koruma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koruma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2024 Pazar

Futing ve Testlayner Cinsi Kağıt İthalatında Korunma Önlemi Başvurusu

AGED Kağıt Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (www.aged.org.tr) bu yazının başlığındaki ifadeyi taşıyan bir rapo ile Ticaret Bakanlığına başvurarak; artan oluklu mukavva kağıdı ithalatına karşı önlem talep etmiştir. Gizli olmayan başvuru metnine (1) numaralı linkten ulaşılabilir.

AGED’in yaptığı başvuru bence kesinlikle yerindedir ve Türkiye Cumhuriyeti mevcutta artmış olan ve daha da artma potansiyeli olan oluklu mukavva kâğıdı ithalatına önlem almak mecburiyetindedir. Bu yazıda yakın zamanda okuduğum dünyadaki örnekleri ve görüşlerimi açıklamaya çalışacağım.


Dünyadan Güncel Örnekler

ABD ithal gelen kâğıt torbalarda damping yapıldığını tespit etmiş (2) 
Amerikan Ticaret Bakanlığının yaptığı ön incelemede, Kamboçya, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Portekiz, Tayvan, Türkiye ve Vietnam’dan gelen belli evsaftaki kâğıt alışveriş torbalarında içerdeki normal fiyatlara göre ithal fiyatların %3,1 ila %248,81 düşük olduğu bulunmuş. Bakanlık, gümrüklerden yazının çıktığı günden itibaren ithalatçılardan yazıdaki oranlarda nakit ödeme alınmasını istemiş. Anladığım kadarıyla Haziran 2024 sonunda bitecek soruşturma sonunda vergi oranları kesinleşecek. ABD altı aylık dönemde ithalatın artmasına engel olmak üzere önden para alıyor.

Bahse konu olan kağıt torba tipleri şöyleymiş: Saplı-sapsız, üst kısmı (torba ağzı) yapışmış veya yapışmamış olan bütün torbalar; derinliği 2,5 inçten ve genişliği 4,5 inçten fazlaysa ve 300 gr/m2’den daha düşük gramajdaki kağıt, karton ve benzerlerinden yapılmışsa vergiye tabi tutulacakmış.

Türk torba ihracatçılarının ürünlerinde %26,32 ila %47,56 oranında damping olduğu kanısına varılırken; Kamboçya’dan gelen torbalarda %248,81’e varan damping yapıldığı tespit edilmiş.

Hindistan Kağıt Üreticileri Derneği (IPMA)kağıt ithalatında koruma önlemi istemiş (3)
IPMA, AGED’in yaptığı başvuruyu daha geniş olarak ele almış. GTİP kodları 4802, 4803, 4804, 4805, 4808 ve 4810 olan kâğıt cinslerinde gümrük vergisinin %10’dan %25’e çıkarılmasını talep etmiş. (AGED’in başvurusu yalnızca 4805 grubu içindir.)

IPMA, Çin, Güney Kore ve Asean bölgesinden (Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler, Singapur, Vietnam, Laos, Kamboçya,…) gelen ithal kağıt miktarında artış var içerdeki fabrikalar kapanıyor demiş. Dernek ilaveten “stock lot” kâğıt ithalatının yasaklanmasını da talep etmiş.

Güney Kore belirli kuşe kağıtların ithalatındaki gümrük vergisini sürdürmeye karar verdi (4)
Güney Kore Ticaret Komisyonu GTİP kodu 4810 ile başlayan ve 13, 14, 19, 22 ve 29 ile devam eden 55 ila 110 gr/m2 arasındaki kuşeli baskı-yazı kağıtlarındaki vergilerin beş yıl daha devam etmesine karar vermiş. Temmuz 2018’de konulan verginin süresi bitmesi üzerine bu karar alınmış.

Çin ve Japonya’dan gelen kağıtlara %16,23 vergi uygulanırken; UPM kağıtlarına %8,22 ve diğer Fin üreticilerinin kağıtlarına %12,94 uygulanmaya devam edilecekmiş.


Neden Böyle Oluyor?
  • Pandemi döneminde çok fazla kâğıt ve ambalaj yatırım kararı alındı. Yeni tesisler devreye girdikçe neredeyse arz patlaması oldu. Yeni oyuncular pazardan pay kapmak için önceden bulunmadıkları coğrafyalarda fiyat kırıp-iş almaya çalışıyor.
  • Ayrıca pandemi sırasındaki kadar kâğıt ve kağıt esaslı ambalaj tüketilmiyor, e-ticaret devam etse de e-ticarette daha az kağıt tüketiliyor.
  • Bizdekine söyleyecek laf bulamıyorum ama dünyadaki %4-5 gibi enflasyon dahi insanların harcanabilir reel gelirini azaltıyor, bir nevi talep azalıyor. Bu durumda fabrikalar bulundukları yerlerde daha az mal satabiliyor. Önceden yapılan projeksiyonlar tutmuyor.
  • Hem kapasite dengesi kurulana hem de enflasyon azalana kadar sıkıntı sürecek. Bu durumda ülkelerin yerli sanayilerine korumaları kadar doğal bir şey yoktur. Kaldı ki pek çok konuda ülkelerin içe kapandığını (yani ithalatı azaltmaya çalıştığını) göreceğiz. Daha uzak bir yerden gelen malların ulaşımında sorunlar (Kızıl Deniz gibi) çıkabiliyor, hayatından memnun olmayan yerli üreticiler (Fransız çiftçiler gibi) ithal sebze kamyonunu yakabiliyor.
  • Pandemi öncesi görünüşte her şey normaldi. Dengeleri bozan ilk etki pandemi oldu. Sonrasında bölgesel çatışmalar-savaşlar dengeleri bozmaya devam ediyor. ABD ve Güney Kore örneklerinde olduğu gibi (toptan bir vergi yerine) ülkeye ve şirkete özel vergilendirmelerin artacağı bir döneme giriyoruz. Önümüzdeki dönemde ülkeler herhalde “benden aldığın yaş meyve sebzeye şu kadar vergi koyarsan ben de senden gelen kağıda bu kadar vergi koyarım” şeklinde anlaşacak.
Bence
Ticaret Bakanlığımızın soruşturmasına en çok Avrupalılar takmış görünüyor. Ancak Avrupalılar alttan alta sınırda karbon düzenlemesi, araçların karbon emisyonu vb konularda hazırlık yapıyor. Hazırlığın sonunda bir vergi gelecek, verginin adı “korumacılık” olmayacak ama realitede kendi yerli sanayisini korumaya gayret edecek.

AGED’in başvurusunu destekliyorum. Ticaret Bakanlığımızın ithal kağıda uygun miktarda vergi koyması yerinde olacaktır.
 

Yazıda Verilen Referanslar:
(1) https://ticaret.gov.tr/data/65a1018413b876fb4cb780a3/Ka%C4%9F%C4%B1t%20%C4%B0thalat%C4%B1nda%20Korunma%20%C3%96nlemi%20Ba%C5%9Fvurusu%20-%20Gizli%20Olmayan%20%C3%96zet.pdf
(2) US preliminary probe finds 3.1-248.81% dumping margins in certain paper shopping bags imports. www,risiinfo.com’da 10 Ocak 2024’de yayınlanan yazı
(3) https://thepulpandpapertimes.com/news/india/ipma-urges-stringent-984 24 Ocak 2024
(4) South Korea upholds anti-dumping duties on certain coated paper imports from China, Finland and Japan
www,risiinfo.com’da 25 Ocak 2024’de yayınlanan yazı

13 Mart 2021 Cumartesi

Gıda Ambalajlarında 2030 Senaryoları

Paper 3600 dergisinin November/December 2020 sayısında (1) “Future of Food Packaging: Four Scenarios” başlıklı yazıyı okudum. Yazının dip notunda, raporu indirmek için adresi (2) vardı. Raporun bütününü indirdim ve inceledim. Kemira, çeşitli uzmanların katıldığı bir panelde gıda ambalajlarının geleceği tartışmış ve panel sonunda olası 2030 yılı gıda ambalajı senaryoları belirlenmiş. Konu ilgimi çektiği için bloğumda yazmaya karar verdim.

Temel Trendler

·       Dijitalleşme, hızlı tüketim maddelerini (FMCG) ve bunların ambalajlarını değiştirmeye devam edecek.

Yaygın ve hızlı internet, akıllı telefonların çoğalması, sanal ve arttırılmış gerçeklik uygulamaları, makine öğrenmesi ve otomasyon,…markalara, tüketicilerin beklentilerini daha çok karşılama imkanı verecek.

Dijitalleşme yalnızca alışveriş deneyimine şekil vermeyip-gıdaların nasıl paketlenip-taşınacağına ve teslim edileceğine tesir edecek. Ambalaj QR kod ve RFID etiketleri ile daha fazla bilgi taşıyacak, bunlar tüketicinin elindeki akıllı telefon veya mağaza içi cihazlarla okutulacak. Bu sayede tüketici, ambalajın içindeki gıdanın orijini ve karbon ayak izi hakkında daha çok bilgi sahibi olacak. Sorgulanan bilgileri toplayan, çeşitli platformlar tüketiciye ilgilendiği hususları daha çok pazarlayacak.

·       Evde pişirmenin alternatifleri artacak.

Dışarda yeme, pişmiş yemeği alıp-eve getirme ve ön pişirilmiş yemeği kapıdan teslim alma örnekleri çoğalacak. Dijitalleşme, gıdayı aldıktan sonra hızlıca hızla ve tüketmeye destek olacak. Adrese teslim hizmetleri hızlanacak, yapılan alışverişlerin teslim noktaları ile önceden sipariş verilen restoranlar artacak.

Evde yemek yapmak için kiloyla alınan sebzeler azalacak, ambalajlı gıdaların ambalaj hacimleri küçülürken, son tüketim tarihleri uzayacak. Gıda ambalajları, daha kolay açılma/kapanma gibi kullanıcıya kolaylık sağlarken, hazır yemek ambalajı gıdanın çeşitli kısımları için ilave bölümlere sahip olacak.

·       Kolaylık en önemli olmaya devam edecek.

Tüketiciler yeme/içme kararlarını, kolaylık esaslı vermeye devam edecek. Kompleks market rutinleri, çok fazla detaylandırılmış ürün/ambalaj, satış şeklinde temel değişiklikler; bireyleri üründen/ambalajdan soğutacak.

Markalar, sivil toplum kuruluşları, kural koyucular ve diğerleri, tüketiciyi etkilemek istiyorsa; kolay anlaşılır bilgileri iyi planlanmış şekilde sunmak zorundadır. Tüketici grupları bu şekilde tüketim alışkanlıklarının doğaya/iklim değişikliğine ve sağlıklarına olan etkilerini anlayacaktır.

·       Ambalajın ilk görevi içindeki gıdayı korumaktır.

Tüketiciler fazla fark etmese de ambalaj, içindeki gıdayı korumakla yükümlüdür.

Belirsizlikler

·       Gıda sektörü, iklim değişikliğini dikkate alacak mı?

Panele katılan bazı uzmanlar, tüketicilerin ambalajlı gıdaların, çevreye duyarlı olduğunu düşündüğüne inanıyor. Bu uzmanlara göre, tüketicilerin tercileri markaları, karbon ayak izini düşürmeye sevk edecektir. Karşı taraf ise tüketicilerin, ambalajlı gıda tercih gerekçelerinin farklı nedenlere dayandığını düşünüyor. Ancak hepsi de tüketicilerin gelir seviyesi arttıkça, sürdürebilirlik beklentilerinin yükseldiğine inanıyor.

·       Bireylerin tercihi nasıl şekillenecek?

Panele katılan uzmanlardan bazıları, bireylerin hediye/bonus vb yöntemlerle satın alma kararları etkilendiğini düşünürken; karşı taraf satın alma kolaylığının tercih nedeni olduğunu düşünüyor.

Dört Senaryo

Kemira, trendler ve belirsizliklere göre yukarıda şekli verilen dört senaryo oluşturmuş. Şimdi bunlara ambalaj gözlüğü ile kısaca bakalım:

1.    Maksimum bireysellik: Gıda sektörü, tüketicilerin çeşitliliğini dikkate alır ve beklenti farklılıklarına göre ürünler sunarken; insanlar deneyimlerine göre hareket eder.

Ambalaj, markanın farklı müşteri gruplarına ürün sunması açısından merkezi bir rol oynar. Üzerindeki baskı ve müşteriye verilecek mesaj daha ön plandadır. Markalar, anlattıkları hikayeler ile müşterilerini kendilerine bağlamaya gayret eder. Bunun için yeni ambalaj malzemelerini denemekten kaçınmazlar.

Geri dönüşüm konusunda ise bireyler esas işi yapar. Mağazaların geri dönüşüm servisleri vardır, sisteme hizmet eden müşteriler ödüllendirilir.

2.    İklim değişimine maksimum duyarlılık: Gıda sektörü, çevre/iklim konularında maksimum duyarlıdır. İnsanlar marka bağımlılığı yerine markanın iklim/çevre duyarlılığına göre hareket ederler.

Tüketiciler evden getirdikleri kap/torbalara ambalajsız gıda alma eğilimindedir. Mağazaların çoğunluğu yalnız torbaları değil, gıda ambalajındaki plastikleri de yasaklamıştır. Basit ambalajlar çoğalmıştır.

Geri dönüşüm gayretleri artmış, gıda üreticileri üzerinde baskı oluşmuştur. Üreticiler geri dönüşmüş malzemelerden ambalaj üretimine ağırlık vermiştir.

3.    Pratiklik/kolaylık ön planda: İnsanların yoğunluğu, zaman fukaralığının en önemli olduğu senaryodur. Böyle bir dünyada gıda ambalajı, kolay alınan ve açılan, komplike olmayan açma mekanizmalı ve hafif olacaktır. Ayrıca müşterinin yolda tüketebilmesine ve çeşitli şekillerde (drone, kargo) teslim alabilmesine uygun ambalajlar artacaktır. Ağır, kompleks malzemelerden yapılmış, açılması zor, içinin boşalması zor ambalajlar; tüketicinin zaman baskısı olduğundan şansları olmayacaktır.

Geri dönüşüm ister istemez ikinci plana itilecektir. Şehirler ve farklı sosyal grupların geri dönüşüm gayretleri göstermeleri mümkündür.

4.    Gıda üreticileri çevreye/iklim değişimine duyarlı: Dördüncü senaryoda, gıda şirketleri iklim değişikliğine duyarlıdır ve buna uygun ambalajlarla ürünlerini sunmaktadır. Buna karşılık tüketiciler, kullanımı kolay olanı, pratik olanı tercih etmektedir. Bu senaryoya göre, tüketicilerin isteğinden çok devletlerin koyduğu kurallar ambalaj tercihine yön vermektedir. Gıda ambalajlarında plastiğin azaltılması, karbon ayak izine ilişkin bilgilerin yazılması, hafif ve daha az çeşitli malzemeden üretilmiş olması çoğalırken; çok renkli baskılar azalacaktır. Boşunu geri getir-dolusunu götür, temizlenip-tekrardan doldurulan ambalajlar giderek artacaktır.

Bu senaryonun geri dönüşümü de sıkı kurallara bağlı olacak, hangi ambalajın hangi kutuya atılacağı belli olacaktır.

Benim Yorumum

Dört senaryodan hangisinin olacağını söylemek zor. Büyük ihtimalle hepsinden biraz gerçekleşecek. Ayrıca çalışma, yeni yetişen yani değişen kuşağın etkilerini fazla dikkate almamış. Kişisel olarak ikinci ve dördünce senaryoları daha mantıklı buluyorum.

Kaynaklar:

(1)  https://www.paper360-digital.com/ppis/0620_november_december_2020/MobilePagedArticle.action?articleId=1638120#articleId1638120

(2)  https://www.kemira.com/insights/future-food-packaging-four-scenarios-2030/