sektör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sektör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2026 Salı

Bain & Company 2026 Raporuna Göre Kâğıt ve Ambalaj Şirketlerinin İzlemesi Gereken Stratejiler

Aşağıda linkini verdiğim “Paper & Packaging Report 2026” başlıklı raporu okudum. Hazırlanırken her ne kadar büyük çaplı kâğıt ve ambalaj şirketlerine yapılan anketleri esas alsa da ülkemizdeki kâğıt ve ambalaj şirketleri faydalı olabilir diye düşünerek bu yazıyı hazırlıyorum. Yatık yazılar benim görüşlerimken, dik yazılar büyük ölçüde rapordan özetlenmiştir.

Raporun bölümleri
metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, sayı, numara içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Rapor, “düşük kârlılık, kronik kapasite fazlası, dalgalı talep, artan regülasyon baskısı ve jeopolitik belirsizlikler kâğıt ve ambalaj sektörünün temel karakteristikleri hâline geldi” diyor. Özellikle Avrupa pazarı, Kuzey Amerika’ya kıyasla daha düşük kapasite kullanım oranları ve daha sert fiyat rekabetiyle karşı karşıya tespitinde bulunuyor. Türkiye’deki kapasite kullanımı daha da düşük maalesef.

Buna karşın, raporun ana mesajı: Başarılı şirketler savunmada kalmak yerine dayanıklılık (resilience) ve verimliliği (efficiency) stratejik bir avantaja dönüştürmektedir.

metin, ekran görüntüsü, yazı tipi, cebir içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

Kapasite Fazlası
Kapasite fazlası, kâğıt ve ambalaj sektöründe geçici değil, yapısal bir sorundur. Bain’in yıllarca süren araştırmaları, şirketlerin stratejik planlama süreçlerinde aşırı iyimser varsayımlar kullandığını göstermektedir. Şirketlerin büyük çoğunluğu pazarın iki katı hızla büyümeyi, kârlarının ise pazarın dört katı hızla artmasını hedeflemekte; ancak sanayi şirketlerinin yalnızca %7’si bu hedeflere ulaşabilmektedir.

Sermaye yoğun bu sektörde, aşırı iyimser büyüme beklentileri yüksek yatırım harcamalarına ve kalıcı kapasite fazlasına yol açmaktadır. Başarılı şirketler, rakiplerin kapasite kapatmasını beklemek yerine kendi maliyet avantajlarını güçlendirmeye odaklanmaktadır. (Ülkemize hiç uymayan tarz. Bizde rakibin altına girmek veya rakibi kötülemek daha moda.) UPM, Stora Enso, Domtar ve Nippon Paper gibi lider oyuncuların talebin daraldığı segmentlerde anlamlı kapasite kapatma kararları alması bu yaklaşımın örnekleridir.

Bakım-Onarımda Yapay Zekâ
Bakım yönetimi, sektörde genellikle geri planda kalan ancak yüksek değer potansiyeli barındıran bir alandır. Rapora göre bakım süreçlerine odaklanan şirketler:
  • Bakım maliyetlerini ton başına %17–23 azaltabilmekte
  • Tool-in-hand (fiilî bakım süresi) oranını 15 puan artırabilmekte
  • Yedek parça stoklarını %20–40 azaltabilmektedir
Raporun verdiği iyileşme oranları gerçekten müthiş. Genel olarak bakım-onarımda alınacak çok yolumuz var.

Tedarik Zinciri
Küreselleşme sonrası dönemde tedarik zincirleri daha kısa, daha bölgesel ve daha esnek olmak zorundadır. Grevler, ticaret kısıtları, tarifeler ve regülasyonlar, tedarik zincirini stratejik bir rekabet alanına dönüştürmüştür.

Başarılı şirketler:
  • Tedarik zinciri görünürlüğünü uçtan uca sağlamaktadır
  • Bölgesel ölçeği önceliklendirmektedir
  • Tedarikçi tabanını çeşitlendirmekte ve yakınlaştırmaktadır (nearshoring)
  • Yapay zekâ ve otomasyonu karar alma süreçlerine entegre etmektedir
Tedarik zinciri yönetimi artık yalnızca operasyonel bir fonksiyon değil, yönetim kurulu seviyesinde ele alınan stratejik bir yetkinliktir.

Müşterinin Beklentisi
Ambalajda sürdürülebilirlik artık bir maliyet unsuru değil, marka değerini artıran bir araçtır. Raporda sonuçları verilen anketlerden birine göre sürdürülebilir ambalajın önümüzdeki üç yıl içinde lüks ambalaj gelirlerinin %30’undan fazlasını oluşturması beklenmektedir. Lüks ambalaj derken, çikolata, parfüm gibi nispeten pahalı ürünlerin ambalajından bahsediyor. Yani lüks ambalaj alıcıları/kullanıcıları da (geçen yılki ankete kıyasla) sürdürebilirliği daha çok önemsemeye başlamışlar.

Ankete katılan ambalaj sektörü temsilcileri, tüketici tercihleri ve yeni kurallara (PPWR, EUDR vb) yanıt olarak sürdürülebilirlik hususlarını ön plana çıkarmayı ve ambalajı, karbon azaltımından biyolojik çeşitlilik ve biyobozunabilirliğe kadar çeşitli hedefleri gerçekleştirmek için kolay bir araç olarak görüyorlar.  Bu amaçla “4R, reduce, reuse, recycle, recover” şeklinde özetlenen ve ambalajın çevreye etkisini azaltmayı hedefleyen adımları kullanıyorlar:

1.Azaltın (Reduce): Ambalajda kullanılan malzeme miktarını en aza indirin.
2. Yeniden Kullanın (Reuse): Ambalajı birden çok kez kullanılacak şekilde tasarlayın.
3. Geri Dönüştürün (Recycle): Geri dönüştürülebilir malzemeler kullanın (örneğin, plastik yerine kâğıt) ve doğru geri dönüşümü teşvik edin.
4. Geri Kazanın (Recover): Yeniden kullanılamayan veya geri dönüştürülemeyen ambalaj atıklarından enerji veya malzeme elde edin.

Yine ambalaj sektörü temsilcilerine sorulan “estetik, sürdürülebilirlik ve performans göz önüne alındığında, ambalaj malzemelerini yenilemek için en umut verici çözüm ne olabilir” sorusuna katılımcıların %49’u rutubete karşı dayanımı arttırılmış kâğıt cevabını vermiş. Oluklu mukavva kağıtları için düşük gramaj yetmiyor, aynı zamanda rutubete karşı dayanımı da artmış olmalı diye anlıyorum.

Satış Yönetimi
Miktar artışının EBITDA büyümesine yol açması, kâğıt ve ambalaj sektöründe hiç kolay olmamıştır; daha hızlı büyüyen sektörlerden alınabilecek ticari mükemmellik taktiklerine odaklanmak, kâğıt ve ambalaj şirketlerinin kâr ve gelirlerini artırmasına yardımcı olabilir. Son yıllar, maliyet dalgalanmaları, enflasyon, faiz oranları ve son dönemde tarifeler nedeniyle kâğıt ve ambalaj sektöründe özellikle çalkantılı geçmiştir; tüm bunlar, marjlara sürekli baskı uygulamaktadır.
Ülkemizdeki yüksek enflasyon, enerji maliyeti, baskı altındaki kurların ithalatı teşvik etmesi, yurt dışına kıyasla anormal kapasite fazlası ve kayıt dışılık yukarıda tespit edilen maliyet dalgalanmasını katlamaktadır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın rapor satışı iyi yönetenler, rakiplerinden 2–3 kat daha hızlı büyüyebilecektir diyor. Bunu sağlamak için:
  • Müşteri, ürün ve segment bazında gerçek kârlılığın hesaplanması
  • Satış kaynaklarının (ekip, stok tutma ve kredili satış gibi) doğru müşteri ve segmentlere yönlendirilmesi
  • Yapay zekâ destekli pazar ve müşteri analizi
Yapılmalıdır.

Diğer Hususlar
Birleşme ve satın almalar ile sürdürebilirlik gayretleri konularında faydalı değerlendirmeler yapan raporda küresel ambalaj pazarıyla ilgili şöyle bir değerlendirme var:

“Küresel tüketici ambalaj pazarı yaklaşık 8 trilyon birim büyüklüğünde olup, bunun yaklaşık %60'ı plastik ve %20'si elyaf bazlı çözümlerden oluşmakta, geri kalan ise cam ve metal gibi diğer materyaller arasında paylaştırılmaktadır. Bunların neredeyse %65'i gıda ve içecek ile ilgili uygulamalardır.
Plastik, hafifliği, mekanik dayanıklılığı, kimyasal direnci ve çok yönlülüğü nedeniyle on yıllardır tercih edilen baskın malzeme olmuştur. Bu özellikler, diğer alternatiflere kıyasla düşük maliyeti ve sağladığı kolaylıkla birleştiğinde, plastik ambalajlar; markalar, perakendeciler ve tüketiciler için çok cazip bir seçim haline gelmiştir. Plastik son derece dayanıklı olsa da başlangıçta kullanım ömrü veya imhası düşünülerek tasarlanmamıştır. Son yıllarda, düzenleyici kurumlar, tedarikçiler, markalar, perakendeciler ve tüketiciler kullanılmış ambalajların çevresel etkilerini—özellikle deniz kirliliği ve mikro plastik sorunlarını—daha yakından incelemeye başlamıştır. “

Benim Anladığım
  • Kapasite fazlası bir gerçeklik olduğuna göre kapasite fazlası iyi yönetilmeli: Rakibin havlu atmasını beklemek yerine, kendi imkanların doğrultusunda çözüm bulmalı. Kapasite kapatma, kısma veya başka ürün grubuna geçme kararının arkasında mantık/hesap olmalı.
  • Özellikle bakım-onarımda ve tedarik zincirinde yapay zekâ uygulamalarından istifade edilmeli. Fazlalık stoklar, pahalı yedek parça stokları, bakım ekibinin zaman planlaması, faydasız işlerin ayıklanması, gibi çok sayıda konuda ciddi kazançlar sağlayabilir.
  • Müşteri beklentilerinde sürdürebilirlik giderek önem kazanıyor. Daha hafif, tekrar kullanılabilen, geri dönüşümden elde edilmiş ambalaj malzemesi olarak kâğıdın rutubete karşı daha dayanıklı olması bekleniyor. Yukarıdaki ankete göre ambalaj sektörü temsilcilerinin yarısı, rutubete karşı mukavemeti arttırılmış kâğıdın inovasyon için gerekli olduğunu düşünüyor.
  • Miktar artışı, kâr artışını garanti etmiyor. Müşteri, ürün, segment bazında nereden para kazanıldığının (veya kaybedildiğinin) analiz edilmesi şart görünüyor.

Bain & Co’nun Paper & Packaging Report 2026 raporunun indirme bağlantısı:
https://www.bain.com/insights/topics/paper-and-packaging-report/

27 Ağustos 2022 Cumartesi

EBSO Kağıt ve Kağıt Ürünleri Meslek Komitesi’nde 16 Ağustos 2022 günü yaptığım sunum

16 Ağustos günü EBSO kağıt ve Kağıt Ürünleri Meslek Komitesi’nin “sektörel konuları görüşelim, bilgi alış verişinde bulunalım” başlıklı toplantıda aşağıdaki sunumu yaptım. Orijinal sunuma göre refere ettiğim yazıların başlıklarını kaynaklara ekledim. Ülkemizde hızla değişen regülasyonlar, durumu biraz değiştirmiş olsa da sunumumu paylaşıyorum.

OCC, “old corrugated containers” anlamına gelmekle beraber yukarıdaki tabloda her türlü oluklu mukavva hurdası (oluklu hattı kırpıntısı, sargılık/ambalaj/torba kraftları vb); OCC kapsamında düşünülmüştür.

İşlerdeki azalmayı en hızlı olarak, levha (oluklu mukavva plaka) satın alıp-kutu yapan işletmeler fark eder. Hizmet verdikleri müşterilerin önemli kısmı, mikro işletmeler ve kobiler olduğundan; işler düşerken önce mikro işletmelerin işleri azalır.
Deneyimlerime göre bir-iki hafta içinde büyük oluklu mukavva alıcıları siparişlerini azaltır. Kahverengi kağıt fabrikasının işlerin düşmeye başladığını görmesi altı hafta sonrasına denk gelir.

Yukarıdaki tabloyu, önceden yayınladığım yazımdan (linki burada) ayrı olarak hesapladım. Yatırımda olan şirketlerin, bir şekilde yatırımlarını geciktireceğini tahmin ediyorum.

Ayrıca toplantı sırasında yeni kurulacak kahverengi kağıt fabrikalarına hurda yetecek mi gibi bir soru gelmişti. Bunu da hesaplamaya çalışarak aşağıdaki tabloyu hazırladım:

Yukarıdaki hesabımın, milimetrik doğru olduğunu iddia edemem ama içerde şu anda toplanmayan (çöpe giden, yakılan vb) oluklu mukavva miktarının 674 bin ton olduğunu tahmin ediyorum. Bu demektir ki 2024’den itibaren, ülkemizin oluklu mukavva hurdası ithalatı artacaktır.


Sunumda ifade edilen konular, biraz moral bozucu. Sunumdan sonra bunu dile getirenler de oldu. Ancak benim oturduğum masadan işler böyle görünüyor.

Pandemi çalışanları iki şekilde etkiledi: İlki, “ölümlü dünya, bu kadar az paraya çalışmam ve minimalist yaşarım” diyenler ortaya çıktı. İkincisinde de ise “yapabileceğim çok sayıda açık iş var, en yüksek imkânı veren yerde çalışırım ve şöyle imkanlar da isterim” diyenler var. Her iki durumda da şirketler için doğru insanları bulmak ve elde tutmak zorlaştı. Önümüzdeki yıllarda iyi çalışanları bulmak, elde tutmak ve onları iş yerinde mutlu&verimli tutmak en önemli mesele olacak.

Refere edilen www.risiinfo.com da yayınlanan yazılar:
1-Paper demand continues to grow in Germany in H1 2022. 28 Temmuz 2022.
2-French P&B production rises in H1 2022 despite unprecedented input costs. 28 Temmuz 2022.
3-China’s top board producers taking massive downtime on persistent soft demand. 28 Temmuz 2022.
4-FINANCIAL ANALYSTS: Containerboard - The latest goings on [KeyBanc] 18 Temmuz 2022.