kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2023 Pazar

İşlerin Azalmasına Amerikan Yorumu

Aşağıda Adam Josephson adlı yazarın, Freight Waves’de çıkan üç yazısını özetlemeye çalıştım. Oluklu mukavva ambalaj satışlarındaki azalmayı Amerikalılar nasıl yorumluyor diye merak ediyorsanız, lütfen okumaya devam edin.
İlk yazıya göre paketlenmiş gıda üreten şirketler (General Mills, Conagra ve McCormick) birbiriyle çelişen ifadeler olsa da dönem raporlarını sunarlarken (üçü de halka açık olmalı), satış miktarlarının azalmasını şöyle yorumlamışlar:
  • Amerikalılar daha da “fiyat hassas” hale geldiler
  • Marketler işletme sermayesini düzgün kullanmak adına, son sekiz çeyreğin altısında stok azalttılar
  • Nisan başındaki Paskalya tatilinden beri anormal derecede talep düşüklüğü var
  • Tüketiciler ucuz ürünlere kaymıyor, tersine genel olarak daha az gıda ürünü satın alıyor
  • Tüketiciler finansal baskı altındalar ve market markalı ucuz ürünleri alıyor
Aynı yazıya göre PepsiCo’nun hem market markalı rakibi olmadığından ve/ya az olduğundan hem de diğerlerinden farklı olarak miktarı düşmesine rağmen zam yaparak organik satış büyümesi sağladığından bahsediliyor. 
(Diğerlerinden farklı olarak ne yapmış? İşler azalsa da maliyet artışını fiyata yansıttığı için cirosu azalmamış.)

Yazar paketlenmiş gıda satışlarındaki azalmayı;
  • Kredi kart faizleri %20 olsa da kredi kart borçlarının rekor yüksek seviyeye çıkmış olması
  • Aşağıdaki grafiğe göre Amerikalıların enflasyondan arındırılmış gelirlerinin son iki yıldır düşüyor olması (dikkat edilirse Haziran’da ABD enflasyonu düşme eğilimine girdiği için ortalama reel haftalık gelirler artmaya başlamış.)
Nedenlerine bağlıyor ve (Ekim ayında öğrenci kredileri ödemeleri başlayana kadar) giderek daha çok Amerikalı finansal sıkıntıya düşecek diyor.
İkinci yazıda oluklu mukavva kutu talebi için “özellikle ticari malların talebine delalet eden önde gelen ekonomik gösterge” deniyor. Son dört çeyrektir kutu talebi düşük gidiyor diyerek; PCA (Packaging Corporation of America, Kuzey Amerika’daki üçüncü büyük kahverengi kağıt ve oluklu mukavva üreticisi)’nın kutu satış miktarı grafiği veriliyor.
Grafik önceki yılın aynı dönemine göre kutu satış miktarlarının ne kadar değiştiğini gösteriyor. Son kırmızı çizgiye göre 2022 ikinci çeyreğine kıyasla PCA’nın oluklu mukavva satış miktarı %9,8 azalmış.

Son yazı ise “kutu satışının niye düştüğünü halen anlamadıysanız” tadında kaleme alınmış. Tüketiciler için daha ucuz olan market markalı ürünlere kayıyor ve almak zorunda değillerse satın almıyorlar diyor. Buna karşılık markaların promosyonlu satışlarının, gerçekte sonraki satışlarını daha da daralttığı anlatılıyor. Yazar bütün bunlar orta ve alt gelirli Amerikalılar için bakalım yüksek gelir grubunda neler oluyor diyerek; Fransız lüks ürünleri satıcısı LVMH’nin 2023 ikinci çeyrekte satışlarının azaldığını ve özellikle Hennessy konyak satışlarının çok düştüğünden bahsediyor. Sonuçta önce fakirler enflasyonu hissediyor, daha sonra zenginler.
Talep düşük olunca, şirketler de maliyet azaltma yoluna gidiyor ve bu nedenle stokları azaltıyor zira paranın maliyeti yani faiz yüksek diyor.

Benim anladığım
  1. Enflasyon, tüketicinin net harcanabilir reel gelirini azaltıyor.
  2. Tüketici daha az ve daha ucuz malı alıyor.
  3. Üreticilere olan mal talebi düşüyor.
  4. Mal talebi düşünce kutu talebi de düşüyor.
  5. Paranın maliyeti yüksek olduğundan marketler/markalar stokları azaltmaya gidiyor. Yani döngü 3’ten tekrar başlıyor.
ABD’de durum böyleyse bizde nasıl derseniz?
Onlarda enflasyon, faiz ve oluklu mukavva miktar artışı sırasıyla %5, %5,5 ve -%10 iken bizde TÜİK’in açıkladığı son ayın enflasyonu %9,5 ikinci grafiği gözünüzde canlandırın. Yıllık 6-7’lik enflasyon bunlara neden oluyorsa, bizdeki %47,8 neler yapmaz. İsterseniz %47,8'i aklınızda bulundurup, Amerikalı yazan yerleri Türk diye tekrar okuyun.

22 Ekim 2022 Cumartesi

Yatırım Yapma Kararı

12 Ekim 2022 günü başlayan Avrasya Ambalaj Fuarı sırasında, önceden Oluklu Mukavva Ambalaj Sektörüne Giriş kitabımı alan bir meslektaşımız; yatırım yapma/yapmama üzerine bir soru sordu. Kendisine gelir tablosundan yola çıkarak bir şeyler söyledim. Sonra düşündüğümde, eksik ifadelerim olduğuna kanaat getirerek; bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Gelir Tablosuna Göre
Gelir tablosuna bakarak, yatırım kararı verilecekse; VÖK+Amortisman+Kıdem (18+15+11) kadar kullanılabilir fon olduğu görülür. Bu rakam kadar meblağ yatırıma yönlendirilebilir.
Fuar sırasında söylemeyi atladığım husus ise gelir tablosunun kullanım esaslı olmasıdır. O dönem o ay veya yıl, kesilen faturadan başlayarak; ne zaman depoya girdiği belli olmayan malzemelerin kullanıldığı varsayılır yani paranın geliş ve çıkış tarihi/dönemi belli değildir.

Nakit Akışına Göre
Çok kaba anlatımla, nakit akışı şirkete girecek ve çıkacak paraların vadesine göre hazırlanan bir tablodur. Kaynaklardaki ilk linkte (1), nakit akışının önemini anlatan güzel bir yazı bulunuyor.
Genellikle aylık hazırlanır ama istenirse haftalık ve hatta günlükte hazırlanabilir. Bu ay yapılan satışın ödemesi, 2 ay sonra alınacaksa alınacağı aya yazılmalıdır. Benzer şekilde bu ay alınan hammaddenin ödemesi bir ay sonra yapılacaksa, bir ay sonraya yazılmalıdır.
Ülkemizde vadeli çek kullanımı yaygın olduğundan, nakit akış tablosunu yaparken kafa karıştırır. Tahsil edilen çekler, tedarikçilere verilebiliyorsa üzerindeki ödeme tarihine bakmadan nakitmiş gibi yazmak gerekir. Eğer alınan çekler, tedarikçiye verilmiyor ve tarihinde nakde dönüyorsa bu zaman çekin üzerindeki vadeye göre nakit akış tablosuna konulması gerekir.
Basit bir nakit akış tablosu yukarıdaki gibidir. Varsa başka giriş ve çıkış kalemleri mesela banka masrafları, dönem sonu taksit ve faizleri,… tabloya eklenmelidir. Yatırım kararı açısından bakıldığında belli bir dönem sonunda oluşan nakit fazlalığı, yatırıma yönlendirilebilecek para anlamındadır. Bahse konu dönem, aylık veya üç aylık olabilir. Yatırım ödemesi konulduğunda nakit akışı sürdürülebilir durumda ise yatırım yapmak mantıklı olur. Bazen nakit akışı sürdürülebilir olmasa da banka kredisi veya zamanından önce tahsilat bekleniyorsa yatırım yapılabilir.
Çoğu orta ölçekli işletme nakit akışı tablosu yapmaz. Ancak dünya genelinde sıkılaşan finansal koşullar, azalan işler nedeniyle müşterilerin daha az ve geç ödemesi bu tabloyu zorunlu kılmaktadır.

Yabancılara Göre
Şimdiye kadar açıklamaya çalıştığım yöntem, yerli iş insanlarına uymaktadır. Yabancılar ise yatırım yapıp-yapmamaya daha bilimsel hesaplamalarla yaklaşmaktadır. Benim bildiğim en çok kullanılan yaklaşım şöyledir:
ROI (return on investment)
Bu yatırımdan elde edilecek net karın, yatırım maliyetine (makine fiyatı, montaj, işletmeye alma giderleri vb dahil) bölünmesiyle hesap edilir ve yatırımın kaç yılda kendini ödediğine bakılır. (2) Gelecek aylarda/yıllarda yatırımın sağlayacağı faydaların (fire azalması, kar artışı) bugünkü değere indirgenmesi gereklidir.

Yorum
Yazıyı gereksiz yere uzatmamak için yabancıların nasıl hesapladığının detayına girmiyorum. Özetle yabancı, ne kadar para yatırıyorum, kaç zamanda yatırdığım paranın karşılığını alıyorum diye bakar. Sermayesi zayıf yerli şirketler ise daha çok yatırım kredisini ödeyip-ödeyemeyeceği ile ilgilenir.