fazla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fazla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2026 Salı

Bain & Company 2026 Raporuna Göre Kâğıt ve Ambalaj Şirketlerinin İzlemesi Gereken Stratejiler

Aşağıda linkini verdiğim “Paper & Packaging Report 2026” başlıklı raporu okudum. Hazırlanırken her ne kadar büyük çaplı kâğıt ve ambalaj şirketlerine yapılan anketleri esas alsa da ülkemizdeki kâğıt ve ambalaj şirketleri faydalı olabilir diye düşünerek bu yazıyı hazırlıyorum. Yatık yazılar benim görüşlerimken, dik yazılar büyük ölçüde rapordan özetlenmiştir.

Raporun bölümleri
metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Rapor, “düşük kârlılık, kronik kapasite fazlası, dalgalı talep, artan regülasyon baskısı ve jeopolitik belirsizlikler kâğıt ve ambalaj sektörünün temel karakteristikleri hâline geldi” diyor. Özellikle Avrupa pazarı, Kuzey Amerika’ya kıyasla daha düşük kapasite kullanım oranları ve daha sert fiyat rekabetiyle karşı karşıya tespitinde bulunuyor. Türkiye’deki kapasite kullanımı daha da düşük maalesef.

Buna karşın, raporun ana mesajı: Başarılı şirketler savunmada kalmak yerine dayanıklılık (resilience) ve verimliliği (efficiency) stratejik bir avantaja dönüştürmektedir.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, cebir içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Kapasite Fazlası
Kapasite fazlası, kâğıt ve ambalaj sektöründe geçici değil, yapısal bir sorundur. Bain’in yıllarca süren araştırmaları, şirketlerin stratejik planlama süreçlerinde aşırı iyimser varsayımlar kullandığını göstermektedir. Şirketlerin büyük çoğunluğu pazarın iki katı hızla büyümeyi, kârlarının ise pazarın dört katı hızla artmasını hedeflemekte; ancak sanayi şirketlerinin yalnızca %7’si bu hedeflere ulaşabilmektedir.

Sermaye yoğun bu sektörde, aşırı iyimser büyüme beklentileri yüksek yatırım harcamalarına ve kalıcı kapasite fazlasına yol açmaktadır. Başarılı şirketler, rakiplerin kapasite kapatmasını beklemek yerine kendi maliyet avantajlarını güçlendirmeye odaklanmaktadır. (Ülkemize hiç uymayan tarz. Bizde rakibin altına girmek veya rakibi kötülemek daha moda.) UPM, Stora Enso, Domtar ve Nippon Paper gibi lider oyuncuların talebin daraldığı segmentlerde anlamlı kapasite kapatma kararları alması bu yaklaşımın örnekleridir.

Bakım-Onarımda Yapay Zekâ
Bakım yönetimi, sektörde genellikle geri planda kalan ancak yüksek değer potansiyeli barındıran bir alandır. Rapora göre bakım süreçlerine odaklanan şirketler:
  • Bakım maliyetlerini ton başına %17–23 azaltabilmekte
  • Tool-in-hand (fiilî bakım süresi) oranını 15 puan artırabilmekte
  • Yedek parça stoklarını %20–40 azaltabilmektedir
Raporun verdiği iyileşme oranları gerçekten müthiş. Genel olarak bakım-onarımda alınacak çok yolumuz var.

Tedarik Zinciri
Küreselleşme sonrası dönemde tedarik zincirleri daha kısa, daha bölgesel ve daha esnek olmak zorundadır. Grevler, ticaret kısıtları, tarifeler ve regülasyonlar, tedarik zincirini stratejik bir rekabet alanına dönüştürmüştür.

Başarılı şirketler:
  • Tedarik zinciri görünürlüğünü uçtan uca sağlamaktadır
  • Bölgesel ölçeği önceliklendirmektedir
  • Tedarikçi tabanını çeşitlendirmekte ve yakınlaştırmaktadır (nearshoring)
  • Yapay zekâ ve otomasyonu karar alma süreçlerine entegre etmektedir
Tedarik zinciri yönetimi artık yalnızca operasyonel bir fonksiyon değil, yönetim kurulu seviyesinde ele alınan stratejik bir yetkinliktir.

Müşterinin Beklentisi
Ambalajda sürdürülebilirlik artık bir maliyet unsuru değil, marka değerini artıran bir araçtır. Raporda sonuçları verilen anketlerden birine göre sürdürülebilir ambalajın önümüzdeki üç yıl içinde lüks ambalaj gelirlerinin %30’undan fazlasını oluşturması beklenmektedir. Lüks ambalaj derken, çikolata, parfüm gibi nispeten pahalı ürünlerin ambalajından bahsediyor. Yani lüks ambalaj alıcıları/kullanıcıları da (geçen yılki ankete kıyasla) sürdürebilirliği daha çok önemsemeye başlamışlar.

Ankete katılan ambalaj sektörü temsilcileri, tüketici tercihleri ve yeni kurallara (PPWR, EUDR vb) yanıt olarak sürdürülebilirlik hususlarını ön plana çıkarmayı ve ambalajı, karbon azaltımından biyolojik çeşitlilik ve biyobozunabilirliğe kadar çeşitli hedefleri gerçekleştirmek için kolay bir araç olarak görüyorlar.  Bu amaçla “4R, reduce, reuse, recycle, recover” şeklinde özetlenen ve ambalajın çevreye etkisini azaltmayı hedefleyen adımları kullanıyorlar:

1.Azaltın (Reduce): Ambalajda kullanılan malzeme miktarını en aza indirin.
2. Yeniden Kullanın (Reuse): Ambalajı birden çok kez kullanılacak şekilde tasarlayın.
3. Geri Dönüştürün (Recycle): Geri dönüştürülebilir malzemeler kullanın (örneğin, plastik yerine kâğıt) ve doğru geri dönüşümü teşvik edin.
4. Geri Kazanın (Recover): Yeniden kullanılamayan veya geri dönüştürülemeyen ambalaj atıklarından enerji veya malzeme elde edin.

Yine ambalaj sektörü temsilcilerine sorulan “estetik, sürdürülebilirlik ve performans göz önüne alındığında, ambalaj malzemelerini yenilemek için en umut verici çözüm ne olabilir” sorusuna katılımcıların %49’u rutubete karşı dayanımı arttırılmış kâğıt cevabını vermiş. Oluklu mukavva kağıtları için düşük gramaj yetmiyor, aynı zamanda rutubete karşı dayanımı da artmış olmalı diye anlıyorum.

Satış Yönetimi
Miktar artışının EBITDA büyümesine yol açması, kâğıt ve ambalaj sektöründe hiç kolay olmamıştır; daha hızlı büyüyen sektörlerden alınabilecek ticari mükemmellik taktiklerine odaklanmak, kâğıt ve ambalaj şirketlerinin kâr ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabilir. Son yıllar, maliyet dalgalanmaları, enflasyon, faiz oranları ve son dönemde tarifeler nedeniyle kâğıt ve ambalaj sektöründe özellikle çalkantılı geçmiştir; tüm bunlar, marjlara sürekli baskı uygulamaktadır.
Ülkemizdeki yüksek enflasyon, enerji maliyeti, baskı altındaki kurların ithalatı teşvik etmesi, yurt dışına kıyasla anormal kapasite fazlası ve kayıt dışılık yukarıda tespit edilen maliyet dalgalanmasını katlamaktadır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın rapor satışı iyi yönetenler, rakiplerinden 2–3 kat daha hızlı büyüyebilecektir diyor. Bunu sağlamak için:
  • Müşteri, ürün ve segment bazında gerçek kârlılığın hesaplanması
  • Satış kaynaklarının (ekip, stok tutma ve kredili satış gibi) doğru müşteri ve segmentlere yönlendirilmesi
  • Yapay zekâ destekli pazar ve müşteri analizi
Yapılmalıdır.

Diğer Hususlar
Birleşme ve satın almalar ile sürdürebilirlik gayretleri konularında faydalı değerlendirmeler yapan raporda küresel ambalaj pazarıyla ilgili şöyle bir değerlendirme var:

“Küresel tüketici ambalaj pazarı yaklaşık 8 trilyon birim büyüklüğünde olup, bunun yaklaşık %60'ı plastik ve %20'si elyaf bazlı çözümlerden oluşmakta, geri kalan ise cam ve metal gibi diğer materyaller arasında paylaştırılmaktadır. Bunların neredeyse %65'i gıda ve içecek ile ilgili uygulamalardır.
Plastik, hafifliği, mekanik dayanıklılığı, kimyasal direnci ve çok yönlülüğü nedeniyle on yıllardır tercih edilen baskın malzeme olmuştur. Bu özellikler, diğer alternatiflere kıyasla düşük maliyeti ve sağladığı kolaylıkla birleştiğinde, plastik ambalajlar; markalar, perakendeciler ve tüketiciler için çok cazip bir seçim haline gelmiştir. Plastik son derece dayanıklı olsa da başlangıçta kullanım ömrü veya imhası düşünülerek tasarlanmamıştır. Son yıllarda, düzenleyici kurumlar, tedarikçiler, markalar, perakendeciler ve tüketiciler kullanılmış ambalajların çevresel etkilerini—özellikle deniz kirliliği ve mikro plastik sorunlarını—daha yakından incelemeye başlamıştır. “

Benim Anladığım
  • Kapasite fazlası bir gerçeklik olduğuna göre kapasite fazlası iyi yönetilmeli: Rakibin havlu atmasını beklemek yerine, kendi imkanların doğrultusunda çözüm bulmalı. Kapasite kapatma, kısma veya başka ürün grubuna geçme kararının arkasında mantık/hesap olmalı.
  • Özellikle bakım-onarımda ve tedarik zincirinde yapay zekâ uygulamalarından istifade edilmeli. Fazlalık stoklar, pahalı yedek parça stokları, bakım ekibinin zaman planlaması, faydasız işlerin ayıklanması, gibi çok sayıda konuda ciddi kazançlar sağlayabilir.
  • Müşteri beklentilerinde sürdürebilirlik giderek önem kazanıyor. Daha hafif, tekrar kullanılabilen, geri dönüşümden elde edilmiş ambalaj malzemesi olarak kâğıdın rutubete karşı daha dayanıklı olması bekleniyor. Yukarıdaki ankete göre ambalaj sektörü temsilcilerinin yarısı, rutubete karşı mukavemeti arttırılmış kâğıdın inovasyon için gerekli olduğunu düşünüyor.
  • Miktar artışı, kâr artışını garanti etmiyor. Müşteri, ürün, segment bazında nereden para kazanıldığının (veya kaybedildiğinin) analiz edilmesi şart görünüyor.

Bain & Co’nun Paper & Packaging Report 2026 raporunun indirme bağlantısı:
https://www.bain.com/insights/topics/paper-and-packaging-report/

20 Temmuz 2025 Pazar

Kutular Nerede?

Bu yazı en altta adresini verdiğim Adam Josephson’un yazısının geniş özetidir. Üç nokta koyduğum yerlerdeki orijinal cümleler hariç birebir tercüme ettim. Oluklu mukavva kâğıdı ve kutu konularına ilişkin pandemi, kapasite fazlalığı, tüketimin düşmesi, kutudan-esnek ambalaja geçiş gibi konulara açıklama getirdiği için buraya not ediyorum. Yatık kısımlar yazara aitken dik olanlar bana aittir.

 

Bankaların, banka dışı finansal kuruluşlara … kredi verme eğilimlerinin hızla artması ve bu durumun reel ekonomi (şirketler ve hane halkı) aleyhine gelişmesi üzerine çokça yazdım. … bankaların finans dışı şirket borçlanmalarındaki payının son yıllarda istikrarlı bir şekilde azalmış olması ve finans sektörünün aynı dönemde çok daha büyük hale gelmesi … şaşırtıcı değil.

 

Ancak bu gelişmelerin reel ekonomi üzerindeki somut etkileri hakkında çok daha az yazdım. Bu duruma bir örnek, daha önce satış tarafı analisti olarak takip ettiğim sektör olan kâğıt ve ambalajdır.

 

Eski Fed Başkanı Alan Greenspan döneminde, Fed, ekonominin nasıl gittiğini görmek için oluklu mukavva kutu talebini izlerdi; kutular mal taşımak için kullanılır ve mal harcamaları 2000’li yılların başında GSYH’nin yaklaşık %25’ini oluşturuyordu (şimdi %21’e geriledi). Üretim dışı sektörlerde, daha çok büyüme gerçekleşmiş anlamındadır.

 

Amazon’un 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nun 31. sayfasında belirtildiği gibi büyük e-ticaret perakendecilerinin kutulardan esnek ambalajlara ve diğer paketleme türlerine geçişi ve diğer bazı etkenler nedeniyle kutu talebi, mal talebinin mükemmel bir göstergesi değildir. Ancak yine de önemli ölçüde mal talebini yansıtır. E-ticaretin ambalaj tercihi değiştiğinden, Greenspan dönemindeki gibi kutu satışlarını izleyerek, ekonomi iyiye gidiyor denemez.

 

Pandemi döneminde, hükümetin benzeri görülmemiş bütçe açıkları ve Fed’in büyük ölçekli teşvikleriyle birlikte evde kalma davranışları nedeniyle mal ve dolayısıyla kutu talebi fırladı. (Yani çok para tüketimi belki savurganlığı körükledi.)  Ancak ardından gelen düşüş sert oldu. 2022 başından bu yana ABD'de bir taşımacılık durgunluğu yaşanıyor; mal talebi pandemi zirvesinden normale döndü. ABD kutu sevkiyatları 2022 ve 2023’te %4’er düşerek pandemi öncesi seviyelerin altına indi, geçen yıl yatay seyretti ve 2025’te tekrar düşüşte. ABD’de kutuların hammaddesi olan oluklu mukavva kâğıdı (containerboard) üreticileri buna nasıl yanıt veriyor? 2025’in ilk yarısında beş üretici, toplamda yaklaşık 2,5 milyon tonluk kapasiteyi temsil eden kalıcı kapatma kararlarını açıkladı; bu miktar 2024 Kuzey Amerika kapasitesinin yaklaşık %6’sına karşılık geliyor.

 

2008/2009 küresel finans krizinde bile ABD/K.Amerika üreticileri bir yıl içinde bu kadar yüksek miktarda üretim kapasitesini kalıcı olarak kapatmamıştı. 2009’da International Paper iki oluklu mukavva fabrikasını ve üçüncü bir fabrikadaki bir makineyi kapattı, toplamda 1,4 milyon tonluk kapasite kaybı oldu (yazıda kutu fabrikası yazıyor ama gerçekte bahse konu olan kâğıt fabrikası). Peki, ABD oluklu mukavva endüstrisi, ekonomik büyümenin olduğu bir dönemde nasıl bu kadar çok kapasite fazlasıyla karşılaştı? Bu, bu yazının kapsamını aşıyor; ancak muhtemelen yerel talep, ihracat talebi/fiyatları ve kapatılan fabrikaların yaşı ile yatırım ihtiyaçları gibi birçok faktörün bir sonucu.

 

Amazon gibi firmaların kutulardan diğer ambalaj türlerine geçişinin yanı sıra kutu talebinin son yıllarda zayıf kalmasının diğer nedenleri neler? Mevcut konut satışları tarihsel olarak düşük. ISM imalat PMI (satın alma müdürleri endeksi) son 32 ayın 30’unda daralma bölgesinde. Tüketici paketli ürünleri (CPG consumer packaged goods) hacimleri 2022’den bu yana düşüşte. Son dönemde birçok halka açık büyük şirketin verilerine göre perakendecilerin ve restoran zincirlerinin aynı mağaza satışları neredeyse sabit kaldı. …

 

Bu sabah, paketli gıda şirketlerinin süregelen satış zayıflığının en son kanıtı iki büyük firmadan geldi. Conagra’nın organik satışları, Mayıs’ta sona eren çeyrekte %3,5 düştü; şirketin organik satışları son sekiz çeyreğin yedisinde düşüş gösterdi. Kellogg, Ferrero tarafından satın alınması kapsamında açıkladığı ön sonuçlara göre, 2. çeyrek net satışlarının geçen yıla göre yaklaşık %9, düzeltilmiş FAVÖK’ünün (EBITDA) ise yaklaşık %42 azaldığını duyurdu.

 

metin, çizgi, öykü gelişim çizgisi; kumpas; grafiğini çıkarma, diyagram içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

 

Paketli gıda dışındaki pek çok CPG şirketi de benzer şekilde satış/hacim zayıflığı yaşıyor. Bira talebi zayıf; bu durum Beer Institute ve NBWA (National Beer Wholesalers Association) verilerinden açıkça görülüyor. Gazlı içecek üreticileri Coca-Cola ve PepsiCo, 2025’in ilk çeyreğinde Kuzey Amerika’da %3 hacim düşüşü bildirdi. İçki/alkollü içecek sektörü geçen yıl nadir görülen bir satış düşüşü yaşadı. Ayrıca ev ve kişisel bakım ürünleri satan birçok firma 2025 1. çeyrekte sabit veya düşen hacim bildirdi.

 

Ve belki de söylemeye gerek yok ama, demografik eğilimler CPG şirketleri (ve birçok başka sektör) için çok önemlidir. Dallas Fed, iki gün önce yayımladığı bir çalışmada, 2021–2024 arasında artan izinsiz göçün ardından uygulanan daha sıkı göçmenlik politikalarının GSYH büyümesine önemli darbe vurabileceğini tahmin etti…

 

Bütün bunlardan bize ne derseniz?

İfade edilen görüşlerin hepsi bizde de geçerli, ilaveten yüksek enflasyon tüketicilerin harcayabileceği parayı korkunç derecede azaltırken; satıcıların fiyatlama davranışlarını bozuyor.

Bu ortam ise kayıt dışı ekonomiyi daha da arttırıyor ve merdiven altı üreticileri çoğaltıyor.

Sanki çok ihtiyaç varmış gibi, kamunun plansız şekilde destek verdiği yatırımlar kaynak israfı olarak tüketimin artmasını bekliyor.

 

Yazının kaynağı:

https://adamjosephson.substack.com/p/where-have-the-boxes-gone

9 Kasım 2024 Cumartesi

Hurda, Kahverengi Kağıt ve Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörlerinin Geleceğine İlişkin Güncel Görüşler

Bu yazıda son dönemde okuyup, bir kısmını ilgilenenlerle paylaştığım en altta kaynakları verilmiş yazıların geniş bir özetini yaparak; üçlü sektörü yabancıların nasıl gördüğünü yorumlayacağım. İtalik yazılmış ifadeler benim yorumlarımdır.


Global kâğıt esaslı ambalaj sektörüne şekil verecek beş faktör (1)
1. Talep Yavaşlaması ve Aşırı Kapasite Yatırımı: Son yıllarda, özellikle 2020'den itibaren, sektörde 40 milyon tonluk bir kapasite fazlası oluşmuştur. Bu, tarihsel işletme oranlarının %11 üzerinde bir artışı temsil etmektedir. 2023 yılında küresel kâğıt ve karton üretimi 409,7 milyon ton olarak gerçekleşmiş ve 2022'ye göre %3,1'lik bir düşüş göstermiştir.
Pandemi döneminde artan talep, aşırı üretime ve stok fazlasına yol açmış, bu da 2023 boyunca yaygın bir stok azaltma sürecini tetiklemiştir.
 
2. Üretim Azalmasının Pazar Segmentlerine Etkisi: Karton ambalaj segmenti, özellikle tüketici elektroniği, kozmetik ve mücevherat gibi premium ürünlerin ambalajında kullanılan kartonların talep düşüşünden en çok etkilenen alan olmuştur.
Pandemi döneminde oluklu mukavva kâğıdı talebindeki artış, 2023'te geniş çaplı stok azaltma süreçlerine neden olmuştur. Buna karşılık, inşaat sektörüne yönelik dayanıklı kraft kâğıtları daha iyi performans göstermiştir. (Bu cümleden yalnızca çimento torbası anlaşılmasın, grafikteki kraft torba, sargılık, gıda temasına uygun kağıtlar anlamındadır.)
 
Sürdürülebilir Ambalajlama ve Plastik İkamesi: Plastik ambalajların fiber bazlı çözümlerle değiştirilmesi yönündeki eğilim, karton ve kraft kâğıt talebini artırmaktadır.  Ancak, bu talep artışı beklenen seviyelere ulaşmamış ve birçok şirket, plastik ikamesi çözümleri için kapasite yatırımlarını aşırı yapmıştır. Sürdürülebilir ambalajlama konusundaki farkındalığın artması ve yeni pazarların gelişmesi, gelecekteki büyüme fırsatları sunmaktadır.
 
3. Bölgesel Farklılıklar: Aşırı kapasite sorunu özellikle Asya ve Avrupa'da daha belirgindir. Küresel kapasite fazlasının yaklaşık %70'i Asya'da bulunmaktadır. (Aşağıdaki grafik tüm ambalaj kağıtlarındaki kapasite fazlasını göstermektedir.)
Asya, küresel pazarın yaklaşık yarısını oluştururken, Avrupa ve Kuzey Amerika'da daha temkinli kapasite genişlemeleri gözlemlenmiştir. (Asya’daki 27 milyon tonun 16 milyon tonu oluklu mukavva kağıdıdır.) Avrupa'da yaklaşan ormansızlaşma düzenlemeleri, sürdürülebilir ambalaj maliyetlerini artırabilir. (Yeni regülasyonlar, bir nevi gümrük duvarı inşası amacını taşımakta ve genel olarak maliyet artışına neden olacaktır.)
 
4. Makine Öğrenimi ve Otomasyonun Rolü: Makine öğrenimi ve algoritmalar, e-ticarette ambalaj boyutlarının optimize edilmesine yardımcı olarak oluklu mukavva ve karton tüketimini azaltmaktadır. Son beş yılda, bu algoritmalar oluklu kutu kullanımını %35'ten fazla azaltmıştır. Ayrıca, grafik kâğıt üreticileri, makinelerini ambalaj kâğıdı üretimine dönüştürerek sermaye yatırımlarını optimize etmektedir. (Grafik kağıdı üretiminden çıkmakla iyi bir şey yaparken oluklu mukavva kağıdı kapasitesini arttırmaktadırlar.)

Kâğıt sanayi otomasyonu yeterince yapmış gibi görünse de önümüzdeki beş-on yıllık dönemde, sekiz metrelik kağıt makinelerinde daha da otomasyon, robotlar ve yapay zeka uygulamaları görülecektir. Bu şekilde ambalaj kağıtları sektörü spesiyal kağıtlar ve endüstriyel ambalajlar gibi nispeten niş ürünler üretebilecektir.
 
5. Yeni Pazar Fırsatları: Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen iki büyük birleşmeyi (veya satın alma, Smurfit Kappa ve WestRock ile International Paper ve DS Smith) oligopol olduğu düşünülemez, zira dünya pazarının %10’na tekabül eden şirketlerdir.
 
Ambalaj kağıtları demografiyle ilgilidir. Avrupa nüfusu en üst seviyesine ulaşmıştır ve bundan sonra nüfus artış hızı giderek azalacaktır. Çin’de de benzeri bir durum olduğundan, Avrupa’nın orta doğuya ve Asya’ya ihracatını arttırma şansı olabilir. (Orijinal yazı, burada kendisiyle çelişmektedir. 27 milyon ton kapasite fazlası olan Asya’ya Avrupa nasıl ihracat yapabilir?)


ABD’de Oluklu Mukavva Kutu Kullanımı Düşüyor (2)
18 Eylül’de yapılan bir webinarda Fastmarkets RISI'nin Kuzey Amerika Grafik Kağıtlar ve Ambalaj Direktörü şöyle demiş: "Şu anda yaklaşık bir buçuk iki yıldır çok durgun bir seviyedeyiz. Aslında gördüğümüz şey, kutu sevkiyatlarının 2016 veya 2017 seviyelerine düşmesi ve orada sıkışıp kalması, bu da tipik trendden oldukça dramatik bir kopuş." (ABD’de kutu satışları pandemiden çok önceye dönmüş.)

Konuşmacıya göre, “perakende ve dayanıklı tüketim sektörlerindeki kutu kullanımları geleneksel olarak genel ekonomik faaliyetle ilişkilendirilir, ancak bu faktörler pandemi sırasında ayrıştı”. Bu durum, pandeminin başlangıcında karmaşık tedarik zincirlerinden kaynaklanıyordu; pandemi yüksek sipariş hacimlerine yol açtı ve ardından uzun süren bir stok azaltma dönemine dönüştü. Ambalaj şirketleri, stok azaltmanın büyük ölçüde tamamlandığını, ancak enflasyonun hala tüketici harcamalarını olumsuz etkilediğini söylüyor.
Yazı ileriye dönük olarak ambalaj talebini, yurt içi üretim, gıda sektörü ve e-ticaret kutusunun doğru ebatta üretilmesi (right sizing, içinde boşluk kalmaması) gibi konuların; tüketici harcamalarından daha fazla etkileyeceğini söylüyor. (Yani enflasyon tüketicinin harcanabilir gelirini azaltsa da kutu talebini esas belirleyici olan yurt içindeki gıda dahil üretimin artması ve e-ticaret şirketlerinin tercihleri olacaktır.)

Konuşmacı, e-ticaretten alınan şeylerin, oluklu mukavva kutudan daha çok plastik poşetler ve kâğıt zarflarla geldiğini söyleyerek yukarıdaki grafiği doğruluyor. (Ben ülkemizde de benzer bir trendin olduğunu, ambalaj maliyetini ve kargo ücretini azaltmak için eskiden oluklu mukavva kutu kullananların dahi kâğıt veya plastik poşetlere/zarflara döndüğünü düşünüyorum.)


Atık Kâğıt Fiyatları Üçüncü Çeyrekte Düşmeye Devam Etti (3)
2024'ün üçüncü çeyreği, yüksek enerji maliyetleri, yurtiçi fabrikalardan gelen zayıf talep ve kısıtlı ihracat pazarlarının bir araya gelmesiyle şekillenen önemli bir türbülansla karakterize edildi. Bu baskılar sektör için tamamen yeni olmasa da baskıların yarattığı stres sektördeki pek çok kişinin beklemediği seviyelere ulaştı.

Çeyrek boyunca, Avrupa'daki geri kazanılmış kâğıt fiyatları aşağı yönlü seyrini sürdürdü. Özellikle OCC ve karışık kâğıtta bazı durumlarda neredeyse %25'e varan keskin düşüşler görüldü. Tarihsel olarak üçüncü çeyrek, fabrikaların yaz tatili kapanışlarını takiben üretimi artırdığı göreceli bir istikrar dönemini temsil ederdi. Ancak 2024 yılında tam tersi bir durum yaşandı ve özellikle Almanya'daki bazı fabrikalar duruşlarını (yeterli işleri olmadığından) üçüncü çeyrek sonuna kadar uzatmayı tercih etti.

Bu fiyat daralmasının başlıca nedeni ambalaj sektöründen gelen talepteki belirgin azalma oldu. Avrupa'da geri kazanılmış kâğıdın büyük bir kısmını tüketen ambalaj sektörü, desteklediği alt sektörlerdeki düşük tüketim nedeniyle üretimde önemli bir düşüş yaşadı. Özellikle otomotiv ve havacılık sektörleri yavaşlaması, bazı bölgelerde ambalaj üretimini %17'ye varan oranlarda azalmasına yol açtı.

Geçtiğimiz çeyrekte de enerji fiyatları sektör üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam etti. Özellikle Almanya'da olduğu gibi, gaz fiyatlarının 2024 yılı boyunca yüksek kalmaya devam etmesiyle birlikte, birçok fabrika üretim maliyetinin potansiyel kârdan fazla olması nedeniyle üretimi kısmak veya planlı duruşları uzatmak zorunda kalıyor.

Tarihsel olarak Avrupa'nın geri kazanılmış kâğıt arzı için bir tahliye vanası görevi gören ihracat pazarı da üçüncü çeyrekte önemli zorluklarla karşılaştı. Hindistan, Endonezya ve Vietnam gibi Avrupa'nın geri kazanılmış kağıtları için geleneksel varış noktaları olan önemli Asya pazarları, süregelen lojistik aksaklıklar ve zayıf talep nedeniyle durgun kaldı. Kızıldeniz'deki nakliye krizi, transit maliyetlerinin artmasına ve teslim sürelerinin uzamasına katkıda bulunarak Avrupalı ihracatçıların etkin bir şekilde rekabet etmesini zorlaştırdı.

Artık doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithal etmese de Çin, komşu ülkelerden tedarik ettiği geri dönüştürülmüş kağıt hamuru (recycled pulp) ve nihai ürünlere olan talebiyle küresel geri kazanılmış elyaf piyasasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Ancak burada bile, Çinli fabrikaların enerji maliyetleri ve düzenleyici baskılar (yani regülasyon) gibi kendi iç sorunlarıyla boğuşması nedeniyle talep üçüncü çeyrekte zayıf kaldı.

Asya'ya yapılan ihracat hacimleri keskin bir şekilde düştü ve çeyrek ortasında Avrupa'dan OCC ve diğer dökme kalitelerin akışı bir miktar durdu. Bazı ihracatçılar odaklarını Türkiye ve Orta Doğu gibi alternatif pazarlara kaydırmaya çalıştı, ancak bunlar da yüksek enflasyon ve kur dalgalanması gibi ekonomik zorluklarla karşılaştı ve bu da Avrupa'nın hurda kağıtlarını rekabetçi fiyatlarla alma kabiliyetlerini sınırladı.

Geri kazanılmış kâğıt piyasasındaki dalgalanma, şirketlerin azalan marjlar karşısında pozisyonlarını sağlamlaştırmaya çalışmaları; sektörde bir dizi stratejik değişime de yol açtı. Bazı orta ölçekli şirketler, potansiyel satın almaları veya daha büyük, mali açıdan daha istikrarlı oyuncularla ortaklıkları araştırıyor. Düşük fiyatlar, yüksek enerji maliyetleri ve zayıf talebin birleşimi nedeniyle iflas riski altında olan bazı küçük şirketlerin mali sağlığı önemli bir endişe kaynağı olmaya devam etti.

Aynı zamanda, daha büyük oyuncular verimliliği artırmak ve enerji yoğun süreçlere bağımlılıklarını azaltmak amacıyla gelişmiş geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmaya devam etti.

Aralarında Stora Enso ve Smurfit Kappa'nın da bulunduğu birkaç büyük oyuncu, atık toplama ve ayırma tesislerine yeni yatırımlar yapacaklarını duyurdu, ancak bu projelerin 2025 yılına kadar pazar üzerinde anlamlı bir etki yaratması beklenmiyor.

Dördüncü çeyrek ve sonrasına bakıldığında, kâğıt sektörünün yakın geleceği belirsiz görünüyor. Bir yandan, özellikle enerji maliyetlerinin düşmesi ve kilit sektörlerde talebin toparlanması halinde fiyatların istikrara kavuşmaya başlayabileceğine dair bir umut var. Ancak, yüksek enerji maliyetleri, arz fazlası ve önemli ihracat pazarlarındaki zayıf talep de dahil olmak üzere sektörün karşı karşıya kaldığı yapısal zorlukların yakın vadede ortadan kalkmasının pek mümkün olmadığı da giderek daha fazla kabul görüyor.

Sektör şu anda yakın gelecek için huzursuzluk ve endişe yaratan çalkantılı sularda seyrediyor. Kuşkusuz, hurda esaslı kâğıt sektörü zirveye çıkma direncine sahip olduğunu defalarca göstermiştir ve birleşmeler, satın almalar ve konsolidasyon bir bedeli olacaktır. (Çıkmadık candan umut kesilmez demeye çalışıyor.)


Böyle Zamanlarda Değer Yaratmak İçin Sürdürebilirlik ve Esneklik (4)
29 Ekim 2024'te Chicago'da yapılan Fastmarkets Orman Ürünleri Konferansı'nda katılan üst düzey yöneticiler, belirsiz piyasa koşullarında şirketlerin değer yaratması için sürdürülebilirlik ve esnekliğin önemine vurgu yaptı. COVID-19 ve diğer piyasa krizlerinden alınan dersler ışığında, liderler tedarik zinciri dayanıklılığı ve yerelleşmenin önemini belirttiler.

Ceo panelde konuşmacılar (EUDR’den bahisle) “ormasızlaşmayı azaltma amacı çok güzel ama Avrupa Birliği orman ürünleri ithalatını kontrol etmek istiyor” şeklinde yakındı.

Yapay zekanın dönüşüm değil, evrim olarak görüldüğü belirtilirken, kâğıt esaslı ambalaj sektörünün karbon piyasaları ve plastik ikamesi gibi alanlarda büyüme fırsatları olduğuna dikkat çekildi.

Ayrıca, genç neslin sektöre ilgisinin artması beklenirken, bu yıl ABD’de 65 yaşını doldurduğu içim 3,5 milyon kişinin emekli olacağı açıklandı. (Ceo panele katılanlar, sürdürebilirlik gibi genel konuları konuşmayı tercih etmiş. Kapasite fazlası nasıl giderilecek, yeni regülasyonlara nasıl önlem alınacak konuşmamışlar. “Kelin ilacı olsa” durumu.)


Asya Atık Kâğıt Sıkıntısı Yaşayacak (5)
1 Kasım 2024’de yapılan konferansta Asya'daki geri kazanılmış kağıt (RCP, recovered paper, hurda/atık kağıt) talebinin hızla artması, bu alanda büyük zorlukları beraberinde getiriyor denmiş. Fastmarkets RISI'ye göre, bu talep artışı, “özellikle Asya'daki fabrikaların ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli miktarda eski oluklu mukavva (OCC, old corrugated container, kullanılmış kutu) bulma konusunda sıkıntı yaşanmasına neden olacak. ABD, Avrupa ve Japonya gibi büyük ihracatçı ülkelerdeki azalan tedarik, küresel geri kazanılmış kâğıt piyasasında dalgalanmaları artıracak. Özellikle ABD'nin OCC ihracatındaki düşüş ve Batı Avrupa'daki sıkılaşan piyasalar bu durumu daha da kötüleştirecek.”

Çin, 2021'de doğrudan geri kazanılmış kâğıt ithalatını yasaklamasına rağmen, Asya'daki fabrikaları aracılığıyla büyük miktarda geri kazanılmış kâğıt satın alarak küresel pazarda kilit bir oyuncu olmaya devam ediyor. Öte yandan Çin, geri dönüştürülmüş hamur (recycled pulp) gibi alternatif elyaf türlerine yönelse de OCC ihtiyacı yüksek kalıyor. Buna karşılık Çin, Endonezya, Malezya ve Vietnam gibi ülkelerde uygulanan ithalat kısıtlamaları OCC talebini baskılayan unsurlar arasındadır.


Sonuç
  • Atık kâğıt şu an sıkıntılı gibi olsa da piyasa biraz hareketlenirse değeri çok artacak. Alıntılanan yazılarda bahsedilmiyor ama atık kağıdın evlerde ayrıştırılması ve toplama miktarının arttırılması sorunları ortaya çıkacak.
  • Kâğıt kapasite fazlalığı her yerde var. Yakındaki pazarlar hariç, şuraya-buraya ihracat şansı pek görünmüyor. Özellikle Asya'daki fazla kapasitenin nasıl dengeleneceği henüz belli değil. Mevcut oluklu mukavva kutu kullanım alışkanlıklarına göre Avrupa'daki fazla kapasitenin 2026'da dengeye ulaşması tahmin ediliyor.
  • Ambalaj seçiminde müşteri tercihleri değişiyor. Oluklu mukavvadan-zarfa, plastikten kâğıda gibi geçişler var. Pandemi öncesindeki dengeler komple bozuldu. Bir nevi pandemiden önce-pandemiden sonra durumu oluştu. Pandemiden önceki kabuller (yılda şu kadar büyürse X yılında şöyle olur) artık geçersiz.
  • Nüfus meselesi, yaşlı sayısının artması hem olumlu (gençlere iş şansı) hem de olumsuz (tüketim tercihlerinin değişmesi) sonuçlar getirecek. 
  • Özetlenen yazılara göre yabancılar da sonucun (kapasite fazlası, yeni kurallar/gümrük duvarları, yaşlanma, e-ticaret, sürdürülebilirlik, hurda nereden bulunacak,…vb) ne olacağını henüz kestiremiyor.


Alıntı yapılan yazılar:
1-https://www.fastmarkets.com/insights/key-factors-in-global-outlook-paper-packaging/
2-https://www.packagingdive.com/news/box-containerboard-pricing-fastmarkets-risi-cascades-eudr/727578/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-09-23%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:66120%5D&utm_term=Packaging%20Dive
3-https://thepulpandpapertimes.com/news/industry-news/recovered-paper-2134
4-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Forest products leaders cite sustainability, flexibility as main
factors to create value to companies in uncertain times” başlığıyla yayınlanan yazı
5-www.risiinfo.com da 1 Kasım 2024’te “Conference: Challenges ahead for Asia to find enough RCP to support fast growing demand for OCC” başlığıyla yayınlanan yazı 

18 Kasım 2023 Cumartesi

Kim, Ne Yapmalı?

Kahverengi kâğıt yatırımları sürüyor, yılbaşında, ilk çeyrekte, ikinci çeyrekte devreye girecek yeni tesisler var. Çeşitli sektör toplantılarında, doğal olarak bu konu konuşulmakla beraber net bir fazla kapasiteden çıkış planı yok. Görebildiğim kadarıyla; gerektiği kadar üretim kesintisi yaparız diyebilen patronlar/yöneticiler var, eski teknolojili olanlar dursun diyen hesap-kitap bilmeyen yöneticiler var ve iki seneye işler düzelir diyen iyimserler var. Bu yazıda aklım erdiğince konuları tüm yönleriyle ele almaya çalışacağım.

İlk 9 ay
Açıklanan SKSV verilerine göre ilk 9 aydaki oluklu mukavva kağıtları üretim, ithalat ve ihracat rakamları şöyle gerçekleşmiş:

2023 tam yıl nasıl biter?
Tahminlerimle birlikte rakamları yıllığa taşıdığımda;
Oluklu mukavva kağıdı üretiminin geçen yılın 370 bin ton kadar altında kalacağını, ithalatın yıllık 85 bin ton kadar artacağını, buna karşılık bobin ihracatının %50 azalacağını ön görüyorum. Depremin de etkisiyle kapasite kısıldığından, esasen bu sene oluklu mukavva kağıdının fazla kapasitesini görmemişiz. Bir başka deyişle henüz fragmanı seyrediyoruz.

Eski teknolojili olanlar kapatsın
2023 yıl ortası itibarıyla, kurulmuş ve çalışır durumda olan (depremden etkilenen makineler çalışıyor kabul edilmiştir) oluklu mukavva sektörüne hurda esaslı kağıt üretmek amacıyla 26 kağıt makinesi bulunmaktadır. Bunlardan kapasitesi 100 bin tonun üzerindeki 10 makinenin toplam kapasitesi 3,1 milyon tonu aşmaktadır ve ülkemizin ihtiyacına fazlasıyla yetmektedir. (Esasen 10 makine bütün ülkeye yetip-artıyor ama 26 makine var ve 5-6 makine ise kuruluş aşamasında.) 2023 yıl ortasında montajı süren beş makinenin toplam kapasitesi ise 2 milyon tonu aşmaktadır.
Kapasitesi 100 bin tonun altında olan makine sayısı 16’dır ve kapasitelerinin toplamı bir milyon ton civarındadır. Yani 16 makinenin hepsi kapatılsa dahi oluklu mukavva kağıdı sektöründeki kapasite fazlalığına çare olmayacağı açıktır.

Kapasite kesintisi
Peki çare ne? Çare kapasite kesintisidir. 2023’de deprem nedeniyle zorunlu veya planlı yapılmış (yıl bitmediğine göre daha da yapılacak) duruşlarla kabaca 350-400 bin tonluk kesintinin gelecek yıl (2 milyon tonluk kapasitenin ancak yarısının devreye gireceği varsayımıyla) bir milyon tona kadar çıkması mümkündür.

Esas sorun finansman
Kapasite kesintisi şirketlere büyük bir finansal yük getirecektir. Finansal yük dolayısıyla bazı eski teknolojili makinelerin kapatmayı düşünülmesi mümkün olsa da esasen bu makinelerin ürettiği malı kime satacağı düğümü çözecektir. Entegre olanların işi nispeten daha kolaydır. Ürettiği kağıdı tamamen açık pazarda satmaya çalışacak şirketlerin durumu daha zor olacaktır.
Öte yandan kağıttaki arz/talep dengesi varken, kağıt üreticileri vadeli satış yapmamayı tercih eder ve müşterinin kendi evrakını kabul etmezlerdi. Halbuki kapasite dengesi bozulunca mecburen prensiplerinden esnemek zorunda kalacaklardır. Zaten Avrupalı rakipleri ülkemizdeki alıcılara çoktan açık hesap kağıt vermeye başladılar. İçerdeki üreticiler da yurt dışına uyacak ve finansman giderleri daha da artacaktır.

Fiyat düşmek satışları arttırır mı?
Talep düşük olduğu (ve olacağı) için fiyatın düşmesi kağıt satışını arttırmaz. Nitekim Avrupalılar kağıt fiyatının pratikte önümüzdeki üç yıl boyunca değişmeyeceğini öngörüyor. (1) 2023 son çeyreğinde 475 € kabul edilen TL2 fiyatı 2024, 2025 ve 2026’da sırasıyla 490, 493 ve 491 € olacağı tahmin edilmiş. Fiyatın büyük değişiklik göstermeyecek olması talep düşüklüğü ve kapasite ilavelerine bağlanıyor.
Yurt dışında kağıt fiyatı böyle tahmin edildiğine göre bizde de € bazında büyük değişiklik beklememek gerekir. Ülkemizdeki fiyat € bazında artarsa, ithal kağıt cenneti oluruz. Aynı yazıda oluklu fiyatlarında da benzeri bir hareket beklenmektedir.

İhracat yapalım
İlk 9 ayda kağıt ihracatı yarı yarıya azalmış. Para otoritesi şu veya bu nedenle TL’nin değer kaybına izin vermiyor, yani kur nedeniyle ihracat şansı sıfır. Yurt dışı pazarlarda da bizdeki kadar olmasa da kağıt kapasitesi ilaveleri ihracat yapmamızı engellediği gibi ithalatı arttırıyor. Ayrıca yine bizdeki kadar çok yüksek olmasa da oralarda da enflasyon var ve tüketicilerin reel harcanabilir gelirleri düşmüş durumda. Tüketici reelde geliri azaldığı için daha az para harcayabiliyor dolayısıyla ambalaj tüketimi de kağıt talebi de azalıyor. Özetle yeni bir pandemi veya benzeri önemli bir durum ortaya çıkmadıkça kağıt ihracatı hayal.

Bu zor durumdan çıkmak için
  • Önce bizi bu duruma getiren Ankara’nın her önüne gelene kağıt ve/ya ambalaj teşviki vermekten hemen vaz geçmesi gerekiyor. Yalnız fazla kapasite değil, nihai tüketicilerin değişen beklentileri, sürdürebilirlik kaygıları, iklim değişikliği ve çevre konuları da kişi başına ambalaj dolayısıyla kağıt tüketimini azaltacak. Sektörün içinde bulunduğu bu durumdan kaç yılda çıkabileceği hesaplanmalıdır. Sektör mensupları ile ilgili devlet daireleri ortak bir plan üzerinde mutabık kalmalıdır. Bu plana göre, süren yatırımların ötelenmesi, teşvik kapsamında olan yatırımlara yeniden bakılması, durum düzelene kadar sektöre finansal destek verilmesi ve hatta ihracatı teşvik veya ithalatı zorlaştırma  gibi hususlar ortak ve işbirliği içinde değerlendirilmelidir. Eğer sektöre finansal destek verilecekse, bu yalnızca belli grupları değil sektörün bütününü kapsamalıdır. Almanya’nın bütün kağıt sektörüne elektrik desteği iyi bir örnektir.
  • Hurda, kağıt ve ambalajla ilgili dernekler “şu kadar büyüdük, acayip iyiyiz” türünden geçmişteki konuları şov amaçlı böbürlenmeyi bırakıp-önümüzdeki sıkıntıları her ortamda dile getirmelidir.
  • Sektör oyuncuları “eski kapasiteler kapatsın” gibi hesaba dayanmayan söylemler yerine gelecek iki-üç yıl nakit akışını nasıl sürdüreceklerini makul mantıklı planlamalıdır. Hazır 2024 planları/bütçeleri yapılırken bu konu oldukça önemlidir.

Yararlanılan kaynak
(1) Paper Packaging Monitor Europe, 27 Eylül 2023, www.risiinfo.com