17 Kasım 2019 Pazar

Tekrar Kullanılan Kutular

Geçen ay, Omüd yönetim kurulunda oluklu mukavva kutunun tekrar kullanımı (reuse) konusu geçti. Fefco’nun son teknik seminerine katılan üyeler, eskiden geri dönüşüm (recycle) çok konuşulurken bu kez, yerine göre tekrar kullanımın vurgulandığını anlatılar. Yıllardır hep geri dönüşümü vurguladığımız için konu ilginç geldi, araştırdım.

“Tekrar kullanım” araması yapıldığında öne çıkanlar şu şekildedir:

Plastik Kasa ve Kutular

Sert plastik ve plastik oluklu malzemelerden yapılmış; katlanıp-küçülebilen, iç-içe geçebilen veya olduğu gibi geri dönen ambalajlar. Plastik olukludan yapılanlar, genellikle oluklu mukavva kutular gibi yatay hale gelebiliyor.
Plastik olukludan yapılmış ve bulaşık makinesinde yıkanabilen pizza kutusundan, kiralanıp-taşınma sırasında kullanılan kutu servislerine kadar kullanım alanları mevcuttur. En ilginç kullanım alanlarından biri ise online olarak alınan ve iade edilmek istenen ürünlerin, topluca ve plastik kutularla ilgili satıcılara gönderilmesi servisi “Happy Returns” (1) olarak göze çarpıyor. Tüketici iade etmek istediği ürünü, alış veriş merkezindeki Happy Return noktasına getirdiğinde iade tamamlanmış oluyor. Tüketicinin ambalajlamak ve kargoya vermek gibi yüklerden kurtulması sağlandığı gibi satıcı da iade almayı outsource etmiş oluyor.

İkinci Kere Kullanılan Oluklu Mukavva Kutular
Kaynakların ikinci sırasında Salazar Packaging’in bir videosu var. Burada kullanılmış kutunun nasıl tekrar kullanılacağı açıklanıyor. Videoya göre kutunun kulak yapıştırması iki tane çift yönlü bant ile sağlanmış.

Kutu açıldıktan sonra, kulak da açılıyor ve ilkinde aktif olmayan bandın, üzeri açılarak kulak yapıştırılıyor. İlk seferde kutu dışında olan baskılar ikincide kutu içinde kalıyor. Bu çözüm nispeten küçük ve tek dalgalı kutulara uygulanabilir görülüyor.

Çok Kere Kullanmayı Sağlayan Aparatlar


Oluklu mukavva ambalajı tekrar tekrar kullanmayı sağlayan, üstteki resimlerdeki aparatlar, kutunun üst kapaklarını fermuar gibi bir arada tutuyor. Anladığım kadarıyla plastik ve benzeri maddelerden yapılmış olan bu tutucular, üst kapakların bantlanmasına gerek bırakmıyor. Buna ilişkin yine Salazar Packaging’in videosu (3)’dedir. (4) ve (5) numaralı kaynaklarda bu aparatların ne denli faydalı olduğunu açıklayan yazılar var.

Ambalaj Harici Bir Şeyler Dönüştürme Önerileri

Kullanılmış kutuyu, ambalaj harici bir amaçla kullanmaya yönelik çok sayıda kullanım alanından bahsediliyor. Yukarıdaki iki örnekte kitaplık ve oyuncak uçak haline getirilmiş kutular bulunuyor. (6) ve (7) numaralı kaynaklarda ise bunlara benzer tavsiyeleri veriyor. İnternette, gelen Amazon kutularını nasıl değerlendirelim gibilerden çok sayıda (bana göre önemli bölümü kullanışsız) tavsiyeleri bulmak mümkündür.

Kağıt Esaslı Tekrar Kullanılabilen Kutular

Yukarıdaki kutu çeltik saplarından elde edilmiş, gıda temasına uygun (8) ve tek kullanımlık take away kutuları yerine düşünülmüş. Ofisten verilen yemek siparişlerinde kullanılıyor ve üzerindeki barkod vasıtasıyla kime gittiği ve geri gelip-gelmediği takip edilebiliyor. Geri gelenler yıkanıp-tekrar kullanıma sokuluyor.

Tekrar Kullanımın Faydaları ile Ekonomisinden Bahsedenler
Kutuların tekrar kullanılması, maliyet tasarrufu, atıkların toprağa gömülmesine engel olma, yeni hammadde üretilmemesi suretiyle çevreyi koruma ve enerji tasarrufu sağlama gibi dört önemli fayda sağlıyor. (9)
Bazı şirketler, tekrar kullanım konusunu kendilerine iş edinmişler. (www.gearedforgreen.com) Geri alınan ambalajların toplandığı depolarda, ambalajların tasnif edilip-tekrar kullanılabilirliğinin kontrol edildiği ve sisteme geri verildiği modeller geliştirmişler. Önerdikleri çözümlerde plastik ambalajlar öne çıksa da çok güzel maliyet analizleri yapmışlar. (10)

Sonuç Olarak
Tekrar kullanım henüz oturmamış bir kavram gibi duruyor. Çözümler önemli oranda plastik ambalaja dayandırılıyor. Oluklu mukavva kutunun tekrar tekrar kullanılabilmesi için herhalde öncelikle normalden biraz daha mukavemetli ve belki biraz da virjin kağıtlarla üretilmesi gerekiyor.

Kaynaklar:

13 Ekim 2019 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdı Fiyatları Ne Olur?

Son haftalarda en çok muhatap olduğum soru bu. Müşteriler de, satıcılar da bunun cevabını bilmemi bekliyor. Son olarak hafta içinde tekrar sorulunca, Barış Pınarı Harekatı başladıktan sonra, düşüncelerimi yazayım dedim.

Enerji zammından sonra, normalde Ekim başında kağıt fiyatları artmalıydı. Sanırım büyük oyuncular kapasitelerini doldurmak ve küçük kağıt üreticilerine zarar vermek (yani onları durmaya/kapanmaya zorlamak) amacıyla, beklentimin aksine indirime gittiler. Bu arada orta büyüklükte diyebileceğim 80-100 bin ton/yıl kapasiteye sahip iki kağıt fabrikası onar günlük duruş açıkladı. Daha küçük kapasiteli olanlar ise normal olarak çalışmaya devam etti.

Kağıt fiyatının düşmesi ilave talep yaratmıyor, şirketler karlılıklarından ödün veriyorlar. Nakit akışı iyi olanlar, az karla çalışmaya razı olurken; nakit akışı kötü olanlar durarak mı daha az para kaybederim, çalışarak mı şeklinde bakıyor. Kağıt fiyatı öyle bir noktaya geldi ki bundan sonrası, kağıt fabrikasının müşterisine üste para vermesi anlamına geliyor.


Arz-Talep Dengesi
Merkez bankalarının parasal genişleme yaptığı dönemde, dünya genelinde tüketim artmıştı. Şirketler, ucuz finansman bulabildiğinden yeni yatırımlar yaptılar. Ancak para bolluğu artık bitti ve dünya genelinde bir yavaşlamadan bahsediliyor.
Oluklu mukavva kağıdında da çok fazla yatırım yapıldı. 2021 sonuna kadar devreye girecek kağıt makineleriyle 5 milyon ton kapasite fazlalığı hesaplanıyor. Dünya eskiden olduğu gibi büyümeye devam etse iki üç yıl içinde arz-talep dengesi oluşabilirdi ama artık büyümüyor, tersine resesyon riski var.
Öte yandan Çin büyümeye devam ettiğini anons etse de gerçekte küçülüyor olabilir. Zira geçen yıla göre 8-9 milyon ton daha az atık kağıt ithal etmesine rağmen, kağıt ithalatında bir artış yok. Yılın başlarında ülkemizden de kağıt ithal ettiler ama şu an için sanki içerde ürettikleri kağıt bile kendilerine yetiyor. Türkiye’den bugünlerde “kağıt satalım” tekliflerine, “bizde çok var biz size satalım” cevabı veriyorlar.
Çin’in daha az atık kağıt ithal etmeye başlaması, batıda atık kağıdın toprağa gömülmeye başlanması ve bazı yerlerde toplamama eğilimi baş göstermesi uzun dönemde kağıt maliyetlerini arttıracaktır. Şu an için asıl önemli sorun, fazlalık atık kağıt, hem kendi fiyatını hem de kahverengi kağıt fiyatını baskı altına alıyor.

Çok Fazla Politik Belirsizlik
Dünyanın tekrar büyüme trendine girmesinin önünde bazı büyük belirsizlikler var:
Ticaret savaşları, toplam ticareti azaltıyor. Kısa ve uzun vadede ülkelere farklı etkileri oluyor. Kısa vadede popülist yöneticilerin lehine olsa da orta/uzun vadede herkesin aleyhine olacak. Ticaret savaşları vesilesiyle konulan vergiler, ülkeleri içe kapanmaya veya yeni ortaklıklar kurmaya zorluyor. ABD’nin Çin’e olan kağıt ihracatında son bir yıllık dönemde %26 azalma olmuş.
Çin kağıt sektörünü ülkesinin dışına itiyor. Çinli şirketler hem yakın bölgelerde hem de ABD gibi uzak yerlerde kağıt fabrikaları satın alıyor veya sıfırdan kuruyor. Bu şekilde dünya üzerindeki atık kağıt, oluklu mukavva kağıdı akışları yön değiştiriyor. Yakın zamanda örneğin Vietnam gibi bazı ülkeler (Çinlilerin kağıt yatırımlarıyla) önemli kağıt ihracatçısı haline gelebilecek.
Yavaşlayan Avrupa ekonomisi, ülkemiz açısından olumsuzluk teşkil ediyor. İhracatımızın çoğunluğunu yaptığımız Avrupa’daki gelirin azalması, mallarımıza olan talebi de azaltacaktır.

Ülkemize Has Riskler
Barış Pınarı Harekatı’nın ne kadar süreceği ve doğuracağı sonuçlar yabancı turist sayısını etkileyecektir. Harekatın uzaması, (Allah saklasın) terör olayları görülmesi insanları karamsarlığa iteceğinden zaten azalmış olan talebi daha da olumsuz etkiyebilir.
ABD’nin yaptırım uygulaması ekonomimizi etkileyebilir ve kurları yükseltebilir. Kurların yükselmesi içerde enflasyonu ve maliyetleri arttırır. Ayrıca enerji giderlerimizi de yükseltir. Yabancı para cinsinden borçlu olan şirketler işlerini sürdürmekte zorlanır.
Son haftalarda tekrar duyulmaya başlayan konkordato/iflas haberleri şirketlerin ödeme güçlüğünde olduğunu anlatıyor. Bazı analistler, konkordato dosyalarının yıl sonuna doğru sonuçlanacağını ve iflasların artacağını anlatıyor.
Atık kağıda vergi ve/ya kota gelmesi durumunda iç piyasadaki atık kağıt fiyatı artacaktır. Ayrıca ithalat da pahalılaşmış olacağından, üretilen kağıdın maliyeti artacaktır.

Toparlarsam
Dışarıda kağıt fiyatı (yabancı parayla) biraz düşecek veya stabil kalacaktır. İçerde ise kur, enflasyon, maliyet artışıyla artmak durumundadır.
Oluklu mukavva talebinde daralma devam ediyor. Büyük kağıtçılar, kendilerine gelmeyen talebin başkasına gittiğini (hatalı olarak) düşünmeye devam ederse; yıl başına kadar fiyatın bu seviyelerde kalması da mümkündür.

1 Eylül 2019 Pazar

Adam Yetiştirmeme Üzerine Bir Hikaye


Sanırım 1992 yılıydı. Kaplamin’de o zaman genel müdürün, üç yardımcısı ve onların da altında toplam sekiz müdür vardı. Şemaya göre her müdürün iki şefi varken şefliklerin yarısı boş idi. İş hacmine göre organizasyon yapısı çok büyüktü ve bazı yöneticiler gerçekte görevlerini yapmıyorlardı. Murahhas azanın baskısıyla, genel müdür ileride daha büyük sorumluluk yüklenme ihtimali olan iki müdürü öne çıkarıp, performansından memnun olmadığı diğer ikisinden de kurtulmak amacıyla bir tür koordinasyon yapısı kurmaya çalıştı. Buna göre A müdürü, X ve Y’nin koordinasyonunda görev yapacak. B müdürü ise X, Y ve Z koordinasyonunda çalışacaktı. Anlaşılacağı üzere A ve B’den yönetim pek memnun değildi, X ve Y gelecek vaat ediyordu.

Konuya ilişkin bir toplantı öncesi duyuru asıldı ve toplantı yapıldı. Duyuruda adam yetiştirmekten vs bahsediliyordu. Toplantı sırasında B, “yetiştireceğim adam benim altımda çalışmalı, böyle olmaz” diyerek istifa etti. A ise lisan bilen hem de çok iyi eğitimli olmasına rağmen, gerçekte çalışırmış gibi yaptığından “gak guk” dese de durumu kabullendi.

B’nin yönettiği bölümler X’e yani bana bağlandı ve sorunsuzca çalışma devam etti. Bir süre sonra ben, ayrılıp Çopikas’a gittim. A, saçma yapının altında çalışmaya devam etti, daha sonra yanına onun pozisyonunu doldurabilecek biri getirildi ve şirketten gönderildi.

Çok özetleyerek naklettiğim olaydan yirmi küsur yıl sonra şu dersleri çıkarıyorum:
·        En baştan organizasyon şemasının çok heybetli kurulması hatalıydı. Bu hata kuşkusuz daha büyük/kurumsal şirketlerden gelen yönetim kurulu üyelerinin hatasıydı. O sırada genel müdür yardımcısı olanlardan biri daha müdür olamayacak kapasitede idi ve tabir yerinde ise müdür olmadan genel müdür yardımcısı olmuştu. Müdür pozisyonunda bırakılsa yetiştikten sonra altına müdürler alınsa daha olumlu sonuç olabilirdi.

·        İkinci hata yönetimin dolambaçlı yollara başvurmasıydı. Performansını beğenmediği müdürlere doğrudan, açıkça geri bildirim verse belki insanlar kendiliklerinden ayrılacaklardı. Öte yandan performansı kötü olduğu halde kadroda tutulan kişiler, zamanla düşük performanslarını standartmış gibi kabul ediyor ve etraflarına bu şekilde örnek oluyorlar. Bu yöneticilerin daha erken yaşlarda başka iş bulma şansı varken bu durumda ellerinden alınmış oluyor. Yukarıdaki A’da böyle oldu. Ellili yaşlarının başlarında işsiz kaldıktan sonra başka iş bulmadı, büyük ihtimalle aramadı da.

·        Yönetim uygulama/yöntem hatası da yapmıştı. Duyuru ve toplantıdan birkaç gün önce ilgili kişilerle tek tek konuşulsa, toplantı sırasında istifa olayı yaşanmazdı.

·        Murahhas aza çok baskın bir kişiydi. Genel müdüre oynama alanı bırakmaz, çok müdahale eder, genel müdür de astlarıyla ekip olmaya çalışmazdı.


Buraya kadar yazdıklarımdan ilaveten şu sonuçları çıkarmak da mümkündür:
·        Organizasyon yapısı kendi başına çok önemli. Kurumun hantallaşmasına ve insan kaybetmesine neden olabilir.

·        Yöneticilerin yetkinleri bilinmeli. Yetkin olmayanlara unvan verilmemeli.

·        Üst, astının çalışma/hareket alanına saygı duymalı. Gereksiz müdahalelerden kaçınmalı.

·        Yönetim yukarıdan aşağıya geri bildirim verme kültürüne sahip olmalı.

·        Uygulama, insanların hassasiyetlerine dikkat etme, kırmadan/dökmeden bu türlü değişiklikleri yapmak da herhalde üst yönetimin (örnekte murahhas aza ile genel müdür) becerileri arasında olmalıdır.

 
Daha iyi bir çözüm şöyle olabilirdi
A ve B’nin bağlı olduğu genel müdür yardımcıları birikmiş izinlerini kullanmak üzere tatile gönderilse, yetiştirilecek kişilere onların sorumlulukları delege edilse; hem yetişme periyodu sorunsuz olabilir hem de diğerlerinin X ve Y’yi daha kolay kabul etmesi sağlanabilirdi.

4 Ağustos 2019 Pazar

Kağıt Esaslı Ambalajları Azaltma Amaçlı Trendler

Birkaç ay önce plastik ambalajları azaltmaya yönelik gelişmeleri RISI’de ( www.risiinfo.com) çıkan iki aylık makalelere dayanarak(linki burada) yazmıştım. Dürüst olmak gerekirse, kağıt esaslı ambalaj kullanımını azaltma amaçlı bazı gayretler de var. Aşağıda, okuduğum/rastladığım çalışmaları özetlemeye ve yorumlamaya çalışacağım.


Oluklu Mukavva Yerine Plastik Oluklu
Çinli e-ticaret şirketi JD, mücevher, makyaj malzemesi, saat, cep telefonu gibi küçük ve orta boylu ürünler için resimdeki plastik oluklu kutuyu kullanmaya başladı. 10 kez kullanma hedefli bu kutu müşterilerin %10’u tarafından tercih edilirse; JD 32,5 milyon RMB/yıl tasarruf etmiş olacak. Müşteriler, ödeme ekranı sırasında bu kutuyu tercih ettiğinde alışveriş puanı da kazanmış olacak. (1)
Yazıda net olarak açıklanmıyor ama, teslimat sırasında kargo görevlisi yeşil kutuyu geri alacak.


Diş Macunu Tüpleri Kutusuz Satılsın
Bana gelen bir videoya (2) göre, yalnızca ABD’de yılda 9 milyar diş macunu kutusu (tüpün dışındaki karton kutu) satılıyormuş. Video, bu kutuların hiçbir işe yaramadığını ama maliyeti arttırdığını söyleyerek destek istiyor. İzlanda örneğini veriyor ve orada insanların kutusuz macun almayı tercih ettiğini söylüyor.


Kutu Yerine Bez Torba veya Cam Kavanozla Teslimat
The Wally Shop, ABD’de ısmarladığınız bakkal/manav ürünlerini tekrar kullanılan ambalajlarla teslim eden ilk servis olduğunu iddia ediyor. (3) Ekmek, makarna ve taze sebze/meyveler, bez torba veya cam kavanozlarda bisikletli kuryeler tarafından adresinize teslim ediliyor. Ambalajlar boşaldığında da kuryeler geri almaya geliyorlar. Başlangıçta yalnızca Brooklyn’de olan bu servis yavaş yavaş diğer semtlere de yayılacakmış.


Walmart’ın Yaş Sebzelerinizi Buzdolabınıza Yerleştirme Hizmeti
İki yıl kadar önce kargo şirketleri aracılığıyla bu servisi vermeye başlayan Walmart (4) hizmetin başarısız olması üzerine vaz geçmiş. Şimdi kendi teslimat elemanlarını işe almış ve bu hizmete yeniden başlamış. Buzdolabınıza girecek ürünleri aldığınızda, teslimat görevlisi kapınıza geldiğinde sizden bir seferlik kapı açma şifresi istiyor ve içeri girip-dolabınıza ürünleri yerleştiriyor. Siz, görevlinin başlığındaki kameradan ne yaptığını izleyebiliyorsunuz.


Özellikle e-Ticaret Şirketlerinin Ambalaja Karşı Niçin Bu Kadar Gayreti Var?
İşin aslı “E-Ticaret ve posta yoluyla yapılan her 1 dolarlık satış için, normal perakende alışverişe göre 7 kat daha fazla oluklu mukavva kullanılıyor.” (6) Bu ifade RISI’den Derek Mahlburg’a ait ve yeni yapılan bir çalışmanın sonucu olarak ifade ediliyor.
Yukarıdaki iki görseli (6)’dan aldım. İlk grafik, 2019’da Çin’de yapılacak teslimatların 60 milyar pakete ulaşacağını ve 2017’nin iki katı olmuş olacağını tahmin ediyor. İkinci ise 17,9 milyar plastik torba ile 8,6 milyar oluklu mukavva kutunun yakılmak zorunda kalındığından bahsediyor.

Konunun üç boyutu var: İlki e-ticaret normalden çok daha fazla oluklu mukavva kutu kullanılmasını zorunlu kılıyor ve sektörümüzü büyütüyor. İkinci boyut ise ikincil ambalaj malzemelerinin (dolgu/sargı malzemeleri, taşıma ambalajı vs) esas ürünü taşımaktan başka fonksiyonu olmamasıdır. Ayrıca tüketiciler, taşıma ambalajın boş olduğundan, çok fazla dolgu malzemesi kullanıldığından, ürünün demonte geldiğinden,…vb yakınmaktadır. Bunun üzerine Amazon ambaj lideri Kim Houchens “Hedefim, birkaç yıl içerisinde her türlü ambalajı sıfırlamaktır.” (7) demektedir. Kast edilen ambalaj taşıma amaçlı olanlardır ve üreticilerle yapılan çalışmalar neticesinde birincil ambalajın müşterinin kapısına kadar ulaşması hedefinden bahsedilmektedir. İlaveten 2016’dan bu yana Amazon’un ambalaj malzemelerin %19 gibi çok büyük oranda azalttığı vurgulanmaktadır.

Yine aynı yazıda JD’ye benzer uygulamaların Hindistan’da da olduğundan ve ABD’de konuşulduğundan anlatılmaktadır.


Üçüncü Boyut
Halen fazla dile getirilmeyen esas boyut ise Çin’den başlayarak çeşitli ülkelerin ambalaj atıklarının ithalatına sınırlama getirmesidir. Ambalaj atıklarındaki kontaminasyon oranlarının düşürülmesi, yükleme öncesi kontrol prosedürü vb uygulamalarla Asya ülkeleri, “atık kağıt, atık plastik ithalatını istemiyorum” demektedir. Sonuçta, ABD ve Avrupa’dan çıkan atıklar yıllardır Asya’ya geri kazanılmak (biraz da çöplerden kurtulmak amaçlı) ihraç ediliyordu. Ama Asya’da konulan regülasyonlar, atıkların çıktığı ülkelerde birikmesine yol açtı. Çok kısa bir sürede ambalaj atıklarının nasıl geri kazanılacağı ve/ya yok edileceği bulunamazsa, toplumlarda ambalaja karşı kaygılar daha da artacaktır.


Yorumum
Yıllarca hep ambalajın kişi başına daha çok tüketilmesi gerektiğinden, batıdaki istatistiklerden bahsettik. 2017’de Çin’in atık kağıt ithalatını zorlaştırmasıyla her şey değişmeye başladı. Ülke olarak yapmamız gerekenleri de önceden yazmıştım.  Görebildiğim kadarıyla Çin, kağıt sektörünü atık ithalat prosedürleriyle ülkesinin dışına sürüyor. Benzeri atık ithalat zorlukları giderek artacak ve batıda ambalaj atıkları sorunu daha da büyüyecektir. Ve toplumlar, madem ambalaj atıkları başımıza bela, o halde ambalajsız (veya Amazon gibi en az ambalajla) alalım mantığına gelecektir. Korkarım birkaç yıla kadar, kişi başına oluklu mukavvanın az kullanılması bir tür gelişmişlik ölçüsü olabilir.


Yararlanılan Kaynaklar:
(5) www.risiinfo.com da 16 Temmuz 2019’da yayınlanan “E-commerce is powering paper packaging demand, but its impact will weaken over five years” başlıklı yazı
(7) www.risiinfo.com da 19 Temmuz 2019’da yayınlanan “US box shipments mostly flat as players plan for seasonal pickup, new Aug.1 rule from Amazon” başlıklı yazı

7 Temmuz 2019 Pazar

Kağıt Sektörüne Girmek İçin Kötü Yıllar (*)

İki yıl kadar süren para kazanma döneminden sonra;
Dünyada işlerin azalması, ekonomilerde yavaşlama
Yeni kapasitelerin devreye girmesi
Ucuz para döneminin bitmiş olması
….gibi nedenlerle, oluklu mukavva kağıt fiyatları düşmeye başladı. Dünyanın tersine, yüksek enflasyon dolayısıyla artan maliyetler ile yüksek kurlar bizde kağıt fiyatlarının yeterince düşmemesine ve belki de kısa vadede artmasına neden olabilir. Genel trend yükselen kağıt arzının, kağıt ve kutu fiyatlarını baskılaması şeklinde olacaktır. Ülkemizde  devreye girmek üzere olan bir ve 2 yılda içinde girecek bir başka kağıt fabrikası ile sektörün canını çok acıtacaktır. Eski yıllardaki kadar büyümeyen ekonomimiz, büyüyemeyen ihracat pazarlarımız sıkıntıyı arttıracaktır.

Türkiye’deki yatırımları biliyoruz, peki dünyada da çok mu yatırım var?
ABD’de Nisan 2019’dan 2022 sonuna kadar 2,7 milyon ton ilave hurda esaslı kahverengi kağıt fabrikası (1)
Çin’de yatırımı devam eden toplam kapasitesi 7,4 milyon ton olan 23 proje varken, 2020’ye dek başlaması beklenen 8,3 milyon ton kapasiteli 26 kahverengi kağıt projesi. (2) Yani toplamda 15,7 milyon tonluk 49 yatırım.
Çin hariç Asya’da devam eden 1,7 milyon ton kapasiteli 12 yatırım ile 2023’e kadar başlayacağı söylenen 8,4 milyon ton kapasiteli 24 proje. (2)
Avrupa’da 2022’ye kadar devreye girmesi beklenen 12 proje ile 3,6 milyon tonluk hurda esaslı kağıt kapasitesi. (3) Konuya ilişkin tablo aşağıdadır.


Süren Yatırımlardan Sonra?
2021 sonuna gelindiğinde, kurulu kahverengi kağıt kapasitesi, dünyadaki toplam ihtiyacı 5,4 milyon ton (Türkiye hurda esaslı kağıt üretiminin iki katı) aşmış olacaktır. (4)

Her şey yolunda giderse, 2024’de arz talep dengeye kavuşabilirdi. Ancak 2022 ve 2023’de devreye girecek kapasiteler fazlalık olmaya devam edecek görünüyor. Nitekim Moody’s önümüzdeki 18-24 aylık dönemde, kağıt (orman esaslı ürünlerin) maliyetleri artsa bile fiyatlarının ve taleplerinin ve de cirolarının azalacağını söylemektedir.

Durum Buysa
Kahverengi kağıt fabrikalarından bazıları kapanır. ABD’de birkaç tanesi kapandı bile. Maliyet yapısı uygun olmayanların kapanması kaçınılmaz. Aşağıdaki grafik (6) numaralı kaynaktan alınmıştır. Maliyet yapısından, makine genişliğine, birim tampon ağırlığına (ton/inch), yatırım ihtiyacına, teknik yaşına, kurulduğu yere,…gibi pek çok faktöre göre Avrupa’daki hurda esaslı kağıt makinelerinin hangilerinin yaşayamama (yani kapanma) riskini tanımlamaktadır. Grafiğin sağındaki kırmızı sütunlar kapanma riskini taşıyan kağıt makineleridir.

Ülkemizde de kapanma riski olan kağıt makinesi var mı?
Bunu tam olarak bilmek mümkün değil. Zira yukarıdaki gibi bir analiz yok. Yabancılar bu türlü kapatma kararlarını çok kolay almaktadır. Biz de ise küçük makineler alçıpan kağıdı ve beyaz test liner gibi farklı ürünlere dönmektedirler. Ayrıca büyük kağıt üreticilerinin ciddi oluklu mukavva ambalaj yatırımlarının da olması, küçük kağıt fabrikalarının şansını arttırmaktadır. Bir kısım oluklu şirketleri stratejik olarak büyük oyunculardan daha az alışveriş yapma düşüncesinde olabilirler. (Sanıyorum dışarıda da başlangıçta benzeri bir durum varmış. Sonra giderek grup içi yani kendi oluklu fabrikasına kağıt satışları artmış. Örneğin ABD’de üretilen kağıdın %80 kadarı kendi grubuna satılır olmuş.)
Küçük makineler için cins ve gramaj esnekliği avantajı bulunmaktadır. Birkaç saat içinde bir cinsten diğerine, yarım saatte aynı cinsin bir başka gramajına dönebilmek önemli bir avantajdır. Ülkemizdeki büyük/yeni makineler az kağıt çeşidi ve az sayıda gramaj esasına göre çalışmaktadır.
Son olarak, eski makinelerde küçük yatırımlarla makineyi hızlandırmak ve başka ürün gamlarına atlamak mümkündür.

Sonuç
Eğer kağıt fabrikasının borcu yoksa, teknolojisi eski de olsa düzgün yönetilip-çalıştırıldığında, ben önemli bir risk olacağını düşünmüyorum.
Ancak bu kadar yüksek kapasitenin devreye gireceği 4-5 yıllık dönemde kağıt üretimine girmemek, varsa projeyi ertelemek en akıllı düşünce tarzı olacaktır.

Notlar
(*) Bu yazıda kağıt, oluklu mukavva kağıdı (containerboard, kahverengi kağıt)  anlamındadır.
(1) www.risiinfo.com da 26 Nisan 2019’da yayınlanan “US recycled liner down $50 since last winter on domestic market, falling at much faster pace than 42-lb virgin Kraft” başlıklı yazıdan
(2) Yine Risi’de 21 Haziran 2019’da yayınlanan “Fastmarkets RISI Viewpoint: Asian containerboard capacity, the shift is on” başlıklı yazıdan
(3) Yine Risi’de 16 Mayıs 2019’da yayınlanan “European containerboard prices still sliding in Q2despite growing resistance from sellers; prices nearing bottom?” başlıklı yazıdan
(4) Gleb Sinavskis’in Risi European Conference Mart 2019’da yaptığı “Global Containerboard Outlook” başlıklı sunumun son sayfası
(5) Risi’de 21 Mart 2019’da yayınlanan “Moody’s – Outlook for the global paper and forest products industry changed to negative” başlıklı yazıdan
(6) www.fisheri.com/images/features/webinars/Fisher_Webinar_The_European_Containerboard_Market.pdf