destek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
destek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2025 Pazar

Kutular Nerede?

Bu yazı en altta adresini verdiğim Adam Josephson’un yazısının geniş özetidir. Üç nokta koyduğum yerlerdeki orijinal cümleler hariç birebir tercüme ettim. Oluklu mukavva kâğıdı ve kutu konularına ilişkin pandemi, kapasite fazlalığı, tüketimin düşmesi, kutudan-esnek ambalaja geçiş gibi konulara açıklama getirdiği için buraya not ediyorum. Yatık kısımlar yazara aitken dik olanlar bana aittir.

 

Bankaların, banka dışı finansal kuruluşlara … kredi verme eğilimlerinin hızla artması ve bu durumun reel ekonomi (şirketler ve hane halkı) aleyhine gelişmesi üzerine çokça yazdım. … bankaların finans dışı şirket borçlanmalarındaki payının son yıllarda istikrarlı bir şekilde azalmış olması ve finans sektörünün aynı dönemde çok daha büyük hale gelmesi … şaşırtıcı değil.

 

Ancak bu gelişmelerin reel ekonomi üzerindeki somut etkileri hakkında çok daha az yazdım. Bu duruma bir örnek, daha önce satış tarafı analisti olarak takip ettiğim sektör olan kâğıt ve ambalajdır.

 

Eski Fed Başkanı Alan Greenspan döneminde, Fed, ekonominin nasıl gittiğini görmek için oluklu mukavva kutu talebini izlerdi; kutular mal taşımak için kullanılır ve mal harcamaları 2000’li yılların başında GSYH’nin yaklaşık %25’ini oluşturuyordu (şimdi %21’e geriledi). Üretim dışı sektörlerde, daha çok büyüme gerçekleşmiş anlamındadır.

 

Amazon’un 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nun 31. sayfasında belirtildiği gibi büyük e-ticaret perakendecilerinin kutulardan esnek ambalajlara ve diğer paketleme türlerine geçişi ve diğer bazı etkenler nedeniyle kutu talebi, mal talebinin mükemmel bir göstergesi değildir. Ancak yine de önemli ölçüde mal talebini yansıtır. E-ticaretin ambalaj tercihi değiştiğinden, Greenspan dönemindeki gibi kutu satışlarını izleyerek, ekonomi iyiye gidiyor denemez.

 

Pandemi döneminde, hükümetin benzeri görülmemiş bütçe açıkları ve Fed’in büyük ölçekli teşvikleriyle birlikte evde kalma davranışları nedeniyle mal ve dolayısıyla kutu talebi fırladı. (Yani çok para tüketimi belki savurganlığı körükledi.)  Ancak ardından gelen düşüş sert oldu. 2022 başından bu yana ABD'de bir taşımacılık durgunluğu yaşanıyor; mal talebi pandemi zirvesinden normale döndü. ABD kutu sevkiyatları 2022 ve 2023’te %4’er düşerek pandemi öncesi seviyelerin altına indi, geçen yıl yatay seyretti ve 2025’te tekrar düşüşte. ABD’de kutuların hammaddesi olan oluklu mukavva kâğıdı (containerboard) üreticileri buna nasıl yanıt veriyor? 2025’in ilk yarısında beş üretici, toplamda yaklaşık 2,5 milyon tonluk kapasiteyi temsil eden kalıcı kapatma kararlarını açıkladı; bu miktar 2024 Kuzey Amerika kapasitesinin yaklaşık %6’sına karşılık geliyor.

 

2008/2009 küresel finans krizinde bile ABD/K.Amerika üreticileri bir yıl içinde bu kadar yüksek miktarda üretim kapasitesini kalıcı olarak kapatmamıştı. 2009’da International Paper iki oluklu mukavva fabrikasını ve üçüncü bir fabrikadaki bir makineyi kapattı, toplamda 1,4 milyon tonluk kapasite kaybı oldu (yazıda kutu fabrikası yazıyor ama gerçekte bahse konu olan kâğıt fabrikası). Peki, ABD oluklu mukavva endüstrisi, ekonomik büyümenin olduğu bir dönemde nasıl bu kadar çok kapasite fazlasıyla karşılaştı? Bu, bu yazının kapsamını aşıyor; ancak muhtemelen yerel talep, ihracat talebi/fiyatları ve kapatılan fabrikaların yaşı ile yatırım ihtiyaçları gibi birçok faktörün bir sonucu.

 

Amazon gibi firmaların kutulardan diğer ambalaj türlerine geçişinin yanı sıra kutu talebinin son yıllarda zayıf kalmasının diğer nedenleri neler? Mevcut konut satışları tarihsel olarak düşük. ISM imalat PMI (satın alma müdürleri endeksi) son 32 ayın 30’unda daralma bölgesinde. Tüketici paketli ürünleri (CPG consumer packaged goods) hacimleri 2022’den bu yana düşüşte. Son dönemde birçok halka açık büyük şirketin verilerine göre perakendecilerin ve restoran zincirlerinin aynı mağaza satışları neredeyse sabit kaldı. …

 

Bu sabah, paketli gıda şirketlerinin süregelen satış zayıflığının en son kanıtı iki büyük firmadan geldi. Conagra’nın organik satışları, Mayıs’ta sona eren çeyrekte %3,5 düştü; şirketin organik satışları son sekiz çeyreğin yedisinde düşüş gösterdi. Kellogg, Ferrero tarafından satın alınması kapsamında açıkladığı ön sonuçlara göre, 2. çeyrek net satışlarının geçen yıla göre yaklaşık %9, düzeltilmiş FAVÖK’ünün (EBITDA) ise yaklaşık %42 azaldığını duyurdu.

 

metin, çizgi, öykü gelişim çizgisi; kumpas; grafiğini çıkarma, diyagram içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

 

Paketli gıda dışındaki pek çok CPG şirketi de benzer şekilde satış/hacim zayıflığı yaşıyor. Bira talebi zayıf; bu durum Beer Institute ve NBWA (National Beer Wholesalers Association) verilerinden açıkça görülüyor. Gazlı içecek üreticileri Coca-Cola ve PepsiCo, 2025’in ilk çeyreğinde Kuzey Amerika’da %3 hacim düşüşü bildirdi. İçki/alkollü içecek sektörü geçen yıl nadir görülen bir satış düşüşü yaşadı. Ayrıca ev ve kişisel bakım ürünleri satan birçok firma 2025 1. çeyrekte sabit veya düşen hacim bildirdi.

 

Ve belki de söylemeye gerek yok ama, demografik eğilimler CPG şirketleri (ve birçok başka sektör) için çok önemlidir. Dallas Fed, iki gün önce yayımladığı bir çalışmada, 2021–2024 arasında artan izinsiz göçün ardından uygulanan daha sıkı göçmenlik politikalarının GSYH büyümesine önemli darbe vurabileceğini tahmin etti…

 

Bütün bunlardan bize ne derseniz?

İfade edilen görüşlerin hepsi bizde de geçerli, ilaveten yüksek enflasyon tüketicilerin harcayabileceği parayı korkunç derecede azaltırken; satıcıların fiyatlama davranışlarını bozuyor.

Bu ortam ise kayıt dışı ekonomiyi daha da arttırıyor ve merdiven altı üreticileri çoğaltıyor.

Sanki çok ihtiyaç varmış gibi, kamunun plansız şekilde destek verdiği yatırımlar kaynak israfı olarak tüketimin artmasını bekliyor.

 

Yazının kaynağı:

https://adamjosephson.substack.com/p/where-have-the-boxes-gone

5 Haziran 2021 Cumartesi

Büyük Değişimler

Pandemi acaip değişimler yaratmaya devam ediyor. Mutlaka başka sektörlerde de değişimler vardır ama, ben içinde bulunduğum atık/hurda, kağıt ve oluklu mukavva sektörlerindeki pandemi kaynaklı değişimleri buraya not edeyim:

Hammadde

Yepyeni hammaddelerin çıktığını duyduk. Bana en ilginç geleni Mısır’da bagasse (bagas)’tan üretilen kağıt teklif edilmesi oldu. Bagas nedir diye baktığımızda, şeker kamışı veya sorgumun ezilmesi sonucunda kalan sap-çips olduğunu anladık. Afrika’da hayvan yemi olarak sorgum (Sudan otu da deniyormuş) yetiştiriliyormuş, anladığımız kadarıyla; kağıt üretimi için sorgum önceden cazip değilken-artan fiyatlar neticesinde cazip hale gelmiş.

Benzeri bir trend ise Çin’deki saman selülozu projeleri (*). 2010’lardan itibaren odun dışı (bambu, saman, bagas, kamış) selüloz üretiminde azalma ve özellikle saman selülozu fabrikaları kapanırken; buğday üretiminin artması planlandığından-2 milyon ton kapasiteli saman selülozu yatırımı yapılmaya başlanmış. Elde edilecek selülozdan tamamen oluklu mukavva kağıdı üretilmesi projelendirilmiş.

Yukarıdaki hususlardan yola çıkarak, odun dışı hammaddelerin daha yaygınlaşacağını beklemek gerekiyor. Özellikle artan nüfusun beslenmesi, saman selülozunu daha popüler yapacaktır.

Lojistik

Konteyner bulunamaması, limanlardaki yoğunluk, hastalık nedeniyle yeterli liman çalışanı olmaması, gemilerin liman girişlerinde karantinaya tabi tutulması,…gibi faktörler lojistik işini zorlaştırıp-pahalılaştırdı. Bazı şirketler deniz-tren yolu kombine çözümler geliştirdi.

Süveyş Kanalında bir konteyner gemisinin sıkışması; lojistik kurgularını bir kez daha değiştirdi. Bütün bu olaylar, Çin’in kuşak-yol projelerine destek verir niteliktedir. Önümüzdeki yıllarda Avrupa-Çin taşımalarının demir yoluna kayması olasıdır.

Ayrıca iklim değişikliği ile kuzeydeki buzulların erimesi, Rusya’nın kuzeyinden deniz taşımacılığını daha çok gündeme getirecektir.

İhracat ve Gümrük Duvarları

Büyümesini ihracat ağırlıklı yapan şirketler, gördüler ki ihracat yapmanın artık cazibesi kalmamış. Normal bir zamanda ihracat yapmak çok tercih edilen bir durum iken, artan navlun fiyatları şirketleri daha içe dönük yaptı.

İlk yıl tamamlandığında, tedarik zincirlerinin iyice bozulduğu önceden olmadığı kadar (planlanandan farklı) mal hareketi ortaya çıktı. Bazı ülkeler, içerdeki üreticilerini korumak adına anti damping vergisi ve başka yasaklar koymaya başladı.

Örneğin ABD’nin Türk kağıt-karton ürünlerine anti damping vergisi koyması halen gündemde iken ülkemiz ise polietilen atık ithalatını yasakladı. 2020 kraft liner ihracat rakamlarına göre ABD Kraft ihracatında Kanada ve Meksika’yı kayırıp-diğer tüm alıcılara çok daha az Kraft liner vermiş. Pandeminin hasarı belli oldukça başka ülkelerden de yasaklama, ilave gümrük vergisi vs anons edileceğini düşünüyorum.

Evden Çalışma

Bir zorunluluk olarak başlayan evden çalışma yaygınlaşacak görünüyor. Şirket/kurum için bir avantaj yarattığı kesin olan uygulamanın çalışanlar üzerinde şimdiye kadar görülenden çok daha büyük etkileri olacaktır. Pandemi varken evde olmak bir zorunluluk idi, bittiğinde evde kalma motivasyonu nasıl temin edileceği bir sorun olarak ortadadır.

Buna karşılık şirketlerin aynı şehirdeki evinden çalışan yerine, internet erişimi olan ülkenin herhangi bir yerindeki küçük bir şehirde oturan çalışanı tercih etmesi olasıdır. Bu durum bir süre sonra büyük şehirlerdeki beyaz yaka çalışan ücretlerinin düşmesine yol açacaktır.

Hükümet Destekleri

Batıdaki gelişmiş ülkelerin verdiği büyük destekler (örneğin ABD’deki 1.400 USD), insanların hiç çalışmamasına yol açtı. Nitekim ABD’de yeterli çalışan bulmak için, işe başlama primi verilmeye başlandı.

Benzer şekilde İngiltere’de kamyon şoförlerine verilen “evde oturma” desteği, mal hareketini yavaşlattı ve nakliye fiyatlarını arttırdı. Salgın döneminde destekler çok faydalı ve gerekliydi. Ancak insanlar açısından bu bir alışkanlık yaratmış olabilir. Önümüzdeki yıllarda başka salgınların olacağını düşündüğümden, istikbale biraz endişeyle bakıyorum.

Konunun bir de popülist politikacı boyutu var. ABD’de olduğu gibi ölçü kaçınca, Mayıs 2021 itibarıyla, oluklu fabrikaları hafta sonu çalışacak ilave işgücü bulamadığında yakınıyor.

İklim Değişikliği, Sürdürülebilirlik

Dünya corona virüsle tanıştığında, virüsün ilk çıkış yerinin balık veya benzeri bir pazarda satılan yarasalar olduğu ifade edildi. Yeme alışkanlıkları bir yana, dünya nüfusu o kadar çok ki yabani hayatı bozduğumuz gibi dünyayı bilinçsizce tüketiyoruz. İlk kapanmalarda İstanbul Boğazında yunusların görülmesi, Çin’in üstündeki hava kirliliğinin azalması gibi sonuçları gördük.

Mevcut yaşam tarzlarımız ile tüketim alışkanlıklarımız, çevreyi kirletiyor ve doğanın dengesini bozuyor. Bozulan denge iklim değişikliğine neden oluyor. Değişen iklim buzulların erimesi, bazı türlerin yok olması gibi onarılmaz hatalar yaratıyor. Döngü böylece sürüp gittiğinden, sonuçta dünya kaynakları insanlara yetmez oluyor.

Pandeminin en önemli sonuçlarından biri, insanların sürdürülebilirlik konusuna biraz daha yakınlaşmış olmasıdır. Gelişmiş ülkelerde çoktan başlamış olan, şirketlerin sürdürülebilirlik gayretlerini raporlamaları ülkemizde de görülmeye başlandı.

İklim değişikliği, halen sürmekte olan yarı iletken çip krizi ile kendini ispatladı. Tayvan’daki kuraklık nedeniyle fabrikalara yeterince su verilemediğinden; çip üretilemedi ve elektronikten-otomotive çok sayıda sektör üretimini kısmak zorunda kaldı.

Ülkemizin çeşitli bölgelerindeki kuraklık, artan obruk sayısı derken sürdürülebilirlik konusunu oldukça pahalıya öğreneceğiz.

Şimdilik ve kısa bir süre için Rusya, Kanada, Grönland,…gibi kuzey kutbuna yakın bölgeler iklim değişiminden (insanlar açısından) olumlu etkilenmiş gibi olacak. O bölgelerdeki hayvanlar, doğa mahvolacak. Dünyanın kalanı kuraklıktan kavrulurken, bu yerlerde yaşayan insan sayısının ve tarımsal üretimin artması mümkündür.

Avrupa Birliğindeki “yeşil mutabakat” birlik dışındaki ülkeler için bir tür gümrük duvarı görevi yapacak. AB’ya mal satmak, sürdürebilir işler yaptığınıza, çevreyi kirletmediğinize bağlı olacak.

Sonuç

Atık kağıt, kahverengi kağıt ve oluklu mukavva sektörleri yukarıda özetlemeye çalıştığım büyük değişimlerden kısa vadede olumsuz etkilenecektir. Daha uzun vadede ise iklim değişikliği, çevre, sürdürebilirlik konularını ne derece ciddiye alıp-üzerinde çalışırsak üçlü sektörün önü açıktır. Çevreyi ihmal etmemizin ceremesini şimdilik kuraklık ve deniz salyası olarak görmeye başladık ama fatura giderek ağırlaşacaktır. İnşallah Ankara bir an önce uyanır.

(*) Fastmarkets RISI Viewpoint: The revival of interest in straw pulp in China. www.risiinfo.com’da 19/05/2021’de yayınlanan yazı