kahverengi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahverengi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2022 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdında Yatırım Patlaması

Pandemi hem oluklu mukavva hem de kahverengi kâğıt sektörüne iyi geldi. 2020 ve 2021 yılları çok iyi geçti. 2022 ilk çeyrekten itibaren rüzgarlar ters esmeye başladı. Pandemi döneminin yarattığı taleple, çok sayıda kâğıt yatırımına karar verildi ve başlandı. Aşağıdaki tabloyu Aged’den (1) aldım.

Sektörde ise tabloda yer almayan bir kısmı başlamış olan Parteks, İlke, Gürsa ve Barem ’in de yatırımlarından bahsediliyor. Ben dahil bazı kişiler, yatırımların çok fazla olduğunu ve tabir yerinde ise kâğıtta fazlalık dönemine girmek üzere olduğumuzu düşünüyor. Yatırım yapanlardan bazıları ile konuştuğumda, kimsenin elinde hurda-kâğıt-oluklu dengesine ilişkin projeksiyon olmadığını anlıyorum. Bunun üzerine mevcut durumu tespit etmek için OMÜD ve SKSV’nin yıllık raporlarını inceledim.

SKSV’nin 2021 yılı raporundan (2) derlediğim alttaki tablonun yeşil dolgulu hücrelerini ben hesapladım ve/ya tahmin ettim. Bu yılın ilk çeyreğinde çıkardığı raporda, ülkemizde bu sene 3,3 milyon oluklu mukavva kâğıdı üretileceğini ama bunun 2024’te 3,8 milyon tona çıkacağını tahmin etmiş. Ben, SKSV tahminlerini esas alarak; ithalatın daha da azalacağını ama ihracatın artacağı varsayımı ile bu yıl içerde tüketilebilecek kâğıt miktarını 3,4 milyon ton ve 2024’te ise 3,93 milyon ton olabileceğini hesapladım.

Kâğıt tamam da, bu miktarı oluklu fabrikaları tüketebilecek mi acaba?

Omüd’ün 2020 faaliyet raporunu (3) alıp, 2021 gerçekleşen yıllık miktarı yukarıdaki gibi düzelttim. 2021, oluklu sektörü açısından beklenenden çok daha fazla büyümeyle tamamlandı. Tabloda bu nedenle, 2021-2022 büyümesi çok azmış gibi görünüyor. 2021’de 2,88 milyon ton oluklu mukavva satılmış, %10 fire ile bunun kâğıt gereksinimi 3,17 milyon ton oluyor. İkinci tabloya göre (SKSV) 2021’de içerde 3,38 milyon ton kahverengi kâğıt kullanıldığından; 3,38-3,17 m=217 bin ton kahverengi kağıt oluklu dışı (masura, torba, miğfer boru, köşebent, tek yüzlü,) kullanmış oluyor.

İki derneğin öngörüleri tutarsa, hiç sorun yok gibi görünüyor.  Sorun şu ki tahminlerde revizyon ihtiyacı var. Oluklu mukavva sektörü 2022 ilk çeyrekte %8,25 küçüldü. İkinci çeyrek ise pek iyi gitmiyor. Korkarım bu dönem de küçülmeyle bitecek. Omüd’ün verilerinde bu yıla %5 küçülme ve 2023 ile 2024’e %6,7 (=son 4 yılın ortalama büyümesi) büyüme girdiğimde tablo şu hale geliyor:

2024’ten itibaren oluklu mukavva kâğıdı fazlalığı görülüyor. Peki bu fazlalık doğru mu? Maalesef değil. 2024’te devreye girecek 8 makinenin, yapabileceği üretim miktarı (kapasite değil, konuştuğum uzmanın tahmini) 3 milyon tondur. Bunlardan ikisi yaklaşık 1 milyon ton 2024’ün ikinci yarısı devreye girebilir. Buradan hareketle, SKSV’nin 3,833 milyon tonluk üretim rakamı (benim hesabıma göre) 5 milyon tonu bulacaktır. 2025’te önceki yılın ikinci yarısı devreye giren makineyle oluklu mukavva kâğıdı üretimi 6 milyon tona ulaşacaktır. (İlke, Gürsa ve Barem yatırımları hesaba dahil değildir.)

Kahverengi kâğıt sektörünün (oluklu dışı sektörlerin yılda 0,5 milyon ton kahverengi kâğıt kullanacağını varsayarak) 2024’te 1 milyon ton ve 2025’te 1,8 milyon kadar fazlalığı oluşacaktır. 

Bunu ihracatla kapatmak mümkün mü?
Şimdilerde 200 bin ton/yıl kadar olan bobin ihracatını, anormal derecede arttırmak pek kolay olmasa gerek. Ayrıca hurda kâğıt konusunda dışa bağımlıyız. Kahverengi kâğıt üreticilerinin tarihsel olarak en kötü dönemi 2024’ten itibaren başlayacaktır. Bir taraftan hurda bulmak diğer taraftan de ürettikleri malı satmak gibi esaslı mücadele alanları olacak.

Referans verilen dokümanlar:
1-Aged, “Türkiye geri dönüşüm sanayi” başlıklı, 1/6/2022 tarihli yayını. www.aged.org.tr
2-SKSV, “Yıllık rapor 2021” www.sksv.org
3-Omüd, “Oluklu mukavva 2020, sektörel faaliyet raporu” www.omud.org.tr

6 Haziran 2020 Cumartesi

Ambalaj Talebinde Sert Düşüş


Mayıs ayına hurda kağıt yokluğuna bağlı kağıt fiyatı artışıyla başlamıştık. Bu ise kutu fiyat artışına neden olmuştu. Ayın ortasında, tam olarak 11 Mayıs haftasında oluklu mukavva talebi birden düştü. Okuduklarımdan anladığım kadarıyla, bu ani fren ABD’den-Avrupa’ya her yerde olmuş. Bence ambalaj talebinde ani azalmanın en önemli nedeni, normale dönüş haberlerinin kendisidir. Ekonomilerin açılma haberleri gelmeye başlayınca, nihai tüketiciler pandemi döneminde stokladıkları malları tüketmeye başladılar. Böylece marketlerden alımlarını azalttılar.

Mayıs’ta Olanlar
  • Mayıs’ın ortasından itibaren atık kağıt fiyatı yurt dışında azalmaya başladı. Aynı günlerde Türkiye’de de atık kağıt bollaşmaya ve fiyatının düştüğü görüldü.
  • Kağıt talebinin kuvvetli olmaya devam edeceğini ve hurdanın içerde az ve pahalı olacağını varsayan kağıt fabrikaları Haziran varışlı atık kağıtları 185 €’dan sipariş vermişlerdi.
  • İndirim market zincirlerinden (pandemi döneminde çok tüketilen) gıda ve temizlik/hijyen maddelerinin üreticilerine iptaller gelmeye başladı. Bu maddeleri üretenler dönüp-oluklu mukavva siparişlerini iptal etmeye başladı.
  • İlk üç aydaki yüksek kutu talebini dikkate alan oluklu üreticileri bobin stoklarını arttırmıştı.
  • Oluklu fabrikaları verdikleri kağıt siparişlerin teslimatlarını geciktirmeye veya iptal etmeye başladı. Ay başında dolu olan kağıt fabrikalarında birden kapasite boşluğu oluştu.
  • Aynı dönemde ülkemize şimdiye kadar hiç kağıt vermemiş yabancı bir grup, 70 gram gibi oldukça düşük gramajlı kağıdı damping fiyatlardan satmaya başladı.

Bütün bunların neticesinde, kağıt fiyatı Mayıs ortası, Mayıs sonu ve 3 Haziran’da üç kez düştü. (Sonuncu indirim biraz pireye kızıp yorgan yakmaya benzedi. Ucuz atık kağıtların kullanılmaya başlamasından sonra gelseydi daha doğru olacaktı.)

4 Haziran İtibarıyla
Atık kağıt bulunabilirliği yüksek, fiyatı düşme eğiliminde. Yurt dışından alınmış pahalı atık kağıtların teslimatları devam ediyor.

Oluklu fabrikalarındaki kağıt stokları yüksek ama yeterli oluklu mukavva ambalaj talebi yok. Eldeki kağıt stoklarının yeni alınabilecek olanlara göre oldukça pahalı olduğunu da unutmamak gerek.

Kağıt fabrikalarının kapasiteleri müsait ama içerde ve dışarda yeterince talep yok. Üstüne üstlük Ağustos ve Eylül’de Avrupa’da iki ve ülkemizde bir (biraz daha geç) olmak üzere toplamda üç yeni kağıt fabrikası daha devreye girecek. 

Yeni kapasiteler kağıt fiyatını baskılamaya devam edecek. Ülkemiz kahverengi kağıtta bir spot market olduğundan yeni fabrikalar deneme üretimlerini buraya satmaya çalışacaktır.

Bundan Sonra
Sokağa çıkma kısıtlamasının kalkması, turizm sezonu ve ucuz kredi paketleriyle, oluklu mukavva talebinde biraz canlanma olur. Sektör elindeki pahalı kağıt stoklarını tüketmeye gayret eder.

Kağıt fabrikalarına gelen kağıt talebi birden canlanmaz. Bunda hem dışarıdan ithal edilen düşük gramajlı kağıdın etkisi olur hem de oluklu fabrikalarındaki yüksek stokların.

Kağıt talebi canlanmayacağı için, atık kağıt talebi kuvvetlenmez ve fiyatı baskı altında kalır.

Tüketim Birden Patlarsa
Nihai tüketiciler, Covid-19 öncesi gibi tüketmeye başlarsa, son paragrafta yazdığım üçlü sektör tahminlerim komple değişir.

13 Ekim 2019 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdı Fiyatları Ne Olur?

Son haftalarda en çok muhatap olduğum soru bu. Müşteriler de, satıcılar da bunun cevabını bilmemi bekliyor. Son olarak hafta içinde tekrar sorulunca, Barış Pınarı Harekatı başladıktan sonra, düşüncelerimi yazayım dedim.

Enerji zammından sonra, normalde Ekim başında kağıt fiyatları artmalıydı. Sanırım büyük oyuncular kapasitelerini doldurmak ve küçük kağıt üreticilerine zarar vermek (yani onları durmaya/kapanmaya zorlamak) amacıyla, beklentimin aksine indirime gittiler. Bu arada orta büyüklükte diyebileceğim 80-100 bin ton/yıl kapasiteye sahip iki kağıt fabrikası onar günlük duruş açıkladı. Daha küçük kapasiteli olanlar ise normal olarak çalışmaya devam etti.

Kağıt fiyatının düşmesi ilave talep yaratmıyor, şirketler karlılıklarından ödün veriyorlar. Nakit akışı iyi olanlar, az karla çalışmaya razı olurken; nakit akışı kötü olanlar durarak mı daha az para kaybederim, çalışarak mı şeklinde bakıyor. Kağıt fiyatı öyle bir noktaya geldi ki bundan sonrası, kağıt fabrikasının müşterisine üste para vermesi anlamına geliyor.


Arz-Talep Dengesi
Merkez bankalarının parasal genişleme yaptığı dönemde, dünya genelinde tüketim artmıştı. Şirketler, ucuz finansman bulabildiğinden yeni yatırımlar yaptılar. Ancak para bolluğu artık bitti ve dünya genelinde bir yavaşlamadan bahsediliyor.
Oluklu mukavva kağıdında da çok fazla yatırım yapıldı. 2021 sonuna kadar devreye girecek kağıt makineleriyle 5 milyon ton kapasite fazlalığı hesaplanıyor. Dünya eskiden olduğu gibi büyümeye devam etse iki üç yıl içinde arz-talep dengesi oluşabilirdi ama artık büyümüyor, tersine resesyon riski var.
Öte yandan Çin büyümeye devam ettiğini anons etse de gerçekte küçülüyor olabilir. Zira geçen yıla göre 8-9 milyon ton daha az atık kağıt ithal etmesine rağmen, kağıt ithalatında bir artış yok. Yılın başlarında ülkemizden de kağıt ithal ettiler ama şu an için sanki içerde ürettikleri kağıt bile kendilerine yetiyor. Türkiye’den bugünlerde “kağıt satalım” tekliflerine, “bizde çok var biz size satalım” cevabı veriyorlar.
Çin’in daha az atık kağıt ithal etmeye başlaması, batıda atık kağıdın toprağa gömülmeye başlanması ve bazı yerlerde toplamama eğilimi baş göstermesi uzun dönemde kağıt maliyetlerini arttıracaktır. Şu an için asıl önemli sorun, fazlalık atık kağıt, hem kendi fiyatını hem de kahverengi kağıt fiyatını baskı altına alıyor.

Çok Fazla Politik Belirsizlik
Dünyanın tekrar büyüme trendine girmesinin önünde bazı büyük belirsizlikler var:
Ticaret savaşları, toplam ticareti azaltıyor. Kısa ve uzun vadede ülkelere farklı etkileri oluyor. Kısa vadede popülist yöneticilerin lehine olsa da orta/uzun vadede herkesin aleyhine olacak. Ticaret savaşları vesilesiyle konulan vergiler, ülkeleri içe kapanmaya veya yeni ortaklıklar kurmaya zorluyor. ABD’nin Çin’e olan kağıt ihracatında son bir yıllık dönemde %26 azalma olmuş.
Çin kağıt sektörünü ülkesinin dışına itiyor. Çinli şirketler hem yakın bölgelerde hem de ABD gibi uzak yerlerde kağıt fabrikaları satın alıyor veya sıfırdan kuruyor. Bu şekilde dünya üzerindeki atık kağıt, oluklu mukavva kağıdı akışları yön değiştiriyor. Yakın zamanda örneğin Vietnam gibi bazı ülkeler (Çinlilerin kağıt yatırımlarıyla) önemli kağıt ihracatçısı haline gelebilecek.
Yavaşlayan Avrupa ekonomisi, ülkemiz açısından olumsuzluk teşkil ediyor. İhracatımızın çoğunluğunu yaptığımız Avrupa’daki gelirin azalması, mallarımıza olan talebi de azaltacaktır.

Ülkemize Has Riskler
Barış Pınarı Harekatı’nın ne kadar süreceği ve doğuracağı sonuçlar yabancı turist sayısını etkileyecektir. Harekatın uzaması, (Allah saklasın) terör olayları görülmesi insanları karamsarlığa iteceğinden zaten azalmış olan talebi daha da olumsuz etkiyebilir.
ABD’nin yaptırım uygulaması ekonomimizi etkileyebilir ve kurları yükseltebilir. Kurların yükselmesi içerde enflasyonu ve maliyetleri arttırır. Ayrıca enerji giderlerimizi de yükseltir. Yabancı para cinsinden borçlu olan şirketler işlerini sürdürmekte zorlanır.
Son haftalarda tekrar duyulmaya başlayan konkordato/iflas haberleri şirketlerin ödeme güçlüğünde olduğunu anlatıyor. Bazı analistler, konkordato dosyalarının yıl sonuna doğru sonuçlanacağını ve iflasların artacağını anlatıyor.
Atık kağıda vergi ve/ya kota gelmesi durumunda iç piyasadaki atık kağıt fiyatı artacaktır. Ayrıca ithalat da pahalılaşmış olacağından, üretilen kağıdın maliyeti artacaktır.

Toparlarsam
Dışarıda kağıt fiyatı (yabancı parayla) biraz düşecek veya stabil kalacaktır. İçerde ise kur, enflasyon, maliyet artışıyla artmak durumundadır.
Oluklu mukavva talebinde daralma devam ediyor. Büyük kağıtçılar, kendilerine gelmeyen talebin başkasına gittiğini (hatalı olarak) düşünmeye devam ederse; yıl başına kadar fiyatın bu seviyelerde kalması da mümkündür.