yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2025 Pazar

Oluklu Mukavva Sektörüne İlişkin Bir Değerlendirme 28 Eylül 2025

Grup şirketlerinin satışı nedeniyle basın organlarından sektör değerlendirmemi isteyenler oldu. Sektöre ilişkin görüşlerimi buraya not ediyorum.

Kapasite konusu
Oluklu mukavva kağıdı sektöründe 22 şirketin 29 kağıt makinesinde 4,7 milyon ton kurulu kapasitesi var. Bunlardan 4-5 makine hali hazırda duruyor. 2025’in son çeyreğinde ikisi yeni oyunculara ait olmak üzere toplam kapasitesi 1,9 milyon ton olan 4 kağıt makinesi daha devreye girecek. Oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığı daha uzun yıllar devam edecek. Bu durum oluklu mukavva kutu fiyatlarını baskılayacak.
 
Oluklu mukavva ambalaj sektöründe ise 100 kadar şirketin 115 oluklu fabrikasında 120 oluklu hattı var. Fabrikalardan tahminen beş-altı tanesi çeşitli nedenlerle duruyor veya kapalıdır. Kurulu oluklu mukavva üretim kapasitesi 3,8 milyon tona yakındır.
 
Oluklu mukavva fabrikalarının kapasite kullanım oranı %65 gibi hesaplandığında, rakam küçük görünse de parti büyüklüklerinin azalması ve çeşitliliğin artması nedeniyle kapasite kullanım oranının artması beklenmez. Kağıt tarafında ise kapasite kullanımı %75’lerden daha azdır ve uzun yıllar batıda normal kabul edilen %85’leri aşmayacaktır. Türkiye’deki oluklu mukavva kağıdı kapasitesinin dengeye gelmesinin 2030’lara kadar uzayacağını hesaplayanlar bulunmaktadır.
 
Türkiye’de kurulu kağıt kapasitesi kutu üretimine yeterli gibi görünse de odun selülozundan üretilen NSSC, kraft liner ve beyaz kraft kağıtları ithal gelmeye devam edecektir.
 
Pandemi döneminde dünya genelinde çok fazla kağıt yatırımı yapıldığından, fazla kapasitenin dengeye gelmesi yani kullanılması veya kapatılması önemli bir sorundur. Batıda eski makineler kapatılırken, doğuda kapasite kesintisi tercih edilmektedir.


Dış ticaret çözüm mü?
Havaleli bir ürün olan oluklu mukavvanın uzun mesafe taşınması pahalı olduğundan Türkiye’nin yıllık oluklu mukavva ambalaj ihracatı ancak 200 bin ton kadardır. İhraç edilen ürünlerin çoğunluğu pizza ve hamburger kutularıdır. Bu ambalajlar üretildikten sonra ilave paketleme işleri gerektirdiğinden (yani biraz emek yoğun olduğundan veya mevcut kutu makinesine ilave otomasyon yatırım gerektirdiğinden) ülkemiz rekabet edebilmektedir. Tahminimce Türkiye ayda bin konteyner pizza kutusu ihraç etmektedir. Esas pazarımız Avrupa’dır, şimdilerde Hintli/Pakistanlı üreticiler de Avrupa pazarına girmektedir.
 
Oluklu mukavva kağıdında 400 bin ton kadar yıllık ithalata karşılık 280 bin ton kadar ihracat yapılmaktadır. Geçen yıl hurda esaslı oluklu mukavva kağıdına 80 USD/ton fon gelmeseydi, ithalat daha yüksek olabilirdi. İthalata ilave vergi konulması iyi olmuştur.
 
Jeo-politik gelişmelerin sektöre etkisi
Yakın zamanda Katar’dan gelen mallara gümrük muafiyeti verilmesi ise hatalı olmuştur. Katar vasıtasıyla ülkemize dampingli kağıt girişine yol açabilecektir.
 
ABD’ye uygulanan gümrük vergilerinin 22 Eylül 2025’te kaldırılması, kraft liner cinsi kağıtlar için doğru olmuştur. Avrupa’nın kraft liner üretimi kendine bile yetmediğinden, Türkiye Rusya’dan veya ABD’den kraft liner alabilmektedir. AB ve ABD yaptırımları nedeniyle veya FSC/EUDR gibi regülasyonlar Rus kağıtlarını engellediğinden ABD kraftındaki vergilerin sıfırlanması doğru olmuştur.
 
Yalnız ülkemizin başka ülkelere karşı koyduğu/koyacağı ilave gümrük vergiler değil, esas ticaret partnerlerimizin koyacağı tarifeler, enerji kaynaklarının değişmesi veya maliyetinin artması da hem kağıt hem de kutu sektörlerinde ilave maliyet veya sıkıntı yaratma potansiyeline haizdir.


Çevre ve sürdürebilirlik
Oluklu mukavva sektörünü çok etkileyecek olan çoğunlukla AB kaynaklı yeni çevre veya sürdürebilirlik düzenlemeleri geliyor. Türkiye, bunları tercüme edip-devreye almaya çalışıyor ama regülasyonların anlaşılması ve uygulanması zaman alacak.
 
PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını ve ambalajın tekrar kullanılmasını istiyor.  Tekrar kullanım hedefleri oluklu mukavva üretimini azaltıcı etki yapacaktır.
 
EUDR (Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) AB pazarına oluklu mukavva ambalajı sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; orman/selüloz/kağıt üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor. Avrupai kurallara uymayan Rusya gibi ülkelerden kağıt alımı ve kullanımı EUDR’ye göre uygun değildir ve maliyet artışına yol açacaktır. EUDR’nin hep ertelenmesi hem uygulamanın zorluğunu hem de getireceği bürokrasi ve maliyet artışını kimin ödeyeceğinin belli olmamasındandır.
 
Gıda temasına uygunlukla ilgili içerde ve dışarıda bazı çalışmalar var. Pizza kutusunda yalnızca pizzaya temas eden kağıdın selülozdan üretilmesi yeterliyken, diğer kağıtlarında Virjin olmasını talep eden ülkeler var. Avrupa kökenli regülasyonların esas amacı içerdeki kendi üreticisini korumaktır. Trumph’ın gümrük vergileriyle dengeler iyice bozuldu. Kağıttaki kapasite fazlasıyla yeni kurallar ve vergilerin gelmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki savaş ortamı sürdürebilirlik çalışmalarını, iklim değişikliğine karşı yapılacak işleri, çevre kirliliğine karşı alınacak önlemleri toptan olumsuz etkiyecektir.


Oluklu sektörü 2025
Oluklu mukavva sektörü 2024’de 2.470 bin ton satış gerçekleştirmiştir. 2023’e göre %2 gibi küçülme söz konusudur. 2025’te de küçülme devam etmektedir. İlk iki çeyrekte %5-8 gibi küçülme olduğunu tahmin ediyorum. Sektörün küçüldüğünü İstanbul Sanayi Odası (İSO) PMI raporundan izlemek mümkündür.
Grafikteki kırmızı çizgi İSO PMI ölçümlerini açıklarken, mavi çizgi TÜİK’in sanayi üretim artışını göstermektedir. Dikkat edilirse PMI 2023’te artış göstermiş ve bu sene düşme eğilimindedir. Raporda şu ifadeye yer verilmiştir:
Denmektedir. Kuşkusuz oluklu sektörünün siparişlerinde de azalma görülmektedir.


Döviz kurunun sektöre etkisi
Baskılanmış döviz kuru, ithalatı arttırırken, ihracatı azaltıcı etki yapıyor. Örneğin içerdeki beyaz eşya üretimi azalıyor ama beyaz eşya ithalatı yükseliyor.

Öte yandan ülkemizin pizza kutusu ihracatı her geçen gün zorlaşıyor. Rakip ülkelerde enflasyon bize göre çok düşük olduğundan oradaki maliyet artışı daha az oluyor ve rakip ülkelerin daha çok satma imkanları oluyor.

Döviz kurunun bir diğer etkisi ise tekstil sektörünün ülkemizden göçmesi. Buradaki tesislerini kapatan üreticiler artık gittikleri ülkeden oluklu mukavva ambalaj tedarik ediyor.

Yukarıdaki üç durum da oluklu mukavva satışlarının azalması anlamına geliyor.


Ekonomideki yavaşlamanın sektöre etkisi
Üstteki Verimetrik adlı kullanıcının 25 Ağustos 2025 tarihli X paylaşımına göre imalat sanayi kapasite kullanım oranının düşmesi, ekonominin yavaşlamasını göstermektedir. Bu düşüş kuşkusuz oluklu mukavva sektörünün daha az çalışması anlamındadır.
 
Yukarıda verilen %5-8’lik 2025 küçülme tahminim, yalnızca Türk ekonomisinin yavaşlamasından değil, kurların az artmasından ve enflasyonun bir türlü kalıcı olarak düşmemesinden de kaynaklanmaktadır.
 
Ambalaj esas olarak bir ara maldır. Bir başkası üretecek ki ambalaj satışı da artsın. Üretici, malını satabilmek için daha ucuza mal etmeye çalışıyor. Dolayısıyla daha ucuza almaya çalışıyor. Fiyat baskısı, oluklu sektörünün karlılığını düşürüyor. Fiyat rekabetine dayanamayan kısmi veya tümden kapatmaya başlıyor. Öte yandan enflasyon maliyeti arttırıyor, bu durum kayıt dışı çalışmayı, merdiven altı üretimi teşvik ediyor.


Fırsatlar
İki yıldır küçülme eğiliminde olan oluklu sektörüne ve bu kadar yeni kağıt makinesinin devreye girmeye çalıştığı oluklu mukavva kağıdı sektörüne mevcutta bu sektörlerde olmayan grupların ilgisi sürmektedir. Yeni yatırımcılar ya mevcutların görmediği bir parlak gelecek beklentisiyle veya üretecekleri ürünün kullanıcısı olduklarından/satış garantisi olduğundan ya da zaten içinde oldukları mevcut sektörlerinin kağıt/kutu sektöründen daha berbat olmasından kağıt/kutu işine girmektedir.
 
Yeni girenler muhtemelen işi baştan yeniden tanımlayıp-mevcutların yapmadığı otomasyon, dijitalleşme, yeşil dönüşüm konularında daha çok para harcamak durumunda kalacaktır. Ayrıca sektörün işletme sermayesi ihtiyacı enflasyon sıçramasıyla ciddi biçimde artmış, şimdi ekonominin yavaşlamasıyla ihtiyaç daha da artmaktadır.
 
Özetle otomasyon/dijital ve yeşil dönüşüm, müşteri/iş tanımını değiştirme ve güçlü sermaye yapısı oluşturabilen yeni oyuncular mevcutlardan daha başarılı olabilir. En önemli tehdit ise jeo-politik ve gümrük vergisi kaynaklı olacaktır.

16 Mart 2024 Cumartesi

Davulun Sesi

Önce iki olay
Bu hafta yeni kurulmakta olan bir ambalaj tesisinin hikayesini duydum. Anlatılanlara göre esasen başka bir sektörde olan grup, her nedense kağıt ve ambalaj üretimine soyunmuş. Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş. Muhtemelen hiç fikirleri olmadan aldıkları kağıt fabrikası çalışmamış. Kurmaya çalıştıkları oluklu fabrikasında da başarılı olamamışlar. Yatırdıkları parayı kaybettiklerinden başka sürekli değişen danışman ve yöneticilerle olumlu netice alamamışlar.

İkinci örnek ise bana telefonla ulaşan ve petek panel yatırımı yapmak isteyen biriyle ilgili. Kendisine özetle “petek panel oluklu mukavva gibi değil, en çok kullanacak olanlar beyaz/kahverengi eşya üreticileri olacak. Dolayısıyla bir müşteriyle iş birliği yapmadan, yatırım yapmayın” dedim. Bana cevaben X şehrindeki Y marka beyaz eşya fabrikasında tanıdıklarımız var” dendiğinde bana “hayırlı olsun” demek düştü.

Çeşitli kereler yazılı veya sözlü olarak, paldır küldür bir yatırım yapılmaması gerektiğini yazdım ve anlattım. Şimdi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
  • Bilmediğiniz, mevcut işinizle ilgisi olmayan sektöre girmeyin. Pandemi sırasında kağıt ve kutu talebi patlamış olabilir ama şu an için paradigma değişiyor.
    • Bir yandan tüketiciler yüksek enflasyon nedeniyle daha az para harcayabiliyor. Raflar normalden daha geç boşalıyor, dolayısıyla hızlı tüketim maddeleri üreticileri daha az koli siparişi veriyor.
    • Öte taraftan oluklu mukavvanın daha ucuz alternatifleri çıkıyor ve gelişiyor. (1) Pandemi öncesi başlayan e-ticaret kaynaklı oluklu mukavva talebi patlaması artık yok ve normal şartlarda hiç olmayacak.
    • Ayrıca sürdürebilirlik (ve maliyet azaltma) gereği genel olarak her türlü ambalaj tüketimini azaltıcı rüzgarlar var. Bakliyat gibi bazı ürünlerde ambalajsız satışı deneyenler var. Önceden yurt dışındaki örneği açıklarken yazmıştım, ülkemizde de diş macunu karton kutusuz satılmaya başlanmış.
  • Kağıt veya oluklu mukavvayla ilgili yatırım yapacaksınız doğru insanlarla çalışın.
    • Kolayca bulunan, çok sayıda tesiste şu veya bu aşamada çalışmış, “hallederiz” modunda olan insanlara dikkat edin. Size verdikleri imaj iyi olabilir ama en azından referans kontrolü yapın. Maalesef sektörde, ilk yatırım sırasında oyuna giren, yatırımcının parasını çarçur eden, çok şey biliyormuş havasında insanlardan fazlaca var.
  • Pazarda bir boşluk var mı diye analiz edin. Boşluk coğrafi olabileceği gibi, belli bir ürün cinsinde veya yeni yaygınlaşan bir ürün cinsinde de olabilir. Ülkemizde pek yok ama yurt dışında çeşitli ürün cinsleri bazında, nadir olduğu için oldukça pahalı raporlar var. Bu türlü çalışmaları yapabilecek yerli kuruluşlarda mevcut. Bu türlü harcamaları gözünüzde büyütmeyin, pahalı olabilir ama sizi ileride batmaktan kurtarabilir.
  • Makine satıcılarına güvenmeyin. Adı üzerinde adamın işi makinesini satmak, size doğru bilgi vermeyeceğini baştan kabul edin. Makinenin teknolojisinin en yeni olması, kadranda hızının şöyle olması pek bir şey ifade etmez. Sizin hizmet vereceğiniz pazara/müşteri grubuna uygunluğu, onu çalıştıracak uygun nitelikte çalışan bulup-bulamayacağınız daha önemlidir.
  • Planlamaya dikkat edin. Çalışmaya karar verdiğiniz doğru insanla iş-zaman planı üzerinde mutabık kalın. Hangi tarihte ne yapılacak, kim yapacak vs.

Düğmeye basmadan önce hem kar-zarar hesabı hem de nakit akışını yapmış olun. Şirketler zarar ettiklerinden değil, nakit akışını sürdüremediklerinden batar. Bu iki tablodan eminseniz, Allah yardımcınız olsun.


Okunması tavsiye edilen yazı
https://www.linkedin.com/pulse/fazla-para-tehlikelidir-mesut-koyuncu-ctadf/?trackingId=ePpbbT9zUpaQKnlOf0OCsA%3D%3D

Refere edilen yazı
(1) https://www.packworld.com/news/sustainability/article/22885098/thepackhub-amazon-subway-and-pizzarette-introduce-paper-packaging-innovations

18 Kasım 2023 Cumartesi

Kim, Ne Yapmalı?

Kahverengi kâğıt yatırımları sürüyor, yılbaşında, ilk çeyrekte, ikinci çeyrekte devreye girecek yeni tesisler var. Çeşitli sektör toplantılarında, doğal olarak bu konu konuşulmakla beraber net bir fazla kapasiteden çıkış planı yok. Görebildiğim kadarıyla; gerektiği kadar üretim kesintisi yaparız diyebilen patronlar/yöneticiler var, eski teknolojili olanlar dursun diyen hesap-kitap bilmeyen yöneticiler var ve iki seneye işler düzelir diyen iyimserler var. Bu yazıda aklım erdiğince konuları tüm yönleriyle ele almaya çalışacağım.

İlk 9 ay
Açıklanan SKSV verilerine göre ilk 9 aydaki oluklu mukavva kağıtları üretim, ithalat ve ihracat rakamları şöyle gerçekleşmiş:

2023 tam yıl nasıl biter?
Tahminlerimle birlikte rakamları yıllığa taşıdığımda;
Oluklu mukavva kağıdı üretiminin geçen yılın 370 bin ton kadar altında kalacağını, ithalatın yıllık 85 bin ton kadar artacağını, buna karşılık bobin ihracatının %50 azalacağını ön görüyorum. Depremin de etkisiyle kapasite kısıldığından, esasen bu sene oluklu mukavva kağıdının fazla kapasitesini görmemişiz. Bir başka deyişle henüz fragmanı seyrediyoruz.

Eski teknolojili olanlar kapatsın
2023 yıl ortası itibarıyla, kurulmuş ve çalışır durumda olan (depremden etkilenen makineler çalışıyor kabul edilmiştir) oluklu mukavva sektörüne hurda esaslı kağıt üretmek amacıyla 26 kağıt makinesi bulunmaktadır. Bunlardan kapasitesi 100 bin tonun üzerindeki 10 makinenin toplam kapasitesi 3,1 milyon tonu aşmaktadır ve ülkemizin ihtiyacına fazlasıyla yetmektedir. (Esasen 10 makine bütün ülkeye yetip-artıyor ama 26 makine var ve 5-6 makine ise kuruluş aşamasında.) 2023 yıl ortasında montajı süren beş makinenin toplam kapasitesi ise 2 milyon tonu aşmaktadır.
Kapasitesi 100 bin tonun altında olan makine sayısı 16’dır ve kapasitelerinin toplamı bir milyon ton civarındadır. Yani 16 makinenin hepsi kapatılsa dahi oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığına çare olmayacağı açıktır.

Kapasite kesintisi
Peki çare ne? Çare kapasite kesintisidir. 2023’de deprem nedeniyle zorunlu veya planlı yapılmış (yıl bitmediğine göre daha da yapılacak) duruşlarla kabaca 350-400 bin tonluk kesintinin gelecek yıl (2 milyon tonluk kapasitenin ancak yarısının devreye gireceği varsayımıyla) bir milyon tona kadar çıkması mümkündür.

Esas sorun finansman
Kapasite kesintisi şirketlere büyük bir finansal yük getirecektir. Finansal yük dolayısıyla bazı eski teknolojili makinelerin kapatmayı düşünülmesi mümkün olsa da esasen bu makinelerin ürettiği malı kime satacağı düğümü çözecektir. Entegre olanların işi nispeten daha kolaydır. Ürettiği kağıdı tamamen açık pazarda satmaya çalışacak şirketlerin durumu daha zor olacaktır.
Öte yandan kağıttaki arz/talep dengesi varken, kağıt üreticileri vadeli satış yapmamayı tercih eder ve müşterinin kendi evrakını kabul etmezlerdi. Halbuki kapasite dengesi bozulunca mecburen prensiplerinden esnemek zorunda kalacaklardır. Zaten Avrupalı rakipleri ülkemizdeki alıcılara çoktan açık hesap kağıt vermeye başladılar. İçerdeki üreticiler da yurt dışına uyacak ve finansman giderleri daha da artacaktır.

Fiyat düşmek satışları arttırır mı?
Talep düşük olduğu (ve olacağı) için fiyatın düşmesi kağıt satışını arttırmaz. Nitekim Avrupalılar kağıt fiyatının pratikte önümüzdeki üç yıl boyunca değişmeyeceğini öngörüyor. (1) 2023 son çeyreğinde 475 € kabul edilen TL2 fiyatı 2024, 2025 ve 2026’da sırasıyla 490, 493 ve 491 € olacağı tahmin edilmiş. Fiyatın büyük değişiklik göstermeyecek olması talep düşüklüğü ve kapasite ilavelerine bağlanıyor.
Yurt dışında kağıt fiyatı böyle tahmin edildiğine göre bizde de € bazında büyük değişiklik beklememek gerekir. Ülkemizdeki fiyat € bazında artarsa, ithal kağıt cenneti oluruz. Aynı yazıda oluklu fiyatlarında da benzeri bir hareket beklenmektedir.

İhracat yapalım
İlk 9 ayda kağıt ihracatı yarı yarıya azalmış. Para otoritesi şu veya bu nedenle TL’nin değer kaybına izin vermiyor, yani kur nedeniyle ihracat şansı sıfır. Yurt dışı pazarlarda da bizdeki kadar olmasa da kağıt kapasitesi ilaveleri ihracat yapmamızı engellediği gibi ithalatı arttırıyor. Ayrıca yine bizdeki kadar çok yüksek olmasa da oralarda da enflasyon var ve tüketicilerin reel harcanabilir gelirleri düşmüş durumda. Tüketici reelde geliri azaldığı için daha az para harcayabiliyor dolayısıyla ambalaj tüketimi de kağıt talebi de azalıyor. Özetle yeni bir pandemi veya benzeri önemli bir durum ortaya çıkmadıkça kağıt ihracatı hayal.

Bu zor durumdan çıkmak için
  • Önce bizi bu duruma getiren Ankara’nın her önüne gelene kağıt ve/ya ambalaj teşviki vermekten hemen vaz geçmesi gerekiyor. Yalnız fazla kapasite değil, nihai tüketicilerin değişen beklentileri, sürdürebilirlik kaygıları, iklim değişikliği ve çevre konuları da kişi başına ambalaj dolayısıyla kağıt tüketimini azaltacak. Sektörün içinde bulunduğu bu durumdan kaç yılda çıkabileceği hesaplanmalıdır. Sektör mensupları ile ilgili devlet daireleri ortak bir plan üzerinde mutabık kalmalıdır. Bu plana göre, süren yatırımların ötelenmesi, teşvik kapsamında olan yatırımlara yeniden bakılması, durum düzelene kadar sektöre finansal destek verilmesi ve hatta ihracatı teşvik veya ithalatı zorlaştırma  gibi hususlar ortak ve işbirliği içinde değerlendirilmelidir. Eğer sektöre finansal destek verilecekse, bu yalnızca belli grupları değil sektörün bütününü kapsamalıdır. Almanya’nın bütün kağıt sektörüne elektrik desteği iyi bir örnektir.
  • Hurda, kağıt ve ambalajla ilgili dernekler “şu kadar büyüdük, acayip iyiyiz” türünden geçmişteki konuları şov amaçlı böbürlenmeyi bırakıp-önümüzdeki sıkıntıları her ortamda dile getirmelidir.
  • Sektör oyuncuları “eski kapasiteler kapatsın” gibi hesaba dayanmayan söylemler yerine gelecek iki-üç yıl nakit akışını nasıl sürdüreceklerini makul mantıklı planlamalıdır. Hazır 2024 planları/bütçeleri yapılırken bu konu oldukça önemlidir.

Yararlanılan kaynak
(1) Paper Packaging Monitor Europe, 27 Eylül 2023, www.risiinfo.com 

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Yazılımın Hesaplayamadığı Sonuç

Oluklu mukavva sektöründe kullanılan yazılımlar, genel olarak belli bir miktarın (tonaj, milyon m2, milyon adet) üretileceği veya satılacağı mantığına dayanıyor. Bütçeye göre veya ay başında verilen miktar hedefine göre sabit maliyetler; m2’ye, kiloya veya adete indirgeniyor. Ayın sonunda verilen miktar hedefi tutsa da beklenen kârlılığa ulaşılamadığı zamanlar var.

Bu duruma şu husus neden oluyor:
Satış yöneticisi aldığı hedefe göre dönüp ekibine “-%X’e kadar satın” diyor. Miktarda geri kalma başladığında satış ekibinin de telaşı artıyor ve X artmaya (yani programın hesapladığından yapılacak indirim) başlıyor. Bu sırada gelen ihale veya blok sipariş “aman kaçırmayalım” denilerek alınıyor. Ayın sonuna gelindiğinde, satış ve üretim hedefleri yakalanmış olsa da beklenen kâra ulaşılmamış oluyor veya beklenen zarar artıyor.

Çopikas’ta ilk genel müdür olduğumda o zamanki satış direktörü, düşük fiyatlı iş alacağında kâğıttan yola çıkarak bazı hesaplar yapar, onayımı alırdı. Ay sonunda hiçbir zaman umut edilen kârı göremezdik. Sonra yazılım değiştirdik ama sonuç değişmedi. Zira ERP yazılımının adı ne olursa olsun, gelir tablosu mantığına göre çalışmaz. Alınacak düşük veya yüksek fiyatlı işin, ilave miktarın veya yapılmayacak işin gelir tablosuna nasıl etki yaptığını görmek isterseniz buyurun:


Hayali şirket
Maliyet yapısı yukarıdaki gibi olan ve ayda 2.500 ton mal satan orta ölçekli bir fabrikamız olsun. Gelir tablosu aşağıdaki gibi olacaktır. (Bütün rakamlar hayalidir ve güncel/gerçek rakamlarla alakası yoktur. Bu çalışmada fiyatlar TL/ton cinsindendir, gelir tablosundaki maliyet, ciro, indirim, kâr/ebit rakamları bin TL’dir.)
%11 fireyle çalışan fabrika, kutuyu ortalama 11.000 TL/ton ve hurdayı 1.225 TL/ton fiyatla satmaktadır. 2.500 ton satış yaptığında müşterilerine 100 bin TL (cirosunun %0,36’sı gibi) indirim yapmakta veya ciro primi ödemekte veya iade almaktadır.

Hammadde ve yardımcı madde kalemleri doğal olarak fire oranı dikkate alınarak (hammadde veya yardımcı madde maliyeti=miktar*birim maliyet*1,11) hesaplanmıştır. Gelir tablosuna göre şirket ebitte 2,3 milyon lira zarar etmektedir.

(Hurda Miktar Hesabı:
Fire %11 olduğuna göre, x hurda, m satış miktarı olmak üzere, x*100/(m+x)=11% formülünden x=0,1236 hesaplanır. Hurda miktarı*0,1236 şeklinde hesaplanmıştır.)


Fiyatı düşük olduğu için almadığımız işleri alalım
Satın alma fiyatları normalse, şirket zarar ettiğine göre ya satış fiyatı düşüktür ya da kurulmuş yapı (makine parkı, çalışan sayısı vb) miktara göre büyüktür. Satış fiyatını Pazar belirlediğine göre ilkin üretim kapasitesini zorlamak mantıklı gelir. Fiyatı düşük olduğu için o güne kadar alınmayan işler alındığında ise
Mevcut fiyat 11.000 TL/ton iken, önceden alınmamış olan 10.000 TL/ton fiyatlı 500 ton ilave sipariş alındığında; değişken maliyetler ilave miktarla çarpılarak hesaplanmıştır. Sabit maliyetler aynı kalırken belki biraz fazla mesai yapmak (200 bin TL kabul ettim) gerekecektir. Bu durumda ilave iş kendi başına kârlı olsa da zarardan kurtulmak mümkün görünmüyor. Son sütun öncekilerin toplamıdır.


Yarı mamul satışına abanalım
Ülkemizde en rağbet gören strateji yarı mamul satışına abanmaktır. 1.000 ton ilave levha satılırsa yardımcı madde giderleri (bin ton için) yarıya iner. Fire ve enerjiden de biraz düşme olur ama dikkate almadım ve sonuç
Levha fiyatını, mevcuttan %20 kadar düşük kabul ettiğimde; ham ve yardımcı madde ile nakliyenin bir kısmını kurtarsa bile hem kendi başına hem de toplamda zarardan kurtuluş yoktur. Bu stratejide fazla mesai miktarı artmıştır.


Az da olsa yüksek fiyatlı iş alınabilirse
Yukarıdaki iki duruma göre daha az (250 ton) ama fiyatı daha yüksek ilave iş alınabilirse, genel olarak durum iyileşmektedir. 13.000 TL’den giren 250 ton sipariş, ortalama satış fiyatını 182 TL arttırmakta ve dipteki ebit zararını 1,4 milyona çekmektedir.


Öyleyse ucuz fiyatlılardan vaz geçelim
Talebin düşük olduğu böyle dönemlerde belki en mantıklı strateji budur.
İhale, miktar takıntısı, vb nedenlerle alınmış ve fiyatı düşük kalmış işleri elimine etmek sonucu çok değiştirir. Tabloya göre ortalama fiyatı 8.000 TL/ton olan bin ton kadar iş yapılmazsa; yani 2.500 tondan 1.500 ton düşülse çok daha az zarar edilecektir. Dikkat edilirse küçülme durumunda sabit maliyetler aynı kalmıştır yani çalışan azaltma düşünülmemiştir.


Toparlarsak
Bu yazıyı, yeni alınacak iş, düşük fiyatlı işi yapmama, fiyat arttırma ve miktar arttırma seçeneklerini değerlendirmek üzere hazırladım. Tarif etmeye çalıştığım düşünme şekli, yeni makine alırsak veya mevcut makine/vardiya eksiltsek sonuçlar nasıl olur yorumunda kullanılabilir.

Eğer fiyat doğru değilse tonaj kâr etmeyi garanti etmez. Fiyat arttırmak mümkün değilse, bazen ucuzları elemek faydalıdır. Tek doğru reçete yoktur, hesap etmek şarttır.

3 Haziran 2023 Cumartesi

Oluklu Mukavva Kağıdı Dengesi

Bu yazının ilk versiyonundaki hesaplama hataları düzelttim ve bobin stokları dikkate almadan bu versiyonu hazırladım. Gelen eleştiri/önerilerden faydalandım. Sanırım bu versiyon daha doğru oldu ve önceki versiyonu sildim.
Pandemi döneminde alınan yatırım kararlarıyla, çok büyük kağıt kapasitesi devreye girecek. Yeni makinelerden bazıları devreye girdi, bir kısmı bu yıl kalanı gelecek yıl devreye girecek. Günün sonunda ülkemizde kağıt kapasitesinin fazla olacağını herkes biliyor/görüyor. Peki fazlalık ne kadar olacak ve ne zaman kağıt kapasitesi dengeye gelecek? Bu yazıda kağıt-oluklu dengesini incelemeye çalışacağım.

Ne kadar kağıt kullanılıyor?
Tablodaki bütün rakamları SKSV’nin yıllık raporlarından aldım. Sütunlara numara verdim ve hesabı nasıl yaptığımı belirttim. Son 3 yılda oluklu mukavva kağıdı kullanımı 3,1 milyon tonun altına düşmemiş ve 2022’de 3,4 milyon tona çok yaklaşmış.

Kağıt ithalatı sıfır olur mu?
Olmaz. “Şu kadar kağıt ithalatı var, bunu bitirmek için fabrika kuruyorum” diyenler hayal kuruyor. Pandemiden önceki yıllarda hurda esaslı kağıt ithalatı %11-12 gibi olmuş. 2021’de ithalat yarıya düşmüş ama devam etmiş. 2022’de ise normale dönmüş. İçerde ne kadar yeni teknolojili süper fabrika açılırsa açılsın, hurda esaslı kağıt ithalatı %6-7 gibi devam edecek görünüyor.

Kullanılan kağıdın ne kadarını oluklu sektörü kullanıyor?
İkinci tabloda oluklu mukavva sektörünün yıllık bazda ne kadar kağıt kullandığını hesapladım. 3 ve 4 numaralı sütunlar SKSV raporlarından gelirken, 5 numaralı sütunu tahmin ettim. Bu sütun hurda esaslı-selülozsuz kraft muadili olan kağıtları (XXX Kraft gibi adlandırılan test liner türevleri) değil, içine az da olsa selüloz giren kağıtları gösteriyor. 8 numaralı sütun, Omüd’ün raporladığı oluklu mukavva satışına %11 fire ilave edilerek hesaplanmıştır. Sektörün ortalama fire oranını %11 kabul ettim. Ağırlıklı levha/safiha veya a.box (Fefco 0201) üretenlerde fire oranı biraz daha düşüktür. Buna karşılık özel kesimli kutu modelleri arttıkça fire oranı da yükselir.
Tablonun son sütununda esmer ve beyaz kraft liner kullanım oranını hesapladım. Kraft kullanım yüzdesi oldukça normal olarak giderek azalıyor. 2021’deki azalma ise pandemi nedeniyle yurt dışından çok az kraft ithalatı nedeniyledir.

Oluklu dışı sektörler ne kadar kağıt kullanıyor?
7 ve 8 numaralı sütunları önceki tablolarda hesaplamıştım. İkisinin farkıyla hesaplanan son sütun oluklu dışı sektörlerin kağıt kullanımını gösteriyor. Bu sektörler kim derseniz? Tek yüzlü levha (single face) çekenler, köşebent/miğfer boru/masura üretenler, kağıt çanta, ambalaj amaçlı sargılık kağıt ebatlayanlar, kağıt lamine edip-kalın karton yapanlar, restoran masası üstü baskılı kağıt veya araba yıkamacıların kağıt paspası, gibi çok sayıda oluklu mukavva kağıdı kullanan sektör var.

2021’de oluklu dışı kullanımda ciddi azalma görülüyor. Bu oldukça normal. Hatırlanacak olursa 2021’de kutu yapacak kağıt bulmakta zorlanmıştık. 2021 rakamını ayrıca Omüd’den ayrılan iki büyük oluklu şirketinin rakamlarının doğru tahmin edilememesi, SKSV’ye üretim rakamı veren kağıt fabrikasının oluklu dışına gri mi ürettiğini bildirmemiş olması ve ithal gri karton girişi de etkilemiş olabilir. Bilindiği üzere oluklu dışı sektörlerde önemli miktarda gri karton da kullanılmaktadır. 


Önümüzdeki 2-3 sene ne olabilir?
A sütunundaki tahminlerimi Omüd’ün 2023 ilk çeyrek sonuçlarına göre yeniledim. İki ay kadar onca oluklu satışlarını daha düşük tahmin etmiştim. 11 numaralı sütun yine satılacak oluklu miktarına göre %11 fire eklenmesiyle oluşturulmuştur. Sonraki üç sütun (12, 13 ve 14) tahminlerimdir. Hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı azalacaktır ama hiçbir zaman sıfır olmayacaktır. 15 numaralı sütun oluklu sektörünün yerli kağıt sanayiinden talep edeceği kağıt miktarıdır.

Kağıt üretimi ne kadar fazla?
16 numaralı sütun SKSV’nin 2022 raporuna göre oluklu mukavva kağıdı üretim tahminleridir. 15 numaralı sütunu yukarıda hesaplamıştım. 17 numaralı sütun oluklu mukavva dışı sektörlerin kullanacağı oluklu mukavva kağıdı tahminimdir. Son sütunda ise ihraç edilebilecek veya fazla kalan oluklu mukavva kağıdı miktarıdır.

2023’ün ilk aylarından itibaren piyasadaki görüntü, (iki makinenin deprem nedeniyle üretimde olmamasına rağmen) kağıt fazlalığının çok daha yüksek hissedildiği şeklindedir. Gerçekte ise işler 2022 ortasından itibaren azalmaya başlamıştı. Seçim nedeniyle nihai tüketicilere verilen destekler/yardımlar içerde talebi biraz canlandırdı. Dış pazarlardaki daralma ve baskılanmış dolar kuru ise hem oluklu sektörünün kutu ihracatını hem de kutu tüketimini artıran diğer ürün ihracatlarını olumsuz etkiledi. Gelecek yıldan itibaren kağıttaki esas sıkıntıyı/fazlalığı yaşayacağız.

Kağıt piyasası ne zaman dengeye gelecek sorusuna cevap vermediğimin farkındayım. Ülkemizde bu plansızlık varken, Ankara’daki bürokrasi her önüne gelen kağıt/oluklu yatırımına teşvik verirken hesap yapmak çok zor.

16 Nisan 2023 Pazar

Oluklu Mukavva Talebi (2023)

Kaynaklardaki yazıyı okuduğumda ülkemizin bu seneki oluklu mukavva talebini tekrar düşündüm. Önce yazıyı özetleyeyim:
5 Nisan’da yayınlanan yazıya göre, ABD’deki orta büyüklükteki (onların ölçeğine göre 85m USD ciro anlamına geliyormuş) 32 şirketten yöneticilerle anket yapılmış işlerin nasıl olacağı sorulmuş.
  • Katılımcıların üçte biri, geçen yılın aynı dönemine göre bu sene ilk çeyrekte işlerinin (miktar olarak) ortalama %3 arttığını söylerken; diğer üçte bir ortalama azalmanın %4 ve son üçte bir ise ortalama %12 azalma olduğunu söylemiş.
  • Katılımcıların %53’ü ilk çeyrek boyunca hiçbir canlanma işareti görmediğini söylerken; %28’i işler (yani miktar) daha da kötüleşti demiş.
  • Mart sonundaki iş yüklerine göre katılımcıların Nisan beklentileri ise %47’si iş miktarı aynı kalır, %28 iyileşir ve %25 işler daha da kötüye gider (yani oluklu mukavva satış miktar azalır) demiş.
  • Nisan 2023 ile Nisan 2019 kıyaslaması: Ankete cevap verenlerin %36’sı bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha iyi olmasını beklerken, diğer %36’sı iki Nisan’ın aynı üretim/satış miktarıyla geçeceği ve son %28’lik dilim ise bu sene Nisan’ın 2019 Nisan’ından %1-5 daha kötü olmasını bekliyormuş.
  • Aynı doğrultuda “Nisan’da böyleyse yıl sonu ne olur” diye sorulduğunda: Katılanların %44’ü 2023, 2019’a kıyasla %1-5 daha fazla oluklu mukavva üretiriz/satarız, %25 2019 ve 2023 miktarları aynı olur ve kalan %36 bu sene 2019’dan %1-5 daha az olur demiş.
Yazar anket sonuçlarını makro verilerle birlikte yorumlayarak;
  • Bireylerin tasarruf miktarında olağan dışı düşüş
  • Rekor seviyede yüksek borçlanma
  • Yüksek kredi kartı borçları
  • Kredi kartı ve otomobil borçlarında yükselen temerrüde düşme miktarının yanında

Üstteki Amerikalıların reel haftalık kazançlarının grafiğini de vererek; “daha ne olsun elbette kutu talebi azalacak” demeye getiriyor. (Anladığım kadarıyla grafik, ortalama ücretten o andan itibaren son dönemin enflasyonunu indirerek hazırlanmış. Ücret dolar bazında bir miktar artsa bile enflasyon artışı nedeniyle reel ücret yani harcanabilir gelir azalmış oluyor.)

Reel ücretlerde yükselmenin görüldüğü Nisan 2020 sanırım, ABD’nin vatandaşlarına “evde oturun, hastalanmayın, dışarı çıkmayın” diyerek para vermeye başladığı dönemdir. O dönemde insanlar çalışmadıkları halde hesaplarına yatan yardımlarla e-ticareti patlatmış idi. Bir yıl sonra yardımlar kesildiğinde veya azaltıldığında enflasyon görünmeye başlamış ve reel ücretler pandemi öncesine göre azalmıştır. Grafiğin sonunda yani Şubat 2023’de reel ücret 2019 sonuna göre %2 azalmış durumdadır. Kart ve araba borçları ile azalan tasarruflar (bankadaki paralar borç ödemeye gitmiş) bireyler tüketimi kısıyor. Tüketim düştüğü için de kutu satışları geriliyor.

Bizdeki Durum
Amerika’da %8 enflasyonla durum böyleyse bizde nasıldır derseniz, oluklu mukavva satışları çok daha kötüdür. Omüd’ün 2021 yılı raporu ile 2022 verilerine göre geçen yılların oluklu mukavva satış miktarları şöyledir:
2021 yılı oluklu mukavva satışlarının 2.882 bin ton (2,9 milyon ton) ulaştığı tarihsel olarak en iyi yıl olmuş. 2022 ise %11,7 küçülmeyle 2.544 bin ton satış miktarıyla kapanmış.

Pandemi anormal bir alım telaşı, “ya mal bulunmazsa” endişesi yaratmış ve oluklu mukavva talebini maksimize etmiş. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren, aynı ABD’deki nedenle (reel ücretlerin enflasyon tarafından öğütülmesiyle) bizde de talep durdu. İnsanların harcanabilir geliri azaldı. Mevcut %50 seviyesindeki enflasyonla oluklu talebinin tekrar 2021 seviyesine gelmesi için 3-4 yıl gerekecek.

İyimser Tahminim

  • Tahminimce 2023’de küçülme devam edecek ve yıllık satış miktarı 2,4 milyon tona inecektir. 2023 ve 2024’de devreye girecek yeni oluklu fabrikaları, arz-talep dengesizliğini daha da bozacaktır. Her başvuruna oluklu teşviki veren Ankara’daki hesap bilmeyen bürokratlara duyurulur.
  • Sektörün 2015’den 2022 sonuna ortalama yıllık büyümesi %3,2’dir, bu bakımdan ortalama her yıl %5 büyümesi oldukça iyi bir performans olacaktır.

Kaynaklar

Cardboard box demand to remain low in 2023 - FreightWaves

22 Ekim 2022 Cumartesi

Yatırım Yapma Kararı

12 Ekim 2022 günü başlayan Avrasya Ambalaj Fuarı sırasında, önceden Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörüne Giriş kitabımı alan bir meslektaşımız; yatırım yapma/yapmama üzerine bir soru sordu. Kendisine gelir tablosundan yola çıkarak bir şeyler söyledim. Sonra düşündüğümde, eksik ifadelerim olduğuna kanaat getirerek; bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Gelir Tablosuna Göre
Gelir tablosuna bakarak, yatırım kararı verilecekse; VÖK+Amortisman+Kıdem (18+15+11) kadar kullanılabilir fon olduğu görülür. Bu rakam kadar meblağ yatırıma yönlendirilebilir.
Fuar sırasında söylemeyi atladığım husus ise gelir tablosunun kullanım esaslı olmasıdır. O dönem o ay veya yıl, kesilen faturadan başlayarak; ne zaman depoya girdiği belli olmayan malzemelerin kullanıldığı varsayılır yani paranın geliş ve çıkış tarihi/dönemi belli değildir.

Nakit Akışına Göre
Çok kaba anlatımla, nakit akışı şirkete girecek ve çıkacak paraların vadesine göre hazırlanan bir tablodur. Kaynaklardaki ilk linkte (1), nakit akışının önemini anlatan güzel bir yazı bulunuyor.
Genellikle aylık hazırlanır ama istenirse haftalık ve hatta günlükte hazırlanabilir. Bu ay yapılan satışın ödemesi, 2 ay sonra alınacaksa alınacağı aya yazılmalıdır. Benzer şekilde bu ay alınan hammaddenin ödemesi bir ay sonra yapılacaksa, bir ay sonraya yazılmalıdır.
Ülkemizde vadeli çek kullanımı yaygın olduğundan, nakit akış tablosunu yaparken kafa karıştırır. Tahsil edilen çekler, tedarikçilere verilebiliyorsa üzerindeki ödeme tarihine bakmadan nakitmiş gibi yazmak gerekir. Eğer alınan çekler, tedarikçiye verilmiyor ve tarihinde nakde dönüyorsa bu zaman çekin üzerindeki vadeye göre nakit akış tablosuna konulması gerekir.
Basit bir nakit akış tablosu yukarıdaki gibidir. Varsa başka giriş ve çıkış kalemleri mesela banka masrafları, dönem sonu taksit ve faizleri,… tabloya eklenmelidir. Yatırım kararı açısından bakıldığında belli bir dönem sonunda oluşan nakit fazlalığı, yatırıma yönlendirilebilecek para anlamındadır. Bahse konu dönem, aylık veya üç aylık olabilir. Yatırım ödemesi konulduğunda nakit akışı sürdürülebilir durumda ise yatırım yapmak mantıklı olur. Bazen nakit akışı sürdürülebilir olmasa da banka kredisi veya zamanından önce tahsilat bekleniyorsa yatırım yapılabilir.
Çoğu orta ölçekli işletme nakit akışı tablosu yapmaz. Ancak dünya genelinde sıkılaşan finansal koşullar, azalan işler nedeniyle müşterilerin daha az ve geç ödemesi bu tabloyu zorunlu kılmaktadır.

Yabancılara Göre
Şimdiye kadar açıklamaya çalıştığım yöntem, yerli iş insanlarına uymaktadır. Yabancılar ise yatırım yapıp-yapmamaya daha bilimsel hesaplamalarla yaklaşmaktadır. Benim bildiğim en çok kullanılan yaklaşım şöyledir:
ROI (return on investment)
Bu yatırımdan elde edilecek net karın, yatırım maliyetine (makine fiyatı, montaj, işletmeye alma giderleri vb dahil) bölünmesiyle hesap edilir ve yatırımın kaç yılda kendini ödediğine bakılır. (2) Gelecek aylarda/yıllarda yatırımın sağlayacağı faydaların (fire azalması, kar artışı) bugünkü değere indirgenmesi gereklidir.

Yorum
Yazıyı gereksiz yere uzatmamak için yabancıların nasıl hesapladığının detayına girmiyorum. Özetle yabancı, ne kadar para yatırıyorum, kaç zamanda yatırdığım paranın karşılığını alıyorum diye bakar. Sermayesi zayıf yerli şirketler ise daha çok yatırım kredisini ödeyip-ödeyemeyeceği ile ilgilenir.

16 Temmuz 2022 Cumartesi

Bir Yatırım Hikayesi

Sanırım 1997 yılıydı. Çopikas’ta çalışıyordum ve şirket olarak finansman sıkıntısı çekiyorduk. Ortaklardan bir bölümü, sermaye arttırmak yerine şirketi satıp-sektörden çıkmak istiyordu. 1995 gibi Kav Ambalaj, o yıllara göre astronomik fiyatla (50 milyon USD) Union Camp’e satılmıştı. Bu satışı gerçekleştiren (belki en önemli kişi olan) şirketin genel müdürü Cem Önen’e emekli olur-olmaz Çopikas’ta danışman olarak görev verilmişti.

Ortakların hayali o kadar yüksek fiyatla olmasa bile şirketi satmaktı. Yerli ve yabancı bir dizi alıcı adayı gelip-gitti. Bunlardan fiziksel olarak en yakını, komşu şehir Yozgat’ta kurulu Yimpaş idi. Yimpaş, esasen yeni bir fabrika kurmak istiyordu ve buna göre organize olmuştu. Geldiler, gezdiler, danışmanları vasıtasıyla değerleme yaptılar. Tam bir anlaşma sağlanacak gibiyken, danışmanları başa baş analizi istedi. “Yığın halinde, az çeşitlilikte üretim yapmıyoruz, kaldı ki sipariş üzerine çalışıyoruz. Başa baş analizi yapsak da doğru fikir vermez” dememe rağmen yönetim kurulunun isteği üzerine bir çalışma yaptım. Rakamları tam hatırlamıyorum ama üç bin iki yüz ton gibi oluklu mukavva ambalaj satışıyla şirket başa baş noktasına ulaşıyordu.

Yimpaş’ın danışmanı bu rakamı çok yüksek buldu ve iletişim koptu. Bence danışman doğru kişi değildi ve yeni makineler alınmasını arzu ediyordu.
Daha sonra Yimpaş, oldukça modern bir fabrika kurdu. O yıllar için süper sayılabilecek oluklu hattı, yalnızca açılış gününde birkaç saat üretim yapabildi. Şirket, yeterince organize olmadığından; o sırada fabrika müdürü olan bir arkadaşımın bilgilerine göre stok levhalar üretti. Bir kısım levha kutu haline de gelmiş olabilir.

Fabrika gerçekten çok az çalışıp-kapandı. Makineleri ikinci elden satıldı. Kaderin bir cilvesi, fabrikayı tasfiye ederlerken; stoklarındaki bobinlerin bir kısmını da Çopikas’a ben satın aldım.

Günümüze gelirsek
Bu günlerde sektörümüzde, iki yıllık dönemde sekizden fazla yeni oluklu fabrikasının kurulacağı konuşuluyor. Yatırım kararı alanlar, umarım makul-mantıklı planlama ve analizlerle bu kararlarını vermişlerdir. Yukarıdaki hikâyeden hareketle, yeni oluklu yatırımcılarına görüşlerimi paylaşmak isterim:

Yer seçimi
Çopikas’ın yeri hatalı seçilmişti. Üretilen malın, %80-85’i Bolu, Gebze, Eskişehir, Çerkezköy ve Bursa’ya gönderilirken; fabrika Çorum’daydı. Yimpaş’ın kurulduğu yer ise bir tık daha hatalı ve Çorum’a göre pazara daha uzak sayılırdı. O yıllarda şimdiki gibi geniş yollar, otobanlar yoktu.

Pazar analizi
Ellerinde bir Pazar analizi veya projeksiyon yoktu. Oluklu mukavva ambalajı, süpermarket gibi olacağını düşünüyorlardı. Grubun süpermarketlerine müşteriler akın ediyordu. Halbuki oluklu mukavvada müşteri size gelmiyor, sizin gidip sizden ambalaj alması için müşteriyi ikna etmeniz gerekiyor.

Danışman seçimi
Bir sektördeki danışman diğer sektörü bilmediği için işe yaramaz. Yimpaş’ın danışmanı da mutlaka başka sektörlerde çok iyi işler yapmıştı ama oluklu mukavva sektörü için doğru kişi değildi.

Makine seçimi
Tesise kurulacak makinelerin seçimi, Pazar/müşteri analizine bağlıdır. Satılacak ambalajların cinsleri, özellikleri, müşterinin beklentilerine göre belki de en modern makineler gerekmiyordur. Yeterli analiz yapılmadan makine alımına çıkarsanız, birkaç sene önce açılan fabrikada olduğu gibi; makine satıcıları aynı özellikteki makinelerden size iki-üç tane satarlar. İyi makineler almış olursunuz ama üretebileceğiniz ürün çeşitliliği azdır.

Vizyon
Yatırımcının vizyonu, oluklu şirketinin hızla para kazanmaya başlamasını sağlamalıdır. Yeni yatırımcılardan bir kısmı “üreteceğim kahverengi kağıdı satmakta zorlanacağım” diyerek ambalaja giriyormuş. Kahverengi kağıt, oluklu mukavvaya kıyasla daha ana sektördür. Ana sektördeki başarısızlığı (zira satılmayacağını düşünüyor) yavru sektör düzeltmez. Ayrıca kağıt satılmayacak kadar bollaşmışsa, oluklu mukavva fiyatları iyice dibe vurmuştur.
Yukarıdaki hikâyede ise Yimpaş kendi ürettiği ürünlerin (meşrubat, süt ürünleri vs) ambalajlarını yapmak istiyordu. Esasen bu fabrikaların ambalaj tüketimi çok azdı.

Organizasyon
Tepe yönetici (GM, CEO) ile satış yöneticisi en önemli üst yöneticilerdir. Bu kişiler vizyona uygun olarak en baştan seçilmelidir.
Şirketin organizasyonun, işleyişinin, stratejilerinin oluşturulması çok zaman alacaktır. Rakipten X’i ayartıp-almakla kısmi başarı sağlanır. Portföyünde A, B, C, gibi müşterileri olan satış müdürünü aldığınızda müşterilerin size gelmesi garanti değildir. Müşteri yeni kurulan bir fabrikaya kolayca meyletmez.

Sonuç
Pandemi dönemi, kağıt ve ambalaj tüketimini arttırdı. Şimdi dünyada enflasyonun arttığı, insanların harcanabilir gelirlerinin azaldığı yeni bir dönem var. Pandeminin getirdiği şartlar ortadan kalktığına göre kararları bir kez daha gözden geçirmek gerek.

19 Haziran 2022 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdında Yatırım Patlaması

Pandemi hem oluklu mukavva hem de kahverengi kâğıt sektörüne iyi geldi. 2020 ve 2021 yılları çok iyi geçti. 2022 ilk çeyrekten itibaren rüzgarlar ters esmeye başladı. Pandemi döneminin yarattığı taleple, çok sayıda kâğıt yatırımına karar verildi ve başlandı. Aşağıdaki tabloyu Aged’den (1) aldım.

Sektörde ise tabloda yer almayan bir kısmı başlamış olan Parteks, İlke, Gürsa ve Barem ’in de yatırımlarından bahsediliyor. Ben dahil bazı kişiler, yatırımların çok fazla olduğunu ve tabir yerinde ise kâğıtta fazlalık dönemine girmek üzere olduğumuzu düşünüyor. Yatırım yapanlardan bazıları ile konuştuğumda, kimsenin elinde hurda-kâğıt-oluklu dengesine ilişkin projeksiyon olmadığını anlıyorum. Bunun üzerine mevcut durumu tespit etmek için OMÜD ve SKSV’nin yıllık raporlarını inceledim.

SKSV’nin 2021 yılı raporundan (2) derlediğim alttaki tablonun yeşil dolgulu hücrelerini ben hesapladım ve/ya tahmin ettim. Bu yılın ilk çeyreğinde çıkardığı raporda, ülkemizde bu sene 3,3 milyon oluklu mukavva kâğıdı üretileceğini ama bunun 2024’te 3,8 milyon tona çıkacağını tahmin etmiş. Ben, SKSV tahminlerini esas alarak; ithalatın daha da azalacağını ama ihracatın artacağı varsayımı ile bu yıl içerde tüketilebilecek kâğıt miktarını 3,4 milyon ton ve 2024’te ise 3,93 milyon ton olabileceğini hesapladım.

Kâğıt tamam da, bu miktarı oluklu fabrikaları tüketebilecek mi acaba?

Omüd’ün 2020 faaliyet raporunu (3) alıp, 2021 gerçekleşen yıllık miktarı yukarıdaki gibi düzelttim. 2021, oluklu sektörü açısından beklenenden çok daha fazla büyümeyle tamamlandı. Tabloda bu nedenle, 2021-2022 büyümesi çok azmış gibi görünüyor. 2021’de 2,88 milyon ton oluklu mukavva satılmış, %10 fire ile bunun kâğıt gereksinimi 3,17 milyon ton oluyor. İkinci tabloya göre (SKSV) 2021’de içerde 3,38 milyon ton kahverengi kâğıt kullanıldığından; 3,38-3,17 m=217 bin ton kahverengi kağıt oluklu dışı (masura, torba, miğfer boru, köşebent, tek yüzlü,) kullanmış oluyor.

İki derneğin öngörüleri tutarsa, hiç sorun yok gibi görünüyor.  Sorun şu ki tahminlerde revizyon ihtiyacı var. Oluklu mukavva sektörü 2022 ilk çeyrekte %8,25 küçüldü. İkinci çeyrek ise pek iyi gitmiyor. Korkarım bu dönem de küçülmeyle bitecek. Omüd’ün verilerinde bu yıla %5 küçülme ve 2023 ile 2024’e %6,7 (=son 4 yılın ortalama büyümesi) büyüme girdiğimde tablo şu hale geliyor:

2024’ten itibaren oluklu mukavva kâğıdı fazlalığı görülüyor. Peki bu fazlalık doğru mu? Maalesef değil. 2024’te devreye girecek 8 makinenin, yapabileceği üretim miktarı (kapasite değil, konuştuğum uzmanın tahmini) 3 milyon tondur. Bunlardan ikisi yaklaşık 1 milyon ton 2024’ün ikinci yarısı devreye girebilir. Buradan hareketle, SKSV’nin 3,833 milyon tonluk üretim rakamı (benim hesabıma göre) 5 milyon tonu bulacaktır. 2025’te önceki yılın ikinci yarısı devreye giren makineyle oluklu mukavva kâğıdı üretimi 6 milyon tona ulaşacaktır. (İlke, Gürsa ve Barem yatırımları hesaba dahil değildir.)

Kahverengi kâğıt sektörünün (oluklu dışı sektörlerin yılda 0,5 milyon ton kahverengi kâğıt kullanacağını varsayarak) 2024’te 1 milyon ton ve 2025’te 1,8 milyon kadar fazlalığı oluşacaktır. 

Bunu ihracatla kapatmak mümkün mü?
Şimdilerde 200 bin ton/yıl kadar olan bobin ihracatını, anormal derecede arttırmak pek kolay olmasa gerek. Ayrıca hurda kâğıt konusunda dışa bağımlıyız. Kahverengi kâğıt üreticilerinin tarihsel olarak en kötü dönemi 2024’ten itibaren başlayacaktır. Bir taraftan hurda bulmak diğer taraftan de ürettikleri malı satmak gibi esaslı mücadele alanları olacak.

Referans verilen dokümanlar:
1-Aged, “Türkiye geri dönüşüm sanayi” başlıklı, 1/6/2022 tarihli yayını. www.aged.org.tr
2-SKSV, “Yıllık rapor 2021” www.sksv.org
3-Omüd, “Oluklu mukavva 2020, sektörel faaliyet raporu” www.omud.org.tr

7 Temmuz 2019 Pazar

Kağıt Sektörüne Girmek İçin Kötü Yıllar (*)

İki yıl kadar süren para kazanma döneminden sonra;
Dünyada işlerin azalması, ekonomilerde yavaşlama
Yeni kapasitelerin devreye girmesi
Ucuz para döneminin bitmiş olması
….gibi nedenlerle, oluklu mukavva kağıt fiyatları düşmeye başladı. Dünyanın tersine, yüksek enflasyon dolayısıyla artan maliyetler ile yüksek kurlar bizde kağıt fiyatlarının yeterince düşmemesine ve belki de kısa vadede artmasına neden olabilir. Genel trend yükselen kağıt arzının, kağıt ve kutu fiyatlarını baskılaması şeklinde olacaktır. Ülkemizde  devreye girmek üzere olan bir ve 2 yılda içinde girecek bir başka kağıt fabrikası ile sektörün canını çok acıtacaktır. Eski yıllardaki kadar büyümeyen ekonomimiz, büyüyemeyen ihracat pazarlarımız sıkıntıyı arttıracaktır.

Türkiye’deki yatırımları biliyoruz, peki dünyada da çok mu yatırım var?
ABD’de Nisan 2019’dan 2022 sonuna kadar 2,7 milyon ton ilave hurda esaslı kahverengi kağıt fabrikası (1)
Çin’de yatırımı devam eden toplam kapasitesi 7,4 milyon ton olan 23 proje varken, 2020’ye dek başlaması beklenen 8,3 milyon ton kapasiteli 26 kahverengi kağıt projesi. (2) Yani toplamda 15,7 milyon tonluk 49 yatırım.
Çin hariç Asya’da devam eden 1,7 milyon ton kapasiteli 12 yatırım ile 2023’e kadar başlayacağı söylenen 8,4 milyon ton kapasiteli 24 proje. (2)
Avrupa’da 2022’ye kadar devreye girmesi beklenen 12 proje ile 3,6 milyon tonluk hurda esaslı kağıt kapasitesi. (3) Konuya ilişkin tablo aşağıdadır.


Süren Yatırımlardan Sonra?
2021 sonuna gelindiğinde, kurulu kahverengi kağıt kapasitesi, dünyadaki toplam ihtiyacı 5,4 milyon ton (Türkiye hurda esaslı kağıt üretiminin iki katı) aşmış olacaktır. (4)

Her şey yolunda giderse, 2024’de arz talep dengeye kavuşabilirdi. Ancak 2022 ve 2023’de devreye girecek kapasiteler fazlalık olmaya devam edecek görünüyor. Nitekim Moody’s önümüzdeki 18-24 aylık dönemde, kağıt (orman esaslı ürünlerin) maliyetleri artsa bile fiyatlarının ve taleplerinin ve de cirolarının azalacağını söylemektedir.

Durum Buysa
Kahverengi kağıt fabrikalarından bazıları kapanır. ABD’de birkaç tanesi kapandı bile. Maliyet yapısı uygun olmayanların kapanması kaçınılmaz. Aşağıdaki grafik (6) numaralı kaynaktan alınmıştır. Maliyet yapısından, makine genişliğine, birim tampon ağırlığına (ton/inch), yatırım ihtiyacına, teknik yaşına, kurulduğu yere,…gibi pek çok faktöre göre Avrupa’daki hurda esaslı kağıt makinelerinin hangilerinin yaşayamama (yani kapanma) riskini tanımlamaktadır. Grafiğin sağındaki kırmızı sütunlar kapanma riskini taşıyan kağıt makineleridir.

Ülkemizde de kapanma riski olan kağıt makinesi var mı?
Bunu tam olarak bilmek mümkün değil. Zira yukarıdaki gibi bir analiz yok. Yabancılar bu türlü kapatma kararlarını çok kolay almaktadır. Biz de ise küçük makineler alçıpan kağıdı ve beyaz test liner gibi farklı ürünlere dönmektedirler. Ayrıca büyük kağıt üreticilerinin ciddi oluklu mukavva ambalaj yatırımlarının da olması, küçük kağıt fabrikalarının şansını arttırmaktadır. Bir kısım oluklu şirketleri stratejik olarak büyük oyunculardan daha az alışveriş yapma düşüncesinde olabilirler. (Sanıyorum dışarıda da başlangıçta benzeri bir durum varmış. Sonra giderek grup içi yani kendi oluklu fabrikasına kağıt satışları artmış. Örneğin ABD’de üretilen kağıdın %80 kadarı kendi grubuna satılır olmuş.)
Küçük makineler için cins ve gramaj esnekliği avantajı bulunmaktadır. Birkaç saat içinde bir cinsten diğerine, yarım saatte aynı cinsin bir başka gramajına dönebilmek önemli bir avantajdır. Ülkemizdeki büyük/yeni makineler az kağıt çeşidi ve az sayıda gramaj esasına göre çalışmaktadır.
Son olarak, eski makinelerde küçük yatırımlarla makineyi hızlandırmak ve başka ürün gamlarına atlamak mümkündür.

Sonuç
Eğer kağıt fabrikasının borcu yoksa, teknolojisi eski de olsa düzgün yönetilip-çalıştırıldığında, ben önemli bir risk olacağını düşünmüyorum.
Ancak bu kadar yüksek kapasitenin devreye gireceği 4-5 yıllık dönemde kağıt üretimine girmemek, varsa projeyi ertelemek en akıllı düşünce tarzı olacaktır.

Notlar
(*) Bu yazıda kağıt, oluklu mukavva kağıdı (containerboard, kahverengi kağıt)  anlamındadır.
(1) www.risiinfo.com da 26 Nisan 2019’da yayınlanan “US recycled liner down $50 since last winter on domestic market, falling at much faster pace than 42-lb virgin Kraft” başlıklı yazıdan
(2) Yine Risi’de 21 Haziran 2019’da yayınlanan “Fastmarkets RISI Viewpoint: Asian containerboard capacity, the shift is on” başlıklı yazıdan
(3) Yine Risi’de 16 Mayıs 2019’da yayınlanan “European containerboard prices still sliding in Q2despite growing resistance from sellers; prices nearing bottom?” başlıklı yazıdan
(4) Gleb Sinavskis’in Risi European Conference Mart 2019’da yaptığı “Global Containerboard Outlook” başlıklı sunumun son sayfası
(5) Risi’de 21 Mart 2019’da yayınlanan “Moody’s – Outlook for the global paper and forest products industry changed to negative” başlıklı yazıdan
(6) www.fisheri.com/images/features/webinars/Fisher_Webinar_The_European_Containerboard_Market.pdf

1 Ocak 2019 Salı

2019'a Girerken


Yılın ilk gününde yazılan bu makalede 2019’da oluklu mukavva ve kahverengi kağıt sektörlerine ilişkin beklentilerimi açıklayacağım. 2018’in sonunu çok güzel anlatan aşağıdaki iki grafiği (1)’deki Dr. Mahfi Eğilmez'in yazısından aldım.
Yılın ikinci yarısında işler giderek azalmış. Omüd sektör rakamları da bu azalmayı teyit ediyor. Üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yalnızca %0,8’lik bir büyüme var. Son çeyrekte küçülme olması büyük ihtimaldir. Daralan talebe karşılık oldukça yüksek kapasiteli bir oluklu fabrikası devreye girmiştir. Halen montaj aşamasında olan biri büyük diğerleri küçük kapasiteli birkaç fabrika daha bu aylarda devreye girecektir. Yani oluklu mukavva ambalajda talep azalırken arz fazlalaşacaktır. Arz talep kanununa göre fiyat baskı altında kalacak ve düşecektir.
 
Kahverengi Kağıttaki Durum
Orada da olukluya benzer bir durum söz konusudur. Geçen yıl Avrupa’da devreye giren kapasiteler bir milyon tondur. Bu sene 300 bini ülkemizde olmak üzere bir milyon ton daha kapasite devreye girecektir. Oluklu talebi azalırken kahverengi kağıt arzının çoğalması, kağıt fiyatının düşmesini getirecektir. 2018’in son iki ayında bu trend görülmeye başlanmıştır. Fiyatın azalmasına rağmen kağıt fabrikaları yeterince sipariş alamamış ve aylık bazda %50’ye varan kapasite kesintileri (yani duruş) yapmak zorunda kalmışlardır.
 
Ya 2019’da?
2019 büyüme beklentileri çeşitli küçülme tahminleri ile %2,3 büyüme arasında dağılmaktadır. Her halükarda 2019 büyümesi, 2018’in altında kalacağından sektörümüzü büyük bir kapasite problemi beklemektedir. Hafızam beni yanıltmıyorsa, sanırım bu sektör (kahverengi kağıt ve oluklu mukavva birlikte) ilk defa bu denli büyük bir kapasite problemiyle karşı karşıyadır. Eskiden hep bir büyüme olduğundan, yeni giren kapasiteler kısmi fiyat rekabeti yaratır, büyüyen ekonomiyle gelen talep artışı ilave kapasiteyi doyururdu. Şimdi ise çok absürt bir durumdayız. Bir yandan talep azalıyor, aynı anda ilave kapasiteler devreye girmeye devam ediyor. Fiyatın düşmesi dahi satışları arttıramıyor, son iki aydaki kağıt fiyatlarının düşmesinde olduğu gibi.
 
Peki Ne Yapılmalı?
Temel aksiyon, önümüzdeki birkaç yıl daha küçük büyüme oranlarının gerçekleşeceğini anlamak ve kapasiteyi buna göre düzenlemektir.
  • Yeni ürünler: Bazı kağıt fabrikalarının Kraft top veya beyaz test liner üretimine girmeleri güzel örnekler. Oluklu mukavvada ise yepyeni bir ürün geliştirilmesi imkanı çok az. Geliştirilse bile müşteriler, işlerin azaldığı dönemlerde daha tutucu olurlar ve yeniyi denemek istemezler.
  • Yeni Pazarlar: Kurların arttığı dönemler, ihracatı daha cazip kılıyor. Doların 5,3 TL olduğu bu günlerde ihracatın pek cazibesi yok. Öte yandan ülkemizin ithalatı azaldığından, yükleyecek konteyner bulmak da önemli bir sorun olmaktadır. En önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’da da işlerin kötüye gideceği beklentisi, ihracatı olumsuz etkileyecektir.
  • Yatırım Planları Gözden Geçirilmeli: Ucuz para dönemi bittiği, batıdaki merkez bankalarının artık piyasaya para enjekte etmediği yeni dönemde hem finansman bulmak hem de yapılan yatırımın ciro üretip-borcunu ödemesi daha uzun süre gerektirecektir. İyimser bakış açısıyla yapılacak yatırımların sonu hüsran olabilir. Kahverengi kağıt üretme hayalindeki bazı oluklu üreticilerinin de planlarını gözden geçirmesinde yarar olabilir. Kağıttaki darlık dönemi çoktan bitti.
  • Düşük Kapasiteyle Ayakta Kalmayı Öğrenmeli: Talep düşerken, arz arttığına göre daha düşük kapasite kullanılacak demektir. Ya kapasite azaltma bilinçli olarak yapılacak, ya da piyasa bizi tabir yerinde ise döve döve hizaya sokacaktır. Bu dönemde herkes için en tehlikeli senaryo, bir ton daha fazla satmak/üretmek için fiyat seviyesini kırmaktır. Bilanço çıktığında, dipte zarar varsa doğru fiyattan satmamışsınız demektir. Küçülmeyi beceremeyenlerin el değiştirmesi veya ödeme güçlüğüne düşmesi mümkündür. Küçülme yalnızca miktarın azalmasını sağlamak değil, aynı anda nakit akışını da düzene sokmak gibi iki ucu keskin bıçak bir problemdir.
 
Pozitif Beklenti Yok Mu?
Zayıf ta olsa bazı durumlar, beklentileri tamamen farklı şekle getirebilir:
  • Kurlarda Sıçrama: Kurların mevcut seviyesinin %7 daha üzerinde olması ülke olarak ambalaj ihracat şansımızı arttırabilir. Eğer %12 kadar daha yüksek olsa, ülkemize kahverengi kağıt ithalatı pahalı hale geleceğinden içeride kağıt fiyatları artacağı gibi kağıt ihracatı da olabilir.
  • Çin’in Atık Kağıt İthalatı: Risi’deki bazı yazılara göre Çin uygulamakta olduğu düşük kontaminasyon oranını bir süre gevşetmek zorunda kalacaktır. Böyle bir durum olması, atık kağıt piyasasını ve kahverengi kağıt piyasasını hareketlendirir. Genel olarak hurda, kağıt ve kutu fiyatları yükselir. Ancak bu senaryonun olumsuz yanı 2018 verileridir. Çin 2017’de 25 milyon ton atık kağıt ithal etmişken, 2018’de bu rakam 12,8 milyon tona inmiştir. Çin içerideki atık kağıdı toplamayı becermiş olabilir.
  • Hal Yasası: Yaş meyve sebzenin ambalaja girmesi, oluklu mukavva talebini ciddi oranda arttırabilir. Ancak bundan önce kayıt dışını önlemek gerekir. Halen kayıtlı çalışmayan yapıyı kayıt içine sokmak gerekir. Kayıt dışını önlemeden hal yasasının çıkması, bazı ambalaj üreticilerini de kayıt dışı çalışmaya sevk edebilir.
Özetle, 2019 yılı hem kahverengi kağıt hem de oluklu mukavva ambalaj sektörleri açısından çok zor bir yıl olabilir.