kasa kutu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kasa kutu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2021 Pazar

Kasa Kutular Üzerine Bir Çalışma

Geçtiğimiz iki-üç haftada yaş meyve-sebze sevkiyatında kullanılan kasa kutular üzerine çalışmam gerekti. Yapmak zorunda kaldığım çalışmaların sonuçlarını paylaşmak amacıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. Hangi tasarımın daha mukavim ve BCT/m2 dengesini optimize ettiğini anlamak için önce kutu şekilleri belirledim. Pazarda kullanılan/bilinen 13 tasarım kısaca şöyledir:

Modelleri birbiriyle kıyaslayabilmek için hepsine aynı kağıtlarla üretilmiş, dış ölçüleri aynı olan numuneler yapıldı. Test sonuçları yukarıdaki gibidir.

11 numaralı tasarım en mukavimdir ama kullandığı levha alanı en yüksek olanlardan biridir.

Makine kurması gerekenler arasında köşe takozlu ve geniş yüzlerde yapıştırma olan (6 numara) en iyi sonucu veren modeldir.

Kutunun üzerine gelen yük miktarından hareket edilirse 11 numarayı tek dalga üretmek iyi bir düşünce olabilir.

Ben bu çalışma sırasında, tasarım ekibinin küçük dokunuşlarıyla aynı kutuya daha yüksek performans yaptırabildiğini gördüm.

Yukarıda incelenenlerden daha mukavim/levha tasarruflu başka modeller de vardır mutlaka. Oluklu mukavva ambalaj bir optimizasyon konusudur. Kağıt gramaj ve cinslerini değiştirmek (çoğunlukla düşürmek) en kolay uygulanan yöntemdir. Kutunun geometrisi ve tasarımının üzerine çalışmak ise esas yapılması gerekendir.

4 Ağustos 2013 Pazar

Ambalaj cinslerine bağlı olarak, yaş meyve-sebze kayıpları üzerine

Tekrar kullanılabilen plastik ambalaj üreticilerinin ( www.stiftung-mehrweg.de ), Bonn üniversitesi ile Fraunhofer malzeme akışı ve lojistik enstitüsüne yaptırdığı bir çalışmanın detaylarına aşağıdaki iki linkten bakılabilir:

İki bölümden oluşan nihai raporda, ilk bölüm ambalaj ve ambalajlama hataları nedeniyle oluşan ürün kaybına ayrılmış. İkinci bölüm ise, ambalaj malzemesinin (plastik, oluklu mukavva) ürünün tazeliğine etkisini değerlendirmeye ayrılmış. Plastikçilerin ısmarlamış olması raporu bir miktar yanlı yapmış olsa bile, oluklu mukavvanın plastik kasaya göre mukavemetini inceleyen bölümlerinin üzerinde durulması gerektiğine inanıyorum. Aşağıdaki yazıda, rapordan önemli gördüğüm bazı bölümleri özetleyerek veriyorum:

Almanya’da 2011’de  Taste the Waste filmi  http://tastethewaste.com/info/film   ile alevlenen,  gıda israfı tartışmaları üzerine bu çalışma başlatılmış. Ve sonuç raporu Mayıs 2013’de yayınlanmıştır.

Rapora esas olan bilgi ve resimler, temmuz-ağustos 2012’de  tedarik zincirinin iki aşamasında toplanmış. İlk aşamada, yaş meyve sebze üreticilerinden ambalajlı halde merkez depolara geldiğinde ve merkez depolardan süpermarkete ulaştığında. İlk aşama için 4 ayrı merkez depo ziyaret edilmiş. Bunlardan üçü,  en büyük 5 perakende zincirine aitken; sonuncusu,  en büyük 5 indirim marketi zincirinin birine aitmiş. İkinci aşama için ise 25 ayrı süpermarket ziyaret edilmiş. Buradaki temel farklılık, merkez depoya gelen ürün full palet yükü iken, süpermarkete aynı palette çok sayıda ürün gelmektedir.

İnceleme sırasında 4 tip ambalaj görülmüş: Plastik, oluklu mukavva, solidboard ve ahşap kasalar. Bunlardan yalnızca plastik tekrar kullanılabilir tipte iken diğerleri tek yön imiş. Tümü de kasa tipi ambalaj şeklinde imiş. Yani gövde-kapak şeklinde ambalaj görülmemiş.

Merkez depo incelemelerinin sonuçları
78.153 kutu (oluklu, solid, tahta veya plastik) incelenmiş. Bunların 52%’si tekrar kullanılan plastiklermiş.
Toplamda kaç meyve kasası incelendiği belli değil, ancak incelenen meyve kasalarının 23%’ünde şeftali varmış. Bunların 20%’si oluklu mukavva iken, kalanı plastikmiş. Şeftali için solidboard kasa kullanılmamışken, çilek için 74% solid kullanılmış. Erikte ise 55% tahta kasa kullanılmış.
İncelenen sebze kasalarının yarısı domates iken, bunların 34%’ü oluklu mukavva imiş. Salatalık ambalajlarının 48%’i solid iken, kırmızı turp ambalajlarının tamamı tahta kasa imiş. Yukarıda yer vermediğimhindiba, beyaz turp, şalgam, rezene, çeşitli marul cinsleri, ıspanak, enginar, kuzu kulağı, sarımsak, mısır,...gibi sebzelerin ambalajlarına da bakılmış.

Merkez depoda tespit edilen hasarlı ambalajlar

Ambalaj cinslerine bağlı olarak, yaş meyve-sebze kayıpları üzerine
3 numaralı tabloya göre, 40.576 plastikten 9’u hasarlı olarak merkez depoya ulaşmış. 37.577 kasanın 34.935’i kağıt esaslı ve 2.642’si  ahşap imiş. 4 numaralı tabloya göre ise 34.935 kağıt esaslının, 31.557’sinin oluklu mukavva, 3.378’inin solid olduğu anlaşılıyor. Oluklu mukavva kasalardan 224’ü hasarlı gelmiş. Plastiklerin 0,02% hasarına karşılık; oluklunun 0,71% hasarlı çıkması düşündürücü.

Hasar cinsleri ve sayıları

Çalışmada 3 cins hasar grubu oluşturulmuş. Ambalaj mukavemetinin zayıf olması (tablo 5’deki ilk resimdir), uygun olmayan palet yapma (streç/çember/köşebent eksikleri, palet dizme hataları) ve dış etkenler. Dış etkenler olarak forkliftin çarpması, kamyona hatalı yükleme, palete gereğinden fazla yükleme gibi nedenler sayılmış.
6 numaralı tabloya göre, one-way ambalajlarda görülen 309 hasarın 199’u mukavemetle ilgili iken, plastikte (tablo 7) mukavemet hatası sıfırdır. Paletleme hata sayısı 61’e (one-way), 6 (plastik) ve dış etkenler 49’a 3’tür. Araştırmanın bu bölümüne göre, sanki plastik kasayı palete dizen işçiler daha itinalı davranmışlar. Benzer şekilde, forklift operatörleri plastik kasa paletine çarpmamaya daha özen göstermişler gibi.

Hasarlı ambalajların içindeki ürünlerin durumu

Zarar görmüş olarak merkez depoya gelen 307 kağıt esaslı (83 solid + 224 oluklu) ambalajın içindeki ürünlerin 40%’ı kısmen hasarlanmış iken, 60%’ı hiç hasarlanmamış. Plastikte ise ancak 9 kutu hasar gördüğünden, içlerindeki ürünlerin 78%’i hiç zarar görmemiş.
Araştırmacılar, yaralanmış ambalajın mevcut paletten çıkarılması, istifin düzeltilmesi işleminin yapılmasının şart olduğunu bildirerek; palet başına düzeltme işlemi maliyetinin 6,70 €/palet olduğunu bildirmişlerdir. (Hasarlanan kutu içindeki ürün maliyeti hesaplamada dikkate alınmamaktadır. Yalnızca hasarlanan kutuları paletten çıkarma ve istifi yeniden yapma maliyetidir.)

Benzeri çalışmaları, merkez depodan süpermarkete ulaşan yaş meyve sebze kutuları üzerinde de yapılmış. Ancak, rapor gelen kutuların ne kadarının oluklu mukavva olduğunu açıklamadığı için buraya almıyorum. Üreticiden ana depoya gelen ambalajlardaki hasarlı oranı 0,41% iken, ana depodan süpermarkete gelenlerdeki hasar oarnı 1,65%’dir. Hasardaki 4 kat artışın temel nedeni, aynı palete, farklı ebatlarda ama ortak taban ölçülerine uygun olmayan kutuların konulmuş olmasıdır diye tahmin ediyorum.

Rapora göre, Almanya içinde yalnızca geri dönüşebilen (oluklu, solid, ahşap) ambalajlar kullanılırsa yıllık 68 milyon €’luk ürün (meyve-sebze) kaybı olacakmış. Tersine yalnızca plastik kasalar kullanılsa kayıp 2 milyon € ile sınırlı kalacakmış.

Rapordan çıkardığım en önemli sonuç
Kağıt esaslı ambalajlarda rastlanan hasarlı kutu sayısının 65%’i yetersiz mukavemete bağlanmış.  (Doğruluğunu analiz edecek durumda değilim.) Plastik kasaya göre, oluklu mukavvanın en zayıf yeri mukavemetidir.  Fiyat baskısı nedeni ile kağıt cins ve gramajları ile oynamak, yaş meyve-sebze ambalajında, oluklu mukavva sektörünü bitirmeye çalışmaktan öte katkı sağlamayacaktır.

28 Temmuz 2013 Pazar

Yaş Meyve-Sebze Kutuları

Oluklu mukavva sektöründe, kapasite fazlalığı olduğu dönemlerde; “yaş meyve sebze kutuya girse, kurulu oluklu kapasitesinin yetmeyeceği...” masallarını uzun yıllar dile getirdik ve kendimizi kandırdık.  Aşağıdaki  ile takip edecek olan bir iki yazıda, kasa tipi kutuları ve sorunlarını incelemeye çalışacağım.
Plaform
En bilinen ve en çok kullanılan kutu modelidir. Piyasada plaTform şeklinde yanlış telaffuz edilir. International Paper firması tarafından icat edilip-patenti alınması 1980’den öncedir.
Köşe takozlu
Plaform’a göre daha mukavimdir, ancak daha fazla oluklu mukavva kullanılmaktadır. Plaform ile aynı dönemde piyasaya çıktığını düşünüyorum. Bu model “boix” olarak da bilinmektedir. Genellikle, köşe takozlarını örten, (plaformdaki gibi) kuşaklı modelleri  tercih edilmektedir.

P84
Smurfit Kappa’nın patentli ürünü olan P84, adından da anlaşılacağı üzere 1984’de piyasaya sunulmuştur. İçe katlanan yüzlerin kısa veya tam olması ile hangi yüzlerde katlama olduğuna göre 12 kadar modeli mevcuttur.
 

Elle kurmalı
Elle kurmalı kutu tipinde çok sayıda model bulunmaktadır. Aşağıdaki üçü örnek olarak verilmiştir.

Bliss
Bliss hakkında detaylı bilgi önceki yazımda mevcuttur.



Ürün cinslerine göre tavsiye edilen kutu şekilleri (İspanyol bir satıcının önerileri) aşağıdaki linkten görülebilir. Aralarında ülkemizde hiç bilinmeyen modeller de mevcuttur.

Ülkemizdeki durum
Türkiye’ye ilk kasa tipi kutular 1984 yılında Dentaş tarafından getirilmiştir. 1985’de Dentaş biri köşe takozlu diğeri plaform olmak üzere iki katlama makinesi ithal etmiştir. Başlangıçta, ahşap ambalajın ucuzluğu nedeniyle bu makineler uzun yıllar atıl durumda kalmıştır. 1998’den itibaren kasa kutuların kullanımı hızla artmıştır.
Başlangıçta uygun hammaddeler kullanılırken, müşterilerin “fiyat indirin” baskıları ile  daha düşük gramajlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu durum hemen her yıl Rusya’da çöken kutu  faturalarına yol açmıştır. Bir masa ile telefondan oluşan yaş meyve ihracatçımız, ürünü usulüne uygun tedarik etmediği gibi (kimyasal kalıntılar) ambalajı da maliyet görüp; bindiği dalı kesmektedir.
Öte yandan yaş meyve sebze ambalajlarımız, plaform ile köşe takozlu modellere takılıp kalmış gibidir. Hem kutu şeklinde hem de kağıt tercihlerinde yeni bir standarda ihtiyaç var gibidir.
SoliQ

Yeni standart ihtiyacını, Billerud’da görmüş ve  SoliQ adını verdiği bir konsept geliştirmiştir. http://www.freshservices.com/en/Fresh-Services/adresinden
daha detaylı bilgi alınabilir.














Tercih edilen kutu şekli, yukarıda açıklanan tiplerden hiç birine uymamaktadır. Köşe takozlu olmakla birlikte, köşelerde 3 kat karton olması, şekil olarak kutuyu çok mukavim hale getirmiştir. Ambalajı SoliQ adını taşıması, Billerud’un tavsiye ettiği cins ve gramajdaki kağıtların kullanılması ve Billerud laboratuarından geçer not alması ile mümkündür. Siteden anladığım kadarı ile, yapılan testler; hem nakliye koşullarını, hem sıcaklık ve rutubet farklılıklarını, ve hatta elleçleme şartlarına kadar geniş tutuluyor. Buna karşılık Billerud, tedarik zinciri boyunca mutlaka tasarruf sağlanacağını iddia ediyor. Çok faydalı bir çalışma olduğunu düşünüyorum.