corona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
corona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2021 Pazar

Brezilya'dan Bir Hikaye

Kaynaklar bölümünde tam adı verilen yazıyı okudum. Yazılanların ülkemizde de olabileceğini düşündüm. Ayrıca rakamlardan enflasyonu indirerek grafik hazırlanması gibi bir teknik de hoşuma gittiğinden; faydalı bulduğum kısımlarını özetleyerek yayınlamak istedim.

Pandemi

Bütün dünyada olduğu gibi, pandemi online satışları arttırmış. E-ticaret büyüme oranı 2019’da %40 iken 2020’de %70’e çıkmış. Aynı dönemde oluklu mukavva satışları, %5,8 artışla tarihsel olarak en tepe olduğu 3,8 milyon tona yükselmiş.

2021 başından itibaren e-ticaret ciroları azalmaya başlamış olsa da, e-ticaret sipariş sayısında bu yıl %20 gibi artış olacağı tahmin ediliyormuş. E-ticaret ile oluklu mukavva satışları arasındaki sıkı bağlantıya rağmen; azalan e-ticaret cirolarının kahverengi kağıt (oluklu mukavva kağıdı) satışlarını azaltmaması bekleniyormuş.

(Yazar, kahverengi kağıtta çakılma olmayacağını ispatlamak üzere bu çalışmayı yapmış.)

Normale Dönüş

Aşılanma ve yeniden açılmalarla, insanlar eski alışkanlıklarına geri dönmeye başlamışlar. Fiziki mekanlardan yapılan alışveriş %66 artmış. Bir araştırmaya göre, insanlar evde kapalı kaldıkları zaman, yaşamlarını kolaylaştıran her şeyi almışken; açılmayla evde yapamadıkları parti, seyahat gibi şeylere de para harcamaya başlamışlar. Öte yandan bütçelerini daha uzun zamanda tüketmek için daha minimalist davranmaya yani yalnızca gerekli-gerçek ihtiyaçlarını almaya başlamışlar.

Risi e-ticaret cirolarından enflasyonu indirerek; üstteki mor renkli barları oluşturmuş. Yeşil renkli çizgi grafik ise oluklu mukavva satışlarını gösteriyor. E-ticaret ciroları 2020 son çeyreğinden itibaren %11 ve %6,3 oranında azalmış. Aynı dönemlerde oluklu mukavva satışları %1 ve %2,3 düşmüş.

Enflasyon

İnsanların gelirlerinde reel olarak artış yokken, artan enflasyon yaşamı daha da zorlaştırmış.  Hükümetin resmi hedefi %5 iken, gerçekleşen yıllık enflasyon %9’muş. Enflasyonu asıl tetikleyenler artan gıda fiyatları ile akaryakıt imiş. Asgari ücretin 207 USD olduğu ülkede, çalışanların reel gelirleri 2018’den beri artmamış. Yazara göre yılda yalnızca birkaç asgari ücretle çalışanlar da varmış. Yani minimalist davranış modeli bir zorunluluk olmuş.

Zorunlu Kullanım

Brezilya’da kahverengi kağıtların nihai ürünlere göre dağılımı aşağıdaki şekildeymiş: Normalde gıda maddeleri gibi zorunlu olarak tüketilen şeyler, oluklu mukavva kağıtlarının %64 gibi bir kısmının tüketilmesi anlamına gelirken; e-ticaret yalnızca %5 seviyesindeymiş. Ancak kapanma döneminde bu maddeler de e-ticaret üzerinden alınmak durumunda olduğunda e-ticaretin aşağıdaki payı artmış.

E-ticarette, normal perakendeye göre %20-40 daha fazla oluklu mukavva kullanıldığı hesap edildiğinden; e-ticaretin artması oluklu mukavva tüketimini daha da hızlandırıcı etki yapmış. (Pandemi paragrafındaki %70’i bu şekilde açıklıyor.)

E-ticarette satılan ürünün fiyatı; ambalaj, kargo, online ödeme şirketinin komisyonu, Pazar yerinin komisyonu,…gibi çeşitli giderlerle arttığından; tüketiciler açılmayla birlikte zorunlu alımlarını (yani gıda maddelerini) online almak yerine klasik perakendeden almayı tercih etmişler.

Bir yandan enflasyon, diğer taraftan 2-3 yıldır artmayan reel gelir seviyesi olduğuna göre kahverengi kağıt satışlarının çakılması gerekirken; yıllık bazda azalmamayı sağlayan nedir?

İhracat

Ülkenin gıda maddeleri ihracatı 2020 başından itibaren artış göstermiş. Bu sayede oluklu mukavva talebi (=kahverengi kağıt talebi) düşen e-ticarete rağmen çok kayıp yaşamamış.

Yorumum

Brezilya’nın gıda maddeleri ihracatı, kahverengi kağıt sektörünü şimdilik kurtarmış görünüyor. Gelişmiş batı ülkelerinin kendi vatandaşlarının cebine pandemi nedeniyle para koyması da herhalde faydalı olmuştur. Bu destekler yakında bitecek ve yeni kağıt kapasiteleri devreye girecek. Gıda ihracatı, bir süre sonra kahverengi kağıt sektörünü kurtaramayacaktır. Kağıt sektöründeki kapasite fazlalığı, belki de Brezilya’dan başlayacaktır.

Kaynaklar:

Fastmarkets RISI Viewpoint: Will lower e-commerce sales drag down containerboard consumption in Brazil?

5 Haziran 2021 Cumartesi

Büyük Değişimler

Pandemi acaip değişimler yaratmaya devam ediyor. Mutlaka başka sektörlerde de değişimler vardır ama, ben içinde bulunduğum atık/hurda, kağıt ve oluklu mukavva sektörlerindeki pandemi kaynaklı değişimleri buraya not edeyim:

Hammadde

Yepyeni hammaddelerin çıktığını duyduk. Bana en ilginç geleni Mısır’da bagasse (bagas)’tan üretilen kağıt teklif edilmesi oldu. Bagas nedir diye baktığımızda, şeker kamışı veya sorgumun ezilmesi sonucunda kalan sap-çips olduğunu anladık. Afrika’da hayvan yemi olarak sorgum (Sudan otu da deniyormuş) yetiştiriliyormuş, anladığımız kadarıyla; kağıt üretimi için sorgum önceden cazip değilken-artan fiyatlar neticesinde cazip hale gelmiş.

Benzeri bir trend ise Çin’deki saman selülozu projeleri (*). 2010’lardan itibaren odun dışı (bambu, saman, bagas, kamış) selüloz üretiminde azalma ve özellikle saman selülozu fabrikaları kapanırken; buğday üretiminin artması planlandığından-2 milyon ton kapasiteli saman selülozu yatırımı yapılmaya başlanmış. Elde edilecek selülozdan tamamen oluklu mukavva kağıdı üretilmesi projelendirilmiş.

Yukarıdaki hususlardan yola çıkarak, odun dışı hammaddelerin daha yaygınlaşacağını beklemek gerekiyor. Özellikle artan nüfusun beslenmesi, saman selülozunu daha popüler yapacaktır.

Lojistik

Konteyner bulunamaması, limanlardaki yoğunluk, hastalık nedeniyle yeterli liman çalışanı olmaması, gemilerin liman girişlerinde karantinaya tabi tutulması,…gibi faktörler lojistik işini zorlaştırıp-pahalılaştırdı. Bazı şirketler deniz-tren yolu kombine çözümler geliştirdi.

Süveyş Kanalında bir konteyner gemisinin sıkışması; lojistik kurgularını bir kez daha değiştirdi. Bütün bu olaylar, Çin’in kuşak-yol projelerine destek verir niteliktedir. Önümüzdeki yıllarda Avrupa-Çin taşımalarının demir yoluna kayması olasıdır.

Ayrıca iklim değişikliği ile kuzeydeki buzulların erimesi, Rusya’nın kuzeyinden deniz taşımacılığını daha çok gündeme getirecektir.

İhracat ve Gümrük Duvarları

Büyümesini ihracat ağırlıklı yapan şirketler, gördüler ki ihracat yapmanın artık cazibesi kalmamış. Normal bir zamanda ihracat yapmak çok tercih edilen bir durum iken, artan navlun fiyatları şirketleri daha içe dönük yaptı.

İlk yıl tamamlandığında, tedarik zincirlerinin iyice bozulduğu önceden olmadığı kadar (planlanandan farklı) mal hareketi ortaya çıktı. Bazı ülkeler, içerdeki üreticilerini korumak adına anti damping vergisi ve başka yasaklar koymaya başladı.

Örneğin ABD’nin Türk kağıt-karton ürünlerine anti damping vergisi koyması halen gündemde iken ülkemiz ise polietilen atık ithalatını yasakladı. 2020 kraft liner ihracat rakamlarına göre ABD Kraft ihracatında Kanada ve Meksika’yı kayırıp-diğer tüm alıcılara çok daha az Kraft liner vermiş. Pandeminin hasarı belli oldukça başka ülkelerden de yasaklama, ilave gümrük vergisi vs anons edileceğini düşünüyorum.

Evden Çalışma

Bir zorunluluk olarak başlayan evden çalışma yaygınlaşacak görünüyor. Şirket/kurum için bir avantaj yarattığı kesin olan uygulamanın çalışanlar üzerinde şimdiye kadar görülenden çok daha büyük etkileri olacaktır. Pandemi varken evde olmak bir zorunluluk idi, bittiğinde evde kalma motivasyonu nasıl temin edileceği bir sorun olarak ortadadır.

Buna karşılık şirketlerin aynı şehirdeki evinden çalışan yerine, internet erişimi olan ülkenin herhangi bir yerindeki küçük bir şehirde oturan çalışanı tercih etmesi olasıdır. Bu durum bir süre sonra büyük şehirlerdeki beyaz yaka çalışan ücretlerinin düşmesine yol açacaktır.

Hükümet Destekleri

Batıdaki gelişmiş ülkelerin verdiği büyük destekler (örneğin ABD’deki 1.400 USD), insanların hiç çalışmamasına yol açtı. Nitekim ABD’de yeterli çalışan bulmak için, işe başlama primi verilmeye başlandı.

Benzer şekilde İngiltere’de kamyon şoförlerine verilen “evde oturma” desteği, mal hareketini yavaşlattı ve nakliye fiyatlarını arttırdı. Salgın döneminde destekler çok faydalı ve gerekliydi. Ancak insanlar açısından bu bir alışkanlık yaratmış olabilir. Önümüzdeki yıllarda başka salgınların olacağını düşündüğümden, istikbale biraz endişeyle bakıyorum.

Konunun bir de popülist politikacı boyutu var. ABD’de olduğu gibi ölçü kaçınca, Mayıs 2021 itibarıyla, oluklu fabrikaları hafta sonu çalışacak ilave işgücü bulamadığında yakınıyor.

İklim Değişikliği, Sürdürülebilirlik

Dünya corona virüsle tanıştığında, virüsün ilk çıkış yerinin balık veya benzeri bir pazarda satılan yarasalar olduğu ifade edildi. Yeme alışkanlıkları bir yana, dünya nüfusu o kadar çok ki yabani hayatı bozduğumuz gibi dünyayı bilinçsizce tüketiyoruz. İlk kapanmalarda İstanbul Boğazında yunusların görülmesi, Çin’in üstündeki hava kirliliğinin azalması gibi sonuçları gördük.

Mevcut yaşam tarzlarımız ile tüketim alışkanlıklarımız, çevreyi kirletiyor ve doğanın dengesini bozuyor. Bozulan denge iklim değişikliğine neden oluyor. Değişen iklim buzulların erimesi, bazı türlerin yok olması gibi onarılmaz hatalar yaratıyor. Döngü böylece sürüp gittiğinden, sonuçta dünya kaynakları insanlara yetmez oluyor.

Pandeminin en önemli sonuçlarından biri, insanların sürdürülebilirlik konusuna biraz daha yakınlaşmış olmasıdır. Gelişmiş ülkelerde çoktan başlamış olan, şirketlerin sürdürülebilirlik gayretlerini raporlamaları ülkemizde de görülmeye başlandı.

İklim değişikliği, halen sürmekte olan yarı iletken çip krizi ile kendini ispatladı. Tayvan’daki kuraklık nedeniyle fabrikalara yeterince su verilemediğinden; çip üretilemedi ve elektronikten-otomotive çok sayıda sektör üretimini kısmak zorunda kaldı.

Ülkemizin çeşitli bölgelerindeki kuraklık, artan obruk sayısı derken sürdürülebilirlik konusunu oldukça pahalıya öğreneceğiz.

Şimdilik ve kısa bir süre için Rusya, Kanada, Grönland,…gibi kuzey kutbuna yakın bölgeler iklim değişiminden (insanlar açısından) olumlu etkilenmiş gibi olacak. O bölgelerdeki hayvanlar, doğa mahvolacak. Dünyanın kalanı kuraklıktan kavrulurken, bu yerlerde yaşayan insan sayısının ve tarımsal üretimin artması mümkündür.

Avrupa Birliğindeki “yeşil mutabakat” birlik dışındaki ülkeler için bir tür gümrük duvarı görevi yapacak. AB’ya mal satmak, sürdürebilir işler yaptığınıza, çevreyi kirletmediğinize bağlı olacak.

Sonuç

Atık kağıt, kahverengi kağıt ve oluklu mukavva sektörleri yukarıda özetlemeye çalıştığım büyük değişimlerden kısa vadede olumsuz etkilenecektir. Daha uzun vadede ise iklim değişikliği, çevre, sürdürebilirlik konularını ne derece ciddiye alıp-üzerinde çalışırsak üçlü sektörün önü açıktır. Çevreyi ihmal etmemizin ceremesini şimdilik kuraklık ve deniz salyası olarak görmeye başladık ama fatura giderek ağırlaşacaktır. İnşallah Ankara bir an önce uyanır.

(*) Fastmarkets RISI Viewpoint: The revival of interest in straw pulp in China. www.risiinfo.com’da 19/05/2021’de yayınlanan yazı

4 Nisan 2020 Cumartesi

Oluklu Mukavva Sektörü Çalışmak Zorunda

Evde kalmanın yetmeyeceği, salgının artacağını bekleyen/düşünen çeşitli kişiler; Covid-19 nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulansın şeklinde çağrılar yapıyor. Dün akşam ise büyük şehirler ve Zonguldak’a araç trafiği izne bağlandı. Şimdilik bizim sektörümüzün çalışmasına bir engel görünmüyor. Sektörümüzün çalışması  gerektiği konuşulur ama bu gerekliliğin hesabı yapılmamıştır.



Nisan ayının ilk günlerinde (1)’deki yazıyı okudum. Yazıda Ken Waghorne adlı kişinin 37 yıldır kuzey Amerika oluklu mukavva kağıdı ile oluklu mukavva sektörleri hakkında değerlendirmeler yaptığı açıklanıyor. Yazıya göre Waghorne, ABD’nin kritik sektörler tanımlamasına göre (ABD’de) üretilen oluklu mukavva ambalajların
“%81’inin üretilmesinin zorunlu (üretilmeye devam edilmesi gerektiğini), %12’sinin üretilmeyebileceği,
%2’lik kısmının zaten talep edilmediğinden kesildiği ve son
%5’inin ise gri bölge olduğunu (tedarik zincirine bakan devlet görevlisi üretilsin veya diyebilir)”  düşündüğünü açıklıyor.


Bizde Waghorne’un yaptığı gibi bir çalışma zorunluluğu analizi yapılabilir mi diye düşündüğümde Omüd’ün 2018 Faaliyet Sonuçları raporundan aşağıdaki “Hizmet Verilen Sektörler” tablosunu aldım.


Sokağa çıklımıyorsa hangi mallara ihtiyaç az olur diye düşündüğümde;
Tütün ürünleri
Çiçek ve süs bitkileri
Tekstil ve hazır giyim
Ağaç, mobilya vb
Diğer kimya sanayi ürünleri
Makine ve parçaları
Radyo, TV, müzik sistemleri
Dayanıklı tüketim malları
Diğer elektrikli ve elktronik eşya
Diğer sanayi ürünleri
gibi segmentlerde ambalaj satışının olmayacağını varsaydım. Bazı hazır giyim şirketlerinin önlük, maske vb koruyucu ürün üretmediğini kabul ettim. Genel olarak tekstil sektörü dursa bile koruyucu malzeme üretenler tam gaz çalışacaktır. Cam ve seramik segmentinin yarısının çalışmak zorunda olduğunu var saydım ama realite de (durduktan sonra tekrar üretime başlamak çok pahalı ve uzun olacağından) bu klasmandaki fabrikaların çok büyük kısmı çalışmak zorunda olacaktır.


Bu varsayımlar altında, nihai kullanıcı bakımından üretilen kutuların %77’si üretilmeye devam edilmek durumundadır.


Fefco’ya baktığımda ise Türk oluklu mukavva sektörünün hizmet verdiği nihai tüketiciler şöyle görünüyor:


Sarı renge boyadığım dört segmentin hiç çalışmayacağı varsayımı altında, nihai müşterilerimiz %85,5 oranında insanlar evde de olsa çalışacaklar ve oluklu mukavvaya ihtiyaç duyacaklardır.


Yorum
Çok kaba bir analizle bile oluklu mukavva sektörünün durmaması gerektiği açıktır. Ayrıca şu sıralar dağıtılan yardım/Ramazan kolileri


 


ile boşalan raflara mal doldurmak ancak ve ancak oluklu mukavva ambalaj ile en ucuz, en sıhhi, en güvenli şekilde yapılabilir.
Bu çalışmadan çıkan bir yan sonuç ise içeriye ve dışarıya verdiğimiz istatistiklerin farklı olmasıdır. Maalesef Fefco’da yayınlanan istatistiklerimiz daha doğru görünmektedir.
Tepav’ın perakende güven endeksi çalışmasına göre (2) elektronik, audio vb cihazların satış beklentileri oldukça iyidir. Uzak eğitim, tüketicileri tablet vs almaya yöneltmiş olmalı. Yani yaptığım analiz oldukça garantilidir. Büyük ihtimalle sektörümüz, zaruri olan ürünler için %80-85 gibi çalışmak zorundadır. Veya hiç bir ürün grubunun sevk edilmesi söz konusu olamaz.

Kaynaklar
(1) Risi’de 27 mart 2020’de yayınlanan “RISI slashes US box shipment forecast for 2Q, 3Q, seen dramatic decline even with busy March, April” başlık yazı


29 Mart 2020 Pazar

Virüsten Sonra


Bu yazıda Corona virüsün ülkemize, dünyaya etkilerini anlatacak değilim. Daha çok virüsten sonraki dönemde sektörümüzde nasıl değişiklikler olacağını, virüsle geçen bir kaç haftada dikkatimi çeken hususları kısaca not edeceğim.

Evden Çalışma
Corona sayesinde evden iş yapmayı öğrendik. İhracat, İK, satın alma gibi bazı işler, kalıcı olarak evden yapılmaya başlanacak ve ofislerdeki çalışan sayısı azalacak.
Yazılım
Evden çalışma, danışman kullanma ve yarı zamanlı çalışanlardan yararlanmak için mevcut yazılımlarda revizyonlar yapılacak.
Plaza
Salgın ortamında, plazadaki ofislerin daha da riskli olduğu tahmin ediliyordu ama karantinaya alınan plazayı beklenmiyordu. Şirketler, plazada ofis tutmamaya özen gösterecek.
Çalışanların Sağlığı
Aşırı kaygılı, stresli çalışanların oyundan kolayca düştüğü görüldü. İşe girerken yaptırılan sağlık kontrolü sıkılaştırılacak. Şirketler bir salgın anında çalıştırılamayacak olan çalışanları işe almak istemeyecek.
Daha Az Çalışan
Evden çalışma yöntemi, yöneticileri gerçekte kaç kişiye ihtiyaç duyduğunu detaylı olarak düşündürmeye başladı. Bazı hizmetlerin yapılmadan da işin sürdüğünü gördüler. Ofis içindeki işlerin bir kısmı birleştirilecek. Bir kaç işi birden yapan görevliler türeyecek.
Daha Az Hareket
Satış ekipleri, rutin müşteri ziyaretleri yapmadan da sipariş almayı öğrendi. Buna karşılık satış destek gibi isimlerle anılan görevlerin ne kadar önemli olduğu daha belirgin hale geldi.
Daha Az Seyehat
İş, eğitim, fuar vb seyehatlerinde 2019’a göre ciddi azalma görülecek. Uçakla bir yere gitmenin maliyeti artmış olacak, zira müşteri azlığından-iptal edilen seferler, dolmayan fuar alanları seyehatleri azaltacak.
Yatırım
Sıfırdan yeni yatırımlar keskin biçimde düşecek. Virüs sonrası boş kapasiteleri doldurmak daha önemli olacak.
Yeni Standart
Salgın hastalıklara karşı alınacak önlemler bakımından, yeni bir standartın çıkması ve alınmaya başlaması çok yakındır.
Mega Fabrika
Tek çatı altındaki büyük fabrikalar sorgulanacak. Acaba daha küçük ölçekli bir kaç ünite mi yapsak denilecek.
Yurt dışında bunun tersine mega fabrika olsun ama içinde en az çalışan olsun anlayışı olabilir. Bu konuda Intenational Paper Board Industry dergisinin Şubat 2020 sayısında güzel bir yazı var.
Levha Satmak
Yapılan mevzuat düzenlemeleri, çeklerin güvenirliliğini bozacağından, levhacılara mal satmak tahsilat sorununu arttıracaktır. Ülkemizde halen bir kaç tane yalnız levha satan, kutu makinesi olmayan tesise de kutu makineleri kurulacak.
On-line Eğitim
Sınıfta eğitim, seminer çok azalacaktır. Ekran başında, uzaktan eğitim yaygınlaşacaktır.
Organizasyon Şeması
Daha basitleşecek ve kademeler sorgulanacak. Şirketlerdeki danışman sayısının artışının yanında yarı zamanlı, proje bazlı çalışan sayısı da artacak.
Alternatif Ürünler
Esas üründen başka, salgın döneminde çok satacak alternatif ürün üretebilmenin ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Sektörümüzün alternatif ürün üretmesi şimdilik pek mümkün görünmese de üzerinde düşünülecek/konuşulacak.


İki haftada benim öğrendiklerim/düşündüklerim bunlar. Coronayı henüz yenemedik. Yenene kadar da bize bir şeyler öğretecektir.