, üretimde kullanılan kimyasallar çok gelişti. Gramaj kendi başına belirleyici değildir. Yüksek mukavemetli ve düşük gramajlı bir ondüle kâğıdı ile yüksek gramajlı bir başka kâğıda göre daha yüksek ECT sağlanabilir. Genellikle SCT değeri yüksek olan kağıtlar daha iyi netice verir. (SCT hakkında daha detaylı bilgi, yazının altındaki linkte mevcuttur. Linkteki PDF dosya daha fazla bilgi vermektedir.)
Oluklu hattı
Ondüle makinesinin durumu, ondüle valsinin özellikleri (adım, take up, vs.), hattın yeniliği/bakım durumu ve menşei, üretim sırasında ECT’nin düşük çıkmasına neden olabilir. Bütün valsler (örneğin C dalga) aynı teknik özellikte değildir.
Aynı fabrika içinde, yan yana çalışan iki oluklu hattında; aynı kağıtlarla üretilen oluklu mukavvalarda farklı ECT ölçülmesi gayet normaldir.
Operatör
Makinede her şey iyi olsa da operatörün dahil olduğu işler ECT’yi düşürebilir: Yapıştırıcının jel pointi, hazırlama formülü, kâğıda ne kadar yapıştırıcı sürüldüğü, ondülenin basınç/frenleme nedeniyle ezilmesi mukavemeti olumsuz etkiler.

Mc Kee Formülü
5,876 bir sabit olmak üzere, ECT (kN/m veya kg/cm), U kutunun çevresi (2*en+2.boy, mm) ve d kutunun kalınlığı (mm)’dır.

BCT’yi etkileyen faktörler
Yukarıdaki formülden yola çıkarak, BCT’yi etkileyen en önemli faktör ECT değeridir. Kutunun ECT’si ne kadar yüksek ise ölçülecek BCT o derece yüksektir.
Formülün devamına göre, ECT aynı olmak üzere kutunun çevresi arttıkça BCT’si yükselir.
Levha
Oluklu mukavva levhada ölçülen ECT doğruyken, beklenen BCT düşük çıktığında levha kalitesine bakmak gerekir. Levhanın kambur olması, ondüle tepelerinin bir bölümünde yeterli yapıştırıcı olmaması, çeşitli nedenlerle ondülelerin bazılarının daha az yükseklikte olması, gibi hususlar BCT’yi düşürebilir.
Kutu makinesi
Oluklu hattından çıkan levhanın ECT’si yüksek olduğu halde kutu makinesi, levhanın üzerine baskı yaptığı için ECT bir miktar düşer. Besleme ünitesinden itibaren, baskı valsleri, iz üniteleri, katlama konveyörü, oluklu mukavvayı ezer ve mukavemeti düşürür. Zemin baskılı kutularda levhanın ezilmesine engel olmak zordur.
Dışsal faktörler
Kutu olmayı bekleyen levhaların, ortamdaki nemi alması gibi durumlar hem ECT’yi hem de BCT’yi düşürür.

Rule 41
Kâğıt gramajlarıyla ECT bağlantısını gösteren bir standart yoktur. TSE ve Avrupa normları, oluklu mukavva tip numarası belirleyip-bu tipin test değerleri şunlar olmalı demekle birlikte; o tipin kâğıt gramajlarını vermezler. Amerika’da ise durum biraz farklıdır.
Amerika’da iki ulusal nakliye kuruluşu Rule 41 ve Item 222’yi oluklu mukavva ambalajlar için hazırlamıştır. Rule 41’i National Railroad Freight Committee (Demiryolu Taşımacılık Komitesi), UFC (Uniform Freight Classification) adıyla hazırlamıştır. Item 222’yi ise National Motor Freight Traffic Association (Motorlu Yük Taşıyıcıları Biriliği) National Motor Freight Classification (NMFC, Karada Taşınan Yüklerin Sınıflandırması) başlığıyla çıkarmıştır. Adı geçen iki kural, taşınacak oluklu mukavva ambalajlı yükün ağırlığına ve ebatlarına göre, sahip olması gereken mukavemet özelliklerini belirlemektedir.
Başlangıçta, esas kriter patlama mukavemeti iken, 1990’da patlamaya alternatif olarak kenar ezilme değeri de eklenmiştir.

Özetle
BCT, müşteriye ve kutuya özeldir. Müşteri kutunun kullanım şartlarına göre BCT’yi belirler.
ECT, BCT’yi tutturmak için en önemli kriterdir. Kâğıt, kalınlık seçiminden; oluklu ve kutu makinesi üretim şartlarına kadar bir dizi faktör ECT’yi etkiler.

17 Nisan 2022 Pazar

İş Modeli Üzerine

Wikipedia’ya göre iş modeli, bir kuruluşun nasıl değer yarattığını ve sunduğunu açıklıyor. (1)  Bu kavrama ilk kez kafa yormam C48 kutuları (yaprak tütünlerin tasnif edilip- sigara fabrikasına gönderildiği aşamada kullanılan oldukça mukavim kutu modelidir) yüzünden oldu. Çorum’da çalışırken, C48 üretmeyi planladığımızda İzmir çevresindeki yaprak tütün işleme tesislerinin kutuyu takriben 16 birime (o zaman için DM veya U$) satın aldıklarını öğrendik.
O yıllarda tamamen ithal kağıtlarla üretilebilecek kutunun hem mukavemetini hem de birim ağırlığı çok önemliydi ve kutular çoğunlukla İtalya’daki bir üreticiden geliyordu. Neyse, kağıtları ithal ettik ve denemelere başladık ve İtalyan üretici fiyatı 11 birime düşürdü. Telaffuz edilen fiyat, hammadde maliyetinin biraz üzerindeydi ve oyundan düştük.

Rakibin fiyatı nasıl kırabileceği üzerine kafa yorarken, Çopikas satılmadan önce büyük makine arayışımız sırasında Almanya’da gördüğüm bir fabrikayı hatırladım. Binası hem dar hem de üçgen gibi kötü şekilli bu fabrikada dar ebatlı ve triplex çalışan 160 cm kadar genişliğinde bir oluklu hattı, bir tane 2 renkli Martin 1648 (160*480 cm) kutu makinesi ile 2 tane dikiş makinesi vardı. O yıllarda (1997 gibi) ilgim kutu makinesi üzerinde olduğundan ne üretiliyor, nasıl üretiliyor dikkat etmemiştim.

Almanya’daki şekilsiz fabrika bana rakibin şöyle yapmış olabileceğini düşündürdü: Dar ebat bir oluklu ile bir kutu makinesi, yüksek gramajlı ve dar ebatlı bobinleri muhtemelen grup içindeki kâğıt fabrikasından ucuza alma ve az sayıdaki çalışan ile az çeşitli kutu üretiyor olmalılar. C48 gibi standart ürünleri boş zamanlarında üretip stoka koyduklarından, fiyatı rahatlıkla kırabiliyorlar. Buna karşılık biz ise 2,5 m genişliğinde bobin alıp, mevcut çok çeşitli işlerimizin ancak %1-2’si olabilecek C48’de hiç rekabetçi olamadık.

Arya Kağıt
Mart ayının son günlerinde Denizli’de kurulu Arya Kâğıt’ı ziyaret ettim. Şirket sahibi Kasım Yavaşal’ı Dentaş günlerimden beri tanırım. Birkaç hafta önce bana bir kâğıt makinesi yaptığından bahsettiğinde, inanamadım. Makinenin video ve fotoğraflarını görünce merakım arttı ve gidip-ziyaret ettim. (2) numaralı kaynaktan Arya Kağıt tanıtım filmini izlemenizi tavsiye ediyorum.
Kasım Bey tam anlamıyla baby boomer örneği sergilemiş. Kâğıt üretimi konusunda deneyimli birine bir makine çizimi yaptırmış, sonra makine parçalarını çeşitli kâğıt fabrikalarının çıkmalarından toplamış ve ortaya aylık kapasitesi 300 ton olan gri karton makinesi çıkmış. Hattın kurutma valslerini Uşak’taki tekstil fabrikalarından satın almış. Toplama bir kâğıt makinesi olmuş ama oldukça ucuza mal olmuş. Kendisine, “makineyi yaparken keşke yanına genç mühendis adaylarından stajyer alsaydın, gençlere çok faydası olurdu” dedim.
Üretilen gri karton, (resimde yok ama) ondüle mukavva (tek yüzlü), rolik (kumaş sarmak için) ve kâğıt köşebent halinde satılıyor.
Arya Kağıt’ın iş modelini, amaca uygun ve en az maliyetle kurulan gri karton makinesinin avantajı, çıkan bütün gri kartonu başka ürünlere dönüştürerek katma değer yaratma şeklinde özetlenebilir.

Benim anladığım
  • İş modeli yani nasıl para kazanılacağı kurgusu, çok önemli. Girişimci ve/ya yönetici, sektöre, yapılan işe ne kadar vakıfsa iyi kurgu yapabilir. Model yoksa, kurgu düşünülmemişse; para kazanmak teknolojiye yatırımdan geçiyor. 300 tonluk kâğıt makinesiyle, kurgu nedeniyle sürdürebilir iş sonuçları elde etmek mümkün oluyor. Diğer taraftan rekabetçi kahverengi kâğıt (oluklu mukavva üretiminde kullanılacak kâğıt) üretmek için 400 bin ton yetmiyor ve 600-700 bin tonların üzerinde kapasite yatırımı gerekiyor.
  • Diğer bir husus kapasite denkliği yani çıkan yarı mamulün hangi ürünlere ve nasıl dönüştürüleceği de önemli. Almanya’da gördüğüm üçgen biçimli binası olan fabrikada, dar ebat olukludan çıkan malı ile bir kutu makinesi eritebiliyor ama iki dikiş makinesi gerekiyordu. İlk makine büyük seçilince, çıkan yarı mamulü ürüne çevirecek kapasite de büyük olmak zorundadır. Ancak büyük kapasiteli fabrikalar, her zaman küçükler kadar kârlı (TL cinsinden değil, cironun yüzdesi cinsinden) olmayabilir.
  • İş modeline en iyi örneklerden biri, ülkemizdeki dar ebat oluklu yatırımlarının fazla olmasıdır. Pandemi döneminde kâğıt dengeleri değişti ama öncesinde, kurlar fazla oynaklık göstermediği dönemlerde yurt dışındaki dar ebat (kombine artığı) bobin stoklarını alıp-kutu üretmek oldukça revaçta idi. Yeni kâğıt kapasiteleri devreye girdiğinde ve Pandemi koşulları düzeldiğinde benzeri ortam tekrar oluşacak.
Kaynaklar
(1) https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C5%9F_modeli

6 Mart 2022 Pazar

Plastik ile Oluklu Mukavva/Kâğıt Kombine Ambalajlar

Kaynaklardaki ilk yazıyı, yayınlandığı günlerde okumuş ama pandeminin telaşı ile anlamını algılamamıştım. DS Smith ile Multivac, normale göre %85 daha az plastik kullanımı sağlayan yukarıdaki resimde görülen Eco Bowl adını verdikleri bir ambalaj geliştirmişler. Azalan plastiğin yerini oluklu mukavva almış.

Eco Bowl’un içindeki gıda maddesi tüketilince, gıdanın konulduğu hazneyi kaplayan ve ambalajı kapatan plastik kısım ile oluklu mukavva tava kısmı ayrı ayrı geri dönüşüme gönderilebiliyor.

Multivac ambalaj hattını, oluklu mukavva tavanın içine film yerleştirme, filme şekil verme, gıda maddesinin dolumu gibi işleri teknolojisi ile çözmüş. Buna karşılık, DS Smith uygun kalitede oluklu mukavva tavayı tasarlamış.

Eco Bowl’u daha iyi anlamak için (2)’deki videoyu, Multivac’ın yaptığı işleri anlamak için ise (3)’deki videoyu izlemekte yarar var.

Daha sonra, en yeni ambalaj teknolojilerini araştırdığım bir sırada (4)’deki GEA’ya rastladım. Benzeri bir çözümü sunan GEA, %80 plastik azalttığını ve oluklu mukavva tava kullandığını ifade etmiş.


Bu Çözümlerin Bana Düşündürdükleri

Plastik miktarını azaltıp, yerine oluklu mukavvayı koyarak ambalaj geliştirilmesi elbette çok güzel fikir. Başka sektörlerde de böyle çözümler ortaya çıkacaktır.

DS Smith’in tasarladığı tava oldukça zor bir dizayndır. Küçük boyutlu bir tavayı hassas şekilde üretip-hacim haline getirmek çok önemlidir. Oluklu mukavva üreticisinin makine parkının yanı sıra ustalığı da öne çıkacaktır.

Videolarda tam belli olmuyor ama tavalar sanki önceden hacim haline getirilmiş gibi görünmektedir. Dolayısıyla dolum makinesinin yanına gelecek tavalar, gıda ambalajı olacak kalitede, tozsuz, kırpıntısız, düzgün katlanmış olması gerekecektir.

DS Smith’in paylaşımlarında, Eco Bowl’un Amidori için geliştirildiği açıklanıyor. Amidori’nin adı daha sora Endori (www.endori.de) olmuş. (5)’deki yazıda ürünün 2019 sonlarından itibaren kullanımda olduğu ve %66 plastik azalttığı yazıyor (yani bilgilerde tutarsızlık var.) Endori’nin sitesinde diğer gıda maddelerinde de Eco Bowl’a geçtiğine ve hatta kullanıldığına ilişkin kayıt yok.

Multivac ve GEA’nın paylaşımlarında da oluklu mukavva ambalaj kullanıma ilişkin görüntü/video yok. Başlangıçta yazdığım gibi, fikir çok güzel olsa da böyle bir oluklu mukavva tavayı üretmek oldukça zor. Şu an için ne derece ekonomik olur bilemiyorum ama, oluklu mukavva yerine karton tava daha uygun olabilir.

Bu yazıyla fazla ilgisi yok ama; kâğıt ve plastiğin birlikte yer aldığı ve ayrı geri dönüşüm kutularına atılabildiği bir örneği ise (6)’da gördüm.

Plastik bardağın/kâsenin/kavanozun etrafına giydirilmiş kağıt kılıf bırakılan kilit mekanizmasına basılarak kolayca ayrıştırılabiliyor.

Sonuç

Plastiği geri kazanmak için ayrıştırmak ve ayrı toplamak gerek. Kâğıt ve oluklu mukavva zaten en çok geri dönüşen malzemelerdir.

Plastikle, kâğıdın veya oluklu mukavvanın kolayca ayrılması işin püf noktasıdır.

Son olarak, her ne kadar rakip gibi olsalar da plastik ve oluklu mukavva birlikte çalıştığında, tüketiciye daha sağlıklı/çevreci/geri dönüşen ambalajlar sunulacaktır.


Kaynaklar

  1. https://multivac-group.com/en/news-events/news-and-press-releases/detail/2020/06/1235-ds-smith-and-multivac-introduce-eco-bowl-an-innovative-cardboard-based-solution-for-fresh-food/
  2. DS Smith ECO Bowl - YouTube
  3. MULTIVAC Automation Solutions | MULTIVAC UK - YouTube
  4. https://www.gea.com/tr/articles/foodtray/index.jsp
  5. DS Smith and MULTIVAC's ECO Bowl concept proves to be perfect alternative for Germany-based food company Amidori's plastic packaging. www.risi.info’da yaınlanan 29 Haziran 2019 tarihli yazı
  6. https://www.greiner-gpi.com/en/Products/Decoration-technologies/K3-cardboard-plastic-combinations

6 Şubat 2022 Pazar

Rakip Ambalajlar

Birkaç ay önce Sustanble Economy dergisinin gönderdiği soruları yanıtladım. Sorulardan biri, mealen “Oluklu mukavva kutunun yerine geçebilecek sürdürebilir bir ambalaj var mıdır? Plastik oluklu kutu bir alternatif midir?” şeklinde idi. Dergiye özetle, kâğıt esaslı ambalajları azaltma amaçlı trendler  başlıklı yazımdan alıntılarla cevap verdim. Sonrasında, özellikle internet alışverişlerinde kullanılabilecek bazı alternatifleri görünce, bu hafta küçük bir araştırma yaptım. Bu yazıda, oluklu mukavvanın alternatiflerini kısaca değerlendireceğim.


Kullan-At Alternatifler

Karton Kutu

İlaç ve deterjan gibi ürünlerde yoğun olarak kullanılan karton kutuların, zaman içinde küçük boyutlu oluklu mukavva kutuların yerine geçebileceğini düşünüyorum. Özellikle küçük hacimli e-ticaret ambalajlarının kolaylıkla kartona döneceğine inanıyorum. Karton kutu üretim prosesi, oluklu mukavvaya göre biraz daha uzun ve zor olduğundan şimdilik maliyeti yüksek görünüyor.

Kâğıt Torba

İnternet alışverişlerinde, oluklu mukavva kutuyu kullanmayıp-kâğıt torbaya konulan (örneğin kahve) ürün kargoya verilebiliyor. Benzeri şekilde bazı giyim markaları da “nasılsa ürünün dışında bir plastik/naylon koruyucu var diyerek kâğıt tornayla ürünü gönderiyor. Katlanmış haldeki torba, oluklu mukavvadan daha az yer kapladığından bir avantajı var ama uzun mesafe taşımalarında yeterince koruyuculuğu yok.

Zarf

Karton kutu gibi, zarflar da kargo aşamasında küçük boyutlu oluklu mukavva kutuların yerini almaya adaydır. İçinde balonlu naylon veya plastik takviyeli modelleri olduğu gibi selülozdan ve hurda kâğıttan üretilen tipleri de mevcuttur.


Tekrar Kullanılabilenler

Oluklu mukavva kutu da tekrar kullanılabilen bir ambalajdır. Deneyimlerime göre, preform plastik şişeleri taşıyan oktabinlerini geri döndürüp-beş kez kullanan da mısır çerezi kutularını geri getirip en az iki kere kullanan da var.

Tekrar kullanımda:

1)müşterinin ambalajın geri vermeyi kabul etmesi

2)ambalajı geri getirecek bir sistemin olması

3)ambalajın kullanıma uygun hale getirilmesi, temizlenmesi ve kullanıma uygun mu bakılması

4)müşterinin kullanılmış ambalajla yeni mal almayı kabul etmesi gereklidir.

Yukarı şartlar yerine getirilmeden, üretildiği malzeme ne olursa olsun tekrar kullanım söz konusu değildir.

Plastik Oluklu Kutu

Üzerine baskı da yapılabilen plastik oluklu kutular, farklı malzemelerden, farklı renklerde üretilebiliyor. Tekrar kullanım konusunda, yukarıdaki tekrar kullanım şartları sağlanırsa; oluklu mukavvadan bir nebze daha avantajlıdır.

Plastik Kasa

Virgin ve hurda esaslı malzemeden üretilmiş modelleri özellikle yurt içinde yaş meyve sebze taşımacılığında yoğun olarak kullanılıyor. Oluklu mukavvaya göre esas dezavantajı, yoldaki sarsıntı nedeniyle içindeki taze ürüne daha fazla hasar vermesidir.

İç içe girebilen, katlanıp-küçülebilen veya köşelerine takılan parçalarla düzgün istiflenme sağlayan çeşitli modelleri bulunmaktadır.

Yaş meyve sebze ambalajı olarak kullanılan ahşap kasa kutularına aynı dezavantaja sahip olduklarından dolayı bu yazıda yer vermedim.

Ahşap, Plastik veya Metal Kasa

Özellikle metal ve otomotiv sektöründe, fabrikalar arasında sürekli mal hareketi varsa yani geri getirmek mümkünse; kesinlikle oluklu mukavvadan daha ekonomik bir çözümdür. Palet ebadında, katlanabilen modelleri mevcuttur. Döküm parçaların naklinde, ağırlık nedeniyle bu türlü kasalar oluklu mukavva yerine özellikle tercih edilmektedir.


Sonuç

Oluklu mukavva ambalajın tahtını sarsabilecek, tamamen onun yerine geçecek bir alternatif bulunmuyor. Yukarıdaki ambalajların her biri, belli alanlarda (mesela e-ticaret) oluklu mukavvadan kısmen pazar alabilecek potansiyele sahiptir. Buna karşılık her türlü taşıma işi için oluklu mukavva tek alternatif değildir. Yerine göre büyük kasalar (ahşap, plastik veya metal) oluklu mukavvadan daha kullanışlıdır.


İlave Bilgi İçin Bakılabilecek Kaynaklar

https://www.kingfisher-press.com/blog/cardboard-alternative/#:~:text=Folding%20Box%20board%20is%20also,FSC%20certified%20and%20ISO14001%20accredited.

https://www.macfarlanepackaging.com/blog/five-cardboard-box-alternatives-for-online-order-fulfilment/

2 Ocak 2022 Pazar

Kâğıt Sektörü Kârlılığı Üzerine

Sektörümüzün kârlılığı kaç olursa iyidir, normali nedir gibi konular beni hep ilgilendirmiştir. Adını ve adresini kaynaklarda bulacağınız yazıyı da bu merakla okudum. Aşağıdaki üç tabloyu da içeren yazıya göre, Kuzey Amerika’da kurulu ve halka açık şirketlerin 2021’in üçüncü çeyreğinde (2020’nin aynı dönemine göre) ciroları %14 artarken kârlılıkları %57 artmış.

International Paper’in 3. çeyrek satışları 5.714 milyon $ (5,7 milyar dolar) olurken aynı dönemdeki kârı 532 milyon $ olmuş. Tablonun dibine göre kâğıt, selüloz ve ormancılıkla ilgili sektörün cirosu %14,2 artışla 29,567 milyar dolar ve kârı %56,7 artışla 3,016 milyar dolar olmuş.

Sektörün kârlılığındaki değişim grafiği şu şekilde çizilmiş. 2010’da %2’den az olan kârlar, 2021’in ikinci çeyreğinde %14’e yaklaşmış ve sonrasında %10,2’ye gerilemiş. Grafiğe dikkat edilirse, 2018’de Çin hava kirliliğinden bazı kağıt fabrikalarını kapatınca kârlılık artmış, 2019’da düşmeye başlamış ve pandeminin hijyen ihtiyacını körüklemesiyle kağıt talebi artınca kârlılık yükselmiş.

Yazıda, bazı şirketlerin satılan malın maliyeti kalemi de verilmiş. Hesabıma göre aşağıdaki tabloda görülen 10 şirketin ortalama satılan malın maliyeti %74,4 olmuş. Maliyet oranları %51,4 ile %87,5 arasında değişiyor.

Yazıyı okuyunca, acaba bizim şirketlerde durum ne diye meraklanarak; Borsa İstanbul’da işlem gören benzeri şirketlerin (kağıt, kağıt esaslı ambalaj, ahşap/sunta vb) finansallarına baktım.

Tablonun en sağ sütununda X ile işaretlenmiş şirketlerin verileri, 2021’in ilk 6 ayına diğerlerinin bilgileri ise yılın ilk 9 ayına ilişkindir. İlginçtir, bizim şirketlerimizin oranları da üstteki Kuzey Amerika şirketlerine çok benzemektedir ama kârlılık biraz düşüktür.


Yorumlarım

Büyük kâğıt üreticileri, borsa da işlem görüyor olsa net kâr oranı biraz daha yukarı çıkabilir.

Şirket büyüklüklerimiz çok küçük. International Paper’in üç ayda yaptığı ciro, borsada işlem gören 14 şirketimizin dokuz ayda yaptığı cironun 10 katından fazladır.

Zaman zaman kâğıt/ambalaj üreticileri fahiş zam yapıyor diye yakınanlar oluyor ama tabloda incelenen sektörün çok para kazandığına ilişkin emare yok. 

Oluklu mukavva şirketlerinin net kârlılığı altı ile on iki puan arasındadır. Oluklu mukavva kâğıdı fiyatlarından yola çıkarak, bu sektöre fahiş fiyat suçlaması yapmak daha büyük bir hata olur.

İkinci grafik bana, talep artınca kârın arttığını, çünkü fiyatın arttığını söylüyor. Halbuki ülkemizde, talep artınca fiyatın artması, saçma-sapan düşüncelerle sanki fırsatçılık gibi yorumlanıyor. Gerçekte ise arz-talep kanunu, artan talep fiyatı arttırır; tersinde de düşürür.


Kaynaklar:

www.risiinfo.com da 10 Aralık 2021’de yayınlanan yazı “NA pulp, paper industry 3Q sales, profits rise to highest 3Q margin since 2018, at 10%, yet down from 2Q’s 14%”

5 Aralık 2021 Pazar

Tedarik Zinciri Problemi

Omüd’ün düzenlediği webinarda 23 Kasım 2021 günü Tedar Başkanı Tuğrul GÜNAL ile söyleşi yaptım. (Omüd Youtube kanalından izlenebilir.) Katılımcılardan gelen geri bildirimlerde, konuşmanın daha çok tedarik zincirinin önemi ve bu işi yapan bölümün nasıl organize edilmesi gibi hususlarda yoğunlaştığı oldu. Katılımcılar daha çok, tedarik zinciri neden kırıldı, ne kadar sürede tamir olur ve sektörümüzü nasıl etkileyecek gibi duymak istemişler. Bu türlü geri bildirimler alınca, biraz araştırdım ve böyle sorulara daha çok cevap veren kaynaklardaki yazıları buldum. Aşağıda ağırlıkla ilk kaynaktaki yazıdan tercüme ettiğim notlar (birebir tercüme değildir, italik yazılanlar) ile benim yorumlarımı okuyacaksınız.


Tedarik Zincirleri nasıl Kırıldı ve Yakın Zamanda Düzelmeyecek (1)

Bilgisayar çipleri, egzersiz ekipmanları, kahvaltılık mısır gevreği derken dünyada pek çok ürünün bittiği anlaşıldı. Bir tuşla sipariş verip-gelmesini beklerken; tuvalet kâğıdı alamamanın, perdelik kumaş için aylarca beklemenin veya yeni arabanın rengini seçememenin şokunu yaşadık.

Daha da önemlisi pandeminin başında koruyucu maske/malzeme yokluğu yaşadık. Doktorlar yeterli ilaç bulamadı ve Alaska’da insanlar kışlık giysi bulamadı/alamadı. Ve hatta uçaklar, uçuş sırasında ikram edilecek yiyecekler beklendiği için gecikti.

Bunlar Neden Oldu?

Pandemi global tedarik zincirinin her aşamasını bozdu. Malları üretildikleri, madenleri çıkarıldıkları veya tarımsal ürünleri yetiştirildikleri yerden alıp-tüketildikleri noktaya taşıyan, gerektiği yerde depolayan görünmez üretim, lojistik, nakliye yoluna tedarik zinciri denir. Zincirin sonunda, o mala/ürüne/madene parayı ödeyen tüketici veya bir şirket bulunur. Mal yokluğu, kıtlık, birçok malın fiyatının yükselmesine neden oldu.

Sıkıntı Ne Zaman Başladı?

Tedarik zinciri kırılmaları, pandeminin başlarına kadar uzanıyor. Çin, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerin yanı sıra Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkeleri ve Almanya gibi dünyanın üretim kapasitesinin çoğunun bulunduğu ülkelerdeki fabrikalar; korona virüs vakalarının yayılmasından çok etkilendi. Birçok fabrika, işçiler hasta olduğu veya karantinaya alındığı için kapandı veya üretimi azaltmak zorunda kaldı. Buna karşılık nakliye şirketleri, dünya çapında mal taşıma taleplerinde düşüş olacağını düşünerek; programlarını kesti.

Öte yandan evde oturan ve devlet desteği alan Amerikalılar sipariş patlaması yarattılar: Ofis masa ve sandalyesi, yazıcı, spor/jimnastik ekipmanı, video oyun konsolu, ilave alan yaratmak için ahşap plaka, yeni bölümleri güzelleştirmek için boyadan başka, ebeveynler çocukları ile yemek yapmak için mikser/blender gibi mutfak aletleri de sipariş etti. Normal zamanlardaki talep seviyesine göre üretim yapan fabrikaların ilave talebe yetişmesi mümkün olmadı.

Fabrikalar Niçin Daha Fazla Üretmiyor?

Bazıları bunu denedi ve kendi problemleriyle karşılaştı. Fabrikalar ürettikleri ürün için çeşitli parçaları satın alırlar. Örneğin, Çin’de monte edilen bir bilgisayar için çipler Tayvan veya Malezya’dan düz panel göstericisi Güney Kore’den, düzinelerce başka elektronik parça dünyanın çeşitli yerlerinden, kullanılacak kimyasallar Çin’in başka yerlerinden veya Avrupa’dan alınmak zorundadır.

Hızla artan talep, malların taşıyacak sistemi tıkanmasına yol açtı. Çoğunlukla Çin’de yapılan çok çeşitli mallar depolarda ve limanlarda hızla birikti, çünkü yeterince boş konteyner ve çelik taşıma kasası yoktu.

Devasa Konteyner Gemilerine Ne Oldu?

En basit anlatımla, yanlış yerlerde sıkışıp-kaldılar. Pandeminin ilk aşamasında, Çin eldiven maske gibi koruyucu malzemelerden çok miktarda üretti ve bütün dünyaya gönderdi. Konteynerler gittikleri yerde boşaltıldılar ve buralardan Çin’e gidecek yeterli mal yüklemesi olmadığından mesela Güney Asya ve Batı Afrika gibi yerlerde boş konteynerler birikti. Aynı anda daha güçlü talebi olan Kuzey Amerika ve Avrupa için Çinli fabrikalar üretime devam ediyordu ama konteyner yoktu.

Boş konteyner olmaması ve yüklenecek mal miktarının çok olması, navlunları fırlattı. Pandemi öncesinde Şangay’dan Los Angeles’e konteyner gönderme ücreti 2.000 dolar idi. 2021’in ilk çeyreğinde aynı navlun 25.000 dolar olmuştu. Ayrıca çok sayıda dolu konteyner, gemilerde indirilmeyi-boşaltılmayı beklemek durumundaydı; yani tedarik zincirinde gecikmeler vardı. Target and Home Depot gibi dev şirketler dahi fabrikalarda üretilmiş ürünleri gemilere yüklemek için haftalar ve hatta aylarca beklemek zorundaydı.

Bu arada Kuzey Amerika ile Avrupa’daki limanlara ulaşan konteynerler, çok sayıda gemi olması, boşaltma yapılacak dokların yetmemesi nedeniyle beklemedeydi. Los Angeles ve Oakland limanlarına ulaşan düzinelerce gemi açıkta demir atıp, günlerce boşaltılmayı ve yeniden yüklenmeyi  bekliyordu. Ancak kamyon şoförleri ile dok işçilerinin bir kısmı karantinada olduğundan, az sayıdaki çalışanla indirme-bindirme operasyonlarının gecikmesi doğaldı. Süveyş Kanalı’nda bir geminin sıkışması ve sonrasında yeni Covid-19 dalgası nedeniyle Çin’deki önemli limanların kapanması görüldü.

Bazı şirketler, mevcut mal kıtlığını gidermek adına ilave siparişler verdiklerinden, limanların üzerine ilave baskı ve depolarda yeterli yer olmamasına neden oldular.

Eksik Tedarik Nedir?

Üretilen hemen her şeyin tedariki aksadı: Kimyasal malzemelerden, elektronik parçalara ve hatta koşu ayakkabılarına kadar. Herhangi bir şeyin eksik tedarik edilmesi başka şeylerin de eksik tedarikine yol açtı. Bir boya üreticisi, ürünlerini yapmak için 27 ayrı kimyasal maddeye ihtiyaç duyuyor. Bunlardan yalnızca birinin olmaması, konteyner gemisinin Kaliforniya limanlarından birinde beklemesine ve ona bağlı üretimlerin durmasına yol açıyor.

Bütün Bunlar Pandemi Kaynaklı mı?

Pandemi arz-talep dengesini çok volatil yaptı. Tedarik zinciri, yüksek talebe uyum sağlayamadı. Şirketler on yıllar boyunca maliyetlerini kontrol altında tutmak için lean üretim/stok modelleri uygulamışlardı yani stok tutmadıkları için malsız kaldılar.

Sıkıntı Ne Zaman Biter?

Kimse bilmiyor ama 2022 boyunca belki biraz daha uzun süre süreceği tahmin ediliyor. Mal kıtlığı ve tedarik zincirindeki gecikmeler nedeniyle bu yılki Christmas ve tatil sezonunda bazı mallar bulunamayacak. Pek çok şirket, mal yokluğundan etkilenmemek ve limanlardaki sıkışıklıklar nedeniyle çok önceden siparişler verdi ama bazı mallar yine de bulunamayacak.


ICCA Webinarından Notlar (2)

Oluklu mukavva sektörünü etkileyen global konular başlıklı webinardan aldığım notlar şöyle:

Ocak-Temmuz 2021’de geçen yılın aynı dönemine göre, kuzey Amerika limanlarında trafik %24 artış göstermiş, Asya limanlarında ise %9 artmış.

Ocak-Temmuz 2020’de ABD’de oluklu mukavva satışları %10 azalmışken, bir yıl sonra kurulu kapasitelerin üzerinde talep oluşmuş.

Karşılaştırılan iki dönem arasında, konteynerin dolu olduğu gün sayısı %16 artmış, gemilerin gecikmesi 3 kat artmış ve geminin zamanında limana ulaşması %70’lerden, %40’lara inmiş. Liman sıkışıklığı ve gecikmelerin normalleşmesi için, limanlarda daha geniş alana, ABD mal stoklarının talebi karşılayacak kadar artmasına, konteynerle yapılan ticaretin yavaşlamasına, konteyner depolama alanlarının boşalmasına, limanda boş konteyner olmasına, daha fazla şoför, gemi ve konteyner olmasına ve limanda daha fazla indirme-yükleme (kamyon, tren) rampa/dok yatırımına ihtiyaç var.

Bu yılın 40’ncı haftasında (4 Ekim) San Pedro, Los Angeles ve Long Beach limanlarında gemi bekleme süresi 62 haftaya çıkmış. Geçen yıl aynı günlerde bu süre 8 haftaymış ve yükselerek 2020’nin son haftasında 54 haftaya ulaşmış.

Okyanus taşımacılığında kapasite yetersiz, planlanan teslimat sürelerine güvenilmez, uzun taşıma süreleri, tahmin edilenden daha az konteyner/gemi kaydı yapılabiliyor, navlunlar uçmuş, taşıyıcılar ihalelere girmek istemiyor, alınmış ihale döneminde fiyatlar yükseliyor, yükleyenler çaresiz.

Global konteyner trafiği, 2022’de biraz yavaşlasa da sıkışıklığı devam edecek. Yükselen enflasyon, kısmen tedarik zinciri verimsizliğine rağmen trafik ortalama yıllık %5,2 artacak. Sipariş edilen gemi ve konteynerler, 2023’den itibaren büyük oran teslim edileceğinden, hayat normale dönecek. Yüksek navlunlar 2022’de de devam edecek.


Benim Yorumum

Oluklu mukavva talebi çok canlı. Artan mal ihracatı, boş kutu ihracatı, plastik ambalajdan oluklu mukavvaya kayan ambalajlar, değişen kutu boyutları gibi faktörlerle talep çok canlı. Canlılık yalnız bizde değil, her yerde var.

Bizdeki ekstra canlılık devalüe olan paramız, yabancı alıcıları cezbediyor. Eskiden Çin’den ABD’ye giden pizza kutuları artık ülkemizden talep ediliyor. Ekimde bir güneş paneli fabrikasını ziyaret ettim. İlave fabrika için makineler gelmiş ama kurulamamış, çünkü halen zemini düzenleniyor. 2022’nin bütün üretimini fabrikayı kuramadan satmışlar. Büyük ihtimalle Avrupalı alıcı, güneş panellerini Çin yerine Türkiye’den almak istemiş.

Birkaçı haricinde ülkemizdeki oluklu fabrikalarının bobin stokları yetersiz, kağıt fabrikaları aşırı dolu.

Artan enerji ve kimyasal maliyetleri hem kâğıt hem de kutu da fiyat artışına neden olacak.

Yıllık anlaşmayla bağlanan nişasta ve mürekkepte üreticiler maliyet artışı nedeniyle haklı olarak aralık için zam istedi ve aldı. Oluklu sektörü anlaşma harici bu zamları vermek zorunda kaldı.

Öte yandan nişasta kâğıt üretiminde de önemli bir girdi, nişasta olmazsa kağıdın mukavemet değerleri tutmaz. 2021’de mısır üretimi yetersiz olmuş. Nişasta üreticileri yeterli mısır bulamadıklarından, sabit fiyatla satış yapamayacaklar, yani fiyatı yabancı parayla her ay değişecek.

Yağışların başlamasıyla, atık kâğıt daha az toplanacak. Ayrıca Avrupa’da başlayan kapanmalar toplamanın azalmasına neden oluyor. Bu durumda atık kâğıt fiyatlarını arttıracak.

Önümüzdeki 3 ayda üst üste kâğıt ve kutu maliyetleri artmaya devam edecek. Kutu dahil her türlü malın alıcısına, şu günlerde yeni tedarikçi arayışına girmemelerini, mevcut tedarikçi ile anlaşma yolunu bulmalarını, iki tarafın da karşılıklı şeffaf davranmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Alıcıların, başka tedarikçilerden teklif istemesi, piyasadaki volatiliteyi arttırıyor. Kendine ilave sipariş geleceğini düşünen fabrika, ilave hammadde sipariş ediyor. Örneğin oluklu fabrikası, enerji, enflasyon, kur vs nedenlerle maliyet artıyor diyerek stok yapmaya başlıyor.


Kaynaklar

(1) https://www.nytimes.com/2021/10/22/business/shortages-supply-chain.html

(2) ICCA Webinar on Global Operational Issues Impacting the Corrugated Industry