kağıt fabrikası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kağıt fabrikası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2018 Pazar

RISI’de Yayınlanan Bir Yazıdan Alıntılar


Risi’de 16 Ekim 2018’de yayınlanan “Financial Analysts: Containerboard capacity doesn’t come close to matching e-commerce, China fiber shortfall, & US structural Dynamics (VRP)” başlıklı yazıdan önümüzdeki dönemde ülkemizi de etkileme potansiyeline sahip bazı bölümleri paylaşmak istedim. Kendi görüşlerimi, yazarınkinden farklı olması açısından italik ve mavi renkte yazdım.

Virjin esaslı bir liner üretiminde 1.000 USD/ton sermaye yatırımı gerekir. Buna karşılık eski bir kağıt makinesiyle 100 USD/ton sermaye yatırımıyla ilkine kıyasla oldukça kötü kaliteli kağıt üretmek mümkündür. İçine daha çok mal konulabilen büyük kutuları üretmek için iyi/yüksek mukavemetli kağıtlar gerekir. Bir anlamda büyük kutunun, ürün başına maliyeti daha düşüktür.

E-ticarette kullanılacak kutuların kuvvetli olması gerekmez. Düşük gramajlı kahverengi kağıt (containerboard) segmenti daha hızla büyümektedir ama realitede çoğunluğu oluşturan büyük hacimli kutulara uygun değillerdir. Planlanacak her kapasite artışıyla üretilecek kağıdın hangi ürün grubunda kullanılacağı iyice düşünülmelidir.

 
E-Ticaret Oluklu Sektörünü Ne Kadar Büyütüyor?
Büyük (kahverengi kağıt) üreticileri e-ticaretin kendi hacimlerindeki ağırlığını “5% ve her yıl 20% artıyor” veya “10% ve her yıl 10% artıyor” şeklinde tanımlıyor. İki hesapla da e-ticaretin kağıt sektörünün büyümesine etkisi 1%’i geçmez.
(Kahverengi kağıt üreticileri herhalde ürettikleri düşük gramajlı kağıtların oranını veriyorlar. Avrupa’da ve bizde ise tersine oranlar söz konusu. Türkiye’de toplamda üretilen oluklu kağıdının 60%’dan fazlasının 90 gr/m2’nin altında olduğunu tahmin ediyorum.)
Amerikan Census Bureau verilerine göre, toplam perakende alışverişin 15%’i internet üzerinden yapılmaktadır. Bu rakamlar bize, e-ticaretin kahverengi kağıt sektörüne (ve de oluklu mukavva sektörüne) etkisinin sınırlı olduğunu söylüyor. Farklı tahminlerde bulunanlara katılmıyoruz.
(Bizde oluklu mukavva sektöründeki büyümeyi sürekli e-ticarete bağlama eğilimi var. Oysa yazar e-ticaretin, eldeki verilere göre oluklu mukavvadaki büyüme etkisini sınırlı görüyor. Maalesef bizde benzeri veri yok.)

Son 70 yıla baktığımızda Amerikan kutu talebindeki artışın GSYH’e (GDP, gayri safi yurtiçi hasıla) paralel olduğu görülür. 1950-1999 döneminde oluklu mukavvadaki artış 3,4% iken GSYH 3,5% olmuştur. 1999 ile 2010 arasında dış kaynak kullanımı (outsourcing) dönemi olduğundan oluklu mukavvadaki artış 2,7%’dir. Ayrıca 1999’da e-ticaretin olmadığı da unutulmamalıdır.
(Globalleşme dönemi, Amerikalı/uluslararası şirketler üretimlerini, Çin/Asya gibi ucuz işçiliğin olduğu yerlere kaydırdılar.)  Yazarın tahminlerinden yola çıkarak şu tabloyu hazırladım:

Diğerleri kalemi e-ticaret dışındaki tüm yiyecek/içecek, dayanıklı eşya ile hızlı tüketim mallarını kapsamaktadır.

Yazara göre 2,8%’lik büyüme, eğer Amerika dışı (mesela Çin) yerlerden ilave talep gelmezse; anons edilmiş ve makul kapasiteli anons edilebilecek kahverengi kağıt kapasitesine yeterli olacaktır.

Amerika’da Resesyon Bekleniyor
2021’de 6-9 ay sürecek bir resesyon bekleniyor. Çin’in hurda kağıt ithalat yasağı şu anki gibi sürerse ve Amerikan kahverengi kağıdına olan dış talep her yıl 5% kadar artmaya devam ederse; kağıt fabrikalarının operasyon oranları 95% ve üzerinde olacaktır. Resesyonu da dikkate alarak; oluklu mukavva sektörünün bu günden 2023’e olan büyümesi yıllık 1,8% kabul edilebilir.
(Yazar, oldukça konservatif bir tahminde bulunuyor.)

Oyunu Bozan, Çin
Dünya kahverengi kağıt piyasasının 80%’i oluklu mukavva kutu atıklarından (OCC, old corrugated containers) elde edilen kağıt hamuruna (elyaf, lif, fiber) dayanıyor. Oluklu mukavva atıklarına dayanma oranı 1990’larda 50%’ler seviyesinde idi.

Politik, biyolojik ve ekonomik açıdan, ağaç esaslı (virjin) selüloz üretilebilecek dünyada birkaç bölge var. Bunlardan en iyisi kuşkusuz ABD’nin güney kısmıdır ama son 30 yıldır Kraft selülozu fabrikasına izin verilmemektedir. OCC pazarı oldukça sıkıdır ve daha da sıkı olacaktır. Zira mevcut elyaflar her geri kazanıldığında zayıflamaktadır.
(Benzeri görüşleri geçen yıllarda RockTenn’in İstanbul’da yaptığı sunumda da dinlemiştim. Amerikalılar, atık kağıtların toplanma ve geri kazanma oranlarının bütün dünyada herhalde maksimum olduğunu sanıyorlar.)

Çin’in selüloz üretimine uygun ormanları yoktur ve atık kağıtlarını toplamakta/geri kazanmakta yetersizdir. Bu durum toplam ihtiyacının üçte biri kadar yani 17 milyon ton OCC eksiği yaratmaktadır. 17 milyon ton tüm dünyada gerekli atık kağıt miktarının 10%’undan ve ABD’nin ihtiyacının 50%’sinden fazladır. Çin, atık kağıt ithalat sınırlarını dönemsel veya tamamen kaldırmak zorunda kalacaktır. Her iki durumda ABD ekonomisi için iyidir. Çin’in ithalat sınırlamalarını hafifletmesi, Çin dışındaki ülkelerde OCC fiyatlarını tabir yerindeyse roket gibi fırlatır. Global maliyet artışı fiyat artışını tetikler. ABD, ağırlıkla virjin kağıt kullandığından bu durumdan en az etkilenen olacaktır.

Eğer Çin’in atık kağıt ithalatı kısıtlaması devam ederse, ürettikleri malı sevk etmek için oluklu mukavva kutuya ihtiyaç duyacaklarından, 17 milyon ton kadar kahverengi kağıda yani bunu karşılayacak atık kağıda ihtiyaçları olacaktır. İthalat yasağı devam ederse Amerika’daki kağıt fiyatı artar (çünkü Çin hurda yerine kağıt ithal eder), yasak kalkarsa atık kağıt fiyatı artacağından Amerika’daki kağıt sonra da kutu fiyatları artar.

Amerika’da yeterli kapasite var mı?
2018-2023 döneminde devreye girmek üzere toplam kapasitesi yıllık 4 milyon ton olan 18 kahverengi kağıt projesi bulunuyor. Bunlarda yalnızca bir tanesi bağımsız (kağıt üretirken, oluklu mukavva üretmiyor) ve ikincisi ise Nine Dragons’un önce “recycled pulp” yapmayı düşündüğü ama sonra çoğunlukla Çin’e satmak üzere düşük gramajlı kağıt üretmeyi planladığı fabrikadır.

500 milyon dolar yatıran herkes, sıfırdan modern bir kahverengi kağıt fabrikası yapabilecekken; niçin hiç kimse yapmıyor? Cevap çok basit. Oluklu fabrikalarının 90-95% “bağımsız” olarak görünse de realitede bir veya birkaç kağıt fabrikasıyla sermaye bağlılığı vardır. Diğer projeler (kalan 16 proje) kendi kutu fabrikalarının kağıt ihtiyacı için kurulmaktadır. Ve projelerin çoğunluğu, sıfırdan değil eski makinelerin dönüşümü şeklindedir.

Amerikan Kağıt Talebi
Amerikan kahverengi kağıt talebi 2018-2023 döneminde ortalama her yıl 2,6% büyüyecektir. 2018’de 5,4 milyon ton olan kahverengi kağıt ihracatı, 2023’de 7 milyon tona çıkacaktır. Amerikan oluklu mukavva kutu pazarındaki yıllık ortalama büyümeyi 1,8% olacağına göre, kağıt fabrikalarının 95%’den daha dolu çalışacağı kesindir. Bu varsayım ve hesaplamalara göre hem ABD hem de dünya kahverengi kağıt piyasasındaki gidişatın hep yukarıya doğru olacağını söylemek doğrudur.

Sonuç
Yazarın söylediklerine “amin, inşallah” dan başka yazacak kelime bulamıyorum. Eğer Çin’in kahverengi kağıt veya atık kağıt talebi devam ederse ülkemizin de ihracatı artacaktır. Önceki yazımda, atık kağıda ithalat yasağı konulsun demiştim. Halen aynı görüşteyim. Atık kağıdın ithalatını da ihracatını da boş verip-kullanılan bütün kağıtları geri toplayacak, sokak toplayıcılarını kayıt altına alıp-teşvik edecek sistemleri kurmanın tam sırasıdır.

3 Nisan 2016 Pazar

Kağıt Fiyatları Nasıl Oluşuyor?

Ambalajın en önemli maliyet unsuru, en büyük girdisi kuşkusuz oluklu mukavva kağıtlarıdır (containerboard.) Son bir kaç senedir, yeni giren kapasiteler, hurda yokluğu vb nedenlerle kağıt fiyatlarında gerekli-gereksiz çok fazla hareket oldu. Bunu oluklu mukavva alıcılarına anlatmakta çok zorlandık. Yıl başından bu yana ise sokak toplayıcıları ile ilgili yasal düzenlemelere bağlı sıkıntılar yaşadık. Acaba kağıt üreticileri nasıl fiyatlandırma yapıyor, önümüzdeki 3 ay (veya 1 yıl) da fiyatlar nasıl oluşacak şeklinde hep merak etmişimdir.  2016 yılının ilk çeyreğinde ambalaj tarafında işler çok parlak olmadığından, takip eden dönemlerde hammadde fiyatlarının gidişatını kestirmek çok önem kazanıyor.

İşte böyle düşünceler içerisinde iken yazının altındaki linkte verdiğim adreste bulunan döküman elime geçti. "How and why do prices really move in the paper industry?" başlıklı yazıda, klasik arz-talep teorisinin kağıt fiyatlarının oluşmasında etkili olmadığı açıklanıyor. Büyük üreticilerin, maliyeti düşük fabrikalarını kapatmak suretiyle fiyatları arttırma veya nispeten maliyeti düşük üreticilerin fiyatları düşürdüğü suçlamalarının geçerli olmadığı vurgulanıyor.

Eğer fiyatlar küçük üreticilerin maliyet seviyesine göre oluşuyorsa, piyasa fiyatı her zaman aynı (yani küçük üreticinin maliyetini kurtarır) seviyede kalabilirdi. Küçük üreticilerin maliyetleri yükseldiğinde fiyatlar artması, küçük üreticinin maliyeti düştüğünde de fiyatların düşmesi gerekirdi. Buradan çıkacak sonuç, küçük üreticilerin kar marjlarının hep aynı seviyelerde kalacağı şeklindedir.

 
Fisher International, kuzey Amerika'daki yazı tabı üreticileri açısından pratikte işlerin nasıl olduğunu yukarıdaki grafikle açıklamış. Turuncu eğri kağıdın satış fiyatını gösterirken, zaman zaman onu kesen lacivert eğri ise nakit maliyetleri göstermektedir. Yeşil ve kırmızı sütunlar ise aradaki farkın kaç dolara tekabül ettiğini açıklamaktadır. Grafiğe göre üreticiler B ve D  dönemlerinde nakit maliyetlerini bile karşılayamadan zararına satmışlardır.
 
Nakit maliyet, doğrudan nakit çıkışı yaratan; hammadde, yardımcı madde, enerji, nakliye, işçilik gibi kalemlerdir.
 
B ve D dönemlerinde bazı üreticilerin fiyatları arttırmaya çalıştıkları bazılarının ise satmamayı tercih ettikleri düşünülmektedir. A ve C dönemlerinde ise üreticiler pazarlıkta farklı davrandıklarından, kimi az kimi daha çok kar elde etmişlerdir.
 
Buradan hareketle yazara göre, kağıt üreticisi bütün satışlar için aynı sertlikte pazarlık etmediğinden fiyat daha komplex ve kolay tahmin edilemez oluyor. Üreticinin işsiz kalma endişesi ile alıcının kağıtsız kalma korkusu gibi psikolojik faktörler gizlice pazarlığı etkiliyor.
 
Ayrıca şu faktörlerin de kağıt fiyatını etkilediği düşünülüyor:
Kağıt fabrikasının çalışma yüzdesi (ne kadar yoğun çalıştığı)
Kağıt stokları (hem üreticideki hem de alıcıdaki kağıt stokları)
Maliyet değişimleri (beklenen maliyet artış/azalışı)
Nihai talep (kağıda göre nihai talep oluklu mukavva olduğundan, ambalaj alıcılarının istekli olma durumu)
Kapasite değişiklikleri (devreye yeni giren/çıkan fabrikalar, planlı duruşlar)
Sipariş yükü (kağıt fabrikasının almış olduğu henüz teslim edilmemiş siparişler)
Yükleme durumu (alıcıların siparişlerini çekme hızı)
... vb şeklinde sıralanmaktadır.
 
Yazı yukarıdaki görüşlerden hareketle, Amerika'da kağıt fiyatını oluşturan etki döngülerini

şeklinde resmediyor. Kağıt fiyatı (CB Prices) kağıt siparişi gelişi ile fabrika kapasitesine bağlı oluşuyor. Kağıt siparişleri ise, sipariş, çalışma oranı, üretim miktarı, teslimat ve kağıt stoku döngüsünden etkileniyor. Çalışma oranı ile üretim miktarı ve kapasite kullanımı yeni yatırım döngüsünü meydana getiriyor. Buraya kadar olan döngülere göre, devreye giren yeni fabrika üretim miktarını ve teslimat hızını arttırıyor. Sipariş miktarı sabit ise üreticide mamul stoku birikmesi kaçınılmaz görünüyor.
Diğer tarafta ise şöyle bir reaksiyon gerçekleşiyor: Kağıt fiyatı arttığında, kutu fiyatı artıyor, kutu siparişleri artıyor ve kağıt stokları azalıyor. Elbette tersi durum da geçerli. Kağıt fiyatı düştüğünde, kutu fiyatı da kutu siparişi de düşüyor ve kağıt stokları artıyor.
Son döngüde, kutu alıcısının talebi azaldığında, kutu stokları artarken, kutu siparişleri azalıyor ve kağıt talebine etki yaratılıyor.
Elbette bunların hepsi Amerika'da oluyor ve orayı anlamak bizim için kolay. Ülkemizde maalesef durum çok daha karışık. Sokak toplayıcıları probleminde olduğu gibi piyasa/ülke gerçekleri dikkate alınmadan hazırlanan mevzuat, büyük kağıt üreticilerinin küçükleri zora düşürme arzuları,  gerçek fiyatları yansıtmayan fiyat listeleri, kur belirsizliği, hurdanın belediyelere para verilerek toplanıyor olması,...gibi faktörler oyunu çok daha zorlaştırmaktadır.
Mevzuat ve Kur
Yeni mevzuat, toplama miktarını azaltıyor, bu nedenle  hurda stokları azalıyor ve fiyatı artıyor. Kağıt fabrikasının maliyetleri arttığı için kağıt fiyatı artıyor. Kağıt fiyatı artışı kutu fiyatını da arttırıyor.
Kur artışı beklenmiyorsa, kağıt üreticisi içeride hurda fiyatı artışı belirince hurda ithalatına yöneliyor. İthalat yapan kağıt üreticisi, hurda fiyatını düşürücü etki yaratıyor. Öte yandan, kur artışı beklenmediğinde oluklu fabrikası daha kolay kağıt ithalatı yapma kararı veriyor.
Kur artışı bekleniyorsa, kağıt üreticisi hurda ithalatını tercih etmiyor. Bunun yerine kağıt ihracatına öncelik veriyor ve içeride kağıt fiyatını daha kolay arttırıyor.
Mevzuat ve kurlardan başka, ülkemize has bir diğer konu ise büyük ve küçük üreticiler arasındaki teknoloji/kapasite farkı da hem hurda fiyatını hem de kağıt fiyatını dolaylı etkilemektedir. Küçük üreticiler, daha eski teknolojilerle daha pahalıya mal ettikleri kağıdı, büyük üreticinin altındaki fiyat seviyesinden satmak zorunda kalıyorlar.
Büyük üretici, fiyat belirlerken ithal kağıdın maliyetini çok aşmamaya özen gösterirken; aynı üretici dışarıya kağıdı daha ucuza ihraç edebiliyor.
Küçük üreticiler ayrıca, zaten finansal olarak da zayıf olduklarından (bazı durumlarda yapılması zorunlu olan) hurda ithalatı gibi aksiyonları alamıyorlar. Dolayısı ile oyun, büyük üreticilerin iyice baskın olduğu bir hal alıyor. Ve Amerika'daki gibi bir mantık silsilesi oluşmuyor. Biraz hissi, biraz kur ve daha çok mevzuat.
Özetle, kağıt fiyatının nasıl oluştuğunu çizebilecek kadar öğrenemediğim çok açık.
 
Yukarıda bahsi geçen yazının linki:

 


4 Ekim 2015 Pazar

Oluklu Mukavva Kağıtları Piyasasındaki Gelişmeler

Aşağıdaki ifadelerin yeterince açık olması için, Omüd kağıt fiyatları ve kurları bir
araya getirerek bir tablo hazırladım:

 

Omüd'e göre +90 gsm ay başı min. TL/t

Omüd'e göre +90 gsm ay başı max. TL/t

Omüd ortalaması TL/t

geçen aya göre değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

önceki ay sonu alış USD

aylık değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

önceki ay sonu alış €

aylık değişim %

Aralık 2014'e göre dğşm%

Tem.14

950

1.335

1.143

 

 

2,1234

 

 

2,8919

 

 

Ağu.14

800

1.335

1.068

-6,6%

 

2,0919

-1,5%

 

2,8135

-2,7%

 

Eyl.14

860

1.335

1.098

2,8%

 

2,1584

3,2%

 

2,8451

1,1%

 

Eki.14

900

1.335

1.118

1,8%

 

2,2789

5,6%

 

2,8914

1,6%

 

Kas.14

900

1.335

1.118

0,0%

 

2,2171

-2,7%

 

2,7902

-3,5%

 

Ara.14

980

1.335

1.158

3,6%

 

2,2102

-0,3%

 

2,7535

-1,3%

 

Oca.15

1.000

1.345

1.173

1,3%

1,3%

2,3189

4,9%

4,9%

2,8207

2,4%

2,4%

Şub.15

1.000

1.345

1.173

0,0%

1,3%

2,4176

4,3%

9,4%

2,7397

-2,9%

-0,5%

Mar.15

1.000

1.335

1.168

-0,4%

0,9%

2,5077

3,7%

13,5%

2,8148

2,7%

2,2%

Nis.15

1.000

1.335

1.168

0,0%

0,9%

2,6102

4,1%

18,1%

2,8309

0,6%

2,8%

May.15

1.000

1.335

1.168

0,0%

0,9%

2,6644

2,1%

20,6%

2,9302

3,5%

6,4%

Haz.15

900

1.335

1.118

-4,3%

-3,5%

2,6587

-0,2%

20,3%

2,9146

-0,5%

5,9%

Tem.15

940

1.350

1.145

2,5%

-1,1%

2,6863

1,0%

21,5%

2,9822

2,3%

8,3%

Ağu.15

1.020

1.350

1.185

3,5%

2,4%

2,7745

3,3%

25,5%

3,0423

2,0%

10,5%

Eyl.15

1.100

1.500

1.300

9,7%

12,3%

2,9146

5,0%

31,9%

3,2876

8,1%

19,4%

Eki.15

1.220

1.675

1.448

11,3%

25,1%

3,0433

4,4%

37,7%

3,4212

4,1%

24,2%

Tabloya göre, +90 gsm FL fiyatı yıl başında 1.158 TL/t iken, Ekim başında 1.448 TL/t olmuştur. Yıl başından bu yana artış 25,1%’dir ve yalnızca Eylül’de ki artış 11,3%’dür. USD kurunda yıl başından bu yana artış 37,7% iken EUR’da 24,2%’dir.


Hurda esaslı oluklu mukavva kağıtları piyasasında, birbirini tetikleyen şu gelişmeler yaşanıyor:
Modern Karton’un yeni kağıt makinesi (PM5) devreye girdi. Modern Karton 1 milyon ton kağıt üretme kapasitesine ulaştı. 400 bin ton kapasitesi olduğu ifade edilen bu makine, kesintisiz çalıştığında ayda 35-40 bin ton hurda kağıda ihtiyaç duyacaktır. Makinenin devreye girmesinin yakınlaşması ile (ilk bahar sonu gibi) hurda kağıt piyasasında yeni bir talep oluşmuş demektir.

İkinci önemli gelişme ise Resmi Gazetede 14/07/2015 tarihinde yayınlanan tebliğ ile ABD’den gelen (100-175 gr/m2) kraft liner kağıtlarına 9,43-19,96% oranında vergi konulmuş olmasıdır. Konulan vergi pratik olarak iki etki doğurmuştur.
İlki ABD harici ülkelerin (Rusya, Brezilya, Avustralya) KL kağıtlarına talebi patlatmıştır. İkinci olarak da KL muadili; kraft top liner, semi kraft, test liner 1 gibi isimlerle anılan kağıtların kullanımını arttırmıştır. İkincil etki, şüphesiz uzun dönemde ülkemiz açısından daha hayırlıdır. Bu kapsamda oluşan talebi ilk aşamada ayda 2.000 ton kadar olduğunu tahmin ederken, önümüzdeki yıllarda (kurların bu seviyelerde kalması ile) ayda 10.000 tona kadar çıkacağını düşünüyorum. Dolayısıyla oluşan bu yeni talep de, hurda kağıt talebini 2.200 ton/ay kadar tetiklemiştir.

Üçüncü önemli gelişme döviz kurları ile ilgilidir. Aralık 2014 sonunda kurlar, USD=2,21 TL ve EUR=2,75 TL iken; Eylül 2015 sonunda 37,7% ve 24,2% artışla, USD= 3,04 TL ve EUR=3,42 TL’ye çıkmıştır. Haziran sonunda, Mayıs sonuna göre kurlar düşmüş ve esas fırlama Temmuz’dan itibaren başlamıştır. Haziran sonuna göre kurlardaki artış USD’de 14,5% ve EUR’da 17,4% şeklindedir.

Kurların hızlı artışı, hem hurda kağıt ithalatını azaltma hem de bitmiş kağıt ihracatını arttırma gibi hurda kağıt talebini hızlandıran etki yaratmıştır. Ülkemize 2014’de 200 bin ton kadar hurda kağıt girişi olduğu bilinmektedir. Kur hareketinin ilk aşamada ithalatı yavaşlattığına kuşku yoktur.

Öte yandan aynı kurlar, kağıt üreticilerinin aklına ihracatı getirmiş ve mevcut ihraç miktarını oldukça arttırmıştır. Eylül 2015 itibarı ile ülkemizin hurda esaslı oluklu mukavva kağıdı ihracatı 40.000 ton civarı olduğu hesap edilmektedir. (Kur artışı öncesinde, yani Temmuz öncesinde hurda esaslı kağıt ihracatının 20 bin tondan az olduğunu tahmin ediyoruz.) Bunun karşılığı olan hurda miktarı 45.000 tondur ve içeride toplanan hurda miktarında azalma anlamına gelmektedir.

Kur artışı ve artışın devam edeceği beklentisi, az miktarda da olsa ithal (hurda esaslı) kağıt girişini azaltmıştır. Oluklu mukavva üreticileri, bütün taleplerini iç pazara kaydırmıştır.

Bu noktada, konuya hurda kağıt toplayanlar açısından bakarsak; 40 bin ton kadar aylık ilave talep oluşmuşken; toplanacak hurda miktarının 45 bin ton kadar azalmış olduğu görülmektedir. Talebi artan veya bulunabilirliği azalan malın fiyatı artacağından, doğal olarak hurda kağıdın da fiyatı artacaktır. Olan budur.

Yetmeyen hurda kağıt miktarı, ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Omüd geri dönüşen kağıt fiyatları tablosuna göre, Eylül’de kullanılmış (yani marketten çıkan) oluklu mukavva hurdası fiyatı maksimum 530 TL/ton’dur. Yaklaşık 30 TL nakliye masrafıyla bu kağıt, kağıt fabrikasına 165 €’ya mal olmaktadır. Aynı cins (belki biraz daha kötüsü) hurdanın ithal edilmesi durumunda kağıt fabrikasına maliyeti 170-185 €/ton (ortalamasını 180 € kabul edelim) olduğu bilinmektedir.

Şimdiye kadar yazdıklarımız, kağıt üreticileri açısından “işlerin nispeten iyi” olduğu bir dönemi tasvir ederken; oluklu mukavva ambalaj üreticileri açısından ise zorlu bir dönemi anlatmaktadır. Ülkemizin ilk 6 aydaki oluklu mukavva üretimi (=satışı) geçen yıla göre 1,4% kadar artmıştır. İkinci çeyrek için açıklanan 3,8%’lik büyüme rakamı, oluklu mukavva sektöründe büyüme yaratmamıştır. Oysa geçmiş yıllarda, oluklu mukavva sektörü ülkemizden hep daha fazla büyür idi.

2015’in ikinci yarısı itibarı ile oluklu mukavva satışlarında, miktarsal olarak (2014’e göre) düşme tahmin ettiğimizden, oluklu mukavva üreticileri açısından ise hem azalan talepten pay alma hem de artan maliyeti yansıtma (yani zam yapma) gibi bir açmaz söz konusudur.

Kağıt üreticileri açısından “işler nispeten iyi” demekle birlikte, önümüzdeki kış dönemine yeterli miktarda hurda stoklayarak girmek, hurda fiyatını gereğinden çok yükseltmemek, kağıt fiyatını (ithalata göre) yüksek yapmayarak müşterilerin ithalat yapmasına yol açmamak, uygun miktarda hurda ithalatı yapmak gibi bir dizi konuda doğru kararlar oluşturmak söz konusudur.

Peki, bundan sonra ne olacak? Fiyatlar nerede dengeye gelecek?
Yukarıdaki açıklamalardan sonra, iç piyasada hurda kağıdın (kullanılmış oluklu mukavvaların) gelebileceği yer maksimum 600 TL/ton’dur. Bu rakam, 185€*3,42-30 şeklinde hesaplanmıştır. (Hesaplama formülü şahsımıza aittir, sektöre mal edilemez.) Burada 3,42 €/TL kurunu ve 30 ise hurda kağıdın nakliye maliyetini göstermektedir. 600 TL, mevcut kur (3,42 TL) ile hesaplandığından kurun yükselmesi rakamı daha yukarılara taşır. Kağıt üreticilerinin yeterli ithalat bağlantısı yoksa, kısa vadede (1-2 ay), hurda fiyatının (hesaplamaya esas olan kullanılmış oluklu mukavva hurdası fiyatının) bunun üzerine çıkması ve 700’ü görmesi olasıdır.

Çok iyi kalitede 80-85 gsm FL kağıdının, iç piyasada satılabileceği maksimum fiyat 1.550 TL/ton civarıdır. Üzerine çıkılması durumunda, oluklu mukavva üreticileri ithalata yönelecektir. Bunu ithalat maliyetinden hesaplıyoruz: Tarif edilen ithal kağıdın liman teslimi fiyatı 420 €’dur. 420*3,42*1,06*1,05-50=1.549 TL/ton. (Hesaplama formülü şahsımıza aittir, sektöre mal edilemez.) Hesaplamada, 1,06 ortalama ithalat masraflarını ve 1,05 ise 5%’lik kur artış riskini sembolize ederken; 50 TL/ton kağıdın, kağıt fabrikasından oluklu fabrikasına ortalama taşınma maliyetidir.

Özetle, hem hurda kağıtta hem de oluklu mukavva kağıdında biraz daha artış olacağını tahmin etmek doğru olacaktır. Ancak kurların 5%’den fazla düşmesi tahminleri kökten değiştirir. Ayrıca, oluklu mukavva ambalaj talebinde azalma (ikinci çeyreğe göre) kağıt üreticilerinin siparişlerini azaltma etkisi yapacağından; gidişatı tersine çevirebilecektir. Son günlerde açıklanan çeşitli güven endekslerindeki azalmaların, oluklu mukavva ambalaj talebini ne ölçüde etkileyeceğini kestirmek gerçekten güçtür.