- atık kâğıt toplama-ayırmanın pis bir iş olmasına,
- gençlerin daha kolay para kazanabilecekleri başka işlere yönelmesine,
- toplama-ayırma işinin emek yoğun yapılmasına,
- otomasyon için ciddi yatırım ihtiyacı göstermesine,
- kamunun kapsamlı bir düzenleme yapmak yerine “mış gibi” çözümlere yoğunlaşmasına bağlıyorum.
DS Smith’in hazırladığı çalışmaya (1) göre Avrupa’da 2011’de 28 milyon ton atık kâğıt ve karton ambalajlar toplanmış. 2020’de bu rakamın ancak 33 milyon tona ulaştığı hesaplanırken ve toplama/geri kazanma bu oran da kalırsa 2030’da ise 39 milyon tona çıkması bekleniyormuş.
“The optics are there; the systems are in place. These are some of the most technologically advanced MRFs we’ve ever seen sitting here right now. It really is going to come back to either the responsibility of the consumer or the responsibility of the brands to help get that recycling rate up.”
Aynı adreste bu sene yayınlanan bir yazıya (3) göre önceki rapor teyit edildikten başka özetle “Toplama-ayırma tesislerine son model optik ayırıcıları koyduk. Artık tüketiciler ile markaların sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.” Denilmiş.
Konu tüketicilere gelince
DS Smith’in çalışmasında yaş gruplarının geri dönüşüme duyarlılığı da incelenmiş:
- Kaynakta ayrıştırmaya önem verilmesi: Hane halkının ambalaj atıklarını evsel atıklarla karıştırmadan toplanmasına destek olması şart. İnsanların bilinçlendirilmesi yetmiyor.
- Ulusal bazda tutarlı geri kazanım hedefleri konulması: Makul-mantıklı hedefler sektör mensuplarıyla, yöresel farklılıkları dikkate alarak konulmalı.
- Ambalaj atıklarının nasıl toplanıp-geri kazanılacağının açık olması: Bu hedeflere ulaşmak için kimin neyi, ne zaman yapacağı tarif edilmeli. Çıkan maliyeti kimin ödeyeceği belli olmalı.
- Uzun dönemli ve tutarlı şekilde geri dönüşüm mevzuatının uygulanması: Varsa mevzuat eksiklikleri (bence var) adil şekilde, belli grup-çevrelerin çıkarını gözetmeden düzeltilmeli. İlgili mevzuat herkese adil şekilde uygulanmalı.
Çalışmasının tavsiyelerine ilaveten ülkemizde konuyu ciddiyetle ele almak gerekiyor. Toplama ve geri dönüşüm konusu gündeme geldiğinde kamu ve/ya belediyeler ya sokak toplayıcılarını toplama-ayırma tesisleri kadrosuna alsın gibi bir saçma düşünceye kapılıyor veya uygulamada yürümesi pek imkân dahilinde olmayan kurallar getirmeye çalışıyor. Elbette bunlar toplama ayırma tesislerinin ve/ya marketlerin maliyetini arttırıyor. Yapılması gereken maliyet artışını sübvanse etmek. Her türlü hurda ithalatını azaltmaya çalışmak, mümkün olursa önüne geçmek ve yeni kuşakların konuya duyarlılığını arttırmaktır.
Referanslar
2- https://www.recyclingtoday.com/news/nrel-study-highlights-recovered-paper-market-value-lost-to-landfills/
3- https://www.recyclingtoday.com/article/addressing-paper-recovery-and-cost-in-the-new-year/







