Sayfalar

23 Aralık 2025 Salı

Zayıf Liderlik

Nedir?
Yöneticinin karar verememesi, yetkiyi kullanmaması durumudur. Çalışanlar, zayıf liderin etliye-sütlüye karışmaması- görüş beyan etmemesi olarak görürler. Etraftaki başka bir yönetici, üstünün vermesi gereken kararları da alıyordur. Her düzeyde çalışanlar daha üstün karar vermesi gereken konuları da inisiyatif kullanana götürmeye başlar.

Durumun yansımaları
Zayıf lider, tepe yönetici ise yönetim kurulu onu değiştirmeyi düşünebilir. Şahit olduğum bazı örneklerde yönetim kurulu zayıf lideri değiştirmek yerine; işi yapıyor görünenin (inisiyatif kullananın) daha çok önünü açabilir.

Organizasyonda roller değişmeye başlar. Yetkiyi kullanmayı seven, daha yoğun çalışmaya başlarken bir süre sonra asıl yapması gereken görevleri aksatır-yapamaz.

Kontrol fonksiyonu aksar, zayıf lider diğerinin etkisinde daha çok kalmaya ve onsuz hiçbir şey yapmamaya başlar. Dışarıdan bakınca iki yönetici birlikte çalışır gibi görünür ama pratikte (eğer yapılmayan görevleri saymazsak) ikisinden biri fazladır.

İş sonuçları iyiyse-kötüye, kötüyse-daha kötüye gitmeye başlamıştır. Şirket sahibi/yönetim kurulu kendince kıstaslar koyarak hatalı da olsa önlem almaya çalışır ama çeşitli nedenlerle çalışanlarda memnuniyetsizlik artar. Zira yukarıdan gelen talepler (çalışan sayısı sınırlaması, ücret seviyesi vb konular) esas probleme neşter atmadığından çalışanların daha da olumsuz düşünmesine/hissetmesine yol açar. Doğal olarak çalışan sirkülasyonu vardır.

Nasıl düzeltilir?
  • Zayıf liderin veya üstünün durumu fark etmesi ve adım atması gerekir. Duruma göre kişinin kendini geliştirmesine imkan verilebilir veya yönetim şeklinde düzeltmeler (tek kişi yerine komite görevlendirme gibi) yapılabilir.
  • Organizasyonda rolleri tekrar dağıtmak gerekir. Yetkiyi kullanan açısından bu durumu kabul etmek zordur.
  • Şirket sahibi/yönetim kurulunun da işe/iş sonuçlarına bakış kriterlerini değiştirmesi şarttır. İşin nasıl yapıldığından ziyade sonuçlarına odaklanılmalıdır.
Örnek olay
Çok yıllar önce çalıştığım şirkette benzeri bir durum vardı. Genel müdür ayrılmış, yönetim kurulundan iki üye bu görevi yapmaya çalışıyordu. Hissedarların çoğunluğu bir şeylerin yanlış olduğunu görmüş, sermaye koyamadıklarından şirketi veya hisselerini satmaya çalışıyordu. 

Yapıyı biraz toparlamak ve şirketi satmak amacıyla yönetim kurulu bir danışmanla anlaşmıştı. Danışman kurumsal bir şirkette olması gereken uygulamaları/alt yapıları (yazılımdan kalite yönetim sistemine kadar) kurdurmaya, bütçeyle çalışma, maliyet düşürme ve verimlilik arttırma gayretleri gibi pek çok konuyu gündeme getirdi. Yönetim kurulu şirketin satılması hedefiyle bütün çalışmaları destekledi. 

Yaklaşık üç yıllık dönemde şirketin başlangıca göre açık ara daha iyi hale geldiği görüldü ve satışı gerçekleşti. Aynı dönemde ücretlerin reel olarak arttığı, çalışanların daha verimli hale geldiği ve sirkülasyonun azaldığı görüldü. (Yazıyı uzatmamak adına daha detay vermiyorum.)

Kıssadan hisse
Bazen görevlendirme sırasında hata yapılabilir veya o anki şartlar hatalı atama yapılmasına vesile olmuştur. Önemli olan hatayı fark edip-önlem almaktır. Zararın neresinden dönülse kârdır. Örnekteki gibi dışarıdan destek almak düzeltmenin hızlanmasına vesile olabilir.

17 Aralık 2025 Çarşamba

Türkiye Oluklu Mukavva Kağıdı ve Oluklu Mukavva Ambalaj Pazar Bilgisi

11 Aralık 2025 günü İstanbul’da ASPPI (Rusya Kağıt Endüstrisi Derneği, www.asppi.ru) hazırladığı “IX International Conference "Russian Pulp and Paper Industry - NEW REALITIES, NEW OPPORTUNITIES" başlıklı konferansta yaptığım sunumu (orijinal slaytlarla) biraz daha açarak yazıyorum.

Sunumu hazırlarken OMÜD (www.omud.org.tr) ve SKSV’nin (www.sksv.org) 2024 yılı raporlarından istifade ettim. 2025’e ilişkin rakamlar benim tahminlerimdir.


İki sektörün yoğunlaştığı bölgeler
Sol üst köşedeki dairenin içinde kabaca kahverengi kâğıt kapasitesinin %30’u ile 50 kadar oluklu fabrikası bulunuyor. Konya ve Kahramanmaraş illerini de içine alan aşağıdaki elipsin içinde kâğıt kapasitesi benzer iken daha az sayıda oluklu fabrikası bulunuyor. Diğer yerlerdeki kurulu kapasiteler daha az. Sektörün ağırlık merkezi ülkemiz kuzey batısı.

Özetle kahverengi kâğıt sektörü
2025 yılı sonu itibarıyla 7 milyon ton kurulu kâğıt kapasitesi var ve kâğıt fabrikalarının çalışma oranı düşük. SKSV’nin yayınlarından bu sene ülkemizde 3.475 bin ton kadar kahverengi kâğıt kullanılacağını hesaplıyorum. Slayttaki tablonun sağ altında SKSV’nin verdiği ilk 9 aydaki oluklu mukavva kâğıdı ithalatını görmek mümkündür.

Oluklu fabrikaları
Bu sene oluklu sektöründe çok fazla değişiklik oldu. Oyundan çıkanlar, kapatanlar ve açılanlar oldu ve hareket devam edecekmiş gibi görünüyor. Olukluda kapasite kullanımı biraz daha iyi.

Oluklu satışları ve büyüme
Soldaki tabloda genel olarak satışların dağılımını segment bazında tahmin ediyorum. Yanında + işareti olan segmentlerde önceki yıla göre büyüme olduğunu, diğerlerinde ise azalma olduğunu düşünüyorum. Sağda ise son 3 senedir küçülme yaşayan oluklu sektörünün 2025’ten itibaren yine büyüme moduna geçeceğini öngörüyorum.

Oluklunun hammadde tüketimi
Sektörel fire oranını %11 kabul ederek, toplam 2.775 bin ton hammadde tüketileceğini hesaplıyorum. İthal kağıt cinslerinin giderek az kullanıldığını yerli kahverengi kağıt kalite ve çeşitliliğinin arttığını görüyorum.

Dalga cinsleri
CB, hemen ardından C hakimiyetlerini koruyor. İlk icat edilen A neredeyse silindi. ABC yeterince artamıyor. CB çalışan bir oluklu piyasadaki siparişlerin %83’ünü üretebilir.

Kısa dönem beklentilerim
  • Kâğıt üreticilerinin kendi kağıtlarını tüketmek amacıyla yeni oluklu hatları kuracaklarını ve oluklu fabrikalarının levha satışına ağırlık vereceğini ve böylece kutu işletme sayısının artacağını,
  • Küçük kapasiteli kâğıt fabrikalarını kapanacağını, daha az sayıda kağıt şirketi kalacağını,
  • Şirketlerin iş modellerini tekrar kurgulayacağını, entegre olan yapılarda kağıt üretmeme, oluklu fabrikalarında ise olukluyu kapatıp-levha satın almayı değerlendirmelerinin zorunlu olduğunu,
  • Çıkmakta olan her türlü düzenlemenin (EUDR, PPWR, depozito sistemi, vb) iş yapmayı zorlaştıracağını ve uyum sağlarken maliyetlerin artacağını,
  • Artan maliyetler ve yeni düzenlemelerin oluklu mukavvaya yeni alternatifler yaratacağını tahmin ediyorum.