9 Mayıs 2021 Pazar

Avrupa’dan İş Sonuçları

Bu yazıda, ülkemizde bilinen veya ülkemize mal satan Avrupalı şirketlerin yakın zamanda açıklanan ve benim gördüğüm iş sonuçlarını yorumlamaya gayret edeceğim.

Reno De Medici (RDM) (1)

Şirket web sayfasına göre, 2020 yılında 1.766 çalışanla 702 milyon € ciro elde eden RDM kuşeli kağıtlar/kartonlar üretiyormuş. Ürünlerini WLC (White lined chipboard, hurda esaslı kuşeli ambalaj kağıtları, ben kuşeli beyaz test liner ve kromo kartonlar şeklinde anlıyorum) ve FBB (folding box board, virjin esaslı kartonlar) iki segmente ayıran grubun WLC sonuçları şu şekilde gerçekleşmiş:

2021 ilk çeyrekteki satış cirosu geçen yılın aynı dönemine göre %1,8 artışla 153,4 milyon € olmuş. Buna karşılık satış miktarı %2,8 arttığından RDM fiyatı arttırmak bir yana düşürmüş. Nitekim bu durum, “hammadde özellikle hurda kağıt maliyetlerinde ani artışlar oldu, biraz da enerji maliyeti arttı” şeklinde açıklanmış.

Ebitda marjı 2020 1.Ç’de %11,7’den bu yıl 1.Ç’de %8,2’ye gerilemiş. Konsolide sonuçlarının (WLC + FBB) göre ebitda marjları aynı olduğundan (yani %11,7 ve %8,2) FBB segmenti daha iyi çalışmış diye düşünüyorum.


SCA

SCA, geçen yıl aldığı kararla yazı tabı kağıtları üretiminden vaz geçmiş. Bu nedenle toplam satış geliri %9 azalırken ebitda marjı %32 artmış. Oluklu mukavva kağıtlarıyla ilgili aşağıdaki slaytı


(2)’de verilen sunumlarından aldım. Kraft liner fiyatı, 2017-2019 sonu döneminde hep Euwid’den daha düşükmüş. 2020 başından itibaren SCA Kraft liner fiyatı, Euwid’in üzerine çıkmış yani Avrupa ortalamalarından daha fazla artmış. Slaytın sağ üstteki grafiğin nereden hazırlandığını bilmiyorum (muhtemelen SCA’ya gelen Kraft taleplerindendir) ama 2017 başına göre kutu talebinin %15 kadar artması müthiş olmuş.

Sunumun ilerleyen sayfalarında oluklu mukavva kağıdı segmentinin ebitda marjları 2020 2.Ç’den başlayarak %12, %13, %17 iken 2021 1.Ç’de %25 olmuş. SCA, pandemi başladığında oluklu mukavva kağıt fiyatını hemen arttıramamış ancak geçen yılın son çeyreğinde biraz arttırabilmiş, bu sene ise olması gereken yerlere yaklaştırabilmiş demektir.


Smurfit Kappa (SKG) (3)

Geçen yıl 46 bin çalışanıyla, 8,5 milyar € ciro elde eden SKG’nin 2021 1.Ç cirosu %6 artışla 2.269 milyon (yaklaşık 2,3 milyar) € olmuş. Oluklu satışındaki miktar artışı %7 olarak verildiğinden ve ciro daha az oranda artığından, maliyet artışlarının müşteriye yeterince yansıtılamadığını düşünüyorum.

Hammadde tedarikinde sıkıntı yaşandığı, girdi maliyetlerinin arttığından bahsediliyor. Yalnızca hurda kağıda, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 90 milyon € daha fazla harcama yapıldığı not edilmiş. Neticede SKG, 2021 1.Ç’de 386 milyon € ebitda elde etmiş. Ebitda marjı %17.


A.P. Moller-Maersk (M-M) (4)

130 ülkede 80 bin çalışanı olan M-M, yaptığı konteyner taşımacılığı, liman hizmetleri ve lojistik işlerinden bu yılın ilk çeyreğinde oldukça iyi sonuçlar elde etmiş. 2020 ilk çeyreğine kıyasla, bu yılın 1.Ç’de ciro %30 artışla 12,4 milyar USD’ye çıkarken; ebitda 1,5 milyardan-4 milyar USD’ye artmış. Ebitda marjı %15,7’den %32,2 olmuş. Ebitda artışında miktar artışı (bana göre konteyner sayısı) %5,7 artarken, fiyat artışı %35 olarak verilmiş. (Buradan şunu anlıyorum, talep canlı iken fiyatları arttırmak normalmiş, ayıp-günah değilmiş. Arz-talep kanunu diye bir şey varmış.)

M-M’in yıllık beklentileri oldukça iyi, konteyner talebinin bu yıl geçen yıla göre (önceden %3-5 artar denilirken şimdi) %5-7 artması tahmin ediliyormuş.


DS Smith (5)

3 Mart 2021 tarihli bilgi notuna göre, DS Smith “yılın ikinci yarısı iyi geçti/geçiyor” (1 Kasım 2020 ila 30 Nisan 2021 dönemi kastediliyor) diyor. Hizmet verilen bütün bölgelerde, ortalama %7 miktar artışından bahisle; finansal sonuçlar beklentilere paralel şeklinde açıklanmış. Başta oluklu mukavva hurdası olmak üzere maliyet artışlarından bahsedilmiş.

Yazılanlardan benim anladığıma göre, miktar artışı çok iyi ama fiyat artışları yetersiz kalmış ki beklenen yani bütçelenen finansal sonuçlar olacakmış.


Mondi (6)

6 Mayıs 2021’de bu yılın ilk çeyrek sonuçları, 353 milyon € ebitda şeklinde açıklanmış. Bu meblağ geçen yılın aynı dönemine göre %8 aşağıda kalırken, 2020’nin 4.Ç’sine göre (309 milyon €) %14 yukarda imiş. Yazıda girdi maliyetlerindeki enflasyondan ve parite kayıplarından bahsedilmiş. Ayrıca kağıt fiyat artışlarına rağmen, oluklu mukavva segmentinin çok iyi çalıştığı vurgulanmış.


Benim Anladığım

Girdi maliyet artışları/enflasyonu herkesin sorunu, artışları fiyata yansıtabilenler daha iyi netice almış. Artışı zamanında yansıtamayanlar, herhalde yıllık belki daha uzun dönemli anlaşmalar nedeniyle yapamamışlardır.

Diğer konu, maliyetlerde bu çaplı büyük artış olabileceğini muhtemelen kimse ön görmemişti ve sözleşmelerine koymamıştı.

Son olarak bizim gibi yüksek enflasyon ortamında iş yapma deneyimleri olmadığından, ne kendilerine ne de müşterilerine konuyu anlatabildiklerini sanmıyorum.


Kaynaklar

(1)  Reno De Medici 1Q 2021 results: net sales up 1.8% from year ago to Euro 153.4

million, net profit drops 48% (www.risiinfo.com’da 29 Nisan 2021’de yayınlanan yazı.)

(2)  https://www.sca.com/globalassets/sca/investerare/delarsrapporter/2021/2021-04-30-sca-q1-presentation.pdf

(3) https://www.smurfitkappa.com/investors/latest-results

(4) A. P. Møller - Mærsk 1Q 2021 results: revenue up 30% from a year ago to $12.4

Billion (www.risiinfo.com’da 5 Mayıs 2021’de yayınlanan yazı.)

(5) https://www.dssmith.com/investors/investor-information/rns-statements/2021/3/trading-statement

(6) https://www.mondigroup.com/media/13816/mondi-trading-update-q1-21-vfinal.pdf

3 Nisan 2021 Cumartesi

Pandeminin İkinci Yılına Başlarken Hurda ve Kahverengi Kağıt Piyasaları

Bu yazıda Risi’de 1 ve 2 Nisan 2021 günleri yayınlanan birkaç yazıdan yola çıkarak; piyasaları yorumlamaya gayret edeceğim.

Rusya’nın da Hurda Sorunu Var
Nisan ayının ilk günü Rusya Atık Kağıt Geri Dönüşümcüler Birliği (LWPC), hükümetlerine açık bir mektup yazarak; iki talepte bulundu: İlk talebe göre, “2020 sonunda 18.000 Ruble/ton seviyesine ulaşan OCC fiyatlarının Mart-2021’de 27.000 Ruble’ye ulaşması nedeniyle, Ukrayna’dan hurda ithalatı kolaylaştırılsın. Kurulu (hurda esaslı kağıt üretim) kapasite yıl başı itibarıyla 5,8 milyon tona ulaşmışken; toplama 4,5 milyon tonu aşamadığından; yeni yatırımlar bekliyor veya iptal ediliyor.” Bu nedenle Ukrayna’dan atık kağıt ithalatı kolaylaşsın denirken; “Ukrayna, AB’den ucuz hurda alabiliyor ve kahverengi kağıdı bu şekilde ucuza mal ediyor. Biz iç talepten başka ihracata da yetecek kadar üretiyoruz, Ukrayna’dan kahverengi kağıt ithalatı yasaklansın.” Talebinde bulundu. LWPC ilaveten Rusya’nın Avrupa Komisyonu’yla mutabık kalarak; AB’den hurda ithalatına uygulanan gümrük vergisinin de kaldırılması istemektedir. (1)

Anladığım kadarıyla, Ruslar, hurda bulamamaktan talebe cevap veremiyor ve hurda ithalatının önündeki engeller kalksın istiyor.


Hurda Fiyatları Avrupa rekorlarını Kırdı
Avrupa’da atık kağıt fiyatları, Mart ayında ortalama 50 € artışla tarihi yüksek seviyelere ulaştı. Avrupa hurda fiyatındaki artışların arkasındaki esas dinamik Almanya pazarı idi. Palm’ın devreye yeni giren kağıt makinesi yeni bir talep oluştururken; kapanmaların etkisiyle toplamalar düşmeye başladı. Ayrıca Paskalya öncesi kağıt fabrikaları hurda stoklarını tamamlamaya gayret etmişlerdi. (2)

Aynı yazıya göre, Nisan’da ne olacağına ilişkin beklentiler karışık: Pazarın derin bir nefes alarak Nisan’ı rahat geçireceğini düşünenler de var, hurda fiyatının artmaya devam edeceğini düşünenler de. Ben ayın ikinci yarısında bir hareketlenme olacağı düşüncesindeyim.


Asya’da İşler Azalıyormuş Gibi
Şu sıralarda Asya’da ise şu gelişmeler yaşanıyor: (3)
  • Avrupa’daki fiyatlar yüksek olduğundan, Asya’ya hurda ihracatı yapılmıyor. Buna karşılık ithal edilecek hurdayı taşımak üzere organize edilmiş gemi/tren vb hatlar boş kalmışlar. Tedarik zincirlerine bir darbe daha.
  • Çin’deki nispeten düşük sezon, kağıt talebini azaltmış. Yazıda geçmiyor ama dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan tedarik zinciri kaynaklı malzeme/parça eksikliğinden üretim bantlarının yavaşlamasını Çinlilerin yaşamadığını düşünmemek hata olur.
  • Çinli alıcılar, pazardan biraz çekilince Hindistan’daki hurda fiyatları gevşemiş. Hindistan’la ilgili esas mesele, Çinliler geri geldiğinde (artan Covid-19 vakaları nedeniyle) toplama iyice azalmış olacağından ellerinde hurda kalmamış olacak. Yeni pikler görmemiz olasıdır.
Mart ayında Çin’deki kağıt sektöründe karışık fiyat hareketleri görüldü. Küçük ölçekli ve fluting üreten fabrikalar fiyat indirimine giderken; büyükler 8-30 USD/ton seviyesinde zam açıkladı.  (4) Küçüklerin yalnızca içerden toplanan hurdayla fluting ürettiğini düşünüyorum.

Benzeri bir indirim hareketi Güneydoğu Asya’da Endonezya’da görülmüş. Diğer ülkeler, kendi iç pazarlarındaki canlı talep nedeniyle indirim yapmazken; Çin’e ihracat yapmak amacıyla kurulmuş Endonezya fabrikaları indirime gitmişler. Tek bir müşteriye/ülkeye bel bağlarsanız, olacağı budur.

Çin’in ilk 2 aydaki oluklu mukavva kağıdı ithalatı ise:
Tablonun verilmemiş yazan bölümündeki rakam yazıda verilmemekle birlikte, azalmanın 150 bin ton olduğu belirtilmiş. Çinliler, (Amerikalıların –bence kasten- vermedikleri için) azalan Kraft liner ithalatını oldukça iyi yönetmişler görünüyor.


Çin’in Kağıt Talebi
Bitti mi, devam edecek mi? Tedarikçiler değişecek ama talep devam edecek. (5) Çin’in global oluklu mukavva kağıdı talebindeki payı 2020’de %29 iken, önümüzdeki 5 yılda %33’e ulaşacakmış. Ülkenin ekonomik büyüme potansiyeli, bireylerin zenginleşmesi ve tüketim harcamaların artması, e-ticaret,  plastik ambalajlara göre kağıt ambalajların tercihinin giderek artacak olması,…gibi faktörler oluklu mukavva kağıdı talebini arttıracak. Buna karşılık pandemiden sonra tüketicilerin ne ölçüde eski alış veriş alışkanlıklarına dönecekleri ile tekrar kullanma, doğru ebatlama gibi sürdürülebilirlik gayretleri ise oluklu mukavva kağıt talebini düşürme belirsizlikleri yaratmaktadır.


Benim Anladığım
Pandemi her şeyi bozdu, e-ticaret gibi bazı işleri anormal hızlandırdı. E-ticaret yeni kağıt talebi demek.
İklim değişikliği, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlik hem ilave kağıt talebi yaratıyor hem de mevcut kağıt esaslı ambalaj tüketimini düşürmeye çalışacak.
Plastik ambalaja karşı olan trendler, kağıt esaslı yeni ambalaj talepleri oluşturacak.


Ve Yorum
Oluklu mukavva ambalaj talebindeki azalma, bana göre talep az olduğundan değil; hammadde/malzeme getirilemediğinden anlık düşüyor.
Aşılamayı beceren ülkeler de işler daha hızlı toparlanacak. Toparlanma, talebin canlanması demektir.
Konteyner/gemi sorunları çözülse, mal hareketi ve ticaret çok daha yüksek olacak. Şu anki büyüme rakamları gerçeği yansıtmıyor.
Özetle bahse konu iki sektörde de trend yukarı doğrudur.


Kaynaklar
(1) Russian League of Waste Paper Converters urges government to simplify PfR import rules and block containerboard imports from Ukraine
(2) European PfR prices skyrocket in March, brown grades reach historic levels
(3) Prices for OCC imports climb in Asia due to tight supply, but demand slipping
(4) Recycled containerboard prices down in China; paper and boxboard levels soar
(5) Fastmarkets RISI Viewpoint: The contest to supply China's containerboard market: Winners and losers

13 Mart 2021 Cumartesi

Gıda Ambalajlarında 2030 Senaryoları

Paper 3600 dergisinin November/December 2020 sayısında (1) “Future of Food Packaging: Four Scenarios” başlıklı yazıyı okudum. Yazının dip notunda, raporu indirmek için adresi (2) vardı. Raporun bütününü indirdim ve inceledim. Kemira, çeşitli uzmanların katıldığı bir panelde gıda ambalajlarının geleceği tartışmış ve panel sonunda olası 2030 yılı gıda ambalajı senaryoları belirlenmiş. Konu ilgimi çektiği için bloğumda yazmaya karar verdim.

Temel Trendler

·       Dijitalleşme, hızlı tüketim maddelerini (FMCG) ve bunların ambalajlarını değiştirmeye devam edecek.

Yaygın ve hızlı internet, akıllı telefonların çoğalması, sanal ve arttırılmış gerçeklik uygulamaları, makine öğrenmesi ve otomasyon,…markalara, tüketicilerin beklentilerini daha çok karşılama imkanı verecek.

Dijitalleşme yalnızca alışveriş deneyimine şekil vermeyip-gıdaların nasıl paketlenip-taşınacağına ve teslim edileceğine tesir edecek. Ambalaj QR kod ve RFID etiketleri ile daha fazla bilgi taşıyacak, bunlar tüketicinin elindeki akıllı telefon veya mağaza içi cihazlarla okutulacak. Bu sayede tüketici, ambalajın içindeki gıdanın orijini ve karbon ayak izi hakkında daha çok bilgi sahibi olacak. Sorgulanan bilgileri toplayan, çeşitli platformlar tüketiciye ilgilendiği hususları daha çok pazarlayacak.

·       Evde pişirmenin alternatifleri artacak.

Dışarda yeme, pişmiş yemeği alıp-eve getirme ve ön pişirilmiş yemeği kapıdan teslim alma örnekleri çoğalacak. Dijitalleşme, gıdayı aldıktan sonra hızlıca hızla ve tüketmeye destek olacak. Adrese teslim hizmetleri hızlanacak, yapılan alışverişlerin teslim noktaları ile önceden sipariş verilen restoranlar artacak.

Evde yemek yapmak için kiloyla alınan sebzeler azalacak, ambalajlı gıdaların ambalaj hacimleri küçülürken, son tüketim tarihleri uzayacak. Gıda ambalajları, daha kolay açılma/kapanma gibi kullanıcıya kolaylık sağlarken, hazır yemek ambalajı gıdanın çeşitli kısımları için ilave bölümlere sahip olacak.

·       Kolaylık en önemli olmaya devam edecek.

Tüketiciler yeme/içme kararlarını, kolaylık esaslı vermeye devam edecek. Kompleks market rutinleri, çok fazla detaylandırılmış ürün/ambalaj, satış şeklinde temel değişiklikler; bireyleri üründen/ambalajdan soğutacak.

Markalar, sivil toplum kuruluşları, kural koyucular ve diğerleri, tüketiciyi etkilemek istiyorsa; kolay anlaşılır bilgileri iyi planlanmış şekilde sunmak zorundadır. Tüketici grupları bu şekilde tüketim alışkanlıklarının doğaya/iklim değişikliğine ve sağlıklarına olan etkilerini anlayacaktır.

·       Ambalajın ilk görevi içindeki gıdayı korumaktır.

Tüketiciler fazla fark etmese de ambalaj, içindeki gıdayı korumakla yükümlüdür.

Belirsizlikler

·       Gıda sektörü, iklim değişikliğini dikkate alacak mı?

Panele katılan bazı uzmanlar, tüketicilerin ambalajlı gıdaların, çevreye duyarlı olduğunu düşündüğüne inanıyor. Bu uzmanlara göre, tüketicilerin tercileri markaları, karbon ayak izini düşürmeye sevk edecektir. Karşı taraf ise tüketicilerin, ambalajlı gıda tercih gerekçelerinin farklı nedenlere dayandığını düşünüyor. Ancak hepsi de tüketicilerin gelir seviyesi arttıkça, sürdürebilirlik beklentilerinin yükseldiğine inanıyor.

·       Bireylerin tercihi nasıl şekillenecek?

Panele katılan uzmanlardan bazıları, bireylerin hediye/bonus vb yöntemlerle satın alma kararları etkilendiğini düşünürken; karşı taraf satın alma kolaylığının tercih nedeni olduğunu düşünüyor.

Dört Senaryo

Kemira, trendler ve belirsizliklere göre yukarıda şekli verilen dört senaryo oluşturmuş. Şimdi bunlara ambalaj gözlüğü ile kısaca bakalım:

1.    Maksimum bireysellik: Gıda sektörü, tüketicilerin çeşitliliğini dikkate alır ve beklenti farklılıklarına göre ürünler sunarken; insanlar deneyimlerine göre hareket eder.

Ambalaj, markanın farklı müşteri gruplarına ürün sunması açısından merkezi bir rol oynar. Üzerindeki baskı ve müşteriye verilecek mesaj daha ön plandadır. Markalar, anlattıkları hikayeler ile müşterilerini kendilerine bağlamaya gayret eder. Bunun için yeni ambalaj malzemelerini denemekten kaçınmazlar.

Geri dönüşüm konusunda ise bireyler esas işi yapar. Mağazaların geri dönüşüm servisleri vardır, sisteme hizmet eden müşteriler ödüllendirilir.

2.    İklim değişimine maksimum duyarlılık: Gıda sektörü, çevre/iklim konularında maksimum duyarlıdır. İnsanlar marka bağımlılığı yerine markanın iklim/çevre duyarlılığına göre hareket ederler.

Tüketiciler evden getirdikleri kap/torbalara ambalajsız gıda alma eğilimindedir. Mağazaların çoğunluğu yalnız torbaları değil, gıda ambalajındaki plastikleri de yasaklamıştır. Basit ambalajlar çoğalmıştır.

Geri dönüşüm gayretleri artmış, gıda üreticileri üzerinde baskı oluşmuştur. Üreticiler geri dönüşmüş malzemelerden ambalaj üretimine ağırlık vermiştir.

3.    Pratiklik/kolaylık ön planda: İnsanların yoğunluğu, zaman fukaralığının en önemli olduğu senaryodur. Böyle bir dünyada gıda ambalajı, kolay alınan ve açılan, komplike olmayan açma mekanizmalı ve hafif olacaktır. Ayrıca müşterinin yolda tüketebilmesine ve çeşitli şekillerde (drone, kargo) teslim alabilmesine uygun ambalajlar artacaktır. Ağır, kompleks malzemelerden yapılmış, açılması zor, içinin boşalması zor ambalajlar; tüketicinin zaman baskısı olduğundan şansları olmayacaktır.

Geri dönüşüm ister istemez ikinci plana itilecektir. Şehirler ve farklı sosyal grupların geri dönüşüm gayretleri göstermeleri mümkündür.

4.    Gıda üreticileri çevreye/iklim değişimine duyarlı: Dördüncü senaryoda, gıda şirketleri iklim değişikliğine duyarlıdır ve buna uygun ambalajlarla ürünlerini sunmaktadır. Buna karşılık tüketiciler, kullanımı kolay olanı, pratik olanı tercih etmektedir. Bu senaryoya göre, tüketicilerin isteğinden çok devletlerin koyduğu kurallar ambalaj tercihine yön vermektedir. Gıda ambalajlarında plastiğin azaltılması, karbon ayak izine ilişkin bilgilerin yazılması, hafif ve daha az çeşitli malzemeden üretilmiş olması çoğalırken; çok renkli baskılar azalacaktır. Boşunu geri getir-dolusunu götür, temizlenip-tekrardan doldurulan ambalajlar giderek artacaktır.

Bu senaryonun geri dönüşümü de sıkı kurallara bağlı olacak, hangi ambalajın hangi kutuya atılacağı belli olacaktır.

Benim Yorumum

Dört senaryodan hangisinin olacağını söylemek zor. Büyük ihtimalle hepsinden biraz gerçekleşecek. Ayrıca çalışma, yeni yetişen yani değişen kuşağın etkilerini fazla dikkate almamış. Kişisel olarak ikinci ve dördünce senaryoları daha mantıklı buluyorum.

Kaynaklar:

(1)  https://www.paper360-digital.com/ppis/0620_november_december_2020/MobilePagedArticle.action?articleId=1638120#articleId1638120

(2)  https://www.kemira.com/insights/future-food-packaging-four-scenarios-2030/


7 Şubat 2021 Pazar

Rakipten Çalışan Almak

Rakipte çalışan birini işe almak her bakımdan oldukça zordur. Çalışan açısından da, yeni şirket açısından da konu çok sıkıntılıdır. Birkaç kez böyle kararlar vermek zorunda kaldım. Bu yazıda rakipten bir çalışan almayı çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışacağım.


Çalışan Açısından

Düne kadar rekabet ettiği kurumun çalışanı olmayı kabul etmek, gemileri yakmak gibi bir psikolojik savaştır. Bana göre çalışanlar, zaman içinde biriktirdikleri (yani halının altına süpürdükleri) sorunları bir seviyeye gelince ayrılmaya karar veriyor. Rakipten gelen kişilerle yaptığım mülakatlarda, iş yerinden genel bir memnuniyetsizlik ile yükselme imkanlarının çok sınırlı olması dikkat çekiyor. Yöneticisinin kibar/adil/sevecen davranmamasından, çalışanın getirdiği fikir ve önerilerin dinlenmemesine, benzer iş yapan çalışanlara farklı maddi kazançlar verilmesine, işinde yükselmek için illa şu okul/topluluk/lisan (gerçekte bunun işe hiç getirisi olmasa da) şart koşulması,…gibi konular çok öne çıkıyor. Elbette yalnızca daha yüksek ücret için iş değiştirmek isteyenler de vardır ama katıldığım mülakatlarda, ben çok az sayıda böyle kişiye rastladım.


Ücret

Çalışan herkes belli bir gelir elde etmek ve bununla yaşamını sürdürmek mümkünse daha konforlu yaşamak için çalışır. Yapılan işe eşit ücret verilmemesi öncelikle iş yerine yansır ve sorunlar çıkarır. Benzer iş/sorumluluk yapan kişi, diğerine göre daha az ücret aldığını fark ettiğinde motivasyonunu kaybeder ve çözüm değil problem yaratmaya başlar.

Sektöre göre daha düşük ücretle insanları bir süre çalıştırmak mümkündür. Ancak herhangi bir kırılma anında çalışanları kaybetmek büyük olasılıktır. İnternet öncesi dönemde, piyasadan/sektörden doğru bilgi almak pek mümkün değildi. Şimdi ise sektörel ücret araştırmaları dahi var. Şirketteki/bölümdeki ücret seviyesi sektörel ortalamanın altında ise çalışanı tutmak neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla, eğer kurumun ücret seviyesinin düşük olduğu biliniyorsa hemen düzeltilmelidir.

Yine katıldığım mülakatlardan öğrendiğime göre, ücretin asgari ücret kısmını resmi ödeyen, kalanını açıktan veren veya ücreti tamamen resmi ödeyip-örneğin satıcı primlerini kayıt dışı veren kurumlar var. Genellikle patron yönetiminde olan şirketlerde görülen bu durum, belki çok kısa süre kurumun lehineymiş gibi görünse de gerçekte çalışanların kuruma olan güvensizliğini arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Dahası o çalışan işten ayrıldığında, kurumun kayıt dışı iş yaptığı herkes tarafından öğrenilmiş oluyor.


Terkedilen Kurum Açısından

Sektörümüzdeki şirketler, birkaç davranışı modeli gösteriyor:

  • Kurumsal olanlar: Çalışanla kibarca ayrılıp-yeni hayatında başarı diliyorlar. Ayrılma nedenini öğrenip-önlem almaya gayret ediyorlar.
  • Kurumsalmış gibi davrananlar: Bunlar arasından bazıları, ayrılma sırasında veya çok öncesinde, çalışana “aynı sektörde çalışmayacağım, burada öğrendiklerimi başka yere taşımayacağım” gibi sözleşme imzalatmış oluyorlar. Pratik olarak bu tür sözleşmelerin kuruma hiçbir faydası yok, dahası kapıdan çıkınca; kurumun gerçekte ne kadar kötü olduğunu herkes öğrenmiş oluyor. İçerdekiler de geleceğe korkuyla bakıyor. Çok yakın zamandaki deneyimlerime göre bu kapsamdaki şirketlerden, çalışanın tercih ettiği yeni şirketi arayıp; “bu kişiyi işe almayın” veya “centilmenlik anlaşması yapalım” diyenler de var.
  • Patron yönetiminde olanlar: Kurumun tepesinde görünürde bir profesyonelin olduğu ama uygulamaların çağdışı/geri olduğu şirketlerde bu kapsamdadır. Çalışana ve gittiği yeni şirkete; müşterimi/işimi çaldı diyerek dava açıyor. Hatta çok önceden çalışanın zarar verdiği, kaybettiği ofis cihazlarını faturasını kesip-dava açanları dahi bulunuyor. Durumun üstteki maddeden hiçbir farkı yoktur.

Terkedilen kurumun nasıl olduğuna göre tepkiler değişiyor. Ama ilki hariç olmak üzere, diğerleri tabir yerindeyse eski çalışanına illallah dedirtiyor. Sonuçta elbette o kurumun itibarı kayboluyor.


Şirket Değiştiren Çalışan Müşteri Çalar Mı?

Çoğunlukla satış çalışanlarının, şirketler arasında geçiş yapması sorun olur. Satıcının, bir başka şirkete giderken baktığı müşterileri götürmesi bence çok zordur. En iyi satıcının, müşteriye etkisi %30-35’dir. Kalan %65-70 ise kartvizitin gücüdür, oradaki logo ve şirket adı satıcının etkisinden iki kat fazladır. Ancak, siz şirket olarak zaten müşteriye iyi davranmıyor ve ürün kalitesi, teslimat gecikmesi, hizmet sıkıntıları,…vb yaşatıyorsanız, satıcı/şirket oranları yer değiştirir.

Satıcının işten ayrıldığında, müşteri götüreceğini düşünen yönetici gerçekte piyasadan ne kadar kopuk olduğunu bilmemektedir. Sektörde en son kurulan, diğerlerine göre daha modern olan bir oluklu fabrikası açıldığından beri, rakiplerinden çok sayıda çalışan almasına rağmen (bu fabrikanın yalnızca satış ekibini, herhalde 4-5 kere değişti) halen sektörde önemli bir varlık gösteremedi. Başlangıçta sektör deneyimi hiç olmayan insanları işe almış olsaydı bile bugünkü işlem hacmine ulaşabilirdi.

Pazardaki bütün müşteriler, bütün satıcılar tarafından bilinir. Tersi de geçerlidir. İyi bir ambalaj satın alıcısı, kendisine kimlerin hizmet edeceğini bilir ve onlarla temas etmiştir. Hele günümüzün internet dünyasında, her türlü bilgi, arayana ancak klavye kadar uzaktadır.

Sektörde 36 yılı tamamladıktan sonra, müşterileri kısa süreli ödünç aldığımızı iyice öğrenmiş bulunuyorum. Bütün oluklu mukavva üreticileri benzer hammaddeleri kullanarak, benzer teknolojilerle kutu üretiyorlar. Aynı yan yana iki fırının ekmek yapması gibi. Aradaki temel fark, sizin fırınınızın temizliği/düzeni (standartlar) ve müşteriye nasıl davrandığınız (yani çalışanların müşteriye nasıl davrandığı) oluyor. Kesinlikle kurumun kültürü önem kazanıyor. Eğer tek bir satıcının gitmesi ile bütün düzenin yıkılacağına inanıyor/düşünüyorsanız, zaten yönetici olarak boşa para alıyorsunuz demektir.

Satıcının gittiği şirket yeni kurulmuşsa, pazara yeni giriyorsa başlangıçta kısa süreli müşteri gidişi söz konusu olabilir. Düşük fiyat nedeniyle giden müşteri, yeni kurulan fabrikada istediği hizmeti alamayınca geri gelecektir.


Gidilen Yeni Şirket

Rakipten çalışan alma kararını vermek, bir takım arkadaşı arayan şirket için gerçekten çok zordur. En önemli konu kan uyuşmazlığıdır. Yönetici olarak, hem yeni gelene göre yeni bir ekip kurmak, hem de gelen kişi ile mevcut çalışanların aynı kafada olacağına emin olduktan sonra rakipten çalışan almaya karar verdiğim durumlar oldu. Yani iki durumu da test ettim. Buradaki temel unsur, rakipten gelen kişiyi nasıl gördüğünüzdür. Biz, gelen kişiyi kısa vadeli, şu işi/müşteriyi/ihaleyi getirsin diye görmüyoruz. Bu nedenle de aynı kişiyle, normalden fazla sayıda görüşme yapıyoruz. İçerdeki durumu yani karşılaşacağı ortamı iyice anlatıp, kendisinden hangi sürede ne beklediğimizi, neyi yaparsa başarılı olacağını açıklıkla dile getirmeye gayret ediyoruz. Varsa karşı sorulara da açıklıkla cevap veriyoruz. Şimdiye kadar ki görüşmelerde, ister istemez müşteri adı geçse de kimsenin; A müşterisine kaça mal sattığını, bizde çalışınca A’yı getirip-getirmeyeceğini sormadık. Zira, kısa süreli çalışan yerine hep takım arkadaşı arıyorduk.


Gidilen Şirketteki Çalışanlar

Grup olarak, mümkün olduğu kadar içerden insan yetiştirmeye gayret ediyoruz. Bu yazıda çoğunlukla satıcılardan bahsedildiği için, satıcıları da sıfırdan yetiştirmeye çalıştığımızı belirtmem gerekir. Şirket kültürü, içerden yetiştirme olunca yani çoğunlukla yetiştirmek üzere alınanlar terfi edince, mevcut çalışanlar dışardan geleni daha kolay kabul ediyor. Ayrıca yönetici olarak, şef ve üzeri atamaları mümkün olduğunca içerden yapmayı tercih ettiğimizi ancak yalnızca zaruri durumlarda dışarıdan görevlendirme yaptığımızı vurguluyorum.

Yeni biri gelmeden belki de yeni birine karar verilmeden önce, içerde yapılması gereken bir şey de ilgili pozisyonu gönlünden geçirebileceklerle konuşmaktır. O pozisyona niçin uygun olmadığını, içerdeki potansiyel gönlünden geçirene açıklamak şarttır. Aksi takdirde, gönlünden geçirenin, gelen kişiyle sürtüşme yaşaması ve iş sonuçlarının olumsuz etkilenmesi mümkündür.


Sonuç

  • İnsan kaybetmemek için çalışanlara iyi bakmak (eğitim, söz hakkı, takdir, yetkilendirme) gerekir.
  • Ücret çok önemli. Birinci madde tamamsa bile ücret düşükse çalışan kaybı olacaktır.
  • Çalışanların müşterilere iyi baktığından (müşteri memnuniyeti, zamanında teslimat, iade/şikayet) emin olmak gerekir.

Yukarıdaki maddeleri sağladıysanız, ayrılan çalışanınız müşterilerinize etkide bulunamaz veya minimum etkide bulunabilir.


2 Ocak 2021 Cumartesi

Oluklu Mukavva İşletmesi Açma Rehberi

Dönem dönem, oluklu mukavva sektörüne girmek isteyen yatırımcı/girişimcilerden mesajlar gelir. Bu sektöre nasıl girilebileceğinden, küçük çaplı bir işletme nasıl kurulacağına, makine satıcıları tavsiyesine,…kadar sorular gelir. Elimden geldiğince, hemen herkese cevap vermeye gayret ederim. Arada yeterince cevap veremediklerim de olabilir. 

Aralık ayının ortalarında, (gerçekte başka işleri olan ve bu işlerde de kutu kullanan) bir girişimciden  ayda 150-200 ton oluklu mukavva üretmeye nasıl başlanabileceği şeklinde soru geldi. Kendisine 6-7 maddelik kısa bir maille tavsiyelerimi bildirdim. Tavsiyelerimin kalıcı olması için bu yazıyı kaleme alıyorum.


Pazar

Genellikle bana yazanlar, tanıdıkları/bildikleri işletmelerde çok fazla kutu kullanıldığını düşünür. Kutu alıcısı ile kutu satıcısının “çok fazla” kavramları birbiriyle zıttır. Alıcının çok fazlası, satıcı için yetersiz miktar olabilir.

Bu nedenle, ilk yapılması gereken şey; tanıdık/bildik yerlerde kullanılan kutulardan numuneler toplamaktır. Her kutu için mevcut tedarikçi, aylık/yıllık alım/kullanım miktarı, güncel fiyatı, varsa spesifikasyon ve/ya müşterinin kutudan beklentileri,… başlıca toplanacak bilgilerdir.

Sonra kutular test edilmeli, kağıt cins ve gramajları bilinmelidir. (Bunun için laboratuvara ihtiyaç vardır ama ikinci adımda tutulacak danışmanla birlikte, basit bir terazi ile gramaj analizi yapılabilir. Ürünlerin ve kullanılan kağıtların gramajlarını bilmek başlangıç için yeterlidir.) Daha sonra levha siparişi verilirken bunlar işe yarayacaktır.

Toplanan numunelerin yıllık kaç tona ve/ya metrekareye tekabül ettiği hesaplanmalıdır. Bu hesaba göre kurulacak işletmenin kapasitesi belli olacaktır. Alış fiyatları ile yıllık kullanımların çarpımından yıllık ciro hesaplanır.


Danışman

Bana göre ikinci yapılması gereken iş, bir danışman bulmak ve onunla belli süreli anlaşma yapmaktır. Sektör deneyimli danışman, yukarıdaki hesapları kolayca yapar/yapmanıza yardım eder. Danışmanın sektör bilgisi, bazı kutuların gramaj analizini yapmanıza gerek kalmadan gramajlarını bilmenize, hangi kutunun nasıl üretilmiş olduğunu anlamanıza, kutulara yönelik talep trendlerine aşina olmanıza yardımcı olur.

Bazı danışmanlar, gerçekte sınırlı bilgisi/birikimi olmasına rağmen kendisini sektörün en iyisi olarak satabilir ve sizin buna inanmanızı sağlayabilir. Bu nedenle başlangıçtaki danışmanla sınırlı süreli (3-6 ay gibi) anlaşma yapmak uygun olacaktır. Siz sektörü daha çok tanıdığınızda, eğer ihtiyacınız olursa bir başka danışmanla çalışırsınız.

Danışmanın size en çok faydalı olacağı iki konu ise sektör turu atmanıza ve başlangıçta iyi bir operatör bulmanıza yardım etmesidir. Sektörde ne kadar çok işletme gezer ve iş sahipleriyle tanışırsanız; onlardan farklı bakış açıları öğrenir ve daha doğru kararlar verebilirsiniz. Ayrıca onun bağlantıları sayesinde kağıt ve/ya oluklu mukavva tedarikçisi de bulabilirsiniz.


Sektöre giriş kararı

Yatırım yapma kararı verirken, basit bir kar/zarar analizi yapmalısınız. Topladığınız numunelerden, o kutulara ilişkin aylık/yıllık ciro hesaplamıştınız. Eğer bunları levha olarak satın alsaydınız, kaç para ödeyeceğinizi hesapladığınızda; hammaddenin üzerinde ne kadar marj olduğunu görebilirsiniz. Bunun için danışmanın bulduğu tedarikçilerden, levhalar için fiyat teklifi almalısınız. (2021 yılının ilk ayları kahverengi kağıt piyasası biraz sıkışık, bu nedenle gelen teklifler biraz yüksek olabilir.) 



Aylık hammadde maliyetinin %5 arttırmak, işletmede verilecek fireye ilişkindir. Makinenin durumu ve operatörün iş bilgisi, fireyi düşürebilir.

İşletmede kaç kişi çalıştıracaksanız onların aylık tüm maliyetini dikkate almak gerekir.

Genel gider işletmenin telefon, elektrik, su, ofis, mürekkep, tutkal, palet ve hatta nakliye giderlerini karşılayacak meblağdır. (Tecrübeme göre %3 bu kapsamdaki giderleri karşılamaktadır, aklınıza yatmıyorsa daha hassas hesaplamanız uygun olacaktır.)

Eğer binaya kira ödenecekse bunun aylık karşılığını da cirodan düşmek gerekir.

Dört gider kalemini düştükten sonra kalacak olan X lira, bağladığınız paraya karşılık elinize geçecek aylık kazançtır. Bağladığınız paraya göre bu rakam düşükse, işe girmeyin. Emin olun ki burada yazılanlardan daha fazla gideriniz olacaktır. 


Gelişme planı

Sektöre girmeye karar verdiyseniz, önce levha (safiha, oluklu mukavva plaka) alarak, kutu üretmeyi ve satmayı düşünmelisiniz. Her şey yolunda giderse, önce kutu üretme kapasitenizi arttırmayı; mesel başlangıçta 150 ton kutu üretme kapasiteniz varsa bir veya iki adımda bunu 500 tona kadar çıkarmayı hedeflemelisiniz.

Sonrasında oluklu mukavva hattı kurmayı düşünürsünüz.


Usta

İnsanlar çeşitli nitelik ve becerilere sahiptir. Usta tabir edilen, çok tecrübeli, çalıştığı işletmeye katkı sunanlar olduğu gibi; adı öyle olan çok kısa sürede oradan buraya savrulanlar da vardır. Danışmanı seçmek gibi başlangıçta makineyi emanet edilecek kişi de önemlidir. Başlangıçtaki operatöre maalesef, değerinden daha fazla ödemek zorundasınız. Bu hem sizin yeni işletme olmanızdan (şahsınızın sektörde tanınmamasından) hem de her işin başlangıcını çok zor olmasındandır. Operatör haricindeki ilk çalışanlarınız, büyük ihtimalle bulunduğunuz çevreden gelen konuyla hiç alakası olmayan insanlardan oluşacaktır. İşi hiç bilmeyen bir ekibe işi öğretmek oldukça zordur. Bu açıdan operatörün işinin hayli zor olduğunu kabul etmek gerekir.

Ustayla da anlaşırken, belli bir süre üzerinden anlaşmak ama bu zaman zarfında işletmenin kurulacağı çevreden birilerini yetiştirmek üzere mutabık kalınmalıdır. Ben olsam bir yıl için anlaşır, eğer ustayla yolları bir yıldan kısa sürede ayıracak olursam, yıllık ücreti vermeyi garanti ederdim.


Makine

(Burada sanki bir makine ile bütün kutular üretilecekmiş gibi algı oluşmasın. Üretilmek istenen kutulara göre başka yardımcı, duruma göre daha basit makineler gerekebilir.)

İlk adımda topladığınız kutuların ebatları, renk sayıları, parti büyüklüğü (müşteri bir seferde o kutudan kaç tane alıyor), modelleri (özel kesim, a-box/standart), kulak tipi (yapıştırmalı, dikişli),…gibi özellikler nasıl bir kutu makinesine ihtiyacınız olduğunu belirler. Eğer 2-3 renkli baskılar varsa 4 renkli almak, çoğunlukla dikişli kutu üretilecekse inline (kutuyu yapıştırmalı olarak çıkaran) makine almak, çalışma genişliğini gereğinden büyük almak,…sık yapılan hatalardır.

Bazen makine üreticisi, bazen danışman ve/ya usta sizi belli bir makineyi almaya yöneltebilir. Sektör ziyaretleriniz burada çok önemlidir. Başka işletme sahipleriyle konuşmalarınızdan bir şeyler öğrenir ve daha doğru karar verirsiniz.

Kutu makinesinin performansını etkileyen en önemli husus, ayar süresi ve sayısıdır. Ayar süresi, makinenin çok manuel olmasından uzun olabildiği gibi operatörün yavaş hareket etmesinden de uzun olabilir. Makinenin kadranındaki hız, genellikle üretim miktarını birinci derecede etkilemez. Ayar süresinin uzunluğu, üretim sırasında çeşitli nedenlerle duruşlar, levha kalitesinin düşüklüğü (kamburluk, yapışma bozukluğu, oluklu kesiminin kötülüğü,…) üretim miktarını daha çok düşürür.


Bina

İşletmenin yerleşimi, iş sonuçlarını etkiler. Genellikle hazır binaya, işletme sığdırılmaya çalışılır. Bina hazır bile olsa, levhalar nereden gelecek ve stoklanacak, kutu makinesine nasıl beslenecek, bitmiş kutular nerede stoklanacak,…gibi akış mümkün olduğunca iyi planlanmalıdır. Malların aktığı güzergahlar, kendi içinde en az kesişmelidir. Ayrıca mal akışı ile insanların iş yaparken ki yürüyüş yolları az kesişmelidir. Her türlü kesişen akış, ilave maliyet ve zaman kaybı demektir. Öte yandan bu durum iş kazası riski de barındırmaktadır.


Yönetim

Eğer işletme ile ilk günden itibaren birebir ilgilenmeyecekseniz, mutlaka bunu yapacak birini yetiştirin.

Ustayı kontrol edecek kadar makineyi öğrenin.

Kayıt sistemine, raporlamaya önem verin. Karalama defterlerine alınan notlardan, ayın sonunda para kazanıp-kazanmadığınızı hesaplayamazsınız.

İlelebet başka bir şehirden/şirketten/kültürden gelen danışman ve ustayla gidemezsiniz. İlk günden, başlangıçtaki ekibin gidiş tarihi belli olsun. Ama dışarıdan gelenlerin, lokal insanları yetiştirmesini temin edin.


Sonuç

Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Tedarikçiniz olan oluklu mukavva fabrikasına/işletmesine verdiğiniz parayı çok görerek bu işe girmeyin. Esas işinizi destekleyecekse, esas işinizde bir atılım yapmanıza neden olacaksa ve/ya ambalaj sektöründe büyümek niyetindeyseniz; oluklu mukavva sektörüne girin. Kolay gelsin.

6 Aralık 2020 Pazar

Kağıt Darlığı Devam Edecek

Çin’in 2020’de toplam atık kağıt (RCP, oluklu mukavva kağıdı üretilebilecek atık kağıt) ithalatı 6,75 milyon ton oldu. (1) Recycled pulp ithalatı ise (kaynak metine göre benim tahminim) 1,75 milyon ton oldu. (2) Aynı yazıya göre Çin’in bobin (fluting ve liner) ithalatı ilk 9 ayda 4,01 milyon tona ulaştı. Flutingte artış oranı %178 ve linerde %300. Ortalama ithal bobin artışı %217 gibi oluyor. Bu rakamlardan yola çıkarak Çin’in 2020 yılındaki bobin ithalatını 5,25 milyon ton olduğunu hesaplıyorum. İthal edilen 5,25 milyon ton kağıt, 2019’da 2,41 milyon ton gibiymiş. Yani Çin’in diğer ülkelerden bobin ithalatı 2020’de 2,8 milyon ton kadar artış göstermiş. 2019'a göre atık kağıt ithalat miktarı ise  10,4-6,75=3,65 milyon ton azalmış.

2021’de ilaveten 6,75 milyon ton atık kağıdın karşılığı kadar bobin talebi oluşacak ki 5,9 milyon ton daha demektir.


Çin’in kağıt talebini daha da arttıracak hususlar var:

  • 2021’den itibaren büyük şehirlerde, tek kullanımlık naylon poşetler ve kargo poşetleri yasaklanıyor. Karton ambalaj ve zarf üretimi artacak demektir. Oluklu mukavva kağıdı üreten bazı makinelerin yeni talebe (karton ve torba kağıdı) yönelmesi mümkündür.
  • E-ticaret Çin’de de artmaktadır.
  • Oluklu mukavva sektörü orada da büyümeye devam edecektir.


Devreye girmiş ve girecek önemli kağıt yatırımlarını ise (3) numaralı kaynaktan aldım:



Şu ana kadar devreye giren 2,25 milyon ton kağıt kapasitesinin hiçbir etkisi görülmedi. 2021’de girecek olanların kağıt darlığına nasıl bir katkısı olacağını göreceğiz. Pandemiyle birlikte tüketim alışkanlıkları değişti. E-ticaret arttı ve artmaya devam edecek. 2021’de kağıt bulmakta zorlanacağımızı düşünüyorum. Kapanmaların etkisiyle atık kağıt toplamasının azalması da kağıt darlığını arttıracak.

Kuşkusuz Çinliler gelmekte olan sıkıntıyı bizden iyi görüyorlar ki gidip sınırın Rusya tarafına aylık kapasitesi 2.000 ton olan kağıt fabrikası kuruyorlar. (4) Özetle yeni kağıt makinelerinin (eğer bir etkisi olacaksa) etkilerini en erken 2022’de göreceğiz.


Atıfta bulunulan yazılar, www.risiinfo.com da yayınlanmıştır:

  1. China approves 94,750 tonnes’ worth of recovered paper import quotas. 20/10/2020
  2. Chinese paper and packaging prices climb as demand strengthens; board imports grow. 30/10/2020
  3. European containerboard prices surge amid overheated market; anxiety looms over supply shortage 26/11/2020
  4. DV Senkhe to launch RCCM production in Russian Far East by year’s end 18/11/2020

1 Kasım 2020 Pazar

Otomasyon, Dijitalleşme ve E-Ticaret, Oluklu Mukavva Sektörünü Nasıl Değiştirecek?

(Bu yazı, Pack Converting dergisinin ekim ayında yayınlanan 2020/2 sayısında yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.)

Başka sektörlerde olduğu gibi, oluklu mukavva sektörü de çeşitli trendler altında çalışıyor. Bu yazıda dijitalleşme, otomasyon ve e-ticaretin oluklu mukavva sektörünü nasıl etkileyeceğini irdeleyeceğim.


Dijitalleşme

Sektöre başladığımda, makinelerdeki bütün ayar düğmeleri mekanik idi. Sonra dijital göstergeler görünmeye başladı. Doksanların sonunda, makineler yapılan ayarları kaydetmeye ve tekrar aynı iş geldiğinde hafızadaki ayarları yapmaya başladı.

Sonra kameralar devreye girdi. Olukludaki tek yüzlünün pozisyonuna göre dış kağıdın hizalanması derken, kutu makinesinde baskının kontrolü yapılmaya ve hatalı baskıyı ayırmaya da başladı.

Bu arada arızalarda, makine üreticisine modemle bağlanılmaya ve telefonla destek alınmaya başlanmıştı. Bütün mekanik parçaları elektronik kartlarla kontrol devri başlamıştı. Makine üreticisi, makineye bağlanıp-yazılım güncellemeye, makinedeki arıza kodlarını görmeye başladı.

Şimdilerde arttırılmış gerçeklik uygulaması (1) öne çıkıyor.

Makine üreticisinin servis merkezindeki teknisyen, fiziksel olarak makinenin yanındaki çalışanınızın kafasındaki akıllı başlık sayesinde; onun ne gördüğünü ve yaptığını görebiliyor. Ona uzaktan destek verebiliyor.

Dijitalleşme Her Yerde

Makinelerde bunlar olurken, dijital dönüşüm bütün sektörler/işlere damgasını vuruyor adeta bir motor gibi değişimi zorluyor. Prosesler dijitalleştikçe, proses süresi kısalıyor ve ilgili değer zincirindeki kayıplar (zaman, fire) azalıyor. Dijitalleşme, aşağıdaki otomasyondan ayrı ele almamak gerekiyor. Şimdilik dijitalleşme şu sonuçları doğurmuş gibi:

  • Oluklu mukavva sektöründe planlama, üretme ve optimize etme yeniden şekillenecek. (2) Konveyör hatlarındaki akıllı arabalar, nereye hangi malı koyduğunu biliyorsa (yani nerenin dolu nerenin boş olduğunu hesaplıyorsa) kutu makinesinin de olukluya “bana çok mal çıkarma, mevcutları yarına kadar bitiremem” demesi yakındır.
  • İkinci sonuç, çalışan eğitim düzeyinde olacaktır. Eskiden şu kadar yıl deneyimli operatör, ürün kalitesinin bir garantisi olurdu. Üretim hattı o kadar elektronik ki, bozuk malın çıkmasına müsaade etmediğinden, operatörün deneyiminden ziyade bu kadar teknolojik bir makineyi kullanabilecek kadar eğitimli olması lazımdır. Ayrıca kafasına akıllı başlığı takacak kişinin de yabancı dil konuşması gerekecektir.


Otomasyon

Oluklu mukavva sektöründe halen şöyle otomasyon uygulamaları mevcuttur:

  • Tamamlanmış paletleri çok katlı depolayan, yükleneceği zaman bulup-getiren insansız sistemler
  • Tamamlanmış kutuları paletleyen, çember ve streç film ile saran, çemberin altına karton parçası koyan paletle ilgili uygulamalar
  • Çıkan kutuları palete dizen robot veya ekipmanlar
  • Kutu makinesine işlenecek malı besleyen robot veya besleme sistemleri
  • Olukludan çıkan malı alıp-uygun yere koyan sonra ihtiyaç olunca kutu makinesine götüren akıllı arabalar ve konveyör hatları

İyi bir oluklu mukavva fabrikası aşağıdaki gibidir:

BHS’nin “Box Plant 2025” vizyonuna (3) göre yukarıdaki fabrika şu şekle gelecektir. Mevcuda göre %50 daha az çalışanı olacak yeni fabrikada en önemli yenilik, oluklu hattı öncesinde bir dijital baskı makinesi olmasıdır. Dış yüz kağıdı inline olarak basılacak ve olukludan levhalar baskılı çıkacaktır.

Fabrikada başka baskı makinesi olmayacağından baskı makineleri ile klişeler ortadan kalkacaktır. BHS’ye daha az bobin ve yarı mamul stoku olacaktır. Gelen bobinler, insansız akıllı forkliftle indirilip stoklanacak, olukluya verilecek bobiinleri forkliften alıp akıllı transpaletler götürecektir.

BHS’nin Webjet RSR adını verdiği dijital baskı makinesinde 650 baskı kafası ile saniyede 80 milyon damla basma kabiliyetinde olduğundan; 50 kadar multi-pass veya 8 tane single-pass dijital baskı makinesi gücündedir. Bu senenin bahar aylarında Avrupa’da bir yere kurulmuş ve çalışıyor.

Yüksek otomasyonun getirdikleri:

  • Daha az sayıda çalışan, daha az fabrika alanı, daha az ham ve yarı mamul stoku sağlıyor ama daha yüksek yatırım tutarı gerektiriyor. İşçiliğin pahalı olduğu ülkeler için çok cazip olacaktır.
  • Böyle bir fabrikada üretim planlama, mevcut bilinen ERP yazılımları ile herhalde yetersiz kalır. Levha stok alanı daraltıldığından, planlama yazılımı çok etkin olmalıdır. Sipariş gelişine göre sanki günde bir kaç kez üretim planı yapılması gerekebilir, yani yapay zeka.


E-Ticaret

Ülkemizde e-ticaretin büyüklüğü (4) geçen yıl 83,1 milyar TL imiş. Bunun oluklu mukavva kutuya giren kısmı 44,9 milyar TL’dir.

44,9 milyarlık perakende alış verişin yarısı oluklu mukavvayla gönderildi ise 39 bin ton kutu kullanılmıştır. Pandemiyle birlikte geçen yılki %39’luk e-ticaret büyüme oranının çok daha artacağını tahmin etmek mümkündür.

Büyük Sorun: Kutunun İçindeki Boşluk

E-ticarette ambalajla ilgili en önemli sorun, sipariş edilen ürünün tam uyan ambalajla gönderilememesidir. Bu durum e-ticaret şirketinin, fazladan kargo ücreti ödemesi anlamındadır. Genellikle e-ticaret kutusu üretmek için üç yöntem  bulunmaktadır:

  • E-ticaret şirketi, sattığı bütün malları depodan satıyorsa; her birine otomatik olarak uygun kutu yapan makine: Makine gönderilecek ürünün boyutlarını ölçecek, en uygun fan fold levhadan (zikzak katlanmış levha) kutu üretecektir. Hattın e-ticaret şirketinde kurulması gerektiğinden, ciddi bir alan işgal edecektir. Şirketin logo, adres vb bilgilerinin örneğin kutunun en geniş yüzünün ortasında olmasını garanti etmez. Logo bazen dar yüzde veya köşede olabilir. Zikzak izleri de kutunun neresine denk geleceğinin garantisi yoktur. Boşluk kalmamasını garanti eder.

Yukarıdaki hatta benzer şekilde kutu yapan, mobilya veya kutu fabrikalarında çalışmak üzere düşünülmüş makineler de bulunmaktadır. (5) Oluklu fabrikası, e-ticarette kullanılmak üzere az sayıdaki kutuyu bu şekilde üretmektedir.

  • E-ticaret şirketi sattığı ürünler için standart ebatlı kutular satın alır, ürünleri bunlardan en uygunlarının içine koyar. Ürünleri boyutlarına göre tasnif eden hatlar bulunmaktadır. Bu sistem şirketin logo vb bilgilerinin kutunun hep arzu edilen yerinde olmasını sağlar, kutu güzel görünür ama içinde boşluk da vardır. Buna karşılık kutunun kolayca doldurulması, gerekirse aynı kutuyla ürünün iade edilmesi için ilave bant uygulaması gibi hem satıcıya hem de tüketiciye kolaylık sağlayan uygulamalar bulunmaktadır. (6)
  • E-ticaret şirketi, sipariş aldığı her ürün için o pakete özel ebatlı kutu yaptırır. Baskı logo vs tam istenilen yerde olur, kutunun üzerinde zikzak izler olmaz. Buna karşılık, zaman kullanımı en önemli kriter olacaktır. Zaten çok hızlı olması gereken bir iş, kutu nedeniyle gecikmemelidir. Bu nedenle oluklu fabrikasının e-ticaret şirketinin dibinde olmasını ve son derece senkronize çalışması şart olacaktır. Dijital baskı, kutunun üzerine müşterinin adresinin, hediye kutusu ise gönderenin notunun vb basma imkanı vermektedir.

Oluklu Sektöründe Dijital Baskı Alternatifleri

Dijital baskının oluklu mukavva sektöründe kullanılmaya başlaması çok yenidir. Makine üreticileri henüz oluklu mukavva sektörünü anlayabilmiş değildir. Oluklu mukavva sektörünün de bu teknolojiye özümsememiş ve nasıl kullanacağını bilmediğini de vurgulamak lazımdır.

Mevcut teknolojiler bir kaç şekilde sınıflandırılabilir:

  • Kağıda yani bobine baskı yapan, oluklu mukavvaya baskı yapan. Bobine oluklu öncesi baskı yapan olduğu gibi, yukarıda BHS 2025 vizyonunda, dijital baskı oluklu üretimi sırasında yapılmaktadır. Oluklu mukavva levhaya yalnızca baskı yapan makineler en bilinenlerdir. Buna karşılık baskının hemen arkasından kesim yapan ve bitmiş kutu çıkaran bir makine de anons edilmiştir.
  • Single pass veya multi pass baskı yapan. Multi passlar genellikle daha güzel baskı yapmaktadır. Her iki teknolojinin kullanım amaçları da farklıdır.
  • Su bazlı mürekkep kullanan, solvent bazlı mürekkep kullanan. Su bazlı mürekkep kullanan makineler çok yenidir ama çevre duyarlılığı nedeniyle solvent bazlı mürekkep tercihi azalacaktır.


Özetle

Dijitalleşme, oluklu mukavva sektöründe teknik sorunların hızlıca çözülmesini, makinelerin performansının takip edilmesini sağlarken; otomasyon üretim miktarının ve kalitesinin artmasını sağlamaktadır.

Hızla gelişen e-ticaret ise oluklu mukavva sektörünü, daha küçük partiler halindeki siparişleri (bazen bir kutu) daha hızlı üretmeye ve teslim etmeye zorlamaktadır. Bunun için dijital baskı iyi bir çözümdür ama bu haliyle yetersizdir. Dijital baskı kutu ya da oluklu üretimiyle inline hale geldiğinde kullanımı daha da kolaylaşacak ve artacaktır.


Kaynaklar

  1. https://www.bobst.com/usen/services/connected/
  2. https://www.bobst.com/usen/blog/detail/article/1588751821-how-digitalization-is-transforming-the-packaging-industry/
  3. https://www.bhs-world.com/digital/box-plant-2025
  4. http://www.tubisad.org.tr/tr/images/pdf/TUBISAD_2019_E-Ticaret_Sunum_TR.pdf
  5. https://www.westrock.com/products/automation/box-on-demand
  6. https://www.bobst.com/usen/blog/detail/article/1525762756-how-e-commerce-packaging-production-can-gain-a-competitive-edge/