ihracat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihracat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2025 Pazar

Oluklu Mukavva Sektörüne İlişkin Bir Değerlendirme 28 Eylül 2025

Grup şirketlerinin satışı nedeniyle basın organlarından sektör değerlendirmemi isteyenler oldu. Sektöre ilişkin görüşlerimi buraya not ediyorum.

Kapasite konusu
Oluklu mukavva kağıdı sektöründe 22 şirketin 29 kağıt makinesinde 4,7 milyon ton kurulu kapasitesi var. Bunlardan 4-5 makine hali hazırda duruyor. 2025’in son çeyreğinde ikisi yeni oyunculara ait olmak üzere toplam kapasitesi 1,9 milyon ton olan 4 kağıt makinesi daha devreye girecek. Oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığı daha uzun yıllar devam edecek. Bu durum oluklu mukavva kutu fiyatlarını baskılayacak.
 
Oluklu mukavva ambalaj sektöründe ise 100 kadar şirketin 115 oluklu fabrikasında 120 oluklu hattı var. Fabrikalardan tahminen beş-altı tanesi çeşitli nedenlerle duruyor veya kapalıdır. Kurulu oluklu mukavva üretim kapasitesi 3,8 milyon tona yakındır.
 
Oluklu mukavva fabrikalarının kapasite kullanım oranı %65 gibi hesaplandığında, rakam küçük görünse de parti büyüklüklerinin azalması ve çeşitliliğin artması nedeniyle kapasite kullanım oranının artması beklenmez. Kağıt tarafında ise kapasite kullanımı %75’lerden daha azdır ve uzun yıllar batıda normal kabul edilen %85’leri aşmayacaktır. Türkiye’deki oluklu mukavva kağıdı kapasitesinin dengeye gelmesinin 2030’lara kadar uzayacağını hesaplayanlar bulunmaktadır.
 
Türkiye’de kurulu kağıt kapasitesi kutu üretimine yeterli gibi görünse de odun selülozundan üretilen NSSC, kraft liner ve beyaz kraft kağıtları ithal gelmeye devam edecektir.
 
Pandemi döneminde dünya genelinde çok fazla kağıt yatırımı yapıldığından, fazla kapasitenin dengeye gelmesi yani kullanılması veya kapatılması önemli bir sorundur. Batıda eski makineler kapatılırken, doğuda kapasite kesintisi tercih edilmektedir.


Dış ticaret çözüm mü?
Havaleli bir ürün olan oluklu mukavvanın uzun mesafe taşınması pahalı olduğundan Türkiye’nin yıllık oluklu mukavva ambalaj ihracatı ancak 200 bin ton kadardır. İhraç edilen ürünlerin çoğunluğu pizza ve hamburger kutularıdır. Bu ambalajlar üretildikten sonra ilave paketleme işleri gerektirdiğinden (yani biraz emek yoğun olduğundan veya mevcut kutu makinesine ilave otomasyon yatırım gerektirdiğinden) ülkemiz rekabet edebilmektedir. Tahminimce Türkiye ayda bin konteyner pizza kutusu ihraç etmektedir. Esas pazarımız Avrupa’dır, şimdilerde Hintli/Pakistanlı üreticiler de Avrupa pazarına girmektedir.
 
Oluklu mukavva kağıdında 400 bin ton kadar yıllık ithalata karşılık 280 bin ton kadar ihracat yapılmaktadır. Geçen yıl hurda esaslı oluklu mukavva kağıdına 80 USD/ton fon gelmeseydi, ithalat daha yüksek olabilirdi. İthalata ilave vergi konulması iyi olmuştur.
 
Jeo-politik gelişmelerin sektöre etkisi
Yakın zamanda Katar’dan gelen mallara gümrük muafiyeti verilmesi ise hatalı olmuştur. Katar vasıtasıyla ülkemize dampingli kağıt girişine yol açabilecektir.
 
ABD’ye uygulanan gümrük vergilerinin 22 Eylül 2025’te kaldırılması, kraft liner cinsi kağıtlar için doğru olmuştur. Avrupa’nın kraft liner üretimi kendine bile yetmediğinden, Türkiye Rusya’dan veya ABD’den kraft liner alabilmektedir. AB ve ABD yaptırımları nedeniyle veya FSC/EUDR gibi regülasyonlar Rus kağıtlarını engellediğinden ABD kraftındaki vergilerin sıfırlanması doğru olmuştur.
 
Yalnız ülkemizin başka ülkelere karşı koyduğu/koyacağı ilave gümrük vergiler değil, esas ticaret partnerlerimizin koyacağı tarifeler, enerji kaynaklarının değişmesi veya maliyetinin artması da hem kağıt hem de kutu sektörlerinde ilave maliyet veya sıkıntı yaratma potansiyeline haizdir.


Çevre ve sürdürebilirlik
Oluklu mukavva sektörünü çok etkileyecek olan çoğunlukla AB kaynaklı yeni çevre veya sürdürebilirlik düzenlemeleri geliyor. Türkiye, bunları tercüme edip-devreye almaya çalışıyor ama regülasyonların anlaşılması ve uygulanması zaman alacak.
 
PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını ve ambalajın tekrar kullanılmasını istiyor.  Tekrar kullanım hedefleri oluklu mukavva üretimini azaltıcı etki yapacaktır.
 
EUDR (Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) AB pazarına oluklu mukavva ambalajı sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; orman/selüloz/kağıt üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor. Avrupai kurallara uymayan Rusya gibi ülkelerden kağıt alımı ve kullanımı EUDR’ye göre uygun değildir ve maliyet artışına yol açacaktır. EUDR’nin hep ertelenmesi hem uygulamanın zorluğunu hem de getireceği bürokrasi ve maliyet artışını kimin ödeyeceğinin belli olmamasındandır.
 
Gıda temasına uygunlukla ilgili içerde ve dışarıda bazı çalışmalar var. Pizza kutusunda yalnızca pizzaya temas eden kağıdın selülozdan üretilmesi yeterliyken, diğer kağıtlarında Virjin olmasını talep eden ülkeler var. Avrupa kökenli regülasyonların esas amacı içerdeki kendi üreticisini korumaktır. Trumph’ın gümrük vergileriyle dengeler iyice bozuldu. Kağıttaki kapasite fazlasıyla yeni kurallar ve vergilerin gelmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki savaş ortamı sürdürebilirlik çalışmalarını, iklim değişikliğine karşı yapılacak işleri, çevre kirliliğine karşı alınacak önlemleri toptan olumsuz etkiyecektir.


Oluklu sektörü 2025
Oluklu mukavva sektörü 2024’de 2.470 bin ton satış gerçekleştirmiştir. 2023’e göre %2 gibi küçülme söz konusudur. 2025’te de küçülme devam etmektedir. İlk iki çeyrekte %5-8 gibi küçülme olduğunu tahmin ediyorum. Sektörün küçüldüğünü İstanbul Sanayi Odası (İSO) PMI raporundan izlemek mümkündür.
Grafikteki kırmızı çizgi İSO PMI ölçümlerini açıklarken, mavi çizgi TÜİK’in sanayi üretim artışını göstermektedir. Dikkat edilirse PMI 2023’te artış göstermiş ve bu sene düşme eğilimindedir. Raporda şu ifadeye yer verilmiştir:
Denmektedir. Kuşkusuz oluklu sektörünün siparişlerinde de azalma görülmektedir.


Döviz kurunun sektöre etkisi
Baskılanmış döviz kuru, ithalatı arttırırken, ihracatı azaltıcı etki yapıyor. Örneğin içerdeki beyaz eşya üretimi azalıyor ama beyaz eşya ithalatı yükseliyor.

Öte yandan ülkemizin pizza kutusu ihracatı her geçen gün zorlaşıyor. Rakip ülkelerde enflasyon bize göre çok düşük olduğundan oradaki maliyet artışı daha az oluyor ve rakip ülkelerin daha çok satma imkanları oluyor.

Döviz kurunun bir diğer etkisi ise tekstil sektörünün ülkemizden göçmesi. Buradaki tesislerini kapatan üreticiler artık gittikleri ülkeden oluklu mukavva ambalaj tedarik ediyor.

Yukarıdaki üç durum da oluklu mukavva satışlarının azalması anlamına geliyor.


Ekonomideki yavaşlamanın sektöre etkisi
Üstteki Verimetrik adlı kullanıcının 25 Ağustos 2025 tarihli X paylaşımına göre imalat sanayi kapasite kullanım oranının düşmesi, ekonominin yavaşlamasını göstermektedir. Bu düşüş kuşkusuz oluklu mukavva sektörünün daha az çalışması anlamındadır.
 
Yukarıda verilen %5-8’lik 2025 küçülme tahminim, yalnızca Türk ekonomisinin yavaşlamasından değil, kurların az artmasından ve enflasyonun bir türlü kalıcı olarak düşmemesinden de kaynaklanmaktadır.
 
Ambalaj esas olarak bir ara maldır. Bir başkası üretecek ki ambalaj satışı da artsın. Üretici, malını satabilmek için daha ucuza mal etmeye çalışıyor. Dolayısıyla daha ucuza almaya çalışıyor. Fiyat baskısı, oluklu sektörünün karlılığını düşürüyor. Fiyat rekabetine dayanamayan kısmi veya tümden kapatmaya başlıyor. Öte yandan enflasyon maliyeti arttırıyor, bu durum kayıt dışı çalışmayı, merdiven altı üretimi teşvik ediyor.


Fırsatlar
İki yıldır küçülme eğiliminde olan oluklu sektörüne ve bu kadar yeni kağıt makinesinin devreye girmeye çalıştığı oluklu mukavva kağıdı sektörüne mevcutta bu sektörlerde olmayan grupların ilgisi sürmektedir. Yeni yatırımcılar ya mevcutların görmediği bir parlak gelecek beklentisiyle veya üretecekleri ürünün kullanıcısı olduklarından/satış garantisi olduğundan ya da zaten içinde oldukları mevcut sektörlerinin kağıt/kutu sektöründen daha berbat olmasından kağıt/kutu işine girmektedir.
 
Yeni girenler muhtemelen işi baştan yeniden tanımlayıp-mevcutların yapmadığı otomasyon, dijitalleşme, yeşil dönüşüm konularında daha çok para harcamak durumunda kalacaktır. Ayrıca sektörün işletme sermayesi ihtiyacı enflasyon sıçramasıyla ciddi biçimde artmış, şimdi ekonominin yavaşlamasıyla ihtiyaç daha da artmaktadır.
 
Özetle otomasyon/dijital ve yeşil dönüşüm, müşteri/iş tanımını değiştirme ve güçlü sermaye yapısı oluşturabilen yeni oyuncular mevcutlardan daha başarılı olabilir. En önemli tehdit ise jeo-politik ve gümrük vergisi kaynaklı olacaktır.

22 Aralık 2024 Pazar

2025 Beklentileri

Bu yazıda içinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla yayınlanan yazılardan yola çıkarak sektörümüz için birkaç beklentimi yazdım.

Kanada (1)
Donald Trump’ın Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatlara %25 oranında genel bir tarife uygulama tehdidi, Kanada'daki özel orman arazisi ve kereste fabrikası sahipleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu durum, federal ve eyalet hükümetlerinden koruma talebinde bulunan Kanada Orman Sahipleri tarafından dile getirildi.

Önceki Trump Döneminde (2)
ABD ticaret ortamı, 2018'deki kapsamlı tarifeleri anımsatan bir şekilde yeniden bir sarsıntıya hazırlanıyor. O dönemde, Donald Trump yönetimi, ticaret açığını azaltmayı ve yerli sanayileri korumayı hedefleyen tarifeler uygulamıştı. Bu tarifeler arasında ithal çelikte %25, alüminyumda ise %10 oranında vergiler yer alıyordu.

Bu politikalar, büyük ölçüde Çin’i hedef alarak, zamanla 250 milyar dolardan fazla malı kapsayacak şekilde genişledi. Bu durum, tedarik zincirlerinde şok etkisi yaratarak yük taşımacılığı piyasalarını yeniden şekillendirdi. Şimdi, ufukta beliren yeni Trump tarifeleriyle birlikte sektör, daha da değişken bir küresel ortamda benzer zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

2018'deki tarifelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, işletmeler artan maliyetlerden önce ürünlerini ithal etmeye yöneldi ve benzeri görülmemiş ölçekte bir zamanından önce ithalat ve taşıma yaşandı. Taşımacılık ücretleri fırladı; yalnızca konteyner navlunu %70'ten fazla arttı. Bazı limanlar, sıkışıklık nedeniyle ciddi gecikmeler ve tıkanıklıklarla karşı karşıya kaldı.

Benzer bir senaryoyla karşı karşıya olabiliriz. Taşımacılık şirketleri, yeni tarifelerin şubat sonu veya mart başı gibi erken bir tarihte yürürlüğe girebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, şirketlerin daha yüksek maliyetlerden kaçınmak için tekrar hızlı ithalat ve nakliyeye yönelmesine neden olabilir. Güney Kaliforniya limanlarında halihazırda mevcut olan iş gücü belirsizliği endişesiyle, bu limanlar yeniden artan faaliyet ve gecikmelerle karşılaşabilir.

2018 tarifelerinin beklenmedik sonuçlarından biri, kısa vadede taşımacılık sektörüne sağladığı faydaydı. Tarifeler yürürlüğe girmeden önce malları taşımak için yaşanan yoğunluk, sıkışık kamyon taşımacılığı kapasitesi, artan ücretler ve güçlü hacimler yarattı; bu da birçok taşımacılık şirketi için olağanüstü bir yıl anlamına geldi. Ancak bu canlanma, bir bedeli oldu. 2019'a gelindiğinde, talebin zayıflaması ve navlunların düşmesiyle birlikte yük taşımacılığı piyasaları yavaşladı. Geçmiş, bir rehber niteliği taşıyorsa, benzer bir yükseliş ve düşüş döngüsü 2025’te tekrar yaşanabilir.

Amerikan palet üreticileri için tarifeler yalnızca makroekonomik bir endişe olmaktan ibaret değil; aynı zamanda maliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçoğu ithal edilen çiviler gibi bileşenler hâlihazırda yüksek tarifelere tabi. Bu tarifelerdeki olası artışlar, dar marjlarla çalışan bu sektörde maliyetleri daha da artırabilir. Eklenen her bir maliyet, muhtemelen tedarik zinciri boyunca üreticileri, perakendecileri ve nihai kullanıcıları etkileyerek aktarılacaktır.

Hurda Kağıt ve Oluklu Mukavva Kağıdına Etkisi (3)
Fastmarkets RISI "Tüketim malları üreticileri ve Çin'deki büyük ihracatçılar ve ithalatçılar, bu duruma seçimlerden önce bile hazırlıklıydı ve seçimlerden sonra hemen harekete geçtiler." Diyor.
Çin ve Güneydoğu Asya'daki büyük ihracatçılar, Trump'ın göreve başlamasından önce ürünlerini ABD'ye göndermek için üretim hızını artırdı. Geleneksel olarak yılın dördüncü çeyreği ambalaj sektöründe zayıf geçse de bu yıl kahverengi kâğıt ve karton gibi kâğıt esaslı ambalaj siparişleri Trump dönemine hazırlık yapmak amacıyla aniden arttı. Bu durum, hurda kâğıt talebini de artırdı.

Seçimden sonra ABD'ye mal ithalatında deniz nakliyat ücretleri hızla arttı. Çin'den ABD'ye yapılan sevkiyatlara %60'lık bir tarifenin uygulanma olasılığı belirsizliğini korusa da Çin'in kâğıt ambalaj talebinin Trump'ın göreve başlamasının ardından muhtemelen düşmesi bekleniyor.
Çin'in 2018'de hurda malzeme ithalatını yasaklayan politikası sonrası, Hindistan ve Güneydoğu Asya, ABD'den hurda kâğıt ihracatı için birincil destinasyonlar haline geldi. Bu ülkeler, geri kazanılmış kâğıdı işleyip Çin'e ambalaj üretimi için gönderiyor.

2024 yılının Ocak-Ekim döneminde, Hindistan, Malezya, Tayland ve Vietnam ABD'nin geri kazanılmış fiber ihracatının yaklaşık %40'ını aldı. Meksika ise %15 ile ikinci sırada yer alırken, Çin %10 ve Kanada yalnızca %5 oranında pay aldı.

Çin'in geri dönüştürülmüş fiber talebinin düşmesi durumunda Asya'nın ABD ihracatına olan talebinin de düşeceğini ve bunun kesinlikle ABD'nin hurda kâğıt pazarını etkilemesi beklenir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerden (örneğin BRICS ülkeleri) ithal mallara uygulanacak tarifeler, ABD'ye ithal edilen malların yavaşlamasına ve kâğıt ambalaj talebinin zayıflamasına neden olabilir.

Meksika'nın tüketim malları üretiminin ABD talebine bağlı olduğundan, ABD'den kahverengi kâğıt ithalatını azaltacaktır. Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatın ABD pazarında kritik bir rol oynamadığı için tarifelerin fiyat artışları üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Tarifelerin geri dönüşüm sektörünü büyük ölçüde etkilemeyeceğini umuluyor. Ancak tarifelerin belirsizliği, planlama zorluklarına neden oluyor.

Kahverengi Kâğıt Fiyatları (4)
Oluklu mukavva kâğıdı sektöründeki fiyat artışlarının 2025 sonuna kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Ancak analistlere göre, yeni tarife tehditleri gibi başka konular da önümüzdeki yıl için dikkati çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

RaboResearch, 2024'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Kuzey Amerika kahverengi kâğıt raporunu yayımladı ve bu rapor, Eylül 2026'ya kadar yıllık %11,4'lük bir fiyat artışı öngörüyor. Bu ise 2025 yılında farklı kahverengi kağıt türleri için metrik ton başına ortalama 60-80 dolarlık fiyat artışı duyurularıyla "yakından uyumlu." (Rapor alıp-alabileceğiniz toplam zam 80 dolar demiş oluyor.)

RaboResearch'e göre "70 dolarlık fiyat artışı oldukça yüksek ve kısmen önceki artışların tam olarak yansıtılmamış olmasından kaynaklanıyor” muş. Raporu hazırlayan analist "fiyat artışının kabul edilmesi oldukça olası. Ancak tam 70 dolar olarak mı kabul edileceği şüpheli, çünkü bu oldukça büyük bir artış. 45 veya 50 dolar olması mümkün” diyerek sınırı çizmiş.

Genel olarak, ABD’de kahverengi kâğıt üretiminin durağan veya hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Rapor üretimde iki yıl boyunca sabit bir büyüme bekliyor. Ancak rapor, büyük birleşmelerin sektörde etkili olduğunu ve kahverengi kağıt üreticilerinin operasyonel varlıklarını dikkatlice incelediklerini belirtiyor. Bazı tesislerin kapatılması veya durdurulmasının gündemde olduğunu da belirtmiş.

Yorum
Yeni gümrük vergileri Kanada, Meksika ve Çin ile Asya ülkelerini olumsuz etkileyecek. Çin ve Asya’da kağıt talebi 2024 son çeyreğinde biraz artmış ama artık artması pek beklenmiyor.

Tarifelerin yılın ilk aylarında gemi trafiğini arttırması mümkündür.
ABD’de açıklanan kâğıt zammının ancak 40-50 doları tutar, kalan 20-30 dolarlık kısmı için üreticiler tekrar zam isteyeceklerdir.

Asya’ya ABD’den hurda ihracatı azalacağı için hurda fiyatının üzerinde baskı olur ve belki de 2019’da ABD’de görüldüğü gibi ambalaj atıkları toplanmamaya başlanır.

Ülkemizde Ne Olur?
Özetle oradakilerin benzeri olur. Maliyet artışları nedeniyle açıklanacak zammın bir kısmı tutabilir. Muhtemelen nakit akışı en sıkıntılı üretici kendi açıklayacağı zamdan en önce vaz geçer.

Dünyanın en büyük ekonomisinde iki yıl boyunca kâğıt üretiminin artması beklenmezken, ülkemizde kâğıt üretiminin artmasını beklemek hayaldir.

Kurlar kontrol altında ve Euro’nun zayıflaması varken içerde hurda kâğıdın toplanma motivasyonu düşer. Parası olan kâğıt üreticisi için hurda ithalatı şimdilik (en azından 2025’te) daha caziptir.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Hurda, Kahverengi Kağıt ve Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörlerinin Geleceğine İlişkin Güncel Görüşler

Bu yazıda son dönemde okuyup, bir kısmını ilgilenenlerle paylaştığım en altta kaynakları verilmiş yazıların geniş bir özetini yaparak; üçlü sektörü yabancıların nasıl gördüğünü yorumlayacağım. İtalik yazılmış ifadeler benim yorumlarımdır.


Global kâğıt esaslı ambalaj sektörüne şekil verecek beş faktör (1)
1. Talep Yavaşlaması ve Aşırı Kapasite Yatırımı: Son yıllarda, özellikle 2020'den itibaren, sektörde 40 milyon tonluk bir kapasite fazlası oluşmuştur. Bu, tarihsel işletme oranlarının %11 üzerinde bir artışı temsil etmektedir. 2023 yılında küresel kâğıt ve karton üretimi 409,7 milyon ton olarak gerçekleşmiş ve 2022'ye göre %3,1'lik bir düşüş göstermiştir.
Pandemi döneminde artan talep, aşırı üretime ve stok fazlasına yol açmış, bu da 2023 boyunca yaygın bir stok azaltma sürecini tetiklemiştir.
 
2. Üretim Azalmasının Pazar Segmentlerine Etkisi: Karton ambalaj segmenti, özellikle tüketici elektroniği, kozmetik ve mücevherat gibi premium ürünlerin ambalajında kullanılan kartonların talep düşüşünden en çok etkilenen alan olmuştur.
Pandemi döneminde oluklu mukavva kâğıdı talebindeki artış, 2023'te geniş çaplı stok azaltma süreçlerine neden olmuştur. Buna karşılık, inşaat sektörüne yönelik dayanıklı kraft kâğıtları daha iyi performans göstermiştir. (Bu cümleden yalnızca çimento torbası anlaşılmasın, grafikteki kraft torba, sargılık, gıda temasına uygun kağıtlar anlamındadır.)
 
Sürdürülebilir Ambalajlama ve Plastik İkamesi: Plastik ambalajların fiber bazlı çözümlerle değiştirilmesi yönündeki eğilim, karton ve kraft kâğıt talebini artırmaktadır.  Ancak, bu talep artışı beklenen seviyelere ulaşmamış ve birçok şirket, plastik ikamesi çözümleri için kapasite yatırımlarını aşırı yapmıştır. Sürdürülebilir ambalajlama konusundaki farkındalığın artması ve yeni pazarların gelişmesi, gelecekteki büyüme fırsatları sunmaktadır.
 
3. Bölgesel Farklılıklar: Aşırı kapasite sorunu özellikle Asya ve Avrupa'da daha belirgindir. Küresel kapasite fazlasının yaklaşık %70'i Asya'da bulunmaktadır. (Aşağıdaki grafik tüm ambalaj kağıtlarındaki kapasite fazlasını göstermektedir.)
Asya, küresel pazarın yaklaşık yarısını oluştururken, Avrupa ve Kuzey Amerika'da daha temkinli kapasite genişlemeleri gözlemlenmiştir. (Asya’daki 27 milyon tonun 16 milyon tonu oluklu mukavva kağıdıdır.) Avrupa'da yaklaşan ormansızlaşma düzenlemeleri, sürdürülebilir ambalaj maliyetlerini artırabilir. (Yeni regülasyonlar, bir nevi gümrük duvarı inşası amacını taşımakta ve genel olarak maliyet artışına neden olacaktır.)
 
4. Makine Öğrenimi ve Otomasyonun Rolü: Makine öğrenimi ve algoritmalar, e-ticarette ambalaj boyutlarının optimize edilmesine yardımcı olarak oluklu mukavva ve karton tüketimini azaltmaktadır. Son beş yılda, bu algoritmalar oluklu kutu kullanımını %35'ten fazla azaltmıştır. Ayrıca, grafik kâğıt üreticileri, makinelerini ambalaj kâğıdı üretimine dönüştürerek sermaye yatırımlarını optimize etmektedir. (Grafik kağıdı üretiminden çıkmakla iyi bir şey yaparken oluklu mukavva kağıdı kapasitesini arttırmaktadırlar.)

Kâğıt sanayi otomasyonu yeterince yapmış gibi görünse de önümüzdeki beş-on yıllık dönemde, sekiz metrelik kağıt makinelerinde daha da otomasyon, robotlar ve yapay zeka uygulamaları görülecektir. Bu şekilde ambalaj kağıtları sektörü spesiyal kağıtlar ve endüstriyel ambalajlar gibi nispeten niş ürünler üretebilecektir.
 
5. Yeni Pazar Fırsatları: Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen iki büyük birleşmeyi (veya satın alma, Smurfit Kappa ve WestRock ile International Paper ve DS Smith) oligopol olduğu düşünülemez, zira dünya pazarının %10’na tekabül eden şirketlerdir.
 
Ambalaj kağıtları demografiyle ilgilidir. Avrupa nüfusu en üst seviyesine ulaşmıştır ve bundan sonra nüfus artış hızı giderek azalacaktır. Çin’de de benzeri bir durum olduğundan, Avrupa’nın orta doğuya ve Asya’ya ihracatını arttırma şansı olabilir. (Orijinal yazı, burada kendisiyle çelişmektedir. 27 milyon ton kapasite fazlası olan Asya’ya Avrupa nasıl ihracat yapabilir?)


ABD’de Oluklu Mukavva Kutu Kullanımı Düşüyor (2)
18 Eylül’de yapılan bir webinarda Fastmarkets RISI'nin Kuzey Amerika Grafik Kağıtlar ve Ambalaj Direktörü şöyle demiş: "Şu anda yaklaşık bir buçuk iki yıldır çok durgun bir seviyedeyiz. Aslında gördüğümüz şey, kutu sevkiyatlarının 2016 veya 2017 seviyelerine düşmesi ve orada sıkışıp kalması, bu da tipik trendden oldukça dramatik bir kopuş." (ABD’de kutu satışları pandemiden çok önceye dönmüş.)

Konuşmacıya göre, “perakende ve dayanıklı tüketim sektörlerindeki kutu kullanımları geleneksel olarak genel ekonomik faaliyetle ilişkilendirilir, ancak bu faktörler pandemi sırasında ayrıştı”. Bu durum, pandeminin başlangıcında karmaşık tedarik zincirlerinden kaynaklanıyordu; pandemi yüksek sipariş hacimlerine yol açtı ve ardından uzun süren bir stok azaltma dönemine dönüştü. Ambalaj şirketleri, stok azaltmanın büyük ölçüde tamamlandığını, ancak enflasyonun hala tüketici harcamalarını olumsuz etkilediğini söylüyor.
Yazı ileriye dönük olarak ambalaj talebini, yurt içi üretim, gıda sektörü ve e-ticaret kutusunun doğru ebatta üretilmesi (right sizing, içinde boşluk kalmaması) gibi konuların; tüketici harcamalarından daha fazla etkileyeceğini söylüyor. (Yani enflasyon tüketicinin harcanabilir gelirini azaltsa da kutu talebini esas belirleyici olan yurt içindeki gıda dahil üretimin artması ve e-ticaret şirketlerinin tercihleri olacaktır.)

Konuşmacı, e-ticaretten alınan şeylerin, oluklu mukavva kutudan daha çok plastik poşetler ve kâğıt zarflarla geldiğini söyleyerek yukarıdaki grafiği doğruluyor. (Ben ülkemizde de benzer bir trendin olduğunu, ambalaj maliyetini ve kargo ücretini azaltmak için eskiden oluklu mukavva kutu kullananların dahi kâğıt veya plastik poşetlere/zarflara döndüğünü düşünüyorum.)


Atık Kâğıt Fiyatları Üçüncü Çeyrekte Düşmeye Devam Etti (3)
2024'ün üçüncü çeyreği, yüksek enerji maliyetleri, yurtiçi fabrikalardan gelen zayıf talep ve kısıtlı ihracat pazarlarının bir araya gelmesiyle şekillenen önemli bir türbülansla karakterize edildi. Bu baskılar sektör için tamamen yeni olmasa da baskıların yarattığı stres sektördeki pek çok kişinin beklemediği seviyelere ulaştı.

Çeyrek boyunca, Avrupa'daki geri kazanılmış kâğıt fiyatları aşağı yönlü seyrini sürdürdü. Özellikle OCC ve karışık kâğıtta bazı durumlarda neredeyse %25'e varan keskin düşüşler görüldü. Tarihsel olarak üçüncü çeyrek, fabrikaların yaz tatili kapanışlarını takiben üretimi artırdığı göreceli bir istikrar dönemini temsil ederdi. Ancak 2024 yılında tam tersi bir durum yaşandı ve özellikle Almanya'daki bazı fabrikalar duruşlarını (yeterli işleri olmadığından) üçüncü çeyrek sonuna kadar uzatmayı tercih etti.

Bu fiyat daralmasının başlıca nedeni ambalaj sektöründen gelen talepteki belirgin azalma oldu. Avrupa'da geri kazanılmış kâğıdın büyük bir kısmını tüketen ambalaj sektörü, desteklediği alt sektörlerdeki düşük tüketim nedeniyle üretimde önemli bir düşüş yaşadı. Özellikle otomotiv ve havacılık sektörleri yavaşlaması, bazı bölgelerde ambalaj üretimini %17'ye varan oranlarda azalmasına yol açtı.

Geçtiğimiz çeyrekte de enerji fiyatları sektör üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam etti. Özellikle Almanya'da olduğu gibi, gaz fiyatlarının 2024 yılı boyunca yüksek kalmaya devam etmesiyle birlikte, birçok fabrika üretim maliyetinin potansiyel kârdan fazla olması nedeniyle üretimi kısmak veya planlı duruşları uzatmak zorunda kalıyor.

Tarihsel olarak Avrupa'nın geri kazanılmış kâğıt arzı için bir tahliye vanası görevi gören ihracat pazarı da üçüncü çeyrekte önemli zorluklarla karşılaştı. Hindistan, Endonezya ve Vietnam gibi Avrupa'nın geri kazanılmış kağıtları için geleneksel varış noktaları olan önemli Asya pazarları, süregelen lojistik aksaklıklar ve zayıf talep nedeniyle durgun kaldı. Kızıldeniz'deki nakliye krizi, transit maliyetlerinin artmasına ve teslim sürelerinin uzamasına katkıda bulunarak Avrupalı ihracatçıların etkin bir şekilde rekabet etmesini zorlaştırdı.

Artık doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithal etmese de Çin, komşu ülkelerden tedarik ettiği geri dönüştürülmüş kağıt hamuru (recycled pulp) ve nihai ürünlere olan talebiyle küresel geri kazanılmış elyaf piyasasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Ancak burada bile, Çinli fabrikaların enerji maliyetleri ve düzenleyici baskılar (yani regülasyon) gibi kendi iç sorunlarıyla boğuşması nedeniyle talep üçüncü çeyrekte zayıf kaldı.

Asya'ya yapılan ihracat hacimleri keskin bir şekilde düştü ve çeyrek ortasında Avrupa'dan OCC ve diğer dökme kalitelerin akışı bir miktar durdu. Bazı ihracatçılar odaklarını Türkiye ve Orta Doğu gibi alternatif pazarlara kaydırmaya çalıştı, ancak bunlar da yüksek enflasyon ve kur dalgalanması gibi ekonomik zorluklarla karşılaştı ve bu da Avrupa'nın hurda kağıtlarını rekabetçi fiyatlarla alma kabiliyetlerini sınırladı.

Geri kazanılmış kâğıt piyasasındaki dalgalanma, şirketlerin azalan marjlar karşısında pozisyonlarını sağlamlaştırmaya çalışmaları; sektörde bir dizi stratejik değişime de yol açtı. Bazı orta ölçekli şirketler, potansiyel satın almaları veya daha büyük, mali açıdan daha istikrarlı oyuncularla ortaklıkları araştırıyor. Düşük fiyatlar, yüksek enerji maliyetleri ve zayıf talebin birleşimi nedeniyle iflas riski altında olan bazı küçük şirketlerin mali sağlığı önemli bir endişe kaynağı olmaya devam etti.

Aynı zamanda, daha büyük oyuncular verimliliği artırmak ve enerji yoğun süreçlere bağımlılıklarını azaltmak amacıyla gelişmiş geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmaya devam etti.

Aralarında Stora Enso ve Smurfit Kappa'nın da bulunduğu birkaç büyük oyuncu, atık toplama ve ayırma tesislerine yeni yatırımlar yapacaklarını duyurdu, ancak bu projelerin 2025 yılına kadar pazar üzerinde anlamlı bir etki yaratması beklenmiyor.

Dördüncü çeyrek ve sonrasına bakıldığında, kâğıt sektörünün yakın geleceği belirsiz görünüyor. Bir yandan, özellikle enerji maliyetlerinin düşmesi ve kilit sektörlerde talebin toparlanması halinde fiyatların istikrara kavuşmaya başlayabileceğine dair bir umut var. Ancak, yüksek enerji maliyetleri, arz fazlası ve önemli ihracat pazarlarındaki zayıf talep de dahil olmak üzere sektörün karşı karşıya kaldığı yapısal zorlukların yakın vadede ortadan kalkmasının pek mümkün olmadığı da giderek daha fazla kabul görüyor.

Sektör şu anda yakın gelecek için huzursuzluk ve endişe yaratan çalkantılı sularda seyrediyor. Kuşkusuz, hurda esaslı kâğıt sektörü zirveye çıkma direncine sahip olduğunu defalarca göstermiştir ve birleşmeler, satın almalar ve konsolidasyon bir bedeli olacaktır. (Çıkmadık candan umut kesilmez demeye çalışıyor.)


Böyle Zamanlarda Değer Yaratmak İçin Sürdürebilirlik ve Esneklik (4)
29 Ekim 2024'te Chicago'da yapılan Fastmarkets Orman Ürünleri Konferansı'nda katılan üst düzey yöneticiler, belirsiz piyasa koşullarında şirketlerin değer yaratması için sürdürülebilirlik ve esnekliğin önemine vurgu yaptı. COVID-19 ve diğer piyasa krizlerinden alınan dersler ışığında, liderler tedarik zinciri dayanıklılığı ve yerelleşmenin önemini belirttiler.

Ceo panelde konuşmacılar (EUDR’den bahisle) “ormasızlaşmayı azaltma amacı çok güzel ama Avrupa Birliği orman ürünleri ithalatını kontrol etmek istiyor” şeklinde yakındı.

Yapay zekanın dönüşüm değil, evrim olarak görüldüğü belirtilirken, kâğıt esaslı ambalaj sektörünün karbon piyasaları ve plastik ikamesi gibi alanlarda büyüme fırsatları olduğuna dikkat çekildi.

Ayrıca, genç neslin sektöre ilgisinin artması beklenirken, bu yıl ABD’de 65 yaşını doldurduğu içim 3,5 milyon kişinin emekli olacağı açıklandı. (Ceo panele katılanlar, sürdürebilirlik gibi genel konuları konuşmayı tercih etmiş. Kapasite fazlası nasıl giderilecek, yeni regülasyonlara nasıl önlem alınacak konuşmamışlar. “Kelin ilacı olsa” durumu.)


Asya Atık Kâğıt Sıkıntısı Yaşayacak (5)
1 Kasım 2024’de yapılan konferansta Asya'daki geri kazanılmış kağıt (RCP, recovered paper, hurda/atık kağıt) talebinin hızla artması, bu alanda büyük zorlukları beraberinde getiriyor denmiş. Fastmarkets RISI'ye göre, bu talep artışı, “özellikle Asya'daki fabrikaların ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli miktarda eski oluklu mukavva (OCC, old corrugated container, kullanılmış kutu) bulma konusunda sıkıntı yaşanmasına neden olacak. ABD, Avrupa ve Japonya gibi büyük ihracatçı ülkelerdeki azalan tedarik, küresel geri kazanılmış kâğıt piyasasında dalgalanmaları artıracak. Özellikle ABD'nin OCC ihracatındaki düşüş ve Batı Avrupa'daki sıkılaşan piyasalar bu durumu daha da kötüleştirecek.”

Çin, 2021'de doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithalatını yasaklamasına rağmen, Asya'daki fabrikaları aracılığıyla büyük miktarda geri kazanılmış kâğıt satın alarak küresel pazarda kilit bir oyuncu olmaya devam ediyor. Öte yandan Çin, geri dönüştürülmüş hamur (recycled pulp) gibi alternatif elyaf türlerine yönelse de OCC ihtiyacı yüksek kalıyor. Buna karşılık Çin, Endonezya, Malezya ve Vietnam gibi ülkelerde uygulanan ithalat kısıtlamaları OCC talebini baskılayan unsurlar arasındadır.


Sonuç
  • Atık kâğıt şu an sıkıntılı gibi olsa da piyasa biraz hareketlenirse değeri çok artacak. Alıntılanan yazılarda bahsedilmiyor ama atık kağıdın evlerde ayrıştırılması ve toplama miktarının arttırılması sorunları ortaya çıkacak.
  • Kâğıt kapasite fazlalığı her yerde var. Yakındaki pazarlar hariç, şuraya-buraya ihracat şansı pek görünmüyor. Özellikle Asya'daki fazla kapasitenin nasıl dengeleneceği henüz belli değil. Mevcut oluklu mukavva kutu kullanım alışkanlıklarına göre Avrupa'daki fazla kapasitenin 2026'da dengeye ulaşması tahmin ediliyor.
  • Ambalaj seçiminde müşteri tercihleri değişiyor. Oluklu mukavvadan-zarfa, plastikten kâğıda gibi geçişler var. Pandemi öncesindeki dengeler komple bozuldu. Bir nevi pandemiden önce-pandemiden sonra durumu oluştu. Pandemiden önceki kabuller (yılda şu kadar büyürse X yılında şöyle olur) artık geçersiz.
  • Nüfus meselesi, yaşlı sayısının artması hem olumlu (gençlere iş şansı) hem de olumsuz (tüketim tercihlerinin değişmesi) sonuçlar getirecek. 
  • Özetlenen yazılara göre yabancılar da sonucun (kapasite fazlası, yeni kurallar/gümrük duvarları, yaşlanma, e-ticaret, sürdürülebilirlik, hurda nereden bulunacak,…vb) ne olacağını henüz kestiremiyor.


Alıntı yapılan yazılar:
1-https://www.fastmarkets.com/insights/key-factors-in-global-outlook-paper-packaging/
2-https://www.packagingdive.com/news/box-containerboard-pricing-fastmarkets-risi-cascades-eudr/727578/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-09-23%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:66120%5D&utm_term=Packaging%20Dive
3-https://thepulpandpapertimes.com/news/industry-news/recovered-paper-2134
4-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Forest products leaders cite sustainability, flexibility as main
factors to create value to companies in uncertain times” başlığıyla yayınlanan yazı
5-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Challenges ahead for Asia to find enough RCP to support fast growing demand for OCC” başlığıyla yayınlanan yazı 

6 Ekim 2024 Pazar

EUDR

    27 Eylül 2024 günü Omüd’ün düzenlediği EUDR (European Union Deforestation Regulating – Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) bilgilendirme eğitimine katıldım. EUDR’yle ilgili web sayfası (1)’dedir. Eğitimin kaydı ise (2)’dedir.
EUDR konusu özellikle Amerikan kaynaklarında sorun olarak belirtildiğinden, üzerinde çalışarak konuyu yazmaya karar verdim.


Kısaca EUDR
·        30 Aralık 2025’te devreye girmesi bir yıl ertelenen EUDR (5), soya, palmiye yağı, kauçuk, kahve, sığır eti/derisi, orman ürünleri sektörlerini ilgilendiriyor.
·        Bu sektörlerde üretilen ürünlerin, üretildikleri sırada ormansızlaşmaya (ormanların azalmasına) neden olmadığının belgelenmesi gerektiriyor.
·        AB pazarına ilgili ürünleri (pizza kutusu gibi boş koli, A4’ten-flutinge her türlü kâğıt) ilk kez sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, İSG (işçi sağlığı ve iş güvenliği) kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor.
·        Regülasyon pazara sunan kişiyi operatör, alt operatör veya tüccar olarak tasnif ederken; tedarik zinciri boyunca toplanan bilgilere risk değerlendirme yapılmasını istiyor. Kaynakların üçüncü maddesinde, FSC’ye ilişkin ülke bazlı riskler tasnif edilmiştir. Operatör (yani malı AB’ye sunan, alt operatör veya tüccar da olabilir) tabloya (3 nolu kaynaktaki tablo) göre riskli olan maddeleri nasıl değerlendirdiğini, riski nasıl bertaraf ettiğini (mesela ülkenin İSG riski varsa malda bu riskin nasıl garantiye alındığını belgelemek) durumundadır.
·        Özetle EUDR, AB dışında üretilen hammaddelere şüpheyle bakıyor ve ambalaj üreticilerini tercihen AB içinden ve hep aynı kaynaktan hammadde almaya zorluyor. Türkiye gibi spot kâğıt pazarlarında, ucuz bulunup-alınan bobin yerine belli kaynaktan ve acayip evrak yüküyle takip edilen spota göre daha pahalı olan hammaddeye yönlendiriyor.


Eleştiriler
Çok fazla belgelendirme gerektirmesi, EUDR bilgi sisteminin geç açıklanmış olması ve yeterli olup-olmadığının henüz bilinmemesi gibi sorunlar vardır.
En önemli eleştiri, EUDR’nin AB büyümesini negatif etkileyeceğidir. (4) Sayılan altı sektörün ağırlığı AB GSYH (gayri safi yurt içi hasıla, GDP-Gross domestic products)’nın ancak %6’sı imiş. Eleştirenler “bu sektörler küçük ama nakliye, depolama, toptan ve perakende ticaret aracılığıyla büyüme düşecek” diyor.

İkinci eleştiri ise çok sıkı izlenebilirlik sistemi gerektirdiğinden EUDR’nin fiyatları arttıracağının beklenmesidir.

Diğer iki eleştiri ise
·        Zirai ürünler ve işlenmiş gıdalar gibi bir yerinden ormanla ilintili sektörlerde bozulma daha fazla olacak.
·        Malezya, Endonezya ve Brezilya gibi ülkelerden ithalat zorlaşacak, oradan alınan ürünler pazarda azalacak ve fiyatları artacak şeklindedir.
Ayrıca aşağıdaki görselin alındığı Bloomberg’in analizine göre (6)
Yukarıda sayılanlara ilaveten ekonomik olarak daha küçük çok sayıda ülkenin milli gelirinde AB’ye ihracatları çok önemlidir ve bu ülkeler zarar görecektir.


Yorumum
AB genel olarak gümrük duvarlarını yükseltiyor: Sınırda karbon vergisi, hurda ihracatına vergi, ormansızlaşma gibi yeni kurallarla; iklim/çevre uygulamalarını fazla dikkate almayan ülkelerden gelen karbon yoğun ürünlerle (çimento, çelik), kendi çıkardığı atıklardan üretilen ambalajlara bariyer koymak istiyor.

Bu şekilde ikincil amaç olarak kendi sanayisini korumaya çalışıyor ve Rusya gibi tehlike gördüğü yerlerden mal (kâğıt, selüloz) akışına engel olmak istiyor.

Çevre/iklim hassasiyetiyle başlasa da bu uygulamaların Avrupa’da daha sağ görüşlü partilerin iktidara gelmesiyle çevre/iklim/ormansızlaşmadan ziyade kendi çiftçisini/işçisini korumaya yönelmesi daha mümkündür. Çin’in elektrikli araçlarda Avrupa’yı perişan etmesiyle korumacılık tavrının giderek artacağına inanıyorum.

EUDR devreye girdiğinde, AB'ye pizza kutusu, kağıt çanta, hamburger kutusu, gibi boş ambalaj ihracatı yapmak pek mümkün değil. Türkiye olarak kapsamlı bir planlamaya ihtiyacımız var. Bazı sektörlerden çıkmaya ve yatırımları istikbali daha açık olan sektörler yönlendirmeye ihtiyacımız var.


Kaynaklar:
1-    https://green-business.ec.europa.eu/deforestation-regulation-implementation_en
2-    https://www.youtube.com/watch?v=VfTEZwjZgbk
3-    https://connect.fsc.org/fsc-risk-assessments
4-    www.risiinfo.com ‘da 1 Ekim 2024’de yayınlanan “Fastmarkets RISI Viewpoint: Despite the European economy's already bleak growth prospects, EUDR is threatening to further reduce growth for at least the next three years” başlıklı yazı
5-    www.risiinfo.com’da 2 Ekim 2024’de yayınlanan “European Commission proposes to postpone EUDR implementation to December 2025” başlıklı yazı
6-    https://www.bloomberg.com/news/articles/2024-10-03/europe-s-global-green-ambitions-push-too-hard-once-again?embedded-checkout=true&leadSource=uverify%20wall

18 Kasım 2023 Cumartesi

Kim, Ne Yapmalı?

Kahverengi kâğıt yatırımları sürüyor, yılbaşında, ilk çeyrekte, ikinci çeyrekte devreye girecek yeni tesisler var. Çeşitli sektör toplantılarında, doğal olarak bu konu konuşulmakla beraber net bir fazla kapasiteden çıkış planı yok. Görebildiğim kadarıyla; gerektiği kadar üretim kesintisi yaparız diyebilen patronlar/yöneticiler var, eski teknolojili olanlar dursun diyen hesap-kitap bilmeyen yöneticiler var ve iki seneye işler düzelir diyen iyimserler var. Bu yazıda aklım erdiğince konuları tüm yönleriyle ele almaya çalışacağım.

İlk 9 ay
Açıklanan SKSV verilerine göre ilk 9 aydaki oluklu mukavva kağıtları üretim, ithalat ve ihracat rakamları şöyle gerçekleşmiş:

2023 tam yıl nasıl biter?
Tahminlerimle birlikte rakamları yıllığa taşıdığımda;
Oluklu mukavva kağıdı üretiminin geçen yılın 370 bin ton kadar altında kalacağını, ithalatın yıllık 85 bin ton kadar artacağını, buna karşılık bobin ihracatının %50 azalacağını ön görüyorum. Depremin de etkisiyle kapasite kısıldığından, esasen bu sene oluklu mukavva kağıdının fazla kapasitesini görmemişiz. Bir başka deyişle henüz fragmanı seyrediyoruz.

Eski teknolojili olanlar kapatsın
2023 yıl ortası itibarıyla, kurulmuş ve çalışır durumda olan (depremden etkilenen makineler çalışıyor kabul edilmiştir) oluklu mukavva sektörüne hurda esaslı kağıt üretmek amacıyla 26 kağıt makinesi bulunmaktadır. Bunlardan kapasitesi 100 bin tonun üzerindeki 10 makinenin toplam kapasitesi 3,1 milyon tonu aşmaktadır ve ülkemizin ihtiyacına fazlasıyla yetmektedir. (Esasen 10 makine bütün ülkeye yetip-artıyor ama 26 makine var ve 5-6 makine ise kuruluş aşamasında.) 2023 yıl ortasında montajı süren beş makinenin toplam kapasitesi ise 2 milyon tonu aşmaktadır.
Kapasitesi 100 bin tonun altında olan makine sayısı 16’dır ve kapasitelerinin toplamı bir milyon ton civarındadır. Yani 16 makinenin hepsi kapatılsa dahi oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığına çare olmayacağı açıktır.

Kapasite kesintisi
Peki çare ne? Çare kapasite kesintisidir. 2023’de deprem nedeniyle zorunlu veya planlı yapılmış (yıl bitmediğine göre daha da yapılacak) duruşlarla kabaca 350-400 bin tonluk kesintinin gelecek yıl (2 milyon tonluk kapasitenin ancak yarısının devreye gireceği varsayımıyla) bir milyon tona kadar çıkması mümkündür.

Esas sorun finansman
Kapasite kesintisi şirketlere büyük bir finansal yük getirecektir. Finansal yük dolayısıyla bazı eski teknolojili makinelerin kapatmayı düşünülmesi mümkün olsa da esasen bu makinelerin ürettiği malı kime satacağı düğümü çözecektir. Entegre olanların işi nispeten daha kolaydır. Ürettiği kağıdı tamamen açık pazarda satmaya çalışacak şirketlerin durumu daha zor olacaktır.
Öte yandan kağıttaki arz/talep dengesi varken, kağıt üreticileri vadeli satış yapmamayı tercih eder ve müşterinin kendi evrakını kabul etmezlerdi. Halbuki kapasite dengesi bozulunca mecburen prensiplerinden esnemek zorunda kalacaklardır. Zaten Avrupalı rakipleri ülkemizdeki alıcılara çoktan açık hesap kağıt vermeye başladılar. İçerdeki üreticiler da yurt dışına uyacak ve finansman giderleri daha da artacaktır.

Fiyat düşmek satışları arttırır mı?
Talep düşük olduğu (ve olacağı) için fiyatın düşmesi kağıt satışını arttırmaz. Nitekim Avrupalılar kağıt fiyatının pratikte önümüzdeki üç yıl boyunca değişmeyeceğini öngörüyor. (1) 2023 son çeyreğinde 475 € kabul edilen TL2 fiyatı 2024, 2025 ve 2026’da sırasıyla 490, 493 ve 491 € olacağı tahmin edilmiş. Fiyatın büyük değişiklik göstermeyecek olması talep düşüklüğü ve kapasite ilavelerine bağlanıyor.
Yurt dışında kağıt fiyatı böyle tahmin edildiğine göre bizde de € bazında büyük değişiklik beklememek gerekir. Ülkemizdeki fiyat € bazında artarsa, ithal kağıt cenneti oluruz. Aynı yazıda oluklu fiyatlarında da benzeri bir hareket beklenmektedir.

İhracat yapalım
İlk 9 ayda kağıt ihracatı yarı yarıya azalmış. Para otoritesi şu veya bu nedenle TL’nin değer kaybına izin vermiyor, yani kur nedeniyle ihracat şansı sıfır. Yurt dışı pazarlarda da bizdeki kadar olmasa da kağıt kapasitesi ilaveleri ihracat yapmamızı engellediği gibi ithalatı arttırıyor. Ayrıca yine bizdeki kadar çok yüksek olmasa da oralarda da enflasyon var ve tüketicilerin reel harcanabilir gelirleri düşmüş durumda. Tüketici reelde geliri azaldığı için daha az para harcayabiliyor dolayısıyla ambalaj tüketimi de kağıt talebi de azalıyor. Özetle yeni bir pandemi veya benzeri önemli bir durum ortaya çıkmadıkça kağıt ihracatı hayal.

Bu zor durumdan çıkmak için
  • Önce bizi bu duruma getiren Ankara’nın her önüne gelene kağıt ve/ya ambalaj teşviki vermekten hemen vaz geçmesi gerekiyor. Yalnız fazla kapasite değil, nihai tüketicilerin değişen beklentileri, sürdürebilirlik kaygıları, iklim değişikliği ve çevre konuları da kişi başına ambalaj dolayısıyla kağıt tüketimini azaltacak. Sektörün içinde bulunduğu bu durumdan kaç yılda çıkabileceği hesaplanmalıdır. Sektör mensupları ile ilgili devlet daireleri ortak bir plan üzerinde mutabık kalmalıdır. Bu plana göre, süren yatırımların ötelenmesi, teşvik kapsamında olan yatırımlara yeniden bakılması, durum düzelene kadar sektöre finansal destek verilmesi ve hatta ihracatı teşvik veya ithalatı zorlaştırma  gibi hususlar ortak ve işbirliği içinde değerlendirilmelidir. Eğer sektöre finansal destek verilecekse, bu yalnızca belli grupları değil sektörün bütününü kapsamalıdır. Almanya’nın bütün kağıt sektörüne elektrik desteği iyi bir örnektir.
  • Hurda, kağıt ve ambalajla ilgili dernekler “şu kadar büyüdük, acayip iyiyiz” türünden geçmişteki konuları şov amaçlı böbürlenmeyi bırakıp-önümüzdeki sıkıntıları her ortamda dile getirmelidir.
  • Sektör oyuncuları “eski kapasiteler kapatsın” gibi hesaba dayanmayan söylemler yerine gelecek iki-üç yıl nakit akışını nasıl sürdüreceklerini makul mantıklı planlamalıdır. Hazır 2024 planları/bütçeleri yapılırken bu konu oldukça önemlidir.

Yararlanılan kaynak
(1) Paper Packaging Monitor Europe, 27 Eylül 2023, www.risiinfo.com 

15 Ekim 2023 Pazar

Avrupa Kahverengi Kâğıt ve Oluklu Mukavva Tahminleri

Risi’de 27 Eylül tarihli ve başlığı “Paper Packaging Monitor Europe” olan bir rapor okudum. Rapor, oluklu mukavva kağıtları ile karton sektöründe yeni yatırımları ve kapasite kısıntılarını özetledikten sonra önümüzdeki iki yıla ilişkin üretim ve satış miktarları ile fiyat beklentilerini özetliyor. Doğrusunu isterseniz kartonla ilgili kısımları fazla irdelemeden okurken, doğal olarak kahverengi kâğıt ve oluklu mukavva bölümleri daha çok ilgimi çekti. Aklımda kalanları ve bence önemli olan bölümlerini yorumsuz şekilde aşağıda paylaşıyorum.

Durum
  • Avrupa kâğıt talebi sıkıntı yaşamaya devam edecek. Tüketiciler ülke ekonomileri hakkında endişeli ve harcama yapmama eğiliminde. Enflasyon düşmüş olsa da halen yüksek.
  • Çin’in ihracat zayıf, ambalajlı mal üretimi düşük; bu durum Almanya gibi ihracat ağırlıklı ekonomilerde üretimin azalmasına neden oluyor.
  • Hizmetler sektörünün yavaşlıyor olması da bir başka endişe kaynağı. Bu sektörün yavaşlamaya devam etmesi özellikle karton ambalajı olumsuz etkileyecek.
  • İç talebin düşük olması ve ihracatın da kötülüğü, kâğıt üreticilerinin stoklarının artmasına ve kapasite kullanım oranlarının düşmesine yol açıyor.

Genel Tahminler
  • Rapor Batı Avrupa ülkelerinin oluklu mukavva satışlarının (yüklemelerinin) bu yıl %4,6 düşmesini, 2024 ve 2025’de ise %3,2 ve %2,7 oranında artacağını tahmin ediyor.
  • 2023’ün ilk 6 ayında oluklu mukavva satışlarının (geçen yılın ilk yarısına göre) 2,2 milyon m2 az olduğu hesaplanıyormuş. 2023’ün ikinci yarısında ise oluklu mukavva satışlarında 300 bin m2 artış olacağı hesap edilmiş.
  • Oluklu mukavva kağıtlarında da benzeri küçülmeler bekleniyormuş. Avrupa içindeki kahverengi kâğıt talebi 2023’de %7,6 küçülürken; 2024’de %4 ve 2025’de %1,9 artacakmış. Talepteki bu durum kahverengi kâğıt üretimi bu yıl %3,4 azaltırken, sonraki iki yıl da %2,6 ve %2,3 artıracakmış.
  • Talebin düşük olması nedeniyle kâğıt ve kutu fiyatlarının stabil kalması bekleniyormuş. Ayrıca kâğıt fabrikalarının kapasite kullanım oranlarının kısa dönemde düşmeye devam edeceği kesinmiş.

Ekonomik Görünüm
  • Ekonomik durumun esas göstergesi enflasyon Temmuz’dan Ağustos’a %5,3’den %5,2’ye düşse de pandemi öncesi döneme göre halen yüksek.
  • Temmuz’da sanayi üretimi %1,1 azalırken; dayanıklı tüketim malları üretimi %6,7 ve hızlı tüketim malları üretimi %0,6 azaldı.
  • Üretim miktar artışı %0,1 gibi gerçekleşti ve beklentilerden düşük. Satın alma müdürleri endeksi (PMI) üçüncü çeyrekte yavaşlamaya işaret ediyor. En büyük ekonomilerden ikisi Almanya ve İtalya, çok büyük olasılıkla resesyona girdiler.

Fiyat Tahminleri
Aşağıdaki tabloda verilen geçmiş dönem fiyatları Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere’deki rakamların ortalaması olarak hesaplanmış.
Hurda esaslı kâğıt fiyatları 13 ayda %59 kadar düşmüş. Bu seneki ve gelecek yılların fiyat tahminleri ise (€/ton, adrese teslim) şöyleymiş:
Batı Avrupa’da oluklu mukavva kâğıt fiyatlarının 2023’den 2025’e değişmesi beklenmiyor. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere kutu fiyatlarında da benzeri bir durum var.

3 Haziran 2023 Cumartesi

Oluklu Mukavva Kağıdı Dengesi

Bu yazının ilk versiyonundaki hesaplama hataları düzelttim ve bobin stokları dikkate almadan bu versiyonu hazırladım. Gelen eleştiri/önerilerden faydalandım. Sanırım bu versiyon daha doğru oldu ve önceki versiyonu sildim.
Pandemi döneminde alınan yatırım kararlarıyla, çok büyük kağıt kapasitesi devreye girecek. Yeni makinelerden bazıları devreye girdi, bir kısmı bu yıl kalanı gelecek yıl devreye girecek. Günün sonunda ülkemizde kağıt kapasitesinin fazla olacağını herkes biliyor/görüyor. Peki fazlalık ne kadar olacak ve ne zaman kağıt kapasitesi dengeye gelecek? Bu yazıda kağıt-oluklu dengesini incelemeye çalışacağım.

Ne kadar kağıt kullanılıyor?
Tablodaki bütün rakamları SKSV’nin yıllık raporlarından aldım. Sütunlara numara verdim ve hesabı nasıl yaptığımı belirttim. Son 3 yılda oluklu mukavva kağıdı kullanımı 3,1 milyon tonun altına düşmemiş ve 2022’de 3,4 milyon tona çok yaklaşmış.

Kağıt ithalatı sıfır olur mu?
Olmaz. “Şu kadar kağıt ithalatı var, bunu bitirmek için fabrika kuruyorum” diyenler hayal kuruyor. Pandemiden önceki yıllarda hurda esaslı kağıt ithalatı %11-12 gibi olmuş. 2021’de ithalat yarıya düşmüş ama devam etmiş. 2022’de ise normale dönmüş. İçerde ne kadar yeni teknolojili süper fabrika açılırsa açılsın, hurda esaslı kağıt ithalatı %6-7 gibi devam edecek görünüyor.

Kullanılan kağıdın ne kadarını oluklu sektörü kullanıyor?
İkinci tabloda oluklu mukavva sektörünün yıllık bazda ne kadar kağıt kullandığını hesapladım. 3 ve 4 numaralı sütunlar SKSV raporlarından gelirken, 5 numaralı sütunu tahmin ettim. Bu sütun hurda esaslı-selülozsuz kraft muadili olan kağıtları (XXX Kraft gibi adlandırılan test liner türevleri) değil, içine az da olsa selüloz giren kağıtları gösteriyor. 8 numaralı sütun, Omüd’ün raporladığı oluklu mukavva satışına %11 fire ilave edilerek hesaplanmıştır. Sektörün ortalama fire oranını %11 kabul ettim. Ağırlıklı levha/safiha veya a.box (Fefco 0201) üretenlerde fire oranı biraz daha düşüktür. Buna karşılık özel kesimli kutu modelleri arttıkça fire oranı da yükselir.
Tablonun son sütununda esmer ve beyaz kraft liner kullanım oranını hesapladım. Kraft kullanım yüzdesi oldukça normal olarak giderek azalıyor. 2021’deki azalma ise pandemi nedeniyle yurt dışından çok az kraft ithalatı nedeniyledir.

Oluklu dışı sektörler ne kadar kağıt kullanıyor?
7 ve 8 numaralı sütunları önceki tablolarda hesaplamıştım. İkisinin farkıyla hesaplanan son sütun oluklu dışı sektörlerin kağıt kullanımını gösteriyor. Bu sektörler kim derseniz? Tek yüzlü levha (single face) çekenler, köşebent/miğfer boru/masura üretenler, kağıt çanta, ambalaj amaçlı sargılık kağıt ebatlayanlar, kağıt lamine edip-kalın karton yapanlar, restoran masası üstü baskılı kağıt veya araba yıkamacıların kağıt paspası, gibi çok sayıda oluklu mukavva kağıdı kullanan sektör var.

2021’de oluklu dışı kullanımda ciddi azalma görülüyor. Bu oldukça normal. Hatırlanacak olursa 2021’de kutu yapacak kağıt bulmakta zorlanmıştık. 2021 rakamını ayrıca Omüd’den ayrılan iki büyük oluklu şirketinin rakamlarının doğru tahmin edilememesi, SKSV’ye üretim rakamı veren kağıt fabrikasının oluklu dışına gri mi ürettiğini bildirmemiş olması ve ithal gri karton girişi de etkilemiş olabilir. Bilindiği üzere oluklu dışı sektörlerde önemli miktarda gri karton da kullanılmaktadır. 


Önümüzdeki 2-3 sene ne olabilir?
A sütunundaki tahminlerimi Omüd’ün 2023 ilk çeyrek sonuçlarına göre yeniledim. İki ay kadar onca oluklu satışlarını daha düşük tahmin etmiştim. 11 numaralı sütun yine satılacak oluklu miktarına göre %11 fire eklenmesiyle oluşturulmuştur. Sonraki üç sütun (12, 13 ve 14) tahminlerimdir. Hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı azalacaktır ama hiçbir zaman sıfır olmayacaktır. 15 numaralı sütun oluklu sektörünün yerli kağıt sanayiinden talep edeceği kağıt miktarıdır.

Kağıt üretimi ne kadar fazla?
16 numaralı sütun SKSV’nin 2022 raporuna göre oluklu mukavva kağıdı üretim tahminleridir. 15 numaralı sütunu yukarıda hesaplamıştım. 17 numaralı sütun oluklu mukavva dışı sektörlerin kullanacağı oluklu mukavva kağıdı tahminimdir. Son sütunda ise ihraç edilebilecek veya fazla kalan oluklu mukavva kağıdı miktarıdır.

2023’ün ilk aylarından itibaren piyasadaki görüntü, (iki makinenin deprem nedeniyle üretimde olmamasına rağmen) kağıt fazlalığının çok daha yüksek hissedildiği şeklindedir. Gerçekte ise işler 2022 ortasından itibaren azalmaya başlamıştı. Seçim nedeniyle nihai tüketicilere verilen destekler/yardımlar içerde talebi biraz canlandırdı. Dış pazarlardaki daralma ve baskılanmış dolar kuru ise hem oluklu sektörünün kutu ihracatını hem de kutu tüketimini artıran diğer ürün ihracatlarını olumsuz etkiledi. Gelecek yıldan itibaren kağıttaki esas sıkıntıyı/fazlalığı yaşayacağız.

Kağıt piyasası ne zaman dengeye gelecek sorusuna cevap vermediğimin farkındayım. Ülkemizde bu plansızlık varken, Ankara’daki bürokrasi her önüne gelen kağıt/oluklu yatırımına teşvik verirken hesap yapmak çok zor.

26 Şubat 2023 Pazar

26 Şubat 2023 İtibarıyla Atık Kağıt, Kahverengi Kağıt ve Oluklu Mukavva Piyasaları

(Aşağıdaki yazıda kağıt veya kahverengi kağıt, oluklu mukavva kağıdı; hurda veya atık kağıt oluklu mukavva kağıdı üretimine uygun olan hurda ve ambalaj oluklu mukavva kutu anlamındadır.)
Bu sene iyi başlamadı, inşallah yılın kalanı iyi olur. 6 Şubat deprem faciasından önce durum şöyle idi.


Depremden Önce
  • Avrupa’daki yüksek enflasyon (%7-8) insanların harcanabilir gelirini düşürdü, harcama ve dolayısıyla ambalaj tüketimi azaldı. Avrupa’nın toplam kağıt üretimi (her türlü kağıt ve karton) de azaldı.
  • Artan virjin kağıt kapasiteleri devreye girdi ve oluklu fabrikalarında (normalin tersine) bazı hurda esaslı kağıtları düşük gramajlı Virjinlerle değiştirme eğilimi başladı.
  • Devreye geçen yılın ikinci yarısında giren Avrupalı hurda esaslı kağıt fabrikaları, pazarda yer edinmeye çalışıyor. Avrupa’da fiyat kırmasalar dahi ülkemize ve Çin’e çok düşük fiyatlarla mal satıyor, yani damping. Azalan navlun fiyatları ile ülkemizdeki kurun olması gereken seviyesinde olmaması damping yapanlara destek oluyor.
  • Avrupa, Rus gazına bağımlılığı aşmış görünüyor. Hiçbir kesintiye gitmeden, ekonominin de yavaşlamasıyla kışı sorunsuz bitirecekler.
  • ABD’de işler Avrupa’ya kıyasla nispeten daha iyi. Amerikan Kraft Lineri daha rahat bulunuyor ve ABD bu malın ihracatını arttırdı. Pandemi döneminde Çin’e verilen kraft miktarı özellikle azaltılmış idi, şimdi arttırıyor.
  • Krafttaki bir rahatlık da Rusya’dan geliyor. Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’ya ihraç edilemeyen kağıtlar Çin ve Türkiye başta olmak üzere sınırlı sayıda ülkeye yönlendirildi. Ruslar, ülkemizdeki kraft liner üretimini tabir yerinde ise bitirdi. Zira hesap-kitapları yok, satmak için fiyatın dibine vuruyorlar.
  • Krafttaki rahatlamayı arttıran son faktör ise Brezilya’da 2021 sonlarında devreye giren kraft makinesinden geliyor. Geçen yılın sonlarından itibaren ülkemize verilen kraft teklifleri arttı.
  • Avrupa’ya az miktardaki oluklu mukavva kutu ihracatımız neredeyse durdu. En çok ihraç edilen pizza kutusunda İtalyanların fiyatları daha ucuz, çünkü enerji maliyetleri bizden ucuz. Ayrıca Avrupa’daki talep az ve en önemlisi ve yine baskılanan kur, ihracatın önündeki en önemli engel.
  • Yükselen asgari ücretin, tüketimi arttırdığı ve ambalaj talebine dönüştüğü henüz görülmedi.

Depremden Sonra
  • Ülkemizde iki kağıt fabrikası birkaç ay çalışamayacak. Bu durum toplam kahverengi kağıt üretiminden ayda %20 kapasite kesintisi anlamına geliyor. Arz-talep kanununa göre arz kısılmış olacak. Normalde duran fabrikalardan kahverengi kağıt alımı yapan oluklu fabrikaları başka kağıt fabrikalarından veya yabancı kağıt fabrikalarına yönelecek ve (depremden etkilenmeyenler için) kağıt talebi normalin üstünde artmış gibi olacak. Yani arz-talep kanununa göre daha büyük bir talep oluşmuş olacak.
  • Atık kağıt toplayıp, duran fabrikalara satan hurda kağıt sektöründe işler bozulmuş olacak. Hurda kağıt bollaşacak ve fiyatı baskı altında olacaktır. Pek çok iş kolunda olduğu gibi deprem bölgesindeki hurda toplama işleri de duracaktır.
  • Avrupa’nın hurda kağıdındaki elyaf zenginliği (virjin kullanımı artmış olacağından) daha yüksek olacak hem bu nedenle hem de normalde ülkemizde toplanan hurda yetersiz olduğundan hurda kağıt ithalatı hız kesmeden sürecektir.
  • Çin’deki yavaşlamadan dolayı Ruslar ister istemez Türkiye pazarına daha çok mal satmaya çalışacaktır. Amerikalıların karşı hamle olarak, kraft fiyatını bir kademe daha düşürmesi olasıdır.
  • Kısa vadede kurların yükselme ihtimali (en azından seçime kadar) görülmediğinden, ithal kağıt cenneti olmaya devam edeceğiz.
  • Deprem bölgesindeki tarım dahil her türlü üretim genel olarak yara aldığından bölgesel olarak ambalaj talebi düşmüş olacaktır. Buna karşılık diğer bölgelerde, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ürün ve hizmetlerin artması olasıdır.

Resmi Değiştirebilecek Faktörler
  • En önemli faktör baskı altındaki kurlardır. Kurların kendi başına hareketli olması, hurda kağıt ve bobin ithalatını azaltacak; dolayısıyla oluklu mukavva ihracatını arttıracaktır.
  • Seçim tarihinin belli olması, hükümetin kamu harcamalarını arttırması da ilave ambalaj talebi yaratacaktır. Ramazan ayında da tüketimin artması beklenir ama deprem nedeniyle bu sene önceki yıllarda olduğu kadar artmayabilir.

Sonuç
  • Şu an için piyasayı bozan Avrupalılar. Kendi ülkesinde/bölgesinde fiyatı düşmeyip-bütün fazla kağıt kapasitesini kurların baskı altında veya sabit olduğu bize ve Çin’e satıyor. Türkiye’deki kağıt üreticisinin, artan maliyetlerin altında ezilmesini ve zarar etmesini sağlıyor.
  • Çin’e Avrupa’dan kağıt satışının artmasının bir nedeni de ülkenin kağıt-karton ithalatındaki gümrük vergisini kaldırmış olmasıdır. Gelinen noktada gümrük vergisi olmaması, içerdeki kağıt sanayiine zarar vereceğinden önümüzdeki günlerde verginin geri gelmesi mümkündür.
  • Olması gerekenden düşük durumda kalan kağıt fiyatları hem atık kağıt hem de oluklu mukavva fiyatlarını baskı altında tutuyor. Baskı altındaki fiyat seviyesi, ambalaj tarafında ticari ahlakı bozuyor. Yeterince kutu talebi olmadığı için, oluklu fabrikaları Avrupa’dan ucuza aldıkları kağıtla levha üretimine yöneliyor. Levhayı, kağıt maliyetine kutu işletmelerine satıyor. Kutu işletmeleri, çok ucuza aldıkları levha ile oluklu fabrikalarının altına girip-iş alabiliyor. Normalde oluklu fabrikasında ambalaj alan müşteriler, kutu işletmelerinden alıma yöneliyor.

1 Ocak 2023 Pazar

İşe Alımda Nelere Dikkat Ediyorsunuz?

22 Aralık 2022 günü aşağıda afişi verilen etkinliğe katıldım. Afrika Günü etkinliği, Dokuz Eylül Üniversitesi, İşletme Fakültesi’nde Özge ÖZGEN Hanım’ın önderliğinde çok iyi organize edilmişti. Bir şirket adına gelen benim gibi kişilere yardımcı olmak üzere bir öğrenci tayin edilmişti. Benim için görevlendirilen Damla ŞAHİN’de gerçekten yardımcı oldu ve görüşmek istediğim ülkelerden gelen öğrencileri buldu, neticede ilk defa katıldığım bu tarz etkinlikten çok faydalandım. Hem Özge Hanım’a hem de Damla’ya teşekkür ediyorum.


Orada görüştüğüm Türk öğrenciler bana en çok staj imkanı ile işe alımda neler dikkat ediyorsunuz şeklinde sorular sordu. Gençlere ayak üstü bir şeyler söyledim, sonra bunları yazılı hale getirmem gerektiğine inanarak; bu yazıyı hazırladım.

Burada yer verdiğim düşünceleri, bir İK yöneticisinin yazmadığını (onlar mutlaka daha iyisini yazar) unutmamak gerekir.  Kağıt esaslı ambalaj sektöründe sipariş üzerine (önce siparişi alıp-sonra üreten ve teslim eden) çalışan bir grup olduğumuzdan aşağıdaki düşüncelerim; benzeri sektör/iş yapısındaki şirketlerde daha çok aktif satış ve/ya ihracat bölümünde başvuracaklara uygundur.


Torpil Konusu

Referansla bir işe başvurmak çoğunlukla abartılır. Size referans veren kişi nedeniyle (sizden daha iyi adaylar varken) işe kabul edildiyseniz, zaten orada fazla şansınız yoktur. Şirket sizden, gerçek anlamda yeteneklerinizden istifade etmek niyetinde değildir. Sıradan bir ofis elemanı olarak görülüyorsunuzdur. Grubumuzda tanıdık vasıtasıyla gelenlere olumsuz yaklaşıyoruz.


Asgari Nitelikler

İyi bir üniversite mezunu olmalı: Ülkemizin en pahalı veya en yüksek puanlı üniversitesinden mezun olunmasını elbette beklemiyoruz ama ne idüğü belli olmayan, liseden bozma tabela üniversitesinden olmaz.

İşin gerektirdiği kadar lisan bilmeli: İç piyasa satışta lisan önemli değil, buna karşılık ihracatta ise bakılacak ülkede veya hedeflenen pazarda geçerli dilin akıcı konuşulmasının (yazma yetkinliği de) yanında ikinci bir dil şarttır.

Sürücü belgesi: Aktif satış/ihracat için yeterli sürüş deneyimi ve ehliyet gerekiyor.

Ofis yazılımları: Excel başta, sunum yetkinliği önemli.


Görüşürken Bakılanlar

CV’de tutarlılık: Konuşurken söylenen, CV’de yazılanla uyumlu mu? Abartılı, doğru olmayan ifadeler olmamalı.

Tarih tutarsızlığı en çok görülen hatadır. Konuşurken CV’de yazılan tarihlerin arasındaki boşluklar, varsa doğru olmayan ifadeler hemen sırıtır.

“X markette satış deneyimim var” diye yazan bir aday orada rafa ürün dizmişse veya kasiyerlik yapmışsa yanıltıcı bilgi vermiş olur. Bunun yerine harçlığımı çıkarmak için kasiyerlik yaptım dese bana göre daha caziptir.

Güven verme: Aday güven veriyor mu? Kaçamak cevaplar mı veriyor?

Eski bir çalışanın çocuğu görüşmeye alındığında başvurduğu satış işinden ziyade İK konusunda çalışmak istediği kanaati oluştu ve elendi.

Satış potansiyeli: Bazı insanlar satış işine uygun değildir. Kağıt üzerinde nitelikler tutsa da sahada başarı şansı olmaz.

Öğrenme isteği, merak: Satış deneyimi olsa bile, ürüne ilişkin teknik detayları öğrenme isteği olmalı. Satış, yalnızca geniş bir network ile yapılabilecek iş değildir. Sattığınız ürünü/hizmeti yeterince tanımıyor, nasıl üretildiği hakkında fikriniz yoksa; telefonunuzda binlerce numaranın, sosyal ağlardaki bağlantılarınızın size faydası sınırlıdır.

Seyahat edebilme: Satış/ihracat yoğun seyahat yapılmasını gerektirir. Konfor alanında çıkma, yol yapma ve yolda rastladığı normalden daha düşük kaliteli yeme-içmeye açık mı?

Seyahat, uyku saatlerinizde, yeme-içme kalitenizde, günlük rutininizde değişiklik demektir.

Hesap yapma yetkinliği, analitik olma: Üç bilinmeyenli denklem çözmesi beklenmez ama en azından temel ölçü birimlerinin (m/cm/mm, m2/cm2, ton/kg/gram…) aralarındaki ilişkiyi bilmeli.

“Satış fiyatı 1,2 TL/m2 ise 30*80 cm bir ürünü kaça satmalısın?” sorusuna çok az kişi doğru cevap veriyor.

Zor insanlarla çalışabilme: Takım arkadaşı da müşteri de zor biri olabilir. Özellikle başlangıçta onunla çalışabilmeyi başarmak lazımdır. Konuya ilişkin adayın örnek vermesi beklenir.

İş takibi: Kurum içinde bir başkasından istediği işin yapılıp-yapılmadığını takip etmek, işin peşini bırakmamak çok gereklidir.

“Mail attım” dönüş olmadı, belki durumu sizin açınızdan kurtarabilir ama iş tamamlanmadığından satış kaybı anlamına gelir.

Pozitif bakış açısı: Bir yakınım var, girdiği işlerde yöneticisi ve/ya çalışma arkadaşı ve/ya karşı bölüm ona karşıymış gibi düşünüyor. Bu nedenle sık sık iş değiştiriyor. Ona sorarsanız, kendisi haklı ama bence durum şöyle. Okulu uzattıkça uzattı ve stajların hakkını vermedi. Öğrenciliği bir meslekmiş gibi kabul ederken, okul bitince hayata hiç hazırlık yapmadığını gördü ama inkar ediyor. Şimdilerde artık yurt dışına gitmeyi düşünüyor ama lisan bilmiyor.


Sonuç

Pratikte mutlaka çok sayıda yetkinlik inceleniyordur, yukarıdakiler benim ilk aşamada aklıma gelenlerdir.

İş ilanında tam açıklanmamış olabilir, aranılan pozisyonun bir tanımı vardır. Bu tanımla, adayın ne kadar uyumlu olduğu anlaşılmaya çalışılır.

Bazen görüşme çok iyi geçmesine rağmen, bir başkası tercih edilir. İşte bu durum üst paragrafta açıklanan konuyla ilgilidir.