4 Ekim 2015 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıtları Piyasasındaki Gelişmeler

Aşağıdaki ifadelerin yeterince açık olması için, Omüd kağıt fiyatları ve kurları bir
araya getirerek bir tablo hazırladım:

 

Omüd'e göre +90 gsm ay başı min. TL/t

Omüd'e göre +90 gsm ay başı max. TL/t

Omüd ortalaması TL/t

geçen aya göre değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

önceki ay sonu alış USD

aylık değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

önceki ay sonu alış €

aylık değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

Tem.14

950

1.335

1.143

 

 

2,1234

 

 

2,8919

 

 

Ağu.14

800

1.335

1.068

-6,6%

 

2,0919

-1,5%

 

2,8135

-2,7%

 

Eyl.14

860

1.335

1.098

2,8%

 

2,1584

3,2%

 

2,8451

1,1%

 

Eki.14

900

1.335

1.118

1,8%

 

2,2789

5,6%

 

2,8914

1,6%

 

Kas.14

900

1.335

1.118

0,0%

 

2,2171

-2,7%

 

2,7902

-3,5%

 

Ara.14

980

1.335

1.158

3,6%

 

2,2102

-0,3%

 

2,7535

-1,3%

 

Oca.15

1.000

1.345

1.173

1,3%

1,3%

2,3189

4,9%

4,9%

2,8207

2,4%

2,4%

Şub.15

1.000

1.345

1.173

0,0%

1,3%

2,4176

4,3%

9,4%

2,7397

-2,9%

-0,5%

Mar.15

1.000

1.335

1.168

-0,4%

0,9%

2,5077

3,7%

13,5%

2,8148

2,7%

2,2%

Nis.15

1.000

1.335

1.168

0,0%

0,9%

2,6102

4,1%

18,1%

2,8309

0,6%

2,8%

May.15

1.000

1.335

1.168

0,0%

0,9%

2,6644

2,1%

20,6%

2,9302

3,5%

6,4%

Haz.15

900

1.335

1.118

-4,3%

-3,5%

2,6587

-0,2%

20,3%

2,9146

-0,5%

5,9%

Tem.15

940

1.350

1.145

2,5%

-1,1%

2,6863

1,0%

21,5%

2,9822

2,3%

8,3%

Ağu.15

1.020

1.350

1.185

3,5%

2,4%

2,7745

3,3%

25,5%

3,0423

2,0%

10,5%

Eyl.15

1.100

1.500

1.300

9,7%

12,3%

2,9146

5,0%

31,9%

3,2876

8,1%

19,4%

Eki.15

1.220

1.675

1.448

11,3%

25,1%

3,0433

4,4%

37,7%

3,4212

4,1%

24,2%

Tabloya göre, +90 gsm FL fiyatı yıl başında 1.158 TL/t iken, Ekim başında 1.448 TL/t olmuştur. Yıl başından bu yana artış 25,1%’dir ve yalnızca Eylül’de ki artış 11,3%’dür. USD kurunda yıl başından bu yana artış 37,7% iken EUR’da 24,2%’dir.


Hurda esaslı oluklu mukavva kağıtları piyasasında, birbirini tetikleyen şu gelişmeler yaşanıyor:
Modern Karton’un yeni kağıt makinesi (PM5) devreye girdi. Modern Karton 1 milyon ton kağıt üretme kapasitesine ulaştı. 400 bin ton kapasitesi olduğu ifade edilen bu makine, kesintisiz çalıştığında ayda 35-40 bin ton hurda kağıda ihtiyaç duyacaktır. Makinenin devreye girmesinin yakınlaşması ile (ilk bahar sonu gibi) hurda kağıt piyasasında yeni bir talep oluşmuş demektir.

İkinci önemli gelişme ise Resmi Gazetede 14/07/2015 tarihinde yayınlanan tebliğ ile ABD’den gelen (100-175 gr/m2) kraft liner kağıtlarına 9,43-19,96% oranında vergi konulmuş olmasıdır. Konulan vergi pratik olarak iki etki doğurmuştur.
İlki ABD harici ülkelerin (Rusya, Brezilya, Avustralya) KL kağıtlarına talebi patlatmıştır. İkinci olarak da KL muadili; kraft top liner, semi kraft, test liner 1 gibi isimlerle anılan kağıtların kullanımını arttırmıştır. İkincil etki, şüphesiz uzun dönemde ülkemiz açısından daha hayırlıdır. Bu kapsamda oluşan talebi ilk aşamada ayda 2.000 ton kadar olduğunu tahmin ederken, önümüzdeki yıllarda (kurların bu seviyelerde kalması ile) ayda 10.000 tona kadar çıkacağını düşünüyorum. Dolayısıyla oluşan bu yeni talep de, hurda kağıt talebini 2.200 ton/ay kadar tetiklemiştir.

Üçüncü önemli gelişme döviz kurları ile ilgilidir. Aralık 2014 sonunda kurlar, USD=2,21 TL ve EUR=2,75 TL iken; Eylül 2015 sonunda 37,7% ve 24,2% artışla, USD= 3,04 TL ve EUR=3,42 TL’ye çıkmıştır. Haziran sonunda, Mayıs sonuna göre kurlar düşmüş ve esas fırlama Temmuz’dan itibaren başlamıştır. Haziran sonuna göre kurlardaki artış USD’de 14,5% ve EUR’da 17,4% şeklindedir.

Kurların hızlı artışı, hem hurda kağıt ithalatını azaltma hem de bitmiş kağıt ihracatını arttırma gibi hurda kağıt talebini hızlandıran etki yaratmıştır. Ülkemize 2014’de 200 bin ton kadar hurda kağıt girişi olduğu bilinmektedir. Kur hareketinin ilk aşamada ithalatı yavaşlattığına kuşku yoktur.

Öte yandan aynı kurlar, kağıt üreticilerinin aklına ihracatı getirmiş ve mevcut ihraç miktarını oldukça arttırmıştır. Eylül 2015 itibarı ile ülkemizin hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı ihracatı 40.000 ton civarı olduğu hesap edilmektedir. (Kur artışı öncesinde, yani Temmuz öncesinde hurda esaslı kağıt ihracatının 20 bin tondan az olduğunu tahmin ediyoruz.) Bunun karşılığı olan hurda miktarı 45.000 tondur ve içeride toplanan hurda miktarında azalma anlamına gelmektedir.

Kur artışı ve artışın devam edeceği beklentisi, az miktarda da olsa ithal (hurda esaslı) kağıt girişini azaltmıştır. Oluklu mukavva üreticileri, bütün taleplerini iç pazara kaydırmıştır.

Bu noktada, konuya hurda kağıt toplayanlar açısından bakarsak; 40 bin ton kadar aylık ilave talep oluşmuşken; toplanacak hurda miktarının 45 bin ton kadar azalmış olduğu görülmektedir. Talebi artan veya bulunabilirliği azalan malın fiyatı artacağından, doğal olarak hurda kağıdın da fiyatı artacaktır. Olan budur.

Yetmeyen hurda kağıt miktarı, ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Omüd geri dönüşen kağıt fiyatları tablosuna göre, Eylül’de kullanılmış (yani marketten çıkan) oluklu mukavva hurdası fiyatı maksimum 530 TL/ton’dur. Yaklaşık 30 TL nakliye masrafıyla bu kağıt, kağıt fabrikasına 165 €’ya mal olmaktadır. Aynı cins (belki biraz daha kötüsü) hurdanın ithal edilmesi durumunda kağıt fabrikasına maliyeti 170-185 €/ton (ortalamasını 180 € kabul edelim) olduğu bilinmektedir.

Şimdiye kadar yazdıklarımız, kağıt üreticileri açısından “işlerin nispeten iyi” olduğu bir dönemi tasvir ederken; oluklu mukavva ambalaj üreticileri açısından ise zorlu bir dönemi anlatmaktadır. Ülkemizin ilk 6 aydaki oluklu mukavva üretimi (=satışı) geçen yıla göre 1,4% kadar artmıştır. İkinci çeyrek için açıklanan 3,8%’lik büyüme rakamı, oluklu mukavva sektöründe büyüme yaratmamıştır. Oysa geçmiş yıllarda, oluklu mukavva sektörü ülkemizden hep daha fazla büyür idi.

2015’in ikinci yarısı itibarı ile oluklu mukavva satışlarında, miktarsal olarak (2014’e göre) düşme tahmin ettiğimizden, oluklu mukavva üreticileri açısından ise hem azalan talepten pay alma hem de artan maliyeti yansıtma (yani zam yapma) gibi bir açmaz söz konusudur.

Kağıt üreticileri açısından “işler nispeten iyi” demekle birlikte, önümüzdeki kış dönemine yeterli miktarda hurda stoklayarak girmek, hurda fiyatını gereğinden çok yükseltmemek, kağıt fiyatını (ithalata göre) yüksek yapmayarak müşterilerin ithalat yapmasına yol açmamak, uygun miktarda hurda ithalatı yapmak gibi bir dizi konuda doğru kararlar oluşturmak söz konusudur.

Peki, bundan sonra ne olacak? Fiyatlar nerede dengeye gelecek?
Yukarıdaki açıklamalardan sonra, iç piyasada hurda kağıdın (kullanılmış oluklu mukavvaların) gelebileceği yer maksimum 600 TL/ton’dur. Bu rakam, 185€*3,42-30 şeklinde hesaplanmıştır. (Hesaplama formülü şahsımıza aittir, sektöre mal edilemez.) Burada 3,42 €/TL kurunu ve 30 ise hurda kağıdın nakliye maliyetini göstermektedir. 600 TL, mevcut kur (3,42 TL) ile hesaplandığından kurun yükselmesi rakamı daha yukarılara taşır. Kağıt üreticilerinin yeterli ithalat bağlantısı yoksa, kısa vadede (1-2 ay), hurda fiyatının (hesaplamaya esas olan kullanılmış oluklu mukavva hurdası fiyatının) bunun üzerine çıkması ve 700’ü görmesi olasıdır.

Çok iyi kalitede 80-85 gsm FL kağıdının, iç piyasada satılabileceği maksimum fiyat 1.550 TL/ton civarıdır. Üzerine çıkılması durumunda, oluklu mukavva üreticileri ithalata yönelecektir. Bunu ithalat maliyetinden hesaplıyoruz: Tarif edilen ithal kağıdın liman teslimi fiyatı 420 €’dur. 420*3,42*1,06*1,05-50=1.549 TL/ton. (Hesaplama formülü şahsımıza aittir, sektöre mal edilemez.) Hesaplamada, 1,06 ortalama ithalat masraflarını ve 1,05 ise 5%’lik kur artış riskini sembolize ederken; 50 TL/ton kağıdın, kağıt fabrikasından oluklu fabrikasına ortalama taşınma maliyetidir.

Özetle, hem hurda kağıtta hem de oluklu mukavva kağıdında biraz daha artış olacağını tahmin etmek doğru olacaktır. Ancak kurların 5%’den fazla düşmesi tahminleri kökten değiştirir. Ayrıca, oluklu mukavva ambalaj talebinde azalma (ikinci çeyreğe göre) kağıt üreticilerinin siparişlerini azaltma etkisi yapacağından; gidişatı tersine çevirebilecektir. Son günlerde açıklanan çeşitli güven endekslerindeki azalmaların, oluklu mukavva ambalaj talebini ne ölçüde etkileyeceğini kestirmek gerçekten güçtür.

6 Eylül 2015 Pazar

Ürün Bölümleme (Gruplama, Segmentation)

"Pazar (veya müşteri) bölümleme (segmentation)" başlıklı yazımda, pazar bölümleme için önce ürün cinslerinin tasnif edilmiş olmasından bahsetmiş idim. (19/05/2015 tarihli o yazı, şimdiye dek en çok okunan yazımdır. Eğer önceden okumadıysanız, linki buradadır  Öncelikle incelemenizi tavsiye ediyorum.)

Sektörümüzde en genel ürün bölümleme, normal kutu (A.box, Fefco 02XX), özel kesimli (ştanz, die-cut, kalıplı kesim) ve levha (safiha, Fefco 01XX) şeklindedir. Sektörün yeni geliştiği, çok renkli baskı makinelerinin henüz kullanılmadığı dönemlerde bu tanımlar (gruplandırmalar) yeterli iken; teknoloji seviyesinin yükselmesi, özel kesim kutu çeşitliliğinin artması, dip kilit yapıştırmadan 6 nokta yapıştırma makinelerini gerektiren kutu tiplerinin çoğalması ile bu sınıflandırma yetersiz kalmıştır.

Sınıflandırma yetersizliği, ülkemize has bir durum olmayıp-Avrupa'da da gözlenmektedir. Fefco'da ya aşağıdaki gibi müşterilerin nihai sektörlerine göre, satışlar sınıflandırılmakta;



















veya bizden daha dar tutularak; özel kesim veya değil gibi bakılmaktadır. Bizce oluklu mukavva ambalaj ürünlerimizi  gruplamak için şu kriterler dikkate alınmalıdır:
  • Belirli bir sektörde kullanılan aynı kutu tipinden birbirine yakın ebattaki kutular (beyaz et sektöründe kullanılan kasa kutular gibi),
  • Belirli bir sektöre yönelik kullanılan çoğunluğu aynı dalga cinsinden farklı ebat ve/ya gramajdaki kutular (çoğunluğu triplex olan otomotiv sektörü kutuları gibi)
  • İçindeki nihai ürünler aynı şekilde satılan, benzer şekilde üretilen çeşitli cins, gramaj ve ebattaki kutular (raf ambalajları gibi)
Kriter sayısı arttırılabilir, ancak biz basit tutalım. Yukarıdaki kriterler ışığında, şu ürün grupları kolayca kurgulanabilir:

Seramik kutuları: Hemen hepsi özel kesimli makinelerde üretilir. Bir kısmında dip yapıştırma makineleri gerekebilir. Kullanılabilen en düşük gramajlar tercih edilir. Çoğunlukla B dalgadır.

Pizza kutuları: Çoğunluğu E dalgadır ve tamamen özel kesimlidirler. Üretildikten sonra, 50-100 adetlik paketlerde,  şiringe sarılı olarak müşteriye teslim edilmektedirler.

Yaş meyve-sebze kasaları: İçindeki ürüne göre (domates, portakal vs) değişen kutu ebatları ve kağıt cins ve gramajları söz konusudur. Soğuk hava şartlarında depolanması/nakliyesi gerektiğinden virjin kağıtlarla üretilmektedirler.

Beyaz et kasaları: Model olarak yaş meyve sebze kasasına benzemekle birlikte, müşterileri yukarıdaki yaş meyve sebze müşterilerinden farklı özellik gösterirler. İçine girecek ürüne göre düşük gramaj, küçük ebat veya hurda esaslı kağıt kullanılması söz konusudur.


Raf ambalajları: İnce/mikro dalga, düşük gramaj, çok renk ortak özellikleridir. Rafa konulurken, kutunun bir kısmının çıkarılıp-atılması gerekir. Özel kesimli makineden sonra, 3-4 nokta yapıştırma makinesi kullanılıyor olabilir.
 


İçecek sektörü kartonları: Slip sheet, tava, radiuslu levha gibi çeşitli isimlerle anılan ürün grubudur. Temel olarak tava modeli ve türevleri ile levha modeli ve türevleri şeklindedirler. Önemli bir kısmı baskısızdır.

Otomotiv ambalajları: En bilinen ve aşağıda şekli olan kutu tipi, modül (veya kit) adını alır. Bir kaç parçadan oluşan ambalaj; palet dahil minimumhacimli (ilk resimdeki gibi) halde müşteriye teslim edilir.

Heavy duty ambalajlar: İlk anda otomotiv ambalajı gibi algılansa da, tirajı çok düşüktür. Ahşap ve plastikle kombine ambalaj modelleri söz konusudur.

Başka ürün grubu yok mu?
Yukarıda açıklananlar, ilk anda akla gelen ve çok bilinenlerdir. Bunlardan başka; tote, oktabin, high graphics,...gibi gruplar da düşünebilinir. Önemli olan bir ürün grubunu oluşturduğunuzda (planladığınızda) onu yeterince üretiyor olmanızdır. O grup için yapacağınız bir yenilik/iyileştirmenin maliyetini gruptan geri kazanabilmektir.

Ürünleri gruplandırmanın ne faydası var?
  • En önemli faydası, ekonomiktir. Aynı ürünü, bir yerde ucuz bir başka yerde pahalı satma hatasından kurtulma şansı verir.
  • Çok üretilen ürünlerin maliyetinde tasarruf sağlanması daha çok iş yapma şansı verir.
  • Ürün kalitesinde standardizasyon (kağıt cins ve gramajlarındaki ortak hareket) üretim maliyetlerinde ve firede düşme sağlar.
Özetle, ürünlerin gruplandırması çok elzemdir.

16 Ağustos 2015 Pazar

Kağıt Esaslı Paletler

2000 yılında Omüd yönetim kurulundan, Fefco Production Commitee'ye seçilmiştim. 2001 yılında Fransa'nın Nice şehrinde yapılacak olan "technical seminaar" toplantılarından birini Smurfit Socar'ın Vernon Cedex fabrikasında yaptık. Esasen dört ayrı işletmeden (kağıt, oluklu mukavva, ofset ve karton palet) oluşan fabrikanın bir bölümünde aşağıdaki resimde görülen modelde karton paletler de üretiliyordu.


 
 
 
 
 
 
Paletin çok sayıda parçadan oluşması ve kurulumu için makine gerektirmesi nedeniyle fazla şansı olmayacağını düşünmüştüm. Daha sonra, ülkemizden birileri bu modele (Unipal) yatırım yaptı ve  satmaya çalıştı. Ancak iyi bir pazar var ise oldukça sağlam bir palet modeli olduğu kuşkusuzdur.
Hemen hemen aynı dönemde, IKEA'ya mal veren ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren müşterilerden, alttaki palet modelinin talebi geldi. Üstteki model tamamen oluklu mukavvadan yapılmış iken IKEA modelinin ayakları mihver borudandır.
 
 
 
 
 
 
Yoğun talep olmadığından, ayakları "elle" fason olarak yapıştırmak yeterli idi.
DS Smith, Çopikas'ı satın aldıktan sonra çeşitli fabrikalarını görme imkanım oldu. Fransa'daki fabrikalarda iki ayrı palet modeli üretiyorlardı. Bunlardan ilki aşağıdaki BINI modeli paletleri
 
 
 
 
yapıyordu. Sonraları bu makine Türkiye'ye geldi ve halen de ülkemizde bulunuyor. İkinci model ise Marquip tarafından geliştirilmiş ve tamamen kraft kağıdından palet yapıyordu. Genel olarak kağıt esaslı paletler tutmadığından, özel olarak diğerlerine göre daha pahalı malzeme kullandığından Marquip modelinin de çalışmadığını düşünüyoruz.

 
 
 
 
 
 
 
Üstteki palet, özel kesim kalıbı ile kesilmiş iki parça CB dalgalı oluklu mukavvadan oluşuyor. Parçalar uygun yerlerine tutkal sürüldükten sonra, akerdeon gibi büzüşüp-birbirlerine girerek tek parça haline geliyor. Amerika'da IPP tarafından geliştirilen model, 2007'de Kaplamin'e teklif edilmiş ancak pazar yokluğundan kabul edilmemişti.
IPP'ye Göre Daha İyi Bir Çözüm, LIFDEK


 
 
 
 
 
IPP paletini makine ile kurmak için (forkliftçi dahil) 7 kişilik vardiya gerekirken, bu yazıyı hazırlarken gördüğüm LIFDEK paleti makine ile tek kişi veya manuel olarak 2 kişi kurabiliyor. (lifdek.com adresinden videolara bakmanızı tavsiye ederim.) Lifdek'de IPP gibi özel kesimli iki parçadan oluşuyor ve tutkal sürmek gerekmiyor.
DS Smith'in tasarlayıp "Revolution" adını verdiği















tek parça oluklu mukavvadan oluşan palet yukardadır. Modelin en güzel tarafı tek parçadan oluşması ve kurmak için makinenin de düşünülmesidir. Kurma makinesine www.lunnengineering.co.uk adresindeki "erector" videosu izlenebilir.
Ülkemizde geliştirilen kağıt esaslı paletler de var. Teksan'ın geliştirdiği üç ayrı model (web sayfasına göre) bulunmaktadır.


 
 
 
 
 
İlk model tamamen kağıt petekten yapılmışken, ikinci de petekle birlikte mihver boru, oluklu mukavva ve köşebent de kullanılmış. Son modelde ise petek ve plastik kombine edilmiş.
 

 
 
 
 
 
 
Teksan'ın plastikli modeline benzeyen bir paleti LOSOTECH, kurma makinesi ile birlikte dizayn etmiş. (losotech.com adresinden videosu izlenebilir.) Paletin üst kısmı çift veya üç dalgalı oluklu mukavvadan oluşuyor ve makine ayakları oluklu mukavvaya otomatik olarak geçiriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Ülkemizden bir başka örnek İkibin Ambalaj'ın sitesinden aldığım üstteki modeldir. Yoğun oluklu mukavva ayaklar ile çok sağlam bir palete benzemektedir.

Sorunlar ve Çözümler
Kağıt esaslı paletlerde birkaç sorun görülmektedir:
  • Bu paletler, ahşap palet kadar dayanıklı değildir. Elbette aynı dayanıklılığı sağlayacak şekilde üretilebilirler ama muhtemelen ahşaptan daha pahalıya mal olurlar.
  • Yabancılar, genel olarak hafif yükler için düşünmüşler, biz ise İkibin Ambalaj'ın modelinde olduğu gibi sanki tahta palet yerine düşünmüşüz.
  • Marka ve market zincirlerinin desteğini almadan (yani onların zorlaması olmadan) kağıt esaslı paletlerin artması pek mümkün görünmüyor.
  • Mağaza ve depoların içinin kuru olması, kamyon kasalarının yağmur suyu almaması gibi "su"dan sebepler de var.
  • Çok sayıda parçadan oluşma, elle kurulum gibi durumlar maliyeti arttırdığından, bazı modellerin piyasada tutunma ihtimalini zayıflatıyor.
Sonuç
Sanıyorum 90'ların sonu ile 2000'lerin başında kağıt esaslı paletler, gelecek vaad eden bir iş olarak düşünüldü. İrili ufaklı çok sayıda oluklu üreticisi, palet yapımına girişti ama beklenen iş hacmi ve karlılık yakalanamadı.

2007'de bir yönetim kurulundan sonra Kaplamin'i gezerken, o zaman SCA adına yönetim kurulu üyesi olan Michael Schmidt, karton palet dizayn ettiğimizi gördüğünde; "biz 20 yıldır karton paletin zirve yapmasını bekliyoruz" demişti. Aradan sekiz yıl geçtikten sonra, halen kağıt/karton paletler zirve yapmadığına göre adam haklı. Sanki bu ürün grubundan çok şey beklemişiz/bekliyoruz.


Kağıt esaslı paletler hakkında ilave bilgi, resim ve teknoloji için şu sitelere bakılabilir (alfabetik sıralama):
www.allcorrpallets.com
www.denika.com.tr
www.dppalet.com
www.ecoduro.com
www.eltete.com
www.fitalilaclama.com
www.ikibinambalaj.com
www.lifdek.com
www.losotech.com
www.palletkraft.be
www.teksanambalaj.com
www.turkuazkarton.com
www.yenipalet.com

26 Temmuz 2015 Pazar

Aç Bitir Ambalajlar Devri

Pınar Et'in "Aç bitir" reklamını izlemişsinizdir. Reklamda, bir tüketici bakkaldan 48 gram peynir ve 3/4 ekmek istedikten sonra 1 paket Aç Bitir talep ediyor. Diğerlerini artmaması için "az" aldığını açıklarken Aç Bitir'in tam geldiğini söylüyor. Tüketici açtığı her iç ambalajı (reklamda plastik paket, yerine göre teneke kutu, kağıt paketteki tek kullanımlık tuz/şeker vs) bir seferde tüketirse ne olur diye düşünürken; gerçekte bazı ürün gruplarında (mesela poşet çay/kahve, kek, sandviç...) bu uygulamanın çoktan başladığını fark ettim. Ancak mevcut uygulama daha çok bir zorunluluktan, ev konforundan uzakta olmaktan kaynaklanıyor. Yolculuk, okul, iş yeri gibi bir ortamda iseniz; aç-kullan-bitir-at konseptinde hazırlanmış ürünleri ister istemez tercih ediyorsunuz. Bu konsept ev içi tüketimde de yerleşirse ne olur acaba? Ambalaj üreticilerinin (özellikle iç ambalaj üretenler) işleri patlar mı? Aynı anda oluklu mukavva satışları da artar mı? Öte yandan, bu durum ülkemizin maliyet yapısını da arttırmaz mı?...gibi konuları düşünürken, aşağıda linkini verdiğim yazıyı okuduğum aklıma geldi.

"Retail revolution across the board" başlıklı yazıda özetle şu görüşlere yer veriliyor idi:
Tüketiciler, şehir dışındaki hiper marketlerden haftalık alış verişten vaz geçiyorlar, bunun yerine gün içinde ihtiyaç oldukça yakındaki dükkana gidiyorlar. İngiltere'deki bir araştırmaya göre, mahalle bakkalı tarzındaki marketlerden tüketiciler ayda ortalama 12 kez alış veriş yapılıyormuş. Bu durum, hipermarketlerin küçük versiyonlarının yaygınlaşmasını getirecekmiş. Yine aynı araştırmaya göre, önümüzdeki beş yıl içinde, gıda maddeleri satışının 25%'i bu küçük marketler tarafından yapılıyor olacakmış.

İnternet üzerinden satışları da mahalle bakkalı/dükkanı tarzında kabul edildiğinde, toplam perakende satışların 32%'si küçük dükkan ve internetten iken 2017'de 43%'e çıkacakmış. Aynı yıl İngiltere'deki toplam perakende satışının 15%'i internet üzerinden olurken, toplam perakende alış verişin üçte biri akşam 6'dan sonra gerçekleşecekmiş.

Hipermarkete kıyasla daha küçük hacimde hizmet verebilen dükkanlarda raf sayısı daha az olacağından;
raf ambalajları (RRP, retail ready pack)
daha küçük ölçülü tavalar
bulmayı kolaylaştıran ve stok sayımına imkan veren etiketler
bir-iki ürün taşıyabilen kutular
gibi ambalaj trendleri öne çıkacakmış.

Buraya kadar ki bilgilerden sonra alıntısını yaptığım yazının başlığının ters olduğunu fark etmişsinizdir. "Packaging across retail revolution" daha doğru olurmuş.

Yukarıda sorduğumuz sorulara şimdi cevap bulmaya çalışalım:
Hipermarketlerde devasa raflarda aynı ürünün çeşitli versiyonlarını sergileyebilen markalar açısından mahalle bakkalının sınırlı ve küçük rafları daha büyük kavga doğuracaktır. Rafın optimum doldurulması çok daha önemli bir konu olacaktır. Az satılan ürünleri rafta tutmak, iş kaybı anlamında olacağından; dağıtım zincirinin daha da etkinleştirilmesi ile farklı ürünleri aynı kutuya doldurabilen makinelerin çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Dağıtım zincirinin daha etkin olması, mevcut lojistik merkezlerinin ecza deposu mantığında çalışmasını getirecektir. Şimdilerde palet bazında çalışan zincir, içinde çeşitli ürünler olan koli bazında çalışacaktır.

Raflarla ilgili ikinci sonuç ise dolum makinesinin aynı kutuya aynı ürünün farklı versiyonlarını koyabilir olmasını sağlayacaktır. Aynı ürünün portakallı, çilekli gibi versiyonlarını aynı kutuya koymak ise dolum-ambalaj hatlarının daha teknolojik ve daha çok yer kaplayan hale gelmesidir.

Bir kaç ürün içeren kutuları doğal olarak daha düşük gramajlar ile daha ince dalga cinsleri ile üretmek gerekecektir. Bu durum perforaj ve iz vermeyi zorlaştırsa da, makine üreticileri daha iyi çözümler geliştirecektir.

Kutu boyutları daha da küçülecektir. Şimdilerde 12 şişe sirke/yağ/likit deterjan taşıyan kutu/tava 3-4 tane taşır hale gelecektir. Yani daha dar ölçülü oluklu mukavvayı işleyebilen kutu makinesi ihtiyacı doğacaktır. Oluklu mukavva fabrikası açısından bu durum daha çok sayıda/metrekarede üretim/satış demektir. Ancak büyük marketler varlığını sürdürmeye devam edeceğinden, aynı müşteriye aynı ürün için en azından iki ayrı kutu üretmek gerekecektir. Yani daha çok ayar sayısı.

Ayrıca, şimdilerde mini inline olarak adlandırılan ve maksimum levha genişliği 160-170 cm olan makinelerin bir alt versiyonu çıkması olasıdır. Hadi adına mikro inline diyelim ve genişliği de 100-120 cm olsun.

Kutu makinesi açısından bakıldığında, çok bilinen ve a.box (Fefco 0201) tabir edilen kutuları üreten makinelerin yanında, resimdeki Fefco 0450 gibi tavayı inline üretebilen (baskı, kesim ve köşe yapıştırma) makinelerin çıkması olasıdır.

Mevcut durumda, (eğer yüksek kaliteli baskılı ise) high graphic printer, düz kalıpla kesim ve 3-4 nokta yapıştırma makinesi ile üretilebilen tavayı üretmek için yeni makinenin, yalnızca dijital baskı ile çalışacağını ön görmek hayal olmayacaktır.

Levha ebatları küçüleceğinden, oluklu hattı üretenler, boy kesme bıçağının daha kısa kesmesini sağlamak zorunda kalacaktır. Kısa levhaları fabrika içinde taşımak daha zor olduğundan, konveyör aralarındaki boşluklar ile vibrasyon daha çok göze batacaktır.

Rafta dikkat çekebilmek için kutuların daha da renklenmesi kaçınılmazdır. Boyutları küçük bir kutuya düzgün baskı yapmak, izlere yakın bölgelerde baskının silik çıkmamasını sağlamak gibi kutu üretimini zorlaştıran ve uzmanlaştıran konular, oluklu fabrikası açısından daha önemli olacaktır.

Müşteri (yani marka) raftaki rekabette zorlandıkça, kutu spesifikasyonunu yükseltecektir.

Özetle, aç bitir ambalajlar çoğaldıkça, her türlü ambalajla birlikte oluklu mukavva talebi de artacaktır. Daha çok iş yapacağımız kesindir. Ancak, bu devre uyum sağlamak için, yatırım yapmak (yeni teknolojiye) şart olacaktır. Gelen devire, mevcut makinelerin şurasına burasına bir şeyler ekleyerek uyum sağlamak mümkün görünmemektedir.

Yukarıda atıfta bulunulan kaynak:
http://www.packagingnews.co.uk/features/packaging-in-2015/board/

5 Temmuz 2015 Pazar

Yöneticinize Not Verseydiniz, Kaç Alırdı?

İyi/kötü  yönetici/lider/patron  başlıklarını taşıyan çok sayıda yazı okudum. Bunlardan bazılarının linklerini en altta veriyorum. Aşağıda ise çeşitli yazılarda tanımlanan iyi ve kötü özellikleri alıp üzerine kendi görüşlerimi de ekleyerek; bir yöneticiye not verme anketi hazırladım.

Ankette 20 başlık altında, konu başlığını açıklayan cümleler yazdım. Her cümleyi tek tek değerlendirmek yerine, değerlendireceğiniz kişiye her başlık için 0 ile 5 arasında puan verin. Daha sonra verdiğiniz puanları toplayarak; yöneticinizin notunu hesaplayın.

Söz vermek
Yöneticim, bana bir söz verdiğinde tutar. Tutamaz ise mutlaka geri dönüp, niçin sözünü tutamadığını açıklar.

Çalışma ortamı
Yöneticim, birlikte çalıştığımız ekibin görüşünü dinlemeye özen gösterir. Kendimizi özgürce ifade ederiz. Düzenli toplantılarımız vardır.

İletişim
Yöneticim, benimle düzenli, anlamlı ve sürekli olarak iletişim halindedir. İhtiyaç duyduğumda kendisine ulaşabilir ve görüşünü alabilirim.

Gelişme
Yöneticim, benim gelişmem için destek olur. Bazen bana bir şeyler öğretmek için çok çaba harcadığını düşünürüm.

Bilgi seviyesi
Yöneticim, oturduğu pozisyonun gerektirdiği teknik ve yönetsel bilgi ve becerilere sahiptir. Diğer bölümün yöneticisine kıyasla, çok bilgili olduğunu söyleyebilirim.

Takdir
Ekstra bir çaba gösterdiğimde veya beklenenden daha kısa sürede bir işi tamamladığımda mutlaka teşekkür eder.

Risk öngörüsü
Yöneticim, öngörülmeyen riskleri fark eder ve önlem alır. Bazen yapmam gerekli bir işi üstlenir ve benim açımdan olası riskleri minimize eder.

Anlayışlılık
Hatalı bir iş yapıldığında, anlayışlıdır. Hemen yargılamak yerine konudan ders almamı ve tekrar aynı hataya düşmememi önemser. Hatalı olduğumda, konuşmaları suçlayıcı değildir.

Örnek olmak
Yöneticim korku veya baskı ile yönetmez. Yapmamı istediği şeyleri bana davranışları ile gösterir ve örnek olur.

Özel yaşam
Yöneticim, özel yaşantıma ve tatil günlerime dikkat eder. Mesai saatleri dışında çalışmaya zorlamaz.

Değerlendirme
Yöneticim dönem dönem, benim hakkımdaki hem olumlu hem de olumsuz görüşlerini paylaşır. O anda yanımızda kimse yoktur.

Kurum
Yöneticim, çalıştığım kurumun geleceğini etkileyecek olaylar ve değişiklikler hakkında bilgi verir. Bu sayede olayların dışında kalmam.
Yukarıdan gelen her talimatı hemen kabul edip-çalışanlarını zor duruma düşürmez. Gerektiğinde hakkımızı savunur.

Uzmanlık
Uzmanı olmadığı konularda ahkam kesmez. Uzman arkadaşımızın görüşü doğrultusunda hareket etmeye gayret eder.

Vizyon
Günlük işlerin ötesinde bazı büyük düşünceleri ve idealleri olduğunu hissederim. Vizyonu doğrultusunda öğrenmeye ve kendini geliştirmeye çalışır.

İş takibi
Verdiği işlerin yapılıp-yapılmadığını ve sonuçlarını takip eder. Zamanında bitmeyen veya hedeflenen/beklenen sonuçlar alınmadığında hesap sorar.

Planlama ve organizasyon
Yeni bir görev vereceğinde, bunun önceliği ile eski görevler/projeler arasında uyum sağlar. Göreve en uygun kişiyi atar. Yeni görev için ilave kaynakların ne zaman devreye alınacağını planlar.

Kontrol
Yöneticim, görevin yürütülmesinde her adımda kendisine bilgi verilmesini istemez. Buna karşılık, plandan sapılıyorsa ve/ya hedeften uzaklaşılıyorsa derhal haber verilmesini ister.

Kayırmacılık
Yöneticim, ekip arkadaşlarımdan birine diğerlerinden farklı şekilde davranmaz. Ayrımcılık, kayırmacılık yapmaz. Hepimize eşit mesafededir.

Değişim
Çalıştığımız kurumda veya bölümde bir yenilik olduğunda, ona ilk sahip çıkan ve destekleyenlerden biri benim yöneticimdir. Yeni bilgisayar programı, yeni bir kalite sistemi, yeni tepe yönetici atanması,... gibi durumlarda, yöneticim çok çaba gösterir ve uyum sağlamaya çalışır.

Kişisel denge
Duygusal karar almamaya gayret eder. Kararlarının, mantığa ve ilgili veri setine dayanmasını ister. Sinirli, geçimsiz ve etrafına bağırıp-çağıran biri değildir.



Yorum
  • Yöneticinizin notu, 76 ve üzerinde ise (eğer hatalı puanlama veya toplama yapmadı iseniz) ideale yakın bir yönetici ile çalışıyorsunuz demektir. Kendisinden öğrenebileceğiniz çok şeyler olmalı.
  • Puan 61 ile 75 arasında ise iyi bir yönetici ile çalışıyorsunuz. Kendinizi geliştirmeye ve yöneticinizin kırık aldığı hususları yapmamaya özen göstermelisiniz.
  • 46 ile 60 puan arası orta karar bir yöneticiyi tarif etmektedir. Bize göre, Türk yöneticilerin çoğunluğu bu sınıftadır. Bir süre daha yöneticiniz ile çalışmaya devam edin, mümkün olduğunda  yönetici/bölüm değiştirin.
  • Puan 45 ve altında ise anketi tekrar yapın. Sonuç halen aynı ise iş değiştirmeyi hemen düşünün.

Yönetici değerlendirme konusunda şu yazıların okunmasını tavsiye ediyorum:
http://www.future-ceos.com/does-your-boss-make-the-grade/
http://www.thenakedceo.com/job-seeking/how-to-spot-and-avoid-a-horrible-boss/
https://dijitalpano.wordpress.com/2015/04/29/bazi-patronlar-neden-daha-cok-seviliyor/
http://oldubuis.blogspot.com.tr/2015/04/kotu-yoneticilerin-10-ozelligi.html#.VZPJX-8VjgA
http://thesalesblog.com/blog/2014/08/24/the-leadership-playbook-leaders-use-persuasion-not-force/
https://www.linkedin.com/pulse/bad-leadership-habits-chris-shayan
http://www.entrepreneur.com/article/240873

14 Haziran 2015 Pazar

Ahşap Destekli Ambalajlar

Mayıs ayında, Esbaş’da kurulu Sacar Ambalajı ziyaret ettim. Konuşma sırasında, Esbaş’da az miktarda (1-2 adet) ama büyük ve kuvvetli ambalaj talebi olduğunu öğrendim.  Dönüşte elimdeki çeşitli ahşap takviyeli ambalaj resimlerini, Sacar Ambalaj ile paylaştım. Bunlardan bazılarını, bu yazıda görmüş olacaksınız.

Ahşap takviyeli ambalajlarla ilk tanışmam, üstteki Grammer araç koltuğu kutusu ile olmuş idi. Kutu köşelerine yapılan özel kesim ile oluşturulan karelere yerleştirilen kesiti 30*30 mm gibi olan tahtalar bütün yükü taşıyordu. Daha sonra, ahşap kolonları oluklu mukavvadan yapmayı denediysek de başarılı olamadık.

Rastladığım diğer bir örnek ise Duropack’ın triplex kutulara alternatif olarak geliştirdiği, aşağıdaki resimde görülen kutudur. Çift dalgalı kutuların deliklerine yerleştirilen yeşil renkli plastik kelepçelerin içinden geçen tahta dikmeler yükü taşımaktadır.

Başlangıçta triplex gibi çok kuvvetli oluklu mukavva varken, ahşap da neymiş gibi düşünmüş idim. Ancak zaman içinde anladım ki, şu hususlar ahşabı oluklu ile birlikte kullanmayı zorunlu hale getiriyor:

Grammer kutusunda, kutunun kolay doldurulması için yüksekliğe yatay izler atılıyor. Bu izler kutunun taşıma mukavemetini öldürüyor.

Çoğu zaman, ahşap ambalaja eşdeğer taşıma sağlayan kutuyu üretmek çok pahalıya mal oluyor ve oluklu cazibesini yitiriyor.

Ahşap sandık, eğer uçak kargo ile gönderiliyorsa; onu oluklu ile kombine kullanmak hem ambalaj maliyetini hem de taşıma maliyetini düşürüyor.

Ahşap ambalajın, gittiği ülkede geri kazanılması oluklu mukavvaya göre çok pahalı olabiliyor.

Buna karşılık, açık havada nakliye veya stoklama ahşap ambalajı mecburi kılıyor.

Esbaş gibi, serbest bölgeye 1-2 tane ahşap sandık sokmak hem bürokrasi hem de para ve (en önemlisi zaman) gerektirdiğinden; müşteri sandığı kendi yapma yoluna gidiyor. Yani asıl işinin yanında marangozluğa da soyunmuş oluyor.

Ahşap sandık, hacim halinde geldiğinden boş halde bile stoklanması çok yer kaplıyor. Bu nedenle, ahşap sandık müşterisi; doluma gireceği son dakikada sandığı almak istiyor.  Son dakikada sandık gelmesi demek, özel hizmet anlamını taşıyor ve fiyatı arttırıyor.

Müşteri açısından, (benim tahminime göre) ahşap ambalaj, başka ambalajlama yöntemi bilinmediğinden sanki tek çıkar yol gibi gözüküyor. Fi tarihinde işe başlarken, ahşap ambalaja karar verilmiş ve orada takılıp-kalınmış olabiliniyor. Eğer ambalajlanmış ürünler, üst üste istiflenemeyecek kadar büyükse; ahşap hiç gerekli olmayabilir.

Peki ne yapmak lazım?

Ambalaj da ileri giden ülkelerin bulduğu ve geliştirdiği gibi oluklu mukavva ile ahşabı birlikte kullanmak lazım. Bunun önündeki en önemli handikap ise, hem biraz oluklu mukavvadan anlamayı hem de biraz ahşaptan anlamayı gerekmesidir.

Özellikle büyük makine ambalajlarında, ahşabın nerede (dar yüzde, köşede, geniş yüzde), nasıl (çerçeve, dikme) ve ne miktarda (az/çok, geniş/dar) kullanılacağı kritik bir konudur. Esasen bütün soruların cevabı çok basittir ve “mümkün olduğunca az” şeklindedir. Ancak müşterinin endişesini yenmek için, her yeni yüklemede ahşap miktarı azaltma yönüne gidilebilinir. Yıllar önce, DS Smith’in Larousse fabrikasında eğitim alırken verdikleri en önemli ders bu idi.

Bazı basit örnekler şunlardır:  
 
Yazının altında, web adreslerini verdiğim çeşitli şirketler hem ahşap hem de diğer malzemelerle birlikte oluklu mukavva kullanımında güzel ürünler geliştirmişler.

Öte yandan, ahşap sandığa bire bir alternatif ürün ortaya koymak için işin tasarım boyutunu da düşünmek gerekiyor. Ahşabın, kutuya mı yoksa palete mi sabitleneceği, çerçevenin sabit ölçüde mi yoksa ayarlanabilir ölçüde mi olacağı konularını çözen tasarımlar için Pazar boşluğu görünmektedir.

Komple ahşaptan yapılmış sandıklar, giderek azalacaktır. Bu yalnızca benim öngörüm değildir. İşin ilginci, bazı palet üreticileri de durumu kavramış ve özellikle triplex oluklu mukavva ile kombine ahşap ambalaj tasarlamaya çalışmaktadır.
 
 
Bu konuda başka çalışmalar ve örnekler için şu sitelere bakılabilir: