fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2025 Perşembe

En Zor Yeni Yıl

2026 yılının başı gerçekten zor ve ikilemlerle dolu olacak. Asgari ücret artışı ve diğer fiyat güncellemeleri (nerji, akaryakıt, vergiler vs) doğal olarak yeni yılda devreye girecek. Bu doğrultuda hem oluklu mukavva kağıdı hem de ambalaj fiyatları da artacak. Ancak bu seneyi diğerlerinden daha farklı kılan iki unsur; kağıttaki kapasite fazlalığı ile Türkiye sanayisinin küçülme eğilimi olarak görülecek. 

Kapasite fazlası
Oluklu mukavva kağıdındaki kapasite fazlalığı hakkında yazacak bir şey yok. Yıllarca fazlalık devam edecek. Yakın zamanda oluklu talebinin artacağına ilişkin emare yok maalesef. Entegre olanların kağıt fabrikasını kapatıp-kağıdı piyasadan tedarik etmeye başlaması kısa vadede doğru karar gibi olsa da bir yıllık dönemde doğru olmadığı belli olacak. Yeni teknolojisi olan rakip, kağıdı daha ucuza üretebiliyorsa; ya kağıt fabrikasına maliyet düşürücü yatırımlar yapmak ya da yapılan işi (yalnız kağıt veya hurda+kağıt veya kağıt+oluklu+kutu veya levhayı alıp kutu) tekrar tanımlama ve planlama  gerekecektir. İki karar da kendi başına zorlu ve maliyetlidir. Bu aşamada işin tanımını tekrar yapmak çok önem arz etmektedir.

Sanayide küçülme
Sanayi üretiminin azalmasını gösteren en önemli delil İstanbul Sanayi Odası’nın kasım ayı başında yayınladığı PMI raporudur. Raporun duyurulduğu basın bültenin ilk iki paragrafı aşağıdadır:

Rapor ekimde toplanan verilerden oluşturulduğuna göre önümüzdeki aralık ayının daha da zor olacağını tahmin etmek gerekir. Yeni yıla girerken stoklar azaltılacağından işler yani talep daha az olacaktır. Öte yandan dönem sonu faiz ödemeleri nedeniyle şirketler elindeki malı/toku paraya döndürmeye çalışacağından yıl sonu indirimleri görülecektir.

Karar vermek zor
41yıllık çalışma hayatımda bu kadar zorlu bir ortam görmedim. Yöneticilerin, şirket sahiplerinin, karar vericilerin; 
Nakit akışı, ciro hedefi ve varsa dönem sonu faizleri
Fiyat belirleme, kapasite kullanımı/doldurma
Asgari ücret artış oranı, çalışanlara verilecek zam oranı, çalışan sayısı
..gibi ikilemlerde doğru karar vermesini diliyorum. Ayrıca “tek" doğru kararın olmadığını her kurumun içinde bulunduğu koşullara bağlı kendi doğrusunun olduğunu da eklemek isterim. Kolay gelsin!

22 Eylül 2024 Pazar

Eylül Ortasında Atık Kâğıt Piyasaları

Birbirine yakın tarihlerde çıkan aşağıdaki yazılardan yurt dışı hurda piyasalarını anlamaya çalıştım.

Beklentiler
Global OCC (old corrugated containers, oluklu mukavva hurdası) arz-talebi giderek sıkışacak. Kuzey Amerika’da devreye giren oluklu mukavva kâğıdı fabrikalarını talebi artmaya devam ederken, Asya’da kurulu fabrikaların da hurda talebi azalarak sürüyormuş.
Buna karşılık hurda kâğıt ihracatçılarının uzak bölgeler yerine komşularına/yakın bölgelere satma eğilimi belirgin hale geliyor. Kaynaklarda yer verdiğim yazılara göre 2025’in sonu ile 2026’da hurda fiyatlarının yükselmesi beklenmeliymiş.

Denge Nasıl Sağlandı?
Çin ekonomisindeki yavaşlama kâğıt talebini düşürdüğünden, kâğıt makinelerini durmaya zorladığından bu sene hurda arz-talep dengesi ile fiyatında önemli bir değişiklik olmazmış. Çin’de son açıklanan ağustos perakende satış verisi bu durumu teyit ediyormuş.
Kuzey Amerika’da hurdanın yetmesine kapanan kâğıt fabrikaları destek vermiş gibi olmuş. Ayrıca yeni makineler eskiye göre daha çok karışık hurda kullanabilir olduğundan, hurda kâğıt talebi OCC’den karışık kâğıda değişmiş.

Yapay Zeka
Atık toplama ayırma tesislerinde yapay zeka teknolojileri kullanmaya başlanmış. Önceden hava üflemeli ayırma ekipmanları kullanılırken şimdi yapay zeka oyuna dahil olmuş. Optik okuyuculu yapay zeka, konveyördeki hurdayı boyut, renk, şekil bakımından daha iyi analiz edip-ayırabiliyormuş. Bu sayede toplama ayırma tesisinden daha az karışık hurda çıkar olmuş.

ABD Daha Az Hurda Satacak
2023’e kıyasla 2024 ilk yarısında Amerikan kâğıt fabrikaları %6,8 artışla 1 milyon ton daha fazla hurda kullanmışlar. Devreye giren beş yeni kâğıt makinesi 2,4 milyon ton/yıl hurda kullanacakmış.
ABD 2018’de toplanan hurda kâğıdın %40’ın ihraç ederken, bu yıl ihracat miktarı %30 azalmış. Geçen yılın ilk yarısına göre bu yılın ilk yarısında OCC ihracatında azalma %4,6 olmuş. Bir şekilde dengenin sağlanmış olmasına, 2022’den-2023’e kutu satışlarının azalması, fabrikaların bobin stoklarını azaltması ve bu yıl tüketim malları ithalatının artmış olması yardım etmiş.

Yeni Kurallar
Hurda ihracatçısı konumunda olan diğer ülkeler (Japonya ve Avrupa Birliği) gelecek yıllarda ihracata daha az miktar verecekleri tahmin ediliyormuş. Avrupa’daki EUDR (Europen Union Deforestation Regulation) gibi yeni kurallar ülkeleri kendi hurdalarını kullanmaya itecekmiş.

Bu Sırada Avrupa
Hazirandan bu yana hurda fiyatı düşmüş. Hem Asya ihracatın zorluğu (zira Asya’da Çin nedeniyle kâğıt fabrikaları duruyor) hem de Avrupa’da yeni başlayan/başlayacak olan fabrikalar stokları şişirdiğinden alımı kesmiş. Halbuki mart-mayıs döneminde hava başkaymış. Toplamanın zayıf olması ile Almanların artan talebi hurda fiyatlarını arttırmış.
Avrupalı ihracatçılar açısında talebin şu sıralar düşük olmasına rağmen Amerikan dolarıyla Asya’ya hurda ihracatı yapmak oldukça karlıymış (€/$ paritesi.)

Yeni Kâğıt Kapasiteleri
Ekonomiler sıkıntılı olduğundan özellikle Almanya’da oluklu mukavva kâğıdı talebinin 2025’de canlı olmaması bekleniyormuş. Yeni kâğıt makinelerinin OCC talebi ve fiyatını orta vadede etkilemesi bekleniyormuş. 
(1 nolu kaynaktan alınan grafik 6 aylık dönemlerde hurda fiyatının gelişimini gösteriyor. Grafiğin bittiği yer 10 Eylül 2024 gibidir.)

Planlanmış yeni makinelerin başlamalarının gecikmesi de bu konuda rol oynuyormuş. Bu yılın ilk çeyreğinde başlaması gerekirken ancak geçen hafta üretime başlayan Model grubunun 650 bin tonluk Eilenburg fabrikası ancak bu çeyrekte hammadde stoku biriktirecekmiş.

Bu arada 2024’de başlaması planlanmış diğer makinelerin başlangıçları 2025’e ertelenmiş. Bunlardan biri olan, Norske Skog’un 550 bin tonluk Golbey (Fransa) fabrikasının üretime girmesi gelecek yılın ilk çeyreğine ertelenmiş. Duyurudan hareketle daha da gecikeceği tahmin edilebilirmiş.

"yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”

Bu senenin ilk ayında Heinzel 550 bin tonluk Laarkirchen (Avusturya) makinesinin 2025’de devreye gireceğini duyurmuş ama halen kesinleşen bir tarih yokmuş. Bu ikisinin toplamı 1,1 milyon ton ediyor ve 2025’de başlayacaklarmış. Mondi’nin Duino (İtalya), DS Smith’in Porcari (İtalya) ve Eren’in Shotton (İngiltere) fabrikalarının toplam kapasitesi 1,37 milyon ton ve başlangıç tarihleri henüz belli değilmiş. Uzmanlara göre “yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”


Kaynaklar
(1) www.risiinfo.com'da 12/09/2024'de yayınlanan "OCC prices drop over Q3, exports remain difficult" başlıklı yazı
(2) www.risiinfo.com'da 13/09/2024'de yayınlanan "NA OCC supply/demand balance to be 'very tight' from ongoing Asia demand, less options, analyst says" başlıklı yazı


22 Temmuz 2023 Cumartesi

Yazılımın Hesaplayamadığı Sonuç

Oluklu mukavva sektöründe kullanılan yazılımlar, genel olarak belli bir miktarın (tonaj, milyon m2, milyon adet) üretileceği veya satılacağı mantığına dayanıyor. Bütçeye göre veya ay başında verilen miktar hedefine göre sabit maliyetler; m2’ye, kiloya veya adete indirgeniyor. Ayın sonunda verilen miktar hedefi tutsa da beklenen kârlılığa ulaşılamadığı zamanlar var.

Bu duruma şu husus neden oluyor:
Satış yöneticisi aldığı hedefe göre dönüp ekibine “-%X’e kadar satın” diyor. Miktarda geri kalma başladığında satış ekibinin de telaşı artıyor ve X artmaya (yani programın hesapladığından yapılacak indirim) başlıyor. Bu sırada gelen ihale veya blok sipariş “aman kaçırmayalım” denilerek alınıyor. Ayın sonuna gelindiğinde, satış ve üretim hedefleri yakalanmış olsa da beklenen kâra ulaşılmamış oluyor veya beklenen zarar artıyor.

Çopikas’ta ilk genel müdür olduğumda o zamanki satış direktörü, düşük fiyatlı iş alacağında kâğıttan yola çıkarak bazı hesaplar yapar, onayımı alırdı. Ay sonunda hiçbir zaman umut edilen kârı göremezdik. Sonra yazılım değiştirdik ama sonuç değişmedi. Zira ERP yazılımının adı ne olursa olsun, gelir tablosu mantığına göre çalışmaz. Alınacak düşük veya yüksek fiyatlı işin, ilave miktarın veya yapılmayacak işin gelir tablosuna nasıl etki yaptığını görmek isterseniz buyurun:


Hayali şirket
Maliyet yapısı yukarıdaki gibi olan ve ayda 2.500 ton mal satan orta ölçekli bir fabrikamız olsun. Gelir tablosu aşağıdaki gibi olacaktır. (Bütün rakamlar hayalidir ve güncel/gerçek rakamlarla alakası yoktur. Bu çalışmada fiyatlar TL/ton cinsindendir, gelir tablosundaki maliyet, ciro, indirim, kâr/ebit rakamları bin TL’dir.)
%11 fireyle çalışan fabrika, kutuyu ortalama 11.000 TL/ton ve hurdayı 1.225 TL/ton fiyatla satmaktadır. 2.500 ton satış yaptığında müşterilerine 100 bin TL (cirosunun %0,36’sı gibi) indirim yapmakta veya ciro primi ödemekte veya iade almaktadır.

Hammadde ve yardımcı madde kalemleri doğal olarak fire oranı dikkate alınarak (hammadde veya yardımcı madde maliyeti=miktar*birim maliyet*1,11) hesaplanmıştır. Gelir tablosuna göre şirket ebitte 2,3 milyon lira zarar etmektedir.

(Hurda Miktar Hesabı:
Fire %11 olduğuna göre, x hurda, m satış miktarı olmak üzere, x*100/(m+x)=11% formülünden x=0,1236 hesaplanır. Hurda miktarı*0,1236 şeklinde hesaplanmıştır.)


Fiyatı düşük olduğu için almadığımız işleri alalım
Satın alma fiyatları normalse, şirket zarar ettiğine göre ya satış fiyatı düşüktür ya da kurulmuş yapı (makine parkı, çalışan sayısı vb) miktara göre büyüktür. Satış fiyatını Pazar belirlediğine göre ilkin üretim kapasitesini zorlamak mantıklı gelir. Fiyatı düşük olduğu için o güne kadar alınmayan işler alındığında ise
Mevcut fiyat 11.000 TL/ton iken, önceden alınmamış olan 10.000 TL/ton fiyatlı 500 ton ilave sipariş alındığında; değişken maliyetler ilave miktarla çarpılarak hesaplanmıştır. Sabit maliyetler aynı kalırken belki biraz fazla mesai yapmak (200 bin TL kabul ettim) gerekecektir. Bu durumda ilave iş kendi başına kârlı olsa da zarardan kurtulmak mümkün görünmüyor. Son sütun öncekilerin toplamıdır.


Yarı mamul satışına abanalım
Ülkemizde en rağbet gören strateji yarı mamul satışına abanmaktır. 1.000 ton ilave levha satılırsa yardımcı madde giderleri (bin ton için) yarıya iner. Fire ve enerjiden de biraz düşme olur ama dikkate almadım ve sonuç
Levha fiyatını, mevcuttan %20 kadar düşük kabul ettiğimde; ham ve yardımcı madde ile nakliyenin bir kısmını kurtarsa bile hem kendi başına hem de toplamda zarardan kurtuluş yoktur. Bu stratejide fazla mesai miktarı artmıştır.


Az da olsa yüksek fiyatlı iş alınabilirse
Yukarıdaki iki duruma göre daha az (250 ton) ama fiyatı daha yüksek ilave iş alınabilirse, genel olarak durum iyileşmektedir. 13.000 TL’den giren 250 ton sipariş, ortalama satış fiyatını 182 TL arttırmakta ve dipteki ebit zararını 1,4 milyona çekmektedir.


Öyleyse ucuz fiyatlılardan vaz geçelim
Talebin düşük olduğu böyle dönemlerde belki en mantıklı strateji budur.
İhale, miktar takıntısı, vb nedenlerle alınmış ve fiyatı düşük kalmış işleri elimine etmek sonucu çok değiştirir. Tabloya göre ortalama fiyatı 8.000 TL/ton olan bin ton kadar iş yapılmazsa; yani 2.500 tondan 1.500 ton düşülse çok daha az zarar edilecektir. Dikkat edilirse küçülme durumunda sabit maliyetler aynı kalmıştır yani çalışan azaltma düşünülmemiştir.


Toparlarsak
Bu yazıyı, yeni alınacak iş, düşük fiyatlı işi yapmama, fiyat arttırma ve miktar arttırma seçeneklerini değerlendirmek üzere hazırladım. Tarif etmeye çalıştığım düşünme şekli, yeni makine alırsak veya mevcut makine/vardiya eksiltsek sonuçlar nasıl olur yorumunda kullanılabilir.

Eğer fiyat doğru değilse tonaj kâr etmeyi garanti etmez. Fiyat arttırmak mümkün değilse, bazen ucuzları elemek faydalıdır. Tek doğru reçete yoktur, hesap etmek şarttır.

28 Mayıs 2023 Pazar

Dünyadan Kağıt/Oluklu Sektörü Manzaraları

Geçen ay Çorum’da eskiden Hayat Kağıt’ta yönetici olan biriyle tanışıp-kağıt sektörü muhabbeti yaptım. Bana özetle “Kağıt sektörü 2-3 sene iyi gelen iki-üç sene ise kötü olur. Şimdiki sıkıntının 2024’de olmazsa 2025’de normale döner.” Dedi. Bahsettiği çok eski bir kabule dayanıyor bana göre eskiden doğru idiyse bile artık geçerli değil.

Pandemi ortamında, pandemi sanki aynı hızla devam edecekmiş gibi yatırım kararları alındı ve makineler sipariş edildi. Şimdi bunlar devreye girmeye başladı ve pandeminin getirdiği aşırı kağıt esaslı ambalaj talebi bitti. Aynı anda hem kapasitenin arttığı hem de talebin azaldığı hem de tüketicilerin harcanabilir gelirlerinin enflasyon nedeniyle azaldığı çok özel bir duruma şahitlik ediyoruz.

Bizde belki biraz yatırım kararlarının ölçüsü kaçtı ama dünyada da farklı değil. Bu yazıda, arz fazla-talep düşük durumunda çeşitli ülkelerde ne yapıldığını; Nisan ve Mayıs aylarında yayınlanan yazılardan yorumlamaya çalışacağım.


Avrupa

Stora Enso ve Metsa Board karlılıklarında azalma uyarısı yapmış. (1) Stora Enso, ilk çeyrekteki karlılığına göre 2023 yıl sonu kar beklentisinin %15-50 azaldığını, 2022’ye göre ise %50 azalacağını açıklamış. Şirket “özellikle kahverengi kağıt ile kutu piyasası olmak üzere Avrupa ambalaj pazarı kötüleşiyor, karton pazarı da dahil” demiş. Metsa Board ise “inşaat izinleri ve yeni ev inşaatlarının azalmasının yanında global selüloz piyasası da kötüye gidiyor” demiş.

Talep ve fiyatın aynı anda düşerken; Stora’nın enerji, ağaç/tomruk ve kimyasal madde maliyetlerinin artmasıyla limon gibi sıkıldığı anlatılmış.

Metsa Board, Finlandiya’da geçici işten çıkarma pazarlıklarına başlamış. (2) Bu senenin sonuna kadar uzanacak ve toplamda 90 günü geçmeyecek az çalıştırma pazarlığı Finlandiya’daki 1.100 çalışanı kapsıyormuş. Şirket bu şekilde daha az mal üretip-satmaya hazırlıklı olacakmış.

Leipa, “kısa çalışma yasası” uyarınca Schwedt iş yerlerinde çalışma sürelerini azaltacakmış. (3) Bu sayede Leipa, liner kağıtları ile kuşeli kağıtların düşük talebine uyum sağlamayı amaçlıyormuş. Şirketin Schwedt’te kuzeyde 450 bin ton liner ile güneyde 250 bin ton liner ile 530 bin ton kuşeli kağıt üreten iki fabrikası varmış.

Alman kağıt endüstrisi, hükümetin elektrik ödeme planını bekliyormuş. (4) Federal Ekonomi Bakanı, ülkenin enerji yoğun sektörlerinin rekabetçi kalması için elektrik giderlerini ödemek üzere bir plan açıklamış. 2030 yılına kadar uygulanacak plana göre, üst limiti 0,06 Euro/KWh olmak üzere yoğun enerji kullanan şirketlerin elektrik giderlerinin %80’i federal hükümet tarafından ödenecekmiş. Hükümete bu desteği faturası 25-30 milyar Euro olacakmış.

Sektör böyle desteklenir, bravo Almanya!

Avusturya kağıt endüstrisi, ülkesine elektrik faturamızı kompanse edin demiş. (5) Austropapier (Avusturya Kağıt Derneği) “Almanya 2030’a kadar elektrik desteği veriyor, biz bir yıldır destek verilip-verilmemesini tartışıyoruz” şeklinde hükümete giydirmiş. Dernek 8 bin kişiye istihdam sağladığını da belirtmiş.


Amerika

Kuzey Amerikadaki üçüncü en büyük kahverengi kağıt üreticisi, PCA’nın (Packaging Corporation of America) kutu satışları (yani sevkiyatları) bu senenin ilk çeyreğinde yaklaşık %13 düşmüş. (6) Bu azalma 2008 finansal krizinden bu yana en büyük düşüş imiş.

Yazıya göre, oluklu mukavva kutu talebi muhteşem bir ekonomik durum göstergesi imiş. Kamyon/gemi yüklemeleri ile birlikte bakıldığında mal talebinin en iyi yorumlanmasını sağlarmış. Kutu talebi, pandemi döneminde hükümetin destekleri/harcamaları ile çok hızlı biçimde tarihsel olarak en yüksek seviyeye çıkmış.

Yukarıdaki grafik, PCA’nın çeyrek dönemlerde kutu satışlarının yüzde kaç artıp-azaldığını gösteriyor. Bizim sektörümüzde de benzeri bir trend olduğunu düşündüğüm için burada yer verdim.

PCA ve IP ilk çeyrek oluklu mukavva satışlarında büyük düşüşler bildirmişler. (7) İlk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre oluklu mukavva satışları PCA’nın %12,7 ve IP’nin %8,5 azalmış. Bu ikilinin satış hacmi dikkate alındığında Amerikan oluklu mukavva tüketimi üst üste on aydır düşüyormuş. Satışlardaki düşme ise tedarik zincirinin stok azaltması, talepte azalma ile yüksek faiz oranı ve yüksek enflasyondan dolayı Amerikan ekonomisinin daralması gibi nedenlere bağlanıyor.

Kağıt şirketleri ürettikleri kağıt esaslı ambalajlara talebin düşük olduğunu, karlılıklarının azaldığını ve üretimi azalmak zorunda kaldıklarını bildiriyormuş. (8) Ekonomik nedenlerle ilk çeyrekte uzun duruşlar yapan IP’nin 1Ç finansal sunumunda; “nihai tüketiciler zaruri olmayan harcamaları kesti ve çok daha fiyat odaklı hale geldi. Bu arada üreticiler ve perakendeciler stoklarını azaltıyorlar. Sonuçta oluklu mukavva ambalaj fiyatları düşüyor ve üretimi azalıyor” denilmiş. Son üç çeyrekte talep azlığından kapasite kesintisi (2023 1Ç, 2022 4Ç, 2022 3Ç sırasıyla) 421, 532 ve 398 bin ton olurken; daha önceki 6 çeyrekte hiç kapasite kesintisi yaşanmamış. Diğer büyük oyuncu WestRock ise ilk çeyrekte kapasitesi olduğu halde 265 bin ton eksik üretim yaptığını bildirmiş.

Buna karşılık yazının son bölümünde devreye yeni girmiş veya yakın zamanda girecek dört makinenin 1,5 milyon tondan fazla oluklu mukavva kağıdı üreteceğinden bahsediliyor. Birkaç kapanacak küçük kapasiteli makineden bahsedilmiş ama Amerika’daki kapasite fazlalığı henüz netleşmiş değil. Sıkıntıları daha da artacak.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kuzey Amerikalı kağıt/orman şirketlerinin karları %4,2’ye düşmüş. (9) (Vergiden sonraki, net kar marjından bahsediliyor.) 2010, 2011 ve 2012 yıllarının ilk çeyreklerinde de benzeri düşük karlılıklar görülmüş. O zamanki kar marjları %1,7 , %4 ve %3,5 şeklinde imiş.

Pandeminin göbeğinde kağıt ve orman ürünleri sektörü %14’e yaklaşan net kar marjı ile karlılık zirvesi yapmış. Grafiğe giren şirketlerden bazılarının satılan malın maliyeti (bizdeki ile aynı gibi) ise IP’de %85,8 ve PCA’de %78,2 olmuş. Doğal olarak zarar eden yani satılan malın maliyeti yüzdesi %100’den fazla olanlar da var.


Çin

Nine Dragons ve Jintian Paper, Çin’deki fabrikaları için Mayıs duruş planı açıklamış. (10) Beş günlük işçi bayramıyla birleştirerek; oluklu mukavva kağıdı ve karton fabrikalarında yalnızca bu ay geçerli 154 bin tonluk kapasite kesintisi duyurulmuş. Adı geçenlerden başka şirketlerin de duruşları dikkate alındığında Şubat-Mayıs döneminde toplam kapasite kesintisi bir milyon tonu aşmış.

Çin Kağıt Birliğine (CPA) göre ülkenin kağıt-karton tüketimi 2022’de azalmasına rağmen üretim miktarı artmış. (11) CPA yıllık raporuna göre, Çin’in kağıt-karton üretimi %2,64 artışla 2022’de 124,25 milyon tona çıkmış. Kağıt-karton sektörü geçen yıl zayıf talep, artan üretim maliyetleri ve Covid-19’la mücadele etmiş.

Ankete cevap veren 2.561 kağıt-karton şirketinden 770’i zarar ettiğini bildirmiş. Önceki yıla göre kar miktarında azalma %37,54 olmuş ve sektörün karı 4,8 milyar USD şeklinde hesaplanmış. Çin’in hesaplanan kağıt-karton tüketimi 2022’de 124,03 milyon tonla 2021’e göre %1,94 azalma kaydetmiş.


Hindistan

Gujarat ve Maharahtra eyaletlerindeki 70-80 tane kraft kağıdı (kraft liner ile karıştırılmasın, sargılık, torba, gıda amaçlı kullanılan düşük gramajlı kraft kağıtları) fabrikasının ayda 6-8 gün durması planlanmış. (12) Talepteki keskin düşüş nedeniyle aylardır duran ve bazıları satılık olan kağıt fabrikaları varmış. Fazla üretimi engellemek amacıyla, Gujarat Kağıt Fabrikaları Derneği konuya el atmış ve fabrikaları düzenli olarak durdurmayı planlamış. Geçen ay dört gün duruş planlanmış ama plana uymayanlar olmuş. Dernek başkanı fabrikaların %50 kapasiteyle çalıştığını, Çin’e ihracat yapamadıklarını çünkü büyük Çinli oyuncuların Vietnam, Endonezya ve Malezya’da devasa makineler kurduklarından yakınmış. Fabrikalara “bırakın kraft kağıdı üretmeyi, bunun yerine Kappaboard, hijyenik kağıt rulosu kağıdı, hurda esaslı yazı kağıdı gibi şeylere dönün” diyen dernek, pandemi döneminde plansız-hesapsız yatırım yapıldığından yakınmış.

Bizdeki rekabet hukukuna göre tamamen suç olan bir yaklaşım. Yazıda ortalama ve başa baş fiyatlara kadar detay mevcut.

Pandemi döneminde fabrika sayısını üçe katlamak da iyi bir saçmalık örneği olmuş. Plansızlığın şahı olsa gerek.


Başka ülkeler

Kağıt piyasasında önemli olan Japonya ve Brezilya gibi başka ülkelerden de yukarıdakilere benzer hikayeler mevcut. Yazıyı gereksiz yere uzatmamak için vermiyorum.


Sonuç

Pandemide evden çıkılmasını istemeyen ülkeler, insanların cebine para koydu. İnsanlar bu paraları hızla harcadı.

Hijyen ihtiyacı, ilave ambalaj ve kağıt ihtiyacı yarattı. Hijyen ihtiyacı kalkınca, “tekrar kullanırsak” daha ucuz/sürdürebilir olur düşüncesi öne çıktı.

Pandemi bitince, para verme dönemi de bitti. Üstüne enflasyon nedeniyle insanların elindeki paranın alım gücü azaldı.

Şimdi kapasitenin fazla ve artmaya devam ettiği, buna karşılık talebin az ve biraz daha azalacağı dönemdeyiz.

Kağıt talebini hızla arttıracak yeni bir gelişme olmazsa, kapasitelerin dolması yıllar alacak.


Kaynaklar

1-Yet more signs of deterioration in European pulp and Paper industry. www.containerboard.com 21 Nisan 2023

2-Metsa Board starts change negotiations on possible temporary layoffs in Finland. www.risiinfo.com 17 Mayıs 2023

3-Leipa cutting production, employee hours at Schwedt coated mechanical, board mills in Germany. www.risiinfo.com 10 Mayıs 2023

4-German Paper industry welcomes government plans to cap electricity prices. www.risiinfo.com  17 Mayıs 2023

5-Austrian Paper industry calls for decision on electricity prise compensation. www.risiinfo.com  17 Mayıs 2023

6-Box shipment trends their worst since depths of Great Financial Crisis. www.containerboard.com  27 Nisan 2023

7-PCA and IP report majör corrugated box shipment declines in 1Q. www.risiinfo.com 27 Nisan 2023

8-North American Paper mills discuss demand, OCC pricing. www.resource-recycling.com 16 Mayıs 2023

9-North American industry profit margin at 4,2% in 1Q, its lowest since 1Q 2012; revenue drops 8,3%. www.risiinfo.com 19 Mayıs 2023

10-Nine Dragons and Jintian Paper plan more downtime in China, cutting 154.000 tons of board output by early May. www.risiinfo.com 27 Nisan 2023

11-CPA: China’s P&B production up in 2022 while consumption down. www.risiinfo.com 18 Mayıs 2023

12-Western India: Kraft Paper Mills must shutdown 6 to 8 days each month until the end of 2023 to minimise the impact of overproduction… www.thepulpandpapertimes.com 16 Mayıs 2023

5 Aralık 2021 Pazar

Tedarik Zinciri Problemi

Omüd’ün düzenlediği webinarda 23 Kasım 2021 günü Tedar Başkanı Tuğrul GÜNAL ile söyleşi yaptım. (Omüd Youtube kanalından izlenebilir.) Katılımcılardan gelen geri bildirimlerde, konuşmanın daha çok tedarik zincirinin önemi ve bu işi yapan bölümün nasıl organize edilmesi gibi hususlarda yoğunlaştığı oldu. Katılımcılar daha çok, tedarik zinciri neden kırıldı, ne kadar sürede tamir olur ve sektörümüzü nasıl etkileyecek gibi duymak istemişler. Bu türlü geri bildirimler alınca, biraz araştırdım ve böyle sorulara daha çok cevap veren kaynaklardaki yazıları buldum. Aşağıda ağırlıkla ilk kaynaktaki yazıdan tercüme ettiğim notlar (birebir tercüme değildir, italik yazılanlar) ile benim yorumlarımı okuyacaksınız.


Tedarik Zincirleri nasıl Kırıldı ve Yakın Zamanda Düzelmeyecek (1)

Bilgisayar çipleri, egzersiz ekipmanları, kahvaltılık mısır gevreği derken dünyada pek çok ürünün bittiği anlaşıldı. Bir tuşla sipariş verip-gelmesini beklerken; tuvalet kâğıdı alamamanın, perdelik kumaş için aylarca beklemenin veya yeni arabanın rengini seçememenin şokunu yaşadık.

Daha da önemlisi pandeminin başında koruyucu maske/malzeme yokluğu yaşadık. Doktorlar yeterli ilaç bulamadı ve Alaska’da insanlar kışlık giysi bulamadı/alamadı. Ve hatta uçaklar, uçuş sırasında ikram edilecek yiyecekler beklendiği için gecikti.

Bunlar Neden Oldu?

Pandemi global tedarik zincirinin her aşamasını bozdu. Malları üretildikleri, madenleri çıkarıldıkları veya tarımsal ürünleri yetiştirildikleri yerden alıp-tüketildikleri noktaya taşıyan, gerektiği yerde depolayan görünmez üretim, lojistik, nakliye yoluna tedarik zinciri denir. Zincirin sonunda, o mala/ürüne/madene parayı ödeyen tüketici veya bir şirket bulunur. Mal yokluğu, kıtlık, birçok malın fiyatının yükselmesine neden oldu.

Sıkıntı Ne Zaman Başladı?

Tedarik zinciri kırılmaları, pandeminin başlarına kadar uzanıyor. Çin, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerin yanı sıra Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkeleri ve Almanya gibi dünyanın üretim kapasitesinin çoğunun bulunduğu ülkelerdeki fabrikalar; korona virüs vakalarının yayılmasından çok etkilendi. Birçok fabrika, işçiler hasta olduğu veya karantinaya alındığı için kapandı veya üretimi azaltmak zorunda kaldı. Buna karşılık nakliye şirketleri, dünya çapında mal taşıma taleplerinde düşüş olacağını düşünerek; programlarını kesti.

Öte yandan evde oturan ve devlet desteği alan Amerikalılar sipariş patlaması yarattılar: Ofis masa ve sandalyesi, yazıcı, spor/jimnastik ekipmanı, video oyun konsolu, ilave alan yaratmak için ahşap plaka, yeni bölümleri güzelleştirmek için boyadan başka, ebeveynler çocukları ile yemek yapmak için mikser/blender gibi mutfak aletleri de sipariş etti. Normal zamanlardaki talep seviyesine göre üretim yapan fabrikaların ilave talebe yetişmesi mümkün olmadı.

Fabrikalar Niçin Daha Fazla Üretmiyor?

Bazıları bunu denedi ve kendi problemleriyle karşılaştı. Fabrikalar ürettikleri ürün için çeşitli parçaları satın alırlar. Örneğin, Çin’de monte edilen bir bilgisayar için çipler Tayvan veya Malezya’dan düz panel göstericisi Güney Kore’den, düzinelerce başka elektronik parça dünyanın çeşitli yerlerinden, kullanılacak kimyasallar Çin’in başka yerlerinden veya Avrupa’dan alınmak zorundadır.

Hızla artan talep, malların taşıyacak sistemi tıkanmasına yol açtı. Çoğunlukla Çin’de yapılan çok çeşitli mallar depolarda ve limanlarda hızla birikti, çünkü yeterince boş konteyner ve çelik taşıma kasası yoktu.

Devasa Konteyner Gemilerine Ne Oldu?

En basit anlatımla, yanlış yerlerde sıkışıp-kaldılar. Pandeminin ilk aşamasında, Çin eldiven maske gibi koruyucu malzemelerden çok miktarda üretti ve bütün dünyaya gönderdi. Konteynerler gittikleri yerde boşaltıldılar ve buralardan Çin’e gidecek yeterli mal yüklemesi olmadığından mesela Güney Asya ve Batı Afrika gibi yerlerde boş konteynerler birikti. Aynı anda daha güçlü talebi olan Kuzey Amerika ve Avrupa için Çinli fabrikalar üretime devam ediyordu ama konteyner yoktu.

Boş konteyner olmaması ve yüklenecek mal miktarının çok olması, navlunları fırlattı. Pandemi öncesinde Şangay’dan Los Angeles’e konteyner gönderme ücreti 2.000 dolar idi. 2021’in ilk çeyreğinde aynı navlun 25.000 dolar olmuştu. Ayrıca çok sayıda dolu konteyner, gemilerde indirilmeyi-boşaltılmayı beklemek durumundaydı; yani tedarik zincirinde gecikmeler vardı. Target and Home Depot gibi dev şirketler dahi fabrikalarda üretilmiş ürünleri gemilere yüklemek için haftalar ve hatta aylarca beklemek zorundaydı.

Bu arada Kuzey Amerika ile Avrupa’daki limanlara ulaşan konteynerler, çok sayıda gemi olması, boşaltma yapılacak dokların yetmemesi nedeniyle beklemedeydi. Los Angeles ve Oakland limanlarına ulaşan düzinelerce gemi açıkta demir atıp, günlerce boşaltılmayı ve yeniden yüklenmeyi  bekliyordu. Ancak kamyon şoförleri ile dok işçilerinin bir kısmı karantinada olduğundan, az sayıdaki çalışanla indirme-bindirme operasyonlarının gecikmesi doğaldı. Süveyş Kanalı’nda bir geminin sıkışması ve sonrasında yeni Covid-19 dalgası nedeniyle Çin’deki önemli limanların kapanması görüldü.

Bazı şirketler, mevcut mal kıtlığını gidermek adına ilave siparişler verdiklerinden, limanların üzerine ilave baskı ve depolarda yeterli yer olmamasına neden oldular.

Eksik Tedarik Nedir?

Üretilen hemen her şeyin tedariki aksadı: Kimyasal malzemelerden, elektronik parçalara ve hatta koşu ayakkabılarına kadar. Herhangi bir şeyin eksik tedarik edilmesi başka şeylerin de eksik tedarikine yol açtı. Bir boya üreticisi, ürünlerini yapmak için 27 ayrı kimyasal maddeye ihtiyaç duyuyor. Bunlardan yalnızca birinin olmaması, konteyner gemisinin Kaliforniya limanlarından birinde beklemesine ve ona bağlı üretimlerin durmasına yol açıyor.

Bütün Bunlar Pandemi Kaynaklı mı?

Pandemi arz-talep dengesini çok volatil yaptı. Tedarik zinciri, yüksek talebe uyum sağlayamadı. Şirketler on yıllar boyunca maliyetlerini kontrol altında tutmak için lean üretim/stok modelleri uygulamışlardı yani stok tutmadıkları için malsız kaldılar.

Sıkıntı Ne Zaman Biter?

Kimse bilmiyor ama 2022 boyunca belki biraz daha uzun süre süreceği tahmin ediliyor. Mal kıtlığı ve tedarik zincirindeki gecikmeler nedeniyle bu yılki Christmas ve tatil sezonunda bazı mallar bulunamayacak. Pek çok şirket, mal yokluğundan etkilenmemek ve limanlardaki sıkışıklıklar nedeniyle çok önceden siparişler verdi ama bazı mallar yine de bulunamayacak.


ICCA Webinarından Notlar (2)

Oluklu mukavva sektörünü etkileyen global konular başlıklı webinardan aldığım notlar şöyle:

Ocak-Temmuz 2021’de geçen yılın aynı dönemine göre, kuzey Amerika limanlarında trafik %24 artış göstermiş, Asya limanlarında ise %9 artmış.

Ocak-Temmuz 2020’de ABD’de oluklu mukavva satışları %10 azalmışken, bir yıl sonra kurulu kapasitelerin üzerinde talep oluşmuş.

Karşılaştırılan iki dönem arasında, konteynerin dolu olduğu gün sayısı %16 artmış, gemilerin gecikmesi 3 kat artmış ve geminin zamanında limana ulaşması %70’lerden, %40’lara inmiş. Liman sıkışıklığı ve gecikmelerin normalleşmesi için, limanlarda daha geniş alana, ABD mal stoklarının talebi karşılayacak kadar artmasına, konteynerle yapılan ticaretin yavaşlamasına, konteyner depolama alanlarının boşalmasına, limanda boş konteyner olmasına, daha fazla şoför, gemi ve konteyner olmasına ve limanda daha fazla indirme-yükleme (kamyon, tren) rampa/dok yatırımına ihtiyaç var.

Bu yılın 40’ncı haftasında (4 Ekim) San Pedro, Los Angeles ve Long Beach limanlarında gemi bekleme süresi 62 haftaya çıkmış. Geçen yıl aynı günlerde bu süre 8 haftaymış ve yükselerek 2020’nin son haftasında 54 haftaya ulaşmış.

Okyanus taşımacılığında kapasite yetersiz, planlanan teslimat sürelerine güvenilmez, uzun taşıma süreleri, tahmin edilenden daha az konteyner/gemi kaydı yapılabiliyor, navlunlar uçmuş, taşıyıcılar ihalelere girmek istemiyor, alınmış ihale döneminde fiyatlar yükseliyor, yükleyenler çaresiz.

Global konteyner trafiği, 2022’de biraz yavaşlasa da sıkışıklığı devam edecek. Yükselen enflasyon, kısmen tedarik zinciri verimsizliğine rağmen trafik ortalama yıllık %5,2 artacak. Sipariş edilen gemi ve konteynerler, 2023’den itibaren büyük oran teslim edileceğinden, hayat normale dönecek. Yüksek navlunlar 2022’de de devam edecek.


Benim Yorumum

Oluklu mukavva talebi çok canlı. Artan mal ihracatı, boş kutu ihracatı, plastik ambalajdan oluklu mukavvaya kayan ambalajlar, değişen kutu boyutları gibi faktörlerle talep çok canlı. Canlılık yalnız bizde değil, her yerde var.

Bizdeki ekstra canlılık devalüe olan paramız, yabancı alıcıları cezbediyor. Eskiden Çin’den ABD’ye giden pizza kutuları artık ülkemizden talep ediliyor. Ekimde bir güneş paneli fabrikasını ziyaret ettim. İlave fabrika için makineler gelmiş ama kurulamamış, çünkü halen zemini düzenleniyor. 2022’nin bütün üretimini fabrikayı kuramadan satmışlar. Büyük ihtimalle Avrupalı alıcı, güneş panellerini Çin yerine Türkiye’den almak istemiş.

Birkaçı haricinde ülkemizdeki oluklu fabrikalarının bobin stokları yetersiz, kağıt fabrikaları aşırı dolu.

Artan enerji ve kimyasal maliyetleri hem kâğıt hem de kutu da fiyat artışına neden olacak.

Yıllık anlaşmayla bağlanan nişasta ve mürekkepte üreticiler maliyet artışı nedeniyle haklı olarak aralık için zam istedi ve aldı. Oluklu sektörü anlaşma harici bu zamları vermek zorunda kaldı.

Öte yandan nişasta kâğıt üretiminde de önemli bir girdi, nişasta olmazsa kağıdın mukavemet değerleri tutmaz. 2021’de mısır üretimi yetersiz olmuş. Nişasta üreticileri yeterli mısır bulamadıklarından, sabit fiyatla satış yapamayacaklar, yani fiyatı yabancı parayla her ay değişecek.

Yağışların başlamasıyla, atık kâğıt daha az toplanacak. Ayrıca Avrupa’da başlayan kapanmalar toplamanın azalmasına neden oluyor. Bu durumda atık kâğıt fiyatlarını arttıracak.

Önümüzdeki 3 ayda üst üste kâğıt ve kutu maliyetleri artmaya devam edecek. Kutu dahil her türlü malın alıcısına, şu günlerde yeni tedarikçi arayışına girmemelerini, mevcut tedarikçi ile anlaşma yolunu bulmalarını, iki tarafın da karşılıklı şeffaf davranmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Alıcıların, başka tedarikçilerden teklif istemesi, piyasadaki volatiliteyi arttırıyor. Kendine ilave sipariş geleceğini düşünen fabrika, ilave hammadde sipariş ediyor. Örneğin oluklu fabrikası, enerji, enflasyon, kur vs nedenlerle maliyet artıyor diyerek stok yapmaya başlıyor.


Kaynaklar

(1) https://www.nytimes.com/2021/10/22/business/shortages-supply-chain.html

(2) ICCA Webinar on Global Operational Issues Impacting the Corrugated Industry

14 Kasım 2021 Pazar

Kağıt ve Kutu Fiyatları Neden Artıyor?

9-10 Kasım günleri Afyon ve Konya’da kurulu 10 kadar müşteriyi ziyaret ettim. Görüşmeler sırasında bana kutu ve kağıt fiyatlarının neden arttığı, bundan sonra ne olacağı soruldu. Oluklu mukavva alıcılarının önemli bir kısmında, bu konuyla ilgili bilgi eksikliği olduğunu gördüm: Kağıt fiyat artışını bir şirketin marifeti olduğunu düşünen de vardı, sektördeki yabancı yatırımın artmasına da bağlayan da vardı. Müşterileri ziyaret eden bazı cahil satış temsilcilerinin de kulaktan dolma bilgilerle insanları yanlış düşünmeye ittiklerini gördüm. Ziyaretler sırasından dilim döndüğünce yanlış düşünceleri düzeltmeye çalıştıysam da kendimi bu yazıyı yazmak mecburiyetinde hissettim.

(Bu yazıda kağıt dediğimde oluklu mukavva kağıdını ve ambalaj veya kutu dediğimde oluklu mukavva kutuyu kastediyorum. Kaynaklardan derlediğim bilgilerden çıkarım ve yorumlarımı italik olarak yazacağım.)


Fiyatı Arttıran Faktörler

Hurda yetersizliği, enerji krizi, kırılmış tedarik zinciri, yetersiz iş gücü, artan kağıt ve kutu talebi, artan kimyasal madde fiyatları, kur artışı, gibi nedenlerle hem kağıt hem de kutu fiyatları artıyor. Şimdi detaylara bakalım:


Artan Kutu Talebi

  • Pandemi tüketim alışkanlıklarını değiştirdi, hijyen nedeniyle artık daha fazla ambalaj (kutu, kağıt torba, karton kutu) kullanılıyor.
  • Tek kullanımlık miktarların satın alma isteği, karbon ayak izini azaltmak için deterjan kutusunun içindeki boşlukları azaltma gibi nedenlerle kutu boyutları küçülüyor. Yeni boyutlar ilave ambalaj talebi anlamına geliyor.
  • Kırılan tedarik zincirleri nedeniyle daha fazla sayıda taşıma ve ilave depolama gerekiyor, yani daha fazla kutu.
  • E-ticaret üzerinden yapılan satışlar, mevcuda ilaveten %20-35 daha fazla oluklu mukavva kutu gerektiriyor.
  • Tek kullanımlık plastik ambalajlara gelen yasaklar, kutu ve kağıt esaslı ambalaj talebini arttırıyor. (1)


Yetersiz Hurda Kağıt

E-ticaret bir taraftan daha fazla kutu kullanımını gerektirirken, diğer taraftan evlere teslim edilen kutular yeterince geriye dönmüyor ve çöplere karışıyor. DS Smith, 2017’den 2020’ye kağıt ambalajların İngiltere’deki geri dönüş oranının %15 azaldığını söylüyor (2)

Geçen yıllarda ABD en büyük hurda ihracatçısı idi. Ancak kurulmakta olan 6 büyük kağıt makinesinin kapasitesi 3,1 milyon ton ve tümü de hurda kağıt kullanacak. Bu durumda ABD bırakın hurda ihraç etmeyi kendisi ithal eder duruma gelecek. (3)

Şu sıralar çeşitli nedenlerle Çin biraz yavaşlamış durumda, ekonomisi 2019 seviyesine döndüğünde hurda ve hurda esaslı kağıt fiyatlarını çok merak ederim.


Enerji Krizi

Çin kömürden-doğal gaza geçmeye karar verdiğinden, doğal gaz talebi ve fiyatı arttı. Kömür yakan kazanların Mart-2023’e kadar doğal gaza geçmesine karar verdi. Büyük kağıt üreticilerinin tümü henüz bu dönüşümü sağlamadı (4) Çin ayrıca şirketlerine

tüketilen enerji / yaratılan milli hasıla (GDP)

şeklinde bir hedef vermiş. Fabrikalar, oranı tutturmak üzere üretim kesintilerine gitmek zorunda kalıyormuş.

Son senelerin en soğuk kışı yaşanan Avrupa’da 2021 ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre doğal gaz tüketimi %7,8 artmış. Gaz tedarikçilerindeki bakım duruşları nedeniyle Avrupa yeterince gaz alamamış ve rezervleri normalin %20 altına inmiş. İkinci çeyrekte ekonomiler toparlanırken daha fazla gaz talebi açığa çıkmış. Değişen iklim koşulları, yaz aylarında rüzgar enerjisi üretimini iyice azaltmış, yani yeterli rüzgar esmemiş.

Arz kaynaklı nedenlerin başında ise esas tedarikçi Norveç’in arıza-bakım duruşları nedeniyle gazı kesmesi olmuş. Diğer tedarikçi Rusya ise Asya ülkelerinden gelen talebe daha çok gaz vermeye başlamış. Analistler soğuk kış günleriyle birlikte gaz fiyatlarının daha da artacağını, sabit fiyatlı kontratlara güvenilemeyeceğini düşünüyormuş. (5)

Buna karşılık elektrik üretimi %70 oranında kömüre bağlı olan Hindistan’da kömür yokluğu nedeniyle devlet topraklarından çıkan tüm kömürü termik santrallere gönderme kararı almış. Kömürü biten küçük kağıt-karton fabrikaları durmaya başlamış. (6) Kömür yetmezliğinin arkasında iki neden varmış: Artan petrol fiyatları, navlunu çok pahalı yaptığından yeterince ithal edilemiyormuş. Ayrıca Ağustos-Eylül dönemi yoğun muson yağmurları kömür üretimini engellemiş.

Özetle doğal gaz talebi ve fiyatları artıyor ve artmaya devam edecek. Bir ülkede kömürden vaz geçiliyor, fiyatının düşmesi beklenir ama alternatif olduğu için kısa dönemde fiyatı artıyor. Ayrıca diğer ülke ithal etmeye kalksa, yüksek navlun ödemek zorunda çünkü petrol de artmış.


Kimyasal Madde

Yukarıdaki enerji problemleri, üretimlerde kesintiye neden oluyor. Çin veya Hindistan’dan ithal edilen ham madde ve kimyasalların daha az üretilmesine ve piyasada bulunmamasına neden oluyor. Arz-talep kanunu nedeniyle, tedariki zorlaşan malın fiyatı artıyor.


Nişasta

Kağıt ve oluklu mukavvada kullanılan nişasta, geçmiş yıllarda hep yıllık bağlantılarla ve yıllık sabit fiyatla satın alınır idi. Ancak bu sene mısır üretimi az olmuş ve şimdi yeterli mısır olmadığından, nişasta fiyatı belki de her ay değişecek.

Yani kağıt ve kutu maliyeti belki her ay artacak.


Gemi-Konteyner Konusu


Fotoğraf (7) nolu kaynağa aittir. 10 Ekim 2021'de malını boşaltmak için Los Angeles ve Long Beach limanlarında bekleyen gemi sayısı 70 tane imiş.

Mal akışı halen normale dönmediğinden, kaynağından zamanında yola çıkamayan mallar, gittikleri yerde de zamanında varamıyor ve hızlıca boşaltılamıyor. Bu durum, normalde ithal edilmiş olan mal zamanında gelmediğinden bir başka kaynaktan bulunabilirse tekrar satın alınıyor. Böylece ilave talep oluşuyor.

Kamyon şoförü ve tır bulunamaması da mal akışının halen normalleşmediğinin bir göstergesi. Normale göre bir başka kaynaktan satın alınan mallar, daha fazla taşınmış oluyor.


Yetersiz İşgücü

Aşısız olduğundan çalışamama, filyasyon nedeniyle evde olma veya hasta olduğundan çalışamayanlar var. (8)

Pandeminin başlangıcında kapanmalardan yeterince çalışan bulunamaması daha büyük bir sorun idi. Şimdi ise yüksek sipariş seviyesini karşılamak üzere konulan yeni kapasiteleri doldurmak gerekiyor. Hayat pahalılığı, ücret seviyesini yetersiz kıldı. Sanırım bazı çalışanlar, alacağı ücretin bir kısmını yolda harcayacağına, belli günlerde garson/kurye gibi kayıt dışı çalışmayı tercih ediyor veya zorunda kalıyor. Kayıt dışı çalıştırmaya-iş yapmaya engel olunsa; ücretler genel seviyesi artacak ve çalışan bulmak kolaylaşacaktır.


Yetersiz Kraft Liner ve Oluklu Mukavva Kağıdı

ABD istatistiklerine göre geçen yılın ilk 9 ayına göre bu yıl ülkemize %39,4 daha az Kraft liner ihraç edilmiş. (9)

Selüloz ve Kağıt Vakfı istatistiklerine göre, ülkemizin ilk 9 aydaki toplam Kraft liner ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %24,7 azalmış. Geçen yıl ilk 9 ayda 228 bin ton olan toplam Kraft ithalatımız bu yıl 171 bin tona inmiş.

Amerikan iç talebi çok canlı ve içerdeki kağıt fiyatları daha yüksek olduğundan kraftı ihraç etmek yerine içerde tüketmeyi tercih ediyorlar. Ülkemizin alamadığı kraftın yerine test liner cinsi kağıtlar ikame ediliyor. Bu durumda 228-171=57 bin ton kağıt talebi ortaya çıkmış oluyor.

Gerçekten gerekmiyorsa Kraft takıntısından kurtulmak gerekiyor. 57 bin ton Kraft yerine yüksek mukavemetli test liner kullanılabildiğine göre daha çevrilecek çok miktar var.

Peki dışarıya satılan kağıt miktarı artmış mı? Hayır artmamış. Oluklu mukavva kağıdı ihracatımız geçen yıl (ilk 9 ay) 151 bin ton iken bu sene 148 bin tona inmiş.

Acaba kağıt üretimimi azalmış? Hayır tersine 41 bin ton artmış. Geçen yıl oluklu mukavva kağıdı üretimi 1.871 bin ton iken bu yıl 1.912 bin tona çıkmış. Üretilen oluklu mukavva kağıtları, sektörün ihtiyacını karşılamıyor, talep daha fazla. 


Kur ve Enflasyon Artışı

Kurlar artınca ithal edilen bütün yedek parça, malzeme ve ham maddelerin maliyeti artıyor. Dolayısıyla üretilen kağıdın ve kutunun fiyatı da artıyor. Enflasyon yükselince içerden temin edilen mal ve hizmetlerin maliyeti artıyor ve fiyatlar yine yükseliyor.


Sonuç

Müşterilerden biri, kağıt ve kutu sektörünün fırsatçılık yaptığını düşündüğünü belirtti. Böyle bir şey yok, eğer haklı olsa şirket karlılıklarında anormal artış görünürdü. Borsa İstanbul’a kote üç oluklu mukavva şirketinin son açıklanan finansallarına göre esas faaliyet kar marjı ortalaması %12,7. Buna karşılık uluslar arası bir şirketin kar marjına baktım. (10) Smurfit Kappa’nın CEO’su ebitda %10 artarak, %17 oldu diyor.

Fırsatçılık falan yok. Bizdeki problem, enflasyon: Enflasyon hem rakamları büyütüyor hem de sektöre hemen her ay fiyat ayarlaması yaptırıyor. Bu sene yurt dışında kağıt ve kutu fiyatları beş kez arttı. Türkiye’de ise dokuz kere artmak zorunda kaldı. Avrupa’da enflasyon %3,4 ile son 13 yılın zirvesine çıkmış, bizim ÜFE oranı ise %44. Artan maliyetler elbette fiyatları arttıracak.


Kaynaklar

  1. https://www.france24.com/en/europe/20211011-france-to-ban-plastic-packaging-for-fruit-and-vegetables-from-january-2022
  2. https://www.cityam.com/full-blown-recycling-crisis-looms-over-uk-ds-smith-boss-warns/
  3. https://www.fastmarkets.com/article/4011958/occs-11-month-price-run-finally-ends-all-average-rcp-prices-remain-up
  4. China P&B prices mixed as big industrial shuts choke both supply and demand (www.risiinfo.com, 2/10/2021)
  5. Fastmarkets RISI Viewpoint: Increasing natural gas prices and its impact on paper and board producers. (www.risiinfo.com, 27/9/2021)
  6. Indian P&B mills’ coal stocks low as imports get scarce and domestic supply falls short. (www.risiinfo.com, 29/10/2021)
  7. https://edition.cnn.com/2021/10/18/business/container-port-record-backlog/index.html
  8. Domestic liner prices hold, export up; boxmakers worry intensely of delays, labor hurting 4Q output. (www.risiinfo.com, 15/10/2021)
  9. US export KLB prices look set to mostly rise again, with questions, uncertainty looking ahead (www.risiinfo.com, 12/11/2021)
  10. Fastmarkets RISI ICC: Smurfit Kappa’s ‘never say never’ approach to see more M&As, ‘opportunities’. (www.risiinfo.com, 9/11/2021)

3 Nisan 2021 Cumartesi

Pandeminin İkinci Yılına Başlarken Hurda ve Kahverengi Kağıt Piyasaları

Bu yazıda Risi’de 1 ve 2 Nisan 2021 günleri yayınlanan birkaç yazıdan yola çıkarak; piyasaları yorumlamaya gayret edeceğim.

Rusya’nın da Hurda Sorunu Var
Nisan ayının ilk günü Rusya Atık Kağıt Geri Dönüşümcüler Birliği (LWPC), hükümetlerine açık bir mektup yazarak; iki talepte bulundu: İlk talebe göre, “2020 sonunda 18.000 Ruble/ton seviyesine ulaşan OCC fiyatlarının Mart-2021’de 27.000 Ruble’ye ulaşması nedeniyle, Ukrayna’dan hurda ithalatı kolaylaştırılsın. Kurulu (hurda esaslı kağıt üretim) kapasite yıl başı itibarıyla 5,8 milyon tona ulaşmışken; toplama 4,5 milyon tonu aşamadığından; yeni yatırımlar bekliyor veya iptal ediliyor.” Bu nedenle Ukrayna’dan atık kağıt ithalatı kolaylaşsın denirken; “Ukrayna, AB’den ucuz hurda alabiliyor ve kahverengi kağıdı bu şekilde ucuza mal ediyor. Biz iç talepten başka ihracata da yetecek kadar üretiyoruz, Ukrayna’dan kahverengi kağıt ithalatı yasaklansın.” Talebinde bulundu. LWPC ilaveten Rusya’nın Avrupa Komisyonu’yla mutabık kalarak; AB’den hurda ithalatına uygulanan gümrük vergisinin de kaldırılması istemektedir. (1)

Anladığım kadarıyla, Ruslar, hurda bulamamaktan talebe cevap veremiyor ve hurda ithalatının önündeki engeller kalksın istiyor.


Hurda Fiyatları Avrupa rekorlarını Kırdı
Avrupa’da atık kağıt fiyatları, Mart ayında ortalama 50 € artışla tarihi yüksek seviyelere ulaştı. Avrupa hurda fiyatındaki artışların arkasındaki esas dinamik Almanya pazarı idi. Palm’ın devreye yeni giren kağıt makinesi yeni bir talep oluştururken; kapanmaların etkisiyle toplamalar düşmeye başladı. Ayrıca Paskalya öncesi kağıt fabrikaları hurda stoklarını tamamlamaya gayret etmişlerdi. (2)

Aynı yazıya göre, Nisan’da ne olacağına ilişkin beklentiler karışık: Pazarın derin bir nefes alarak Nisan’ı rahat geçireceğini düşünenler de var, hurda fiyatının artmaya devam edeceğini düşünenler de. Ben ayın ikinci yarısında bir hareketlenme olacağı düşüncesindeyim.


Asya’da İşler Azalıyormuş Gibi
Şu sıralarda Asya’da ise şu gelişmeler yaşanıyor: (3)
  • Avrupa’daki fiyatlar yüksek olduğundan, Asya’ya hurda ihracatı yapılmıyor. Buna karşılık ithal edilecek hurdayı taşımak üzere organize edilmiş gemi/tren vb hatlar boş kalmışlar. Tedarik zincirlerine bir darbe daha.
  • Çin’deki nispeten düşük sezon, kağıt talebini azaltmış. Yazıda geçmiyor ama dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan tedarik zinciri kaynaklı malzeme/parça eksikliğinden üretim bantlarının yavaşlamasını Çinlilerin yaşamadığını düşünmemek hata olur.
  • Çinli alıcılar, pazardan biraz çekilince Hindistan’daki hurda fiyatları gevşemiş. Hindistan’la ilgili esas mesele, Çinliler geri geldiğinde (artan Covid-19 vakaları nedeniyle) toplama iyice azalmış olacağından ellerinde hurda kalmamış olacak. Yeni pikler görmemiz olasıdır.
Mart ayında Çin’deki kağıt sektöründe karışık fiyat hareketleri görüldü. Küçük ölçekli ve fluting üreten fabrikalar fiyat indirimine giderken; büyükler 8-30 USD/ton seviyesinde zam açıkladı.  (4) Küçüklerin yalnızca içerden toplanan hurdayla fluting ürettiğini düşünüyorum.

Benzeri bir indirim hareketi Güneydoğu Asya’da Endonezya’da görülmüş. Diğer ülkeler, kendi iç pazarlarındaki canlı talep nedeniyle indirim yapmazken; Çin’e ihracat yapmak amacıyla kurulmuş Endonezya fabrikaları indirime gitmişler. Tek bir müşteriye/ülkeye bel bağlarsanız, olacağı budur.

Çin’in ilk 2 aydaki oluklu mukavva kağıdı ithalatı ise:
Tablonun verilmemiş yazan bölümündeki rakam yazıda verilmemekle birlikte, azalmanın 150 bin ton olduğu belirtilmiş. Çinliler, (Amerikalıların –bence kasten- vermedikleri için) azalan Kraft liner ithalatını oldukça iyi yönetmişler görünüyor.


Çin’in Kağıt Talebi
Bitti mi, devam edecek mi? Tedarikçiler değişecek ama talep devam edecek. (5) Çin’in global oluklu mukavva kağıdı talebindeki payı 2020’de %29 iken, önümüzdeki 5 yılda %33’e ulaşacakmış. Ülkenin ekonomik büyüme potansiyeli, bireylerin zenginleşmesi ve tüketim harcamaların artması, e-ticaret,  plastik ambalajlara göre kağıt ambalajların tercihinin giderek artacak olması,…gibi faktörler oluklu mukavva kağıdı talebini arttıracak. Buna karşılık pandemiden sonra tüketicilerin ne ölçüde eski alış veriş alışkanlıklarına dönecekleri ile tekrar kullanma, doğru ebatlama gibi sürdürülebilirlik gayretleri ise oluklu mukavva kağıt talebini düşürme belirsizlikleri yaratmaktadır.


Benim Anladığım
Pandemi her şeyi bozdu, e-ticaret gibi bazı işleri anormal hızlandırdı. E-ticaret yeni kağıt talebi demek.
İklim değişikliği, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlik hem ilave kağıt talebi yaratıyor hem de mevcut kağıt esaslı ambalaj tüketimini düşürmeye çalışacak.
Plastik ambalaja karşı olan trendler, kağıt esaslı yeni ambalaj talepleri oluşturacak.


Ve Yorum
Oluklu mukavva ambalaj talebindeki azalma, bana göre talep az olduğundan değil; hammadde/malzeme getirilemediğinden anlık düşüyor.
Aşılamayı beceren ülkeler de işler daha hızlı toparlanacak. Toparlanma, talebin canlanması demektir.
Konteyner/gemi sorunları çözülse, mal hareketi ve ticaret çok daha yüksek olacak. Şu anki büyüme rakamları gerçeği yansıtmıyor.
Özetle bahse konu iki sektörde de trend yukarı doğrudur.


Kaynaklar
(1) Russian League of Waste Paper Converters urges government to simplify PfR import rules and block containerboard imports from Ukraine
(2) European PfR prices skyrocket in March, brown grades reach historic levels
(3) Prices for OCC imports climb in Asia due to tight supply, but demand slipping
(4) Recycled containerboard prices down in China; paper and boxboard levels soar
(5) Fastmarkets RISI Viewpoint: The contest to supply China's containerboard market: Winners and losers

7 Şubat 2021 Pazar

Rakipten Çalışan Almak

Rakipte çalışan birini işe almak her bakımdan oldukça zordur. Çalışan açısından da, yeni şirket açısından da konu çok sıkıntılıdır. Birkaç kez böyle kararlar vermek zorunda kaldım. Bu yazıda rakipten bir çalışan almayı çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışacağım.


Çalışan Açısından

Düne kadar rekabet ettiği kurumun çalışanı olmayı kabul etmek, gemileri yakmak gibi bir psikolojik savaştır. Bana göre çalışanlar, zaman içinde biriktirdikleri (yani halının altına süpürdükleri) sorunları bir seviyeye gelince ayrılmaya karar veriyor. Rakipten gelen kişilerle yaptığım mülakatlarda, iş yerinden genel bir memnuniyetsizlik ile yükselme imkanlarının çok sınırlı olması dikkat çekiyor. Yöneticisinin kibar/adil/sevecen davranmamasından, çalışanın getirdiği fikir ve önerilerin dinlenmemesine, benzer iş yapan çalışanlara farklı maddi kazançlar verilmesine, işinde yükselmek için illa şu okul/topluluk/lisan (gerçekte bunun işe hiç getirisi olmasa da) şart koşulması,…gibi konular çok öne çıkıyor. Elbette yalnızca daha yüksek ücret için iş değiştirmek isteyenler de vardır ama katıldığım mülakatlarda, ben çok az sayıda böyle kişiye rastladım.


Ücret

Çalışan herkes belli bir gelir elde etmek ve bununla yaşamını sürdürmek mümkünse daha konforlu yaşamak için çalışır. Yapılan işe eşit ücret verilmemesi öncelikle iş yerine yansır ve sorunlar çıkarır. Benzer iş/sorumluluk yapan kişi, diğerine göre daha az ücret aldığını fark ettiğinde motivasyonunu kaybeder ve çözüm değil problem yaratmaya başlar.

Sektöre göre daha düşük ücretle insanları bir süre çalıştırmak mümkündür. Ancak herhangi bir kırılma anında çalışanları kaybetmek büyük olasılıktır. İnternet öncesi dönemde, piyasadan/sektörden doğru bilgi almak pek mümkün değildi. Şimdi ise sektörel ücret araştırmaları dahi var. Şirketteki/bölümdeki ücret seviyesi sektörel ortalamanın altında ise çalışanı tutmak neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla, eğer kurumun ücret seviyesinin düşük olduğu biliniyorsa hemen düzeltilmelidir.

Yine katıldığım mülakatlardan öğrendiğime göre, ücretin asgari ücret kısmını resmi ödeyen, kalanını açıktan veren veya ücreti tamamen resmi ödeyip-örneğin satıcı primlerini kayıt dışı veren kurumlar var. Genellikle patron yönetiminde olan şirketlerde görülen bu durum, belki çok kısa süre kurumun lehineymiş gibi görünse de gerçekte çalışanların kuruma olan güvensizliğini arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Dahası o çalışan işten ayrıldığında, kurumun kayıt dışı iş yaptığı herkes tarafından öğrenilmiş oluyor.


Terkedilen Kurum Açısından

Sektörümüzdeki şirketler, birkaç davranışı modeli gösteriyor:

  • Kurumsal olanlar: Çalışanla kibarca ayrılıp-yeni hayatında başarı diliyorlar. Ayrılma nedenini öğrenip-önlem almaya gayret ediyorlar.
  • Kurumsalmış gibi davrananlar: Bunlar arasından bazıları, ayrılma sırasında veya çok öncesinde, çalışana “aynı sektörde çalışmayacağım, burada öğrendiklerimi başka yere taşımayacağım” gibi sözleşme imzalatmış oluyorlar. Pratik olarak bu tür sözleşmelerin kuruma hiçbir faydası yok, dahası kapıdan çıkınca; kurumun gerçekte ne kadar kötü olduğunu herkes öğrenmiş oluyor. İçerdekiler de geleceğe korkuyla bakıyor. Çok yakın zamandaki deneyimlerime göre bu kapsamdaki şirketlerden, çalışanın tercih ettiği yeni şirketi arayıp; “bu kişiyi işe almayın” veya “centilmenlik anlaşması yapalım” diyenler de var.
  • Patron yönetiminde olanlar: Kurumun tepesinde görünürde bir profesyonelin olduğu ama uygulamaların çağdışı/geri olduğu şirketlerde bu kapsamdadır. Çalışana ve gittiği yeni şirkete; müşterimi/işimi çaldı diyerek dava açıyor. Hatta çok önceden çalışanın zarar verdiği, kaybettiği ofis cihazlarını faturasını kesip-dava açanları dahi bulunuyor. Durumun üstteki maddeden hiçbir farkı yoktur.

Terkedilen kurumun nasıl olduğuna göre tepkiler değişiyor. Ama ilki hariç olmak üzere, diğerleri tabir yerindeyse eski çalışanına illallah dedirtiyor. Sonuçta elbette o kurumun itibarı kayboluyor.


Şirket Değiştiren Çalışan Müşteri Çalar Mı?

Çoğunlukla satış çalışanlarının, şirketler arasında geçiş yapması sorun olur. Satıcının, bir başka şirkete giderken baktığı müşterileri götürmesi bence çok zordur. En iyi satıcının, müşteriye etkisi %30-35’dir. Kalan %65-70 ise kartvizitin gücüdür, oradaki logo ve şirket adı satıcının etkisinden iki kat fazladır. Ancak, siz şirket olarak zaten müşteriye iyi davranmıyor ve ürün kalitesi, teslimat gecikmesi, hizmet sıkıntıları,…vb yaşatıyorsanız, satıcı/şirket oranları yer değiştirir.

Satıcının işten ayrıldığında, müşteri götüreceğini düşünen yönetici gerçekte piyasadan ne kadar kopuk olduğunu bilmemektedir. Sektörde en son kurulan, diğerlerine göre daha modern olan bir oluklu fabrikası açıldığından beri, rakiplerinden çok sayıda çalışan almasına rağmen (bu fabrikanın yalnızca satış ekibini, herhalde 4-5 kere değişti) halen sektörde önemli bir varlık gösteremedi. Başlangıçta sektör deneyimi hiç olmayan insanları işe almış olsaydı bile bugünkü işlem hacmine ulaşabilirdi.

Pazardaki bütün müşteriler, bütün satıcılar tarafından bilinir. Tersi de geçerlidir. İyi bir ambalaj satın alıcısı, kendisine kimlerin hizmet edeceğini bilir ve onlarla temas etmiştir. Hele günümüzün internet dünyasında, her türlü bilgi, arayana ancak klavye kadar uzaktadır.

Sektörde 36 yılı tamamladıktan sonra, müşterileri kısa süreli ödünç aldığımızı iyice öğrenmiş bulunuyorum. Bütün oluklu mukavva üreticileri benzer hammaddeleri kullanarak, benzer teknolojilerle kutu üretiyorlar. Aynı yan yana iki fırının ekmek yapması gibi. Aradaki temel fark, sizin fırınınızın temizliği/düzeni (standartlar) ve müşteriye nasıl davrandığınız (yani çalışanların müşteriye nasıl davrandığı) oluyor. Kesinlikle kurumun kültürü önem kazanıyor. Eğer tek bir satıcının gitmesi ile bütün düzenin yıkılacağına inanıyor/düşünüyorsanız, zaten yönetici olarak boşa para alıyorsunuz demektir.

Satıcının gittiği şirket yeni kurulmuşsa, pazara yeni giriyorsa başlangıçta kısa süreli müşteri gidişi söz konusu olabilir. Düşük fiyat nedeniyle giden müşteri, yeni kurulan fabrikada istediği hizmeti alamayınca geri gelecektir.


Gidilen Yeni Şirket

Rakipten çalışan alma kararını vermek, bir takım arkadaşı arayan şirket için gerçekten çok zordur. En önemli konu kan uyuşmazlığıdır. Yönetici olarak, hem yeni gelene göre yeni bir ekip kurmak, hem de gelen kişi ile mevcut çalışanların aynı kafada olacağına emin olduktan sonra rakipten çalışan almaya karar verdiğim durumlar oldu. Yani iki durumu da test ettim. Buradaki temel unsur, rakipten gelen kişiyi nasıl gördüğünüzdür. Biz, gelen kişiyi kısa vadeli, şu işi/müşteriyi/ihaleyi getirsin diye görmüyoruz. Bu nedenle de aynı kişiyle, normalden fazla sayıda görüşme yapıyoruz. İçerdeki durumu yani karşılaşacağı ortamı iyice anlatıp, kendisinden hangi sürede ne beklediğimizi, neyi yaparsa başarılı olacağını açıklıkla dile getirmeye gayret ediyoruz. Varsa karşı sorulara da açıklıkla cevap veriyoruz. Şimdiye kadar ki görüşmelerde, ister istemez müşteri adı geçse de kimsenin; A müşterisine kaça mal sattığını, bizde çalışınca A’yı getirip-getirmeyeceğini sormadık. Zira, kısa süreli çalışan yerine hep takım arkadaşı arıyorduk.


Gidilen Şirketteki Çalışanlar

Grup olarak, mümkün olduğu kadar içerden insan yetiştirmeye gayret ediyoruz. Bu yazıda çoğunlukla satıcılardan bahsedildiği için, satıcıları da sıfırdan yetiştirmeye çalıştığımızı belirtmem gerekir. Şirket kültürü, içerden yetiştirme olunca yani çoğunlukla yetiştirmek üzere alınanlar terfi edince, mevcut çalışanlar dışardan geleni daha kolay kabul ediyor. Ayrıca yönetici olarak, şef ve üzeri atamaları mümkün olduğunca içerden yapmayı tercih ettiğimizi ancak yalnızca zaruri durumlarda dışarıdan görevlendirme yaptığımızı vurguluyorum.

Yeni biri gelmeden belki de yeni birine karar verilmeden önce, içerde yapılması gereken bir şey de ilgili pozisyonu gönlünden geçirebileceklerle konuşmaktır. O pozisyona niçin uygun olmadığını, içerdeki potansiyel gönlünden geçirene açıklamak şarttır. Aksi takdirde, gönlünden geçirenin, gelen kişiyle sürtüşme yaşaması ve iş sonuçlarının olumsuz etkilenmesi mümkündür.


Sonuç

  • İnsan kaybetmemek için çalışanlara iyi bakmak (eğitim, söz hakkı, takdir, yetkilendirme) gerekir.
  • Ücret çok önemli. Birinci madde tamamsa bile ücret düşükse çalışan kaybı olacaktır.
  • Çalışanların müşterilere iyi baktığından (müşteri memnuniyeti, zamanında teslimat, iade/şikayet) emin olmak gerekir.

Yukarıdaki maddeleri sağladıysanız, ayrılan çalışanınız müşterilerinize etkide bulunamaz veya minimum etkide bulunabilir.