Sanırım
1997 yılıydı. Çopikas’ta çalışıyordum ve şirket olarak finansman sıkıntısı
çekiyorduk. Ortaklardan bir bölümü, sermaye arttırmak yerine şirketi
satıp-sektörden çıkmak istiyordu. 1995 gibi Kav Ambalaj, o yıllara göre
astronomik fiyatla (50 milyon USD) Union Camp’e satılmıştı. Bu satışı
gerçekleştiren (belki en önemli kişi olan) şirketin genel müdürü Cem Önen’e
emekli olur-olmaz Çopikas’ta danışman olarak görev verilmişti.
Ortakların
hayali o kadar yüksek fiyatla olmasa bile şirketi satmaktı. Yerli ve yabancı
bir dizi alıcı adayı gelip-gitti. Bunlardan fiziksel olarak en yakını, komşu
şehir Yozgat’ta kurulu Yimpaş idi. Yimpaş, esasen yeni bir fabrika kurmak
istiyordu ve buna göre organize olmuştu. Geldiler, gezdiler, danışmanları
vasıtasıyla değerleme yaptılar. Tam bir anlaşma sağlanacak gibiyken,
danışmanları başa baş analizi istedi. “Yığın halinde, az çeşitlilikte üretim
yapmıyoruz, kaldı ki sipariş üzerine çalışıyoruz. Başa baş analizi yapsak da
doğru fikir vermez” dememe rağmen yönetim kurulunun isteği üzerine bir çalışma
yaptım. Rakamları tam hatırlamıyorum ama üç bin iki yüz ton gibi oluklu mukavva
ambalaj satışıyla şirket başa baş noktasına ulaşıyordu.
Yimpaş’ın
danışmanı bu rakamı çok yüksek buldu ve iletişim koptu. Bence danışman doğru
kişi değildi ve yeni makineler alınmasını arzu ediyordu.
Daha
sonra Yimpaş, oldukça modern bir fabrika kurdu. O yıllar için süper
sayılabilecek oluklu hattı, yalnızca açılış gününde birkaç saat üretim
yapabildi. Şirket, yeterince organize olmadığından; o sırada fabrika müdürü
olan bir arkadaşımın bilgilerine göre stok levhalar üretti. Bir kısım levha
kutu haline de gelmiş olabilir.
Fabrika
gerçekten çok az çalışıp-kapandı. Makineleri ikinci elden satıldı. Kaderin bir
cilvesi, fabrikayı tasfiye ederlerken; stoklarındaki bobinlerin bir kısmını da
Çopikas’a ben satın aldım.
Günümüze gelirsek
Bu
günlerde sektörümüzde, iki yıllık dönemde sekizden fazla yeni oluklu
fabrikasının kurulacağı konuşuluyor. Yatırım kararı alanlar, umarım
makul-mantıklı planlama ve analizlerle bu kararlarını vermişlerdir. Yukarıdaki
hikâyeden hareketle, yeni oluklu yatırımcılarına görüşlerimi paylaşmak isterim:
Yer
seçimi
Çopikas’ın
yeri hatalı seçilmişti. Üretilen malın, %80-85’i Bolu, Gebze, Eskişehir,
Çerkezköy ve Bursa’ya gönderilirken; fabrika Çorum’daydı. Yimpaş’ın kurulduğu
yer ise bir tık daha hatalı ve Çorum’a göre pazara daha uzak sayılırdı. O
yıllarda şimdiki gibi geniş yollar, otobanlar yoktu.
Pazar
analizi
Ellerinde
bir Pazar analizi veya projeksiyon yoktu. Oluklu mukavva ambalajı, süpermarket
gibi olacağını düşünüyorlardı. Grubun süpermarketlerine müşteriler akın
ediyordu. Halbuki oluklu mukavvada müşteri size gelmiyor, sizin gidip sizden
ambalaj alması için müşteriyi ikna etmeniz gerekiyor.
Danışman
seçimi
Bir
sektördeki danışman diğer sektörü bilmediği için işe yaramaz. Yimpaş’ın
danışmanı da mutlaka başka sektörlerde çok iyi işler yapmıştı ama oluklu
mukavva sektörü için doğru kişi değildi.
Makine
seçimi
Tesise
kurulacak makinelerin seçimi, Pazar/müşteri analizine bağlıdır. Satılacak
ambalajların cinsleri, özellikleri, müşterinin beklentilerine göre belki de en
modern makineler gerekmiyordur. Yeterli analiz yapılmadan makine alımına
çıkarsanız, birkaç sene önce açılan fabrikada olduğu gibi; makine satıcıları
aynı özellikteki makinelerden size iki-üç tane satarlar. İyi makineler almış
olursunuz ama üretebileceğiniz ürün çeşitliliği azdır.
Vizyon
Yatırımcının
vizyonu, oluklu şirketinin hızla para kazanmaya başlamasını sağlamalıdır. Yeni
yatırımcılardan bir kısmı “üreteceğim kahverengi kağıdı satmakta zorlanacağım”
diyerek ambalaja giriyormuş. Kahverengi kağıt, oluklu mukavvaya kıyasla daha
ana sektördür. Ana sektördeki başarısızlığı (zira satılmayacağını düşünüyor)
yavru sektör düzeltmez. Ayrıca kağıt satılmayacak kadar bollaşmışsa, oluklu
mukavva fiyatları iyice dibe vurmuştur.
Yukarıdaki
hikâyede ise Yimpaş kendi ürettiği ürünlerin (meşrubat, süt ürünleri vs)
ambalajlarını yapmak istiyordu. Esasen bu fabrikaların ambalaj tüketimi çok
azdı.
Organizasyon
Tepe
yönetici (GM, CEO) ile satış yöneticisi en önemli üst yöneticilerdir. Bu
kişiler vizyona uygun olarak en baştan seçilmelidir.
Şirketin
organizasyonun, işleyişinin, stratejilerinin oluşturulması çok zaman alacaktır.
Rakipten X’i ayartıp-almakla kısmi başarı sağlanır. Portföyünde A, B, C, gibi
müşterileri olan satış müdürünü aldığınızda müşterilerin size gelmesi garanti
değildir. Müşteri yeni kurulan bir fabrikaya kolayca meyletmez.
Sonuç
Pandemi
dönemi, kağıt ve ambalaj tüketimini arttırdı. Şimdi dünyada enflasyonun
arttığı, insanların harcanabilir gelirlerinin azaldığı yeni bir dönem var.
Pandeminin getirdiği şartlar ortadan kalktığına göre kararları bir kez daha
gözden geçirmek gerek.