occ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
occ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2024 Pazar

2025 Beklentileri

Bu yazıda içinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla yayınlanan yazılardan yola çıkarak sektörümüz için birkaç beklentimi yazdım.

Kanada (1)
Donald Trump’ın Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatlara %25 oranında genel bir tarife uygulama tehdidi, Kanada'daki özel orman arazisi ve kereste fabrikası sahipleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu durum, federal ve eyalet hükümetlerinden koruma talebinde bulunan Kanada Orman Sahipleri tarafından dile getirildi.

Önceki Trump Döneminde (2)
ABD ticaret ortamı, 2018'deki kapsamlı tarifeleri anımsatan bir şekilde yeniden bir sarsıntıya hazırlanıyor. O dönemde, Donald Trump yönetimi, ticaret açığını azaltmayı ve yerli sanayileri korumayı hedefleyen tarifeler uygulamıştı. Bu tarifeler arasında ithal çelikte %25, alüminyumda ise %10 oranında vergiler yer alıyordu.

Bu politikalar, büyük ölçüde Çin’i hedef alarak, zamanla 250 milyar dolardan fazla malı kapsayacak şekilde genişledi. Bu durum, tedarik zincirlerinde şok etkisi yaratarak yük taşımacılığı piyasalarını yeniden şekillendirdi. Şimdi, ufukta beliren yeni Trump tarifeleriyle birlikte sektör, daha da değişken bir küresel ortamda benzer zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

2018'deki tarifelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, işletmeler artan maliyetlerden önce ürünlerini ithal etmeye yöneldi ve benzeri görülmemiş ölçekte bir zamanından önce ithalat ve taşıma yaşandı. Taşımacılık ücretleri fırladı; yalnızca konteyner navlunu %70'ten fazla arttı. Bazı limanlar, sıkışıklık nedeniyle ciddi gecikmeler ve tıkanıklıklarla karşı karşıya kaldı.

Benzer bir senaryoyla karşı karşıya olabiliriz. Taşımacılık şirketleri, yeni tarifelerin şubat sonu veya mart başı gibi erken bir tarihte yürürlüğe girebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, şirketlerin daha yüksek maliyetlerden kaçınmak için tekrar hızlı ithalat ve nakliyeye yönelmesine neden olabilir. Güney Kaliforniya limanlarında halihazırda mevcut olan iş gücü belirsizliği endişesiyle, bu limanlar yeniden artan faaliyet ve gecikmelerle karşılaşabilir.

2018 tarifelerinin beklenmedik sonuçlarından biri, kısa vadede taşımacılık sektörüne sağladığı faydaydı. Tarifeler yürürlüğe girmeden önce malları taşımak için yaşanan yoğunluk, sıkışık kamyon taşımacılığı kapasitesi, artan ücretler ve güçlü hacimler yarattı; bu da birçok taşımacılık şirketi için olağanüstü bir yıl anlamına geldi. Ancak bu canlanma, bir bedeli oldu. 2019'a gelindiğinde, talebin zayıflaması ve navlunların düşmesiyle birlikte yük taşımacılığı piyasaları yavaşladı. Geçmiş, bir rehber niteliği taşıyorsa, benzer bir yükseliş ve düşüş döngüsü 2025’te tekrar yaşanabilir.

Amerikan palet üreticileri için tarifeler yalnızca makroekonomik bir endişe olmaktan ibaret değil; aynı zamanda maliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçoğu ithal edilen çiviler gibi bileşenler hâlihazırda yüksek tarifelere tabi. Bu tarifelerdeki olası artışlar, dar marjlarla çalışan bu sektörde maliyetleri daha da artırabilir. Eklenen her bir maliyet, muhtemelen tedarik zinciri boyunca üreticileri, perakendecileri ve nihai kullanıcıları etkileyerek aktarılacaktır.

Hurda Kağıt ve Oluklu Mukavva Kağıdına Etkisi (3)
Fastmarkets RISI "Tüketim malları üreticileri ve Çin'deki büyük ihracatçılar ve ithalatçılar, bu duruma seçimlerden önce bile hazırlıklıydı ve seçimlerden sonra hemen harekete geçtiler." Diyor.
Çin ve Güneydoğu Asya'daki büyük ihracatçılar, Trump'ın göreve başlamasından önce ürünlerini ABD'ye göndermek için üretim hızını artırdı. Geleneksel olarak yılın dördüncü çeyreği ambalaj sektöründe zayıf geçse de bu yıl kahverengi kâğıt ve karton gibi kâğıt esaslı ambalaj siparişleri Trump dönemine hazırlık yapmak amacıyla aniden arttı. Bu durum, hurda kâğıt talebini de artırdı.

Seçimden sonra ABD'ye mal ithalatında deniz nakliyat ücretleri hızla arttı. Çin'den ABD'ye yapılan sevkiyatlara %60'lık bir tarifenin uygulanma olasılığı belirsizliğini korusa da Çin'in kâğıt ambalaj talebinin Trump'ın göreve başlamasının ardından muhtemelen düşmesi bekleniyor.
Çin'in 2018'de hurda malzeme ithalatını yasaklayan politikası sonrası, Hindistan ve Güneydoğu Asya, ABD'den hurda kâğıt ihracatı için birincil destinasyonlar haline geldi. Bu ülkeler, geri kazanılmış kâğıdı işleyip Çin'e ambalaj üretimi için gönderiyor.

2024 yılının Ocak-Ekim döneminde, Hindistan, Malezya, Tayland ve Vietnam ABD'nin geri kazanılmış fiber ihracatının yaklaşık %40'ını aldı. Meksika ise %15 ile ikinci sırada yer alırken, Çin %10 ve Kanada yalnızca %5 oranında pay aldı.

Çin'in geri dönüştürülmüş fiber talebinin düşmesi durumunda Asya'nın ABD ihracatına olan talebinin de düşeceğini ve bunun kesinlikle ABD'nin hurda kâğıt pazarını etkilemesi beklenir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerden (örneğin BRICS ülkeleri) ithal mallara uygulanacak tarifeler, ABD'ye ithal edilen malların yavaşlamasına ve kâğıt ambalaj talebinin zayıflamasına neden olabilir.

Meksika'nın tüketim malları üretiminin ABD talebine bağlı olduğundan, ABD'den kahverengi kâğıt ithalatını azaltacaktır. Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatın ABD pazarında kritik bir rol oynamadığı için tarifelerin fiyat artışları üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Tarifelerin geri dönüşüm sektörünü büyük ölçüde etkilemeyeceğini umuluyor. Ancak tarifelerin belirsizliği, planlama zorluklarına neden oluyor.

Kahverengi Kâğıt Fiyatları (4)
Oluklu mukavva kâğıdı sektöründeki fiyat artışlarının 2025 sonuna kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Ancak analistlere göre, yeni tarife tehditleri gibi başka konular da önümüzdeki yıl için dikkati çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

RaboResearch, 2024'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Kuzey Amerika kahverengi kâğıt raporunu yayımladı ve bu rapor, Eylül 2026'ya kadar yıllık %11,4'lük bir fiyat artışı öngörüyor. Bu ise 2025 yılında farklı kahverengi kağıt türleri için metrik ton başına ortalama 60-80 dolarlık fiyat artışı duyurularıyla "yakından uyumlu." (Rapor alıp-alabileceğiniz toplam zam 80 dolar demiş oluyor.)

RaboResearch'e göre "70 dolarlık fiyat artışı oldukça yüksek ve kısmen önceki artışların tam olarak yansıtılmamış olmasından kaynaklanıyor” muş. Raporu hazırlayan analist "fiyat artışının kabul edilmesi oldukça olası. Ancak tam 70 dolar olarak mı kabul edileceği şüpheli, çünkü bu oldukça büyük bir artış. 45 veya 50 dolar olması mümkün” diyerek sınırı çizmiş.

Genel olarak, ABD’de kahverengi kâğıt üretiminin durağan veya hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Rapor üretimde iki yıl boyunca sabit bir büyüme bekliyor. Ancak rapor, büyük birleşmelerin sektörde etkili olduğunu ve kahverengi kağıt üreticilerinin operasyonel varlıklarını dikkatlice incelediklerini belirtiyor. Bazı tesislerin kapatılması veya durdurulmasının gündemde olduğunu da belirtmiş.

Yorum
Yeni gümrük vergileri Kanada, Meksika ve Çin ile Asya ülkelerini olumsuz etkileyecek. Çin ve Asya’da kağıt talebi 2024 son çeyreğinde biraz artmış ama artık artması pek beklenmiyor.

Tarifelerin yılın ilk aylarında gemi trafiğini arttırması mümkündür.
ABD’de açıklanan kâğıt zammının ancak 40-50 doları tutar, kalan 20-30 dolarlık kısmı için üreticiler tekrar zam isteyeceklerdir.

Asya’ya ABD’den hurda ihracatı azalacağı için hurda fiyatının üzerinde baskı olur ve belki de 2019’da ABD’de görüldüğü gibi ambalaj atıkları toplanmamaya başlanır.

Ülkemizde Ne Olur?
Özetle oradakilerin benzeri olur. Maliyet artışları nedeniyle açıklanacak zammın bir kısmı tutabilir. Muhtemelen nakit akışı en sıkıntılı üretici kendi açıklayacağı zamdan en önce vaz geçer.

Dünyanın en büyük ekonomisinde iki yıl boyunca kâğıt üretiminin artması beklenmezken, ülkemizde kâğıt üretiminin artmasını beklemek hayaldir.

Kurlar kontrol altında ve Euro’nun zayıflaması varken içerde hurda kâğıdın toplanma motivasyonu düşer. Parası olan kâğıt üreticisi için hurda ithalatı şimdilik (en azından 2025’te) daha caziptir.

22 Eylül 2024 Pazar

Eylül Ortasında Atık Kâğıt Piyasaları

Birbirine yakın tarihlerde çıkan aşağıdaki yazılardan yurt dışı hurda piyasalarını anlamaya çalıştım.

Beklentiler
Global OCC (old corrugated containers, oluklu mukavva hurdası) arz-talebi giderek sıkışacak. Kuzey Amerika’da devreye giren oluklu mukavva kâğıdı fabrikalarını talebi artmaya devam ederken, Asya’da kurulu fabrikaların da hurda talebi azalarak sürüyormuş.
Buna karşılık hurda kâğıt ihracatçılarının uzak bölgeler yerine komşularına/yakın bölgelere satma eğilimi belirgin hale geliyor. Kaynaklarda yer verdiğim yazılara göre 2025’in sonu ile 2026’da hurda fiyatlarının yükselmesi beklenmeliymiş.

Denge Nasıl Sağlandı?
Çin ekonomisindeki yavaşlama kâğıt talebini düşürdüğünden, kâğıt makinelerini durmaya zorladığından bu sene hurda arz-talep dengesi ile fiyatında önemli bir değişiklik olmazmış. Çin’de son açıklanan ağustos perakende satış verisi bu durumu teyit ediyormuş.
Kuzey Amerika’da hurdanın yetmesine kapanan kâğıt fabrikaları destek vermiş gibi olmuş. Ayrıca yeni makineler eskiye göre daha çok karışık hurda kullanabilir olduğundan, hurda kâğıt talebi OCC’den karışık kâğıda değişmiş.

Yapay Zeka
Atık toplama ayırma tesislerinde yapay zeka teknolojileri kullanmaya başlanmış. Önceden hava üflemeli ayırma ekipmanları kullanılırken şimdi yapay zeka oyuna dahil olmuş. Optik okuyuculu yapay zeka, konveyördeki hurdayı boyut, renk, şekil bakımından daha iyi analiz edip-ayırabiliyormuş. Bu sayede toplama ayırma tesisinden daha az karışık hurda çıkar olmuş.

ABD Daha Az Hurda Satacak
2023’e kıyasla 2024 ilk yarısında Amerikan kâğıt fabrikaları %6,8 artışla 1 milyon ton daha fazla hurda kullanmışlar. Devreye giren beş yeni kâğıt makinesi 2,4 milyon ton/yıl hurda kullanacakmış.
ABD 2018’de toplanan hurda kâğıdın %40’ın ihraç ederken, bu yıl ihracat miktarı %30 azalmış. Geçen yılın ilk yarısına göre bu yılın ilk yarısında OCC ihracatında azalma %4,6 olmuş. Bir şekilde dengenin sağlanmış olmasına, 2022’den-2023’e kutu satışlarının azalması, fabrikaların bobin stoklarını azaltması ve bu yıl tüketim malları ithalatının artmış olması yardım etmiş.

Yeni Kurallar
Hurda ihracatçısı konumunda olan diğer ülkeler (Japonya ve Avrupa Birliği) gelecek yıllarda ihracata daha az miktar verecekleri tahmin ediliyormuş. Avrupa’daki EUDR (Europen Union Deforestation Regulation) gibi yeni kurallar ülkeleri kendi hurdalarını kullanmaya itecekmiş.

Bu Sırada Avrupa
Hazirandan bu yana hurda fiyatı düşmüş. Hem Asya ihracatın zorluğu (zira Asya’da Çin nedeniyle kâğıt fabrikaları duruyor) hem de Avrupa’da yeni başlayan/başlayacak olan fabrikalar stokları şişirdiğinden alımı kesmiş. Halbuki mart-mayıs döneminde hava başkaymış. Toplamanın zayıf olması ile Almanların artan talebi hurda fiyatlarını arttırmış.
Avrupalı ihracatçılar açısında talebin şu sıralar düşük olmasına rağmen Amerikan dolarıyla Asya’ya hurda ihracatı yapmak oldukça karlıymış (€/$ paritesi.)

Yeni Kâğıt Kapasiteleri
Ekonomiler sıkıntılı olduğundan özellikle Almanya’da oluklu mukavva kâğıdı talebinin 2025’de canlı olmaması bekleniyormuş. Yeni kâğıt makinelerinin OCC talebi ve fiyatını orta vadede etkilemesi bekleniyormuş. 
(1 nolu kaynaktan alınan grafik 6 aylık dönemlerde hurda fiyatının gelişimini gösteriyor. Grafiğin bittiği yer 10 Eylül 2024 gibidir.)

Planlanmış yeni makinelerin başlamalarının gecikmesi de bu konuda rol oynuyormuş. Bu yılın ilk çeyreğinde başlaması gerekirken ancak geçen hafta üretime başlayan Model grubunun 650 bin tonluk Eilenburg fabrikası ancak bu çeyrekte hammadde stoku biriktirecekmiş.

Bu arada 2024’de başlaması planlanmış diğer makinelerin başlangıçları 2025’e ertelenmiş. Bunlardan biri olan, Norske Skog’un 550 bin tonluk Golbey (Fransa) fabrikasının üretime girmesi gelecek yılın ilk çeyreğine ertelenmiş. Duyurudan hareketle daha da gecikeceği tahmin edilebilirmiş.

"yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”

Bu senenin ilk ayında Heinzel 550 bin tonluk Laarkirchen (Avusturya) makinesinin 2025’de devreye gireceğini duyurmuş ama halen kesinleşen bir tarih yokmuş. Bu ikisinin toplamı 1,1 milyon ton ediyor ve 2025’de başlayacaklarmış. Mondi’nin Duino (İtalya), DS Smith’in Porcari (İtalya) ve Eren’in Shotton (İngiltere) fabrikalarının toplam kapasitesi 1,37 milyon ton ve başlangıç tarihleri henüz belli değilmiş. Uzmanlara göre “yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”


Kaynaklar
(1) www.risiinfo.com'da 12/09/2024'de yayınlanan "OCC prices drop over Q3, exports remain difficult" başlıklı yazı
(2) www.risiinfo.com'da 13/09/2024'de yayınlanan "NA OCC supply/demand balance to be 'very tight' from ongoing Asia demand, less options, analyst says" başlıklı yazı


12 Nisan 2024 Cuma

Atık Kâğıt Geri Kazanımında Endişeler

Ülkemizde atık kâğıt toplama ve geri kazanmanın bir süredir düştüğünden endişeliyim. Düşmesini: 
  • atık kâğıt toplama-ayırmanın pis bir iş olmasına,
  • gençlerin daha kolay para kazanabilecekleri başka işlere yönelmesine,
  • toplama-ayırma işinin emek yoğun yapılmasına,
  • otomasyon için ciddi yatırım ihtiyacı göstermesine,
  • kamunun kapsamlı bir düzenleme yapmak yerine “mış gibi” çözümlere yoğunlaşmasına bağlıyorum. 
Bayram önü konuyu etüt etmeye karar verdim ve internette bulduklarımı yorumlamaya gayret ettim. Ülkemizdeki rakamları henüz derleyemedim ama yurt dışında da benzeri düşünceler olduğunu fark ettim.

DS Smith'in "Wasted Paper" Raporu
DS Smith’in hazırladığı çalışmaya (1) göre Avrupa’da 2011’de 28 milyon ton atık kâğıt ve karton ambalajlar toplanmış. 2020’de bu rakamın ancak 33 milyon tona ulaştığı hesaplanırken ve toplama/geri kazanma bu oran da kalırsa 2030’da ise 39 milyon tona çıkması bekleniyormuş.
Rapora göre (yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere) kâğıt-karton ambalajların toplama ve geri kazanma oranı 2021’den 2022’ye biraz düşmüş. Kâğıt-karton toplama ve geri kazanma oranı diğer ambalaj malzemelerine göre çok iyi olsa da toplama/ayırmaya ilişkin yaklaşımlar/düzenlemeler böyle giderse; (aşağıdaki grafikte) 2030’da geri kazanım oranının daha da düşeceği tahmin ediliyor.
Recycling Today'den Alıntılar
Amerikalılar da benzeri çalışmalar yapmışlar. 2023 yılının son günlerinde yayınlanan yazıya (2) göre 2019’da 4 milyar USD’lik atık kâğıt toprağa gömülmüş olabilirmiş. Gerçi 2019 ABD’de atık kâğıt fazlalığının olduğu bir yıldı toplama-ayırma tesislerinin kapandığı ve toplamama eğiliminin arttığı bir dönemdi. 

Rapora göre “AF&PA (American Forest & Paper Association), Mayıs 2022'deki en son hesaplamasında, kuruluş tarafından kaydedilen en yüksek oran olan yüzde 68'lik bir kâğıt geri dönüşüm oranı bildirmiş. Aynı kuruluş ayrıca ABD OCC geri dönüşüm oranını 2019'da yüzde 92,3 ve 2022'de yüzde 91,4 olarak bildirmiş.” Yani geri kazanım oranı artsa da realitede oluklu mukavva ambalajların geri kazanılması düşmüş.

“The optics are there; the systems are in place. These are some of the most technologically advanced MRFs we’ve ever seen sitting here right now. It really is going to come back to either the responsibility of the consumer or the responsibility of the brands to help get that recycling rate up.”

Aynı adreste bu sene yayınlanan bir yazıya (3) göre önceki rapor teyit edildikten başka özetle “Toplama-ayırma tesislerine son model optik ayırıcıları koyduk. Artık tüketiciler ile markaların sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.” Denilmiş.

Konu tüketicilere gelince
DS Smith’in çalışmasında yaş gruplarının geri dönüşüme duyarlılığı da incelenmiş:
Araştırmaya cevap verenlerin ancak yarısı bütün kâğıt-karton ambalajı geri dönüşüm kutusuna attığını söylemiş. Geri dönüşüm duyarlılığı yaş ilerledikçe artmış, genç kuşaklarda ise düşük çıkmış.

Raporun Önerilere Yorumlarım
  • Kaynakta ayrıştırmaya önem verilmesi: Hane halkının ambalaj atıklarını evsel atıklarla karıştırmadan toplanmasına destek olması şart. İnsanların bilinçlendirilmesi yetmiyor.
  • Ulusal bazda tutarlı geri kazanım hedefleri konulması: Makul-mantıklı hedefler sektör mensuplarıyla, yöresel farklılıkları dikkate alarak konulmalı.
  • Ambalaj atıklarının nasıl toplanıp-geri kazanılacağının açık olması: Bu hedeflere ulaşmak için kimin neyi, ne zaman yapacağı tarif edilmeli. Çıkan maliyeti kimin ödeyeceği belli olmalı.
  • Uzun dönemli ve tutarlı şekilde geri dönüşüm mevzuatının uygulanması: Varsa mevzuat eksiklikleri (bence var) adil şekilde, belli grup-çevrelerin çıkarını gözetmeden düzeltilmeli. İlgili mevzuat herkese adil şekilde uygulanmalı.
Tavsiyelerinde bulunuyor.

Bence
Çalışmasının tavsiyelerine ilaveten ülkemizde konuyu ciddiyetle ele almak gerekiyor. Toplama ve geri dönüşüm konusu gündeme geldiğinde kamu ve/ya belediyeler ya sokak toplayıcılarını toplama-ayırma tesisleri kadrosuna alsın gibi bir saçma düşünceye kapılıyor veya uygulamada yürümesi pek imkân dahilinde olmayan kurallar getirmeye çalışıyor. Elbette bunlar toplama ayırma tesislerinin ve/ya marketlerin maliyetini arttırıyor. Yapılması gereken maliyet artışını sübvanse etmek. Her türlü  hurda ithalatını azaltmaya çalışmak, mümkün olursa önüne geçmek ve yeni kuşakların konuya duyarlılığını arttırmaktır.


Referanslar
1- Rapor şu linkten indirilebilir: https://www.dssmith.com/media/wasted-paper
2- https://www.recyclingtoday.com/news/nrel-study-highlights-recovered-paper-market-value-lost-to-landfills/
3- https://www.recyclingtoday.com/article/addressing-paper-recovery-and-cost-in-the-new-year/

6 Aralık 2020 Pazar

Kağıt Darlığı Devam Edecek

Çin’in 2020’de toplam atık kağıt (RCP, oluklu mukavva kağıdı üretilebilecek atık kağıt) ithalatı 6,75 milyon ton oldu. (1) Recycled pulp ithalatı ise (kaynak metine göre benim tahminim) 1,75 milyon ton oldu. (2) Aynı yazıya göre Çin’in bobin (fluting ve liner) ithalatı ilk 9 ayda 4,01 milyon tona ulaştı. Flutingte artış oranı %178 ve linerde %300. Ortalama ithal bobin artışı %217 gibi oluyor. Bu rakamlardan yola çıkarak Çin’in 2020 yılındaki bobin ithalatını 5,25 milyon ton olduğunu hesaplıyorum. İthal edilen 5,25 milyon ton kağıt, 2019’da 2,41 milyon ton gibiymiş. Yani Çin’in diğer ülkelerden bobin ithalatı 2020’de 2,8 milyon ton kadar artış göstermiş. 2019'a göre atık kağıt ithalat miktarı ise  10,4-6,75=3,65 milyon ton azalmış.

2021’de ilaveten 6,75 milyon ton atık kağıdın karşılığı kadar bobin talebi oluşacak ki 5,9 milyon ton daha demektir.


Çin’in kağıt talebini daha da arttıracak hususlar var:

  • 2021’den itibaren büyük şehirlerde, tek kullanımlık naylon poşetler ve kargo poşetleri yasaklanıyor. Karton ambalaj ve zarf üretimi artacak demektir. Oluklu mukavva kağıdı üreten bazı makinelerin yeni talebe (karton ve torba kağıdı) yönelmesi mümkündür.
  • E-ticaret Çin’de de artmaktadır.
  • Oluklu mukavva sektörü orada da büyümeye devam edecektir.


Devreye girmiş ve girecek önemli kağıt yatırımlarını ise (3) numaralı kaynaktan aldım:



Şu ana kadar devreye giren 2,25 milyon ton kağıt kapasitesinin hiçbir etkisi görülmedi. 2021’de girecek olanların kağıt darlığına nasıl bir katkısı olacağını göreceğiz. Pandemiyle birlikte tüketim alışkanlıkları değişti. E-ticaret arttı ve artmaya devam edecek. 2021’de kağıt bulmakta zorlanacağımızı düşünüyorum. Kapanmaların etkisiyle atık kağıt toplamasının azalması da kağıt darlığını arttıracak.

Kuşkusuz Çinliler gelmekte olan sıkıntıyı bizden iyi görüyorlar ki gidip sınırın Rusya tarafına aylık kapasitesi 2.000 ton olan kağıt fabrikası kuruyorlar. (4) Özetle yeni kağıt makinelerinin (eğer bir etkisi olacaksa) etkilerini en erken 2022’de göreceğiz.


Atıfta bulunulan yazılar, www.risiinfo.com da yayınlanmıştır:

  1. China approves 94,750 tonnes’ worth of recovered paper import quotas. 20/10/2020
  2. Chinese paper and packaging prices climb as demand strengthens; board imports grow. 30/10/2020
  3. European containerboard prices surge amid overheated market; anxiety looms over supply shortage 26/11/2020
  4. DV Senkhe to launch RCCM production in Russian Far East by year’s end 18/11/2020

11 Kasım 2018 Pazar

RISI’de Yayınlanan Bir Yazıdan Alıntılar


Risi’de 16 Ekim 2018’de yayınlanan “Financial Analysts: Containerboard capacity doesn’t come close to matching e-commerce, China fiber shortfall, & US structural Dynamics (VRP)” başlıklı yazıdan önümüzdeki dönemde ülkemizi de etkileme potansiyeline sahip bazı bölümleri paylaşmak istedim. Kendi görüşlerimi, yazarınkinden farklı olması açısından italik ve mavi renkte yazdım.

Virjin esaslı bir liner üretiminde 1.000 USD/ton sermaye yatırımı gerekir. Buna karşılık eski bir kağıt makinesiyle 100 USD/ton sermaye yatırımıyla ilkine kıyasla oldukça kötü kaliteli kağıt üretmek mümkündür. İçine daha çok mal konulabilen büyük kutuları üretmek için iyi/yüksek mukavemetli kağıtlar gerekir. Bir anlamda büyük kutunun, ürün başına maliyeti daha düşüktür.

E-ticarette kullanılacak kutuların kuvvetli olması gerekmez. Düşük gramajlı kahverengi kağıt (containerboard) segmenti daha hızla büyümektedir ama realitede çoğunluğu oluşturan büyük hacimli kutulara uygun değillerdir. Planlanacak her kapasite artışıyla üretilecek kağıdın hangi ürün grubunda kullanılacağı iyice düşünülmelidir.

 
E-Ticaret Oluklu Sektörünü Ne Kadar Büyütüyor?
Büyük (kahverengi kağıt) üreticileri e-ticaretin kendi hacimlerindeki ağırlığını “5% ve her yıl 20% artıyor” veya “10% ve her yıl 10% artıyor” şeklinde tanımlıyor. İki hesapla da e-ticaretin kağıt sektörünün büyümesine etkisi 1%’i geçmez.
(Kahverengi kağıt üreticileri herhalde ürettikleri düşük gramajlı kağıtların oranını veriyorlar. Avrupa’da ve bizde ise tersine oranlar söz konusu. Türkiye’de toplamda üretilen oluklu kağıdının 60%’dan fazlasının 90 gr/m2’nin altında olduğunu tahmin ediyorum.)
Amerikan Census Bureau verilerine göre, toplam perakende alışverişin 15%’i internet üzerinden yapılmaktadır. Bu rakamlar bize, e-ticaretin kahverengi kağıt sektörüne (ve de oluklu mukavva sektörüne) etkisinin sınırlı olduğunu söylüyor. Farklı tahminlerde bulunanlara katılmıyoruz.
(Bizde oluklu mukavva sektöründeki büyümeyi sürekli e-ticarete bağlama eğilimi var. Oysa yazar e-ticaretin, eldeki verilere göre oluklu mukavvadaki büyüme etkisini sınırlı görüyor. Maalesef bizde benzeri veri yok.)

Son 70 yıla baktığımızda Amerikan kutu talebindeki artışın GSYH’e (GDP, gayri safi yurtiçi hasıla) paralel olduğu görülür. 1950-1999 döneminde oluklu mukavvadaki artış 3,4% iken GSYH 3,5% olmuştur. 1999 ile 2010 arasında dış kaynak kullanımı (outsourcing) dönemi olduğundan oluklu mukavvadaki artış 2,7%’dir. Ayrıca 1999’da e-ticaretin olmadığı da unutulmamalıdır.
(Globalleşme dönemi, Amerikalı/uluslararası şirketler üretimlerini, Çin/Asya gibi ucuz işçiliğin olduğu yerlere kaydırdılar.)  Yazarın tahminlerinden yola çıkarak şu tabloyu hazırladım:

Diğerleri kalemi e-ticaret dışındaki tüm yiyecek/içecek, dayanıklı eşya ile hızlı tüketim mallarını kapsamaktadır.

Yazara göre 2,8%’lik büyüme, eğer Amerika dışı (mesela Çin) yerlerden ilave talep gelmezse; anons edilmiş ve makul kapasiteli anons edilebilecek kahverengi kağıt kapasitesine yeterli olacaktır.

Amerika’da Resesyon Bekleniyor
2021’de 6-9 ay sürecek bir resesyon bekleniyor. Çin’in hurda kağıt ithalat yasağı şu anki gibi sürerse ve Amerikan kahverengi kağıdına olan dış talep her yıl 5% kadar artmaya devam ederse; kağıt fabrikalarının operasyon oranları 95% ve üzerinde olacaktır. Resesyonu da dikkate alarak; oluklu mukavva sektörünün bu günden 2023’e olan büyümesi yıllık 1,8% kabul edilebilir.
(Yazar, oldukça konservatif bir tahminde bulunuyor.)

Oyunu Bozan, Çin
Dünya kahverengi kağıt piyasasının 80%’i oluklu mukavva kutu atıklarından (OCC, old corrugated containers) elde edilen kağıt hamuruna (elyaf, lif, fiber) dayanıyor. Oluklu mukavva atıklarına dayanma oranı 1990’larda 50%’ler seviyesinde idi.

Politik, biyolojik ve ekonomik açıdan, ağaç esaslı (virjin) selüloz üretilebilecek dünyada birkaç bölge var. Bunlardan en iyisi kuşkusuz ABD’nin güney kısmıdır ama son 30 yıldır Kraft selülozu fabrikasına izin verilmemektedir. OCC pazarı oldukça sıkıdır ve daha da sıkı olacaktır. Zira mevcut elyaflar her geri kazanıldığında zayıflamaktadır.
(Benzeri görüşleri geçen yıllarda RockTenn’in İstanbul’da yaptığı sunumda da dinlemiştim. Amerikalılar, atık kağıtların toplanma ve geri kazanma oranlarının bütün dünyada herhalde maksimum olduğunu sanıyorlar.)

Çin’in selüloz üretimine uygun ormanları yoktur ve atık kağıtlarını toplamakta/geri kazanmakta yetersizdir. Bu durum toplam ihtiyacının üçte biri kadar yani 17 milyon ton OCC eksiği yaratmaktadır. 17 milyon ton tüm dünyada gerekli atık kağıt miktarının 10%’undan ve ABD’nin ihtiyacının 50%’sinden fazladır. Çin, atık kağıt ithalat sınırlarını dönemsel veya tamamen kaldırmak zorunda kalacaktır. Her iki durumda ABD ekonomisi için iyidir. Çin’in ithalat sınırlamalarını hafifletmesi, Çin dışındaki ülkelerde OCC fiyatlarını tabir yerindeyse roket gibi fırlatır. Global maliyet artışı fiyat artışını tetikler. ABD, ağırlıkla virjin kağıt kullandığından bu durumdan en az etkilenen olacaktır.

Eğer Çin’in atık kağıt ithalatı kısıtlaması devam ederse, ürettikleri malı sevk etmek için oluklu mukavva kutuya ihtiyaç duyacaklarından, 17 milyon ton kadar kahverengi kağıda yani bunu karşılayacak atık kağıda ihtiyaçları olacaktır. İthalat yasağı devam ederse Amerika’daki kağıt fiyatı artar (çünkü Çin hurda yerine kağıt ithal eder), yasak kalkarsa atık kağıt fiyatı artacağından Amerika’daki kağıt sonra da kutu fiyatları artar.

Amerika’da yeterli kapasite var mı?
2018-2023 döneminde devreye girmek üzere toplam kapasitesi yıllık 4 milyon ton olan 18 kahverengi kağıt projesi bulunuyor. Bunlarda yalnızca bir tanesi bağımsız (kağıt üretirken, oluklu mukavva üretmiyor) ve ikincisi ise Nine Dragons’un önce “recycled pulp” yapmayı düşündüğü ama sonra çoğunlukla Çin’e satmak üzere düşük gramajlı kağıt üretmeyi planladığı fabrikadır.

500 milyon dolar yatıran herkes, sıfırdan modern bir kahverengi kağıt fabrikası yapabilecekken; niçin hiç kimse yapmıyor? Cevap çok basit. Oluklu fabrikalarının 90-95% “bağımsız” olarak görünse de realitede bir veya birkaç kağıt fabrikasıyla sermaye bağlılığı vardır. Diğer projeler (kalan 16 proje) kendi kutu fabrikalarının kağıt ihtiyacı için kurulmaktadır. Ve projelerin çoğunluğu, sıfırdan değil eski makinelerin dönüşümü şeklindedir.

Amerikan Kağıt Talebi
Amerikan kahverengi kağıt talebi 2018-2023 döneminde ortalama her yıl 2,6% büyüyecektir. 2018’de 5,4 milyon ton olan kahverengi kağıt ihracatı, 2023’de 7 milyon tona çıkacaktır. Amerikan oluklu mukavva kutu pazarındaki yıllık ortalama büyümeyi 1,8% olacağına göre, kağıt fabrikalarının 95%’den daha dolu çalışacağı kesindir. Bu varsayım ve hesaplamalara göre hem ABD hem de dünya kahverengi kağıt piyasasındaki gidişatın hep yukarıya doğru olacağını söylemek doğrudur.

Sonuç
Yazarın söylediklerine “amin, inşallah” dan başka yazacak kelime bulamıyorum. Eğer Çin’in kahverengi kağıt veya atık kağıt talebi devam ederse ülkemizin de ihracatı artacaktır. Önceki yazımda, atık kağıda ithalat yasağı konulsun demiştim. Halen aynı görüşteyim. Atık kağıdın ithalatını da ihracatını da boş verip-kullanılan bütün kağıtları geri toplayacak, sokak toplayıcılarını kayıt altına alıp-teşvik edecek sistemleri kurmanın tam sırasıdır.

28 Ekim 2018 Pazar

Sekiz Milyon Ton Atık Kağıda Alıcı Aranıyor


Adresi (1) verilen yazı, Risi’de 30/08/2018’de yayınlandı. Yazının içerisinden alınan üç paragraf ise şöyledir:
 
Yazıda özetle, Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı’nın 2020 (veya öncesinde) atık kağıtlar dahil, katı atık ithalatını yasaklayacağı yazıyor. Yasaklamanın yalnızca Avrupa’ya karşı mı olduğu net değil, ancak yazar Avrupa’yı bekleyen tehlikeden bahsediyor.
Peki Avrupa’nın problemi ne kadar büyük? Çin’e ihraç edilen atık kağıt miktarı nedir?

Grafiği (2) nolu kaynaktan aldım. Buna göre Avrupa’dan Çin’e giden atık kağıt miktarı 8,2 milyon tondur. Yazımın başlığındaki sekiz milyon ton buradan gelmektedir. (3) numaralı kaynağa göre, 8,2 milyon tonun 1,8 milyon tonu karışık atık kağıttır. 6 milyon tonunun oluklu mukavva atığı olması muhtemeldir.
Çin bir kez daha ülkemizde ve Avrupa’da kahverengi kağıt ile oluklu mukavva sektörlerini derinden etkileyecek. Peki bu kadar atık kağıdın bollaşması, piyasamızı nasıl etkiler diye düşündüğümde;
Atık kağıt fiyatları düşer, toplanan atık kağıdın yok edilmesi problemi ortaya çıkar. Avrupa atık kağıdı yakmayı veya az gelişmiş ülkelere göndermeyi düşünebilir.
Atık kağıt bolluğu, kahverengi kağıt fiyatlarını düşürebilir. Küçük kapasiteli kağıt fabrikaları kapanabilir.
Kağıt esaslı atıklar para etmediği için acaba piyasaya çıkacak ambalaj miktarını azaltsak mı diye düşünenler olabilir. Çok sefer kullanılan plastik kasalar benzeri depozitolu kutular gündeme gelebilir.
Bizim gibi Avrupa’dan atık kağıt ithal eden ülkelerdeki toplama-ayrıştırma işleri önemini kaybeder. İthalat daha cazip olacağından, ülkemizdeki geri toplama miktarı azalabilir. Bu durumda kağıt esaslı atıklar daha çok çöpe gitmeye başlayabilir.

Çare?
Avrupa bir şekilde kendi çözümlerini geliştirir. Esas soru, Türkiye’nin ne yapması gerektiğidir?
Atık kağıt ithalatı hemen yasaklanmalı ve içeride toplanan-ayrıştırılan hurda miktarı hızla arttırılmalıdır. Şimdilerde gündemde olan “sıfır atık” gibi kampanyaların arkasında bazı yasal düzenlemeler (ithalat yasağı, evlerde geri kazanılacak atıklarla çöplerin ayrı toplanması gibi) şarttır.

Türkiye 2018’in ilk altı ayında (Selüloz ve Kağıt Vakfı verilerine göre) 437 bin ton hurda kağıt ithal etmiştir. 2017 hurda kağıt ithalatı şöyledir:

Atık kağıt ithalatının yasaklanması için Türkiye en uygun zaman dilimindedir. Kağıt fabrikaları yeterli siparişleri olmadığından ayda bir hafta – on gün durmaya devam ederken sektörün ithalat yasağına uyumu kolay olacaktır.
Atıkların toplanması işi, işsizliğin azaltılmasında çok büyük potansiyele sahiptir. Toplama-ayrıştırma işlerinde çalışanların sigorta primlerinin devletçe karşılanması düşünülmelidir. Ve hatta toplanan atık miktarına göre devletçe teşvik primi verilmesi, sektörün kayıtlı hale gelmesini destekleyecektir.

Geçen yıllarda olduğu gibi devletimiz, “kağıt fabrikaları çok para kazanıyor, sokaklarda toplayanları kadrosuna alsın” veya “sokak toplayıcıları olmasın, şirketler toplasın” gibi kolay ama gerçekleşmesi imkansız masa başı çözümlere gitmemelidir. Bunun yerine atık toplayıcılarını kayıt altına almak üzere teşvik primi ciddiyetle düşünülmelidir. Konuya yukarıda Çin’in yaptığı gibi hiç katı atık ithal edilmesin penceresinden bakılmalıdır.

Atık Kağıt geri Dönüşümcüler Derneği’nin (AGED) 2016 raporuna göre 2016’daki geri kazanılan miktar 3 milyon ton ve geri kazanma oranı 42,1% (=3.000.000 / 7.121.520) dir. Geri kazanma oranı 42’den 52%’ye çıkarılabilse ülkemizin hurda kağıt ithalatına ihtiyacı kalmaz.

Acaba Çöpte Ne Kadar Kağıt Atığı Var?

Aynı rapora göre evsel katı atık miktarı 2018 için 34,5 milyon ton olarak tahmin edilmiştir. Ve bunun 13%’ü kağıt esaslı kabul edilmektedir.
Çöpe atılan kağıt miktarı 34,5*13%=4,5 milyon tondur. Diyelim ki 13% çok abartılı, mesela 5% olursa 1,7 milyon ton kağıt var demektir. Çöpe atılan kağıdın yarısı toplanmış olsa dahi hurda kağıt ithalatına gerek kalmaz.
Çöpleri ev ve iş yerlerinde çöp, ambalaj, kağıt gibi tasnif edilerek; hane dışına çıkarılması zorunlu hale getirilmelidir.

(1)”PfR prices flatline across Europe in August” başlığıyla RISI’de 30 Ağustos 2018’de yayınlanan yazı
(2)https://www.fisheri.com/images/features/insights/Fisher_Analysis_RCP_for_China_CB.pdf
(3)Will China ban mixed paper imports? Başlıklı, Paper 360’ın Temmuz/Ağustos 2017 sayısında yayınlanan yazı