plastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
plastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2025 Pazar

Dördüncü Yönetici

Raflarda tesadüfen rastladığım, alıp-okuduğum güzel bir kitap. Nasıl yazıldığının hikayesi, verilen QR kodlarda gizli resim ve videolarıyla değişik bir kitap. İçinde bulunduğumuz dördüncü sanayi devriminin yöneticisinin nasıl olması gerektiğini, ne yapması gerektiğini tanımlayan kitabı faydalı buldum, okurken çok sayıda cümlenin altını çizdim. Dördüncü sanayi devriminin yöneticilerine ve yönetici adaylarına tavsiye ederim.

Altı bölümden oluşan kitabın ilk iki bölümünde, içinde olduğumuz devrimi çeşitli açılardan analiz/yorumu var. Bu yazıda yalnızca bu iki bölümde ortaya konulan mega trendleri/değişimleri buraya not ediyorum. Tırnak içindeki ifadeler doğrudan kitaptan alınmıştır.


İlk bölüm: Gezegen, ekonomi, insan ve teknolojideki mega trendler

“…insan ve teknolojiyle ilgili trendleri ne kadar iyi anlarsanız anlayın, gezegenle ilgili trendler için harekete geçmiyorsanız, şirketiniz karbon salınımını dert etmiyorsa, günlük hayatınızdaki tüketim alışkanlıkları ve içinde bulunduğunuz dünya tamamen kaynaklarımızı tüketmek üzere kuruluysa, üzülerek belirtmeliyim ki hiçbirimizin bir geleceği olmayacak.”

  • Dünya ısınıyor ve iklim değişiyor. Büyükbaş hayvanların yaydığı metan gazı ile fosil yakıtların kullanımı ile ısınmanın baş suçluları.
  • Isınmanın bir başka nedeni ormansızlaşma. Amazon ve Uzakdoğu’daki yağmur ormanları palmiye dikmek ve başka nedenlerle azaltılıyor.
  • İnsanlık 1953’e kadar hiç plastik kullanmadığı halde, okyanuslardaki plastik miktarı, günümüzde balık miktarını aşmış durumda.

  • Isınma, iklim değişikliği, okyanuslardaki plastik kirliliği,… gibi konular için Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri en önemli yol haritasıdır.
  • Uber ve Airbnb ile dikkatimize gelen uygulamalara paylaşım ekonomisi deniyor. Bilinenlerin ötesinde yepyeni uygulamalar ortaya çıkacak. Paylaşım ekonomisi kaynak israfını önlemeye yardım ettiği gibi bireylerin ekonomisine katkı sağlıyor.
  • “Freelance çalışan sayısı da freelance çalışılabilecek meslek sayısı da gelecek yıllarda inanılmaz bir ölçüde artacak. Şu anda Amerika’daki toplam beyaz yakalıların %36’sı freelance ve beş yıl içinde bu oranın %50’yi geçmesi bekleniyor. Pandemi, freelance’e geçişi çok daha fazla hızlandırdı.”
  • İnternet iş yapışımızı hızlandırdı. Bireyler olarak hep daha hızlısını istiyoruz ama hepimizin hızın artışına uyum sağladığımızı, hızı anladığımızı yani alışkanlıklarımızı yeni duruma uydurduğumuzu söyleyemeyiz.  Hız beklentisi Whatsapp’tan iş yapan insan sayısını arttırdığından; mavi ve beyaz yakalı çalışanlardan başka “Whatsapp yakalı” profesyonellerden bahsedilebilir.
  • Döngüsel ekonomi hammaddelerin üretilmesi, hammaddenin ürüne dönüştürülmesi, üretim sırasındaki kayıp ve firelerin azaltılması, fire ve bozukların çöpe atılmak yerine başka bir ürüne dönüştürülmesini tanımlayan ideal durumun adı. Her adımda enerji ve su kullanımının azaltılması, karbon salınımının azaltılması gerekiyor.
  • Beğeni ekonomisi ürünlerin satışını arttırıyor. “Amazon Amerika’da 2800 kişi sadece ürün değerlendirmelerini yönetmek için çalışıyor.” Paylaşım ekonomisi da beğeni puanı üzerine kurgulanmış. Puanınız kötüyse işleriniz azalıyor.
  • İnsan ömrü uzuyor. 1905’de Avrupa’da ortalama ömür erkeklerde 37 ve kadınlarda 42 idi. Dolayısıyla insanlar boşanmayı düşünemeden ömürleri tükeniyordu. Bugün doğan kız çocuklarının 90 yıldan fazla yaşaması bekleniyor. Uzayan insan ömrü, boşanma sayısının artması, emekli sayısının artması ve sosyal güvenlik sistemlerinin emeklilere bakamayacak duruma gelmesi, emeklilik yaşının 65’in üzerine gelmesi, ülke nüfusunun azalması, nüfus yapısının (kadın/erkek, din/mezhep, etnik köken…) değişmesi gibi durumları getirecek. Muhtemelen dördüncü yönetici 75 yaşında emekli olabilecek.
  • Her bireyin beslenme alışkanlığı, çalışma saatleri ve günlük rutinleri giderek diğerlerinden farklılaşıp-özelleşecek. Freelance’lerin ve Whatsapp yakalıların artışı da dikkate alındığında, pandemi insanları kapalı alanlarda, kahve dükkanlarında yaşamaya alıştırdı. “İstanbul gibi bir metropolde yaşayan bir beyaz yakalının bir günde açık havada geçirdiği süre ortalama 51 dakika.”
  • Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler giderek artacak. Herkes her satın aldığını kendisine özel istiyor. İnternet, teknolojinin geldiği yer ve zenginleşme insanların bana özel olsun talebini destekliyor ama dünya kaynaklarının tükenmesine de yol açıyor.
  • Dördüncü sanayi devrimi insanlarla makinelerin bir arada çalıştığı bir dönem.

Ticaret ve saha çalışmalarını yüklenen Drone, 

uzaya uyduyu uzaydaki yörüngesine taşıyan roket,

ev dahi üretebilen üç boyutlu yazıcı,

gömlek ütülemeyi gereksiz kılan apre,

anne karnındaki bebeğin gelecekteki anomalilerini tespit eden CRISPR,

uçaktan daha hızlı ulaşımı sağlayacak Hyperloop,

sanal gerçeklik ile artırılmış gerçeklik (VR ve AR),

büyük veri ile yapay zeka… gibi teknolojiler artık hayatımızda ve bunlar insanların giderek daha az çalışmasına neden olacak (kitapta çok sayıda örnek uygulama var.)

Yakın zamanda sürücüsüz araçlar, askeri araçların insansız olması (İHA’lardan daha fazlası) ve güneş ışığıyla şarj olan aküyü de görüp-bir kademe daha ilerleyeceğiz.

İkinci bölüm: Mega hibrit dünya

Şirketlerin yıllarca uğraşıp-hayat geçirebileceği dijital dönüşümler; pandemi sayesinde çok kısa sürede devreye girdi. Artık mega hibrit bir dünyadayız. “Dün, hayatımızda olması yakın zamanda mümkün görünmeyen her şey bugün yeni normalimiz.” Yazara göre pandemiden sonra hayatımızda şunlar değişti: “İş gücünün dijital yöntemlerle nasıl etkin kullanılacağını anladık… insanlar bir gayeyle desteklenen iş kültürlerinde yaşamak istiyor… herkesi dahil eden adil organizasyon ve şirketlere ihtiyaç var… hesap verebilen yeteneklerle tanıştık. Yetenekli birinin, yaptığı işin tüm sorumluluğunu aldığını, işi en baştan en sona kadar götürme arzusuna sahip olduğunu gördük… çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG, Environmental Social Governance) artık yeni siyahımız. Doğaya, insana, çalışanlarına, bulunulan organizasyona, rakibe karşı iyi ve adil davranmayan şirketler artık istenmiyor…”

  • Online & Offline: Ülkemizde online satılan her 10 ürünün yedisi offline denendikten sonra alınıyor. Online’a bu kadar geçiş varken, online toplantılardan yüz yüze toplantının faydasını beklemek boşuna. Yönetici yüz yüze gösterebildiği mimik ve vücut dilini gösterecek, herkesin katılımını sağlayacak yollar bulmak zorunda.
  • Ev & Ofis: Günümüz iş hayatında ev ile ofis birbirine karışmışken, çalışanın evindeki olumsuzlukları bilmek ve işe yansımasını önlemek gerek.
  • Yerinde & Uzaktan: Eskiden arızalanan ürün servise götürülürdü. Artık sorunun giderilmesi için ille servise gitmek gerekmiyor. Uzaktan sorun çözümü daha kolay. (AR, VR)
  • Sabit & Mobil: İş ve çalışma modellerimizde de sabit ve mobil uygulamalar geliyor. Yurt dışından montör getirmek gibi konuya göre geçici CFO kiralamak da söz konusu olacak.
  • Yerel & Uluslararası: Her şeyi lokal yapmak zorunda değiliz. “Amerika’da çekilen röntgenlerin raporlarının üçte ikisi Hintli doktorlar tarafından yazılıyor.”
  • Eski & Yeni: İnsan ömrü uzadığı için çalışanların bir kısmı yaşlı olacak. Eskiyle yeniyi birlikte çalıştırmak, kuşakların birbirinden öğrenmesini sağlamak gerekecek.

Yer vermediğim başka başlıkların da olduğu bölümde;

Çalışanların çoklu becerileri olmalı, tek bir konunun uzmanlığı yetmiyor,

Şirketlerin esnek çalışma modelleri olmalı,

Trendleri anlayan, bilgileri birbirine bağlayan, yeni tip yöneticiler olmalı,

“…değişim dalgalarının üzerinde sörf yapan fil” kıvamında değişimi yönetebilen çevik şirketlerin yetenekli çalışanları bulmak ve elde tutmak gibi sorunları olacak deniyor.

 

Sonuç

Günümüzdeki büyük değişimleri anlamak açısından kitaptan alıntılarla aklımda kalanları yazdım. Sonraki bölümlerinde organizasyon, liderlik ve dördüncü yöneticiye öneri ve tavsiyeler yer alıyor. İddialı yönetici adaylarının okumasında fayda var.

18 Mayıs 2025 Pazar

Ambalaj Malzemelerinin Kıyaslanması ve Alternatifine Geçiş

Aşağıda linkini verdiğim yazıya denk geldim, çok önemli buldum ve burada paylaşıyorum. Kuzey Amerika proses endüstrisi için hazırlanmış ama Türkiye olarak bazı dersler çıkarmamız gerekiyor.

Beş Mega Trend
Ambalaj sektörüne şekil verecek mega trendler: Jeopolitik ve ticaret, kullanışlılık ve hareketlilik, e-ticaret, sağlık ve iyi yaşama ile sürdürebilirlik olarak sıralanmış.
  • Trump’ın gümrük vergileri dünya ticaretini etkileyecek, muhtemelen ambalaj maliyetlerini arttıracak. Korumacılık ve vergiler muhtemelen başka ülkeler tarafından da giderek daha çok konulacak. Büyük
  • Hareket halinde yaşam tarzı, daha çok serbest zaman isteği, kısa sürede veya uzaktan iş yapma motivasyonları ambalaja olan talebi arttırmaktadır. Taşınabilir, tek kullanımlık ama bitmemişse tekrar kapatılabilen, kullanıma hazır ve mevcuda göre daha küçük boyutlu ambalaj talebi artacaktır.
  • Artmaya devam eden e-ticarette ambalaj hem taşıma sırasında koruyucu hem de markanın bir temsilcisidir. Aşırı ambalajlamanın olmaması ve ambalajdan çıkarmanın kolaylaşmış olması ile daha sürdürülebilir modeller önemli olacaktır.
  • Tüketicilerin bilinci arttıkça kendilerine daha iyi ürünleri tercih ederken, işlenmiş yerine taze ürünleri, mikro plastiklerden kaçınma, daha sağlıklı bariyer uygulanmış gibi konulara bakmaktadır. Bu bakış açısı ambalaj talebini azaltmaktadır.
  • Avrupa ve ABD’deki sürdürülebilirlik gayretleri, bu konuda yeni hazırlanan mevzuat ile artan tüketiciler ambalajda; geri dönüştürülebilir olma, tek cins malzemeden yapılmış, biyo kompozit olma, ambalaj ağırlığının azaltılması, geri dönüşmüş malzemeden yapılmış olması gibi konulara önem veriyor. Buna karşılık ambalaj üreticileri açısından konu ambalajın beklenen görevlerini yaparken ucuz olması ve çevreye zararı olmamasının aynı anda sağlanması gerekiyor.

Trendler Ambalajı Nasıl Etkiliyor?
Çalışmayı yapan BCG ekibi 8 nihai pazardaki 350’den fazla ürün kategorisinde kullanılan 50 ambalaj türü için bir model oluşturmuş. Genellikle mega trendlerin destek verdiği kâğıt ve esnek plastik kazanan ambalaj cinsleri olarak ortaya çıkmış. Yeni bariyerler ile uygulama teknolojisindeki yenilikler kâğıdın gıda ve içecek ambalajı olarak kullanılmasını arttıracaktır. Plastik, özellikle esnek plastik sürdürebilirlikle ilgili olumsuzluklara rağmen maliyet ve işlev bakımından önde olmaya devam ediyor.
Kırmızı bu malzemeden uzaklaş yani alternatifini bul anlamına gelirken koyu yeşil kıyaslamada en iyi malzeme bu anlamındadır. Kahverengiyi nötr olarak okumak gerekir. Jeo politik ve ticaret açısından metal ambalaj en riskli görünürken, pembe renkli ambalajlar (cam, içecek ambalajı ve kâğıt) risk olabilir anlamındadır. Önceki paragraftaki genel değerlendirme en alt satıra (Overall) göre yapılmış olmalıdır.
Çalışmanın bir çıktısı da ambalaj malzemeleri arasında nasıl geçiş olduğunu da göstermek olmuş. Yukarıdaki tabloya göre; 2018-2023 döneminde plastikten-kâğıda, rijit ambalajdan-esnek ambalaja ve metal ambalajdan-diğer ambalajlara geçiş trendleri hesaplanmış. Örneğin 2018’de ölçülen hazır donmuş yemek kaplarından plastik olanların sayısı, 2023’e gelindiğinde %2 azalmış ve kâğıt kapların sayısı %2 artmış. Benzer şekilde ekmek ambalajlarında %9 plastik azalmış ve kâğıda geçiş olmuş.

Yorum
  • Mega trendler ülkemizde de geçerlidir diye düşünürken, yüksek enflasyon ve göçmenler de ambalajı etkilemektedir.
  • Malzeme cinslerini trendler açısından kıyaslanmasını faydalı buluyorum.
  • Plastikten-kâğıda geçişi beş yıllık dönemde kıyaslama güzel olmuş. İçki şişelerinin dahi kâğıda döndüğünü bildiren çeşitli çalışmalar olsa da ilk defa rakama dökülmüş veriler ortaya konmuş.
  • Plastik kuşkusuz en çok kullanılan ve diğerlerine göre daha ucuz. Kâğıdın biraz daha mevzi kazanması yeni bariyerlerin ve uygulama tekniklerinin geliştirilmesine bağlı olacaktır.

16 Şubat 2025 Pazar

Ambalaj Sektörü Yeniden Kurgulanıyor

    Takip ettiğim süreli yayınlarda okuduğum kadarıyla ambalaj sektörü büyük çaplı değişecek. Değişecek derken şirket satın almaları/birleşmelerden, gümrük vergilerinden, plastik yerine kâğıt ambalaj olmasından veya sürdürebilir ambalaj malzemelerine geçişten çok daha fazlasını kastediyorum. Ayrıca yapay zekanın mevcut kâğıt ve ambalaj teknolojilerini nasıl etkileyeceğini henüz bilmiyoruz. Böyle düşünmeme yol açan gelişmelerden bir demeti şöyle:

    İş birliği için hisse alma (1)
Amazon, Ranpak’ın hisselerinden bir kısmını satın almış. Bu stratejik işlem Ranpak'a güçlü bir ticari ortak sağlarken, Amazon'a da geniş dağıtım ve paketleme ihtiyaçlarına uygun bir üretim şirketinde söz sahibi olma imkânı veriyormuş.
Biz ambalaj üreticileri müşterilere genellikle “çözüm ortakları olduğumuzu” söyleriz. Şimdi Ranpak, Amazon’un çözüm ortağından fazlası olmuş. Büyük çaplı ambalaj kullanan müşterilere Amazon/Ranpak olayı bir referans olacaktır.

Uzun dönem iş birliği anlaşması (2)
Tietoevry ve UPM, kapsamlı IT anlaşmasını beş yıl için yenilemiş. Ormancılık, selüloz, bio-yakıt, kâğıt…gibi alanlarda çalışan UPM bu anlaşmayla yapay zekâ esaslı inovasyon, verimlilik artışı, maliyet optimizasyonu, yeni IT teknolojilerine ulaşma ve bu konularda yoğun destek alacakmış. Tietevry ise bir yüksek teknoloji şirketi olarak IT, bulut, yazılım… gibi alanlarda çalışıyormuş.
Ormancılık, atık kâğıt geri dönüşümü, kâğıt üretimi gibi geniş alanlara yayılmış iş kollarına yapay zekanın girmesi mutlaka çok acayip inovasyonlar getirecektir. Devasa boyuttaki kâğıt üretim teknolojisinin anormal ölçüde küçülmesi, su/enerji kullanımının düşmesi sürpriz olmayacaktır.

Sektörel yoğunlaşma artıyor
Kâğıt ve ambalaj sektörlerinde bazı şirketler iş kollarını yeniden tanımlıyor. Clearwater Paper, hijyenik kâğıt bölümünü elden çıkarıp-diğer kâğıt sektörlerine yoğunlaşmaya çalışıyor. (3)
Öte yandan Ball Corporation, havacılık bölümünü elden çıkarıp metal ambalaj konusuna ağırlık vermeye karar vermiş. (4)
Yoğunlaşma şüphesiz iyidir. Özellikle hijyenik kâğıt sektöründe taban tabana zıt görüşler var. Hijyenik kâğıt sektöründen çıkan, belli bölgedeki hijyenik kâğıt üretiminden çıkan veya hiç bilmediği halde giren de var. Ormana dayalı selüloz yerine başka kaynaklardan hijyenik kâğıt üretenler de var, pandemi sırasında yapılan hijyenik kâğıt yatırımlarının fazla olduğunu düşünen de var. Bir şekilde denge oluşacaktır.

Yeni Ambalaj Geri Dönüşüm Kuralları
İki önemli düzenlemenin gelecek yıllarda uygulamaya başlaması söz konusudur: ABD’de EPR (Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu, Extended Producer Responsibility) ve Avrupa Birliğinde PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği, Packaging and Packaging Waste Regulation.) Ülkemizde de diğer ülkelerde de bunlara benzer kurallar gelecektir.
EPR kaynakların etkin kullanımı amacıyla ambalajın, yeniden kullanımı, parçalanması ve geri dönüştürme işlemleri de dâhil olmak üzere ürün yaşam döngüsü boyunca üreticileri olumsuz çevresel etkilerini önlemekle veya azaltmakla yükümlü hale getirmektedir.
PPWR ise benzer bir mantıkla ambalajın çevresel etkisini azaltmayı amaçlamaktadır. Yönetmelik, 2030 yılına kadar AB'deki tüm ambalajların geri dönüştürülebilir olmasını öngörüyor. Yönetmelik, online perakendeciler de dahil olmak üzere şirketlerin tasarımlarını ve malzeme kullanımlarını geri dönüşüm ve yeniden kullanımı arttıracak şekilde uyarlamalarını gerektirmektedir. Temel hususlar arasında ambalaj ağırlığının azaltılması, döngüsel ekonominin teşvik edilmesi ve genişletilmiş üretici sorumluluğu yönergelerine uyulması yer almaktadır.

Geri dönüşüm oranları tekrar hesaplanıyor
Yukarıdaki gibi zorlu kurallar gelirken, geri dönüşüm oranları daha çok sorgulanıyor. Aşağıdaki EPA (ABD Environmental Protection Agency, Çevre Koruma Ajansı) çalışmasına göre şimdiye kadar ilgili sektör dernekleri genellikle daha yüksek geri dönüşüm oranları veriyormuş. Tablodaki sayılar geri dönüşümü % cinsinden ifade ediyor.
Tahminlerdeki temel farkları veri toplama yöntemleri ile hesaplama metodolojisinden kaynaklandığı düşünülüyormuş. Sektör oluklu mukavva ambalajların %92’si geri dönüşüyor derken, EPA %53,5’u demiş. Muhtemelen bütün ülkelerde ambalaj atıklarının toplanma ve geri dönüşüm oranlarını tekrar hesap etmek gerekecektir.

Ambalaj tüketimi azalıyor
Enflasyon ve tüketicilerin gelirlerinin azalması, demografinin değişmesi ve yaşlı nüfusun artması gibi faktörler ambalaj tüketimini azaltıyor. Azalmayı açmak gerekiyor: Pandemi döneminde kişi başına yılda X tane koli, Y adet cam şişe, Z adet alışveriş poşeti kullanılıyorsa şimdi daha az kullanılıyor ve tekrar kullanım hedefleri ile depozito uygulamasıyla daha da az kullanılacak. Ambalaja giren ürün cinsleri henüz oturmayan ülkemizde azalma biraz daha geç görülecek.
Bütün bunların (tekrar dolum/kullanma, demografi değişimi vs.) sonucunda batıda ambalaj şirketleri fabrika kapatma ve çalışan sayısını azaltma yoluna gidiyor. (6) Yazıya göre çalışan azaltmalarda esas gerekçe düşük talep olarak öne çıkıyor. Benzeri durum Avrupa’da da var. Tetrapak (7) ve MM (8) benzeri nedenlerle Fransa’daki birer işletmesini kapatıyor. Tetrapak’ın açıklaması, hemen bütün gerekçelere örnek durumdadır: “2019-2023 arasında Papeterries de Dijon fabrikasının talebi %15 düşerken, maliyetler %24 artmış. Fabrika çalışma yüzdesi %71’den %65’e gerilemiş.”

Özetle
Kişi başına tüketilen ambalaj miktarsal olarak azalıyor. Tüketici alışkanlıkları değişiyor ve nüfus yaşlanıyor.

Yeni regülasyonlar geri dönüşümü ve tekrar kullanımı giderek arttıracak. Ambalajlar giderek hafifleyecek (yani hammadde tüketimi azalacak.)

Tekrar kullanımı kolaylaştırmak amacıyla kompozit ambalajlar (plastik/kâğıt, plastik/cam) artacak.

Ambalaj sektörü kendini yeni teknolojilere uyarlayacak, işini tekrar tanımlayıp-ona yoğunlaşacak.

Büyük çaplı tüketim malı üreticilerinin ambalaj üretimine soyunması muhtemeldir. Mobilya fabrikalarında, e-ticaret şirketleri zaten ambalaj üretimine bir ucundan girmiş durumdadır.


Yukarıda Bahsi Geçen Yazılar
(1)  https://www.investing.com/news/sec-filings/ranpak-and-amazon-enter-strategic-warrant-agreement-93CH-3836971
(2)  https://fintech.global/2025/02/03/tietoevry-and-upm-enhance-strategic-it-partnership-with-ai-driven-services/
(3)  https://www.clearwaterpaper.com/investors/press-releases/news-details/2024/Clearwater-Paper-Announces-the-Closing-of-the-Sale-of-its-Tissue-Business/default.aspx
(4)  https://www.ball.com/newswire/article/124211/ball-completes-sale-of-aerospace-business
(5)  https://resource-recycling.com/recycling/2025/01/28/us-epa-shares-new-recycling-rate-estimates/
(6)  https://www.packagingdive.com/news/layoffs-january-2025-packaging-corporation-america-orbis-dow/738709/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202025-01-31%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:70030%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(7)  https://www.euwid-paper.com/news/companies/tetra-pak-mulls-closing-production-site-in-dijon-280125/
(8)  https://www.printindustry.news/story/48193/mm-packaging-sarreguemines-plant-draws-to-a-close

13 Temmuz 2024 Cumartesi

Sürdürülebilirlik İçin Plastikten Kağıda Geçmek Gerek

Kaynakların ilk sırasında linkten indirilebilecek olan e-kitap sürdürebilirlik amacıyla plastiğe karşı konulan kuralları ve bu konudaki gayretleri özetlemiş:

“Plastik kullanımını azaltma, yenilenebilir veya yeniden kullanılabilir alternatiflere geçmeyi tetikleyen esas faktör son yıllarda artarak yapılan yasal düzenlemelerdir. Bunların önemli bir kısmı tek kullanımlık plastiklerin (içecek pipetleri, kahve kaşıkları, plastik şişe/tabak/bardaklar, kaplar ve alışveriş torbaları) kullanımının azaltılmasına yönelik hedefler konulmasıdır. T
ek kullanımlık plastiklerin azaltılmasıyla plastik kirliliğinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Polietilen alışveriş torbalarının yasaklanmasıyla başlanılan yolda pek çok tek kullanımlık plastiğin yasaklanmasına gidilmiştir. 
Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık (UK) bu konuda öncülük etmiştir. UK’de tek kullanımlık plastiklerin nihai tüketicilere satışı yasaklanırken, AB geri dönüşümden elde edilmemiş plastik ambalaja 0,8 €/kg vergi getirmiştir. 
Çin, 2020’den itibaren bazı tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklamıştır. ABD’de ise halen 23 eyalette plastik torbalar ile bazı şehirlerde plastik pipetler yasaklanmıştır.
Plastik atıklar ve çevre kirliliğinin artması tüketicilerin bilincini arttırmıştır. Perakende zincirleri ve global markalar bu konulara duyarsız kalmamış ve kendilerine plastik kullanımını azaltma hedefleri koymuştur.” (1)

Sosyal medyanın markalar üzerindeki etkisi tartışılmaz. Kaynaklardaki ikinci linkte turşu kutularının, sosyal medyadan gelen eleştirilere bağlı olarak nasıl soldaki modelden sağdakine dönüştürüldüğü anlatılıyor. (2)

 

Yazıya göre pandemi döneminde hem sosyal medya kullanımı hem de internetten alışveriş pik yapmış. Tüketiciler satın aldıkları ürünün kendisinde veya gelen ambalajda bir sorun varsa bunu daha kolay dile getirmişler. 
Esasen sosyal medyadan ses verme 2006’ya kadar uzanıyormuş. Online alışverişten gelen paketin içindeki boşluklar veya fazladan ambalaj malzemesini gösteren kutudan çıkarma (Instagram’daki #unboxing) videolarının sayısı 6 milyon imiş.

Unboxing eleştirilerini dikkate alan Amazon, toplam gönderilerinin %11’ni doğrudan orijinal ambalajında göndermeye başlamış. (3) Tedarikçiden gelen ambalajları teste tabi tuttuklarında ancak %80’inin hiçbir şey yapmadan gönderilebileceğini görmüşler.

Bu ayın başında yayınlanan “Which Major Companies Are Switching to Paper Alternatives?” başlıklı yazı (4) ise kağıt esaslı ambalaja geçiş yapan global şirketlerden örnekler veriyor:

Amazon balonlu naylon dolgu malzemesi yerine geri dönüştürülmüş kağıt dolgu malzemesine geçmiş. Kuzey Amerika’daki gönderilerinin %95’inde balonlu naylon benzeri dolgu maddelerinden kurtulmuş.

Pladis plastik olan kraker kutularını oluklu mukavvaya döndürerek yılda 373 ton karbondioksit salınımını azaltmış. Bu yazıyı uzatmamak için gösterilen örnekleri tek tek vermiyorum. Ambalaj ve inovasyon kelimeleri bir araya gelince kağıt esaslı ambalaj bir zorunluluk haline geliyor.

Kağıt esaslı ambalaj çözümüne geçmek, mevcut plastik veya başka malzemenin kullanıldığı ambalajınıza göre daha pahalı olacaktır. Eğer sürdürebilirliği ciddiye alıyorsanız, para harcamalısınız.

Kaynaklar:
(1)https://www.resourcewise.com/resources/ebooks/plastic-replacements-driving-sustainability-trends
https://www.packagingdive.com/news/social-listening-packaging-consumer-feedback-grillos-pickles/720484/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-07-08%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:63677%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(2)https://www.packagingdive.com/news/social-listening-packaging-consumer-feedback-grillos-pickles/720484/?utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_campaign=Issue:%202024-07-08%20Packaging%20Dive%20%5Bissue:63677%5D&utm_term=Packaging%20Dive
(3)https://www.cnbc.com/2024/04/01/amazons-long-journey-to-get-rid-of-its-signature-brown-boxes.html
(4)https://www.resourcewise.com/forest-products-blog/which-major-companies-are-switching-to-paper-alternatives?utm_campaign=Weekly%20ResourceWise%20Blog%20Subscription&utm_medium=email&_hsenc=p2ANqtz-8Sto56_Bo1Zh5-vYJV_mlluroFlrL_CQ87QIEStbarBDMEo4Xe5JyRyviuMXsQ7TNwMttP7DKKRqfFSMlFfaduJMABtc8viyLJN0tymtDM12m72dw&_hsmi=314538659&utm_content=314538659&utm_source=hs_email

12 Ağustos 2023 Cumartesi

PPWR

Risi’de büyük oluklu mukavva şirketlerinin neredeyse üst üste PPWR (Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği) taslağına itirazlarını görünce, merak ettim ve tetkik ettim. PPWR, Avrupa Komisyonu tarafından 30 Kasım 2022’de yayınlanmış. Çevko ilk kaynakta olan (1) bunun hemen Türkçe özetini yayınlamış ve orijinal metinler dahil neyi nereden bulacağınızı düzgünce açıklamış.

Çevko’nun özetine göre
  • Plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı artıyor. (Ör: Tek kullanımlık su şişelerinin içindeki geri dönüşmüş malzeme oranı 2030’da %30 ve 2040’da %65 oluyor.)
  • Gıda ambalajlarında yeniden kullanım ve yeniden dolum hedefleri konuyor. (Ör: Sıcak veya soğuk paketli yiyeceklerin tekrar kullanılmış/doldurulmuş hedefleri 2030’da %20 ve 2040’da %80.)
  • Etiketlerin kalitesi, okunabilirliği ve verdiği bilgiler artıyor.
  • Ambalajı ilk kez piyasaya sürülmesinden itibaren başlayan ve genişletilmiş üretici sorumluluğu geliyor.
  • Devletin iade ve toplama sistemi kurma zorunluluğu geliyor.
  • Kişi başına çıkan ambalaj atık miktarını azaltma zorunluluğu geliyor.
Taslak şimdiye kadar olmayan bazı hedefleri koyuyor, olanlar arttırıyor, devletin ve şirketlerin sorumluluklarını arttırıyor.
Taslağa göre geri dönüşüm hedefleri şöyledir. Tüm ambalaj atıklarının %65’inin geri dönüşmesi 2025’de şart olurken; kağıt ve kartonda (oluklu mukavva da bu kapsamdadır) hedef %75’dir. 2030’da ise hedefler daha iddialıdır.

Başlıca itirazlar
  • İlk itiraz eden Fefco (2) olmuş. Tekrar dolum ve kullanım hedeflerinin bağımsız kurumların analizlerine göre ilave lojistik/temizlik maliyeti getirip-ekonomisi olmayacağı ile geri dönüştürülmüş plastik hammaddesinin yeterince bulunamayacağına kadar eleştirilmiş.
  • ACE (içecek kartonu -Tetrapak gibi- üreticileri) ise önce bu kartonları toplama hedeflerini zorunlu hale getirin (3) demiş.
  • İçinde selüloz, kâğıt ve ambalaj üreticileri ile hurda toplayıcılarının olduğu ticari birlik Fibre Packaging Europe (4) ise toplama olmazsa geri dönüşüm olmaz, önce toplama hedeflerini koyun demiş.
  • Schumacher ise kâğıt esaslı ambalajın tekrar doldurulmak üzere geri gönderilirken kamyonun boş kalacağından, karbon salınımını arttıracağından dem vurmuş. (5)
  • Avusturya’daki kâğıt ve karton ambalaj üreticileri birliği Propak ise (6) PPWR sektörümüze karşı açık bir tehdittir şeklinde en aleni karşı duruş sergilemiş.
  • Avrupa Recycling Endüstrisi Birliği EuRIC (7) toplamayı düzeltelim, toplama hedefleri koyalım, bizi çağırın-konuyu size daha iyi anlatım demiş.
  • DS Smith (8) bu regülasyon mevcuda göre taşımacılıkta kullanılan plastik kasa sayısını 8,1 milyar adet (ağırlık bakımından 12 milyon ton) arttıracaktır. Yalnızca bu kasaların yarısını yıkamak için 2040’da 16 milyar litre su kullanılacak şeklinde açıklamış.
  • Smurfit Kappa (9) ise tekrar kullanım hedeflerinin yalnız oluklu mukavva sektörüne değil plastik sektörüne de negatif etkileri olacak demiş. Ayrıca 2040’da plastik ambalaj kullanımı mevcudun iki katına çıkmış olacak diye vurgulamış. (Linkteki resim altı yazısı her şeyi özetlemiş.)
  • Aralarında Fefco ve CEPI gibi sektörümüzde çok bilinenlerin de olduğu 10 tane kağıt, karton veya ambalaj konusunda Avrupa çapında örgütlenmiş dernek (10) karşı görüşlerini tekrar dile getirmiş: Ambalaj ve ambalaj atıkları yönetmeliği, Yeşil Mutabakat ve Döngüsel Ekonomi Aksiyon Planına uygun olmalı. Kanıta dayalı tekrar kullanım ve tekrar dolum hedeflerini destekliyoruz ama;
"Tekrar kullanım ve tekrar dolum hedefleri, delile dayalı olarak; yaşam döngüsü yaklaşımıyla (LCA Life Cycle Assessment) ve önceden yayınlanan AB hurda direktifine uygun olmalı.
  1. Tekrar kullanım Avrupa’nın kıt su kaynaklarını etkileyecektir (zaten suyumuz yok diyor.) Suyun yanında deterjan kullanımı, daha çok taşıma ve depolama ihtiyacı artacaktır. Tekrar kullanım bu risklerden başka Avrupa su yönetin stratejisine de uygun olmak zorundadır.
  2. Yüksek geri dönüşüm performansı gösteren ambalajlarda tekrar kullanım hedefleri olması (kâğıt esaslı ambalajları bu kapsamdan çıkarın diyor.)
  3. Ambalajlar tüketici ürünlerinin tedarik zincirinde çok kritik rol oynuyor: a)Ev eşyalarının tedarik zincirinde ambalaj, ürünün korunması, taşınması, rutubet almaması, hasar görmemesi gibi fonksiyonları yerine getirir. b)Gıda ve içecek ambalajları ise gıda güvenliği, hijyen ve ilgili mevzuata uygunluk sağlarken; gıda israfını azaltma amacını güder ve AB’nin tarladan-çatala stratejisiyle uyumlu olmalıdır." demişler.
Yorumum
  • Taslak bu şekilde çıkarsa, kâğıt esaslı bazı ambalajlar plastiğe döner.
  • Hem kâğıt esaslı hem de plastik esaslı ambalaj üretimi/kullanımı dereceli olarak (kişi başına tüketilen ürün sayısı bakımından) azalır.
  • Hem maliyet düşürme hem de sürdürebilirlik bakımından (ısınan dünya, değişen iklim, azalan kaynaklar) tekrar kullanım ve tekrar dolum giderek artar.
  • Geri toplama, temizleme ve tekrar doluma gönderme işleri önem kazanır ve artar.
  • Hijyen sağlama amaçlı yeni ambalaj kağıtlarının/plastiklerinin üretimi artar, Konuyu açıklayan önceden yazdığım bir yazı var.
  • Sektörümüzün aleyhine ama sürdürebilirlik açısından ben taslağın doğru olduğunu düşünüyorum. Bakalım politikacılar, lobilerden ne kadar etkilenecek?

İncelenen/bahsedilen yazılar
1-https://www.cevko.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1220:ab-ambalaj-ve-ambalaj-atiklari-yonetmeligi-ppwr-taslagi-yayimlandi&catid=47&lang=tr&Itemid=165
2-www.risiinfo.com’da 22 Kasım 2022’de yayınlan “FEFCO releases joint industry statement on concerns over EC's revision on packaging and packaging waste rules” başlıklı yazı
3-Aynı sitede 6 Şubat 2023’de yayınlanan “ACE sets out additional requests for legislation on packaging waste and Recycling” başlıklı yazı
4-Aynı yerde 11 Mayıs 2023’de yayınlanan “Fibre Packaging Europe puts forward PPWR policy requests to EC” başlıklı yazı
5-https://www.risiinfo.com/ic/news/pulpandpaper/schumacher-packaging-takes-stand-on-european-packaging-regulation-226069.html
6-Risi’de yayınlanan “PROPAK members defy difficult 2022, concerns over PPWR” yazı, 8 Haziran 2023
7-https://www.risiinfo.com/ic/news/pulpandpaper/euric-makes-urgent-plea-to-eu-decision-makers-for-ensuring-ppwr-delivers-on-closing-loop-226895.html
8-https://www.dssmith.com/media/our-stories/2023/6/new-eu-rules-risk-flood-of-new-plastic-packaging-and-contradict-years-of-progress-to-curb-plastic
9-https://www.packaging-gateway.com/news/smurfit-kappa-eu-rules-double-plastic/
10-https://www.cepi.org/joint-industry-statement-on-mandatory-re-use-and-refill-targets/

6 Mart 2022 Pazar

Plastik ile Oluklu Mukavva/Kâğıt Kombine Ambalajlar

Kaynaklardaki ilk yazıyı, yayınlandığı günlerde okumuş ama pandeminin telaşı ile anlamını algılamamıştım. DS Smith ile Multivac, normale göre %85 daha az plastik kullanımı sağlayan yukarıdaki resimde görülen Eco Bowl adını verdikleri bir ambalaj geliştirmişler. Azalan plastiğin yerini oluklu mukavva almış.

Eco Bowl’un içindeki gıda maddesi tüketilince, gıdanın konulduğu hazneyi kaplayan ve ambalajı kapatan plastik kısım ile oluklu mukavva tava kısmı ayrı ayrı geri dönüşüme gönderilebiliyor.

Multivac ambalaj hattını, oluklu mukavva tavanın içine film yerleştirme, filme şekil verme, gıda maddesinin dolumu gibi işleri teknolojisi ile çözmüş. Buna karşılık, DS Smith uygun kalitede oluklu mukavva tavayı tasarlamış.

Eco Bowl’u daha iyi anlamak için (2)’deki videoyu, Multivac’ın yaptığı işleri anlamak için ise (3)’deki videoyu izlemekte yarar var.

Daha sonra, en yeni ambalaj teknolojilerini araştırdığım bir sırada (4)’deki GEA’ya rastladım. Benzeri bir çözümü sunan GEA, %80 plastik azalttığını ve oluklu mukavva tava kullandığını ifade etmiş.


Bu Çözümlerin Bana Düşündürdükleri

Plastik miktarını azaltıp, yerine oluklu mukavvayı koyarak ambalaj geliştirilmesi elbette çok güzel fikir. Başka sektörlerde de böyle çözümler ortaya çıkacaktır.

DS Smith’in tasarladığı tava oldukça zor bir dizayndır. Küçük boyutlu bir tavayı hassas şekilde üretip-hacim haline getirmek çok önemlidir. Oluklu mukavva üreticisinin makine parkının yanı sıra ustalığı da öne çıkacaktır.

Videolarda tam belli olmuyor ama tavalar sanki önceden hacim haline getirilmiş gibi görünmektedir. Dolayısıyla dolum makinesinin yanına gelecek tavalar, gıda ambalajı olacak kalitede, tozsuz, kırpıntısız, düzgün katlanmış olması gerekecektir.

DS Smith’in paylaşımlarında, Eco Bowl’un Amidori için geliştirildiği açıklanıyor. Amidori’nin adı daha sora Endori (www.endori.de) olmuş. (5)’deki yazıda ürünün 2019 sonlarından itibaren kullanımda olduğu ve %66 plastik azalttığı yazıyor (yani bilgilerde tutarsızlık var.) Endori’nin sitesinde diğer gıda maddelerinde de Eco Bowl’a geçtiğine ve hatta kullanıldığına ilişkin kayıt yok.

Multivac ve GEA’nın paylaşımlarında da oluklu mukavva ambalaj kullanıma ilişkin görüntü/video yok. Başlangıçta yazdığım gibi, fikir çok güzel olsa da böyle bir oluklu mukavva tavayı üretmek oldukça zor. Şu an için ne derece ekonomik olur bilemiyorum ama, oluklu mukavva yerine karton tava daha uygun olabilir.

Bu yazıyla fazla ilgisi yok ama; kâğıt ve plastiğin birlikte yer aldığı ve ayrı geri dönüşüm kutularına atılabildiği bir örneği ise (6)’da gördüm.

Plastik bardağın/kâsenin/kavanozun etrafına giydirilmiş kağıt kılıf bırakılan kilit mekanizmasına basılarak kolayca ayrıştırılabiliyor.

Sonuç

Plastiği geri kazanmak için ayrıştırmak ve ayrı toplamak gerek. Kâğıt ve oluklu mukavva zaten en çok geri dönüşen malzemelerdir.

Plastikle, kâğıdın veya oluklu mukavvanın kolayca ayrılması işin püf noktasıdır.

Son olarak, her ne kadar rakip gibi olsalar da plastik ve oluklu mukavva birlikte çalıştığında, tüketiciye daha sağlıklı/çevreci/geri dönüşen ambalajlar sunulacaktır.


Kaynaklar

  1. https://multivac-group.com/en/news-events/news-and-press-releases/detail/2020/06/1235-ds-smith-and-multivac-introduce-eco-bowl-an-innovative-cardboard-based-solution-for-fresh-food/
  2. DS Smith ECO Bowl - YouTube
  3. MULTIVAC Automation Solutions | MULTIVAC UK - YouTube
  4. https://www.gea.com/tr/articles/foodtray/index.jsp
  5. DS Smith and MULTIVAC's ECO Bowl concept proves to be perfect alternative for Germany-based food company Amidori's plastic packaging. www.risi.info’da yaınlanan 29 Haziran 2019 tarihli yazı
  6. https://www.greiner-gpi.com/en/Products/Decoration-technologies/K3-cardboard-plastic-combinations

6 Şubat 2022 Pazar

Rakip Ambalajlar

Birkaç ay önce Sustanble Economy dergisinin gönderdiği soruları yanıtladım. Sorulardan biri, mealen “Oluklu mukavva kutunun yerine geçebilecek sürdürebilir bir ambalaj var mıdır? Plastik oluklu kutu bir alternatif midir?” şeklinde idi. Dergiye özetle, kâğıt esaslı ambalajları azaltma amaçlı trendler  başlıklı yazımdan alıntılarla cevap verdim. Sonrasında, özellikle internet alışverişlerinde kullanılabilecek bazı alternatifleri görünce, bu hafta küçük bir araştırma yaptım. Bu yazıda, oluklu mukavvanın alternatiflerini kısaca değerlendireceğim.


Kullan-At Alternatifler

Karton Kutu

İlaç ve deterjan gibi ürünlerde yoğun olarak kullanılan karton kutuların, zaman içinde küçük boyutlu oluklu mukavva kutuların yerine geçebileceğini düşünüyorum. Özellikle küçük hacimli e-ticaret ambalajlarının kolaylıkla kartona döneceğine inanıyorum. Karton kutu üretim prosesi, oluklu mukavvaya göre biraz daha uzun ve zor olduğundan şimdilik maliyeti yüksek görünüyor.

Kâğıt Torba

İnternet alışverişlerinde, oluklu mukavva kutuyu kullanmayıp-kâğıt torbaya konulan (örneğin kahve) ürün kargoya verilebiliyor. Benzeri şekilde bazı giyim markaları da “nasılsa ürünün dışında bir plastik/naylon koruyucu var diyerek kâğıt tornayla ürünü gönderiyor. Katlanmış haldeki torba, oluklu mukavvadan daha az yer kapladığından bir avantajı var ama uzun mesafe taşımalarında yeterince koruyuculuğu yok.

Zarf

Karton kutu gibi, zarflar da kargo aşamasında küçük boyutlu oluklu mukavva kutuların yerini almaya adaydır. İçinde balonlu naylon veya plastik takviyeli modelleri olduğu gibi selülozdan ve hurda kâğıttan üretilen tipleri de mevcuttur.


Tekrar Kullanılabilenler

Oluklu mukavva kutu da tekrar kullanılabilen bir ambalajdır. Deneyimlerime göre, preform plastik şişeleri taşıyan oktabinlerini geri döndürüp-beş kez kullanan da mısır çerezi kutularını geri getirip en az iki kere kullanan da var.

Tekrar kullanımda:

1)müşterinin ambalajın geri vermeyi kabul etmesi

2)ambalajı geri getirecek bir sistemin olması

3)ambalajın kullanıma uygun hale getirilmesi, temizlenmesi ve kullanıma uygun mu bakılması

4)müşterinin kullanılmış ambalajla yeni mal almayı kabul etmesi gereklidir.

Yukarı şartlar yerine getirilmeden, üretildiği malzeme ne olursa olsun tekrar kullanım söz konusu değildir.

Plastik Oluklu Kutu

Üzerine baskı da yapılabilen plastik oluklu kutular, farklı malzemelerden, farklı renklerde üretilebiliyor. Tekrar kullanım konusunda, yukarıdaki tekrar kullanım şartları sağlanırsa; oluklu mukavvadan bir nebze daha avantajlıdır.

Plastik Kasa

Virgin ve hurda esaslı malzemeden üretilmiş modelleri özellikle yurt içinde yaş meyve sebze taşımacılığında yoğun olarak kullanılıyor. Oluklu mukavvaya göre esas dezavantajı, yoldaki sarsıntı nedeniyle içindeki taze ürüne daha fazla hasar vermesidir.

İç içe girebilen, katlanıp-küçülebilen veya köşelerine takılan parçalarla düzgün istiflenme sağlayan çeşitli modelleri bulunmaktadır.

Yaş meyve sebze ambalajı olarak kullanılan ahşap kasa kutularına aynı dezavantaja sahip olduklarından dolayı bu yazıda yer vermedim.

Ahşap, Plastik veya Metal Kasa

Özellikle metal ve otomotiv sektöründe, fabrikalar arasında sürekli mal hareketi varsa yani geri getirmek mümkünse; kesinlikle oluklu mukavvadan daha ekonomik bir çözümdür. Palet ebadında, katlanabilen modelleri mevcuttur. Döküm parçaların naklinde, ağırlık nedeniyle bu türlü kasalar oluklu mukavva yerine özellikle tercih edilmektedir.


Sonuç

Oluklu mukavva ambalajın tahtını sarsabilecek, tamamen onun yerine geçecek bir alternatif bulunmuyor. Yukarıdaki ambalajların her biri, belli alanlarda (mesela e-ticaret) oluklu mukavvadan kısmen pazar alabilecek potansiyele sahiptir. Buna karşılık her türlü taşıma işi için oluklu mukavva tek alternatif değildir. Yerine göre büyük kasalar (ahşap, plastik veya metal) oluklu mukavvadan daha kullanışlıdır.


İlave Bilgi İçin Bakılabilecek Kaynaklar

https://www.kingfisher-press.com/blog/cardboard-alternative/#:~:text=Folding%20Box%20board%20is%20also,FSC%20certified%20and%20ISO14001%20accredited.

https://www.macfarlanepackaging.com/blog/five-cardboard-box-alternatives-for-online-order-fulfilment/

13 Mart 2021 Cumartesi

Gıda Ambalajlarında 2030 Senaryoları

Paper 3600 dergisinin November/December 2020 sayısında (1) “Future of Food Packaging: Four Scenarios” başlıklı yazıyı okudum. Yazının dip notunda, raporu indirmek için adresi (2) vardı. Raporun bütününü indirdim ve inceledim. Kemira, çeşitli uzmanların katıldığı bir panelde gıda ambalajlarının geleceği tartışmış ve panel sonunda olası 2030 yılı gıda ambalajı senaryoları belirlenmiş. Konu ilgimi çektiği için bloğumda yazmaya karar verdim.

Temel Trendler

·       Dijitalleşme, hızlı tüketim maddelerini (FMCG) ve bunların ambalajlarını değiştirmeye devam edecek.

Yaygın ve hızlı internet, akıllı telefonların çoğalması, sanal ve arttırılmış gerçeklik uygulamaları, makine öğrenmesi ve otomasyon,…markalara, tüketicilerin beklentilerini daha çok karşılama imkanı verecek.

Dijitalleşme yalnızca alışveriş deneyimine şekil vermeyip-gıdaların nasıl paketlenip-taşınacağına ve teslim edileceğine tesir edecek. Ambalaj QR kod ve RFID etiketleri ile daha fazla bilgi taşıyacak, bunlar tüketicinin elindeki akıllı telefon veya mağaza içi cihazlarla okutulacak. Bu sayede tüketici, ambalajın içindeki gıdanın orijini ve karbon ayak izi hakkında daha çok bilgi sahibi olacak. Sorgulanan bilgileri toplayan, çeşitli platformlar tüketiciye ilgilendiği hususları daha çok pazarlayacak.

·       Evde pişirmenin alternatifleri artacak.

Dışarda yeme, pişmiş yemeği alıp-eve getirme ve ön pişirilmiş yemeği kapıdan teslim alma örnekleri çoğalacak. Dijitalleşme, gıdayı aldıktan sonra hızlıca hızla ve tüketmeye destek olacak. Adrese teslim hizmetleri hızlanacak, yapılan alışverişlerin teslim noktaları ile önceden sipariş verilen restoranlar artacak.

Evde yemek yapmak için kiloyla alınan sebzeler azalacak, ambalajlı gıdaların ambalaj hacimleri küçülürken, son tüketim tarihleri uzayacak. Gıda ambalajları, daha kolay açılma/kapanma gibi kullanıcıya kolaylık sağlarken, hazır yemek ambalajı gıdanın çeşitli kısımları için ilave bölümlere sahip olacak.

·       Kolaylık en önemli olmaya devam edecek.

Tüketiciler yeme/içme kararlarını, kolaylık esaslı vermeye devam edecek. Kompleks market rutinleri, çok fazla detaylandırılmış ürün/ambalaj, satış şeklinde temel değişiklikler; bireyleri üründen/ambalajdan soğutacak.

Markalar, sivil toplum kuruluşları, kural koyucular ve diğerleri, tüketiciyi etkilemek istiyorsa; kolay anlaşılır bilgileri iyi planlanmış şekilde sunmak zorundadır. Tüketici grupları bu şekilde tüketim alışkanlıklarının doğaya/iklim değişikliğine ve sağlıklarına olan etkilerini anlayacaktır.

·       Ambalajın ilk görevi içindeki gıdayı korumaktır.

Tüketiciler fazla fark etmese de ambalaj, içindeki gıdayı korumakla yükümlüdür.

Belirsizlikler

·       Gıda sektörü, iklim değişikliğini dikkate alacak mı?

Panele katılan bazı uzmanlar, tüketicilerin ambalajlı gıdaların, çevreye duyarlı olduğunu düşündüğüne inanıyor. Bu uzmanlara göre, tüketicilerin tercileri markaları, karbon ayak izini düşürmeye sevk edecektir. Karşı taraf ise tüketicilerin, ambalajlı gıda tercih gerekçelerinin farklı nedenlere dayandığını düşünüyor. Ancak hepsi de tüketicilerin gelir seviyesi arttıkça, sürdürebilirlik beklentilerinin yükseldiğine inanıyor.

·       Bireylerin tercihi nasıl şekillenecek?

Panele katılan uzmanlardan bazıları, bireylerin hediye/bonus vb yöntemlerle satın alma kararları etkilendiğini düşünürken; karşı taraf satın alma kolaylığının tercih nedeni olduğunu düşünüyor.

Dört Senaryo

Kemira, trendler ve belirsizliklere göre yukarıda şekli verilen dört senaryo oluşturmuş. Şimdi bunlara ambalaj gözlüğü ile kısaca bakalım:

1.    Maksimum bireysellik: Gıda sektörü, tüketicilerin çeşitliliğini dikkate alır ve beklenti farklılıklarına göre ürünler sunarken; insanlar deneyimlerine göre hareket eder.

Ambalaj, markanın farklı müşteri gruplarına ürün sunması açısından merkezi bir rol oynar. Üzerindeki baskı ve müşteriye verilecek mesaj daha ön plandadır. Markalar, anlattıkları hikayeler ile müşterilerini kendilerine bağlamaya gayret eder. Bunun için yeni ambalaj malzemelerini denemekten kaçınmazlar.

Geri dönüşüm konusunda ise bireyler esas işi yapar. Mağazaların geri dönüşüm servisleri vardır, sisteme hizmet eden müşteriler ödüllendirilir.

2.    İklim değişimine maksimum duyarlılık: Gıda sektörü, çevre/iklim konularında maksimum duyarlıdır. İnsanlar marka bağımlılığı yerine markanın iklim/çevre duyarlılığına göre hareket ederler.

Tüketiciler evden getirdikleri kap/torbalara ambalajsız gıda alma eğilimindedir. Mağazaların çoğunluğu yalnız torbaları değil, gıda ambalajındaki plastikleri de yasaklamıştır. Basit ambalajlar çoğalmıştır.

Geri dönüşüm gayretleri artmış, gıda üreticileri üzerinde baskı oluşmuştur. Üreticiler geri dönüşmüş malzemelerden ambalaj üretimine ağırlık vermiştir.

3.    Pratiklik/kolaylık ön planda: İnsanların yoğunluğu, zaman fukaralığının en önemli olduğu senaryodur. Böyle bir dünyada gıda ambalajı, kolay alınan ve açılan, komplike olmayan açma mekanizmalı ve hafif olacaktır. Ayrıca müşterinin yolda tüketebilmesine ve çeşitli şekillerde (drone, kargo) teslim alabilmesine uygun ambalajlar artacaktır. Ağır, kompleks malzemelerden yapılmış, açılması zor, içinin boşalması zor ambalajlar; tüketicinin zaman baskısı olduğundan şansları olmayacaktır.

Geri dönüşüm ister istemez ikinci plana itilecektir. Şehirler ve farklı sosyal grupların geri dönüşüm gayretleri göstermeleri mümkündür.

4.    Gıda üreticileri çevreye/iklim değişimine duyarlı: Dördüncü senaryoda, gıda şirketleri iklim değişikliğine duyarlıdır ve buna uygun ambalajlarla ürünlerini sunmaktadır. Buna karşılık tüketiciler, kullanımı kolay olanı, pratik olanı tercih etmektedir. Bu senaryoya göre, tüketicilerin isteğinden çok devletlerin koyduğu kurallar ambalaj tercihine yön vermektedir. Gıda ambalajlarında plastiğin azaltılması, karbon ayak izine ilişkin bilgilerin yazılması, hafif ve daha az çeşitli malzemeden üretilmiş olması çoğalırken; çok renkli baskılar azalacaktır. Boşunu geri getir-dolusunu götür, temizlenip-tekrardan doldurulan ambalajlar giderek artacaktır.

Bu senaryonun geri dönüşümü de sıkı kurallara bağlı olacak, hangi ambalajın hangi kutuya atılacağı belli olacaktır.

Benim Yorumum

Dört senaryodan hangisinin olacağını söylemek zor. Büyük ihtimalle hepsinden biraz gerçekleşecek. Ayrıca çalışma, yeni yetişen yani değişen kuşağın etkilerini fazla dikkate almamış. Kişisel olarak ikinci ve dördünce senaryoları daha mantıklı buluyorum.

Kaynaklar:

(1)  https://www.paper360-digital.com/ppis/0620_november_december_2020/MobilePagedArticle.action?articleId=1638120#articleId1638120

(2)  https://www.kemira.com/insights/future-food-packaging-four-scenarios-2030/