fabrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fabrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2025 Perşembe

En Zor Yeni Yıl

2026 yılının başı gerçekten zor ve ikilemlerle dolu olacak. Asgari ücret artışı ve diğer fiyat güncellemeleri (nerji, akaryakıt, vergiler vs) doğal olarak yeni yılda devreye girecek. Bu doğrultuda hem oluklu mukavva kağıdı hem de ambalaj fiyatları da artacak. Ancak bu seneyi diğerlerinden daha farklı kılan iki unsur; kağıttaki kapasite fazlalığı ile Türkiye sanayisinin küçülme eğilimi olarak görülecek. 

Kapasite fazlası
Oluklu mukavva kağıdındaki kapasite fazlalığı hakkında yazacak bir şey yok. Yıllarca fazlalık devam edecek. Yakın zamanda oluklu talebinin artacağına ilişkin emare yok maalesef. Entegre olanların kağıt fabrikasını kapatıp-kağıdı piyasadan tedarik etmeye başlaması kısa vadede doğru karar gibi olsa da bir yıllık dönemde doğru olmadığı belli olacak. Yeni teknolojisi olan rakip, kağıdı daha ucuza üretebiliyorsa; ya kağıt fabrikasına maliyet düşürücü yatırımlar yapmak ya da yapılan işi (yalnız kağıt veya hurda+kağıt veya kağıt+oluklu+kutu veya levhayı alıp kutu) tekrar tanımlama ve planlama  gerekecektir. İki karar da kendi başına zorlu ve maliyetlidir. Bu aşamada işin tanımını tekrar yapmak çok önem arz etmektedir.

Sanayide küçülme
Sanayi üretiminin azalmasını gösteren en önemli delil İstanbul Sanayi Odası’nın kasım ayı başında yayınladığı PMI raporudur. Raporun duyurulduğu basın bültenin ilk iki paragrafı aşağıdadır:

Rapor ekimde toplanan verilerden oluşturulduğuna göre önümüzdeki aralık ayının daha da zor olacağını tahmin etmek gerekir. Yeni yıla girerken stoklar azaltılacağından işler yani talep daha az olacaktır. Öte yandan dönem sonu faiz ödemeleri nedeniyle şirketler elindeki malı/toku paraya döndürmeye çalışacağından yıl sonu indirimleri görülecektir.

Karar vermek zor
41yıllık çalışma hayatımda bu kadar zorlu bir ortam görmedim. Yöneticilerin, şirket sahiplerinin, karar vericilerin; 
Nakit akışı, ciro hedefi ve varsa dönem sonu faizleri
Fiyat belirleme, kapasite kullanımı/doldurma
Asgari ücret artış oranı, çalışanlara verilecek zam oranı, çalışan sayısı
..gibi ikilemlerde doğru karar vermesini diliyorum. Ayrıca “tek" doğru kararın olmadığını her kurumun içinde bulunduğu koşullara bağlı kendi doğrusunun olduğunu da eklemek isterim. Kolay gelsin!

16 Mart 2024 Cumartesi

Davulun Sesi

Önce iki olay
Bu hafta yeni kurulmakta olan bir ambalaj tesisinin hikayesini duydum. Anlatılanlara göre esasen başka bir sektörde olan grup, her nedense kağıt ve ambalaj üretimine soyunmuş. Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş. Muhtemelen hiç fikirleri olmadan aldıkları kağıt fabrikası çalışmamış. Kurmaya çalıştıkları oluklu fabrikasında da başarılı olamamışlar. Yatırdıkları parayı kaybettiklerinden başka sürekli değişen danışman ve yöneticilerle olumlu netice alamamışlar.

İkinci örnek ise bana telefonla ulaşan ve petek panel yatırımı yapmak isteyen biriyle ilgili. Kendisine özetle “petek panel oluklu mukavva gibi değil, en çok kullanacak olanlar beyaz/kahverengi eşya üreticileri olacak. Dolayısıyla bir müşteriyle iş birliği yapmadan, yatırım yapmayın” dedim. Bana cevaben X şehrindeki Y marka beyaz eşya fabrikasında tanıdıklarımız var” dendiğinde bana “hayırlı olsun” demek düştü.

Çeşitli kereler yazılı veya sözlü olarak, paldır küldür bir yatırım yapılmaması gerektiğini yazdım ve anlattım. Şimdi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
  • Bilmediğiniz, mevcut işinizle ilgisi olmayan sektöre girmeyin. Pandemi sırasında kağıt ve kutu talebi patlamış olabilir ama şu an için paradigma değişiyor.
    • Bir yandan tüketiciler yüksek enflasyon nedeniyle daha az para harcayabiliyor. Raflar normalden daha geç boşalıyor, dolayısıyla hızlı tüketim maddeleri üreticileri daha az koli siparişi veriyor.
    • Öte taraftan oluklu mukavvanın daha ucuz alternatifleri çıkıyor ve gelişiyor. (1) Pandemi öncesi başlayan e-ticaret kaynaklı oluklu mukavva talebi patlaması artık yok ve normal şartlarda hiç olmayacak.
    • Ayrıca sürdürebilirlik (ve maliyet azaltma) gereği genel olarak her türlü ambalaj tüketimini azaltıcı rüzgarlar var. Bakliyat gibi bazı ürünlerde ambalajsız satışı deneyenler var. Önceden yurt dışındaki örneği açıklarken yazmıştım, ülkemizde de diş macunu karton kutusuz satılmaya başlanmış.
  • Kağıt veya oluklu mukavvayla ilgili yatırım yapacaksınız doğru insanlarla çalışın.
    • Kolayca bulunan, çok sayıda tesiste şu veya bu aşamada çalışmış, “hallederiz” modunda olan insanlara dikkat edin. Size verdikleri imaj iyi olabilir ama en azından referans kontrolü yapın. Maalesef sektörde, ilk yatırım sırasında oyuna giren, yatırımcının parasını çarçur eden, çok şey biliyormuş havasında insanlardan fazlaca var.
  • Pazarda bir boşluk var mı diye analiz edin. Boşluk coğrafi olabileceği gibi, belli bir ürün cinsinde veya yeni yaygınlaşan bir ürün cinsinde de olabilir. Ülkemizde pek yok ama yurt dışında çeşitli ürün cinsleri bazında, nadir olduğu için oldukça pahalı raporlar var. Bu türlü çalışmaları yapabilecek yerli kuruluşlarda mevcut. Bu türlü harcamaları gözünüzde büyütmeyin, pahalı olabilir ama sizi ileride batmaktan kurtarabilir.
  • Makine satıcılarına güvenmeyin. Adı üzerinde adamın işi makinesini satmak, size doğru bilgi vermeyeceğini baştan kabul edin. Makinenin teknolojisinin en yeni olması, kadranda hızının şöyle olması pek bir şey ifade etmez. Sizin hizmet vereceğiniz pazara/müşteri grubuna uygunluğu, onu çalıştıracak uygun nitelikte çalışan bulup-bulamayacağınız daha önemlidir.
  • Planlamaya dikkat edin. Çalışmaya karar verdiğiniz doğru insanla iş-zaman planı üzerinde mutabık kalın. Hangi tarihte ne yapılacak, kim yapacak vs.

Düğmeye basmadan önce hem kar-zarar hesabı hem de nakit akışını yapmış olun. Şirketler zarar ettiklerinden değil, nakit akışını sürdüremediklerinden batar. Bu iki tablodan eminseniz, Allah yardımcınız olsun.


Okunması tavsiye edilen yazı
https://www.linkedin.com/pulse/fazla-para-tehlikelidir-mesut-koyuncu-ctadf/?trackingId=ePpbbT9zUpaQKnlOf0OCsA%3D%3D

Refere edilen yazı
(1) https://www.packworld.com/news/sustainability/article/22885098/thepackhub-amazon-subway-and-pizzarette-introduce-paper-packaging-innovations

18 Kasım 2023 Cumartesi

Kim, Ne Yapmalı?

Kahverengi kâğıt yatırımları sürüyor, yılbaşında, ilk çeyrekte, ikinci çeyrekte devreye girecek yeni tesisler var. Çeşitli sektör toplantılarında, doğal olarak bu konu konuşulmakla beraber net bir fazla kapasiteden çıkış planı yok. Görebildiğim kadarıyla; gerektiği kadar üretim kesintisi yaparız diyebilen patronlar/yöneticiler var, eski teknolojili olanlar dursun diyen hesap-kitap bilmeyen yöneticiler var ve iki seneye işler düzelir diyen iyimserler var. Bu yazıda aklım erdiğince konuları tüm yönleriyle ele almaya çalışacağım.

İlk 9 ay
Açıklanan SKSV verilerine göre ilk 9 aydaki oluklu mukavva kağıtları üretim, ithalat ve ihracat rakamları şöyle gerçekleşmiş:

2023 tam yıl nasıl biter?
Tahminlerimle birlikte rakamları yıllığa taşıdığımda;
Oluklu mukavva kağıdı üretiminin geçen yılın 370 bin ton kadar altında kalacağını, ithalatın yıllık 85 bin ton kadar artacağını, buna karşılık bobin ihracatının %50 azalacağını ön görüyorum. Depremin de etkisiyle kapasite kısıldığından, esasen bu sene oluklu mukavva kağıdının fazla kapasitesini görmemişiz. Bir başka deyişle henüz fragmanı seyrediyoruz.

Eski teknolojili olanlar kapatsın
2023 yıl ortası itibarıyla, kurulmuş ve çalışır durumda olan (depremden etkilenen makineler çalışıyor kabul edilmiştir) oluklu mukavva sektörüne hurda esaslı kağıt üretmek amacıyla 26 kağıt makinesi bulunmaktadır. Bunlardan kapasitesi 100 bin tonun üzerindeki 10 makinenin toplam kapasitesi 3,1 milyon tonu aşmaktadır ve ülkemizin ihtiyacına fazlasıyla yetmektedir. (Esasen 10 makine bütün ülkeye yetip-artıyor ama 26 makine var ve 5-6 makine ise kuruluş aşamasında.) 2023 yıl ortasında montajı süren beş makinenin toplam kapasitesi ise 2 milyon tonu aşmaktadır.
Kapasitesi 100 bin tonun altında olan makine sayısı 16’dır ve kapasitelerinin toplamı bir milyon ton civarındadır. Yani 16 makinenin hepsi kapatılsa dahi oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığına çare olmayacağı açıktır.

Kapasite kesintisi
Peki çare ne? Çare kapasite kesintisidir. 2023’de deprem nedeniyle zorunlu veya planlı yapılmış (yıl bitmediğine göre daha da yapılacak) duruşlarla kabaca 350-400 bin tonluk kesintinin gelecek yıl (2 milyon tonluk kapasitenin ancak yarısının devreye gireceği varsayımıyla) bir milyon tona kadar çıkması mümkündür.

Esas sorun finansman
Kapasite kesintisi şirketlere büyük bir finansal yük getirecektir. Finansal yük dolayısıyla bazı eski teknolojili makinelerin kapatmayı düşünülmesi mümkün olsa da esasen bu makinelerin ürettiği malı kime satacağı düğümü çözecektir. Entegre olanların işi nispeten daha kolaydır. Ürettiği kağıdı tamamen açık pazarda satmaya çalışacak şirketlerin durumu daha zor olacaktır.
Öte yandan kağıttaki arz/talep dengesi varken, kağıt üreticileri vadeli satış yapmamayı tercih eder ve müşterinin kendi evrakını kabul etmezlerdi. Halbuki kapasite dengesi bozulunca mecburen prensiplerinden esnemek zorunda kalacaklardır. Zaten Avrupalı rakipleri ülkemizdeki alıcılara çoktan açık hesap kağıt vermeye başladılar. İçerdeki üreticiler da yurt dışına uyacak ve finansman giderleri daha da artacaktır.

Fiyat düşmek satışları arttırır mı?
Talep düşük olduğu (ve olacağı) için fiyatın düşmesi kağıt satışını arttırmaz. Nitekim Avrupalılar kağıt fiyatının pratikte önümüzdeki üç yıl boyunca değişmeyeceğini öngörüyor. (1) 2023 son çeyreğinde 475 € kabul edilen TL2 fiyatı 2024, 2025 ve 2026’da sırasıyla 490, 493 ve 491 € olacağı tahmin edilmiş. Fiyatın büyük değişiklik göstermeyecek olması talep düşüklüğü ve kapasite ilavelerine bağlanıyor.
Yurt dışında kağıt fiyatı böyle tahmin edildiğine göre bizde de € bazında büyük değişiklik beklememek gerekir. Ülkemizdeki fiyat € bazında artarsa, ithal kağıt cenneti oluruz. Aynı yazıda oluklu fiyatlarında da benzeri bir hareket beklenmektedir.

İhracat yapalım
İlk 9 ayda kağıt ihracatı yarı yarıya azalmış. Para otoritesi şu veya bu nedenle TL’nin değer kaybına izin vermiyor, yani kur nedeniyle ihracat şansı sıfır. Yurt dışı pazarlarda da bizdeki kadar olmasa da kağıt kapasitesi ilaveleri ihracat yapmamızı engellediği gibi ithalatı arttırıyor. Ayrıca yine bizdeki kadar çok yüksek olmasa da oralarda da enflasyon var ve tüketicilerin reel harcanabilir gelirleri düşmüş durumda. Tüketici reelde geliri azaldığı için daha az para harcayabiliyor dolayısıyla ambalaj tüketimi de kağıt talebi de azalıyor. Özetle yeni bir pandemi veya benzeri önemli bir durum ortaya çıkmadıkça kağıt ihracatı hayal.

Bu zor durumdan çıkmak için
  • Önce bizi bu duruma getiren Ankara’nın her önüne gelene kağıt ve/ya ambalaj teşviki vermekten hemen vaz geçmesi gerekiyor. Yalnız fazla kapasite değil, nihai tüketicilerin değişen beklentileri, sürdürebilirlik kaygıları, iklim değişikliği ve çevre konuları da kişi başına ambalaj dolayısıyla kağıt tüketimini azaltacak. Sektörün içinde bulunduğu bu durumdan kaç yılda çıkabileceği hesaplanmalıdır. Sektör mensupları ile ilgili devlet daireleri ortak bir plan üzerinde mutabık kalmalıdır. Bu plana göre, süren yatırımların ötelenmesi, teşvik kapsamında olan yatırımlara yeniden bakılması, durum düzelene kadar sektöre finansal destek verilmesi ve hatta ihracatı teşvik veya ithalatı zorlaştırma  gibi hususlar ortak ve işbirliği içinde değerlendirilmelidir. Eğer sektöre finansal destek verilecekse, bu yalnızca belli grupları değil sektörün bütününü kapsamalıdır. Almanya’nın bütün kağıt sektörüne elektrik desteği iyi bir örnektir.
  • Hurda, kağıt ve ambalajla ilgili dernekler “şu kadar büyüdük, acayip iyiyiz” türünden geçmişteki konuları şov amaçlı böbürlenmeyi bırakıp-önümüzdeki sıkıntıları her ortamda dile getirmelidir.
  • Sektör oyuncuları “eski kapasiteler kapatsın” gibi hesaba dayanmayan söylemler yerine gelecek iki-üç yıl nakit akışını nasıl sürdüreceklerini makul mantıklı planlamalıdır. Hazır 2024 planları/bütçeleri yapılırken bu konu oldukça önemlidir.

Yararlanılan kaynak
(1) Paper Packaging Monitor Europe, 27 Eylül 2023, www.risiinfo.com 

19 Mart 2023 Pazar

Jeo-Politik Trendler

8 Mart 2023 günü Risi’de ( www.risiinfo.com ) aşağıda adları verilen yazılarda önümüzdeki yıllarda iş hayatımızı etkileyecek trendlere yer verilmiştir. Yazıları özetleyerek ve yer yer görüşlerimi ekleyerek yorumladım. Jeo-politik trendleri önemli bulduğum ve işimizi etkileyeceğine inandığım için paylaşayım istedim.

Güç savaşları ve yerelleşmeye dönüş
Ülkeler globalleşmenin getirdiği verimlilikten uzaklaşıp-ulusal güvenliği esas alacaklar. Bunun bir sonucu olarak, yatırımların önüne bariyerler konulacaktır. Şirketler açısından ise daha detaylı/derin planlama ve stokların artışı söz konusu olacaktır.
Çin’in kırktan fazla ülkenin en büyük teknoloji ve ilgili ürünlerin sağlayıcısı olması güç savaşlarını etkileyecektir.

Tayvan
Çin bir-iki yıl içinde Tayvan’la savaşmayı göze almayacak ama önümüzdeki iki seçim Çin-Tayvan gerilimini yani savaşı belirleyecektir. Seçimlerden biri Tayvan’da diğer ABD’deki başkanlık seçimidir.

Rusya’nı Ukrayna’yı işgali
Rusya’nın tansiyonu arttırması bekleniyor. Ülkenin batısındaki NATO sınırına yakın yerlere Rusya’nın yeni bir saldırısı, Çin’in açıkça Rusya’yı desteklemesinin yanında; Rusya yönetiminde değişiklik olması gibi konular hem ilgili coğrafyayı hem de daha geniş alanı etkiler yaratacaktır.

Siber saldırılar
Şirketler siber saldırılara karşı daha çok önlem almak durumda kalacaktır. Finansal motivasyonla yapılıyor gibi düşünülse de jeo-politik gelişmeler de siber saldırıları arttırmaktadır.
Burada gizliden ABD seçimlerinde bahsi geçen Rus siber saldırganlara gönderme yapılıyor. Ayrıca 2021’de West Rock’un (ABD’de ikinci yada üçüncü büyük oluklu mukavva ve kağıt üreticisi) maruz kaldığı siber saldırıyı da unutmamak lazım.

Sıfır karbon salınımı
Avrupa’ya gaz akışının kesilmesi kısa vadede sıfır karbon hedefini engeller gibi görünse de hem ABD hem de Avrupa Birliği bu konuya daha çok önem vermektedir. Bu günlerde nükleer enerji üretimine dönüş olsa da bir süre sonra güneş ve rüzgar enerjisi öne çıkacaktır.
Ülkeler ve şirketler giderek daha sıkı karbon salınımı azaltma hedefleri koymak ve kamuoyuna açıklamak zorunda olacaklardır.

Ortak kapitalizmi
“Stakeholder capitalism” benim için de yeni bir kavram.
Covid-19 süreci dünyaya para kazanmanın tek amaç olmadığını, hayatta kalmanın ve sürdürebilir olmanın önemini gösterdi. ESG (Environmental, Social and Corporate Governance) gibi anlayışlar giderek ABD’de daha önem kazanıyor. Şirketler mevcut alışkanlıklarını, para kazanmanın tek amaç olduğu ortak kapitalizmi aleyhine değiştirmek ve efor sarfetme yoluna koyulma zorunda kalacaklar.
İlk yazıda doğrudan sürdürebilirlik vurgusu yok ama ikinci önümüzdeki en önemli konunun sürdürebilirlik ve gezegeni korumak olduğunu ülkelerin ve şirketleri dürüstçe, açıklıkla ve birlikte çalışmaları gerektiği vurgulanıyor.
Kahverengi kağıt ve oluklu mukavva sektörüne sürdürebilirlik konusunda ambalaj süreci ve gıdaların atık olmamasında görev düşüyor. (Ambalaj sürecini, tasarım, üretim, dolum, taşıma/depolama, müşteriye ulaşma ve boşaltma şeklinde anlıyorum. Sonrasında geri kazanalım mı yoksa tekrar mı kullanalım kararı verilecek.)

Uzaktan çalışma
Pandemi sırasında ABD’de uzaktan çalışma %40’lara kadar çıktıktan sonra bugünlerde %25’lere oturmuş. Araştırmalar Avrupa’da uzaktan çalışmanın %5 kadar arttığını gösteriyormuş. Şirketler ve yöneticiler uzaktan çalışmayı yönetecek yetkinlikler kazanmak durumundalar. Zira uzaktan çalışma her gün artmaya devam edecek.
Uzaktan çalışma maliyet düşürmek için bir realite ama yönetilmesi oldukça zor bir durum. Maliyet düşürmek için uzaktan çalışma tercih edilecek ama uzaktaki çalışanların verimliliklerini arttırmak ve (bir yerde) onları kontrol etmek amacıyla yatırımlar yapılacak, yani daha çok para harcanacak.
İkinci yazıda konuşmacılardan biri: “No one wants to work nights or weekends” diyor. İnsanların geliri yüksekse bu durum anlaşılabilir ama bizim gibi yüksek enflasyonunu gelirleri erittiği yerlerde uzaktan çalışmak bir zaruret oluyor, çünkü yakınlarda çalışan yok.
Öte yandan yeni nesiller part time çalışma, kendi başına çalışma, ne üretiyorsa internette satma gibi şeylere daha açıklar. Mesaiye daha geç başlayıp-istediği tempoda çalışmayı tercih ediyorlar. Her halde 8 ila 10 yıllık dönemde ofislerde çok az belki de hiç çalışan kalmayacak, fabrikalarda ise az sayıda mavi yakalı.

Akıllı fabrikalar
Covid-19’dan sonra ortaya çıkan “çalışan bulamama” sorununa bir çare gibi görünen, maliyet düşüren akıllı üretim/fabrika bir trend ama zengin ile fakir ülkeler arasındaki gelir farklılığını arttıracak. Daha ucuza ve daha az çalışanla üretim yapmak için çok para yatırılacak.
Ucuz para döneminin kapandığı şu dönemde, maalesef büyük yatırımları zengin batılı ülkeler/şirketler yapabilecek; diğerleri daha emek yoğun işlerle yetinecektir.

Risk yönetimi
Yukarıdaki maddenin bir devamı olarak şirketler sahip oldukları riskleri analiz etmek için AI (artificial intellicence), big data gibi uygulamalar daha çok önem verecektir.


Özetlenen Risi Yazıları:

Fastmarkets RISI European conference: geopolitical trends set to shape business environment in coming years

Lessons of the last few years hashed out during CEO panel discussion at Fastmarkets RISI’s 2023 European conference

19 Haziran 2022 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıdında Yatırım Patlaması

Pandemi hem oluklu mukavva hem de kahverengi kâğıt sektörüne iyi geldi. 2020 ve 2021 yılları çok iyi geçti. 2022 ilk çeyrekten itibaren rüzgarlar ters esmeye başladı. Pandemi döneminin yarattığı taleple, çok sayıda kâğıt yatırımına karar verildi ve başlandı. Aşağıdaki tabloyu Aged’den (1) aldım.

Sektörde ise tabloda yer almayan bir kısmı başlamış olan Parteks, İlke, Gürsa ve Barem ’in de yatırımlarından bahsediliyor. Ben dahil bazı kişiler, yatırımların çok fazla olduğunu ve tabir yerinde ise kâğıtta fazlalık dönemine girmek üzere olduğumuzu düşünüyor. Yatırım yapanlardan bazıları ile konuştuğumda, kimsenin elinde hurda-kâğıt-oluklu dengesine ilişkin projeksiyon olmadığını anlıyorum. Bunun üzerine mevcut durumu tespit etmek için OMÜD ve SKSV’nin yıllık raporlarını inceledim.

SKSV’nin 2021 yılı raporundan (2) derlediğim alttaki tablonun yeşil dolgulu hücrelerini ben hesapladım ve/ya tahmin ettim. Bu yılın ilk çeyreğinde çıkardığı raporda, ülkemizde bu sene 3,3 milyon oluklu mukavva kâğıdı üretileceğini ama bunun 2024’te 3,8 milyon tona çıkacağını tahmin etmiş. Ben, SKSV tahminlerini esas alarak; ithalatın daha da azalacağını ama ihracatın artacağı varsayımı ile bu yıl içerde tüketilebilecek kâğıt miktarını 3,4 milyon ton ve 2024’te ise 3,93 milyon ton olabileceğini hesapladım.

Kâğıt tamam da, bu miktarı oluklu fabrikaları tüketebilecek mi acaba?

Omüd’ün 2020 faaliyet raporunu (3) alıp, 2021 gerçekleşen yıllık miktarı yukarıdaki gibi düzelttim. 2021, oluklu sektörü açısından beklenenden çok daha fazla büyümeyle tamamlandı. Tabloda bu nedenle, 2021-2022 büyümesi çok azmış gibi görünüyor. 2021’de 2,88 milyon ton oluklu mukavva satılmış, %10 fire ile bunun kâğıt gereksinimi 3,17 milyon ton oluyor. İkinci tabloya göre (SKSV) 2021’de içerde 3,38 milyon ton kahverengi kâğıt kullanıldığından; 3,38-3,17 m=217 bin ton kahverengi kağıt oluklu dışı (masura, torba, miğfer boru, köşebent, tek yüzlü,) kullanmış oluyor.

İki derneğin öngörüleri tutarsa, hiç sorun yok gibi görünüyor.  Sorun şu ki tahminlerde revizyon ihtiyacı var. Oluklu mukavva sektörü 2022 ilk çeyrekte %8,25 küçüldü. İkinci çeyrek ise pek iyi gitmiyor. Korkarım bu dönem de küçülmeyle bitecek. Omüd’ün verilerinde bu yıla %5 küçülme ve 2023 ile 2024’e %6,7 (=son 4 yılın ortalama büyümesi) büyüme girdiğimde tablo şu hale geliyor:

2024’ten itibaren oluklu mukavva kâğıdı fazlalığı görülüyor. Peki bu fazlalık doğru mu? Maalesef değil. 2024’te devreye girecek 8 makinenin, yapabileceği üretim miktarı (kapasite değil, konuştuğum uzmanın tahmini) 3 milyon tondur. Bunlardan ikisi yaklaşık 1 milyon ton 2024’ün ikinci yarısı devreye girebilir. Buradan hareketle, SKSV’nin 3,833 milyon tonluk üretim rakamı (benim hesabıma göre) 5 milyon tonu bulacaktır. 2025’te önceki yılın ikinci yarısı devreye giren makineyle oluklu mukavva kâğıdı üretimi 6 milyon tona ulaşacaktır. (İlke, Gürsa ve Barem yatırımları hesaba dahil değildir.)

Kahverengi kâğıt sektörünün (oluklu dışı sektörlerin yılda 0,5 milyon ton kahverengi kâğıt kullanacağını varsayarak) 2024’te 1 milyon ton ve 2025’te 1,8 milyon kadar fazlalığı oluşacaktır. 

Bunu ihracatla kapatmak mümkün mü?
Şimdilerde 200 bin ton/yıl kadar olan bobin ihracatını, anormal derecede arttırmak pek kolay olmasa gerek. Ayrıca hurda kâğıt konusunda dışa bağımlıyız. Kahverengi kâğıt üreticilerinin tarihsel olarak en kötü dönemi 2024’ten itibaren başlayacaktır. Bir taraftan hurda bulmak diğer taraftan de ürettikleri malı satmak gibi esaslı mücadele alanları olacak.

Referans verilen dokümanlar:
1-Aged, “Türkiye geri dönüşüm sanayi” başlıklı, 1/6/2022 tarihli yayını. www.aged.org.tr
2-SKSV, “Yıllık rapor 2021” www.sksv.org
3-Omüd, “Oluklu mukavva 2020, sektörel faaliyet raporu” www.omud.org.tr

2 Ocak 2021 Cumartesi

Oluklu Mukavva İşletmesi Açma Rehberi

Dönem dönem, oluklu mukavva sektörüne girmek isteyen yatırımcı/girişimcilerden mesajlar gelir. Bu sektöre nasıl girilebileceğinden, küçük çaplı bir işletme nasıl kurulacağına, makine satıcıları tavsiyesine,…kadar sorular gelir. Elimden geldiğince, hemen herkese cevap vermeye gayret ederim. Arada yeterince cevap veremediklerim de olabilir. 

Aralık ayının ortalarında, (gerçekte başka işleri olan ve bu işlerde de kutu kullanan) bir girişimciden  ayda 150-200 ton oluklu mukavva üretmeye nasıl başlanabileceği şeklinde soru geldi. Kendisine 6-7 maddelik kısa bir maille tavsiyelerimi bildirdim. Tavsiyelerimin kalıcı olması için bu yazıyı kaleme alıyorum.


Pazar

Genellikle bana yazanlar, tanıdıkları/bildikleri işletmelerde çok fazla kutu kullanıldığını düşünür. Kutu alıcısı ile kutu satıcısının “çok fazla” kavramları birbiriyle zıttır. Alıcının çok fazlası, satıcı için yetersiz miktar olabilir.

Bu nedenle, ilk yapılması gereken şey; tanıdık/bildik yerlerde kullanılan kutulardan numuneler toplamaktır. Her kutu için mevcut tedarikçi, aylık/yıllık alım/kullanım miktarı, güncel fiyatı, varsa spesifikasyon ve/ya müşterinin kutudan beklentileri,… başlıca toplanacak bilgilerdir.

Sonra kutular test edilmeli, kağıt cins ve gramajları bilinmelidir. (Bunun için laboratuvara ihtiyaç vardır ama ikinci adımda tutulacak danışmanla birlikte, basit bir terazi ile gramaj analizi yapılabilir. Ürünlerin ve kullanılan kağıtların gramajlarını bilmek başlangıç için yeterlidir.) Daha sonra levha siparişi verilirken bunlar işe yarayacaktır.

Toplanan numunelerin yıllık kaç tona ve/ya metrekareye tekabül ettiği hesaplanmalıdır. Bu hesaba göre kurulacak işletmenin kapasitesi belli olacaktır. Alış fiyatları ile yıllık kullanımların çarpımından yıllık ciro hesaplanır.


Danışman

Bana göre ikinci yapılması gereken iş, bir danışman bulmak ve onunla belli süreli anlaşma yapmaktır. Sektör deneyimli danışman, yukarıdaki hesapları kolayca yapar/yapmanıza yardım eder. Danışmanın sektör bilgisi, bazı kutuların gramaj analizini yapmanıza gerek kalmadan gramajlarını bilmenize, hangi kutunun nasıl üretilmiş olduğunu anlamanıza, kutulara yönelik talep trendlerine aşina olmanıza yardımcı olur.

Bazı danışmanlar, gerçekte sınırlı bilgisi/birikimi olmasına rağmen kendisini sektörün en iyisi olarak satabilir ve sizin buna inanmanızı sağlayabilir. Bu nedenle başlangıçtaki danışmanla sınırlı süreli (3-6 ay gibi) anlaşma yapmak uygun olacaktır. Siz sektörü daha çok tanıdığınızda, eğer ihtiyacınız olursa bir başka danışmanla çalışırsınız.

Danışmanın size en çok faydalı olacağı iki konu ise sektör turu atmanıza ve başlangıçta iyi bir operatör bulmanıza yardım etmesidir. Sektörde ne kadar çok işletme gezer ve iş sahipleriyle tanışırsanız; onlardan farklı bakış açıları öğrenir ve daha doğru kararlar verebilirsiniz. Ayrıca onun bağlantıları sayesinde kağıt ve/ya oluklu mukavva tedarikçisi de bulabilirsiniz.


Sektöre giriş kararı

Yatırım yapma kararı verirken, basit bir kar/zarar analizi yapmalısınız. Topladığınız numunelerden, o kutulara ilişkin aylık/yıllık ciro hesaplamıştınız. Eğer bunları levha olarak satın alsaydınız, kaç para ödeyeceğinizi hesapladığınızda; hammaddenin üzerinde ne kadar marj olduğunu görebilirsiniz. Bunun için danışmanın bulduğu tedarikçilerden, levhalar için fiyat teklifi almalısınız. (2021 yılının ilk ayları kahverengi kağıt piyasası biraz sıkışık, bu nedenle gelen teklifler biraz yüksek olabilir.) 



Aylık hammadde maliyetinin %5 arttırmak, işletmede verilecek fireye ilişkindir. Makinenin durumu ve operatörün iş bilgisi, fireyi düşürebilir.

İşletmede kaç kişi çalıştıracaksanız onların aylık tüm maliyetini dikkate almak gerekir.

Genel gider işletmenin telefon, elektrik, su, ofis, mürekkep, tutkal, palet ve hatta nakliye giderlerini karşılayacak meblağdır. (Tecrübeme göre %3 bu kapsamdaki giderleri karşılamaktadır, aklınıza yatmıyorsa daha hassas hesaplamanız uygun olacaktır.)

Eğer binaya kira ödenecekse bunun aylık karşılığını da cirodan düşmek gerekir.

Dört gider kalemini düştükten sonra kalacak olan X lira, bağladığınız paraya karşılık elinize geçecek aylık kazançtır. Bağladığınız paraya göre bu rakam düşükse, işe girmeyin. Emin olun ki burada yazılanlardan daha fazla gideriniz olacaktır. 


Gelişme planı

Sektöre girmeye karar verdiyseniz, önce levha (safiha, oluklu mukavva plaka) alarak, kutu üretmeyi ve satmayı düşünmelisiniz. Her şey yolunda giderse, önce kutu üretme kapasitenizi arttırmayı; mesel başlangıçta 150 ton kutu üretme kapasiteniz varsa bir veya iki adımda bunu 500 tona kadar çıkarmayı hedeflemelisiniz.

Sonrasında oluklu mukavva hattı kurmayı düşünürsünüz.


Usta

İnsanlar çeşitli nitelik ve becerilere sahiptir. Usta tabir edilen, çok tecrübeli, çalıştığı işletmeye katkı sunanlar olduğu gibi; adı öyle olan çok kısa sürede oradan buraya savrulanlar da vardır. Danışmanı seçmek gibi başlangıçta makineyi emanet edilecek kişi de önemlidir. Başlangıçtaki operatöre maalesef, değerinden daha fazla ödemek zorundasınız. Bu hem sizin yeni işletme olmanızdan (şahsınızın sektörde tanınmamasından) hem de her işin başlangıcını çok zor olmasındandır. Operatör haricindeki ilk çalışanlarınız, büyük ihtimalle bulunduğunuz çevreden gelen konuyla hiç alakası olmayan insanlardan oluşacaktır. İşi hiç bilmeyen bir ekibe işi öğretmek oldukça zordur. Bu açıdan operatörün işinin hayli zor olduğunu kabul etmek gerekir.

Ustayla da anlaşırken, belli bir süre üzerinden anlaşmak ama bu zaman zarfında işletmenin kurulacağı çevreden birilerini yetiştirmek üzere mutabık kalınmalıdır. Ben olsam bir yıl için anlaşır, eğer ustayla yolları bir yıldan kısa sürede ayıracak olursam, yıllık ücreti vermeyi garanti ederdim.


Makine

(Burada sanki bir makine ile bütün kutular üretilecekmiş gibi algı oluşmasın. Üretilmek istenen kutulara göre başka yardımcı, duruma göre daha basit makineler gerekebilir.)

İlk adımda topladığınız kutuların ebatları, renk sayıları, parti büyüklüğü (müşteri bir seferde o kutudan kaç tane alıyor), modelleri (özel kesim, a-box/standart), kulak tipi (yapıştırmalı, dikişli),…gibi özellikler nasıl bir kutu makinesine ihtiyacınız olduğunu belirler. Eğer 2-3 renkli baskılar varsa 4 renkli almak, çoğunlukla dikişli kutu üretilecekse inline (kutuyu yapıştırmalı olarak çıkaran) makine almak, çalışma genişliğini gereğinden büyük almak,…sık yapılan hatalardır.

Bazen makine üreticisi, bazen danışman ve/ya usta sizi belli bir makineyi almaya yöneltebilir. Sektör ziyaretleriniz burada çok önemlidir. Başka işletme sahipleriyle konuşmalarınızdan bir şeyler öğrenir ve daha doğru karar verirsiniz.

Kutu makinesinin performansını etkileyen en önemli husus, ayar süresi ve sayısıdır. Ayar süresi, makinenin çok manuel olmasından uzun olabildiği gibi operatörün yavaş hareket etmesinden de uzun olabilir. Makinenin kadranındaki hız, genellikle üretim miktarını birinci derecede etkilemez. Ayar süresinin uzunluğu, üretim sırasında çeşitli nedenlerle duruşlar, levha kalitesinin düşüklüğü (kamburluk, yapışma bozukluğu, oluklu kesiminin kötülüğü,…) üretim miktarını daha çok düşürür.


Bina

İşletmenin yerleşimi, iş sonuçlarını etkiler. Genellikle hazır binaya, işletme sığdırılmaya çalışılır. Bina hazır bile olsa, levhalar nereden gelecek ve stoklanacak, kutu makinesine nasıl beslenecek, bitmiş kutular nerede stoklanacak,…gibi akış mümkün olduğunca iyi planlanmalıdır. Malların aktığı güzergahlar, kendi içinde en az kesişmelidir. Ayrıca mal akışı ile insanların iş yaparken ki yürüyüş yolları az kesişmelidir. Her türlü kesişen akış, ilave maliyet ve zaman kaybı demektir. Öte yandan bu durum iş kazası riski de barındırmaktadır.


Yönetim

Eğer işletme ile ilk günden itibaren birebir ilgilenmeyecekseniz, mutlaka bunu yapacak birini yetiştirin.

Ustayı kontrol edecek kadar makineyi öğrenin.

Kayıt sistemine, raporlamaya önem verin. Karalama defterlerine alınan notlardan, ayın sonunda para kazanıp-kazanmadığınızı hesaplayamazsınız.

İlelebet başka bir şehirden/şirketten/kültürden gelen danışman ve ustayla gidemezsiniz. İlk günden, başlangıçtaki ekibin gidiş tarihi belli olsun. Ama dışarıdan gelenlerin, lokal insanları yetiştirmesini temin edin.


Sonuç

Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Tedarikçiniz olan oluklu mukavva fabrikasına/işletmesine verdiğiniz parayı çok görerek bu işe girmeyin. Esas işinizi destekleyecekse, esas işinizde bir atılım yapmanıza neden olacaksa ve/ya ambalaj sektöründe büyümek niyetindeyseniz; oluklu mukavva sektörüne girin. Kolay gelsin.

1 Ocak 2019 Salı

2019'a Girerken


Yılın ilk gününde yazılan bu makalede 2019’da oluklu mukavva ve kahverengi kağıt sektörlerine ilişkin beklentilerimi açıklayacağım. 2018’in sonunu çok güzel anlatan aşağıdaki iki grafiği (1)’deki Dr. Mahfi Eğilmez'in yazısından aldım.
Yılın ikinci yarısında işler giderek azalmış. Omüd sektör rakamları da bu azalmayı teyit ediyor. Üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yalnızca %0,8’lik bir büyüme var. Son çeyrekte küçülme olması büyük ihtimaldir. Daralan talebe karşılık oldukça yüksek kapasiteli bir oluklu fabrikası devreye girmiştir. Halen montaj aşamasında olan biri büyük diğerleri küçük kapasiteli birkaç fabrika daha bu aylarda devreye girecektir. Yani oluklu mukavva ambalajda talep azalırken arz fazlalaşacaktır. Arz talep kanununa göre fiyat baskı altında kalacak ve düşecektir.
 
Kahverengi Kağıttaki Durum
Orada da olukluya benzer bir durum söz konusudur. Geçen yıl Avrupa’da devreye giren kapasiteler bir milyon tondur. Bu sene 300 bini ülkemizde olmak üzere bir milyon ton daha kapasite devreye girecektir. Oluklu talebi azalırken kahverengi kağıt arzının çoğalması, kağıt fiyatının düşmesini getirecektir. 2018’in son iki ayında bu trend görülmeye başlanmıştır. Fiyatın azalmasına rağmen kağıt fabrikaları yeterince sipariş alamamış ve aylık bazda %50’ye varan kapasite kesintileri (yani duruş) yapmak zorunda kalmışlardır.
 
Ya 2019’da?
2019 büyüme beklentileri çeşitli küçülme tahminleri ile %2,3 büyüme arasında dağılmaktadır. Her halükarda 2019 büyümesi, 2018’in altında kalacağından sektörümüzü büyük bir kapasite problemi beklemektedir. Hafızam beni yanıltmıyorsa, sanırım bu sektör (kahverengi kağıt ve oluklu mukavva birlikte) ilk defa bu denli büyük bir kapasite problemiyle karşı karşıyadır. Eskiden hep bir büyüme olduğundan, yeni giren kapasiteler kısmi fiyat rekabeti yaratır, büyüyen ekonomiyle gelen talep artışı ilave kapasiteyi doyururdu. Şimdi ise çok absürt bir durumdayız. Bir yandan talep azalıyor, aynı anda ilave kapasiteler devreye girmeye devam ediyor. Fiyatın düşmesi dahi satışları arttıramıyor, son iki aydaki kağıt fiyatlarının düşmesinde olduğu gibi.
 
Peki Ne Yapılmalı?
Temel aksiyon, önümüzdeki birkaç yıl daha küçük büyüme oranlarının gerçekleşeceğini anlamak ve kapasiteyi buna göre düzenlemektir.
  • Yeni ürünler: Bazı kağıt fabrikalarının Kraft top veya beyaz test liner üretimine girmeleri güzel örnekler. Oluklu mukavvada ise yepyeni bir ürün geliştirilmesi imkanı çok az. Geliştirilse bile müşteriler, işlerin azaldığı dönemlerde daha tutucu olurlar ve yeniyi denemek istemezler.
  • Yeni Pazarlar: Kurların arttığı dönemler, ihracatı daha cazip kılıyor. Doların 5,3 TL olduğu bu günlerde ihracatın pek cazibesi yok. Öte yandan ülkemizin ithalatı azaldığından, yükleyecek konteyner bulmak da önemli bir sorun olmaktadır. En önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’da da işlerin kötüye gideceği beklentisi, ihracatı olumsuz etkileyecektir.
  • Yatırım Planları Gözden Geçirilmeli: Ucuz para dönemi bittiği, batıdaki merkez bankalarının artık piyasaya para enjekte etmediği yeni dönemde hem finansman bulmak hem de yapılan yatırımın ciro üretip-borcunu ödemesi daha uzun süre gerektirecektir. İyimser bakış açısıyla yapılacak yatırımların sonu hüsran olabilir. Kahverengi kağıt üretme hayalindeki bazı oluklu üreticilerinin de planlarını gözden geçirmesinde yarar olabilir. Kağıttaki darlık dönemi çoktan bitti.
  • Düşük Kapasiteyle Ayakta Kalmayı Öğrenmeli: Talep düşerken, arz arttığına göre daha düşük kapasite kullanılacak demektir. Ya kapasite azaltma bilinçli olarak yapılacak, ya da piyasa bizi tabir yerinde ise döve döve hizaya sokacaktır. Bu dönemde herkes için en tehlikeli senaryo, bir ton daha fazla satmak/üretmek için fiyat seviyesini kırmaktır. Bilanço çıktığında, dipte zarar varsa doğru fiyattan satmamışsınız demektir. Küçülmeyi beceremeyenlerin el değiştirmesi veya ödeme güçlüğüne düşmesi mümkündür. Küçülme yalnızca miktarın azalmasını sağlamak değil, aynı anda nakit akışını da düzene sokmak gibi iki ucu keskin bıçak bir problemdir.
 
Pozitif Beklenti Yok Mu?
Zayıf ta olsa bazı durumlar, beklentileri tamamen farklı şekle getirebilir:
  • Kurlarda Sıçrama: Kurların mevcut seviyesinin %7 daha üzerinde olması ülke olarak ambalaj ihracat şansımızı arttırabilir. Eğer %12 kadar daha yüksek olsa, ülkemize kahverengi kağıt ithalatı pahalı hale geleceğinden içeride kağıt fiyatları artacağı gibi kağıt ihracatı da olabilir.
  • Çin’in Atık Kağıt İthalatı: Risi’deki bazı yazılara göre Çin uygulamakta olduğu düşük kontaminasyon oranını bir süre gevşetmek zorunda kalacaktır. Böyle bir durum olması, atık kağıt piyasasını ve kahverengi kağıt piyasasını hareketlendirir. Genel olarak hurda, kağıt ve kutu fiyatları yükselir. Ancak bu senaryonun olumsuz yanı 2018 verileridir. Çin 2017’de 25 milyon ton atık kağıt ithal etmişken, 2018’de bu rakam 12,8 milyon tona inmiştir. Çin içerideki atık kağıdı toplamayı becermiş olabilir.
  • Hal Yasası: Yaş meyve sebzenin ambalaja girmesi, oluklu mukavva talebini ciddi oranda arttırabilir. Ancak bundan önce kayıt dışını önlemek gerekir. Halen kayıtlı çalışmayan yapıyı kayıt içine sokmak gerekir. Kayıt dışını önlemeden hal yasasının çıkması, bazı ambalaj üreticilerini de kayıt dışı çalışmaya sevk edebilir.
Özetle, 2019 yılı hem kahverengi kağıt hem de oluklu mukavva ambalaj sektörleri açısından çok zor bir yıl olabilir.