koli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2026 Cumartesi

Nasıl Yapmalı?

Kağıttaki kapasite fazlası hem kâğıt hem de bu kâğıt cinsinin kullanıldığı (başta oluklu mukavva olmak üzere) ambalaj cinslerinin fiyatlarını baskı altında tutuyor. Kapasite dengesi kurulana kadar, fiyatlar üzerindeki baskı devam edecek.

Çeşitli ortamlarda ifade ettiğim üzere 2026 yılı öncekine göre biraz daha zor olacak. Yılın sonuna ulaşan kurumlar, önümüzdeki yıllarda daha rahat edecek şeklinde düşünüyorum. Yıl içinde borcunu çeviremeyenler, ilave kaynak bulamayanlar veya kötü yönetenler maalesef oyun dışı kalacaklar.


Ayakta kalmak için

Rekabete dayanabilmek, oyunda kalabilmek için bir belki iki yıllık oyun planı şöyle olabilir:


  • Amaç/hedef vizyon koyma

Bu madde biraz patron ve üst yönetimle ilgilidir. Tepede fikir birliği olmalıdır. Tepede fikir birliği yoksa maçı kazanmak neredeyse imkansızdır.

Vizyon biraz daha uzun vadelidir. Amaç ayakta kalmak, yılı kârlı kapatmak, İso 500’e girmek gibi düşünülebilir.

Yıllık satış miktarı ve cirosu ilk akla gelen hedefler gibi görünüyor. Yeni ürün, makine veya fabrikayı çalışır hale getirme, nakit akışını sürdürme gibi hedefler de olabilir.

  • Strateji

Amacı gerçekleştirmek için nasıl bir yol izlenecektir? Maliyet düşürme, yeni müşteriler/pazarlar/segmentler kazanma, verimlilik arttırma, dijital dönüşüm, hız, yeşil dönüşüm…

Strateji amaca ulaşmamıza yardım etmelidir. Her kurumun yetkinliği, kapasitesi, imkanları diğerlerinden farklıdır. Biri için doğru olan strateji herkes için doğru değildir.

Öte yandan stratejinin yan etkileri de olabilir. Strateji maliyet düşürme ise nasıl yapılacağı çalışanları endişelendirmeden açıklanmalıdır.

  • Bütçe

Bütçe amaca uygun, hedeflerin zamanlamasına göre yapılmalı ve stratejiden izler taşımalıdır. Bütçe belli bölüm ve kişilerin talebine göre hazırlansa da kurumun bütününü kapsamalıdır. Dönem içinde yapılacak bütün işler, alınacak aksiyonlar bütçeye uygun olmalıdır.

  • Raporlama ve kontrol

Daha kolay izlenebildiği için bütçenin miktar hedefleri öne çıksa da miktar yakalandığında gerçekleşen kâr/zarar, oluşan nakit akışı daha önemlidir. Muhasebe alt yapısı bu raporları dönem (ay, üç ay) sonunda hızlıca çıkarabilmelidir. İlgili dönem sonu raporlarının zamanında çıkması, geminin hedefe göre hareket edip-etmediğini göstermesi bakımından elzemdir.

  • Düzeltme

Yıl içinde mutlaka düzeltme ihtiyacı hasıl olur. Düzeltmenin bütçeye etkisi incelenerek karar verilmelidir. Düzeltme ilave yatırım, satış fiyatlarının planlanandan daha iyi veya kötü olması, düşünülmeyen bir masraf vb şekillerde olabilir. Muhasebe, düzeltmenin bütçeye nasıl yansıyacağını hesap etmelidir.

  • Geri bildirim

Bazı kurumlarda finansal tabloları çok az sayıda kişi görür. Alınan sonucun amaçla kıyaslama bilgisinin paylaşılması, yıllık hedefin neresinde olduğunun (hiç değilse) takım üyeleriyle paylaşılması gerekir. Takım hedef kilitlenmişse, sonucu bilmek hakkıdır.

17 Aralık 2025 Çarşamba

Türkiye Oluklu Mukavva Kağıdı ve Oluklu Mukavva Ambalaj Pazar Bilgisi

11 Aralık 2025 günü İstanbul’da ASPPI (Rusya Kağıt Endüstrisi Derneği, www.asppi.ru) hazırladığı “IX International Conference "Russian Pulp and Paper Industry - NEW REALITIES, NEW OPPORTUNITIES" başlıklı konferansta yaptığım sunumu (orijinal slaytlarla) biraz daha açarak yazıyorum.

Sunumu hazırlarken OMÜD (www.omud.org.tr) ve SKSV’nin (www.sksv.org) 2024 yılı raporlarından istifade ettim. 2025’e ilişkin rakamlar benim tahminlerimdir.


İki sektörün yoğunlaştığı bölgeler
Sol üst köşedeki dairenin içinde kabaca kahverengi kâğıt kapasitesinin %30’u ile 50 kadar oluklu fabrikası bulunuyor. Konya ve Kahramanmaraş illerini de içine alan aşağıdaki elipsin içinde kâğıt kapasitesi benzer iken daha az sayıda oluklu fabrikası bulunuyor. Diğer yerlerdeki kurulu kapasiteler daha az. Sektörün ağırlık merkezi ülkemiz kuzey batısı.

Özetle kahverengi kâğıt sektörü
2025 yılı sonu itibarıyla 7 milyon ton kurulu kâğıt kapasitesi var ve kâğıt fabrikalarının çalışma oranı düşük. SKSV’nin yayınlarından bu sene ülkemizde 3.475 bin ton kadar kahverengi kâğıt kullanılacağını hesaplıyorum. Slayttaki tablonun sağ altında SKSV’nin verdiği ilk 9 aydaki oluklu mukavva kâğıdı ithalatını görmek mümkündür.

Oluklu fabrikaları
Bu sene oluklu sektöründe çok fazla değişiklik oldu. Oyundan çıkanlar, kapatanlar ve açılanlar oldu ve hareket devam edecekmiş gibi görünüyor. Olukluda kapasite kullanımı biraz daha iyi.

Oluklu satışları ve büyüme
Soldaki tabloda genel olarak satışların dağılımını segment bazında tahmin ediyorum. Yanında + işareti olan segmentlerde önceki yıla göre büyüme olduğunu, diğerlerinde ise azalma olduğunu düşünüyorum. Sağda ise son 3 senedir küçülme yaşayan oluklu sektörünün 2025’ten itibaren yine büyüme moduna geçeceğini öngörüyorum.

Oluklunun hammadde tüketimi
Sektörel fire oranını %11 kabul ederek, toplam 2.775 bin ton hammadde tüketileceğini hesaplıyorum. İthal kağıt cinslerinin giderek az kullanıldığını yerli kahverengi kağıt kalite ve çeşitliliğinin arttığını görüyorum.

Dalga cinsleri
CB, hemen ardından C hakimiyetlerini koruyor. İlk icat edilen A neredeyse silindi. ABC yeterince artamıyor. CB çalışan bir oluklu piyasadaki siparişlerin %83’ünü üretebilir.

Kısa dönem beklentilerim
  • Kâğıt üreticilerinin kendi kağıtlarını tüketmek amacıyla yeni oluklu hatları kuracaklarını ve oluklu fabrikalarının levha satışına ağırlık vereceğini ve böylece kutu işletme sayısının artacağını,
  • Küçük kapasiteli kâğıt fabrikalarını kapanacağını, daha az sayıda kağıt şirketi kalacağını,
  • Şirketlerin iş modellerini tekrar kurgulayacağını, entegre olan yapılarda kağıt üretmeme, oluklu fabrikalarında ise olukluyu kapatıp-levha satın almayı değerlendirmelerinin zorunlu olduğunu,
  • Çıkmakta olan her türlü düzenlemenin (EUDR, PPWR, depozito sistemi, vb) iş yapmayı zorlaştıracağını ve uyum sağlarken maliyetlerin artacağını,
  • Artan maliyetler ve yeni düzenlemelerin oluklu mukavvaya yeni alternatifler yaratacağını tahmin ediyorum.

13 Kasım 2025 Perşembe

En Zor Yeni Yıl

2026 yılının başı gerçekten zor ve ikilemlerle dolu olacak. Asgari ücret artışı ve diğer fiyat güncellemeleri (nerji, akaryakıt, vergiler vs) doğal olarak yeni yılda devreye girecek. Bu doğrultuda hem oluklu mukavva kağıdı hem de ambalaj fiyatları da artacak. Ancak bu seneyi diğerlerinden daha farklı kılan iki unsur; kağıttaki kapasite fazlalığı ile Türkiye sanayisinin küçülme eğilimi olarak görülecek. 

Kapasite fazlası
Oluklu mukavva kağıdındaki kapasite fazlalığı hakkında yazacak bir şey yok. Yıllarca fazlalık devam edecek. Yakın zamanda oluklu talebinin artacağına ilişkin emare yok maalesef. Entegre olanların kağıt fabrikasını kapatıp-kağıdı piyasadan tedarik etmeye başlaması kısa vadede doğru karar gibi olsa da bir yıllık dönemde doğru olmadığı belli olacak. Yeni teknolojisi olan rakip, kağıdı daha ucuza üretebiliyorsa; ya kağıt fabrikasına maliyet düşürücü yatırımlar yapmak ya da yapılan işi (yalnız kağıt veya hurda+kağıt veya kağıt+oluklu+kutu veya levhayı alıp kutu) tekrar tanımlama ve planlama  gerekecektir. İki karar da kendi başına zorlu ve maliyetlidir. Bu aşamada işin tanımını tekrar yapmak çok önem arz etmektedir.

Sanayide küçülme
Sanayi üretiminin azalmasını gösteren en önemli delil İstanbul Sanayi Odası’nın kasım ayı başında yayınladığı PMI raporudur. Raporun duyurulduğu basın bültenin ilk iki paragrafı aşağıdadır:

Rapor ekimde toplanan verilerden oluşturulduğuna göre önümüzdeki aralık ayının daha da zor olacağını tahmin etmek gerekir. Yeni yıla girerken stoklar azaltılacağından işler yani talep daha az olacaktır. Öte yandan dönem sonu faiz ödemeleri nedeniyle şirketler elindeki malı/toku paraya döndürmeye çalışacağından yıl sonu indirimleri görülecektir.

Karar vermek zor
41yıllık çalışma hayatımda bu kadar zorlu bir ortam görmedim. Yöneticilerin, şirket sahiplerinin, karar vericilerin; 
Nakit akışı, ciro hedefi ve varsa dönem sonu faizleri
Fiyat belirleme, kapasite kullanımı/doldurma
Asgari ücret artış oranı, çalışanlara verilecek zam oranı, çalışan sayısı
..gibi ikilemlerde doğru karar vermesini diliyorum. Ayrıca “tek" doğru kararın olmadığını her kurumun içinde bulunduğu koşullara bağlı kendi doğrusunun olduğunu da eklemek isterim. Kolay gelsin!

28 Eylül 2025 Pazar

Oluklu Mukavva Sektörüne İlişkin Bir Değerlendirme 28 Eylül 2025

Grup şirketlerinin satışı nedeniyle basın organlarından sektör değerlendirmemi isteyenler oldu. Sektöre ilişkin görüşlerimi buraya not ediyorum.

Kapasite konusu
Oluklu mukavva kağıdı sektöründe 22 şirketin 29 kağıt makinesinde 4,7 milyon ton kurulu kapasitesi var. Bunlardan 4-5 makine hali hazırda duruyor. 2025’in son çeyreğinde ikisi yeni oyunculara ait olmak üzere toplam kapasitesi 1,9 milyon ton olan 4 kağıt makinesi daha devreye girecek. Oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığı daha uzun yıllar devam edecek. Bu durum oluklu mukavva kutu fiyatlarını baskılayacak.
 
Oluklu mukavva ambalaj sektöründe ise 100 kadar şirketin 115 oluklu fabrikasında 120 oluklu hattı var. Fabrikalardan tahminen beş-altı tanesi çeşitli nedenlerle duruyor veya kapalıdır. Kurulu oluklu mukavva üretim kapasitesi 3,8 milyon tona yakındır.
 
Oluklu mukavva fabrikalarının kapasite kullanım oranı %65 gibi hesaplandığında, rakam küçük görünse de parti büyüklüklerinin azalması ve çeşitliliğin artması nedeniyle kapasite kullanım oranının artması beklenmez. Kağıt tarafında ise kapasite kullanımı %75’lerden daha azdır ve uzun yıllar batıda normal kabul edilen %85’leri aşmayacaktır. Türkiye’deki oluklu mukavva kağıdı kapasitesinin dengeye gelmesinin 2030’lara kadar uzayacağını hesaplayanlar bulunmaktadır.
 
Türkiye’de kurulu kağıt kapasitesi kutu üretimine yeterli gibi görünse de odun selülozundan üretilen NSSC, kraft liner ve beyaz kraft kağıtları ithal gelmeye devam edecektir.
 
Pandemi döneminde dünya genelinde çok fazla kağıt yatırımı yapıldığından, fazla kapasitenin dengeye gelmesi yani kullanılması veya kapatılması önemli bir sorundur. Batıda eski makineler kapatılırken, doğuda kapasite kesintisi tercih edilmektedir.


Dış ticaret çözüm mü?
Havaleli bir ürün olan oluklu mukavvanın uzun mesafe taşınması pahalı olduğundan Türkiye’nin yıllık oluklu mukavva ambalaj ihracatı ancak 200 bin ton kadardır. İhraç edilen ürünlerin çoğunluğu pizza ve hamburger kutularıdır. Bu ambalajlar üretildikten sonra ilave paketleme işleri gerektirdiğinden (yani biraz emek yoğun olduğundan veya mevcut kutu makinesine ilave otomasyon yatırım gerektirdiğinden) ülkemiz rekabet edebilmektedir. Tahminimce Türkiye ayda bin konteyner pizza kutusu ihraç etmektedir. Esas pazarımız Avrupa’dır, şimdilerde Hintli/Pakistanlı üreticiler de Avrupa pazarına girmektedir.
 
Oluklu mukavva kağıdında 400 bin ton kadar yıllık ithalata karşılık 280 bin ton kadar ihracat yapılmaktadır. Geçen yıl hurda esaslı oluklu mukavva kağıdına 80 USD/ton fon gelmeseydi, ithalat daha yüksek olabilirdi. İthalata ilave vergi konulması iyi olmuştur.
 
Jeo-politik gelişmelerin sektöre etkisi
Yakın zamanda Katar’dan gelen mallara gümrük muafiyeti verilmesi ise hatalı olmuştur. Katar vasıtasıyla ülkemize dampingli kağıt girişine yol açabilecektir.
 
ABD’ye uygulanan gümrük vergilerinin 22 Eylül 2025’te kaldırılması, kraft liner cinsi kağıtlar için doğru olmuştur. Avrupa’nın kraft liner üretimi kendine bile yetmediğinden, Türkiye Rusya’dan veya ABD’den kraft liner alabilmektedir. AB ve ABD yaptırımları nedeniyle veya FSC/EUDR gibi regülasyonlar Rus kağıtlarını engellediğinden ABD kraftındaki vergilerin sıfırlanması doğru olmuştur.
 
Yalnız ülkemizin başka ülkelere karşı koyduğu/koyacağı ilave gümrük vergiler değil, esas ticaret partnerlerimizin koyacağı tarifeler, enerji kaynaklarının değişmesi veya maliyetinin artması da hem kağıt hem de kutu sektörlerinde ilave maliyet veya sıkıntı yaratma potansiyeline haizdir.


Çevre ve sürdürebilirlik
Oluklu mukavva sektörünü çok etkileyecek olan çoğunlukla AB kaynaklı yeni çevre veya sürdürebilirlik düzenlemeleri geliyor. Türkiye, bunları tercüme edip-devreye almaya çalışıyor ama regülasyonların anlaşılması ve uygulanması zaman alacak.
 
PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) ambalaj üretiminde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını ve ambalajın tekrar kullanılmasını istiyor.  Tekrar kullanım hedefleri oluklu mukavva üretimini azaltıcı etki yapacaktır.
 
EUDR (Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) AB pazarına oluklu mukavva ambalajı sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; orman/selüloz/kağıt üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor. Avrupai kurallara uymayan Rusya gibi ülkelerden kağıt alımı ve kullanımı EUDR’ye göre uygun değildir ve maliyet artışına yol açacaktır. EUDR’nin hep ertelenmesi hem uygulamanın zorluğunu hem de getireceği bürokrasi ve maliyet artışını kimin ödeyeceğinin belli olmamasındandır.
 
Gıda temasına uygunlukla ilgili içerde ve dışarıda bazı çalışmalar var. Pizza kutusunda yalnızca pizzaya temas eden kağıdın selülozdan üretilmesi yeterliyken, diğer kağıtlarında Virjin olmasını talep eden ülkeler var. Avrupa kökenli regülasyonların esas amacı içerdeki kendi üreticisini korumaktır. Trumph’ın gümrük vergileriyle dengeler iyice bozuldu. Kağıttaki kapasite fazlasıyla yeni kurallar ve vergilerin gelmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki savaş ortamı sürdürebilirlik çalışmalarını, iklim değişikliğine karşı yapılacak işleri, çevre kirliliğine karşı alınacak önlemleri toptan olumsuz etkiyecektir.


Oluklu sektörü 2025
Oluklu mukavva sektörü 2024’de 2.470 bin ton satış gerçekleştirmiştir. 2023’e göre %2 gibi küçülme söz konusudur. 2025’te de küçülme devam etmektedir. İlk iki çeyrekte %5-8 gibi küçülme olduğunu tahmin ediyorum. Sektörün küçüldüğünü İstanbul Sanayi Odası (İSO) PMI raporundan izlemek mümkündür.
Grafikteki kırmızı çizgi İSO PMI ölçümlerini açıklarken, mavi çizgi TÜİK’in sanayi üretim artışını göstermektedir. Dikkat edilirse PMI 2023’te artış göstermiş ve bu sene düşme eğilimindedir. Raporda şu ifadeye yer verilmiştir:
Denmektedir. Kuşkusuz oluklu sektörünün siparişlerinde de azalma görülmektedir.


Döviz kurunun sektöre etkisi
Baskılanmış döviz kuru, ithalatı arttırırken, ihracatı azaltıcı etki yapıyor. Örneğin içerdeki beyaz eşya üretimi azalıyor ama beyaz eşya ithalatı yükseliyor.

Öte yandan ülkemizin pizza kutusu ihracatı her geçen gün zorlaşıyor. Rakip ülkelerde enflasyon bize göre çok düşük olduğundan oradaki maliyet artışı daha az oluyor ve rakip ülkelerin daha çok satma imkanları oluyor.

Döviz kurunun bir diğer etkisi ise tekstil sektörünün ülkemizden göçmesi. Buradaki tesislerini kapatan üreticiler artık gittikleri ülkeden oluklu mukavva ambalaj tedarik ediyor.

Yukarıdaki üç durum da oluklu mukavva satışlarının azalması anlamına geliyor.


Ekonomideki yavaşlamanın sektöre etkisi
Üstteki Verimetrik adlı kullanıcının 25 Ağustos 2025 tarihli X paylaşımına göre imalat sanayi kapasite kullanım oranının düşmesi, ekonominin yavaşlamasını göstermektedir. Bu düşüş kuşkusuz oluklu mukavva sektörünün daha az çalışması anlamındadır.
 
Yukarıda verilen %5-8’lik 2025 küçülme tahminim, yalnızca Türk ekonomisinin yavaşlamasından değil, kurların az artmasından ve enflasyonun bir türlü kalıcı olarak düşmemesinden de kaynaklanmaktadır.
 
Ambalaj esas olarak bir ara maldır. Bir başkası üretecek ki ambalaj satışı da artsın. Üretici, malını satabilmek için daha ucuza mal etmeye çalışıyor. Dolayısıyla daha ucuza almaya çalışıyor. Fiyat baskısı, oluklu sektörünün karlılığını düşürüyor. Fiyat rekabetine dayanamayan kısmi veya tümden kapatmaya başlıyor. Öte yandan enflasyon maliyeti arttırıyor, bu durum kayıt dışı çalışmayı, merdiven altı üretimi teşvik ediyor.


Fırsatlar
İki yıldır küçülme eğiliminde olan oluklu sektörüne ve bu kadar yeni kağıt makinesinin devreye girmeye çalıştığı oluklu mukavva kağıdı sektörüne mevcutta bu sektörlerde olmayan grupların ilgisi sürmektedir. Yeni yatırımcılar ya mevcutların görmediği bir parlak gelecek beklentisiyle veya üretecekleri ürünün kullanıcısı olduklarından/satış garantisi olduğundan ya da zaten içinde oldukları mevcut sektörlerinin kağıt/kutu sektöründen daha berbat olmasından kağıt/kutu işine girmektedir.
 
Yeni girenler muhtemelen işi baştan yeniden tanımlayıp-mevcutların yapmadığı otomasyon, dijitalleşme, yeşil dönüşüm konularında daha çok para harcamak durumunda kalacaktır. Ayrıca sektörün işletme sermayesi ihtiyacı enflasyon sıçramasıyla ciddi biçimde artmış, şimdi ekonominin yavaşlamasıyla ihtiyaç daha da artmaktadır.
 
Özetle otomasyon/dijital ve yeşil dönüşüm, müşteri/iş tanımını değiştirme ve güçlü sermaye yapısı oluşturabilen yeni oyuncular mevcutlardan daha başarılı olabilir. En önemli tehdit ise jeo-politik ve gümrük vergisi kaynaklı olacaktır.

14 Eylül 2025 Pazar

Dijital Baskı: Tahminlerim Tutmadı

Dijital baskının potansiyelini anlatan birkaç yazı yazdım. Bugün geldiğimiz noktada dijital baskının (en azından bende) hayal kırıklığı yarattığını görüyorum. Kaynaklardaki yazıya denk geldiğimde, dijital baskının beklenen gelişmeyi yapamaması hakkında bu notu yazmak istedim.

Durum tespiti
2017 yılında dijital baskı yapmaya başladık. Başlangıçta çok iptidai, bin m2/ay kapasiteli daha çok reklam ajanslarının kullandığı bir makineyle işe başladık.

Sonra 30-40 bin derken, yüz bin m2 gibi kapasiteye ulaştık. Pazarda işler iyi iken dijitalin büyüme potansiyeli vardı. Pandemi ambalaj işini olumlu etkilerken, dijitali ise çocuk boyama/oyuncak gibi ambalaj dışı segmentlerde destekledi.

Az adetli ve/ya acil işleri üretmek için dijital baskı iyi bir çözümdü ama mürekkep fiyatı hep yüksekti.

Pandemi bittikten sonra, işler azalmaya başladı. Baskılanmış kur TV/beyaz eşya satışlarını azalttı. Esas olarak matbaa sektöründen alınan az adetli işler orijinal üreticisine yani matbaaya geri döndü. 

Bu arada çok modern aylık kapasitesi 3-5 milyon m2 olan süper makineler pazara çıktı. Ülkemize de süper makinelerden kurulanlar oldu ama kimse umduğu çalışma seviyesine ulaşamadı. 

Öte yandan ucuz ve düşük/yüksek kapasiteli çok makine yatırımları da modaya uyulup-yapıldı ama ölü yatırım olmaktan kurtulamadı.


Niye böyle oldu?
  • Makine kalitesi: Dijital baskı makineleri oldukça hassas, oluklu fabrikasından ziyade ofis gibi yerlerde çalışmak üzere yapılmış.
  • Ortam: Yukarıdaki maddeye uygun olarak, hava kalitesi, nem, toz ve sıcaklık kontrollü ortam gerektiriyor.
  • Mürekkep: Dijital baskı mürekkebi, flexoya göre açık ara çok pahalı. Dijital baskı makinesi satanlar, klişe hazırlık maliyetini filan dahil edip baskı maliyetini anormal ucuzmuş gibi gösteriyorlar ama doğru değil.
  • Kamburluk: Oluklu mukavvadaki en küçük kamburluğun dijital baskı makinesinden geçmesi kolay değil. Atılan tek levha dahi oluklu fabrikasına göre firenin ikiye katlanması anlamına geliyor. (Olukluda fire %11 ise, dijitalde parti ve levha büyüklüğüne göre %17-20.)
  • Piyasa koşulları: Tekrar etmeyecek olan acil sipariş durumunda müşteri dijitalin fiyat farkını ödüyor ama acil olmadığında kimse flexoya göre mürekkep farkını ödemiyor.
  • Baskı kalitesi: Dijital baskının ofset kadar albenisi yok. Müşteri yüksek baskı kalitesi istiyorsa doğrudan ofseti tercih ediyor.
Bunlar ve varsa sayamadığım başka koşullar, dijitalin çok yaygınlaşmasına engel oldu.


Ne olursa daha iyi olur?
Oluklu fabrikasında dijital baskı şu an için tutmadığına göre az adetli veya acil işi çok olan daha geniş müşteri potansiyeli olan işletmeler dijital baskı makinesini doldurabilir.  Linkini verdiğim yazıda adı geçen SupplyOne (https://www.supplyone.com/) gibi ambalaj çözümleri toptancısında dijital baskı sanki daha iyi olacaktır.


Yukarıdaki notu yazmama yol açan yazı: 
Fastmarkets Forest Products'da "Digital print potential up in US on speed, color, design; SupplyOne grows in PNW" başlığıyla 4 Eylül 2025'de yayınlandı

18 Mayıs 2025 Pazar

Ambalaj Malzemelerinin Kıyaslanması ve Alternatifine Geçiş

Aşağıda linkini verdiğim yazıya denk geldim, çok önemli buldum ve burada paylaşıyorum. Kuzey Amerika proses endüstrisi için hazırlanmış ama Türkiye olarak bazı dersler çıkarmamız gerekiyor.

Beş Mega Trend
Ambalaj sektörüne şekil verecek mega trendler: Jeopolitik ve ticaret, kullanışlılık ve hareketlilik, e-ticaret, sağlık ve iyi yaşama ile sürdürebilirlik olarak sıralanmış.
  • Trump’ın gümrük vergileri dünya ticaretini etkileyecek, muhtemelen ambalaj maliyetlerini arttıracak. Korumacılık ve vergiler muhtemelen başka ülkeler tarafından da giderek daha çok konulacak. Büyük
  • Hareket halinde yaşam tarzı, daha çok serbest zaman isteği, kısa sürede veya uzaktan iş yapma motivasyonları ambalaja olan talebi arttırmaktadır. Taşınabilir, tek kullanımlık ama bitmemişse tekrar kapatılabilen, kullanıma hazır ve mevcuda göre daha küçük boyutlu ambalaj talebi artacaktır.
  • Artmaya devam eden e-ticarette ambalaj hem taşıma sırasında koruyucu hem de markanın bir temsilcisidir. Aşırı ambalajlamanın olmaması ve ambalajdan çıkarmanın kolaylaşmış olması ile daha sürdürülebilir modeller önemli olacaktır.
  • Tüketicilerin bilinci arttıkça kendilerine daha iyi ürünleri tercih ederken, işlenmiş yerine taze ürünleri, mikro plastiklerden kaçınma, daha sağlıklı bariyer uygulanmış gibi konulara bakmaktadır. Bu bakış açısı ambalaj talebini azaltmaktadır.
  • Avrupa ve ABD’deki sürdürülebilirlik gayretleri, bu konuda yeni hazırlanan mevzuat ile artan tüketiciler ambalajda; geri dönüştürülebilir olma, tek cins malzemeden yapılmış, biyo kompozit olma, ambalaj ağırlığının azaltılması, geri dönüşmüş malzemeden yapılmış olması gibi konulara önem veriyor. Buna karşılık ambalaj üreticileri açısından konu ambalajın beklenen görevlerini yaparken ucuz olması ve çevreye zararı olmamasının aynı anda sağlanması gerekiyor.

Trendler Ambalajı Nasıl Etkiliyor?
Çalışmayı yapan BCG ekibi 8 nihai pazardaki 350’den fazla ürün kategorisinde kullanılan 50 ambalaj türü için bir model oluşturmuş. Genellikle mega trendlerin destek verdiği kâğıt ve esnek plastik kazanan ambalaj cinsleri olarak ortaya çıkmış. Yeni bariyerler ile uygulama teknolojisindeki yenilikler kâğıdın gıda ve içecek ambalajı olarak kullanılmasını arttıracaktır. Plastik, özellikle esnek plastik sürdürebilirlikle ilgili olumsuzluklara rağmen maliyet ve işlev bakımından önde olmaya devam ediyor.
Kırmızı bu malzemeden uzaklaş yani alternatifini bul anlamına gelirken koyu yeşil kıyaslamada en iyi malzeme bu anlamındadır. Kahverengiyi nötr olarak okumak gerekir. Jeo politik ve ticaret açısından metal ambalaj en riskli görünürken, pembe renkli ambalajlar (cam, içecek ambalajı ve kâğıt) risk olabilir anlamındadır. Önceki paragraftaki genel değerlendirme en alt satıra (Overall) göre yapılmış olmalıdır.
Çalışmanın bir çıktısı da ambalaj malzemeleri arasında nasıl geçiş olduğunu da göstermek olmuş. Yukarıdaki tabloya göre; 2018-2023 döneminde plastikten-kâğıda, rijit ambalajdan-esnek ambalaja ve metal ambalajdan-diğer ambalajlara geçiş trendleri hesaplanmış. Örneğin 2018’de ölçülen hazır donmuş yemek kaplarından plastik olanların sayısı, 2023’e gelindiğinde %2 azalmış ve kâğıt kapların sayısı %2 artmış. Benzer şekilde ekmek ambalajlarında %9 plastik azalmış ve kâğıda geçiş olmuş.

Yorum
  • Mega trendler ülkemizde de geçerlidir diye düşünürken, yüksek enflasyon ve göçmenler de ambalajı etkilemektedir.
  • Malzeme cinslerini trendler açısından kıyaslanmasını faydalı buluyorum.
  • Plastikten-kâğıda geçişi beş yıllık dönemde kıyaslama güzel olmuş. İçki şişelerinin dahi kâğıda döndüğünü bildiren çeşitli çalışmalar olsa da ilk defa rakama dökülmüş veriler ortaya konmuş.
  • Plastik kuşkusuz en çok kullanılan ve diğerlerine göre daha ucuz. Kâğıdın biraz daha mevzi kazanması yeni bariyerlerin ve uygulama tekniklerinin geliştirilmesine bağlı olacaktır.

5 Nisan 2025 Cumartesi

Avrupalı Kağıt-Karton Şirketlerinin 2024 İş Sonuçları

Kaynaklardaki ilk yazıyı okudum. Önceki yıllara göre enflasyon, maliyet artışı, tüketim eğilimlerinin değişmesi gibi nedenlerle kârlılıkta azalma gördüğümden buraya not etmeye karar verdim.

Avrupalı kâğıt/karton şirketleri farklı sonuçlar (iyiye giden veya kötüye giden) açıklamışlar. Şirketlerin 2024’ün ilk yarısında iyileşme ümitleri varken, ikinci yarıda ekonomilerdeki durgunluk ve artan maliyetler sonuçları bozmuş. Yazıdaki tabloyu bakış açıma göre biraz değiştirdim:


Ebitdaları yazıdaki tablodan hesapladığım için bazı hatalar olabilir. Verilen bilgilere göre önceki yıl (yani 2023’te) ebitdalar biraz daha yüksekmiş, benim hesabıma göre %21 gibi imiş. Hem cirosu azalan hem de kârlılığı azalan şirketler bulunuyor. Oradaki tespitler ise:
  • Stora Enso, UPM ve SCA 2024’te iyi performans göstermiş yani 2023’e kıyasla ebitda artışı bildirmiş. Stora Enso bir iyileştirme planının sonucu olarak bu durumu anlatırken, 
  • SCA 2023’e göre kendi orman kaynaklarını daha fazla kullanmasının etkisinden ve İsveç’te yeni devreye aldığı selüloz ve kâğıt kapasitelerinin daha yüksek sevkiyata ulaştığından (ciro artışı) bahsetmiş. 
  • UPM ise Uruguay’da yeni devreye aldığı okaliptüs selülozu fabrikasının katkısından dem vurmuş.

Fastmarkets’teki değerlendirme, üstte logosu görülen StepChange Consulting’in finansal sonuçları kıyaslama raporundan da bahsetmiş. StepChange Consulting sitesinden sınırlı olarak görme imkânı olan çalışmanın adresi aşağıdaki ikinci linktedir.

Fastmarkets, StepChange’in şöyle yorumladığını yazıyor: “Sektördeki genel performans 2024’te istikrar kazandı, ancak 2023’ün altında kaldı. Birçok segmentte kapasite fazlalığı var. Karlılık ciddi şekilde toparlanmamış olsa da, çoğu şirket pozitif ebitda açıklamayı başardı.”

StepChange’in çalışmasından (görülebilen kısımlardan) iki konu dikkatimi çekti:
  • Selüloz, kâğıt, ambalaj ve orman ürünleri sektör şirketlerinde toplamda %1 ciro azalması olmuş.
  • Ambalaj sektöründe (sadece “oluklu mukavva ambalaj veya kâğıdı” gibi anlamamak lazım, içinde ambalaj kağıtlarının da çokça olduğunu düşünüyorum) 2022’de %18 olan ortalama ebitda son iki yıldır %15’e düşmüş.
Bana göre
  • O kadar yeni kapasiteye rağmen ciro azalması, tüketimin düştüğünü gösterir.
  • Yukarıda yer vermedim ama kapasite azaltmak, tesis kapatmak suretiyle kârlılık sağlandığından bahsediliyor.
  • Sanırım artık bu sektör (orman ürünleri, selüloz, kâğıt ve ambalaj) artık daha az para kazanacak. Nitekim StepChange’in raporunun altıncı sayfasında bu sektör şirketlerinin 2018’den sonra S&P500 şirketlerine göre daha az piyasa değeri kazandığına ilişkin bir grafik verilmiş.
Kaynaklar:
1- www.fastmarkets.com 18 Mart 2025’te yayınlanan “European P&B companies post mixed financials for ‘difficult’ 2024” başlıklı yazı
2- StepChange Consulting’in “Pulp, Paper, Packaging and Wood Products industry financial benchmarking Mart 2025 raporu www.stepchange.com/b3nch

9 Mart 2025 Pazar

Ambalajda Yapay Zekâ Uygulamaları

Yapay zekâ (AI, YZ) işimizi, iş yapma şeklimizi çok değiştirecek. Muhtemelen kullandığımız mevcut makineler ve malzemeler YZ’nin sunduğu kolaylıklarla anormal değişecektir. Aşağıda linklerini verdiğim yazıları okudum ve şunları anladım:
Yapay zekâ ambalaj sektöründe üretim hatlarında, tedarik zinciri yönetimine, kalite kontrolünde ve ambalaj tasarımında giderek daha çok kullanılacaktır.

Ambalaj Üretiminde Verimlilik Artışı
Geçmiş satış verileri, müşteri davranışları ve piyasa trendlerini analiz eden algoritmalar sayesinde stok seviyesi iyileştirilmekte, fire oranları düşürülmekte ve tedarik zinciri daha etkin hale getirilmektedir. Ayrıca, rutin idari görevlerin otomasyonu ile insan kaynakları yönetimi ve bordro işlemleri daha verimli hale getirilerek çalışanların stratejik işlere odaklanması sağlanmaktadır.
YZ, üretim süreçlerinde koruyucu bakım sistemleriyle de büyük bir fark yaratmaktadır. Sensörler ve makine öğrenimi algoritmaları sayesinde ekipmanların çalışma performansı sürekli olarak izlenmekte, arızalar önceden tahmin edilerek plansız duruş süreleri en aza indirilmektedir. Bu sayede bakım maliyetleri azalmakta ve üretim verimliliği artmaktadır.

Kalite Kontrol ve Hata Tespiti
YZ destekli görüntüleme sistemleri, üretim hatlarında kalite kontrol süreçlerini optimize etmektedir. Mikroskobik düzeydeki kusurları tespit edebilen bu sistemler, insan hatasını en aza indirerek ürünlerin kalite standartlarına uygunluğunu sağlamaktadır. Özellikle ilaç ve gıda sektörlerinde, YZ tabanlı kalite kontrol sistemleri ürün güvenliğini artırarak müşteri memnuniyetini güçlendirmektedir.

Ambalaj Tasarımı
YZ, ambalaj tasarımlarının optimize edilmesine de katkı sağlamaktadır. Malzeme kullanımı, dayanıklılık ve geri kazanım gibi kriterleri göz önünde bulundurarak ambalaj tasarımlarında kullanılan YZ algoritmaları, dolaylı olarak sürdürülebilirliği desteklemektedir. Bu teknoloji, ambalaj atıklarını azaltmanın yanı sıra, daha hafif ve çevre dostu malzemelerin kullanımını teşvik etmektedir.
Ayrıca YZ, müşteri deneyimini geliştirebilecek yenilikçi çözümleri desteklemektedir. Örneğin, QR kodlar ve akıllı etiketler aracılığıyla tüketicilere ürün hakkında daha fazla bilgi sunulabilir ya da dinamik ambalaj tasarımları müşteri geri bildirimlerine göre şekillendirilebilir.

Kişiselleştirilmiş Ambalaj ve Müşteri Deneyimi
YZ, müşteri verilerini analiz ederek ambalaj tasarımlarını kişiselleştirme imkânı sunmaktadır. Büyük ölçekli markalar belirli müşteri segmentlerine yönelik özel ambalajlar tasarlayarak marka sadakatini artırabilmektedir. YZ destekli pazarlama stratejileri sayesinde müşteri taleplerine daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verilebilmektedir.
Özellikle gıda ve içecek sektöründe belirli demografik gruplara özel tasarlanmış sınırlı sayıda ambalaj üretimi, tüketicilere kendilerini özel hissettiren bir deneyim sunmaktadır. Bu da müşteri sadakatini ve satışları olumlu yönde etkilemektedir.

Tedarik Zinciri Optimizasyonu
YZ, stok yönetiminden başka lojistik ve dağıtım süreçlerini optimize ederek maliyetleri düşürmekte ve verimliliği artırmaktadır. Gerçek zamanlı veri analizi ile envanter seviyeleri takip edilerek talep tahminleri yapılmakta ve tedarik süreçleri buna göre planlanmaktadır. Bu, özellikle küresel tedarik zincirlerinde maliyetleri azaltarak ürün teslimat sürelerini kısaltmaktadır.
YZ tabanlı lojistik çözümleri, en verimli teslimat rotalarını belirleyerek nakliye süreçlerini optimize etmektedir. Bu sayede yakıt tüketimi ve karbon emisyonları azaltılarak daha çevreci bir lojistik yönetimi sağlanmaktadır.

Akıllı Fabrikalar ve Robotik Otomasyon
YZ destekli robotik sistemler, üretim hatlarında montaj, sıralama ve paketleme gibi süreçleri optimize ederek insan-robot iş birliğini güçlendirmektedir. Bu sistemler, iş gücü verimliliğini artırırken hata oranlarını azaltmakta ve üretim süreçlerini daha esnek hale getirmektedir.

Atık Azaltma ve Çevreci Çözümler
YZ ile sürdürülebilir ambalaj üretimine yönelik çözümler geliştirmek ve atık miktarını azaltmak mümkündür. Üretim süreçlerini optimize eden YZ sistemleri, gereksiz malzeme kullanımını en aza indirerek çevresel etkiyi azaltabilir.
Özellikle karbon ayak izini düşürmeye yönelik çalışmalar, YZ sayesinde daha etkin bir şekilde yürütülebilmektedir. Ambalaj üreticileri, YZ kaynaklı verileri kullanarak çevresel etkilerini ölçebilir ve daha sürdürülebilir üretim stratejileri geliştirebilir.

Özetle Yapay Zekâ ile Ambalaj Sektörü
YZ, ambalaj sektöründe kalite kontrol, tedarik zinciri yönetimi, üretim otomasyonu ve sürdürülebilirlik gibi birçok alanda büyük dönüşümler sağlamaktadır. Kestirimci bakım sistemlerinden kişiselleştirilmiş ambalajlara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan YZ, şirketlere rekabet avantajı sunmakta ve operasyonel verimliliği artırmaktadır.
Ambalaj sektöründeki şirketler için YZ’yi benimsemek artık bir seçenek değil, zorunluluk haline gelmiştir. Daha akıllı, daha yeşil ve daha verimli üretim yapmak isteyenler, YZ’nin sunduğu imkanları hızla hayata geçirmelidir.

22 Aralık 2024 Pazar

2025 Beklentileri

Bu yazıda içinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla yayınlanan yazılardan yola çıkarak sektörümüz için birkaç beklentimi yazdım.

Kanada (1)
Donald Trump’ın Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatlara %25 oranında genel bir tarife uygulama tehdidi, Kanada'daki özel orman arazisi ve kereste fabrikası sahipleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Bu durum, federal ve eyalet hükümetlerinden koruma talebinde bulunan Kanada Orman Sahipleri tarafından dile getirildi.

Önceki Trump Döneminde (2)
ABD ticaret ortamı, 2018'deki kapsamlı tarifeleri anımsatan bir şekilde yeniden bir sarsıntıya hazırlanıyor. O dönemde, Donald Trump yönetimi, ticaret açığını azaltmayı ve yerli sanayileri korumayı hedefleyen tarifeler uygulamıştı. Bu tarifeler arasında ithal çelikte %25, alüminyumda ise %10 oranında vergiler yer alıyordu.

Bu politikalar, büyük ölçüde Çin’i hedef alarak, zamanla 250 milyar dolardan fazla malı kapsayacak şekilde genişledi. Bu durum, tedarik zincirlerinde şok etkisi yaratarak yük taşımacılığı piyasalarını yeniden şekillendirdi. Şimdi, ufukta beliren yeni Trump tarifeleriyle birlikte sektör, daha da değişken bir küresel ortamda benzer zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

2018'deki tarifelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, işletmeler artan maliyetlerden önce ürünlerini ithal etmeye yöneldi ve benzeri görülmemiş ölçekte bir zamanından önce ithalat ve taşıma yaşandı. Taşımacılık ücretleri fırladı; yalnızca konteyner navlunu %70'ten fazla arttı. Bazı limanlar, sıkışıklık nedeniyle ciddi gecikmeler ve tıkanıklıklarla karşı karşıya kaldı.

Benzer bir senaryoyla karşı karşıya olabiliriz. Taşımacılık şirketleri, yeni tarifelerin şubat sonu veya mart başı gibi erken bir tarihte yürürlüğe girebileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, şirketlerin daha yüksek maliyetlerden kaçınmak için tekrar hızlı ithalat ve nakliyeye yönelmesine neden olabilir. Güney Kaliforniya limanlarında halihazırda mevcut olan iş gücü belirsizliği endişesiyle, bu limanlar yeniden artan faaliyet ve gecikmelerle karşılaşabilir.

2018 tarifelerinin beklenmedik sonuçlarından biri, kısa vadede taşımacılık sektörüne sağladığı faydaydı. Tarifeler yürürlüğe girmeden önce malları taşımak için yaşanan yoğunluk, sıkışık kamyon taşımacılığı kapasitesi, artan ücretler ve güçlü hacimler yarattı; bu da birçok taşımacılık şirketi için olağanüstü bir yıl anlamına geldi. Ancak bu canlanma, bir bedeli oldu. 2019'a gelindiğinde, talebin zayıflaması ve navlunların düşmesiyle birlikte yük taşımacılığı piyasaları yavaşladı. Geçmiş, bir rehber niteliği taşıyorsa, benzer bir yükseliş ve düşüş döngüsü 2025’te tekrar yaşanabilir.

Amerikan palet üreticileri için tarifeler yalnızca makroekonomik bir endişe olmaktan ibaret değil; aynı zamanda maliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçoğu ithal edilen çiviler gibi bileşenler hâlihazırda yüksek tarifelere tabi. Bu tarifelerdeki olası artışlar, dar marjlarla çalışan bu sektörde maliyetleri daha da artırabilir. Eklenen her bir maliyet, muhtemelen tedarik zinciri boyunca üreticileri, perakendecileri ve nihai kullanıcıları etkileyerek aktarılacaktır.

Hurda Kağıt ve Oluklu Mukavva Kağıdına Etkisi (3)
Fastmarkets RISI "Tüketim malları üreticileri ve Çin'deki büyük ihracatçılar ve ithalatçılar, bu duruma seçimlerden önce bile hazırlıklıydı ve seçimlerden sonra hemen harekete geçtiler." Diyor.
Çin ve Güneydoğu Asya'daki büyük ihracatçılar, Trump'ın göreve başlamasından önce ürünlerini ABD'ye göndermek için üretim hızını artırdı. Geleneksel olarak yılın dördüncü çeyreği ambalaj sektöründe zayıf geçse de bu yıl kahverengi kâğıt ve karton gibi kâğıt esaslı ambalaj siparişleri Trump dönemine hazırlık yapmak amacıyla aniden arttı. Bu durum, hurda kâğıt talebini de artırdı.

Seçimden sonra ABD'ye mal ithalatında deniz nakliyat ücretleri hızla arttı. Çin'den ABD'ye yapılan sevkiyatlara %60'lık bir tarifenin uygulanma olasılığı belirsizliğini korusa da Çin'in kâğıt ambalaj talebinin Trump'ın göreve başlamasının ardından muhtemelen düşmesi bekleniyor.
Çin'in 2018'de hurda malzeme ithalatını yasaklayan politikası sonrası, Hindistan ve Güneydoğu Asya, ABD'den hurda kâğıt ihracatı için birincil destinasyonlar haline geldi. Bu ülkeler, geri kazanılmış kâğıdı işleyip Çin'e ambalaj üretimi için gönderiyor.

2024 yılının Ocak-Ekim döneminde, Hindistan, Malezya, Tayland ve Vietnam ABD'nin geri kazanılmış fiber ihracatının yaklaşık %40'ını aldı. Meksika ise %15 ile ikinci sırada yer alırken, Çin %10 ve Kanada yalnızca %5 oranında pay aldı.

Çin'in geri dönüştürülmüş fiber talebinin düşmesi durumunda Asya'nın ABD ihracatına olan talebinin de düşeceğini ve bunun kesinlikle ABD'nin hurda kâğıt pazarını etkilemesi beklenir. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkelerden (örneğin BRICS ülkeleri) ithal mallara uygulanacak tarifeler, ABD'ye ithal edilen malların yavaşlamasına ve kâğıt ambalaj talebinin zayıflamasına neden olabilir.

Meksika'nın tüketim malları üretiminin ABD talebine bağlı olduğundan, ABD'den kahverengi kâğıt ithalatını azaltacaktır. Kanada ve Meksika'dan yapılan ithalatın ABD pazarında kritik bir rol oynamadığı için tarifelerin fiyat artışları üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturması beklenmiyor.
Tarifelerin geri dönüşüm sektörünü büyük ölçüde etkilemeyeceğini umuluyor. Ancak tarifelerin belirsizliği, planlama zorluklarına neden oluyor.

Kahverengi Kâğıt Fiyatları (4)
Oluklu mukavva kâğıdı sektöründeki fiyat artışlarının 2025 sonuna kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor. Ancak analistlere göre, yeni tarife tehditleri gibi başka konular da önümüzdeki yıl için dikkati çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

RaboResearch, 2024'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Kuzey Amerika kahverengi kâğıt raporunu yayımladı ve bu rapor, Eylül 2026'ya kadar yıllık %11,4'lük bir fiyat artışı öngörüyor. Bu ise 2025 yılında farklı kahverengi kağıt türleri için metrik ton başına ortalama 60-80 dolarlık fiyat artışı duyurularıyla "yakından uyumlu." (Rapor alıp-alabileceğiniz toplam zam 80 dolar demiş oluyor.)

RaboResearch'e göre "70 dolarlık fiyat artışı oldukça yüksek ve kısmen önceki artışların tam olarak yansıtılmamış olmasından kaynaklanıyor” muş. Raporu hazırlayan analist "fiyat artışının kabul edilmesi oldukça olası. Ancak tam 70 dolar olarak mı kabul edileceği şüpheli, çünkü bu oldukça büyük bir artış. 45 veya 50 dolar olması mümkün” diyerek sınırı çizmiş.

Genel olarak, ABD’de kahverengi kâğıt üretiminin durağan veya hafif bir artış göstermesi bekleniyor. Rapor üretimde iki yıl boyunca sabit bir büyüme bekliyor. Ancak rapor, büyük birleşmelerin sektörde etkili olduğunu ve kahverengi kağıt üreticilerinin operasyonel varlıklarını dikkatlice incelediklerini belirtiyor. Bazı tesislerin kapatılması veya durdurulmasının gündemde olduğunu da belirtmiş.

Yorum
Yeni gümrük vergileri Kanada, Meksika ve Çin ile Asya ülkelerini olumsuz etkileyecek. Çin ve Asya’da kağıt talebi 2024 son çeyreğinde biraz artmış ama artık artması pek beklenmiyor.

Tarifelerin yılın ilk aylarında gemi trafiğini arttırması mümkündür.
ABD’de açıklanan kâğıt zammının ancak 40-50 doları tutar, kalan 20-30 dolarlık kısmı için üreticiler tekrar zam isteyeceklerdir.

Asya’ya ABD’den hurda ihracatı azalacağı için hurda fiyatının üzerinde baskı olur ve belki de 2019’da ABD’de görüldüğü gibi ambalaj atıkları toplanmamaya başlanır.

Ülkemizde Ne Olur?
Özetle oradakilerin benzeri olur. Maliyet artışları nedeniyle açıklanacak zammın bir kısmı tutabilir. Muhtemelen nakit akışı en sıkıntılı üretici kendi açıklayacağı zamdan en önce vaz geçer.

Dünyanın en büyük ekonomisinde iki yıl boyunca kâğıt üretiminin artması beklenmezken, ülkemizde kâğıt üretiminin artmasını beklemek hayaldir.

Kurlar kontrol altında ve Euro’nun zayıflaması varken içerde hurda kâğıdın toplanma motivasyonu düşer. Parası olan kâğıt üreticisi için hurda ithalatı şimdilik (en azından 2025’te) daha caziptir.

6 Ekim 2024 Pazar

EUDR

    27 Eylül 2024 günü Omüd’ün düzenlediği EUDR (European Union Deforestation Regulating – Avrupa Birliği Ormansızlaşma Regülasyonu) bilgilendirme eğitimine katıldım. EUDR’yle ilgili web sayfası (1)’dedir. Eğitimin kaydı ise (2)’dedir.
EUDR konusu özellikle Amerikan kaynaklarında sorun olarak belirtildiğinden, üzerinde çalışarak konuyu yazmaya karar verdim.


Kısaca EUDR
·        30 Aralık 2025’te devreye girmesi bir yıl ertelenen EUDR (5), soya, palmiye yağı, kauçuk, kahve, sığır eti/derisi, orman ürünleri sektörlerini ilgilendiriyor.
·        Bu sektörlerde üretilen ürünlerin, üretildikleri sırada ormansızlaşmaya (ormanların azalmasına) neden olmadığının belgelenmesi gerektiriyor.
·        AB pazarına ilgili ürünleri (pizza kutusu gibi boş koli, A4’ten-flutinge her türlü kâğıt) ilk kez sunan üretici/satıcının ürünlerin hangi kaynaklardan üretildiğini göstermek üzere geriye doğru bilgi toplaması ve belgelemesi gerekiyor. Örneğin pizza kutusunda kullanılan kraftın hangi ülkede, selülozun hangi orman kaynağından üretildiğini bu üretimin ormansızlaşmaya neden olmadığını, ağaç kesim izni ve çevre kurallarına uyulduğu göstermek gerekiyor. Yalnızca ormansızlaşmayı ispatlamakta yetmiyor; üretimde çocuk işçi çalıştırılmadığını veya zorla işçi çalıştırılmadığını, İSG (işçi sağlığı ve iş güvenliği) kurallarına uyulduğunu, ilgili vergilerin ödendiği, ürünün patent hakları, topluma olan yansımalarını göstermek gerekiyor.
·        Regülasyon pazara sunan kişiyi operatör, alt operatör veya tüccar olarak tasnif ederken; tedarik zinciri boyunca toplanan bilgilere risk değerlendirme yapılmasını istiyor. Kaynakların üçüncü maddesinde, FSC’ye ilişkin ülke bazlı riskler tasnif edilmiştir. Operatör (yani malı AB’ye sunan, alt operatör veya tüccar da olabilir) tabloya (3 nolu kaynaktaki tablo) göre riskli olan maddeleri nasıl değerlendirdiğini, riski nasıl bertaraf ettiğini (mesela ülkenin İSG riski varsa malda bu riskin nasıl garantiye alındığını belgelemek) durumundadır.
·        Özetle EUDR, AB dışında üretilen hammaddelere şüpheyle bakıyor ve ambalaj üreticilerini tercihen AB içinden ve hep aynı kaynaktan hammadde almaya zorluyor. Türkiye gibi spot kâğıt pazarlarında, ucuz bulunup-alınan bobin yerine belli kaynaktan ve acayip evrak yüküyle takip edilen spota göre daha pahalı olan hammaddeye yönlendiriyor.


Eleştiriler
Çok fazla belgelendirme gerektirmesi, EUDR bilgi sisteminin geç açıklanmış olması ve yeterli olup-olmadığının henüz bilinmemesi gibi sorunlar vardır.
En önemli eleştiri, EUDR’nin AB büyümesini negatif etkileyeceğidir. (4) Sayılan altı sektörün ağırlığı AB GSYH (gayri safi yurt içi hasıla, GDP-Gross domestic products)’nın ancak %6’sı imiş. Eleştirenler “bu sektörler küçük ama nakliye, depolama, toptan ve perakende ticaret aracılığıyla büyüme düşecek” diyor.

İkinci eleştiri ise çok sıkı izlenebilirlik sistemi gerektirdiğinden EUDR’nin fiyatları arttıracağının beklenmesidir.

Diğer iki eleştiri ise
·        Zirai ürünler ve işlenmiş gıdalar gibi bir yerinden ormanla ilintili sektörlerde bozulma daha fazla olacak.
·        Malezya, Endonezya ve Brezilya gibi ülkelerden ithalat zorlaşacak, oradan alınan ürünler pazarda azalacak ve fiyatları artacak şeklindedir.
Ayrıca aşağıdaki görselin alındığı Bloomberg’in analizine göre (6)
Yukarıda sayılanlara ilaveten ekonomik olarak daha küçük çok sayıda ülkenin milli gelirinde AB’ye ihracatları çok önemlidir ve bu ülkeler zarar görecektir.


Yorumum
AB genel olarak gümrük duvarlarını yükseltiyor: Sınırda karbon vergisi, hurda ihracatına vergi, ormansızlaşma gibi yeni kurallarla; iklim/çevre uygulamalarını fazla dikkate almayan ülkelerden gelen karbon yoğun ürünlerle (çimento, çelik), kendi çıkardığı atıklardan üretilen ambalajlara bariyer koymak istiyor.

Bu şekilde ikincil amaç olarak kendi sanayisini korumaya çalışıyor ve Rusya gibi tehlike gördüğü yerlerden mal (kâğıt, selüloz) akışına engel olmak istiyor.

Çevre/iklim hassasiyetiyle başlasa da bu uygulamaların Avrupa’da daha sağ görüşlü partilerin iktidara gelmesiyle çevre/iklim/ormansızlaşmadan ziyade kendi çiftçisini/işçisini korumaya yönelmesi daha mümkündür. Çin’in elektrikli araçlarda Avrupa’yı perişan etmesiyle korumacılık tavrının giderek artacağına inanıyorum.

EUDR devreye girdiğinde, AB'ye pizza kutusu, kağıt çanta, hamburger kutusu, gibi boş ambalaj ihracatı yapmak pek mümkün değil. Türkiye olarak kapsamlı bir planlamaya ihtiyacımız var. Bazı sektörlerden çıkmaya ve yatırımları istikbali daha açık olan sektörler yönlendirmeye ihtiyacımız var.


Kaynaklar:
1-    https://green-business.ec.europa.eu/deforestation-regulation-implementation_en
2-    https://www.youtube.com/watch?v=VfTEZwjZgbk
3-    https://connect.fsc.org/fsc-risk-assessments
4-    www.risiinfo.com ‘da 1 Ekim 2024’de yayınlanan “Fastmarkets RISI Viewpoint: Despite the European economy's already bleak growth prospects, EUDR is threatening to further reduce growth for at least the next three years” başlıklı yazı
5-    www.risiinfo.com’da 2 Ekim 2024’de yayınlanan “European Commission proposes to postpone EUDR implementation to December 2025” başlıklı yazı
6-    https://www.bloomberg.com/news/articles/2024-10-03/europe-s-global-green-ambitions-push-too-hard-once-again?embedded-checkout=true&leadSource=uverify%20wall

22 Eylül 2024 Pazar

Eylül Ortasında Atık Kâğıt Piyasaları

Birbirine yakın tarihlerde çıkan aşağıdaki yazılardan yurt dışı hurda piyasalarını anlamaya çalıştım.

Beklentiler
Global OCC (old corrugated containers, oluklu mukavva hurdası) arz-talebi giderek sıkışacak. Kuzey Amerika’da devreye giren oluklu mukavva kâğıdı fabrikalarını talebi artmaya devam ederken, Asya’da kurulu fabrikaların da hurda talebi azalarak sürüyormuş.
Buna karşılık hurda kâğıt ihracatçılarının uzak bölgeler yerine komşularına/yakın bölgelere satma eğilimi belirgin hale geliyor. Kaynaklarda yer verdiğim yazılara göre 2025’in sonu ile 2026’da hurda fiyatlarının yükselmesi beklenmeliymiş.

Denge Nasıl Sağlandı?
Çin ekonomisindeki yavaşlama kâğıt talebini düşürdüğünden, kâğıt makinelerini durmaya zorladığından bu sene hurda arz-talep dengesi ile fiyatında önemli bir değişiklik olmazmış. Çin’de son açıklanan ağustos perakende satış verisi bu durumu teyit ediyormuş.
Kuzey Amerika’da hurdanın yetmesine kapanan kâğıt fabrikaları destek vermiş gibi olmuş. Ayrıca yeni makineler eskiye göre daha çok karışık hurda kullanabilir olduğundan, hurda kâğıt talebi OCC’den karışık kâğıda değişmiş.

Yapay Zeka
Atık toplama ayırma tesislerinde yapay zeka teknolojileri kullanmaya başlanmış. Önceden hava üflemeli ayırma ekipmanları kullanılırken şimdi yapay zeka oyuna dahil olmuş. Optik okuyuculu yapay zeka, konveyördeki hurdayı boyut, renk, şekil bakımından daha iyi analiz edip-ayırabiliyormuş. Bu sayede toplama ayırma tesisinden daha az karışık hurda çıkar olmuş.

ABD Daha Az Hurda Satacak
2023’e kıyasla 2024 ilk yarısında Amerikan kâğıt fabrikaları %6,8 artışla 1 milyon ton daha fazla hurda kullanmışlar. Devreye giren beş yeni kâğıt makinesi 2,4 milyon ton/yıl hurda kullanacakmış.
ABD 2018’de toplanan hurda kâğıdın %40’ın ihraç ederken, bu yıl ihracat miktarı %30 azalmış. Geçen yılın ilk yarısına göre bu yılın ilk yarısında OCC ihracatında azalma %4,6 olmuş. Bir şekilde dengenin sağlanmış olmasına, 2022’den-2023’e kutu satışlarının azalması, fabrikaların bobin stoklarını azaltması ve bu yıl tüketim malları ithalatının artmış olması yardım etmiş.

Yeni Kurallar
Hurda ihracatçısı konumunda olan diğer ülkeler (Japonya ve Avrupa Birliği) gelecek yıllarda ihracata daha az miktar verecekleri tahmin ediliyormuş. Avrupa’daki EUDR (Europen Union Deforestation Regulation) gibi yeni kurallar ülkeleri kendi hurdalarını kullanmaya itecekmiş.

Bu Sırada Avrupa
Hazirandan bu yana hurda fiyatı düşmüş. Hem Asya ihracatın zorluğu (zira Asya’da Çin nedeniyle kâğıt fabrikaları duruyor) hem de Avrupa’da yeni başlayan/başlayacak olan fabrikalar stokları şişirdiğinden alımı kesmiş. Halbuki mart-mayıs döneminde hava başkaymış. Toplamanın zayıf olması ile Almanların artan talebi hurda fiyatlarını arttırmış.
Avrupalı ihracatçılar açısında talebin şu sıralar düşük olmasına rağmen Amerikan dolarıyla Asya’ya hurda ihracatı yapmak oldukça karlıymış (€/$ paritesi.)

Yeni Kâğıt Kapasiteleri
Ekonomiler sıkıntılı olduğundan özellikle Almanya’da oluklu mukavva kâğıdı talebinin 2025’de canlı olmaması bekleniyormuş. Yeni kâğıt makinelerinin OCC talebi ve fiyatını orta vadede etkilemesi bekleniyormuş. 
(1 nolu kaynaktan alınan grafik 6 aylık dönemlerde hurda fiyatının gelişimini gösteriyor. Grafiğin bittiği yer 10 Eylül 2024 gibidir.)

Planlanmış yeni makinelerin başlamalarının gecikmesi de bu konuda rol oynuyormuş. Bu yılın ilk çeyreğinde başlaması gerekirken ancak geçen hafta üretime başlayan Model grubunun 650 bin tonluk Eilenburg fabrikası ancak bu çeyrekte hammadde stoku biriktirecekmiş.

Bu arada 2024’de başlaması planlanmış diğer makinelerin başlangıçları 2025’e ertelenmiş. Bunlardan biri olan, Norske Skog’un 550 bin tonluk Golbey (Fransa) fabrikasının üretime girmesi gelecek yılın ilk çeyreğine ertelenmiş. Duyurudan hareketle daha da gecikeceği tahmin edilebilirmiş.

"yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”

Bu senenin ilk ayında Heinzel 550 bin tonluk Laarkirchen (Avusturya) makinesinin 2025’de devreye gireceğini duyurmuş ama halen kesinleşen bir tarih yokmuş. Bu ikisinin toplamı 1,1 milyon ton ediyor ve 2025’de başlayacaklarmış. Mondi’nin Duino (İtalya), DS Smith’in Porcari (İtalya) ve Eren’in Shotton (İngiltere) fabrikalarının toplam kapasitesi 1,37 milyon ton ve başlangıç tarihleri henüz belli değilmiş. Uzmanlara göre “yeni kâğıt makineleriyle OCC talebi ve fiyatı fırlayacak ama aynı anda kâğıt talebi düşük olacak. 2025 hakikatten zor bir yıl olacak.”


Kaynaklar
(1) www.risiinfo.com'da 12/09/2024'de yayınlanan "OCC prices drop over Q3, exports remain difficult" başlıklı yazı
(2) www.risiinfo.com'da 13/09/2024'de yayınlanan "NA OCC supply/demand balance to be 'very tight' from ongoing Asia demand, less options, analyst says" başlıklı yazı


13 Temmuz 2024 Cumartesi

Sürdürülebilirlik İçin Plastikten Kağıda Geçmek Gerek

Kaynakların ilk sırasında linkten indirilebilecek olan e-kitap sürdürebilirlik amacıyla plastiğe karşı konulan kuralları ve bu konudaki gayretleri özetlemiş:

“Plastik kullanımını azaltma, yenilenebilir veya yeniden kullanılabilir alternatiflere geçmeyi tetikleyen esas faktör son yıllarda artarak yapılan yasal düzenlemelerdir. Bunların önemli bir kısmı tek kullanımlık plastiklerin (içecek pipetleri, kahve kaşıkları, plastik şişe/tabak/bardaklar, kaplar ve alışveriş torbaları) kullanımının azaltılmasına yönelik hedefler konulmasıdır. T
ek kullanımlık plastiklerin azaltılmasıyla plastik kirliliğinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Polietilen alışveriş torbalarının yasaklanmasıyla başlanılan yolda pek çok tek kullanımlık plastiğin yasaklanmasına gidilmiştir. 
Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (UK) bu konuda öncülük etmiştir. UK’de tek kullanımlık plastiklerin nihai tüketicilere satışı yasaklanırken, AB geri dönüşümden elde edilmemiş plastik ambalaja 0,8 €/kg vergi getirmiştir. 
Çin, 2020’den itibaren bazı tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklamıştır. ABD’de ise halen 23 eyalette plastik torbalar ile bazı şehirlerde plastik pipetler yasaklanmıştır.
Plastik atıklar ve çevre kirliliğinin artması tüketicilerin bilincini arttırmıştır. Perakende zincirleri ve global markalar bu konulara duyarsız kalmamış ve kendilerine plastik kullanımını azaltma hedefleri koymuştur.” (1)

Sosyal medyanın markalar üzerindeki etkisi tartışılmaz. Kaynaklardaki ikinci linkte turşu kutularının, sosyal medyadan gelen eleştirilere bağlı olarak nasıl soldaki modelden sağdakine dönüştürüldüğü anlatılıyor. (2)

 

Yazıya göre pandemi döneminde hem sosyal medya kullanımı hem de internetten alışveriş pik yapmış. Tüketiciler satın aldıkları ürünün kendisinde veya gelen ambalajda bir sorun varsa bunu daha kolay dile getirmişler. 
Esasen sosyal medyadan ses verme 2006’ya kadar uzanıyormuş. Online alışverişten gelen paketin içindeki boşluklar veya fazladan ambalaj malzemesini gösteren kutudan çıkarma (Instagram’daki #unboxing) videolarının sayısı 6 milyon imiş.

Unboxing eleştirilerini dikkate alan Amazon, toplam gönderilerinin %11’ni doğrudan orijinal ambalajında göndermeye başlamış. (3) Tedarikçiden gelen ambalajları teste tabi tuttuklarında ancak %80’inin hiçbir şey yapmadan gönderilebileceğini görmüşler.

Bu ayın başında yayınlanan “Which Major Companies Are Switching to Paper Alternatives?” başlıklı yazı (4) ise kağıt esaslı ambalaja geçiş yapan global şirketlerden örnekler veriyor:

Amazon balonlu naylon dolgu malzemesi yerine geri dönüştürülmüş kağıt dolgu malzemesine geçmiş. Kuzey Amerika’daki gönderilerinin %95’inde balonlu naylon benzeri dolgu maddelerinden kurtulmuş.

Pladis plastik olan kraker kutularını oluklu mukavvaya döndürerek yılda 373 ton karbondioksit salınımını azaltmış. Bu yazıyı uzatmamak için gösterilen örnekleri tek tek vermiyorum. Ambalaj ve inovasyon kelimeleri bir araya gelince kağıt esaslı ambalaj bir zorunluluk haline geliyor.

Kağıt esaslı ambalaj çözümüne geçmek, mevcut plastik veya başka malzemenin kullanıldığı ambalajınıza göre daha pahalı olacaktır. Eğer sürdürebilirliği ciddiye alıyorsanız, para harcamalısınız.

Kaynaklar:
(1)https://www.resourcewise.com/resources/ebooks/plastic-replacements-driving-sustainability-trends
https://www.packagingdive.com/news/social-listening-packaging-consumer-feedback-grillos-pickles/720484/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-07-08%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:63677%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(2)https://www.packagingdive.com/news/social-listening-packaging-consumer-feedback-grillos-pickles/720484/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-07-08%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:63677%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(3)https://www.cnbc.com/2024/04/01/amazons-long-journey-to-get-rid-of-its-signature-brown-boxes.html
(4)https://www.resourcewise.com/forest-products-blog/which-major-companies-are-switching-to-paper-alternatives?utm_campaign=Weekly%20ResourceWise%20Blog%20Subscription&utm_medium=email&_hsenc=p2ANqtz-8Sto56_Bo1Zh5-vYJV_mlluroFlrL_CQ87QIEStbarBDMEo4Xe5JyRyviuMXsQ7TNwMttP7DKKRqfFSMlFfaduJMABtc8viyLJN0tymtDM12m72dw&_hsmi=314538659&utm_content=314538659&utm_source=hs_email

Ambalajda Sürdürülebilirlik

Çeşitli ambalaj malzemesi üreticileri, tüketim maddesi markaları ve hatta lojistik işi yapanlar “en doğru çözüm bizde” derken acaba ne derece doğru söylüyorlar. Ne yaparsak, nasıl bir ambalaj kullanırsak acaba sürdürülebilir ambalaja geçiş yaparız? Hangi malzeme daha sürdürülebilir? Sürdürülebilir ambalaj çözümlerinde bir kafa karışıklığı varsa yardımcı olmak amacıyla düşüncelerimi yazdım.

Ambalajda sürdürülebilirlik nedir?

Dünya için iyi olan daha sürdürülebilir demektir. Kullanıldıktan sonra geri kazanılan (geri kazanma alışkanlığı yerleşmiş) ambalajlar, toplanmayana veya geri dönüşüme gönderilmeyene göre daha iyidir. Aşağı yukarı aynı malzemeden yapılmış olsa da 0,5 litrelik pet su şişeleri toplanırken 0,2 litrelik bardak boyutlu su plastikleri ayrı toplanmadığı için geri dönüşüme gitmemektedir.

Ambalajın kendisi üretilirken, alıcısına boş halde taşınırken, kullanılırken, raf ömrü bitip-geri toplarken ve sonrasında geri dönüştürülürken daha az karbon salınımına neden olan, daha az su tüketilmesine yardım eden ambalaj diğerlerine göre daha sürdürülebilir demektir.


Ambalajda sürdürülebilirlik kriterleri:

Yeni malzeme yerine geri kazanılmış malzeme
Recycled malzemeden üretilmiş ambalajı kullanmak çevreye/dünyaya daha faydalıdır. Oluklu mukavva ambalajı üretiminde kraft liner yerine test liner kullanmak iyidir. Benzer şekilde ahşap sandık yerine kalın oluklu mukavva (triple wall) kutu daha sürdürülebilirdir. Triplex kutunun yeterli gelmediği durumlarda petek panel kutular, ahşap sandığa kıyasla iyi bir çözümdür.
 




Ormandan elde edilen selüloza alternatif olarak daha ucuz, daha hızlı ve daha zahmetsiz olması için başka selüloz kaynakları geliştirilmeye çalışılmaktadır.
 
Tekrar kullanılabilen/doldurulabilen ambalaj
İlk alım maliyeti yüksek olsa da tekrar kullanılabilen ambalajlar, tek seferlik kullanılanlara göre daha sürdürülebilir kabul edilir.

Nakliye maliyetlerini azaltma
Boş ambalajın daha hafif olması veya nakliye sırasında daha az yer kaplaması veya normaline göre daha ince malzemeden üretilmesi veya boş halde iç-içe geçerek sevk edilebilmesi,…prensip olarak nakliye giderlerini azaltabilir ve sürdürülebilirlik bakımından tercih edilir.

Sürdürülebilir palet
Kâğıt esaslı paletler, doğrudan ahşaptan yapılanlara göre daha sürdürülebilir kabul edilir. Ancak kâğıt esaslı paletin her durumda (açık hava, yağış altı) kullanılması mümkün değildir. Hangi malzemenin amaca uygun olduğuna olay bazında bakmak gerekir.


Paletin sarılması, şirink
Bitmiş paleti sarmakta kullanılan şirink ve naylonların yerine kâğıt esaslı malzemeler tercih edilmelidir. Esasen sargılık olarak kullanılan şirink ve naylonlar kullanıldıktan sonra geri toplanıyor ve geri dönüşüme gönderiliyorsa mesele yoktur.

Balonlu naylon
Plastiğe göre kağıt esaslı ambalaj malzemeleri kullanıldıktan sonra daha kolay ve daha çok toplandığından balonlu naylon yerine balonlu kağıtları kullanmak daha sürdürülebilirdir.
 

Ambalajın boşluğu
Hem iç ambalajın (deterjan, sakız/atıştırmalık, ilaç vs kutuları) hem de dış ambalajın (nakliye veya depolama amaçlı) boşlukları daha fazla depolama hacmine ihtiyaç gösterdiği, daha fazla taşımaya neden olduğu ve karbon emisyonunu arttırdığı için eleştirilmektedir. 

Batıda ambalaj boşluğunu minimize etmek için yeni düzenlemeler yapılmaktadır.
Raf ambalajlarında ise büyük ambalaj sanki içinde daha fazla ürün varmış algısı yaratıyor ve market rafında ilgili markayı öne çıkarıyor ama sürdürülebilirlik açısından olumsuzdur.

Fazla ambalajlama
Bazen alternatif ambalaj maddeleri yeterince bilinmediği, tasarımcının yetersizliği veya işin yapılışına hakim olunmadığı gibi nedenlerle fazla ambalajlama (overpackaging) yapılmaktadır. Ambalajın yetersizliği de fazlalığı da sürdürülebilir değildir.


Geri dönüşüm kolaylığı
Sürdürülebilirlik açısından bir hususta kullanımdan sonra ambalajın toplanması, parçalarına kolayca ayrılması (kâğıt ve kâğıt dışı malzeme olarak) ve her malzeme cinsinin kendi geri dönüşüm prosesine gönderilmesi gereklidir.

Plastikle lamine edilmiş kâğıtlardan üretilen veya esası kâğıt olmakla üzerine suyla çözünemeyen (yani geri dönüşüm prosesini engelleyen) malzemeyle kaplanmış ambalajlardan tekrar kâğıt üretimi çok sıkıntılıdır. Burada adını yazmamak için plastik-kâğıt-alüminyum kombinasyonundan üretilen içecek/süt ambalajları, diğer kâğıt esaslı ambalajlardan ayrı toplanmadığı ve ayrı proseslere girmediği için kâğıt fabrikalarının baş ağrısıdır.

Geri toplanmama
Bazı ambalaj malzemelerinin geri dönüşüm olsa bile hurdasının para etmemesi, çok yer işgal etmesi veya geri dönüşüm toplayıcılarının alışkanlığı olmadığı için toplanmamaktadır. Strafor tabir edilen ambalaj malzemesi bu konuya çok güzel bir örnektir.
Geri dönüşümcülerin bildiği, topladığı malzemeleri kullanmak sürdürülebilirlik bakımından gereklidir.

Baskı ve renk
Ambalajın baskısı ve renk sayısı ile sürdürülebilirlik ve pazarlama arasında bir denge kurmak gereklidir. Ürünün kolayca dikkat çekebilmesi için renk sayısı arttırılırken, karbon ve su ayak izi de artmaktadır.
Bazı markaların kutularında beyaz kâğıtların kullanımından kaçınmaya çalıştıkları görülüyor. Bu amaçla dışı beyaz olan kutuyu kahverengiye boyamak sürdürülebilir bir çözüm değil, aksine ambalajın karbon ve su ayak izini arttırmaktır.
Benzer şekilde indirim marketlere giden bakliyat kutularının bir kısmı raf ambalajı olarak tasarlanmış, bu doğrultuda rengarenk baskı yapılmış olduğu ama kutunun rafa konulmadığı görülüyor. Dolayısıyla bakliyatı üreten/paketleyen hem kutuya fazla para ödemiş hem de ambalajının sürdürülebilirlikten uzaklaşmasını sağlamış oluyor.

Miktar etkisi
Gereğinden çok sayıda ambalajı satın alıp-yılın sonunda depodan hurdacıya satmak sürdürülebilirlik değildir. Fazla miktarın ambalaj fabrikasındaki üretim prosesi, depoda bekletilmesi günün sonunda satın alırken sağlanan alım fiyatının artmasından başka bir şey değildir.
Miktar, boş ambalajın taşınması, depodaki stok alanı ve tüketim süresi optimize edilirse bir sürdürülebilir çözüm söz konusu olacaktır.

Maliyet etkisi
Ambalajın ilk alım fiyatının düşük olması, sürdürülebilirlikle ilgili değildir. Üretildiği malzemenin geri dönüşümden elde edilmiş olması, kullanıldıktan sonra kolayca geri dönüştürülebilir olması, üretim ve geri dönüşüm prosesinin daha az emisyon yaratması veya daha az su kullanılmasına neden olması çoğu zaman ilk alım fiyatını arttırmaktadır.

Sonuç
Bu yazıda sürdürülebilir ambalaj hazırlamak (tasarım), satın almak ve alternatifiyle kıyaslamak adına aklıma gelenleri yazdım.
Sürdürülebilirliğe inanıyorsanız, dünyayı daha az kirletmek ve daha az su tüketmek amacıyla biraz para harcamayı göze alacaksınız.