hurda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hurda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2025 Pazar

Ambalaj Sektörü Yeniden Kurgulanıyor

    Takip ettiğim süreli yayınlarda okuduğum kadarıyla ambalaj sektörü büyük çaplı değişecek. Değişecek derken şirket satın almaları/birleşmelerden, gümrük vergilerinden, plastik yerine kâğıt ambalaj olmasından veya sürdürebilir ambalaj malzemelerine geçişten çok daha fazlasını kastediyorum. Ayrıca yapay zekanın mevcut kâğıt ve ambalaj teknolojilerini nasıl etkileyeceğini henüz bilmiyoruz. Böyle düşünmeme yol açan gelişmelerden bir demeti şöyle:

    İş birliği için hisse alma (1)
Amazon, Ranpak’ın hisselerinden bir kısmını satın almış. Bu stratejik işlem Ranpak'a güçlü bir ticari ortak sağlarken, Amazon'a da geniş dağıtım ve paketleme ihtiyaçlarına uygun bir üretim şirketinde söz sahibi olma imkânı veriyormuş.
Biz ambalaj üreticileri müşterilere genellikle “çözüm ortakları olduğumuzu” söyleriz. Şimdi Ranpak, Amazon’un çözüm ortağından fazlası olmuş. Büyük çaplı ambalaj kullanan müşterilere Amazon/Ranpak olayı bir referans olacaktır.

Uzun dönem iş birliği anlaşması (2)
Tietoevry ve UPM, kapsamlı IT anlaşmasını beş yıl için yenilemiş. Ormancılık, selüloz, bio-yakıt, kâğıt…gibi alanlarda çalışan UPM bu anlaşmayla yapay zekâ esaslı inovasyon, verimlilik artışı, maliyet optimizasyonu, yeni IT teknolojilerine ulaşma ve bu konularda yoğun destek alacakmış. Tietevry ise bir yüksek teknoloji şirketi olarak IT, bulut, yazılım… gibi alanlarda çalışıyormuş.
Ormancılık, atık kâğıt geri dönüşümü, kâğıt üretimi gibi geniş alanlara yayılmış iş kollarına yapay zekanın girmesi mutlaka çok acayip inovasyonlar getirecektir. Devasa boyuttaki kâğıt üretim teknolojisinin anormal ölçüde küçülmesi, su/enerji kullanımının düşmesi sürpriz olmayacaktır.

Sektörel yoğunlaşma artıyor
Kâğıt ve ambalaj sektörlerinde bazı şirketler iş kollarını yeniden tanımlıyor. Clearwater Paper, hijyenik kâğıt bölümünü elden çıkarıp-diğer kâğıt sektörlerine yoğunlaşmaya çalışıyor. (3)
Öte yandan Ball Corporation, havacılık bölümünü elden çıkarıp metal ambalaj konusuna ağırlık vermeye karar vermiş. (4)
Yoğunlaşma şüphesiz iyidir. Özellikle hijyenik kâğıt sektöründe taban tabana zıt görüşler var. Hijyenik kâğıt sektöründen çıkan, belli bölgedeki hijyenik kâğıt üretiminden çıkan veya hiç bilmediği halde giren de var. Ormana dayalı selüloz yerine başka kaynaklardan hijyenik kâğıt üretenler de var, pandemi sırasında yapılan hijyenik kâğıt yatırımlarının fazla olduğunu düşünen de var. Bir şekilde denge oluşacaktır.

Yeni Ambalaj Geri Dönüşüm Kuralları
İki önemli düzenlemenin gelecek yıllarda uygulamaya başlaması söz konusudur: ABD’de EPR (Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu, Extended Producer Responsibility) ve Avrupa Birliğinde PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği, Packaging and Packaging Waste Regulation.) Ülkemizde de diğer ülkelerde de bunlara benzer kurallar gelecektir.
EPR kaynakların etkin kullanımı amacıyla ambalajın, yeniden kullanımı, parçalanması ve geri dönüştürme işlemleri de dâhil olmak üzere ürün yaşam döngüsü boyunca üreticileri olumsuz çevresel etkilerini önlemekle veya azaltmakla yükümlü hale getirmektedir.
PPWR ise benzer bir mantıkla ambalajın çevresel etkisini azaltmayı amaçlamaktadır. Yönetmelik, 2030 yılına kadar AB'deki tüm ambalajların geri dönüştürülebilir olmasını öngörüyor. Yönetmelik, online perakendeciler de dahil olmak üzere şirketlerin tasarımlarını ve malzeme kullanımlarını geri dönüşüm ve yeniden kullanımı arttıracak şekilde uyarlamalarını gerektirmektedir. Temel hususlar arasında ambalaj ağırlığının azaltılması, döngüsel ekonominin teşvik edilmesi ve genişletilmiş üretici sorumluluğu yönergelerine uyulması yer almaktadır.

Geri dönüşüm oranları tekrar hesaplanıyor
Yukarıdaki gibi zorlu kurallar gelirken, geri dönüşüm oranları daha çok sorgulanıyor. Aşağıdaki EPA (ABD Environmental Protection Agency, Çevre Koruma Ajansı) çalışmasına göre şimdiye kadar ilgili sektör dernekleri genellikle daha yüksek geri dönüşüm oranları veriyormuş. Tablodaki sayılar geri dönüşümü % cinsinden ifade ediyor.
Tahminlerdeki temel farkları veri toplama yöntemleri ile hesaplama metodolojisinden kaynaklandığı düşünülüyormuş. Sektör oluklu mukavva ambalajların %92’si geri dönüşüyor derken, EPA %53,5’u demiş. Muhtemelen bütün ülkelerde ambalaj atıklarının toplanma ve geri dönüşüm oranlarını tekrar hesap etmek gerekecektir.

Ambalaj tüketimi azalıyor
Enflasyon ve tüketicilerin gelirlerinin azalması, demografinin değişmesi ve yaşlı nüfusun artması gibi faktörler ambalaj tüketimini azaltıyor. Azalmayı açmak gerekiyor: Pandemi döneminde kişi başına yılda X tane koli, Y adet cam şişe, Z adet alışveriş poşeti kullanılıyorsa şimdi daha az kullanılıyor ve tekrar kullanım hedefleri ile depozito uygulamasıyla daha da az kullanılacak. Ambalaja giren ürün cinsleri henüz oturmayan ülkemizde azalma biraz daha geç görülecek.
Bütün bunların (tekrar dolum/kullanma, demografi değişimi vs.) sonucunda batıda ambalaj şirketleri fabrika kapatma ve çalışan sayısını azaltma yoluna gidiyor. (6) Yazıya göre çalışan azaltmalarda esas gerekçe düşük talep olarak öne çıkıyor. Benzeri durum Avrupa’da da var. Tetrapak (7) ve MM (8) benzeri nedenlerle Fransa’daki birer işletmesini kapatıyor. Tetrapak’ın açıklaması, hemen bütün gerekçelere örnek durumdadır: “2019-2023 arasında Papeterries de Dijon fabrikasının talebi %15 düşerken, maliyetler %24 artmış. Fabrika çalışma yüzdesi %71’den %65’e gerilemiş.”

Özetle
Kişi başına tüketilen ambalaj miktarsal olarak azalıyor. Tüketici alışkanlıkları değişiyor ve nüfus yaşlanıyor.

Yeni regülasyonlar geri dönüşümü ve tekrar kullanımı giderek arttıracak. Ambalajlar giderek hafifleyecek (yani hammadde tüketimi azalacak.)

Tekrar kullanımı kolaylaştırmak amacıyla kompozit ambalajlar (plastik/kâğıt, plastik/cam) artacak.

Ambalaj sektörü kendini yeni teknolojilere uyarlayacak, işini tekrar tanımlayıp-ona yoğunlaşacak.

Büyük çaplı tüketim malı üreticilerinin ambalaj üretimine soyunması muhtemeldir. Mobilya fabrikalarında, e-ticaret şirketleri zaten ambalaj üretimine bir ucundan girmiş durumdadır.


Yukarıda Bahsi Geçen Yazılar
(1)  https://www.investing.com/news/sec-filings/ranpak-and-amazon-enter-strategic-warrant-agreement-93CH-3836971
(2)  https://fintech.global/2025/02/03/tietoevry-and-upm-enhance-strategic-it-partnership-with-ai-driven-services/
(3)  https://www.clearwaterpaper.com/investors/press-releases/news-details/2024/Clearwater-Paper-Announces-the-Closing-of-the-Sale-of-its-Tissue-Business/default.aspx
(4)  https://www.ball.com/newswire/article/124211/ball-completes-sale-of-aerospace-business
(5)  https://resource-recycling.com/recycling/2025/01/28/us-epa-shares-new-recycling-rate-estimates/
(6)  https://www.packagingdive.com/news/layoffs-january-2025-packaging-corporation-america-orbis-dow/738709/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202025-01-31%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:70030%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(7)  https://www.euwid-paper.com/news/companies/tetra-pak-mulls-closing-production-site-in-dijon-280125/
(8)  https://www.printindustry.news/story/48193/mm-packaging-sarreguemines-plant-draws-to-a-close

22 Aralık 2024 Pazar

2025 Beklentileri

Bu yazıda içinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla yayınlanan yazılardan yola çıkarak sektörümüz için birkaç beklentimi yazdım.

Kanada (1)
Donald Trump’ın Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatlara %25 oranında genel bir tarife uygulama tehdidi, Kanada'daki özel orman arazisi ve kereste fabrikası sahipleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu durum, federal ve eyalet hükümetlerinden koruma talebinde bulunan Kanada Orman Sahipleri tarafından dile getirildi.

Önceki Trump Döneminde (2)
ABD ticaret ortamı, 2018'deki kapsamlı tarifeleri anımsatan bir şekilde yeniden bir sarsıntıya hazırlanıyor. O dönemde, Donald Trump yönetimi, ticaret açığını azaltmayı ve yerli sanayileri korumayı hedefleyen tarifeler uygulamıştı. Bu tarifeler arasında ithal çelikte %25, alüminyumda ise %10 oranında vergiler yer alıyordu.

Bu politikalar, büyük ölçüde Çin’i hedef alarak, zamanla 250 milyar dolardan fazla malı kapsayacak şekilde genişledi. Bu durum, tedarik zincirlerinde şok etkisi yaratarak yük taşımacılığı piyasalarını yeniden şekillendirdi. Şimdi, ufukta beliren yeni Trump tarifeleriyle birlikte sektör, daha da değişken bir küresel ortamda benzer zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

2018'deki tarifelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, işletmeler artan maliyetlerden önce ürünlerini ithal etmeye yöneldi ve benzeri görülmemiş ölçekte bir zamanından önce ithalat ve taşıma yaşandı. Taşımacılık ücretleri fırladı; yalnızca konteyner navlunu %70'ten fazla arttı. Bazı limanlar, sıkışıklık nedeniyle ciddi gecikmeler ve tıkanıklıklarla karşı karşıya kaldı.

Benzer bir senaryoyla karşı karşıya olabiliriz. Taşımacılık şirketleri, yeni tarifelerin şubat sonu veya mart başı gibi erken bir tarihte yürürlüğe girebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, şirketlerin daha yüksek maliyetlerden kaçınmak için tekrar hızlı ithalat ve nakliyeye yönelmesine neden olabilir. Güney Kaliforniya limanlarında halihazırda mevcut olan iş gücü belirsizliği endişesiyle, bu limanlar yeniden artan faaliyet ve gecikmelerle karşılaşabilir.

2018 tarifelerinin beklenmedik sonuçlarından biri, kısa vadede taşımacılık sektörüne sağladığı faydaydı. Tarifeler yürürlüğe girmeden önce malları taşımak için yaşanan yoğunluk, sıkışık kamyon taşımacılığı kapasitesi, artan ücretler ve güçlü hacimler yarattı; bu da birçok taşımacılık şirketi için olağanüstü bir yıl anlamına geldi. Ancak bu canlanma, bir bedeli oldu. 2019'a gelindiğinde, talebin zayıflaması ve navlunların düşmesiyle birlikte yük taşımacılığı piyasaları yavaşladı. Geçmiş, bir rehber niteliği taşıyorsa, benzer bir yükseliş ve düşüş döngüsü 2025’te tekrar yaşanabilir.

Amerikan palet üreticileri için tarifeler yalnızca makroekonomik bir endişe olmaktan ibaret değil; aynı zamanda maliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçoğu ithal edilen çiviler gibi bileşenler hâlihazırda yüksek tarifelere tabi. Bu tarifelerdeki olası artışlar, dar marjlarla çalışan bu sektörde maliyetleri daha da artırabilir. Eklenen her bir maliyet, muhtemelen tedarik zinciri boyunca üreticileri, perakendecileri ve nihai kullanıcıları etkileyerek aktarılacaktır.

Hurda Kağıt ve Oluklu Mukavva Kağıdına Etkisi (3)
Fastmarkets RISI "Tüketim malları üreticileri ve Çin'deki büyük ihracatçılar ve ithalatçılar, bu duruma seçimlerden önce bile hazırlıklıydı ve seçimlerden sonra hemen harekete geçtiler." Diyor.
Çin ve Güneydoğu Asya'daki büyük ihracatçılar, Trump'ın göreve başlamasından önce ürünlerini ABD'ye göndermek için üretim hızını artırdı. Geleneksel olarak yılın dördüncü çeyreği ambalaj sektöründe zayıf geçse de bu yıl kahverengi kâğıt ve karton gibi kâğıt esaslı ambalaj siparişleri Trump dönemine hazırlık yapmak amacıyla aniden arttı. Bu durum, hurda kâğıt talebini de artırdı.

Seçimden sonra ABD'ye mal ithalatında deniz nakliyat ücretleri hızla arttı. Çin'den ABD'ye yapılan sevkiyatlara %60'lık bir tarifenin uygulanma olasılığı belirsizliğini korusa da Çin'in kâğıt ambalaj talebinin Trump'ın göreve başlamasının ardından muhtemelen düşmesi bekleniyor.
Çin'in 2018'de hurda malzeme ithalatını yasaklayan politikası sonrası, Hindistan ve Güneydoğu Asya, ABD'den hurda kâğıt ihracatı için birincil destinasyonlar haline geldi. Bu ülkeler, geri kazanılmış kâğıdı işleyip Çin'e ambalaj üretimi için gönderiyor.

2024 yılının Ocak-Ekim döneminde, Hindistan, Malezya, Tayland ve Vietnam ABD'nin geri kazanılmış fiber ihracatının yaklaşık %40'ını aldı. Meksika ise %15 ile ikinci sırada yer alırken, Çin %10 ve Kanada yalnızca %5 oranında pay aldı.

Çin'in geri dönüştürülmüş fiber talebinin düşmesi durumunda Asya'nın ABD ihracatına olan talebinin de düşeceğini ve bunun kesinlikle ABD'nin hurda kâğıt pazarını etkilemesi beklenir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerden (örneğin BRICS ülkeleri) ithal mallara uygulanacak tarifeler, ABD'ye ithal edilen malların yavaşlamasına ve kâğıt ambalaj talebinin zayıflamasına neden olabilir.

Meksika'nın tüketim malları üretiminin ABD talebine bağlı olduğundan, ABD'den kahverengi kâğıt ithalatını azaltacaktır. Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatın ABD pazarında kritik bir rol oynamadığı için tarifelerin fiyat artışları üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Tarifelerin geri dönüşüm sektörünü büyük ölçüde etkilemeyeceğini umuluyor. Ancak tarifelerin belirsizliği, planlama zorluklarına neden oluyor.

Kahverengi Kâğıt Fiyatları (4)
Oluklu mukavva kâğıdı sektöründeki fiyat artışlarının 2025 sonuna kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Ancak analistlere göre, yeni tarife tehditleri gibi başka konular da önümüzdeki yıl için dikkati çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

RaboResearch, 2024'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Kuzey Amerika kahverengi kâğıt raporunu yayımladı ve bu rapor, Eylül 2026'ya kadar yıllık %11,4'lük bir fiyat artışı öngörüyor. Bu ise 2025 yılında farklı kahverengi kağıt türleri için metrik ton başına ortalama 60-80 dolarlık fiyat artışı duyurularıyla "yakından uyumlu." (Rapor alıp-alabileceğiniz toplam zam 80 dolar demiş oluyor.)

RaboResearch'e göre "70 dolarlık fiyat artışı oldukça yüksek ve kısmen önceki artışların tam olarak yansıtılmamış olmasından kaynaklanıyor” muş. Raporu hazırlayan analist "fiyat artışının kabul edilmesi oldukça olası. Ancak tam 70 dolar olarak mı kabul edileceği şüpheli, çünkü bu oldukça büyük bir artış. 45 veya 50 dolar olması mümkün” diyerek sınırı çizmiş.

Genel olarak, ABD’de kahverengi kâğıt üretiminin durağan veya hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Rapor üretimde iki yıl boyunca sabit bir büyüme bekliyor. Ancak rapor, büyük birleşmelerin sektörde etkili olduğunu ve kahverengi kağıt üreticilerinin operasyonel varlıklarını dikkatlice incelediklerini belirtiyor. Bazı tesislerin kapatılması veya durdurulmasının gündemde olduğunu da belirtmiş.

Yorum
Yeni gümrük vergileri Kanada, Meksika ve Çin ile Asya ülkelerini olumsuz etkileyecek. Çin ve Asya’da kağıt talebi 2024 son çeyreğinde biraz artmış ama artık artması pek beklenmiyor.

Tarifelerin yılın ilk aylarında gemi trafiğini arttırması mümkündür.
ABD’de açıklanan kâğıt zammının ancak 40-50 doları tutar, kalan 20-30 dolarlık kısmı için üreticiler tekrar zam isteyeceklerdir.

Asya’ya ABD’den hurda ihracatı azalacağı için hurda fiyatının üzerinde baskı olur ve belki de 2019’da ABD’de görüldüğü gibi ambalaj atıkları toplanmamaya başlanır.

Ülkemizde Ne Olur?
Özetle oradakilerin benzeri olur. Maliyet artışları nedeniyle açıklanacak zammın bir kısmı tutabilir. Muhtemelen nakit akışı en sıkıntılı üretici kendi açıklayacağı zamdan en önce vaz geçer.

Dünyanın en büyük ekonomisinde iki yıl boyunca kâğıt üretiminin artması beklenmezken, ülkemizde kâğıt üretiminin artmasını beklemek hayaldir.

Kurlar kontrol altında ve Euro’nun zayıflaması varken içerde hurda kâğıdın toplanma motivasyonu düşer. Parası olan kâğıt üreticisi için hurda ithalatı şimdilik (en azından 2025’te) daha caziptir.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Hurda, Kahverengi Kağıt ve Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörlerinin Geleceğine İlişkin Güncel Görüşler

Bu yazıda son dönemde okuyup, bir kısmını ilgilenenlerle paylaştığım en altta kaynakları verilmiş yazıların geniş bir özetini yaparak; üçlü sektörü yabancıların nasıl gördüğünü yorumlayacağım. İtalik yazılmış ifadeler benim yorumlarımdır.


Global kâğıt esaslı ambalaj sektörüne şekil verecek beş faktör (1)
1. Talep Yavaşlaması ve Aşırı Kapasite Yatırımı: Son yıllarda, özellikle 2020'den itibaren, sektörde 40 milyon tonluk bir kapasite fazlası oluşmuştur. Bu, tarihsel işletme oranlarının %11 üzerinde bir artışı temsil etmektedir. 2023 yılında küresel kâğıt ve karton üretimi 409,7 milyon ton olarak gerçekleşmiş ve 2022'ye göre %3,1'lik bir düşüş göstermiştir.
Pandemi döneminde artan talep, aşırı üretime ve stok fazlasına yol açmış, bu da 2023 boyunca yaygın bir stok azaltma sürecini tetiklemiştir.
 
2. Üretim Azalmasının Pazar Segmentlerine Etkisi: Karton ambalaj segmenti, özellikle tüketici elektroniği, kozmetik ve mücevherat gibi premium ürünlerin ambalajında kullanılan kartonların talep düşüşünden en çok etkilenen alan olmuştur.
Pandemi döneminde oluklu mukavva kâğıdı talebindeki artış, 2023'te geniş çaplı stok azaltma süreçlerine neden olmuştur. Buna karşılık, inşaat sektörüne yönelik dayanıklı kraft kâğıtları daha iyi performans göstermiştir. (Bu cümleden yalnızca çimento torbası anlaşılmasın, grafikteki kraft torba, sargılık, gıda temasına uygun kağıtlar anlamındadır.)
 
Sürdürülebilir Ambalajlama ve Plastik İkamesi: Plastik ambalajların fiber bazlı çözümlerle değiştirilmesi yönündeki eğilim, karton ve kraft kâğıt talebini artırmaktadır.  Ancak, bu talep artışı beklenen seviyelere ulaşmamış ve birçok şirket, plastik ikamesi çözümleri için kapasite yatırımlarını aşırı yapmıştır. Sürdürülebilir ambalajlama konusundaki farkındalığın artması ve yeni pazarların gelişmesi, gelecekteki büyüme fırsatları sunmaktadır.
 
3. Bölgesel Farklılıklar: Aşırı kapasite sorunu özellikle Asya ve Avrupa'da daha belirgindir. Küresel kapasite fazlasının yaklaşık %70'i Asya'da bulunmaktadır. (Aşağıdaki grafik tüm ambalaj kağıtlarındaki kapasite fazlasını göstermektedir.)
Asya, küresel pazarın yaklaşık yarısını oluştururken, Avrupa ve Kuzey Amerika'da daha temkinli kapasite genişlemeleri gözlemlenmiştir. (Asya’daki 27 milyon tonun 16 milyon tonu oluklu mukavva kağıdıdır.) Avrupa'da yaklaşan ormansızlaşma düzenlemeleri, sürdürülebilir ambalaj maliyetlerini artırabilir. (Yeni regülasyonlar, bir nevi gümrük duvarı inşası amacını taşımakta ve genel olarak maliyet artışına neden olacaktır.)
 
4. Makine Öğrenimi ve Otomasyonun Rolü: Makine öğrenimi ve algoritmalar, e-ticarette ambalaj boyutlarının optimize edilmesine yardımcı olarak oluklu mukavva ve karton tüketimini azaltmaktadır. Son beş yılda, bu algoritmalar oluklu kutu kullanımını %35'ten fazla azaltmıştır. Ayrıca, grafik kâğıt üreticileri, makinelerini ambalaj kâğıdı üretimine dönüştürerek sermaye yatırımlarını optimize etmektedir. (Grafik kağıdı üretiminden çıkmakla iyi bir şey yaparken oluklu mukavva kağıdı kapasitesini arttırmaktadırlar.)

Kâğıt sanayi otomasyonu yeterince yapmış gibi görünse de önümüzdeki beş-on yıllık dönemde, sekiz metrelik kağıt makinelerinde daha da otomasyon, robotlar ve yapay zeka uygulamaları görülecektir. Bu şekilde ambalaj kağıtları sektörü spesiyal kağıtlar ve endüstriyel ambalajlar gibi nispeten niş ürünler üretebilecektir.
 
5. Yeni Pazar Fırsatları: Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen iki büyük birleşmeyi (veya satın alma, Smurfit Kappa ve WestRock ile International Paper ve DS Smith) oligopol olduğu düşünülemez, zira dünya pazarının %10’na tekabül eden şirketlerdir.
 
Ambalaj kağıtları demografiyle ilgilidir. Avrupa nüfusu en üst seviyesine ulaşmıştır ve bundan sonra nüfus artış hızı giderek azalacaktır. Çin’de de benzeri bir durum olduğundan, Avrupa’nın orta doğuya ve Asya’ya ihracatını arttırma şansı olabilir. (Orijinal yazı, burada kendisiyle çelişmektedir. 27 milyon ton kapasite fazlası olan Asya’ya Avrupa nasıl ihracat yapabilir?)


ABD’de Oluklu Mukavva Kutu Kullanımı Düşüyor (2)
18 Eylül’de yapılan bir webinarda Fastmarkets RISI'nin Kuzey Amerika Grafik Kağıtlar ve Ambalaj Direktörü şöyle demiş: "Şu anda yaklaşık bir buçuk iki yıldır çok durgun bir seviyedeyiz. Aslında gördüğümüz şey, kutu sevkiyatlarının 2016 veya 2017 seviyelerine düşmesi ve orada sıkışıp kalması, bu da tipik trendden oldukça dramatik bir kopuş." (ABD’de kutu satışları pandemiden çok önceye dönmüş.)

Konuşmacıya göre, “perakende ve dayanıklı tüketim sektörlerindeki kutu kullanımları geleneksel olarak genel ekonomik faaliyetle ilişkilendirilir, ancak bu faktörler pandemi sırasında ayrıştı”. Bu durum, pandeminin başlangıcında karmaşık tedarik zincirlerinden kaynaklanıyordu; pandemi yüksek sipariş hacimlerine yol açtı ve ardından uzun süren bir stok azaltma dönemine dönüştü. Ambalaj şirketleri, stok azaltmanın büyük ölçüde tamamlandığını, ancak enflasyonun hala tüketici harcamalarını olumsuz etkilediğini söylüyor.
Yazı ileriye dönük olarak ambalaj talebini, yurt içi üretim, gıda sektörü ve e-ticaret kutusunun doğru ebatta üretilmesi (right sizing, içinde boşluk kalmaması) gibi konuların; tüketici harcamalarından daha fazla etkileyeceğini söylüyor. (Yani enflasyon tüketicinin harcanabilir gelirini azaltsa da kutu talebini esas belirleyici olan yurt içindeki gıda dahil üretimin artması ve e-ticaret şirketlerinin tercihleri olacaktır.)

Konuşmacı, e-ticaretten alınan şeylerin, oluklu mukavva kutudan daha çok plastik poşetler ve kâğıt zarflarla geldiğini söyleyerek yukarıdaki grafiği doğruluyor. (Ben ülkemizde de benzer bir trendin olduğunu, ambalaj maliyetini ve kargo ücretini azaltmak için eskiden oluklu mukavva kutu kullananların dahi kâğıt veya plastik poşetlere/zarflara döndüğünü düşünüyorum.)


Atık Kâğıt Fiyatları Üçüncü Çeyrekte Düşmeye Devam Etti (3)
2024'ün üçüncü çeyreği, yüksek enerji maliyetleri, yurtiçi fabrikalardan gelen zayıf talep ve kısıtlı ihracat pazarlarının bir araya gelmesiyle şekillenen önemli bir türbülansla karakterize edildi. Bu baskılar sektör için tamamen yeni olmasa da baskıların yarattığı stres sektördeki pek çok kişinin beklemediği seviyelere ulaştı.

Çeyrek boyunca, Avrupa'daki geri kazanılmış kâğıt fiyatları aşağı yönlü seyrini sürdürdü. Özellikle OCC ve karışık kâğıtta bazı durumlarda neredeyse %25'e varan keskin düşüşler görüldü. Tarihsel olarak üçüncü çeyrek, fabrikaların yaz tatili kapanışlarını takiben üretimi artırdığı göreceli bir istikrar dönemini temsil ederdi. Ancak 2024 yılında tam tersi bir durum yaşandı ve özellikle Almanya'daki bazı fabrikalar duruşlarını (yeterli işleri olmadığından) üçüncü çeyrek sonuna kadar uzatmayı tercih etti.

Bu fiyat daralmasının başlıca nedeni ambalaj sektöründen gelen talepteki belirgin azalma oldu. Avrupa'da geri kazanılmış kâğıdın büyük bir kısmını tüketen ambalaj sektörü, desteklediği alt sektörlerdeki düşük tüketim nedeniyle üretimde önemli bir düşüş yaşadı. Özellikle otomotiv ve havacılık sektörleri yavaşlaması, bazı bölgelerde ambalaj üretimini %17'ye varan oranlarda azalmasına yol açtı.

Geçtiğimiz çeyrekte de enerji fiyatları sektör üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam etti. Özellikle Almanya'da olduğu gibi, gaz fiyatlarının 2024 yılı boyunca yüksek kalmaya devam etmesiyle birlikte, birçok fabrika üretim maliyetinin potansiyel kârdan fazla olması nedeniyle üretimi kısmak veya planlı duruşları uzatmak zorunda kalıyor.

Tarihsel olarak Avrupa'nın geri kazanılmış kâğıt arzı için bir tahliye vanası görevi gören ihracat pazarı da üçüncü çeyrekte önemli zorluklarla karşılaştı. Hindistan, Endonezya ve Vietnam gibi Avrupa'nın geri kazanılmış kağıtları için geleneksel varış noktaları olan önemli Asya pazarları, süregelen lojistik aksaklıklar ve zayıf talep nedeniyle durgun kaldı. Kızıldeniz'deki nakliye krizi, transit maliyetlerinin artmasına ve teslim sürelerinin uzamasına katkıda bulunarak Avrupalı ihracatçıların etkin bir şekilde rekabet etmesini zorlaştırdı.

Artık doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithal etmese de Çin, komşu ülkelerden tedarik ettiği geri dönüştürülmüş kağıt hamuru (recycled pulp) ve nihai ürünlere olan talebiyle küresel geri kazanılmış elyaf piyasasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Ancak burada bile, Çinli fabrikaların enerji maliyetleri ve düzenleyici baskılar (yani regülasyon) gibi kendi iç sorunlarıyla boğuşması nedeniyle talep üçüncü çeyrekte zayıf kaldı.

Asya'ya yapılan ihracat hacimleri keskin bir şekilde düştü ve çeyrek ortasında Avrupa'dan OCC ve diğer dökme kalitelerin akışı bir miktar durdu. Bazı ihracatçılar odaklarını Türkiye ve Orta Doğu gibi alternatif pazarlara kaydırmaya çalıştı, ancak bunlar da yüksek enflasyon ve kur dalgalanması gibi ekonomik zorluklarla karşılaştı ve bu da Avrupa'nın hurda kağıtlarını rekabetçi fiyatlarla alma kabiliyetlerini sınırladı.

Geri kazanılmış kâğıt piyasasındaki dalgalanma, şirketlerin azalan marjlar karşısında pozisyonlarını sağlamlaştırmaya çalışmaları; sektörde bir dizi stratejik değişime de yol açtı. Bazı orta ölçekli şirketler, potansiyel satın almaları veya daha büyük, mali açıdan daha istikrarlı oyuncularla ortaklıkları araştırıyor. Düşük fiyatlar, yüksek enerji maliyetleri ve zayıf talebin birleşimi nedeniyle iflas riski altında olan bazı küçük şirketlerin mali sağlığı önemli bir endişe kaynağı olmaya devam etti.

Aynı zamanda, daha büyük oyuncular verimliliği artırmak ve enerji yoğun süreçlere bağımlılıklarını azaltmak amacıyla gelişmiş geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmaya devam etti.

Aralarında Stora Enso ve Smurfit Kappa'nın da bulunduğu birkaç büyük oyuncu, atık toplama ve ayırma tesislerine yeni yatırımlar yapacaklarını duyurdu, ancak bu projelerin 2025 yılına kadar pazar üzerinde anlamlı bir etki yaratması beklenmiyor.

Dördüncü çeyrek ve sonrasına bakıldığında, kâğıt sektörünün yakın geleceği belirsiz görünüyor. Bir yandan, özellikle enerji maliyetlerinin düşmesi ve kilit sektörlerde talebin toparlanması halinde fiyatların istikrara kavuşmaya başlayabileceğine dair bir umut var. Ancak, yüksek enerji maliyetleri, arz fazlası ve önemli ihracat pazarlarındaki zayıf talep de dahil olmak üzere sektörün karşı karşıya kaldığı yapısal zorlukların yakın vadede ortadan kalkmasının pek mümkün olmadığı da giderek daha fazla kabul görüyor.

Sektör şu anda yakın gelecek için huzursuzluk ve endişe yaratan çalkantılı sularda seyrediyor. Kuşkusuz, hurda esaslı kâğıt sektörü zirveye çıkma direncine sahip olduğunu defalarca göstermiştir ve birleşmeler, satın almalar ve konsolidasyon bir bedeli olacaktır. (Çıkmadık candan umut kesilmez demeye çalışıyor.)


Böyle Zamanlarda Değer Yaratmak İçin Sürdürebilirlik ve Esneklik (4)
29 Ekim 2024'te Chicago'da yapılan Fastmarkets Orman Ürünleri Konferansı'nda katılan üst düzey yöneticiler, belirsiz piyasa koşullarında şirketlerin değer yaratması için sürdürülebilirlik ve esnekliğin önemine vurgu yaptı. COVID-19 ve diğer piyasa krizlerinden alınan dersler ışığında, liderler tedarik zinciri dayanıklılığı ve yerelleşmenin önemini belirttiler.

Ceo panelde konuşmacılar (EUDR’den bahisle) “ormasızlaşmayı azaltma amacı çok güzel ama Avrupa Birliği orman ürünleri ithalatını kontrol etmek istiyor” şeklinde yakındı.

Yapay zekanın dönüşüm değil, evrim olarak görüldüğü belirtilirken, kâğıt esaslı ambalaj sektörünün karbon piyasaları ve plastik ikamesi gibi alanlarda büyüme fırsatları olduğuna dikkat çekildi.

Ayrıca, genç neslin sektöre ilgisinin artması beklenirken, bu yıl ABD’de 65 yaşını doldurduğu içim 3,5 milyon kişinin emekli olacağı açıklandı. (Ceo panele katılanlar, sürdürebilirlik gibi genel konuları konuşmayı tercih etmiş. Kapasite fazlası nasıl giderilecek, yeni regülasyonlara nasıl önlem alınacak konuşmamışlar. “Kelin ilacı olsa” durumu.)


Asya Atık Kâğıt Sıkıntısı Yaşayacak (5)
1 Kasım 2024’de yapılan konferansta Asya'daki geri kazanılmış kağıt (RCP, recovered paper, hurda/atık kağıt) talebinin hızla artması, bu alanda büyük zorlukları beraberinde getiriyor denmiş. Fastmarkets RISI'ye göre, bu talep artışı, “özellikle Asya'daki fabrikaların ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli miktarda eski oluklu mukavva (OCC, old corrugated container, kullanılmış kutu) bulma konusunda sıkıntı yaşanmasına neden olacak. ABD, Avrupa ve Japonya gibi büyük ihracatçı ülkelerdeki azalan tedarik, küresel geri kazanılmış kâğıt piyasasında dalgalanmaları artıracak. Özellikle ABD'nin OCC ihracatındaki düşüş ve Batı Avrupa'daki sıkılaşan piyasalar bu durumu daha da kötüleştirecek.”

Çin, 2021'de doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithalatını yasaklamasına rağmen, Asya'daki fabrikaları aracılığıyla büyük miktarda geri kazanılmış kâğıt satın alarak küresel pazarda kilit bir oyuncu olmaya devam ediyor. Öte yandan Çin, geri dönüştürülmüş hamur (recycled pulp) gibi alternatif elyaf türlerine yönelse de OCC ihtiyacı yüksek kalıyor. Buna karşılık Çin, Endonezya, Malezya ve Vietnam gibi ülkelerde uygulanan ithalat kısıtlamaları OCC talebini baskılayan unsurlar arasındadır.


Sonuç
  • Atık kâğıt şu an sıkıntılı gibi olsa da piyasa biraz hareketlenirse değeri çok artacak. Alıntılanan yazılarda bahsedilmiyor ama atık kağıdın evlerde ayrıştırılması ve toplama miktarının arttırılması sorunları ortaya çıkacak.
  • Kâğıt kapasite fazlalığı her yerde var. Yakındaki pazarlar hariç, şuraya-buraya ihracat şansı pek görünmüyor. Özellikle Asya'daki fazla kapasitenin nasıl dengeleneceği henüz belli değil. Mevcut oluklu mukavva kutu kullanım alışkanlıklarına göre Avrupa'daki fazla kapasitenin 2026'da dengeye ulaşması tahmin ediliyor.
  • Ambalaj seçiminde müşteri tercihleri değişiyor. Oluklu mukavvadan-zarfa, plastikten kâğıda gibi geçişler var. Pandemi öncesindeki dengeler komple bozuldu. Bir nevi pandemiden önce-pandemiden sonra durumu oluştu. Pandemiden önceki kabuller (yılda şu kadar büyürse X yılında şöyle olur) artık geçersiz.
  • Nüfus meselesi, yaşlı sayısının artması hem olumlu (gençlere iş şansı) hem de olumsuz (tüketim tercihlerinin değişmesi) sonuçlar getirecek. 
  • Özetlenen yazılara göre yabancılar da sonucun (kapasite fazlası, yeni kurallar/gümrük duvarları, yaşlanma, e-ticaret, sürdürülebilirlik, hurda nereden bulunacak,…vb) ne olacağını henüz kestiremiyor.


Alıntı yapılan yazılar:
1-https://www.fastmarkets.com/insights/key-factors-in-global-outlook-paper-packaging/
2-https://www.packagingdive.com/news/box-containerboard-pricing-fastmarkets-risi-cascades-eudr/727578/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-09-23%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:66120%5D&utm_term=Packaging%20Dive
3-https://thepulpandpapertimes.com/news/industry-news/recovered-paper-2134
4-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Forest products leaders cite sustainability, flexibility as main
factors to create value to companies in uncertain times” başlığıyla yayınlanan yazı
5-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Challenges ahead for Asia to find enough RCP to support fast growing demand for OCC” başlığıyla yayınlanan yazı 

22 Eylül 2024 Pazar

Eylül Ortasında Atık Kâğıt Piyasaları

Birbirine yakın tarihlerde çıkan aşağıdaki yazılardan yurt dışı hurda piyasalarını anlamaya çalıştım.

Beklentiler
Global OCC (old corrugated containers, oluklu mukavva hurdası) arz-talebi giderek sıkışacak. Kuzey Amerika’da devreye giren oluklu mukavva kâğıdı fabrikalarını talebi artmaya devam ederken, Asya’da kurulu fabrikaların da hurda talebi azalarak sürüyormuş.
Buna karşılık hurda kâğıt ihracatçılarının uzak bölgeler yerine komşularına/yakın bölgelere satma eğilimi belirgin hale geliyor. Kaynaklarda yer verdiğim yazılara göre 2025’in sonu ile 2026’da hurda fiyatlarının yükselmesi beklenmeliymiş.

Denge Nasıl Sağlandı?
Çin ekonomisindeki yavaşlama kâğıt talebini düşürdüğünden, kâğıt makinelerini durmaya zorladığından bu sene hurda arz-talep dengesi ile fiyatında önemli bir değişiklik olmazmış. Çin’de son açıklanan ağustos perakende satış verisi bu durumu teyit ediyormuş.
Kuzey Amerika’da hurdanın yetmesine kapanan kâğıt fabrikaları destek vermiş gibi olmuş. Ayrıca yeni makineler eskiye göre daha çok karışık hurda kullanabilir olduğundan, hurda kâğıt talebi OCC’den karışık kâğıda değişmiş.

Yapay Zeka
Atık toplama ayırma tesislerinde yapay zeka teknolojileri kullanmaya başlanmış. Önceden hava üflemeli ayırma ekipmanları kullanılırken şimdi yapay zeka oyuna dahil olmuş. Optik okuyuculu yapay zeka, konveyördeki hurdayı boyut, renk, şekil bakımından daha iyi analiz edip-ayırabiliyormuş. Bu sayede toplama ayırma tesisinden daha az karışık hurda çıkar olmuş.

ABD Daha Az Hurda Satacak
2023’e kıyasla 2024 ilk yarısında Amerikan kâğıt fabrikaları %6,8 artışla 1 milyon ton daha fazla hurda kullanmışlar. Devreye giren beş yeni kâğıt makinesi 2,4 milyon ton/yıl hurda kullanacakmış.
ABD 2018’de toplanan hurda kâğıdın %40’ın ihraç ederken, bu yıl ihracat miktarı %30 azalmış. Geçen yılın ilk yarısına göre bu yılın ilk yarısında OCC ihracatında azalma %4,6 olmuş. Bir şekilde dengenin sağlanmış olmasına, 2022’den-2023’e kutu satışlarının azalması, fabrikaların bobin stoklarını azaltması ve bu yıl tüketim malları ithalatının artmış olması yardım etmiş.

Yeni Kurallar
Hurda ihracatçısı konumunda olan diğer ülkeler (Japonya ve Avrupa Birliği) gelecek yıllarda ihracata daha az miktar verecekleri tahmin ediliyormuş. Avrupa’daki EUDR (Europen Union Deforestation Regulation) gibi yeni kurallar ülkeleri kendi hurdalarını kullanmaya itecekmiş.

Bu Sırada Avrupa
Hazirandan bu yana hurda fiyatı düşmüş. Hem Asya ihracatın zorluğu (zira Asya’da Çin nedeniyle kâğıt fabrikaları duruyor) hem de Avrupa’da yeni başlayan/başlayacak olan fabrikalar stokları şişirdiğinden alımı kesmiş. Halbuki mart-mayıs döneminde hava başkaymış. Toplamanın zayıf olması ile Almanların artan talebi hurda fiyatlarını arttırmış.
Avrupalı ihracatçılar açısında talebin şu sıralar düşük olmasına rağmen Amerikan dolarıyla Asya’ya hurda ihracatı yapmak oldukça karlıymış (€/$ paritesi.)

Yeni Kâğıt Kapasiteleri
Ekonomiler sıkıntılı olduğundan özellikle Almanya’da oluklu mukavva kâğıdı talebinin 2025’de canlı olmaması bekleniyormuş. Yeni kâğıt makinelerinin OCC talebi ve fiyatını orta vadede etkilemesi bekleniyormuş. 
(1 nolu kaynaktan alınan grafik 6 aylık dönemlerde hurda fiyatının gelişimini gösteriyor. Grafiğin bittiği yer 10 Eylül 2024 gibidir.)

Planlanmış yeni makinelerin başlamalarının gecikmesi de bu konuda rol oynuyormuş. Bu yılın ilk çeyreğinde başlaması gerekirken ancak geçen hafta üretime başlayan Model grubunun 650 bin tonluk Eilenburg fabrikası ancak bu çeyrekte hammadde stoku biriktirecekmiş.

Bu arada 2024’de başlaması planlanmış diğer makinelerin başlangıçları 2025’e ertelenmiş. Bunlardan biri olan, Norske Skog’un 550 bin tonluk Golbey (Fransa) fabrikasının üretime girmesi gelecek yılın ilk çeyreğine ertelenmiş. Duyurudan hareketle daha da gecikeceği tahmin edilebilirmiş.

"yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”

Bu senenin ilk ayında Heinzel 550 bin tonluk Laarkirchen (Avusturya) makinesinin 2025’de devreye gireceğini duyurmuş ama halen kesinleşen bir tarih yokmuş. Bu ikisinin toplamı 1,1 milyon ton ediyor ve 2025’de başlayacaklarmış. Mondi’nin Duino (İtalya), DS Smith’in Porcari (İtalya) ve Eren’in Shotton (İngiltere) fabrikalarının toplam kapasitesi 1,37 milyon ton ve başlangıç tarihleri henüz belli değilmiş. Uzmanlara göre “yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”


Kaynaklar
(1) www.risiinfo.com'da 12/09/2024'de yayınlanan "OCC prices drop over Q3, exports remain difficult" başlıklı yazı
(2) www.risiinfo.com'da 13/09/2024'de yayınlanan "NA OCC supply/demand balance to be 'very tight' from ongoing Asia demand, less options, analyst says" başlıklı yazı


12 Nisan 2024 Cuma

Atık Kâğıt Geri Kazanımında Endişeler

Ülkemizde atık kâğıt toplama ve geri kazanmanın bir süredir düştüğünden endişeliyim. Düşmesini: 
  • atık kâğıt toplama-ayırmanın pis bir iş olmasına,
  • gençlerin daha kolay para kazanabilecekleri başka işlere yönelmesine,
  • toplama-ayırma işinin emek yoğun yapılmasına,
  • otomasyon için ciddi yatırım ihtiyacı göstermesine,
  • kamunun kapsamlı bir düzenleme yapmak yerine “mış gibi” çözümlere yoğunlaşmasına bağlıyorum. 
Bayram önü konuyu etüt etmeye karar verdim ve internette bulduklarımı yorumlamaya gayret ettim. Ülkemizdeki rakamları henüz derleyemedim ama yurt dışında da benzeri düşünceler olduğunu fark ettim.

DS Smith'in "Wasted Paper" Raporu
DS Smith’in hazırladığı çalışmaya (1) göre Avrupa’da 2011’de 28 milyon ton atık kâğıt ve karton ambalajlar toplanmış. 2020’de bu rakamın ancak 33 milyon tona ulaştığı hesaplanırken ve toplama/geri kazanma bu oran da kalırsa 2030’da ise 39 milyon tona çıkması bekleniyormuş.
Rapora göre (yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere) kâğıt-karton ambalajların toplama ve geri kazanma oranı 2021’den 2022’ye biraz düşmüş. Kâğıt-karton toplama ve geri kazanma oranı diğer ambalaj malzemelerine göre çok iyi olsa da toplama/ayırmaya ilişkin yaklaşımlar/düzenlemeler böyle giderse; (aşağıdaki grafikte) 2030’da geri kazanım oranının daha da düşeceği tahmin ediliyor.
Recycling Today'den Alıntılar
Amerikalılar da benzeri çalışmalar yapmışlar. 2023 yılının son günlerinde yayınlanan yazıya (2) göre 2019’da 4 milyar USD’lik atık kâğıt toprağa gömülmüş olabilirmiş. Gerçi 2019 ABD’de atık kâğıt fazlalığının olduğu bir yıldı toplama-ayırma tesislerinin kapandığı ve toplamama eğiliminin arttığı bir dönemdi. 

Rapora göre “AF&PA (American Forest & Paper Association), Mayıs 2022'deki en son hesaplamasında, kuruluş tarafından kaydedilen en yüksek oran olan yüzde 68'lik bir kâğıt geri dönüşüm oranı bildirmiş. Aynı kuruluş ayrıca ABD OCC geri dönüşüm oranını 2019'da yüzde 92,3 ve 2022'de yüzde 91,4 olarak bildirmiş.” Yani geri kazanım oranı artsa da realitede oluklu mukavva ambalajların geri kazanılması düşmüş.

“The optics are there; the systems are in place. These are some of the most technologically advanced MRFs we’ve ever seen sitting here right now. It really is going to come back to either the responsibility of the consumer or the responsibility of the brands to help get that recycling rate up.”

Aynı adreste bu sene yayınlanan bir yazıya (3) göre önceki rapor teyit edildikten başka özetle “Toplama-ayırma tesislerine son model optik ayırıcıları koyduk. Artık tüketiciler ile markaların sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.” Denilmiş.

Konu tüketicilere gelince
DS Smith’in çalışmasında yaş gruplarının geri dönüşüme duyarlılığı da incelenmiş:
Araştırmaya cevap verenlerin ancak yarısı bütün kâğıt-karton ambalajı geri dönüşüm kutusuna attığını söylemiş. Geri dönüşüm duyarlılığı yaş ilerledikçe artmış, genç kuşaklarda ise düşük çıkmış.

Raporun Önerilere Yorumlarım
  • Kaynakta ayrıştırmaya önem verilmesi: Hane halkının ambalaj atıklarını evsel atıklarla karıştırmadan toplanmasına destek olması şart. İnsanların bilinçlendirilmesi yetmiyor.
  • Ulusal bazda tutarlı geri kazanım hedefleri konulması: Makul-mantıklı hedefler sektör mensuplarıyla, yöresel farklılıkları dikkate alarak konulmalı.
  • Ambalaj atıklarının nasıl toplanıp-geri kazanılacağının açık olması: Bu hedeflere ulaşmak için kimin neyi, ne zaman yapacağı tarif edilmeli. Çıkan maliyeti kimin ödeyeceği belli olmalı.
  • Uzun dönemli ve tutarlı şekilde geri dönüşüm mevzuatının uygulanması: Varsa mevzuat eksiklikleri (bence var) adil şekilde, belli grup-çevrelerin çıkarını gözetmeden düzeltilmeli. İlgili mevzuat herkese adil şekilde uygulanmalı.
Tavsiyelerinde bulunuyor.

Bence
Çalışmasının tavsiyelerine ilaveten ülkemizde konuyu ciddiyetle ele almak gerekiyor. Toplama ve geri dönüşüm konusu gündeme geldiğinde kamu ve/ya belediyeler ya sokak toplayıcılarını toplama-ayırma tesisleri kadrosuna alsın gibi bir saçma düşünceye kapılıyor veya uygulamada yürümesi pek imkân dahilinde olmayan kurallar getirmeye çalışıyor. Elbette bunlar toplama ayırma tesislerinin ve/ya marketlerin maliyetini arttırıyor. Yapılması gereken maliyet artışını sübvanse etmek. Her türlü  hurda ithalatını azaltmaya çalışmak, mümkün olursa önüne geçmek ve yeni kuşakların konuya duyarlılığını arttırmaktır.


Referanslar
1- Rapor şu linkten indirilebilir: https://www.dssmith.com/media/wasted-paper
2- https://www.recyclingtoday.com/news/nrel-study-highlights-recovered-paper-market-value-lost-to-landfills/
3- https://www.recyclingtoday.com/article/addressing-paper-recovery-and-cost-in-the-new-year/

24 Aralık 2023 Pazar

Aralık Üçüncü Haftasında Yayınlanan Haberler

Geçtiğimiz 10 gün içinde ambalaj atıkları, kahverengi kağıt, oluklu mukavva sektörlerini etkileme potansiyeline sahip uluslararası haberler yayınlandı. Aşağıda bana göre önemli olanlarını bir araya getirip-en sonunda kısaca yorumladım.

Almanya (1)

Almanya hükümeti plastik ambalajlara vergi getirmeye kara vermiş. Habere göre Avrupa Birliği 2021’den itibaren toplanıp-geri kazanılmayan/dönüşmeyen plastik ambalaj atıklarına 80 Euro Cent/kg vergi getirmiş. Çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi Alman hükümeti bunu devlet kasasından (1,4 milyar Euro) ödeme yoluna gitmiş. Şimdi devlet kasasından ödemekten vaz geçeceklermiş. Şirketlerin plastik vergisini ürün fiyatlarına yansıtacağı kabul ediliyor. Alman vatandaşları yılda ortalama kişi başına 30 € plastik vergisi ödemiş olacaklarmış.

Benzeri uygulamalar İspanya ve İtalya’da da başlamış. Örneğin İspanya’da plastik üretici ve ithalatçıları kilo başına 45 Euro Cent vergi ödemeye 2023 başında başlamışlar. 

Birleşik Krallık (2)

Hükümet yukarıdaki Almanya gibi 1 Nisan 2024’ten geçerli plastik ambalaj ve plastik eşya üretici, ithalatçı ve bunların müşterilerine vergi getiriyormuş. Yazıda verginin kaç olacağı açıklanmamış ama yılda 10 tondan az plastik üreten veya ithal edenlere muafiyet verilmiş.

Verginin amacı geri dönüşümden elde edilmiş (recycled) plastik kullanımı arttırmak, geri toplama ve dönüşüm miktarını arttırmak, çöpe atılmayı ve toprağa gömülmeyi azaltmak şeklinde açıklanmış. 

Rusya (3)

Rusya “ekolojik toplama ücreti” şeklinde adlandırılan atıkları toplama vergisini 37 kat arttırmayı planlıyormuş. Oluklu mukavva sektörü açısından bunun anlamı ambalaj fiyatlarına %15 zam yapılması demekmiş. Ülkedeki kağıt esaslı ambalaj üretici dernekleri yaygarayı koparmış. Üreticiler yeterli toplama ayırma işletmesi olmadığından, geri toplama/kazanma mevzuatı şartlarının yerine getirilmesinin imkânsız olduğunu ileri sürmüşler. Bir kısmı ise yatırımlarını ülke dışına kaydırmaktan bahsetmişler.

Çin (4)

Çin Finansman Bakanlığı, 21 Aralık 2023 tarihli duyurusu ile çok sayıda kâğıt/karton ürün ithalatındaki gümrük vergisini sıfırladı. Bu yıl başından itibaren hurda esaslı kağıtlara uygulanan %5-6’lık vergiler de sıfırlanırken, virjin Kraftlara uygulanan %2-3’lük vergiler yerinde kaldı.

Vergi düzenlemesinin Çin’in hurda kâğıt ithalatını arttırması bekleniyormuş. Bu yılın ilk 11 ayında ondüle kağıtları ithalatı %48 artışla 3,22 milyon ton ve linerlerin ithalatı %67,7 artışla 3,55 milyon tona ulaşmış.

Kızıl Deniz (5)

Yemen asıllı Hutsi’lerin Kızıl Deniz’deki gemilere yönelik eylemleri kağıt sektörünü de etkilemiş. Kızıl Deniz yoluyla gitmek üzere yola çıkacak gemilerin planlanmış yüklemelerinin yapılamadığı, nakliye şirketlerinin konteyner başına üç-beş bin USD ilave ücret talep ettiği, Ümit Burnu’ndan dolaşan gemilerde en az on günlük ilave teslimat süresi gerektiği gibi örnekler varmış. Çin yeni yılı sonrasına hazırlık yapan bazı alıcılar konteyner fiyat artışını sineye çekerken; Çin’e ihracattan başka yolu olmayan Avrupalı kâğıt üreticileri durumdan memnun değilmiş.


Yorum

Almanya ve Birleşik Krallık’taki plastik ambalaj vergileri oluklu mukavva sektörü açısından oldukça iyi. Kullan-at plastik ambalajların bir kısmının (mesela fast food kutuları) oluklu mukavvaya dönebilir.

Rusya’nın geri kazanmaya, toplama-ayırmaya bu kadar önem vermeye başlaması ilginç. Bakalım arkasından ne gelecek?

Çin neredeyse oluklu mukavva kağıdını ülkede üretmeyin demeye başlamak üzere. Yıldan yıla oluklu mukavva kâğıdı ithalatındaki artış korkunç ve daha da artacak. Avrupalılar için iyi, bir de Kızıl Deniz sorunu hallolursa.

Kızıl Deniz sorununun ülkemize etkisi olumsuz. Avrupalı satıcı uzak doğudaki alıcıdan fiyat farkını alamazsa elindeki malı (hurda, kâğıt) ülkemize vermeye çalışacaktır.


Kaynaklar

(1) https://www.packagingnews.co.uk/news/international/german-government-planning-to-introduce-plastic-packaging-tax-14-12-2023

(2) UK to raise plastic packaging tax from April 2024, www.risiinfo.com, 14 Aralık 2023

(3) Environmental tax increase raises red flags for Russian packaging producers, www.risiinfo.com, 19 Aralık 2023

(4) China to keep zero import tariffs on major P&B grades in 2024, www.risiinfo.com, 21 Aralık 2023

(5) Red Sea crisis threatens to impact European P&B exports to Asia, www.risiinfo.com, 20 Aralık 2023

12 Ağustos 2023 Cumartesi

PPWR

Risi’de büyük oluklu mukavva şirketlerinin neredeyse üst üste PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) taslağına itirazlarını görünce, merak ettim ve tetkik ettim. PPWR, Avrupa Komisyonu tarafından 30 Kasım 2022’de yayınlanmış. Çevko ilk kaynakta olan (1) bunun hemen Türkçe özetini yayınlamış ve orijinal metinler dahil neyi nereden bulacağınızı düzgünce açıklamış.

Çevko’nun özetine göre
  • Plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı artıyor. (Ör: Tek kullanımlık su şişelerinin içindeki geri dönüşmüş malzeme oranı 2030’da %30 ve 2040’da %65 oluyor.)
  • Gıda ambalajlarında yeniden kullanım ve yeniden dolum hedefleri konuyor. (Ör: Sıcak veya soğuk paketli yiyeceklerin tekrar kullanılmış/doldurulmuş hedefleri 2030’da %20 ve 2040’da %80.)
  • Etiketlerin kalitesi, okunabilirliği ve verdiği bilgiler artıyor.
  • Ambalajı ilk kez piyasaya sürülmesinden itibaren başlayan ve genişletilmiş üretici sorumluluğu geliyor.
  • Devletin iade ve toplama sistemi kurma zorunluluğu geliyor.
  • Kişi başına çıkan ambalaj atık miktarını azaltma zorunluluğu geliyor.
Taslak şimdiye kadar olmayan bazı hedefleri koyuyor, olanlar arttırıyor, devletin ve şirketlerin sorumluluklarını arttırıyor.
Taslağa göre geri dönüşüm hedefleri şöyledir. Tüm ambalaj atıklarının %65’inin geri dönüşmesi 2025’de şart olurken; kağıt ve kartonda (oluklu mukavva da bu kapsamdadır) hedef %75’dir. 2030’da ise hedefler daha iddialıdır.

Başlıca itirazlar
  • İlk itiraz eden Fefco (2) olmuş. Tekrar dolum ve kullanım hedeflerinin bağımsız kurumların analizlerine göre ilave lojistik/temizlik maliyeti getirip-ekonomisi olmayacağı ile geri dönüştürülmüş plastik hammaddesinin yeterince bulunamayacağına kadar eleştirilmiş.
  • ACE (içecek kartonu -Tetrapak gibi- üreticileri) ise önce bu kartonları toplama hedeflerini zorunlu hale getirin (3) demiş.
  • İçinde selüloz, kâğıt ve ambalaj üreticileri ile hurda toplayıcılarının olduğu ticari birlik Fibre Packaging Europe (4) ise toplama olmazsa geri dönüşüm olmaz, önce toplama hedeflerini koyun demiş.
  • Schumacher ise kâğıt esaslı ambalajın tekrar doldurulmak üzere geri gönderilirken kamyonun boş kalacağından, karbon salınımını arttıracağından dem vurmuş. (5)
  • Avusturya’daki kâğıt ve karton ambalaj üreticileri birliği Propak ise (6) PPWR sektörümüze karşı açık bir tehdittir şeklinde en aleni karşı duruş sergilemiş.
  • Avrupa Recycling Endüstrisi Birliği EuRIC (7) toplamayı düzeltelim, toplama hedefleri koyalım, bizi çağırın-konuyu size daha iyi anlatım demiş.
  • DS Smith (8) bu regülasyon mevcuda göre taşımacılıkta kullanılan plastik kasa sayısını 8,1 milyar adet (ağırlık bakımından 12 milyon ton) arttıracaktır. Yalnızca bu kasaların yarısını yıkamak için 2040’da 16 milyar litre su kullanılacak şeklinde açıklamış.
  • Smurfit Kappa (9) ise tekrar kullanım hedeflerinin yalnız oluklu mukavva sektörüne değil plastik sektörüne de negatif etkileri olacak demiş. Ayrıca 2040’da plastik ambalaj kullanımı mevcudun iki katına çıkmış olacak diye vurgulamış. (Linkteki resim altı yazısı her şeyi özetlemiş.)
  • Aralarında Fefco ve CEPI gibi sektörümüzde çok bilinenlerin de olduğu 10 tane kağıt, karton veya ambalaj konusunda Avrupa çapında örgütlenmiş dernek (10) karşı görüşlerini tekrar dile getirmiş: Ambalaj ve ambalaj atıkları yönetmeliği, Yeşil Mutabakat ve Döngüsel Ekonomi Aksiyon Planına uygun olmalı. Kanıta dayalı tekrar kullanım ve tekrar dolum hedeflerini destekliyoruz ama;
"Tekrar kullanım ve tekrar dolum hedefleri, delile dayalı olarak; yaşam döngüsü yaklaşımıyla (LCA Life Cycle Assessment) ve önceden yayınlanan AB hurda direktifine uygun olmalı.
  1. Tekrar kullanım Avrupa’nın kıt su kaynaklarını etkileyecektir (zaten suyumuz yok diyor.) Suyun yanında deterjan kullanımı, daha çok taşıma ve depolama ihtiyacı artacaktır. Tekrar kullanım bu risklerden başka Avrupa su yönetin stratejisine de uygun olmak zorundadır.
  2. Yüksek geri dönüşüm performansı gösteren ambalajlarda tekrar kullanım hedefleri olması (kâğıt esaslı ambalajları bu kapsamdan çıkarın diyor.)
  3. Ambalajlar tüketici ürünlerinin tedarik zincirinde çok kritik rol oynuyor: a)Ev eşyalarının tedarik zincirinde ambalaj, ürünün korunması, taşınması, rutubet almaması, hasar görmemesi gibi fonksiyonları yerine getirir. b)Gıda ve içecek ambalajları ise gıda güvenliği, hijyen ve ilgili mevzuata uygunluk sağlarken; gıda israfını azaltma amacını güder ve AB’nin tarladan-çatala stratejisiyle uyumlu olmalıdır." demişler.
Yorumum
  • Taslak bu şekilde çıkarsa, kâğıt esaslı bazı ambalajlar plastiğe döner.
  • Hem kâğıt esaslı hem de plastik esaslı ambalaj üretimi/kullanımı dereceli olarak (kişi başına tüketilen ürün sayısı bakımından) azalır.
  • Hem maliyet düşürme hem de sürdürebilirlik bakımından (ısınan dünya, değişen iklim, azalan kaynaklar) tekrar kullanım ve tekrar dolum giderek artar.
  • Geri toplama, temizleme ve tekrar doluma gönderme işleri önem kazanır ve artar.
  • Hijyen sağlama amaçlı yeni ambalaj kağıtlarının/plastiklerinin üretimi artar, Konuyu açıklayan önceden yazdığım bir yazı var.
  • Sektörümüzün aleyhine ama sürdürebilirlik açısından ben taslağın doğru olduğunu düşünüyorum. Bakalım politikacılar, lobilerden ne kadar etkilenecek?

İncelenen/bahsedilen yazılar
1-https://www.cevko.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1220:ab-ambalaj-ve-ambalaj-atiklari-yonetmeligi-ppwr-taslagi-yayimlandi&catid=47&lang=tr&Itemid=165
2-www.risiinfo.com’da 22 Kasım 2022’de yayınlan “FEFCO releases joint industry statement on concerns over EC's revision on packaging and packaging waste rules” başlıklı yazı
3-Aynı sitede 6 Şubat 2023’de yayınlanan “ACE sets out additional requests for legislation on packaging waste and Recycling” başlıklı yazı
4-Aynı yerde 11 Mayıs 2023’de yayınlanan “Fibre Packaging Europe puts forward PPWR policy requests to EC” başlıklı yazı
5-https://www.risiinfo.com/ic/news/pulpandpaper/schumacher-packaging-takes-stand-on-european-packaging-regulation-226069.html
6-Risi’de yayınlanan “PROPAK members defy difficult 2022, concerns over PPWR” yazı, 8 Haziran 2023
7-https://www.risiinfo.com/ic/news/pulpandpaper/euric-makes-urgent-plea-to-eu-decision-makers-for-ensuring-ppwr-delivers-on-closing-loop-226895.html
8-https://www.dssmith.com/media/our-stories/2023/6/new-eu-rules-risk-flood-of-new-plastic-packaging-and-contradict-years-of-progress-to-curb-plastic
9-https://www.packaging-gateway.com/news/smurfit-kappa-eu-rules-double-plastic/
10-https://www.cepi.org/joint-industry-statement-on-mandatory-re-use-and-refill-targets/

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Yazılımın Hesaplayamadığı Sonuç

Oluklu mukavva sektöründe kullanılan yazılımlar, genel olarak belli bir miktarın (tonaj, milyon m2, milyon adet) üretileceği veya satılacağı mantığına dayanıyor. Bütçeye göre veya ay başında verilen miktar hedefine göre sabit maliyetler; m2’ye, kiloya veya adete indirgeniyor. Ayın sonunda verilen miktar hedefi tutsa da beklenen kârlılığa ulaşılamadığı zamanlar var.

Bu duruma şu husus neden oluyor:
Satış yöneticisi aldığı hedefe göre dönüp ekibine “-%X’e kadar satın” diyor. Miktarda geri kalma başladığında satış ekibinin de telaşı artıyor ve X artmaya (yani programın hesapladığından yapılacak indirim) başlıyor. Bu sırada gelen ihale veya blok sipariş “aman kaçırmayalım” denilerek alınıyor. Ayın sonuna gelindiğinde, satış ve üretim hedefleri yakalanmış olsa da beklenen kâra ulaşılmamış oluyor veya beklenen zarar artıyor.

Çopikas’ta ilk genel müdür olduğumda o zamanki satış direktörü, düşük fiyatlı iş alacağında kâğıttan yola çıkarak bazı hesaplar yapar, onayımı alırdı. Ay sonunda hiçbir zaman umut edilen kârı göremezdik. Sonra yazılım değiştirdik ama sonuç değişmedi. Zira ERP yazılımının adı ne olursa olsun, gelir tablosu mantığına göre çalışmaz. Alınacak düşük veya yüksek fiyatlı işin, ilave miktarın veya yapılmayacak işin gelir tablosuna nasıl etki yaptığını görmek isterseniz buyurun:


Hayali şirket
Maliyet yapısı yukarıdaki gibi olan ve ayda 2.500 ton mal satan orta ölçekli bir fabrikamız olsun. Gelir tablosu aşağıdaki gibi olacaktır. (Bütün rakamlar hayalidir ve güncel/gerçek rakamlarla alakası yoktur. Bu çalışmada fiyatlar TL/ton cinsindendir, gelir tablosundaki maliyet, ciro, indirim, kâr/ebit rakamları bin TL’dir.)
%11 fireyle çalışan fabrika, kutuyu ortalama 11.000 TL/ton ve hurdayı 1.225 TL/ton fiyatla satmaktadır. 2.500 ton satış yaptığında müşterilerine 100 bin TL (cirosunun %0,36’sı gibi) indirim yapmakta veya ciro primi ödemekte veya iade almaktadır.

Hammadde ve yardımcı madde kalemleri doğal olarak fire oranı dikkate alınarak (hammadde veya yardımcı madde maliyeti=miktar*birim maliyet*1,11) hesaplanmıştır. Gelir tablosuna göre şirket ebitte 2,3 milyon lira zarar etmektedir.

(Hurda Miktar Hesabı:
Fire %11 olduğuna göre, x hurda, m satış miktarı olmak üzere, x*100/(m+x)=11% formülünden x=0,1236 hesaplanır. Hurda miktarı*0,1236 şeklinde hesaplanmıştır.)


Fiyatı düşük olduğu için almadığımız işleri alalım
Satın alma fiyatları normalse, şirket zarar ettiğine göre ya satış fiyatı düşüktür ya da kurulmuş yapı (makine parkı, çalışan sayısı vb) miktara göre büyüktür. Satış fiyatını Pazar belirlediğine göre ilkin üretim kapasitesini zorlamak mantıklı gelir. Fiyatı düşük olduğu için o güne kadar alınmayan işler alındığında ise
Mevcut fiyat 11.000 TL/ton iken, önceden alınmamış olan 10.000 TL/ton fiyatlı 500 ton ilave sipariş alındığında; değişken maliyetler ilave miktarla çarpılarak hesaplanmıştır. Sabit maliyetler aynı kalırken belki biraz fazla mesai yapmak (200 bin TL kabul ettim) gerekecektir. Bu durumda ilave iş kendi başına kârlı olsa da zarardan kurtulmak mümkün görünmüyor. Son sütun öncekilerin toplamıdır.


Yarı mamul satışına abanalım
Ülkemizde en rağbet gören strateji yarı mamul satışına abanmaktır. 1.000 ton ilave levha satılırsa yardımcı madde giderleri (bin ton için) yarıya iner. Fire ve enerjiden de biraz düşme olur ama dikkate almadım ve sonuç
Levha fiyatını, mevcuttan %20 kadar düşük kabul ettiğimde; ham ve yardımcı madde ile nakliyenin bir kısmını kurtarsa bile hem kendi başına hem de toplamda zarardan kurtuluş yoktur. Bu stratejide fazla mesai miktarı artmıştır.


Az da olsa yüksek fiyatlı iş alınabilirse
Yukarıdaki iki duruma göre daha az (250 ton) ama fiyatı daha yüksek ilave iş alınabilirse, genel olarak durum iyileşmektedir. 13.000 TL’den giren 250 ton sipariş, ortalama satış fiyatını 182 TL arttırmakta ve dipteki ebit zararını 1,4 milyona çekmektedir.


Öyleyse ucuz fiyatlılardan vaz geçelim
Talebin düşük olduğu böyle dönemlerde belki en mantıklı strateji budur.
İhale, miktar takıntısı, vb nedenlerle alınmış ve fiyatı düşük kalmış işleri elimine etmek sonucu çok değiştirir. Tabloya göre ortalama fiyatı 8.000 TL/ton olan bin ton kadar iş yapılmazsa; yani 2.500 tondan 1.500 ton düşülse çok daha az zarar edilecektir. Dikkat edilirse küçülme durumunda sabit maliyetler aynı kalmıştır yani çalışan azaltma düşünülmemiştir.


Toparlarsak
Bu yazıyı, yeni alınacak iş, düşük fiyatlı işi yapmama, fiyat arttırma ve miktar arttırma seçeneklerini değerlendirmek üzere hazırladım. Tarif etmeye çalıştığım düşünme şekli, yeni makine alırsak veya mevcut makine/vardiya eksiltsek sonuçlar nasıl olur yorumunda kullanılabilir.

Eğer fiyat doğru değilse tonaj kâr etmeyi garanti etmez. Fiyat arttırmak mümkün değilse, bazen ucuzları elemek faydalıdır. Tek doğru reçete yoktur, hesap etmek şarttır.

3 Haziran 2023 Cumartesi

Oluklu Mukavva Kağıdı Dengesi

Bu yazının ilk versiyonundaki hesaplama hataları düzelttim ve bobin stokları dikkate almadan bu versiyonu hazırladım. Gelen eleştiri/önerilerden faydalandım. Sanırım bu versiyon daha doğru oldu ve önceki versiyonu sildim.
Pandemi döneminde alınan yatırım kararlarıyla, çok büyük kağıt kapasitesi devreye girecek. Yeni makinelerden bazıları devreye girdi, bir kısmı bu yıl kalanı gelecek yıl devreye girecek. Günün sonunda ülkemizde kağıt kapasitesinin fazla olacağını herkes biliyor/görüyor. Peki fazlalık ne kadar olacak ve ne zaman kağıt kapasitesi dengeye gelecek? Bu yazıda kağıt-oluklu dengesini incelemeye çalışacağım.

Ne kadar kağıt kullanılıyor?
Tablodaki bütün rakamları SKSV’nin yıllık raporlarından aldım. Sütunlara numara verdim ve hesabı nasıl yaptığımı belirttim. Son 3 yılda oluklu mukavva kağıdı kullanımı 3,1 milyon tonun altına düşmemiş ve 2022’de 3,4 milyon tona çok yaklaşmış.

Kağıt ithalatı sıfır olur mu?
Olmaz. “Şu kadar kağıt ithalatı var, bunu bitirmek için fabrika kuruyorum” diyenler hayal kuruyor. Pandemiden önceki yıllarda hurda esaslı kağıt ithalatı %11-12 gibi olmuş. 2021’de ithalat yarıya düşmüş ama devam etmiş. 2022’de ise normale dönmüş. İçerde ne kadar yeni teknolojili süper fabrika açılırsa açılsın, hurda esaslı kağıt ithalatı %6-7 gibi devam edecek görünüyor.

Kullanılan kağıdın ne kadarını oluklu sektörü kullanıyor?
İkinci tabloda oluklu mukavva sektörünün yıllık bazda ne kadar kağıt kullandığını hesapladım. 3 ve 4 numaralı sütunlar SKSV raporlarından gelirken, 5 numaralı sütunu tahmin ettim. Bu sütun hurda esaslı-selülozsuz kraft muadili olan kağıtları (XXX Kraft gibi adlandırılan test liner türevleri) değil, içine az da olsa selüloz giren kağıtları gösteriyor. 8 numaralı sütun, Omüd’ün raporladığı oluklu mukavva satışına %11 fire ilave edilerek hesaplanmıştır. Sektörün ortalama fire oranını %11 kabul ettim. Ağırlıklı levha/safiha veya a.box (Fefco 0201) üretenlerde fire oranı biraz daha düşüktür. Buna karşılık özel kesimli kutu modelleri arttıkça fire oranı da yükselir.
Tablonun son sütununda esmer ve beyaz kraft liner kullanım oranını hesapladım. Kraft kullanım yüzdesi oldukça normal olarak giderek azalıyor. 2021’deki azalma ise pandemi nedeniyle yurt dışından çok az kraft ithalatı nedeniyledir.

Oluklu dışı sektörler ne kadar kağıt kullanıyor?
7 ve 8 numaralı sütunları önceki tablolarda hesaplamıştım. İkisinin farkıyla hesaplanan son sütun oluklu dışı sektörlerin kağıt kullanımını gösteriyor. Bu sektörler kim derseniz? Tek yüzlü levha (single face) çekenler, köşebent/miğfer boru/masura üretenler, kağıt çanta, ambalaj amaçlı sargılık kağıt ebatlayanlar, kağıt lamine edip-kalın karton yapanlar, restoran masası üstü baskılı kağıt veya araba yıkamacıların kağıt paspası, gibi çok sayıda oluklu mukavva kağıdı kullanan sektör var.

2021’de oluklu dışı kullanımda ciddi azalma görülüyor. Bu oldukça normal. Hatırlanacak olursa 2021’de kutu yapacak kağıt bulmakta zorlanmıştık. 2021 rakamını ayrıca Omüd’den ayrılan iki büyük oluklu şirketinin rakamlarının doğru tahmin edilememesi, SKSV’ye üretim rakamı veren kağıt fabrikasının oluklu dışına gri mi ürettiğini bildirmemiş olması ve ithal gri karton girişi de etkilemiş olabilir. Bilindiği üzere oluklu dışı sektörlerde önemli miktarda gri karton da kullanılmaktadır. 


Önümüzdeki 2-3 sene ne olabilir?
A sütunundaki tahminlerimi Omüd’ün 2023 ilk çeyrek sonuçlarına göre yeniledim. İki ay kadar onca oluklu satışlarını daha düşük tahmin etmiştim. 11 numaralı sütun yine satılacak oluklu miktarına göre %11 fire eklenmesiyle oluşturulmuştur. Sonraki üç sütun (12, 13 ve 14) tahminlerimdir. Hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı azalacaktır ama hiçbir zaman sıfır olmayacaktır. 15 numaralı sütun oluklu sektörünün yerli kağıt sanayiinden talep edeceği kağıt miktarıdır.

Kağıt üretimi ne kadar fazla?
16 numaralı sütun SKSV’nin 2022 raporuna göre oluklu mukavva kağıdı üretim tahminleridir. 15 numaralı sütunu yukarıda hesaplamıştım. 17 numaralı sütun oluklu mukavva dışı sektörlerin kullanacağı oluklu mukavva kağıdı tahminimdir. Son sütunda ise ihraç edilebilecek veya fazla kalan oluklu mukavva kağıdı miktarıdır.

2023’ün ilk aylarından itibaren piyasadaki görüntü, (iki makinenin deprem nedeniyle üretimde olmamasına rağmen) kağıt fazlalığının çok daha yüksek hissedildiği şeklindedir. Gerçekte ise işler 2022 ortasından itibaren azalmaya başlamıştı. Seçim nedeniyle nihai tüketicilere verilen destekler/yardımlar içerde talebi biraz canlandırdı. Dış pazarlardaki daralma ve baskılanmış dolar kuru ise hem oluklu sektörünün kutu ihracatını hem de kutu tüketimini artıran diğer ürün ihracatlarını olumsuz etkiledi. Gelecek yıldan itibaren kağıttaki esas sıkıntıyı/fazlalığı yaşayacağız.

Kağıt piyasası ne zaman dengeye gelecek sorusuna cevap vermediğimin farkındayım. Ülkemizde bu plansızlık varken, Ankara’daki bürokrasi her önüne gelen kağıt/oluklu yatırımına teşvik verirken hesap yapmak çok zor.